Etiket: istanbul valisi

  • Özel, Saraçhane’de onbinlere seslendi: Bundan sonra sokaklardayız, meydanlardayız!-VİDEO

    Özel, Saraçhane’de onbinlere seslendi: Bundan sonra sokaklardayız, meydanlardayız!-VİDEO

    PİRHA- Saraçhane Meydanı’nda onbinlere hitap eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kitleye biber gazı sıkılmasına tepki gösterdi. Özel, Vali Davut Gül’e seslenerek, “Burada İmamoğlu’nun yol arkadaşları var, sen kim oluyorsun Türkiye’nin umuduna gaz sıkıyorsun” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da dahil olduğu 106 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin protestolar sürüyor. İstanbul’da bugün  onbinlerce yurttaşın toplandığı Saraçhane’ye çağrı yapıldı. Çağrı saatinden önce bugün gün boyu kampüslerinde eylem düzenleyen üniversite öğrencileri Saraçhane’de buluştu. Saraçhane’den Taksim’e yürüyen kitleye karşı polis biber gazı sıktı. Belediye binası önünde kurulan platform önünde yurttaşlar “Hükümet istifa” sloganları attı.

    Alanda çoğunluğu üniversiteli gençlerden oluşan kalabalık, “Yürü, yürü, Taksim’e yürü”, “Hükümet istifa”, “Diktatör Erdoğan” sloganları attı. Polis ise Taksim’e yürümek isteyen kalabalığın önüne barikat kurdu. Kitlenin emniyet amirleriyle müzakereleri sonrası Bozdoğan Kemeri’ne kadar yürüme kararı aldı. Polis uzun süre geçmek isteyen itfaiye aracına izin vermedi. Polis Bozdoğan Kemeri’ne doğru yürümek için barikata yüklenen kitleye biber gazı sıktı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak’ta mitingde konuşma yapanlar arasındaydı. Halka seslenen Koçak, “Bize diyorlar kent uzlaşısı suçmuş. Kent uzlaşısı demek kadın demek gençlik demek, halk demek.  Demokrasi yoksa emeğin hakkı da yok. Yapılan saldırı Ekrem İmamoğlu’na değil bu, hepimize yönelik bir saldırı. Halkın iradesini, halkın oyula seçilen belediyeyi kimseye vermeyeceğiz” diye belirtti.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, iktidara seslenerek, “Türkiye şiddet mağduru ülkesi. Geleceği karartılan gençlerin ülkesi. İstiyorlar ki sesimiz çıkarmayalım.  Bugün 16 milyonun iradesini yok sayarak demokrasiyi yok sayıyorlar. Ekrem Başkana sahip çıkacağız, Türkiye’ye sahip çıkacağız. Bu ülkenin tüm güzelliklerini üreten kadınlardan halktan daha büyük bir güç yok. Tarihin çöp sepetine gidecekler. Kurtuluş yok yok ye hep beraber ya hiçbirimiz birimiz” diye konuştu.

    CHP’nin çağrısı üzerine Saraçhane’da bir araya gelen binlerce kişi, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarını attı. Burada konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Biz burada, dimdik ayaktayız! Milyonların oyuna, iradesine sahip çıkmak için buradayız. Bu ülkeyi hep beraber bu karanlıktan çıkaracağız. Hiç merak etmeyin Ekrem Başkan da en kısa zamanda aramıza katılacak ve Türkiye’yi hak ettiği yere taşıyacağız” dedi.

    ÖZEL: SEN KİM OLUYORSUN TÜRKİYE’NİN UMUDUNA GAZ SIKIYORSUN

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘in mikrofonu aldığı sırada arka taraflarda polis biber gazı kullandı. Halkın bunu dile getirmesi üzerine Özel, “Bu meydanı provoke etmeyin. Buradan İstanbul Valisi’ne sesleniyorum, bir daha biber gazı olursa olacaklardan İstanbul Emniyeti sorumludurBurada İmamoğlu’nun yol arkadaşları var. Sen kim oluyorsun Türkiye’nin umuduna gaz sıkıyorsun! ” dedi.

