Etiket: istanbul seçimleri

  • Sandıklar açılıyor; fark yüzde 11

    Sandıklar açılıyor; fark yüzde 11

    PİRHA – ANKA, sandıkların yüzde 55.19’unun açıldığını duyurdu. ANKA’nın verilerine göre, CHP’li aday Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 11 puan önde görünüyor. 
    ANKA Haber Ajansı, abonelerine veri geçmeye başladı. ANKA’nın verilerine göre; şu an itibariyle açılan sandık oranı yüzde 55.19’u buldu.
    Verilere göre; CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 55.23, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise yüzde 44.74 oy aldı.
    (HABER MERKEZİ)
  • HDP Eş Genel Başkanları: Sandıktan özgürlük, barış ve kardeşlik çıkacaktır

    HDP Eş Genel Başkanları: Sandıktan özgürlük, barış ve kardeşlik çıkacaktır

    PİRHA – İstanbul seçimleri için oylarını kullanan HDP Eş Genel Başkanları Sezai Temelli ve Pervin Buldan, sandıklardan barışın, kardeşliğin ve özgürlüğün çıkacağını belirtti. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İstanbul seçimleri için oyunu Bakırköy’deki Halil Vedat Kıratlı İlkokulu’nda kullandı. HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm’ün de eşlik ettiği Temelli, 1417 Nolu sandıkta oy kullandı.

    “YURTTAŞLARIMIZ SANDIKTA CEVABI VERECEK”

    Oy kullandıktan sonra okulun önünde bir açıklama yapan Sezai Temelli şöyle konuştu:

    “Son dört yılda yaşanan adaletsizliğe karşı toplumun gerçek anlamda bir itirazı ve tepkisinin ortaya çıktığı bir seçim oldu. Bunu hep birlikte uzun süre dile getirdik. Türkiye çok ciddi hukuksuzluk ve adaletsizlik sürecinden geçiyor. Türkiye tam anlamıyla tecritleştirilmiş durumdaydı. Tekçi anlayışın otoriter rejimin hukuksuzluğu meşrulaştıran OHAL’ci anlayışı dayatan bir sistemle karşı karşıyaydık. 31 Mart seçimlerinde buna karşı çok ciddi itirazımızı ortaya koyduk. HDP olarak Türkiye’de yeni bir yol açılması hareketiyle stratejimizi ortaya koyduk. Evet bu üçüncü yoldu. Tabi 31 Mart’a giderken yaşadığımız adaletsiz süreçten 31 Mart sonrasında çok daha hukuksuz süreçle karşılaştık. Hem YSK marifetiyle, hem de iktidarın her türlü adaletsiz ve hukuksuz uygulamalarından kaynaklı… Muş, Malazgirt, Viranşehir, Şırnak gibi yerlerde her türlü hukuksuzluk adaletsizliğe rağmen iptal edilmedi. İstanbul’da meşru olan bir seçim yok sayıldı ve halkın önüne sandık getirildi. Hesapları bu türden adaletsizlik ve hukuksuzluklarla almak üzerine. Ama bugün inanıyorum ki İstanbul halkı ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen yurttaşlarımız sandıkta cevabı verecek.

    “SEÇİMLER, SADECE İSTANBUL’UN DEĞİL TÜRKİYE’NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK”

    Bir süre önce bel fıtığı ameliyatı geçiren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da oyunu Bakırköy’de kullandı. Oy kullanımı ardından okul önünde kısa bir açıklama yapan Buldan, “23 Haziran seçimlerinin Türkiye’nin geleceğine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Umut ediyorum ki bugün kullanılacak oylar sadece İstanbul’un kaderini değil Türkiye’nin kaderini değiştirecektir. Ben bugün ameliyatlı olmama rağmen bir oyun ne kadar kıymetli olduğunu göstermek için buradayım. Bir oyla her şeyin değişebileceğine olan inancımızı her zaman ifade ettik. Bugün aynı inançla bir oyu kullanmak üzere geldim. İstanbul’un aynı zamanda Türkiye’nin kaderini değiştirmesine katkı sunacak oyumu kullandım” diye konuştu

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP: İstanbul seçimi tavrımızda değişiklik yok

    HDP: İstanbul seçimi tavrımızda değişiklik yok

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Abdullah Öcalan’ın 23 Haziran seçimine yönelik mektubuna ilişkin bir açıklama yaparak, HDP’nin İstanbul seçimi tavrında değişiklik olmadığını söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 23 Haziran seçimine yönelik yazdığı mektuba ilişkin bir açıklama yaptı. Buldan ve Temelli tarafından yapılan açıklamada, İstanbul seçiminde HDP’nin tavrında değişiklik olmayacağı vurgulandı.

    Yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

    Dün itibarıyla sürdürülen bir tartışmaya ilişkin HDP’nin görüş ve saptamalarını kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz:

    1. HDP, demokratik siyasetin ve demokratik müzakerenin sembolü olan bir partidir. Türkiye’de yeni bir tarz-ı siyasetin temsilcisi olan HDP hakkında Sayın Öcalan’ın yaptığı açıklamalar, iktidar partisinin güncel siyasi hesaplarının ve seçim polemiklerinin çok üstünde tarihsel bir anlam ve derinliğe sahiptir.

    2. HDP, bir bütün olarak demokratik uzlaşma kültürü üzerinden toplumun demokratik dönüşümünü hedefler. Demokratik ittifakın gerçekleşmesi, demokrasi ve barış mücadelesinin başarıya ulaşması için çabalar. Bu nedenlerle de Sayın Öcalan’ın aynı bağlamdaki açıklamalarını demokrasi ve barışın kazanılması mücadelesi için çok hayati ve kıymetli görür. İktidar ve muhalefeti ile tüm toplumsal kesimlerin de sorunların çözümü konusunda bu demokratik yaklaşıma sahip olmaları beklentisi içindeyiz.

    3. İmralı ada hapishanesinde kendi görüş ve düşüncelerini çok sınırlı koşullarda açıklama imkanı olan ve halen tecrit ortamında tutulan Sayın Öcalan’ı ve tarihsel bir bağlam içinde söylediklerini taraflı-tarafsız, niyetli-niyetsiz güncel siyasal hesapların ve seçim polemiklerinin aracı haline getiren söylemler, başta Kürt sorununun demokratik çözümü olmak üzere toplumsal sorunlarımızın demokratik siyaset zeminindeki çözümünün imkanlarını zayıflatır, demokrasi ve barış mücadelesine zarar verir.

    4. Sayın Öcalan’ın demokrasi ve barış mücadelesinde önemli bir politik konuma sahip olan HDP’nin de kurucu fikriyatının mimarlarından olduğu unutulmamalıdır. Kürt sorununun demokratik çözümünün ve toplumsal barışın en önemli muhataplarından birisi olan Sayın Öcalan’a yönelik güncel faydacı ve ahlaki olmayan tutum Türkiye’nin barış, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesini de akamete uğratır. Eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamın toplumsal sözleşmesini hedefleyecek demokratik bir anayasa ittifakının ve demokratik uzlaşı kültürünün kök salması için, tarafı ne olursa olsun hukuk, adalet, evrensel değerler ve özgür siyaset temelinde herkesin tavrını belirlemesi gereklidir.

    5. İktidarın bir ajansı olarak çalışan AA’nın, sorumsuz tutumu basın ahlakının siyasal çıkarlar için nasıl ayaklar altına alındığını göstermek açısından ibretliktir. AA’nın tutumu İmralı’daki hukuk güvensizliğinin ve ihlalinin bir ispatıdır. Savcılığın ve idarenin sorumluluğundaki bir metin muhataplarına henüz ulaşmışken, AA’ya sızdırılmış olması 20 yıllık hukuk ve ahlak dışılığın da ispatıdır. Demokratik kamuoyu asıl bu keyfiliğe odaklanmalıdır. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AA’ya etik dışı bir şekilde sızdırılan bu metin üzerinden partimizi ve Sayın Öcalan’ı karşı karşıya getirmeye çalışması, siyasette ne kadar pragmatist davrandığını ve çaresiz kaldığını da göstermektedir.

