Etiket: istanbul valiliği

  • İmamoğlu gözaltısı ardından İstanbul’da 4 günlük eylem yasağı!

    İmamoğlu gözaltısı ardından İstanbul’da 4 günlük eylem yasağı!

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aralarında bulunduğu 108 kişinin gözaltına alınmasının ardından İstanbul Valiliği kent genelinde 4 günlük eylem yasağı ilan etti.

    İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun sabah saatlerinde gözaltına alınmasının ardından İstanbul Valiliği, 4 günlük eylem yasağı ilan etti.

    İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada 19-23 Mart tarihleri arasında her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasının yasaklandığı duyuruldu.

    Açıklamada, bugün itibarıyla kapatılan istasyonlar şöyle açıklandı:

    – M1 Yenikapı-Atatürk Havalimanı/Kirazlı Metro Hattımızın Emniyet-Fatih istasyonu ve
    – M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattımızın Taksim istasyonu ile
    – ⁠F1 Taksim-Kabataş Füniküler Hattımız işletmeye kapatılmıştır.

    Bugün kapanacak yollar ise şu şekilde:

    1-)Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) ve Bu Caddeye Çıkan Tüm Yollar (Aksaray Kavşağı İle D100 Kavşağı Arası),
    2-) Adnan Menderes Bulvarı Yan Yollar (Akdeniz Caddesi – Oğuzhan Caddesi kavşakları ile Kale Boyu caddesi – Sulukule Caddesi Kavşakları arası iki yönlü)
    3-) Akşemsettin Caddesi ve Bu caddeye Çıkan Tüm Yollar
    4-) Kocasinan Caddesi ve Bu Caddeye Çıkan Tüm Yollar
    5-) Mütercim Asım Caddesi ve Bu caddeye çıkan tüm yollar
    6-) Oğuzhan Caddesi ve Bu caddeye Çıkan tüm Yollar
    7-) Akdeniz Caddesi ve Bu caddeye Çıkan tüm Yollar
    😎 Şair Cem Sokak, Safran Sokak, Sarı Nasuh Sokak, Hüsrev Paşa Sokak, Hoca Efendi Sokak, Korkut Ata sokak, Neyzen İhsan Sokak, Albay Cemil Sakarya Sokak, Tuti Abdülatif Sokak, Zembilci Sokak, Yamak Sokak, Aktar Sokak, Yeni Bahçe Sokak, Keçeci Çeşmesi Sokak, Arpa Emini Köprüsü Sokak, Öztan Sokak, Keçeci Meydanı Sokak, Keçeciler Fırını Sokak, Kasideci Sokak, Mevlütçü Sokak.

    ALTERNATİF YOLLAR 

    1- Turgut Özal Bulvarı Millet Caddesi
    2- 2- Atatürk Bulvarı
    3- 3- Fevzi Paşa Caddesi
    4- 4- D-100

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadıköy’de yapılacak Ermeni Soykırımı anması yasaklandı

    Kadıköy’de yapılacak Ermeni Soykırımı anması yasaklandı

    PİRHA-İstanbul Valiliği, 24 Nisan Anma Platformu’nun Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümünde Kadıköy Süreyya Operası önünde yapacağı basın açıklamasını yasakladı. 24 Nisan Anma Platformu yasaklama kararına ilişkin, “İstanbul Valiliği’nin kararını gözden geçirmeye ve anma programının 10 yıldır yapıldığı şekliyle yapılmasına engel olmamaya davet ediyoruz” açıklaması yaptı.

    İstanbul Valiliği, 1915 Ermeni Soykırımı’nda hayatını kaybedenleri anmak için 24 Nisan Anma Platformu’nun 24 Nisan 2024 Çarşamba günü Kadıköy Süreyya Operası önünde saat 19.00’da yapacağı basın açıklamasını yasakladı.

    İstanbul Valiliği’ne başvuru yapan platforma önceki iki yıl da olduğu gibi, bu yıl da izin verilmeyeceği açıklandı.

    “İSTANBUL VALİLİĞİ’NİN KARARINI GÖZDEN GEÇİRMEYE DAVET EDİYORUZ”

    24 Nisan Anma Platformu da yasaklama kararına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “2010 yılından 2019 yılına kadar İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde düzenlediğimiz 1915 Ermeni soykırımında hayatını kaybedenleri anma etkinliğimiz 2020 yılından beridir yasaklanıyor. Pandemi döneminde sokakta anma etkinliği gerçekleştirmememizi fırsat bilen İstanbul Valiliği, son üç yıldır anma programımızı engelliyor. Yıllardır düzenlenen anma etkinliği sadece bir basın açıklaması olarak değil yaklaşık bir saat boyunca süren sessiz bir yitirdiklerimize saygı eylemi olarak planlanıyor.

    Bizler hiçbir gerekçe gösterilmeden anma etkinliğimizin yasaklanmasını anti demokratik bir adımda ısrar edilmesi olarak görüyoruz. Irkçıların, göçmen düşmanlarının, canları çektiği gibi eylemler yapabildiği koşullarda, demokratikleşmenin en kritik virajlarından birisi olan 1915’le yüzleşme konusunda yapılacak bir etkinliğin “uygun görülmemesi” demokratikleşmeme konusundaki ısrarın, ırkçılara verilen tavizin bir göstergesidir. Bizler, 24 Nisan Anma Platformu’nu oluşturan bireyler ve kurumlar olarak İstanbul Valiliği’nin kararını gözden geçirmeye ve anma programının 10 yıldır yapıldığı şekliyle yapılmasına engel olmamaya davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dink anması öncesi Valilikten Osmanbey istasyonunu 3 saat kapatma kararı

    Dink anması öncesi Valilikten Osmanbey istasyonunu 3 saat kapatma kararı

    PİRHA- Hrant Dink anması öncesi İstanbul Valiliği kararıyla Osmanbey istasyonu yarın 3 saat boyunca kapalı kalacak.

    Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 17. yılında Sebat Apartmanı önünde anılacak.

    Saat 15.00’te yapılacak anma öncesi İstanbul Valiliği metro seferleriyle ilgili düzenleme yaptı.

    Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, anma yeri olan Sebat Apartmanı’na yürüyüş mesafesindeki Osmanbey istasyonunun 14.30-17.30 saatleri arası kapalı kalacağı duyuruldu.

    Metro İstanbul’un sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda 19 Ocak Cuma günü M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattımızın Osmanbey istasyonu 14.30-17.30 saatleri arasında işletmeye kapalı olacaktır. Araçlarımız Osmanbey istasyonunda durmayarak seferine devam edecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Mustafa Aslan, 9 Aralık’taki toplantıya dair konuştu: AKP’nin her adımında bir sinsilik var-VİDEO

    Mustafa Aslan, 9 Aralık’taki toplantıya dair konuştu: AKP’nin her adımında bir sinsilik var-VİDEO

    PİRHA – ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, 10 Aralık mitingi öncesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Alevi kurumları arasında yapılan toplantıya dair konuştu. Aslan, “AKP’nin her adımında bir sinsilik var” diyerek dinci politikalara karşı eylemlerinin süreceğini vurguladı.

    9 Alevi örgütünün ortak yapacağı açıklanan “‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi” 10 Aralık’ta gerçekleşti. Ancak mitingin hemen öncesinde İstanbul Valisi Davut Gül’ün çağrısıyla 9 Aralık’ta yapılan bir toplantı yeni tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı toplantıya bütün Alevi örgüt temsilcileri de davet edildi.

    Yapılan toplantının ardından Cem Vakfı, şubelerine mesaj göndererek mitinge katılmama kararını duyurdu. Cem Vakfı’nın kararına karşı duran Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın vekili Hasan Sezgin görevden alındı. Sezgin ile birlikte Cem Vakfı’na bağlı birçok şube yöneticisi de 10 Aralık’ta miting meydanındaydı.

    “HER ADIMIN ALTINDA BİR SİNSİLİK VAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, yapılan toplantıya dair PİRHA’ya konuştu. Aslan, 9 Aralık’ta yapılan toplantıya kendilerinin de temsilci gönderdiklerini belirterek “Aslında bu toplantı 14 Aralık için planlanmıştı” dedi. Aslan şu bilgileri paylaştı:

    “9 Aralık’ta İstanbul Valiliği tarafından İstanbul’da olan Alevi kurumları ile birlikte bir kahvaltı çağrısı yapıldı. Bu bilgiyi arkadaşlarımız bize ilettiler. Miting öncesi böyle bir kahvaltılı programın organize edilmesi tabii ki düşündürücü. Bu toplantının aslında daha önceden 14 Aralık için planlandığı söyleniyordu ancak aniden, mitingden bir gün öncesine ayarlandı. AKP, bu süreçte her türlü şeyi yapıyor. Attığı her adımın altında mutlaka bir sinsilik var. O toplantıda da mitinge katılım sağlayan kurumların gardını düşürmek amacı taşıdıklarını söylemek mümkün.”

    “SİNDİRME POLİTİKALARI ETKİLİ OLDU!”

    Mustafa Aslan, 10 Aralık mitingine dair gözlemlerini de paylaştı. Miting için hedefledikleri kitleye ulaşamadıklarını belirten Aslan, şöyle devam etti:

    “İstanbul’da beklediğimiz sayısal bir kitlesellik yakalayamadık. Bu da şunu gösteriyor; Türkiye’de muhalif olan kesimlerin sokağa dair bir önceliği yok. Miting öncesi 2 hafta boyunca İstanbul’da girmediğimiz hemşeri derneği, cemevi, kapısını çalmadığımız demokratik kitle örgütü, siyasi parti, medya kuruluşu kalmadı. Hepsine meramızı anlattık. Kapalı salonlarda yaptığımız toplantılardaki ilgi ve alaka daha fazlaydı. Bu heyecanın sokağa da yansıyacağını düşünüyorduk ama maalesef istediğimiz oranda bir yansıma olmadı. Demek ki sindirme politikaları sokak konusunda etkili oldu diye düşünüyorum.”

    “TOPLUMSAL KESİMİN SESSİZLİĞİ BİZİ KORKUTUYOR”

    Mustafa Aslan İzmir ve İstanbul mitingleri ardından dinci politikalara karşı eylem ve etkinliklerinin süreceğini de söyleyerek şöyle devam etti:

    “10 Aralık’ta mitingimizi yaptık, 11 Aralık’ta ise bize yeni bir haber geldi; İstanbul’da Bahçeşehir’deki okulların önünde dini içerikli yayınların dağıtıldığını öğrendik. Eğitime yönelik pervasızca bir saldırı var. Bu saldırılara yönelik bizler, önümüzdeki süreçlerde belki bir süre miting olmayabilir ama daha çok İç Anadolu Bölgesi’nde salon toplantıları, söyleşiler, halkla buluşmalar sağlayacağız. Ama bizi üzen durum şu; bu ülkede laiklikten, seküler yaşamdan yana olan toplumsal kesimin sessizliği bizi korkutuyor. Hiçbir ses çıkmıyor. Eğitim sendikalarından, siyasi partilere, yeteri derecede ses çıkartılmıyor. Bu da açıkçası bizi ürkütüyor. İşimiz kolay değil. Özellikle de Alevilerin işi bu ülkede her geçen gün zorlaşıyor.”