    Valilikle yapılan görüşme sonrası biber gazı krizi aşıldı. Özgür Özel, İl Başkanı Özgür Çelik’in İstanbul Valisi’ne ulaştığını, Vali’nin de bir daha gaz sıkılmaması yönünde talimat verdiğini söylediğini aktardı.

    “SOKAĞA MI ÇAĞIRIYORSUN DİYORLAR. EVET!”

    Özel, “Böyle devam ederse burada barış içinde demokratik bir zeminde tepkimize devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte kimse CHP’den salonlarda binalarda siyaset beklemesin. Bundan sonra sokaklardayız, meydanlardayız” dedi.

    “Yakmadan, yıkmadan, kırmadan dökmeden protestolarımızı sürdüreceğiz” diye konuşan Özel, “Bana diyorlar ki sokak çağrısı mı yapıyorsun? Evet, evet, evet! Sen bizim seçtiğimizi nezarethanelerde tutarken biz evde oturmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Özel, “Tayyip Bey, diyorsun ki meydana mı çağırıyorsun. Tayyip Erdoğan, bu meydanı, bu sokakları ben doldurmadım. Sen doldurdun, sen!” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul Valisi, yenidoğanların soruşturulmasına engel olmuştu, TTB itiraz etti!

    İstanbul Valisi, yenidoğanların soruşturulmasına engel olmuştu, TTB itiraz etti!

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği (TTB), yenidoğanların ölümüyle sonuçlanan skandalda kamu görevlilerinin soruşturulmasına izin vermeyen İstanbul Valiliği kararına itiraz etti.

    TTB, İstanbul’da yenidoğanların ölümüyle sonuçlanan skandala ilişkin iddianamenin iletişim tespiti ve cumhuriyet savcısı değerlendirmelerinde görev ihmali bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.

    Söz konusu itirazda, yenidoğanların altyapısı ve uzman hekimi yetersiz hastanelere sevklerinin sağlandığı, tedavilerinin uygun olmayan şekilde hemşireler tarafından yapıldığı vurgulanmıştı. TTB’nin suç duyurusunda, erken doğan bebeklerin solunum sıkıntılarının giderilmesi için gerekli ilacın yeterli dozda kullanılmadığı veya hiç kullanılmayarak yasadışı yollardan satıldığına ilişkin iddianamede yer alan beyanlara da dikkat çekip, yenidoğanların hayatlarının tehlike altında olduğunu gösteren makul şüphenin varlığını belirtmişti.

    TTB’nin suç duyurusunda, görevini ihlal edenler hakkında soruşturma yapılarak kamu davası açılması da talep edilmişti.

    VALİLİK KARARINA İTİRAZ ETTİ!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma izni talebi üzerine İstanbul Valiliği tarafından inceleme yapıldı. Valilik, yaşamını yitiren yenidoğanlardan haberdar olunması üzerine il sağlık müdürlüğü ile iletişime geçilerek olağandışı denetimler yapılmasının sağlandığını, bu nedenle kusur oluşturan herhangi bir eylemin olmadığını iddia ederek soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

    TTB, 3 Şubat 2025’te söz konusu valilik kararına itiraz etti. İtiraz dilekçesinde yenidoğanların hayatlarının tehlikede olduğunun anlaşılabildiği, şüphelilerin bu tehlikeyi bilerek ve sonuçlarını öngörerek davrandıkları vurgulandı; iddianamede yer alan telefon konuşmalarından örnekler verildi. TTB, İstanbul Valiliği’nin soruşturma izni vermeyen kararının kaldırılması ve görevlerini ihmal eden sorumlular hakkında kamu davası açılmasını talep etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Makam odasına banyo yaptırmıştı; şimdi de tadilat için milyonluk ihaleye çıkıldı

    Makam odasına banyo yaptırmıştı; şimdi de tadilat için milyonluk ihaleye çıkıldı

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ‘çok tartışılan’ makam odasının da yer aldığı İstanbul Valiliği ana makam katında tadilat yapmak için 3 milyon 381 bin TL’lik ihaleye çıkıldı.