    6. Sayın Öcalan’ın ürettiği Üçüncü Yol Stratejisinde ve çağrısında da belirtildiği gibi HDP, Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasındaki kutuplaşma siyasetinde taraf değildir. Çatışmacı ve kutuplaştırıcı bir dille her şeyi ‘siyah-beyaz’ olarak tarif eden, karşıtlıklar üzerine inşa edilen, belli bir gerilim stratejisi eşliğinde sürdürülen, dikte edici bir siyaset tarzının Kürt sorunu dahil, bütün sorunları kronikleştirdiği ve demokratik çözüm imkanlarını tükettiği, giderek birlikte yaşama imkanlarını yok etmeye başladığı görmezden gelinemez. Seçim öncesi sürece damgasını vuran kibirli ve üstenci dil yerine, çatışmacı ve kutuplaştırıcı bir siyaset tarzı yerine, ikna edici bir dili ve demokratik siyaset tarzını egemen kılmak, sorunları demokratik müzakere yöntemleriyle çözmek, demokratik bir uzlaşma kültürünü geliştirmeye çalışmak yeni bir siyasi iklimin de başlangıç adımı olacaktır.

    7. Sayın Öcalan’ın yaptığı açıklamanın geniş siyasal perspektifi son derece nettir ve ‘üçüncü yol sizsiniz’ demiştir. HDP’nin ‘üçüncü yol’ diye ifade ettiği demokrasi yoludur, barış yoludur. Bütün toplumsal kesimlerin demokrasi ortak paydasında buluşması yoludur.

    8. HDP nereden gelirse gelsin zulmün, haksızlığın ve zorbalığın karşısındadır. Bugüne kadar HDP olarak izlediğimiz politik strateji ve taktiklerle, güç kazandıkça oligarşik bir karaktere bürünen AKP iktidarını zayıflatarak demokratik değerlere dönmesini sağlamaya çalışmaktadır. Stratejimiz aynı zamanda toplumsal muhalif tüm güçleri de başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’nin tüm sorunlarına karşı demokratik duyarlılığa çekmeyi amaçlamaktadır. Bu bakımdan Sayın Öcalan’ın açıklaması ile HDP’nin şimdiye kadar yürüttüğü siyaset birbiri ile örtüşmektedir. Sayın Öcalan da HDP de demokratik siyaset tarzında ısrarcıdır ve Türkiye’nin siyasi ve toplumsal sorunlarının çözümünü güncel bir gelişme olan sadece İstanbul seçimlerine indirgenmeyecek tarzda ele alınmasını önermektedir.

    9. İki tarihsel blok arasında taraf olmamaya ve Üçüncü Yol stratejisini kararlı ve ısrarlı bir şekilde sürdürmeye dayalı olarak HDP’nin İstanbul seçimlerine yönelik seçim stratejisinde ve taktik adımlarında bir değişiklik söz konusu değildir.

  • Demirtaş: İmamoğlu’nun söyleminin desteklenmesi gerekir

    Demirtaş: İmamoğlu’nun söyleminin desteklenmesi gerekir

    PİRHA – Selahattin Demirtaş, sosyal medya aracılığıyla İstanbul seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Demirtaş, “Sayın İmamoğlu’nun söyleminin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü biz birlikte güzeliz. HDP olmadan, HDP’yi dışlayarak hiçbir şey yeterince güzel olmaz. Birileri de artık anlasın ki, “zorla güzellik” de olmaz” ifadelerini kullandı. 

    Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter üzerinden İstanbul seçimleri için çağrı yaptı. Demirtaş, “Sanırım kafa karışıklığı, kararsızlık falan yoktur. Olmaması da gerekir kanımca. Çünkü çoktan seçmeli bir seçim değil bu. Demokrasi, barış, adalet, eşitlik, özgürlükler için bir yol açmak istiyorsak HDP’nin seçime ilişkin tavrı anlamlı ve önemlidir” ifadelerini kullandı.

    Demirtaş devamında “Bugün için, Sayın İmamoğlu’nun söyleminin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü biz birlikte güzeliz. HDP olmadan, HDP’yi dışlayarak hiçbir şey yeterince güzel olmaz. Birileri de artık anlasın ki, ‘zorla güzellik’ de olmaz” ifadelerini kullandı.

    “HDP’Yİ DIŞLAYARAK HİÇBİR ŞEY YETERİNCE GÜZEL OLMAZ”

    Demirtaş’ın paylaşımları şu şekilde:

    1- Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Bizler iyiyiz. Dirençle, umutla izliyoruz sizleri. Zoraki tekrarlanan İstanbul seçimine az kaldı. HDP’nin tavrını Genel Merkezimiz açıkladı zaten, biliyorsunuz. Eminim sahada da gereği yapılıyordur.

    2- Sanırım kafa karışıklığı, kararsızlık falan yoktur. Olmaması da gerekir kanımca. Çünkü çoktan seçmeli bir seçim değil bu. Demokrasi, barış, adalet, eşitlik, özgürlükler için bir yol açmak istiyorsak HDP’nin seçime ilişkin tavrı anlamlı ve önemlidir.

    3- Bizler eşitçe, kardeşçe, barış içerisinde bir arada yaşamak isteyen yurttaşlarız. Hepimiz büyük acılar, zulümler, haksızlıklar yaşadık, yaşıyoruz. Buna rağmen güzel bir gelecek umudumuzu asla yitirmedik, çünkü bunun için mücadele ediyoruz.

    4- Savaşsız, sömürüsüz, adil, demokratik bir yaşamı hep beraber var edelim istiyoruz. Bunun için de, demokrasiye inanan bütün güzel insanlar yan yana, birlikte olsun diye çabalıyoruz.

    5- Her seçimle birlikte, böylesi bir geleceğin önünü açmaya çalışıyoruz. Elbette sırf seçimlerle her şey değişmez. Seçim dışında da, bu doğrultuda yılmadan, sabırla, inatla, cesaretle mücadeleyi sürdürmek gerekir.

    6- İstanbul’un güzel insanları… Birilerine karşıtlık, düşmanlık yapmak için değil; toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirmek için değil; kin, intikam, nefret için değil; kişisel çıkar kavgaları için değil; çocuklarımızın aydınlık yarınları için kullanın oyunuzu.

    7- Bugün için, Sn. İmamoğlu’nun söyleminin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü biz birlikte güzeliz. HDP olmadan, HDP’yi dışlayarak hiçbir şey yeterince güzel olmaz. Birileri de artık anlasın ki, “zorla güzellik” de olmaz. Hepinize özlemle, yürek dolusu selamlar…

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu-Yıldırım karşılaşmasında ‘FETÖ’ gerilimi

    İmamoğlu-Yıldırım karşılaşmasında ‘FETÖ’ gerilimi

    İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım, İmamoğlu ile katıldığı programda FETÖ ile ilişkisi olmadığını iddia etti; sosyal medyaya geçmişten videolar düştü.

    İBB Başkan Adayları Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı ortak yayında gerilime neden olan başlıklardan birisi ‘FETÖ’ ile ilişkiler oldu. Binali Yıldırım’ın programda Ekrem İmamoğlu’nun ‘FETÖ’ ile ilişkili olduğunu iddia etmesi üzerine, programın moderatörü İsmail Küçükkaya İmamoğlu’na “Siz belediye başkanı olunca bunlarla mücadelede ne yapacaksınız? Siz bunların yurtlarına gittiniz mi, FETÖ elebaşını ziyaret ettiniz mi?” sorusunu yöneltti.

