Etiket: işten çıkarma

  • İzmir’de Tommy Hilfiger’a üretim yapan Elsa Tekstil yüzlerce işçiyi işten çıkardı

    İzmir’de Tommy Hilfiger’a üretim yapan Elsa Tekstil yüzlerce işçiyi işten çıkardı

    PİRHA- İzmir’de dünyaca ünlü giyim markası Tommy Hilfiger için üretim yapan Yeşim Tekstil’in fason firması Elsa Tekstil’de ‘yeni iş alamadık’ bahanesiyle işten çıkarılan ve haklarını aramak için atölye önünde eyleme geçen işçiler, , süreci yargıya ve eylemlere taşıyacaklarını belirttiler.

    Yıllık kazancı 510 milyon dolar olan ve dünyaca ünlü giyim markası Tommy Hilfiger için İzmir Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Yeşim Tekstil’in fason firması ELSA Tekstil, geçtiğimiz günlerde yeni iş alamadıkları gerekçesiyle bünyesinde çalıştırdığı onlarca işçinin işine son verdi. Yıllık izinleri, maaşları, kıdem ve ihbar tazminatlarının içeride kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan Elsa işçileri, haklarını almak için kapı önünde direnişe geçti. İşçiler, bugün de notere giderek Yeşim Tekstil ve Elsa Tekstil işverenlerine ihtar gönderdi.

    Henüz alamadıkları maaşlarını, yıllık izinlerini, kıdem ve ihbar tazminatlarını ne zaman alacaklarını soran işçilere ise İ’henüz hesaplama yapmadıklarını, hesaplama yaptıktan sonra duruma bakacaklarını’ ifade etti.

    İşçiler yaptıkları açıklamada yıllardır düşük ücretlerle, yoğun mobbinge maruz kalarak patronları zengin ettiklerini, patronların ise hiçbir haklarını vermeden onları kapı dışarı ettiklerini ancak buna sessiz kalmayacaklarını belirttiler.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • Hak gaspına karşı 6 aydır direnen TPI işçileri Ankara’ya gidiyor

    Hak gaspına karşı 6 aydır direnen TPI işçileri Ankara’ya gidiyor

    PİRHA- İzmir’de TPI Kompozit fabrikasında çalışan ve 13 Mayıs’ta düşük ücret ile ağır çalışma koşullarına karşı greve çıkan Petrol-İş üyesi yaklaşık 2.300 işçi, 11 Kasım’da hak gasplarına karşı Ankara’da eyleme gidiyor. İşçilerden Sevgi Sağlamtürk, “Sahadaki işçilerin de gücünü alarak Ankara’da olacağız ve haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz” dedi.

    İzmir’de faaliyet gösteren ve rüzgar türbini kanatları üreten ABD merkezli TPI Composites’te çalışan 2.300 Petrol-İş üyesi işçi, 13 Mayıs’ta başlattıkları grevin ardından bu kez Ankara’ya gidiyor. İşçiler, şirketin ‘iflas ve şirket devri’ hamleleriyle kazanılmış haklarını gasbetmeye çalıştığını belirterek 11 Kasım’da ABD Büyükelçiliği önünde protesto düzenleyecek.

    Petrol-İş üyesi TPI işçileri yaptıkları açıklamada, yıllardır ağır koşullarda kimyasal maddeler içinde, ciddi sağlık riskleriyle üretim yaptıklarını hatırlatarak, asgari ücret seviyesinin biraz üzerinde bir yaşamın kendilerine dayatıldığını söyledi.

    İşçilerin 11 Kasım’da ABD Büyükelçiliği önünde yapacağı eyleme ilişkin yapılan açıklamada, “Yıllardır emeğimizi sömüren, taleplerimizi yok sayan, grevimizi karalamaya çalışan Amerikan sermayesi TPI, şimdi de iflas ve şirket devri gibi ayak oyunlarıyla kazanılmış haklarımıza göz dikmiş durumda. Bu açık bir emek hırsızlığı, açık bir vurgunculuk girişimidir. Binlerce işçinin hakkını gasp edip kaçmalarını seyretmeyeceğiz! Bugüne kadar bu yasa-kural tanımaz saldırıya ne devlet kurumları ne de sendika genel merkezi açık bir tutum aldı. Ama biz susmuyoruz, boyun eğmiyoruz. Haklarımızdan, geleceğimizden vazgeçmiyoruz. Mücadelemizi sürdürmek, bu ülkenin işçilerinin emeklerinin çalınmasına “dur” demek için adım atıyoruz! TPI sermayesinin elini kolunu sallayarak bu ülkeye gelip, bizden çaldıklarıyla çıkıp gitmesine izin vermeyeceğiz!” denildi.