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “şatafatlı” makam odasının da bulunduğu İstanbul Valiliği ana makam katında, Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesinden 9 gün sonra milyonlarca liralık ‘tadilat’ ihalesi yapıldığı ortaya çıktı.

    Kamu İhale Kurumu’ndan edinilen bilgiye göre, İstanbul Valiliği’ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, 20 Mart tarihinde “Valilik ana makam katı bakım onarım ve tefrişat uygulama işi” adı altında bir ihale düzenledi. İhaleyi, 3 milyon 381 bin TL teklif veren Alba İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin kazandığı açıklandı. Milyonlarca liralık ihale, Kamu İhale Kanunu’nun tartışmalı “Belli istekliler arasında” usulü ile yapıldı.

    MAKAM ODASINA BANYO YAPTIRMIŞTI

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğu 2004 yılında da yine çok tartışılan bir tadilata imza atmıştı. Yerlikaya, Personel Genel Müdürü olduktan kısa bir süre sonra, yedi katlı genel müdürlük binasının üçüncü katındaki makam odasını yeniletme çalışmalarına başlamıştı.

    Yerlikaya’nın isteğiyle yenilen makam katında 30 kişilik özel bir toplantı salonu, danışmanları için düzenlenmiş bir oda, ziyaretçilerin kabul edildiği bir odanın yanı sıra dinlenme ve özel çalışma odası yapılmıştı. Çalışma odasının bir bölümünü ise banyo olarak düzenlettiren Yerlikaya, duşa kabin yaptırmayı da unutmamıştı. Yerlikaya, makam katının yenilenmesine, daha önceki “çalışma çalışma ortamının sağlıksız olmasını” gerekçe göstermişti.

  • Cumartesi Anneleri’nden İçişleri Bakanı Soylu hakkında suç duyurusu

    Cumartesi Anneleri’nden İçişleri Bakanı Soylu hakkında suç duyurusu

    PİRHA- Cumartesi Anneleri, eylemlerini yasaklayıp kendilerine hakaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Beyoğlu Kaymakamı Savaş Ünlü ve kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Soylu’nun hakaretlerine tepki gösteren gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, “Biz davamızında kayıplarımızında yanındayız. Ben anayım ana. Oğluma ne oldu öğrenmek istiyorum” dedi. 

    Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Galatasaray’daki oturma eylemlerinin 700’üncü haftasından itibaren başlayan yasak ve polis şiddetine karşı Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’nda suç duyurusunda bulundu.

    İstanbul Adliyesi önünde, “Kayıplarımızı aramaktan vazgeçemeyeceğiz” pankartı açan kayıp yakınları “Hakaretlerini Soylu’ya iade ediyoruz”, “Hukuk dışı yasaklara hayır” dövizleri açtı. Açıklamaya HDP Milletvekilleri Ahmet Şık, Ali Kenanoğlu, Saruhan Oluç katıldı.

    ÜÇ AYRI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

    İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şube Başkanı Av. Gülseren Yoleri, 700. hafta eylemindeki polis saldırısı ve gözaltı sırasında uygulanan şiddeti aktararak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kayıp yakınlarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Yoleri, yasak ve gözaltında yaşanan kötü muamelenin anayasaya ve uluslararası yasalara aykırı olduğunu ancak üç haftadır yasağın devlet tarafından sürdürüldüğünü söyledi. Yoleri, “Üç ayrı suç duyurusu gerçekleştirdik. İlk olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hakaret ve tahrik içerikli açıklamaları için suç duyurusunda bulunduk. Galatasaray Meydanında hiçbir suç işlenmiyor. ‘Kişinin hatırasına hakaret edilmiştir’ ve 700. hafta eylemine yönelik yasak kararı ve polis şiddeti nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusu yaptık” diye konuştu.