    İMAMOĞLU: UZAKTAN YAKINDAN İLİŞKİM YOK

    İmamoğlu bu soruya, “Benim uzaktan, yakından ilgim, ilişkim yok. Ben devlete inanırım. İşte FETÖ gibi örgütlerin yok olması adına mevcut vakıflarla işbirliği yapılarak. Zaten başımızda bir bela, bir FETÖ terör örgütü oluştu. Devletine inanan, kalıcı, devletin güçlenmesine inanan bir ahlaktan geliyoruz. Terör örgütlerinin hiçbirisiyle zerre ilişkimiz olamaz” yanıtını verdi.

    Programın devamında Küçükkaya’nın bu soruyu Yıldırım’a iletmemesi izleyicilerin tepkisini çekti. Sosyal medyadan gelen tepkiler üzerine Küçükkaya bu kez aynı soruyu Yıldırım’a yöneltmek zorunda kaldı. Yıldırım ve Küçükkaya arasında geçen diyalog şu şekildeydi:

    Küçükkaya: Siz hayatınızda FETÖ’nün yurtlarında kaldınız mı, okullarına gittiniz mi, örgüt elebaşını gördünüz mü?

    Yıldırım: Yok, yok, ben ne örgüt elemanı Feto’yu görmüşüm, ne de yurtlarında kalmışlığım yok.

    CENAZE TÖRENİNE KATILMIŞTI

    Gülen cemaatiyle herhangi bir ilişkisi olmadığını iddia eden Yıldırım, daha önce Fethullah Gülen’in kardeşi Hasbi Nidai Gülen Erzurum’daki cenaze törenine dönemin bakanları Recep Akdağ ve Faruk Çelik ile birlikte katılmıştı.

    Yıldırım, ayrıca defalarca kez Gülen cemaati tarafından düzenlenen etkinliklerde yer almış ve Gülen’in şiirlerini okumuş, ona methiyeler dizmişti.

  • Kılıçdaroğlu: 8,5 milyon işsizin hesabı 23 Haziran’da sorulmalı

    Kılıçdaroğlu: 8,5 milyon işsizin hesabı 23 Haziran’da sorulmalı

    PİRHA – Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, işsiz sayısının 8,5 milyona ulaştığını söyleyerek “17 yılın sonunda nasıl olur da 8,5 milyon insan işsiz kalır? 23 Haziran’da bir hesap soracaksın, sandıkta gözünü kırpmadan ve hiçbir endişeye kapılmadan Ekrem İmamoğlu’na oyunu vereceksin” dedi. 

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık meclis grup toplantısında konuştu. Gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, ilk olarak Türkiye-Fransa milli maçında yaşananları hatırlatarak “Fransa milli marşı okunurken yapılan protestoya üzüldüğümü belirtmek isterim. İzlanda’da kabul edemeyeceğimiz olayı bizim milli takımımıza yaşattıkları için üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Onlar oraya bir mücadele için geliyorlar. Centilmence mücadele yapacaklar. Ama sonuçta yapılan centilmence yapılması gereken bir mücadeledir. Milli takımımıza karşı gösterilen olumsuz tepkiyi doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmelerinden önemli satır başları şöyle:

    “ADALET YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”

    “17 yıldır anneler, babalar, çocuklar ağlıyor. ‘Adaleti getireceğiz’ diyorlar. Yeni mi aklınıza geldi? 17 yıl tek başınıza bir ülkeyi yöneteceksiniz nasıl olur da 8 buçuk milyon insan işsiz olur? İşsizliğin ne kadar büyük bir sorun olduğunu yaşayanların sorması lazım. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Çalışmak istiyorum alın teri dökmek istiyorum iş yok. Ne düşüyor umutsuzluk, ne düşüyor intihar.

    Adana’da 35 yaşında bir genç intihar etti. Kastamonu’da atama bekleyen matematik öğretmeni yıllarca bekledi, olmayınca intihar etti. Sarayda oturanlar bunun ne demek olduğunu biliyorlar mı? Devleti yönetenlerin bunu bilmesi lazım. Sosyal devlet fakirin yanında olan devlettir. Bu tablo Türkiye’nin uzun süre kaldırabileceği bir tablo değildi. Hayatına son veren bizim vatandaşımızdır. Neden canına kıyıyor bunu düşünmeleri lazım. İktidarda olanlar bu soruna çözüm üretmemiz lazım diyorlar mı?”

    “AK PARTİLİLERİN VİCDANINA SESLENİYORUM”

    “Saadet Partisi’nin İBB Başkan adayının iki oğlunun da işine son veriyorlar. Ben AK Parti’ye oy veren değerli vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum. Siyaset yapan, düzgün, ahlaklı bir adama, ‘sen misin siyaset yapan’ hangi vicdan bunu kaldırır. Senin vicdanın bunu kaldırıyorsa git oyunu Binali Yıldırım’a ver. Kaldırmıyorsa adresin tek. Binali Bey dışında gideceksin oyunu vereceksin. Siyaset yapma hakkı elinden alınmak isteniyor. Bunu kaldıracak bir vicdan varsa ben onlara insan demem, insan ayrı bir şeydir. Ahlak, değer, akıl vardır insanda. Rakibinizi bile saygıyla anarsın. Siz rakibinize nasıl değer veririm değil, nasıl yok ederim diye düşünüyorsunuz. Çocuklarının ekonomik değerleriyle oynuyorsunuz.”

    “YANDAŞLARINI SERVETE BOĞDULAR”

    “1.120.877 kişi 1.000 TL’nin altında emekli, dul ve yetim aylığı almaktadır. Bütün yandaşlarını servete boğdular, hangi vicdan bunu kabul eder? Ayda bin liranın altında aylık verdiğiniz bu insanlar nasıl geçinecekler?

    İcra takipleri, kredi kartı borçları almış başını gidiyor. Son 3 ayda 482 bin kişi icraya verildi. İcra dairelerinde 2018 sonu itibariyle 29 milyon 722 bin 512 dosya var. Memleketin yarısının icrada işi var. 17 yıldır memleketi kim yönetiyor?

    Papazdan sonra birisini daha bıraktılar. Onu da Trump telefon etti. Trump, ‘yakında dönecek’ diyor. Erdoğan’a teşekkür ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten adamın talimat alması senin içine siniyor mu?

    MUHTARLARDAN DEMOKRASİ DERSİ!

    “Size Çorum’dan bir örnek vereceğim. O köyde 31 Mart’ta seçim yapıldı. İki muhtar adayı var. Biri 143 diğeri 145 oy alır. Bir süre sonra en az 6 ay burada ikamet etmen lazımdı diyerek iki oy eksik alana veriyor. Diğeri de ahlaki bulmayarak istifa ediyor. Bakın üniversitelerden, YSK’den, mahkemelerden örnek vermiyorum. Çorum’un köyünden örnek veriyorum. İki muhtarı da arayıp konuşarak !siz Türkiye Cumhuriyeti parlamentosuna, YSK’ye, hakimlere ve savcılara hiç kimsenin vermediği bir demokrasi örneği verdiniz! deyip tebrik ettim.