    “HAKLARIMIZI GASP ETTİRMEYECEĞİZ”

    Ajansımıza konuşan TPI işçilerinden Sevgi Sağlamtürk, ülkenin birçok yerinde emekçilerin TPI işçilerinin durumuna benzer hak gasplarına maruz kaldığını söyleyerek, “Hepimiz adil, eşit ve güvenli şartlarda çalışmak istiyoruz. Biz ise altı aydır ne geriye dönük haklarımızı alabildik ne de on yıllık, on beş yıllık çalışan arkadaşlarımız tazminat, ihbar gibi haklarını alabildi. Şu anda işten çıkışlarımız gerçekleşti. Hukuksuzca işten çıkarıldık. 6 aydan beri grevdeyiz. Grev sürecinde de mağdur edildik. TPI işçilerinin durumu basına yansıdı ama bu durumu yaşayan sayısızca işçi var. Birçok işçi bununla yüz yüze kalıyor. Ülkenin her yerinde işçilerin durumu aynı. Patronlar işçileri, ‘fazla ücret istemeyin TPI işçisi gibi olursunuz’ diyerek tehdit ediyor. Hepimiz adil, eşit ve güvenli şartlarda çalışmak istiyoruz. Sahadaki işçilerin de gücünü alarak Ankara’da olacağız ve haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz” diye belirtti.

    BU AKŞAM ANKARA’YA DOĞRU YOLA ÇIKACAKLAR

    Mücadeleden geri atmayacaklarını ve kararlı olduklarının altını çizen TPI işçisi Sevgi Sağlamtürk, bu akşam saat 22.00’de İzmir Bayraklı’dan yola çıkacaklarını ve 11 Kasım’da Ankara’da bulunan ABD Büyükelçiliği önünde taleplerini haykırıcaklarını söyledi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

     

  • Dersim’de 17 işçi işten atıldı: Sendika müzakere çağrısında bulundu-VİDEO

    Dersim’de 17 işçi işten atıldı: Sendika müzakere çağrısında bulundu-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. İş yeri yer önünde açıklama yapan sendika işverini müzakereye çağırarak işten çıkarmalara son verilmesini istedi.

    BİRTEK SEN’e üyesi olan işçilerin fabrika önünde yaptığı açıklamaya Emek Partisi, DEM Parti, Tüm Bel Sen, BES, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale ve işten atılan işçilerin aileleri de katılarak destek oldular.

    “MÜZAKEREYE AÇIĞIZ”

    Açıklamada konuşan BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, yaşananları özetleyerek işçilerin işe iadeleri için müzakere çağrısında bulundu. İş barışının sağlanması için patronla görüşme talep etmelerine rağmen, iş verenin olumlu yanıt vermediğini söyleyen Ulaş “Biz sendika olarak, işçi arkadaşlarımızla beraber çalışmaktan yanayız. Bunun için müzakere çağrımızı yineliyoruz. Ancak buna rağmen işveren sesimizi duymamaya devam ederse, bizde eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.

    “BİZ ÇALIŞTIK BİZİM ÜZERİMİZDEN KAZANDI”

    İşten atılan işçilerden İnan Tolu, Peri Tekstil’in Dersim’den Avrupa’ya ihracat yapan bir fabrika olduğunu söyleyerek “Bizim çalıştığımız fabrika 2017’de kuruldu ve 2018’den beri yerel ve ulusal basında haber oluyor. Bu haberlerde her zaman Peri Tekstil’den ve patronundan gururla bahsedildi. Fabrikanın istihdama sağladığı katkıdan, çalışan işçilerin aileleriyle birlikte binlerce insana ekmek kapısı olmasından, pandemi döneminde üretilen maskelerden bahsedildi hep. Evet bizim ürettiğimiz ürünler pek çok Avrupa ülkesine gönderiliyor. Evet, bu fabrika bizim çalışmamızı, üretmemizi ve ailemizi geçindirmemizi sağladı. Ama yapılan açıklamalarda ne işçilerin fabrikaya yaptığı katkı vardı ne de işçilerin hangi koşullarda çalıştığı. Peri Tekstil’in patronu, maskeyi hayrına dağıtmadı; bize hayrına iş imkanı sağlamadı; hayrına Avrupa ülkelerine ihracat yapmadı. Biz çalıştık; bizim üzerimizden patron Milyonlarca Euro kazandı; bunun karşılığında bize açlık sınırında ücret verdi. Bu da yetmezmiş gibi bize köle muamelesi yaptı, hakaret ve tehdit etti. Yetmezmiş gibi bizim üstümüze saldırdı” diye konuştu.