    “ANA MUHALEFET PARTİSİNİN TEK BİR PANKARTI YOKTU”

    ABF Başkanı Mustafa Aslan, 10 Aralık mitingine yönelik toplumsal muhalefetten yeteri destek göremediklerinin altını çizdi. Aslan, ‘Demokratik Cumhuriyet’ mücadelesinin süreceğini belirterek şunları söyledi:

    “Mitinge çağrı yaparken İzmir mitinginden farklı olarak şöyle dedik; ‘Herkes kendi rengi, dili, sesiyle orada olsun’. Kimseye bir kısıtlama getirmedik, her toplumsal kesimin kendisini ifade etmesini istedik ama yeteri derecede farklı bir destek yoktu. Mesela ana muhalefet partisinin tek bir flaması pankartı yoktu. Diğer siyasi partilere baktığımızda da evet katılım vardı ama kitlesel değildi. Mesela İstanbul gibi bir yerde KESK’in kitlesel anlamda katılımı daha güçlü olabilirdi ama maalesef istediğimiz şekilde bir katılım olmadı. Bu durum Alevilerin gardını düşürmez ama biz mücadeleye devam edeceğiz.

    “DERDİMİZ DEMOKRATİK BİR CUMHURİYET”

    Mitingde de söyledik; miting öncesi tüm anti propagandalar yapıldı. Mitinge çağrı yapan Alevi kurumları bölücülükle itham edildi. ‘Bunlar Avrupa ve Amerika’dan ülkeyi karıştırmak için gelenler’ gibi söylemler oldu. Sözde bazı Alevi kurumları, medya grupları ‘Bunlar inkarcıların temsilcileri’ diye söylemlerde bulundu. Mitingde de söyledik, evet bizim bu cumhuriyetle bir derdimiz var. Bu cumhuriyetin demokratikleşmesini istiyoruz. Cumhuriyetle olan derdimiz cumhuriyetin demokratik, laik olmaması sebebiyledir. Cumhuriyetin laik ve demokratik bir şekle bürünmesi için mücadele edeceğiz. Biz, tam tersine onlar gibi bölücü, tekçi, inkarcı değiliz. Biz bu ülkede yaşayan tüm renklerin, inançların, halkların özgürce, eşitçe yaşayabileceği bir cumhuriyet istiyoruz. O da ancak ve ancak demokratik bir cumhuriyetle olur. Derdimiz demokratik bir cumhuriyet derdi…”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • İstanbul Barosu, valiliğin içki genelgesine karşı dava açtı

    İstanbul Barosu, valiliğin içki genelgesine karşı dava açtı

    İstanbul Barosu, valiliğin ‘içki genelgesi’nin iptali ile yürütmesinin durdurulması için dava açtı. Baro, genelge ile özel yaşamın gizliliğine müdahale edildiğini vurguladı.

    İstanbul Valiliği’nin, yurttaşların park, piknik yeri, mesire alanı ve plaj gibi halka açık alanlarda içki tüketmelerini hedef alan genelgesine karşı tepkiler artıyor.

    Son olarak İstanbul Barosu, Valiliğin alkol genelgesinin iptali ile yürütmesinin durdurulması için dava açtı.

    İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada, “İstanbul Valiliği tarafından alkol yasağı genelgesi olarak basın ve kamuoyunda yer alan ‘Alkol Satışı Ve Alkollü İçeceklerin Tüketimi’ konulu 17 Ağustos 2023 tarihli genelge ile Anayasa’nın 20’nci maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8’inci maddesi ile güvence altına alınmış olan özel yaşamın gizliliğine müdahale edilmektedir” denildi.

    Açıklamada, “İstanbul Barosu olarak kişilerin yaşam biçimlerine müdahale eden bu genelgenin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemli olarak İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde 2023/1991 Esas numarası ile dava açılmıştır” ifadelerini kullandı.

    GENELGE TEPKİ ÇEKMİŞTİ

    İstanbul Valiliği’nin yurttaşların park, piknik yeri, mesire alanı ve plaj gibi halka açık alanlarda içki tüketmelerini hedef alan genelgesi büyük tepki çekmişti.

    Gazeteci Nevşin Mengü’ye konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, konuya ilişkin, ilçe ve muhtar ziyaretlerinde bazı kişi ve grupların yüksek düzeyde alkol alarak çevreye rahatsızlık verdiğinin çokça iletildiğini belirtmişti.

    Kadınların İstanbul’da korkmadan gece geç saatlerde dahi park ve sahillerde rahatsız edilmeden vakit geçirmesinin hakkı olduğunu belirten Gül, bu genelge ile buna da dikkat çekmek istediklerini ifade etmişti.

    İstanbul Valiliği ise yaptığı yazılı açıklamada, “Valiliğimizce alınan alkol kullanım ve satışına ilişkin yeni bir uygulama kararı bulunmamaktadır” denilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahı’na gidiyor; peki Alevilerin taleplerini dinleyecek mi?

    Erdoğan, 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahı’na gidiyor; peki Alevilerin taleplerini dinleyecek mi?