    YSK’nin bu milletin nezdinde toplu iğne ucu kadar bile itibarı yoktur. Önümüzde seçimler olacak biz YSK’den şunu bekledik, bekliyoruz. Aynı heyet, zarfta üçü kabul biri ret oluyor. Bunu bulana Nobel Ödülü verecekler. Bu dümenin nasıl olduğunu kimse bilmiyor. 23’ünde sandık başında görev yapacak arkadaşlarımıza bir broşür vereceğiz. O sandıkta oy kullananların isim listesini vereceğiz. 23 Haziran sabahında bile listeyle oynayabilirler. Seçmenin gelip imza attığı listeyi kontrol edin diyeceğiz. Her şeyi denetleyeceğiz. Emin olun her şey çok güzel olacak.”

    PİRHA / ANKARA

  • Avcılar İlçe Seçim Kurulu’ndan tartışılacak karar

    Avcılar İlçe Seçim Kurulu’ndan tartışılacak karar

    Avcılar İlçe Seçim Kurulu, 23 Haziran’da yapılacak seçimlerde sandık görevlilerinin ikamet ettikleri yer haricinde oy kullanamayacaklarını açıkladı.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin iptal gerekçelerinden biri olarak gösterdiği sandık kurullarının yapısı ile ilgili tartışmalar sürerken, Avcılar İlçe Seçim Kurulu tartışılacak bir karar aldı. İlçe Seçim Kurulu’ndan sandık görevlilerine gönderilen yazıda, kayıtlı oldukları sandık dışında görevlendirilen sandık kurulu üyelerinin görev aldıkları sandıkta oy kullanamayacakları belirtildi.

    Avcılar 2. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Gül Pak imzası ile sandık kurulu memur üyelerine gönderilen “Sandık Kurulu Üyeliği” konulu atama yazısında şu ifadeler yer aldı:

    “23/06/2019 Pazar günü en geç saat 07.00’da görevlendirildiğiniz sandığın başında hazır bulunmanız, kayıtlı olduğunuz sandıktan başka bir sandık kurulunda görevlendirilmiş olsanız dahi sadece esas kayıtlı olduğunuz sandıkta oy kullanabileceğiniz, sandık kurulunda görev aldıysanız sandık kurulu başkanına Örnek 142 sayılı belge ibraz etseniz dahi görev yaptığınız sandıkta oy kullanamayacağınız hususu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uyarınca tebliğ olunur.”

    YSK’nin genelgesine göre; sandık kurulu üyeleri yapılan seçimlerde görev aldıkları sandıkta oy kullabiliyordu. YSK’nin genelgesinde sandık kurullarının Büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde oy kullanması ile ilgili “Büyükşehir belediye sınırları içinde ancak kayıtlı olduğu ilçe dışında görev alan bir kişi, yalnız büyükşehir belediye başkanlığı için oy kullanır” hükmü bulunuyor.

  • 31 Mart öncesi ‘Kürdistan yok’,  23 Haziran öncesi ‘Kürdistan var’

    31 Mart öncesi ‘Kürdistan yok’, 23 Haziran öncesi ‘Kürdistan var’

    AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, destek arayışı için Diyarbakır’da esnaf ziyareti yaptı. Yıldırım’ın, Erdoğan’ın seçim meydanlarında yok saydığı “Kürdistan” ifadesini kullanması dikkat çekti.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim meydanlarında sık sıkı yok saydığı “Kürdistan” sözünü Diyarbakır’da kullanan AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcilerinin arasında Kürdistan mebusu da vardı” ifadesini kullandı.

    İstanbul seçimlerine destek bulma amacıyla Diyarbakır’a gelerek partisinin Diyarbakır il başkanlığını ziyaret eden Yıldırım, daha sonra yasak ve yıkımın sürdüğü Sur ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu.

    MA’nın aktardığına göre ziyaretleri sırasında açıklamalarda bulunan Yıldırım, “İstiklal mücadelesini başlatırken daha savaş yıllarında bile Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni toplayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcilerinin arasında Kürdistan mebusu da vardı, Lazistan mebusu da vardı, Anadolu’nun her tarafından temsilci vardı” dedi.

    ERDOĞAN “KÜRDİSTAN YOK” DEMİŞTİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 31 Mart’ta seçim çalışmaları boyunca meydanlarda sık sık dile getirdiği “Benim ülkemde ‘Kürdistan’ diye bir bölge yok” ve “Defolun, Kürdistan’a gidin” ifadelerinden sonra Yıldırım’ın “Kürdistan mebusu” açıklaması dikkat çekti.

    Ayrıca AKP’li vekil Mehdi Eker’in Yıldırım’ın bu ifadelerini kafa sallayarak, onaylaması da dikkat çekti.

  • ‘İstanbul giderse AKP de gider’-VİDEO

    ‘İstanbul giderse AKP de gider’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul seçimlerinin yenilenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, “İstanbul giderse iktidar da gidecektir. Bugün değilse de yakın bir zamanda gidecektir. Dolayısı ile AKP son hamlesini yaparak seçimleri iptal etti” dedi.

    31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerini “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle iptal ederek 23 Haziran tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) için tekrar seçim yapılmasına karar verdi. Karara ilişkin itirazlar ve değerlendirmeler de gecikmedi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, İBB seçimlerinin tekrarlanmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    İstanbul’da yapılan yerel seçimin aslında ileriki süreçte mevcut iktidarın durumunu belirleyecek bir seçim olduğunu vurgulayan Gülüm, İstanbul seçiminin uzun bir dönemdir açmazı ve çıkmazı olan AKP için bir yerel seçimden çok genel seçim özelliği taşıdığını ifade etti.

    “SEÇİMLER BEKA VE RANT ÜZERİNE KURULMUŞTU”

    İstanbul seçimlerinin iktidar ile muhalefet ve iktidar ile demokratik kurumlar arasında karşıtlık üzerinde olan bir seçim olduğunu dile getiren Gülüm, “Seçimlerde kimse İstanbul’da yolun, suyun, elektriğin, havanın, çevrenin ve doğanın sorunlarını konuşmadı. Seçimler beka sorunu ile zam ve rant üzerine kurulmuştu. Dolayısı ile seçim bu iki mesele arasına sıkıştırılmıştı. Sanki başka hiçbir sorun yoktu” diye konuştu.

    “AKP SON HAMLESİNİ YAPTI”

    Seçimlerde İstanbul gibi bir yerin gitmesinin aslında iktidarın gidebileceğini gösteren bir adım olduğunu belirten Gülüm şunları kaydetti:

    “İstanbul giderse iktidar da gidecektir. Bugün değilse de yakın bir zamanda gidecektir. Dolayısı ile AKP son hamlesini yaparak seçimleri iptal etti. Seçimler de bahsettiğim iki temel problem dışında başka hiçbir yol, yöntem ve sorun yokmuş gibi iki parti arasında karşılıklı ortaya çıkardıkları düşünceler üzerine oluşturuldu. Seçimlerde biz Aleviler, Kürtler yokuz. Aynı zamanda demokrasi sorunu, ihlaller, çevre ve gelecek yok. Tüm bunların tartışması olmadı. Dolayısı ile bizim olmadığımız bir seçim yapılıyor aslında. Tamamen AKP karşıtlığı üzerine yapılan bir seçim.”