    “YASAKLARA RAĞMEN MÜCADELEYE DEVAM”

    İHD İstanbul Şubesi gözaltında kayıplara karşı komisyon adına konuşan Sebla Arcan, “Kayıp yakınları 23 yıldır bu mücadeleyi sürdürüyor. 699 hafta boyunca hiçbir sorun yaşanmamış bir eylemden bahsediyoruz. Türkiye’nin en uzun eylemi. Yaptığımız eylemde hiçbir suç unsuru yoktur” dedi. 2011 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan ile yaptıkları görüşmeyi hatırlatan Arcan, “ne değişti” diye sorarak, muhataplarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Arcan, “Biz devletin inkar edemeyeceği şekilde gerçekleri ortaya koyuyoruz. Bizim anlattıklarımız gerçek ve hakikat bundan korkuyorlardı” diye konuştu. Arcan, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da yasaklara rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

    “OĞLUMA NE OLDU ÖĞRENMEK İSTİYORUM”

    Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da, Soylu’nun hakaretlerine tepki göstererek şunları söyledi: “Bizim haklı davamız var ve kimse bunu engelleyemez. Biz davamızında kayıplarımızında yanındayız. Ben anayım ana. Oğluma ne oldu öğrenmek istiyorum.”

    “ADALET, ADALET ADALET…”

    Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak da oğlunun hiçbir suçu olmadan katledildiğini ifade ederek, “Çocuğumun hiçbir suçu yoktu. Alıyorlar, öldürüyorlar, ormana atıyorlar. Hadi söylesinler neden böyle yaptılar? Bize neden kötü sözler söylüyorlar. Adalet istiyorum adalet adalet. Benim yerim Galatasaraydır.”

    “ANALARIN GÖZYAŞLARI DİNENE KADAR”

    Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır yıllardır abisini aradıklarını anlatarak kendilerinin “terörist” ilan edilmesine tepki gösterdi. Kırbayır, “Buradaki anaların gözyaşları dinene, abimin ve bütün kayıpların kemikleri bulunana kadar” mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır da haksızlıklara karşı tavır aldıklarını söyleyerek yakınlarınının devlet görevlileri tarafından gözaltında katledilip bedenlerinin kaybedildiğini belirtti. Kırbayır, “Bu suçsa bu suçu ölene kadar işlemeye devam edeceğiz” dedi.

    “KAYIPLARIMIZI ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kız kardeşi İkbal Eren, Galatasaray Meydanı’nda vicdanlara seslenip adalet aradıklarını belirtti. Eren, 700. haftada gelen yasak kararı ile hakikatin üstünü örtmeyeceklerini ve bu mücadelenin engellenemeyeceğini vurguladı. Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise 699 hafta kimseye hakaret etmediklerini ifade etti. Kendilerine yapılan hakareti sahiplerine iade ettiklerini söyleyen Tosun, “Biz haklıyız, bu hak gücümüzle meydanlarda olmaya, kayıplarımızı aramaya devam edeceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Cumartesi Anneleri ve İHD suç duyurusunda bulunacak

    Cumartesi Anneleri ve İHD suç duyurusunda bulunacak

    PİRHA- Her hafta kayıplarının akıbetini arayan Cumartesi Anneleri’nin eylemi 25 Ağustos’tan bu yana polis ablukası altında. Cumartesi Anneleri ifade özgürlüğünü engellediği gerekçesi ile yarın güvenlik güçleri ile İstanbul Valisi ve Beyoğlu Kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunacak.

    Cumartesi Anneleri’nin her hafta Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği barışçıl protestosu 25 Ağustos’tan bu yana yasaklı. 700. haftada Cumartesi Anneleri ile İHD üye ve yöneticilerinin gözaltına alınmıştı. Ardından gaz bombaları, plastik mermilerle saatlerce oturuma katılanlara yönelik müdahale gerçekleşmişti.

    Daha sonra ise Cumartesi Anneleri ile İHD öncülüğünde yapılmak istenen etkinlikler yasaklanmıştı.

    25 Ağustos’tan bu yana İstiklal Caddesi’nde yapılmak istenen tüm eylem ve açıklamalar engellendi.

    İfade özgürlüğünü engelleyen güvenlik güçleri ile İstanbul Valisi Vasip Şahin, Beyoğlu Kaymakamı Savaş Ünlü ve Cumartesi Annelerine dönük hakaret, tehdit içeren açıklamaları nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında yarın Cumartesi Anneleri/İnsanları ve İnsan Hakları Derneği olarak suç duyurusunda bulunacaklar. (HABER MERKEZİ)