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Ekim günü İstanbul’daki Şahkulu Sultan Dergahı’nı ziyaret edecek. Şahkulu Sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Beyzade Özkahraman, “Ziyareti Cumhurbaşkanlığı organize ediyor. Toplantıda ev sahibi olarak konuşma yapmak istediğimi söyledim. Alevi Bektaşi toplumunun sorunlarını toplantı vesilesiyle dile getirmek, taleplerini sunmak istiyorum. Bu durumu bana biçilmiş tarihi bir misyon olarak kabul ediyorum” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine 8 Ağustos günü gitmesinin ve cem salonunun farklı dizayn edilmesinin yankıları devam ederken, Erdoğan İstanbul Kadıköy’deki Şahkulu Sultan Dergahı’na da 7 Ekim’de gidecek. Burada, türbeyi ve cemevini ziyaret edecek olan Erdoğan, daha sonra konferans salonundaki törene geçecek. Törende, devletin desteğiyle inşa edilen 8 ayrı cemevinin açılışının yapılacağı belirtildi.

    Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz Şahkulu sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Beyzade Özkahraman törende konuşma yapmak istediğini fakat protokolün Ankara tarafından organize edilmesi nedeniyle konuşma yapıp yapmayacağını bilmediğini söyledi.

    “ZİYARETİ CUMHURBAŞKANLIĞI ORGANİZE EDİYOR”

    Özkahraman, Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Ziyareti Cumhurbaşkanlığı organize ediyor. Cuma günü (7 Ekim) öğleden sonra yapılacak. Cemevlerinin açılışı yapılacakmış. Şahkulu’nda da konferans salonunun olduğu yerleşkeyi valilik yapmıştı. Bu yerleşkede konferans salonu, asansörler, mutfak, yemekhane bloku ve soğuk hava depoları var. Benden önceki yönetim döneminde olmuş bunlar. 165 koltuğumuz var. O koltukları dolduracak kadar davetli olacak herhalde. Cumhurbaşkanı ile beraber bir protokol gelecek ama kaç kişi olacaklarını bilmiyorum. Geri kalan içinde örgüt başkanlarının çağrılacağını biliyorum. Bir de bizim yönetimimiz katılacak.”

    “KONUŞMA TALEBİMİ VALİYE SÖYLEDİM”

    Erdoğan’ın ziyaretini duyduğunda İstanbul Valisi’nden randevu talep ettiğini de belirten Özkahraman, Ali Yerlikaya ile olan görüşmesini ise şöyle anlattı:

    “Validen randevu almıştım. Toplantı olacağını sağdan soldan duyduk. Toplantıda ev sahibi olarak konuşma yapmak istediğimi söyledim. Alevi Bektaşi toplumunun sorunlarını toplantı vesilesiyle dile getirmek, taleplerini sunmak istiyorum. Bu olanağın tanınıp, tanınmayacağını sordum. Vali Bey ‘Sanırım, tanınması lazım ama protokolü Ankara yapıyor. O nedenle kesin konuşamıyorum. Tahminimi söylüyorum’ dedi.”

    “BU DURUM BANA BİÇİLMİŞ TARİHİ BİR MİSYON”

    Özkahraman, Erdoğan’ın ziyaretiyle yapılacak törende konuşmak istediğini belirterek, “Konuşma yapmak istiyorum. Alevi Bektaşi toplumu için bir fırsatın doğduğunu düşünüyorum. Birinci ağızdan toplumumuzun ne istediğini dile getirmenin yararlı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    Şahkulu Sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Özkahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Protokolü onlar yaptığı için kimleri çağıracaklarını bilemiyorum. Çağrı yapma yetkisi bizim değil. Çağrıya cevabı da kurum başkanları yanıt verecektir. Kendileriyle bu konuda görüşmüş değilim. Eğer bana konuşma olanağı verilirse arkadaşlarımızın sözcüsü, temsilcisiymişim gibi duygularımı dile getirmek istiyorum. Bunu Hacıbektaş’taki çalıştayda da dile getirdim zaten. Bu durumu bana biçilmiş tarihi bir misyon olarak kabul ediyorum.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • İstanbul Valiliği, gazetecileri darp eden polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi

    İstanbul Valiliği, gazetecileri darp eden polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi

    PİRHA- İstanbul Valiliği, Gezi direnişinin yıldönümünde polis tarafından darp edilen gazetecilerin suç duyurusunun ardından söz konusu polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi.

    Gezi direnişinin 9’uncu yıldönümünde Taksim Dayanışması’nın çağrısı ile 31 Mayıs’ta protesto eylemi düzenlenmiş, eylemde çok sayıda kişi ve haber takibi yapan Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz, Ozan Demiriz, Tele 1 TV muhabiri Engin Açar, kameraman Umutcan Yitük,  Gazete Fersude muhabiri Hayri Tunç, Dokuz8 Haber muhabiri Fatoş Erdoğan ve Karşı Mahalle muhabiri Sezgin Kartal’ın aralarında bulunduğu gazeteciler darp edilmişti.

    Yaşanan polis müdahalesinde Evrensel Gazetesi muhabiri Meltem Akyol, BirGün Gazetesi-muhabiri Gökay Başcan,  Flash Haber TV muhabiri Dilan Polat, Nil Derin Aydoğdu ve Sevda Doğan ise ters kelepçeli şekilde gözaltına alınarak,  saatlerce bu şekilde bekletilmişti.

    İSTANBUL VALİLİĞİ, POLİSLERİN TESPİTİNİ VE SORUŞTURMA AÇILMASINI ENGELLEDİ

    Gazeteciler, yaşadıkları şiddet nedeniyle 3 Haziran’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gazeteciler şikayetlerinde; polisin görevini kötüye kullandığını, işkence, eziyet, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçunun yanı sıra iş ve çalışma hürriyetinden yoksun bırakma ihlali yaşadıklarını dile getirdi.