    “ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIĞI ÜZERİNE KİMSE KONUŞMUYOR”

    Alevilerin kendi bulundukları yerlerde ve bölgelerde Anadolu diye tabir edilen yerlerden göç ederek geldiklerini ifade eden Gülüm, her seçim öncesi ve sonrası partilerin Alevi toplumuna yönelik bakış açısına ve Alevi toplumunun temel sorunlarına ilişkin olarak şunları aktardı:

    “Özellikle İstanbul’da Aleviler önemli bir güç önemli bir gerçeklik. Ama Alevilerin önemli sorunları ve temel problemleri var. Herkes seçim öncesi gelip binlerce ve yüzlerce kişi ile konuşuyor ama cemevlerinin bulunduğu statü üzerine ve Alevilerin eşit yurttaşlık talebi üzerine kimse konuşmuyor. Sadece ‘cemevlerine yardım ediyoruz’ diyorlar. Sanki biz yardıma muhtaçmışız gibi. Bir eşitsizliği, eşitsizlik olarak görmek yerine bir yardımla geçiştiriyorlar. Seçimlerde Alevi kurumları meselenin biraz böyle bir yerindeler. ‘Cemevlerimize ne kadar araba alabiliriz, işaatını ne kadar yapabiliriz’ gibi meseleler ile yaklaşıyorlar. Seçimler ile Alevilerin ilişkisi biraz bunlar üzerine kurulmuş. Bu politikayı terk etmeye ihtiyaç var. Öncelikle Alevilerin siyaset ile ilişkisini düzeltmek için buradan başlamaya ihtiyaç var. Alevilerin en temel problemlerinden bir tanesi bu.”

    “ALEVİLER BU SEÇİMDE AKP’Yİ GERİLETMEK ÜZERİNDE DURDU”

    Bu seçimlerde Aleviler ile bir ilişki kurulmadığını belirten Gülüm, kurumsal ve kişisel çıkarlar dışında Alevilik üzerine kurulmuş bir ilişki ve ittifak durumunun olmadığını dile getirerek şöyle devam etti:

    “Aleviler bu seçimde bir yerde durmadı. Ama AKP karşıtlığı üzerinde, onu geriletmek adına ve tekçiliğine karşı mevcut bir cephede duruldu. Ancak bu Alevilerin sorunlarının olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece bu seçimde sorunlarını erteliyorlar. Seçim bittikten sonra sorunlar olmuş olacak. Örnek olarak biz Dersim’e gitmek için araç talebinde bulunduğumuzda ‘yok’ diyorlar. Oysa Aleviler kendi dergahlarına gidiyorlar. Ankara’ya veya başka yerlere gidildiğinde yüzlerce, binlerce araba veriliyor. Ancak Aleviler kendi dergahlarına gittiklerinde canları istediklerinde veriyorlar. O istediğinde ben ihtiyacımı karşılıyorum çünkü ben eşit yurttaş değilim.”

    “SEÇİMDE ALEVİLER KENDİNİ GÖRÜNÜR KILMALILAR”

    Alevilerin bu seçimde bir araya gelerek bir güç oluşturarak kendilerini görünür kılmaları gerektiğinin altını çizen Gülüm, yapılacak İstanbul seçimlerine ilişkin şu çağrıda bulundu:

    “Aleviler bu seçimde yine AKP karşıtlığı üzerinden oy verecekler. Ama oy verirken de kendini gösterip ve görünür kılarak neden oy verdiklerini oy alan kişinin bilmesi lazım. Bunu dillendirmeye ihtiyaç olduğuna inanıyor ve siyasetteki karşılığının olması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin belediye başkanları çağrılsın ve Alevi kurumları da yan yana gelsin ‘biz bu nedenle siz oy veriyoruz, böyle bir Alevi kitlesini gören bilen evet diyen birine biz oy verebiliriz. Ancak yarın  bu haklarımız verilmediğinde bunun karşısında durabiliriz’ demesine ihtiyaç var. Yardımla değil, bir eşit yurttaşlık hakkı olarak inançlarını rahat ve özgürce yaşanacak hale getirmeleri lazım. Bu sadece Aleviler için değil bu Kürtler, Ermeniler, Lazlar ve Yahudiler için de böyledir. İnançların ve dillerin bu ülkede rahatça, özgürce ve eşitçe kullanılabilir olması lazım. Bunun için de demokrasi olması lazım.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesini sorduk. Sivil polisler tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ‘İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmanın izne tabii olduğu” uyarısıyla gerçekleştirdiğimiz bu röportajlarda yurttaşlar, kazanılmış bir hak olan seçimlerin yenilenmesini ‘gereksiz’ buldular.  

    31 Mart’ta yapılan seçimlerin ardından İstanbul Belediye Başkanlığı’nı CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasına rağmen bir aydan fazla bir süre mazbatası verilmedi. AKP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı çeşitli itirazlar nedeniyle geçersiz oylar yeniden sayıldı ancak Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki fark tamamen kapanmadı. Bir ay süreden sonra İmamoğlu’na mazbata verilmesine rağmen YSK seçimleri “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle iptal ederek İstanbul seçimlerinin 23 Haziran tarihinde yenilenmesine karar verdi.

    Çeşitli kesimlerden YSK’nin bu kararına tepkiler de gecikmedi. Biz de İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararını sorduk. Halk seçimlerin yenilenmesinden rahatsız.

    İSTİKLAL’DE RÖPORTAJ YAPMAK İZNE Mİ TABİ?

    Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde röportaj yaparken sivil polisler tarafından “İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmak izne tabi. Burada röportaj yapamazsınız” diye uyarıldık.

    “YSK’NİN KARARI YANLIŞ”

    MHP kökenli olup da geçtiğimiz seçimlerde oyunu AKP’ye verdiğini söyleyen bir yurttaş seçimlerin yenilenmesini doğru bulmadığını belirterek “Sonuçta kazanılmış bir seçim var ortada ve bunun tekrarlanması bence hiç hoş değil. İyi de yansımadı topluma.” dedi.

    YSK’nin seçimlerin yenilenmesi kararını yanlış bulan bir kadın yurttaş da seçimden huzurlu bir İstanbul beklentisi olduğunu dile getirdi.

    Seçimlerde hırsızlık olmadığını söyleyen bir yurttaş ise Ekrem İmamoğlu’nun bu seçimleri kazanacağını ifade etti.

    YSK’nin taraf tuttuğunu belirten gençler de “Millete güvenmiyorlar mı ki bir daha seçim yeniliyorlar. Cumurbaşkanının da değişmesi gerekiyor bence” diye ifade ettiler.

    “NE MEMLEKET NE BEKA BU ÇIKAR MESELESİ”

    Ekrem İmamoğlu’na haksızlık edildiğini düşünen başka bir yurttaş ise “Bu memleket meselesi, beka meselesi değil çıkar meselesi. Yapılan bazı şeyler var ki onların üstünü örtmeye çalışıyorlar. Millete yazık.” Gösteri ve eylem yasaklarına değinen yurttaş insanların haklarını aramalarının bile suç sayılmasına tepki gösterdi.

    MAĞDUR OLAN YURTTAŞ

    Seçimlerin yenilenme kararına karşı olduğunu söyleyen bir kadın yurttaş da “Bir birey olarak çok kızıyorum. Mağdur olan bizleriz ne İmamoğlu ne Yıldırım. Bizim vergilerimizi har vurup harman savurup gereksiz işler yaparak bizleri bu hallere düşürenlere çok kızıyorum. Ben 32 sene bir devlet dairesinde çalışıp emekli oldum ve kuyruklara muhtaç kaldım. Yazıklar olsun. Çok üzgünüm ve bu kadar insanı da üzdükleri için bir o kadar daha üzgünüm. Siyasiler bizleri düşünerek yaparlarsa bir şeyleri gerçekten her şey çok daha güzel olacak” diye konuştu.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL

  • İlyas Salman’dan açlık grevi açıklaması: Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı

    İlyas Salman’dan açlık grevi açıklaması: Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı

    Sanatçı İlyas Salman gündeme dair eleştirilerde bulundu. Açlık grevleriyle ilgili konuşan Salman, “Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı” dedi.

    Sinema sanatçısı İlyas Salman, gündeme dair açıklamalar yaptı. Salman, çocukları ölüm orucunda ve açlık grevinde olan annelerle ilgili olarak, “İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor. Son ve keskin bir cümle ile yineleyeceğim; cennet anaların ayakları altındadır ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır. Bu baskılar, bu şiddet, bütün bunların hepsi korkunun ürünü, başka bir şey değildir. Ben 7 bin insana acımıyorum. O kahramanların ellerinden, gözlerinden öpüyorum. Umarım başaracaklar” dedi.

    ANF’den Rojda Oğuz’a konuşan sanatçı İlyas Salman, seçimlerin yenilenmesiyle ilgili olarak, “Ankara, Türkiye’nin başkenti ama ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda asıl başkent İstanbul. Burada rant ve para var. Türkiye’nin parasının yüzde 80’inin elinde bulunduruyor. Onun için İstanbul’u kaybetmek, iktidarı kaybetmek demekti. 13-15 bin oyla kaybetti. Kendisi iki ay önce, ‘bir oyla bile kaybetsek, sandığa saygı duyacağız’ dedi fakat 13-15 binlik bir farkla kaybettiği seçimi iptal etti. Bu diktatörlüktür, başka hiçbir şey değildir. Belki 23 Haziran seçimlerini de tekrar iptal etmek adına yeni bir manevra yapabilir” dedi.

    “SAKLANAN DÜŞÜNCENİN KİMSEYE BİR FAYDASI YOK”

    Ekrem İmamoğlu’nun ‘sanatçı susmayacak’ sözlerine ilişkin konuşan Salman, “Avaz avaz ses çıkarmanın; haykırmanın zamanıdır. Kavganın zamanıdır. Kavga derken, yumruklu, silahlı kavgadan söz etmiyorum. Düşüncelerin açıkla ilan edildiği, muhalefetin özgürce ayağa kalktığı, gürlediği zaman olmalı. Dünyada hiçbir şey saklanan düşünce kadar pis kokamaz. Para bile saklandığında pis kokar ama düşünce kadar kötü değildir kokusu. Saklanan düşüncenin kimseye bir faydası yoktur. Mezara götürülen düşüncenin ya da bilginin kimseye bir faydası yoktur. Her zaman açık ve net olmak zorundayız. Düşüncemizi ensemizin arkasına değil, masanın ortasına koymalıyız. Seçimler için de yardımcı olacağız” diyerek desteğini açıkladı.

    Açlık grevinde olan tutuklularla ilgili olarak, “Haklı olarak bedenlerini açlığa yatırdılar, ben sonuna kadar destekliyorum. İlk fırsatta da gidip onları ziyaret edeceğim. Umut aşılamak adına göreceğim onları. Umarım sağlıklarına bir şey olmadan kazanımlarını sağlarlar. Çünkü hak verilmez, alınır. Bugün AKP iktidarı Kürtlere ‘gelin uzlaşalım’ diyebilir. Hayır, hesaplaşmadan uzlaşma olmaz. Sen hangi istemle açlık grevine girdiyse onu karşılayacaksın ondan sonra ‘gelin uzlaşalım’ diyeceksin” diyerek tepki gösterdi.

    “UMARIM BAŞARACAKLAR”

    Açlık grevindeki ve ölüm orucundaki tutukluların annelerinin polis tarafından şiddet maruz kalmasını da eleştiren İlyas Salman görüntülerini izlediğini belirterek şunları söyledi:

    “İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor. Son ve keskin bir cümle ile yineleyeceğim; cennet anaların ayakları altındadır ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır. Bu baskılar, bu şiddet, bütün bunların hepsi korkunun ürünü, başka bir şey değildir. Ben 7 bin insana acımıyorum. O kahramanların ellerinden, gözlerinden öpüyorum. Umarım başaracaklar.”

    “DUYARLI DEĞİLİZ”

    “Çok zayıfız bu konuda. Duyarlı değiliz. Kars’ta bir kedinin öldüğünü duyup da İstanbul’da yas tutmayan insan bu ülkenin insanı değildir. Açlık grevine yatan 7 bin insan, önemli, hatta devasa görülecek bir eylem içerisine girdi. Sonu, iyi olacak diye görüyorum” ifadeleriyle muhalafetin açlık grevlerine karşı tutumunu eleştiren Salman sözlerini, “Onlar kazanacaklar. Hiç yılmasınlar. ‘Senin karnın tok, tabiki rahat olacaksın’ diyebilirsiniz. Hayır benim karnım tok değil. Ben doyasıya yemiyorum, yiyemiyorum, o insan aç, eylem içerisindeyken. İnsan denen varlık, tepesine çıkamayacağın kadar yüksek, dibine inemeyeceğin kadar da alçaktır. Önemli olan tepesine çıkıp taç olmak ya da ayağının dibinde kurak toprak olmak değildir; onunla lisan-ı hal ile bir yerde buluşabilmektir. 7 bin insan açlıkla, ölümle pençeleşiyor ve sen Suriye meselesini, seçim sorunlarını gündeme getiriyorsun. Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı” diyerek bitirdi. (HABER MERKEZİ)

  • Demokrasi İçin Birlik, ‘demokrasi seferberliği için’ biraraya geliyor

    Demokrasi İçin Birlik, ‘demokrasi seferberliği için’ biraraya geliyor

    PİRHA- Demokrasi İçin Birlik, İstanbul Mimarlar Odası’nda 23 Mayıs Perşembe günü saat 11.30’da İstanbul seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenleyecek.

    Demokrasi için Birlik, “Herkes için Demokrasi”, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Karaköy Şubesinde açıklama yapacağını duyurdu.

    “İstanbul halkınındır, demokrasi seferberliğine çağırıyoruz” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Tek adam rejimi, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) eliyle halkın iradesini gasp ederek İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini yenileme kararı verdi. Hiç şüphe yok, bu artık İstanbul’un seçimi değil, Türkiye’nin seçimi.

    İstanbul seçimlerini 31 Mart’ta güçlerini ortaklaştıran toplum kesimlerinin yeniden kazanması durumunda yalnız halkın iradesi gerçekleşmeyecek çoğulcu, katılımcı, barışa ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir ülke için verilen mücadelede çok önemli bir adım atılacak.

    Önümüzde umutlu olduğu kadar zorlu bir süreç var. İstanbul yeniden kazanılacaksa hep birlikte kazanılacak.

    Demokrasi için Birlik olarak, eşitlikten ve özgürlükten yana toplum kesimlerini demokrasi seferberliğine çağırıyoruz. Bu amaçla yapacağımız basın toplantısına katılımınız bize güç verecek.” (HABER MERKEZİ)

  • Canan Kaftancıoğlu: Seçim çalışmalarımız bugünden başladı

    Canan Kaftancıoğlu: Seçim çalışmalarımız bugünden başladı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkan yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı, Seyit Torun ve Onursal Adıgüzel ile İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu seçim çalışmaları kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkan yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı, Seyit Torun ve Onursal Adıgüzel ile İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, YSK tarafından şaibeli bir biçimde iptal edilip yenilenmesi kararı alınan seçim çalışmaları kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    Canan Kaftancıoğlu, “Seçim günü çalışmalarımız da bugünden başladı. Bizler sahada İmamoğlu’nu, vaatlerini anlatacağız ama bir fark olarak İmamoğlu’nun yaşadığı mağduriyeti, bunu da 16 milyon İstanbullunun mağduriyeti anlamına geleceğini paylaşacağız” dedi.