    Şikayetin ardından savcılık, polislerin tespiti ve haklarında soruşturma izni verilmesi üzerine İstanbul Valiliği’ne yazı yazdı.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), duruma ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, valiliğin polisleri tespit edemediği yönündeki iddiasına vurgu yaptı. Valiliğin soruşturma ve disiplin soruşturmasının açılmasını engellediği de belirtilen açıklamada, soruşturma açılmadan dosyanın kapatıldığı bilgisi verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hıdır Çam: Cemevlerinin işgalci değil ibadethane olduğu yönünde emsal bir karar

    Hıdır Çam: Cemevlerinin işgalci değil ibadethane olduğu yönünde emsal bir karar

    PİRHA-PSAKD Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevi’nin, İstanbul Valiliği’nin “haksız işgal tazminatı” talebine karşı açtığı davada mahkeme cemevi lehine karar vermişti. Cemevi başkanı Hıdır Çam karardan dolayı mutlu olduklarını kaydederken, “Bizim açımızdan iyi bir karar. Cemevlerinin işgalci değil ibadethane olduğu yönünde emsal bir karar olacaktır. Türkiye’de Alevilerin var olduğunun bir kanıtıdır bence. Tüm Alevi toplumuna hayırlı olmasını temenni ederim” dedi.

    İstanbul Valiliği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevi’nin kamu arazisine yapıldığı ve faaliyet gösterdiği iddiasıyla dernekten “haksız işgal tazminatı” adı altında 31 bin 435 lira 78 kuruş istemişti. Derneğin 6. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada mahkeme, cemevinin kamu hizmetini yerine getirdiğini belirterek, dernek/cemevi lehine karar verdi.

    “KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN OLDUĞU BİR DÖNEMDE BU KARARIN ÇIKMASI SEVİNDİRİCİ”

    PSAKD Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevi Başkanı Hıdır Çam konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklama yaptı. Mahkeme kararından dolayı mutlu olduklarını belirten Çam, şunları söyledi:

    “Bizim açımızdan iyi bir karar. Cemevlerinin işgalci değil ibadethane olduğu yönünde emsal bir karar olacaktır. Türkiye’de Alevilerin var olduğunun bir kanıtıdır bence. Çocuklarımız ve Aleviler açısından gelecek için iyi bir karar olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda beraber yol yürüdüğümüz hukukçu arkadaşlarımız var. Hepsine teşekkür ediyoruz. Bu dava üç yıl sürdü. Fakat bu süre zarfında biz davayı gizledik. Baskı olur kaygısıyla hemen hemen hiçbir açıklama da yapmadık. Şimdi dosya Yargıtay’a gidecek. Fakat Yargıtay’ın kararı bozacağını düşünmüyoruz. Tüm Alevi toplumuna hayırlı olmasını temenni ederim. Herkesin emeğine sağlık. Özellikle Karayolları Mahallesi’nde kentsel dönüşümün olduğu bir dönemde bu kararın çıkması bizim için mutluluk verici. Emeklerimiz hak divanına yazılsın.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Mahkeme, ‘cemevi kamusal alandır’ dedi, İstanbul Valiliği kaybetti

  • İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği: Pikniğin yasaklanması kabul edilemez

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği: Pikniğin yasaklanması kabul edilemez

    PİRHA-DEDEF’in İstanbul’da düzenleyeceği pikniğin valilikçe yasaklanmasının kabul edilemeyeceğini belirten İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, yasaklanmak istenilenin Dersim halkının kendisi olduğuna işaret etti.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ‘Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniği’ İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmış, DEDEF konuya ilişkin bir açıklama yayımlayarak piknik alanı önünde basın açıklaması ile yasağı protesto etmişti.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, yasaklama kararına tepki göstererek Dersim Dernekleri Federasyonu ile dayanışmaya çağırdı.

    Açıklamada, metropollere göç eden Dersimlilerin tıpkı Dersim’de yaşayanlar gibi güvenlik gerekçeleri ile şehir merkezlerine hapsedilmek istendiğinin altı çizilerek, yasakçı zihniyete karşı itirazların yükseltilmesi çağrısında bulunuldu.

    “YASAK KABUL EDİLEMEZ, DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin açıklaması şöyle:

    “Dersim Dernekleri Federasyonu’nun bu yıl 32’ncisini düzenleyeceği dostluk pikniğinin İstanbul Valiliği tarafından sudan sebeplerle yasaklanması kabul edilemezdir. Osmanlı’dan günümüze Dersim üzerinde asimilasyon ve yok etme politikası devem etmektedir. 1937-38 Dersin Soykırımı yetmezcesine, binlerce insanımız  ailelerinden parçalanarak dilini, kültürünü bilmediği yerlere sürgün edilmiştir. Çocuk yaşta kızlarımız ailelerinden koparılarak yabancılara evlatlık olarak verilmiştir. Halkımıza bunu reva görenler yok etme politikasını sürdürmekte ısrarcı olmuştur. 1980 yılında Dersim’e atanan Vali Kenan Güven köylerimize camiler yaptırarak, yurtta okuyan çocuklarımızın bir kısmını ailelerden alıp imam hatiplere göndererek asimilasyona devam etmiştir. 1994 yılında yeni bir 38 tekrar topraklarımızda başlatılmış, köylerimiz yakılmış, insanlarımız faili meçhullerle katledilmiş ve yeniden batı ilerine sürgün edilmiştir. Topraklarımız insansızlaştırılmıştır.

    Soykırım ve asimilasyon bununla da kalmamış cemaat örgütlenmeleri, orman yangınları, barajlar ve maden projeleriyle devam edilmiştir. Kalekollar ile adeta Dersim baskı altındadır. Her yıl güvenlik gerekçesi ile ilan edilen güvenlik yasaklarla Dersim halkı şehir merkezlerine hapsedilmek istenmektedir. Bu da yetmiyormuş gibi batıda yaşayan halkımızı da şehir merkezlerine hapsedilmek istenmektedir. İstanbul pikniğinin yasaklanması bunun açıkça görünen yüzüdür. Dersim Dernekleri Federasyonu’na yönelik piknik yasağının bizler tarafından kabul edilir bir yani yoktur.  Buradan bütün Dersim halkımıza, demokratik kamuoyuna ve Dersim dostlarına çağrınızdır; bu yasakçı zihniyete itiraz etmeye ve federasyonumuzun yanında durmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • DEDEF’in pikniği ‘kamu güvenliğini bozabileceği’ gerekçesiyle yasakladı

    DEDEF’in pikniği ‘kamu güvenliğini bozabileceği’ gerekçesiyle yasakladı

    PİRHA- İstanbul Valiliği, DEDEF tarafından yarın gerçekleştirilmesi planlanan ‘Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniği’ etkinliğini ‘kamu güvenliğini bozabileceği’ gerekçesiyle yasakladı. DEDEF, pikniğin ileri bir tarihe ertelendiğini duyurdu.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) tarafından yarın gerçekleştirilmesi planlanan ‘Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniği’ İstanbul Valiliği tarafından yasaklandı.

    İstanbul Valiliği, ‘Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniği’ etkinliğini ‘kamu güvenliğini bozabileceği’ gerekçesiyle yasakladığını tebliğ etti.

    “TÜM EYLEM VE ETKİNLİKLER KAMU GÜVENLİĞİNİ BOZABİLECEĞİ İÇİN YASAKLANMIŞTIR”

    Yasaklama gerekçesi henüz tam öğrenilemezken valiliğin DEDEF yöneticilerine yapmış olduğu tebliğde; “DEDEF tarafından organize edilen Aydos Ormanı içerisinde yapılması planlanan piknik etkinliği başta olmak üzere, ilçe sınırları içerisinde yapılacak olan tüm eylem ve etkinlikler kamu güvenliği ve huzuru bozabileceği için 2 gün süre ile yasaklanmıştır” denildi.

    PİKNİK İLERİ BİR TARİHE ERTELENDİ

    DEDEF yasaklamaya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Duyarlı kamuoyuna ve halkımıza; ‘Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniği’ İstanbul Valiliği tarafından keyfi bir tutumla yasaklanmıştır. Bundan dolayı pikniğimiz ileri bir tarihe ertelenmiştir. Konu ile ilgili geniş bir açıklama yapılacaktır. Kamuoyunun bilgisine.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • MKM’nin “Berbang” konserine kaymakamlık engeli-VİDEO

    MKM’nin “Berbang” konserine kaymakamlık engeli-VİDEO

    PİRHA- MKM’nin “Berbang” konseri, İstanbul Valiliği tarafından izin verilirken, Kadıköy Kaymakamlığı “kamu güvenliği” gerekçe göstererek yasakladı.

    Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) bugün Bostancı Kültür Merkezi’nde “Berbang (Tan Vakti)” şiarıyla gerçekleştireceği 30’uncu yıl konser etkinliği Kadıköy Kaymakamlığı tarafından yasaklandı.

    İstanbul Valiliği’nin izin verdiği konserin yasaklanmasına, “Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesi ihtimali, başkalarının hak ve özgürlüklerini tehlikeye sokacağı” gerekçesi gösterilirken, MKM, yasak kararına tepki göstererek, “Toplumun sağlığını, güvenliğini, bugünü ve geleceğini tehdit eden asıl tehdit, bu buluşmayı tehdit sayanların zihniyetindedir” dedi.

    MKM tarafından yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

    “Uzun bir süredir, maddi ve manevi tüm gücümüzle, MKM’nin 30. yılını büyük bir coşkuyla kutlayıp, halkımızla buluşmanın heyecanı içerisindeydik. Kadıköy Kaymakamlığı, günler öncesinden Valiliğin verdiği izni dahi hiçe sayarak, ‘milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesi ihtimali, başkalarının hak ve özgürlüklerini tehlikeye sokacağı gerekçesiyle’ 30. yıl buluşmamızı yasaklamıştır. Bizler dilimizle, kültürümüzle bu toplumun birliğini oluşturan en önemli unsurlarız. Toplumun sağlığını, güvenliğini, bugünü ve geleceğini tehdit eden asıl tehdit, bu buluşmayı tehdit sayanların zihniyetindedir.”

    MİKAİL ASLAN’DAN  TEPKİ

    Etkinliğe katılmak için havalimanında beklerken yasağın geldiğini öğrenen sanatçı Mikail Aslan, karara tepkisini sessiz bir video paylaşarak gösterdi.

    Aslan, videonun altına “Havalimanında bir an; korona gelir geçer memleketimizde bu yasaklar bitmez ! Bugün İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde MKM’nin otuzuncu kuruluş yılını kutlamak için yollara düştük. Bir saat önce konsere kaymakamlık tarafından yasak kondu. Ne söylesek” paylaşımında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine üç Alevi kurum yöneticisi katıldı-VİDEO

    İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine üç Alevi kurum yöneticisi katıldı-VİDEO

    PİRHA- Muharrem ayı dolayısıyla İstanbul Valiliği tarafından Arkeoloji Müzesi bahçesinde verilen oruç açma yemeğine, Alevi kesimden Cem Vakfı Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Karacahmet Sultan Dergahı ve Cemevi Başkanı Muharrem Ercan, Şahkulu Sultan Dergahı ve Cemevi Başkanı Mehmet Çamur ile Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun’un katıldığı görüldü. İstanbul’da bulunan diğer Alevi kurum yöneticileri ise valiliğin davetini reddetmişti. 