    İSTANBUL GÖNÜLLÜLERİ SAHADA OLACAK

    “AKP’li yetkililerin oy kullanmayan seçmenlerle ilgili çalışma yaptıkları söyleniyor. Bizde böyle bir liste yok, onlar kimden almışlardır, nasıl elde etmişlerdir?” diye soran Kaftancıoğlu, “Tüm milletvekillerimizin planlamaları yapıldı. Geçmiş dönem görev almış milletvekillerimiz, yöneticilerimiz de çalışmalara katılacak. 20 ilde oluşturduğumuz hemşehri çalışmalarımız ve sayısı 150 bini geçen İstanbul Gönüllüleri sahada, çalışmanın içinde olacaklar. Parti okulu eğitmenlerimiz de sandık başında görev alacakların eğitimlerine başladı. Ayrıca, tespit edilen kanaat önderleri gruplar tarafından ziyaret edilecek. Türkiye’nin her yerinden gelen belediye başkanlarımız çalışmaların içinde yer alacaklar. Planlarımız hazır, odak gruplar belirlenmiş durumda; sessiz, sakin ama haklılığından güç alır bir şekilde çalışacağız” ifadelerini kullandı.

  • AABK: Tüm demokrasi güçlerini adalet için bir olmaya çağırıyoruz

    AABK: Tüm demokrasi güçlerini adalet için bir olmaya çağırıyoruz

    PİRHA- YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesine ilişkin yazılı açıklama yapan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 23 Haziran’da İBB Başkanlığı seçimlerini kazanmak için mücadele çağrısı yaptı.  

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerini iptal etmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “Siyasi darbeye sessiz kalmayacağız” başlığıyla yayınlanan yazıda YSK’nin hukuk dışı kararı kınanırken 23 Haziran’da İstanbul seçimlerini kazanmak için mücadeleye çağrı yapıldı.

    “SİVİL DARBE YAŞANIYOR”

    Yazıda şu ifadelere yer verildi:

    Emevi zihniyeti devam ediyor. Dün makam uğruna Kerbela’da İmam Hüseyin’i öldürüp haneden kuranlar, tarihin hiç bir döneminde halkın haklarına ve iradesine saygı duymamışlardır. Türkiye ve dünya kamuoyu önünde sadece hukuk dışı değil demokrasi, adalet ve insan haklarını çiğneyen bir sivil darbe yaşanmıştır. Bu darbe bizzat AKP-MHP iktidar blokunun, baskı ve tehdit ile Yüksek Seçim Kurulu üzerinden, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal ettiren darbedir.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimlerini iptal edenleri kınıyor ve 6 Mayıs 2019 tarihini demokrasi ve halk iradesine darbe günü olarak tarihe kara leke olarak not düşüyoruz. YSK kararı halkın iradesini gasp etmekle kalmamış, aynı zamanda demokrasi yerine darbeden yana karar vermiştir.

    “HALKIN İRADESİ GASP EDİLMİŞTİR”

    Seçimleri yürütecek olan, ‘sandık kurullarının oluşma şeklini hukuk dışı’ gibi gerekçe üreterek, İBB seçimini iptal etmesi sandığa yansıyan halk iradesinin gasp edilmesidir. YSK iki yüzlü, hukuksal ve mantıksal açıklaması mümkün olmayan bir karar almıştır. Madem sandık kurulları kusurlu, peki aynı sandık kurulları ile yapılan; 12 Eylül 2010 referandumu, 16 Nisan 2017 referandumu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 24 Haziran seçimleri neden iptal edilmedi? Örneğin Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yaklaşık 14.000 oy farkıyla kazandığını unuttu mu?

    Peki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal nedeni ‘sandık kurullarının oluşum şekli’ olarak açıklayan YSK neden, o kusurlu sandık kurulları tarafından denetlenen sandıklarda, muhtarlar, ilçe belediye başkanları, ilçe belediye meclis üyeleri için kullanan oyları değil, sadece kazanmış Ekrem İmamoğlu için kullanan oyları iptal eder? Aynı zarfa konulan 4 oydan nasıl olur da 3 oy pusulası kabul, bir oy pusulası reddedilir?

    AABK ve halk bu sahtekarlığı ve hukuk dışı kararı görmüştür. YSK suç üstü yakalanmıştır. İşte bu nedenle AABK olarak halkın seçme haklarını ve iradesini gasp eden ve demokrasiye kara leke sürenlerin verdiği kararı şiddetle kınıyoruz! Sarayın talimatları ile hukuk dışı siyasal karar verenler, dünya kamuoyunu nezdinde ve Türkiye toplumunun vicdanında mahkum olmuştur.

    TAHT OYUNLARI BİTMEYEN AKP İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

    ‘Osmanlı’da oyun çoktur’ misali ‘taht oyunları’ bitmeyen bir AKP ile karşı karşıyayız. Her kötülüğe dinen caizdir fetvasıyla meşrulaştırmaya çalışan zihniyetin devamcısı olanlar, demokrasi ve hukuk ile tarih boyunca kavgalı olmuştur.

    YSK, bu kararı ile hem siyasallaştığını hem de sarayın emrinde olduğunu tescil etmiştir. ‘Yetmez ama evet’ desteği ile 12 Eylül 2010 referandumunda yargıyı eli geçirenler, yargıdaki siyasal kadrolaşma ile hukuk dışı kararlar ile iktidarlarını pekiştirmek istiyorlar. YSK’nin bu kararı da bunlardan birisidir.

    “YSK KARARI SARAY TALİMATLARINA GÖRE VERMİŞTİR”

    Dolayısıyla YSK kararı hukuki ve hukuki içtihada göre değil, AKP ve Saray talimatlarına göre verilmiştir. Önce ‘sandık namustur’ diyen AKP, sandıkta kaybedince sandığa yansıyan halkın iradesine ‘sandık darbesi’ diyerek, YSK darbesi ile seçmen iradesini hazmedememiştir.

    Yandaş medyayı, besleme cemaatlerin, derneklerin, vakıfların ve devletin tüm imkanlarını kullanmalarına rağmen seçimleri kaybetmeyi kabul edememektedirler. AKP içinde ve çevresindeki kümelenmiş tüm çıkar, rant ve menfaat grupları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden kesilince, seçimi yenilenmesi için seferber olmuşlardır.

    Kamu kaynakları ile beslenen siyasal İslamcılar, cemaatler, yandaş medya, AK-tiröllerin nasıl bir demokrasi ve hukuk düşmanı olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. İslamcı-mezhepçi bir rejimden yana olan AKP iktidarı 17 yıldır demokrasi, laiklik, hukuk, barış ve insan haklarını hedef almıştır.

    AABK olarak AKP ve MHP bloğunun bu hukuk dışılığına ve adaletsizliğine ve zulmüne karşı demokrasiyi, laikliği, adaleti, haklarımızı, evrensel hukuku, barışı savunmaya ve herkesin tüm farklılıklarıyla eşit haklarla, eşit koşullarda ve kardeşçe bir arada yaşayacağı bir demokratik cumhuriyet için mücadele kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

    Lafa gelince dindarlık yapıp, ama kendi Ramazan oruçlarının ilk gününde bile İstanbul’un 16 milyonluk oyları hiçe sayanlar, iftar yemeğinde kul hakkı yiyenleri tanıyoruz.

    DEMOKRASİ SEFERBERLİĞİ

    AABK olarak, biz Alevileri ve tüm demokrasi güçlerini, YSK’nin bu hukuk dışı darbeci ve skandal kararına karşı demokrasi, laiklik, adalet, hukuk ve eşit haklar için İRİ, DİRİ, BİR OLMAYA çağırıyoruz.

    AABK olarak, çocuklarımıza onurlu ve demokratik bir gelecek bırakmak için dinci, mezhepçi, tekçi, erkekçi, ırkçı ve gerici karanlığa karşı var gücümüzle mücadele sözü veriyoruz.