    Muharrem ayı dolayısıyla İstanbul Valiliği tarafından İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesinde oruç açma yemeği verildi.

    Yemeğe, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, iş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı.

    İstanbul’da çok sayıda Alevi kurumu Valiliğin daveti geri çevirirken, sadece Cem Vakfı Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Karacahmet Sultan Dergahı ve Cemevi Başkanı Muharrem Ercan, Şahkulu Sultan Dergahı ve Cemevi Başkanı Mehmet Çamur, Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun’un yemeğe katıldığı görüldü.

    Mersiye okunması ve sofra duasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ve Vali Yerlikaya, katılımcılara hitaben birer konuşma yaptılar.

    Vali Yerlikaya, “Yarın 10 Muharrem Aşure Günü. Gönüllerimiz mahsun, gönüllerimiz hüzün dolu. Soframızda da bu hüznün yası var. Yüreklerimizi dağlayan, Kerbelâ acısının yaşandığı o gün, Peygamber Efendimizin; ‘Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım’  buyurduğu sevgili torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt-i Mustafa’dan 72 yâren önce susuzluğa mahkûm edildiler, sonra da şehit edildiler” dedi.

    ALEVİ İNANCINDA 10 MUHARREMDE AŞURE YOK

    Vali Yerlikaya’nın sözlerinin aksine, Alevi inancına göre aşure günü, yas orucunun 12. gününden sonradır. Bu yıl 22 Ağustos’ta orucun sona ermesiyle birlikte aşure paylaştırılacak.

    Aleviler, 10 Muharrem’de yani Hüseyin’in katledildiği gün aşure pişirilmesini ise kesin bir şekilde reddediyor.
    Bir çok Alevi yurttaş, 10 Muharremde aşure dağıtılmasına sosyal medya hesaplarından tepki verdiler.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İlgili haberlerin linki…

    Aleviler, İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine davetini reddetti

     

     

  • Aleviler, İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine davetini reddetti

    Aleviler, İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine davetini reddetti

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Valiliklere gönderilen genelge kapsamında düzenlenen Muharrem Orucu açma yemeğine davet edilen Aleviler, bu teklifi reddetti. 

    Muharrem ayı dolayısıyla Aleviler 12 İmam Orucunu tutmayı sürdürüyor. Kimi yörelerde 21 Ağustos’ta kimi yörelerde de 22 Ağustos’ta Aşure pişirilerek paylaştırılacak.

    Aleviler evlerinde ve cemevlerinde oruçlarını açarken, AKP hükümeti de boş durmuyor. Hala mahkeme kararlarına rağmen resmi ibadethane statüsü vermeyen, okullarda zorunlu din dersini kaldırmayan hükümet, aylardır Türkiye genelindeki cemevlerine İçişleri Bakanı danışmanını gönderiyor.
    “Bir ihtiyacınız var mı” sorusunu yönelten danışmana Aleviler ise mahkeme kararlarını ve taleplerini hatırlatarak danışmanı geri çeviriyor.

    Muharrem Orucu’nun devam ettiği bugünlerde ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Valiliklere gönderilen bir tebliğ ile tüm Vali ve Kaymakamların Muharrem oruç açımlarına katılması istendi.

    Genelgeye göre, vakıf veya derneklerin kurduğu Muharrem ayındaki sofralara mümkün olduğunca katılım sağlanması, en az bir gün Vali veya Kaymakamların ev sahipliğinde Muharrem orucunun açılması ve aşure etkinliklerine de katılım sağlanması öngörüldü.

    İçişleri Bakanlığı’nın bu genelgesi kapsamında İstanbul Valiliği, kentte bulunan Alevi kurumlarına davet göndererek yöneticileri Eminönü’nde düzenlediği yemeğe davet etti.

    “VALİLİĞİN ORUÇ AÇMA YEMEĞİNİ REDDETTİK”

    Alevi kurum başkanları ise kesin bir dille bu daveti reddetti.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, “İstanbul Valiliği tarafından davet geldi. Eminönü’nde bir oruç açma yemeği. Biz katılmayı doğru bulmadık. Geleceklerse cemevlerine gelsinler, bizim lokmalarımıza katılsınlar. Bizim oruç açma geleneğimiz yok. Doğru bulmuyoruz” dedi.

    Bu arada aldığımız bilgilere göre Diyarbakır Cemevi yöneticileri de Diyarbakır Valiliği’nin oruç açma yemeğini reddetti.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • İstanbul Valiliği’nden İBB’nin ikinci yolsuzluk dosyası soruşturmasına engel

    İstanbul Valiliği’nden İBB’nin ikinci yolsuzluk dosyası soruşturmasına engel

    İBB Teftiş Kurulu, 2016’da yapılan bir ihalede belediyenin 2.5 milyon lira zarara uğratıldığını belirleyince belediyenin eski 4 yöneticisi için soruşturma açılmasını istedi ancak valilik izin vermedi.

    2018’de İBB’nin kendi şirketi Medya A.Ş’ye ihale ettiği tanıtım işleri için ödenen 15 milyon 458 bin TL’lik harcamayı yargıya taşıyan Ekrem İmamoğlu, AKP dönemine ilişkin bir dosyayı daha açtı.

    Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre İBB Teftiş Kurulu, İBB Başkanlığı Yeşil Alan ve Tesisler Yapım Müdürlüğü’nce 21 Eylül 2016’da gerçekleştirilen ‘İstanbul Genelinde Yeni Yeşil Alanların Yapım İşi’ ihalesini inceleyerek rapor hazırladı. Bu ihale kapsamında yapılan eksik işlerle ilgili 2 milyon 494 bin 11 TL kamu zararı tespit edildi.

    Kamu zararına neden oldukları tespit edilen eski İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürü, eski Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı ve o dönem ihale yetkilisi olan İBB eski Genel Sekreter Yardımcısı hakkında düzenlenen rapor, soruşturma izni için İstanbul Valiliği’ne gönderildi. Ancak valiliğin soruşturma izni vermediği öğrenildi.

    İBB’nin uğradığı 2.4 milyonluk kamu zararının 4 eski İBB yöneticisinden tahsili için düzenlenen rapor da İBB Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’na gönderildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Valiliği’nden Grup Yorum konserine ilişkin açıklama

    İstanbul Valiliği’nden Grup Yorum konserine ilişkin açıklama

    İstanbul Valiliği, Grup Yorum’un 9 Ağustos’ta Yenikapı Miting Alanı’nda yapılacağını duyurduğu konser başvurusuna izin verilmediğini açıkladı.

    Grup Yorum’a ait sosyal medya hesaplarından dün 9 Ağustos günü Yenikapı Miting Alanı’nda konser gerçekleştireceği yönünde yapılan duyuruya ilişkin İstanbul Valiliği yazılı açıklama yaptı.

    Valilik, duyurusu yapılan konsere izin verilmediğini açıkladı. Valilik açıklamasında “Bazı sosyal medya hesapları ve basında yer alan ‘Yenikapı Miting Alanı’nda 9 Ağustos 2020 Pazar günü yapılacağı bildirilen konser başvurusunun Valilikçe kabul edildiği’ iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Valiliğimizce izin verilmemiştir” ifadeleri kullanıldı.

    HALKIN HUKUK BÜROSU: KONSERE DAİR YASAKLAMA SÖZ KONUSU DEĞİL

    Halkın Hukuk Bürosu da Grup Yorum Konseri için Valiliğe yapmış olduğumuz başvuru, kabule bağlı bir başvuru olmayıp bildirimden ibarettir. Hukuki anlamda bir “kabul” olmadığı gibi “red” işlemi de söz konusu değildir. Bu bağlamda; Valiliğin “başvurunun kabul edilmediği” yönündeki açıklaması doğru bir hukuki bilgilendirme içermemektedir.
    Valiliğe yapmış olduğumuz başvuru dün itibariyle tamamlanmış; konser tarihi 9 Ağustos olarak belirlenmiştir. Konsere dair bir yasaklama kararı söz konusu olmayıp, 9 Ağustos için konser hazırlıklarının başladığını basına kamuoyuna duyururuz.

    Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, konser yasaklarının sonlandırılması, tutuklu üyelerinin serbest bırakılması ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskılara son verilmesi talepleriyle ölüm orucundaydı. Bölek eyleminin 288’inci günü olan 3 Nisan’da, yaşamını yitirmişti.

    Temel taleplerden olan konser yasağının kaldırılacağına dair verilen söz üzerine Gökçek ise ölüm orucuna eyleminin 323’üncü gününde, 5 Mayıs’ta ara vermiş, ardından hastaneye kaldırılmıştı. Ancak Gökçek, 7 Mayıs’ta tedavi gördüğü hastaneye yaşamını yitirmişti.

     

  • İstanbul’da eylem ve etkinlikler 10 gün yasaklandı

    İstanbul’da eylem ve etkinlikler 10 gün yasaklandı

    PİRHA – İstanbul Valiliği, Suriye’de yaşananları gerekçe göstererek ‘Savaşa hayır’ temalı eylem ve etkinliklerin 10 gün yasaklandığını duyurdu. 

    İstanbul Valiliği, Suriye’de yaşanan sürece ilişkin yapılacak ‘Savaşa hayır’ eylem ve etkinliklerine 10 gün süreyle yasak getirdi.

    Açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Suriye’de şehitlerimiz ve gazilerimizin olduğu böylesi hassas bir dönemde, toplumda infial uyandıracak; milli, vicdani ve insani değerlere dokunacak, toplumsal iç barışı tehdit edebilecek şekilde “Savaşa Hayır” vb. konular adı altında; miting, yürüyüş, basın açıklaması, imza kampanyası, stant/ çadır açma, bildiri, afiş dağıtma vb. eylem ve etkinlikleri gerçekleştirecek grup/şahıslar ile vatandaşlarımız arasında sözlü ve fiziksel provokasyon amaçlı olayların olabileceği dikkate alındığında kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği değerlendirilmektedir.

    Bu bağlamda, ilimiz sınırları dahilinde huzur ve güvenliğin, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, müessif  ve provokatif olayların yaşanmaması için, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Suriye’de yürütmekte olduğu askeri operasyonları eleştirmeye veya bu operasyonların sonlandırılması amacıyla kamuoyu oluşturmaya yönelik toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, stant açma, imza toplama, bildiri, broşür dağıtma vb. etkinlikler 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A ve 11/C maddeleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. Maddeleri hükümleri doğrultusunda Valilik Makamının 01.03.2020 tarihli olurları ile 01.03.2020 Pazar günü saat 00.01’den, 10.03.2020 Salı günü saat 23.59’a kadar 10 gün süreyle yasaklanmıştır.”

    (HABER MERKEZİ)