    Tek adam rejimi ile Emevi zihniyetine dayalı hanedanlık kurmak isteyenlere karşı, İstanbul’u kazanmak, laikliği kazanmak, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü kazanmak, barışı ve kardeşliği kazanmak ve ‘Her Şey Güzel Olacak’ demek için 23 Haziran için demokrasi seferberliği ilan ediyoruz. (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Çok güzel şeyler olacak

    Kılıçdaroğlu: Çok güzel şeyler olacak

    PİRHA – CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, YSK’nin İstanbul seçimini iptal etmesi ardından ilk açıklama geldi. “Çok güzel şeyler olacak. Hiç kimse meraklanmasın” diyen Kılıçdaroğlu, gün içerisinde Ekrem İmamoğlu ile genel merkezde görüşme yapacak. İkilinin bu toplantısı ardından da CHP Parti Meclisi biraraya gelecek.

    CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu sabah saatlerinde genel merkez binasına girişinde gazetecilere konuşarak, “Çok güzel şeyler olacak. Hiç kimse meraklanmasın. Bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz. Mücadelemiz demokrasi için olacak” dedi.

    Kılıçdaroğlu, gün içerisinde Ekrem İmamoğlu ile görüştükten sonra milletvekilleri ve PM üyeleriyle toplantı yapacak. Parti genel merkezinde düzenlenecek toplantıya Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve milletvekilleri de katılacak. Toplantının ardından seçimin iptaline ilişkin açıklama yapılacak.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun, İstanbul seçimini iptal edilerek, 23 Haziran’da yeniden yapılmasına karar vermesinin ardından CHP MYK da dün akşam olağanüstü toplanmıştı. Gündemde olan “CHP seçimi boykot mu edecek?” sorularının yanıtı da bugün yapılacak PM toplantısı ardından netliğe kavuşacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • YSK’ye tepki gösteren İzmir Barosu’ndan demokrasi nöbeti çağrısı

    YSK’ye tepki gösteren İzmir Barosu’ndan demokrasi nöbeti çağrısı

    İzmir Barosu, YSK’nin İstanbul’da seçimlerin tekrarlanmasına yönelik kararına tepki gösterdi. Baro başkanlığından yapılan açıklamada, YSK’nin kararı için ”Büyük mücadeleler ve fedakarlıklarla kurulan ülkemiz demokrasisinin tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelen vahim karar” ifadeleri kullanıldı.

    İzmir Barosu, YSK’nin İstanbul’da seçimlerin tekrarlanmasına yönelik kararına tepki gösterdi. İzmir Barosu Başkanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

    “Yüksek Seçim Kurulu 31 Mart İstanbul yerel seçimleri kapsamında yapılmış olan büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar vermiştir.

    İzmir Barosu Yönetim Kurulu büyük mücadeleler ve fedakarlıklarla kurulan ülkemiz demokrasisinin tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelen bu vahim kararın önemine binaen olağanüstü toplanarak aşağıdaki kararları almıştır:

    1. Alınan karar tarih önünde hükümsüzdür. Yüksek Seçim Kurulu üyeleri aldıkları karar ile Yüksek Seçim Kurulu Kanunu’nun kendilerine verdiği yetkiyi kötüye kullanmışlardır. Bu karar ülkemizde yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını ve yargının siyasi iktidar tarafından bir enstrüman olarak kullanıldığını tescil etmiştir.

    2. Yurttaşlarımızı önümüzdeki süreçte itidalli davranmaya davet ediyoruz. Bu dönemde barışçıl gösteri haklarını kullanmak isteyebilecek yurttaşlara yönelmesi muhtemel her türlü hukuksuz müdahalede halkımızın yanında olacağız.

    3. İzmir Barosu üyeleri yenilenecek seçimlerde İstanbul’da da görev almaya taliptir. Cumhuriyetin ve demokrasinin kalesi İzmir bu süreçte İstanbul halkını yalnız bırakmayacaktır.

    4. Baromuz, bu kararı verenlerle ilgili olarak her türlü hukuki başvuruyu yapacaktır. Tüm barolarımızı ve Türkiye Barolar Birliği’ni bu süreçte demokrasinin yanında olmaya davet ediyoruz.

    5. Demokrasinin son kırıntılarının da ortadan kaldırıldığı bugün itibari ile tüm yurttaşlarımızı ve demokratik kitle örgütlerini yenilenecek seçimlere kadar her akşam 20 ile 21 saatleri arasında baromuz önünde demokrasi nöbeti tutmaya çağırıyoruz.

    “YURTTAŞLAR HUKUKA KÜSMEMELİ”

    Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları hukuka küsmemelidirler. İzmir Barosu halkımızdaki umudun da savunmanı olarak görev başındadır.

    Türkiye bugüne dek yetiştirdiği bağımsız ve özgür hukukçuları ile bu girdaptan kurtulacaktır.

    Tüm yurttaşlarımıza saygılarımızla duyururuz.”

  • YSK İstanbul seçimini iptal etti, yeni seçim 23 Haziran’da

    YSK İstanbul seçimini iptal etti, yeni seçim 23 Haziran’da

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ve yenilenmesine karar verdi. AKP YKS Temsilcisi Recep Özel “Seçim Tarihi 23 Haziran 2019 Pazar” paylaşımında bulundu.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin AKP’nin yaptığı olağanüstü itirazı görüşmek üzere toplandı. YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ve yenilenmesine karar verdi.

    YSK kararı 4’e karşı 7 oyla aldı.

    GEREKÇE BELLİ OLDU

    YSK’nin iptal kararını “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” şeklinde gerekçelendirdiği öğrenildi.

    AKP’nin YSK temsilcisi Recep Özel, “İstanbul seçimleri yenileniyor” dedi.

    MHP YSK Temsilcisi Kürşat Türker Ercan da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Yüksek Seçim Kurulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Seçimleri için AK Parti’nin yapmış olduğu olağanüstü itirazı oy çokluğu ile kabul etti. İstanbul’da seçimler yenileniyor” dedi.

    ÖZEL: SEÇİM TARİHİ 23 HAZİRAN

    AKP YKS Temsilcisi Recep Özel “Seçim Tarihi 23 Haziran 2019 Pazar” paylaşımında bulundu.

    5 POLİS OTOBÜSÜ SEVK EDİLDİ

    YSK binası çevresinde güvenlik tedbirleri de artırıldı.

    5 polis otobüsü YSK binası önünde konuşlandırılırken, bölge bariyerlerle kapatıldı.

    46 BİN 447 SEÇMEN ARAŞTIRILDI

    AKP, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuruda 46 bin 447 seçmenin, kısıtlı olmasına rağmen oy kullandığını öne sürmüştü. Ayrıca, AKP’nin dilekçesinde İstanbul genelindeki 62 bin 560 sandık başkanı ve memur üyesinin 19 bin 623’ünün kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendiği ifade edilmişti. Sandık görevlilerinin arasında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin bulunduğu da AKP’nin ileri sürdüğü iddialar arasında yer aldı.

    PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

    YSK, 16 Nisan’da seçimlerin yenilenmesine karar verilen yerlerde, verilen mazbataların iptaline karar vermişti. Bu emsal karar sonucu Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası da geri alınacak.

    23 Haziran’a kadar İBB Başkanlığına, İstanbul Valiliği tarafından atanacak bir vali yardımcısının vekalet edeceği öğrenildi.

    SEÇMENLER AYNI SANDIKTA OY KULLANACAK

    Seçmen listelerinde değişiklik sözkonusu olmayacak. 31 Mart’ta oy kullanan seçmenler aynı sandıkta oy kullanabilecek. Ayrıca İBB Belediye Başkanlığı’na aynı isimler aday olacak. Ölüm halinde bir başka aday gösterilecek.

    BU KARARA İTİRAZ EDİLEMEYECEK

    YSK’nın kararı nihai karar. Bu karara itiraz yolu açık değil.