    “DERSİM’DEKİ İŞSİZLİĞİ FIRSAT BİLİYORLAR”

    Ürettikleri karşılığında, sadece insan gibi muamele görmek istediklerini söyleyen Tolu, “Dersim’deki işsizliği, iş bulma konusunda yaşadığımız sıkıntıları fırsat bilen patron bizi en kötü koşullarda çalıştırıyor. Nasıl mı: İşyeri yönetimi tarafından fazla mesaiye zorlanıyoruz. Resmi tatillerde bile çalışıyoruz ve fazla mesai ücreti ödenmiyor. Yemekler sağlıksız ve hijyenik olmayan koşullarda üretiliyor. İş kazası geçirdiğimizde işyeri yetkilileri bize ‘Hastaneye iş kazası olduğunu söylemeyin’ diyor.  Aylıklarımız, ayın 5’inde yatması gerekirken ayın 20’sini buluyor. Maaş bordrosu istediğimizde ‘kağıt israf’ etmeyin diyorlar. Senelik izin istediğimizde, senelik izin verilmediği ve rapor almamız gerektiği söyleniyor. İşyeri servisleri ilkel. Servislerde sanki can yerine mal taşınıyor. Hiçbir can güvenliğimiz yok. Fabrika içerisinde özellikle kadın işçilere dönük hakaret, tehdit, baskı, mobing var” ifadelerini kullandı.

    “İNSANLARA PERİ MASALI ANLATILIYOR”

    Sorunları gündeme getirdiklerinde, iş yeri yönetimine ilettiklerinde ise, daha fazla baskıya, daha fazla hakarete maruz kaldıklarını, tehdit edildiklerini ifade eden Tolu, “24 Temmuz’da işe giderken serviste problem yaşadık. Ertesi gün, 25 Temmuz’da serviste yolculuk eden 17 işçi birden işyeri yönetimi tarafından yanlarına çağrıldık. Sorunlarımızı yine söyledik ve işyeri yönetiminin bize cevabı: “Bizi çileden çıkarmayın. Dayak mı istiyorsunuz” oldu. Bize fiziki saldırıda bulundular ve sonrasında işten atıldık. Sendikamız BİRTEK-SEN işyeri yönetimiyle defalarca kez görüşmek istemesine ve sorunların çözülmesi için adım atılması çağrısı yapmasına rağmen, işyeri yönetiminin cevabı: “Bizim sendikayla işimiz yok. Sendikayı tanımıyoruz” oldu.  İnsanlara Peri Tekstil fabrikası üzerinden Peri Masalı anlatılıyor ancak biz burada, Peri Masalı değil, gerçek bir zulüm yaşıyoruz” diye konuştu.

    TALEPLER

    Tolu açıklamanın devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Peri Tekstil işçileri olarak taleplerimiz: Haksız şekilde işten atılan işçiler olarak, derhal koşulsuz şekilde işe iade istiyoruz. İçerideki baskıların ve haksızlıkların son bulmasını istiyoruz. İşverenin, üyesi olduğumuz sendikamız BİRTEK-SEN’i muhatap almasını istiyoruz.Taleplerimiz karşılanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ıncı gününde Şair Şükrü Erbaş, işçileri ziyaret etti. Erbaş, “Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ncı gününde Şair Şükrü Erbaş ve Dersim Büro Emekçileri Sendikası yöneticileri ile Emek Partisi Dersim İl Örgütü yöneticileri destek verdi.

    “KAYYIM, İNTİKAM ALMA OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ”

    Kayyımın son yıllarda siyasi iktidarın yönetme aracına dönüştüğünü ifade eden Şair Şükrü Erbaş, “Kayyım, kendine muhalif olan yönetim mekanizmalarını halkın elinden alan tuhaf bir yönetme biçimine dönüştü. Bir taraftan fazla işçi çalıştığı için işçiler işten atılırken iktidarın elinde olan belediyelerde bu durum önemli değil. Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü. Bu uygulamanın dışına çıkabilmek için tek çözüm bu siyasi iktidarın dışına çıkmaktır” dedi.

    “ŞÜKRÜ HOCA, HER ZAMAN MAZLUMUN VE EZİLENİN YANINDA OLMUŞTUR”

    Direnişte olan işçilerden Ali Mükan, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Şükrü hocamız bize güç vermiştir, şiire başladığı günden bugüne kadar 50 yıldır hep mazlumun ve ezilenin yanında olmuştur. Bugün bize umut oldu kendisine teşekkür ederim.”

    PİRHA/DERSİM

  • Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.

    “İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.

    “EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde devam etti. İşten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. İşimizi geri alana kadar direneceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZİ GERİ ALANA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşlerine geri dönene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden işten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım yaptığı açıklamada hiçbir işçinin emeğiyle oynamayacağını ifade etmişti ama biz o zamanda işçi düşmanlığı yapacağını biliyorduk. Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. Dersim’de farklı bir politika izleniyor her seferinde az sayıda işçi çıkartarak halkın tepkisini almamaya çalışıyor. Ama bizler bulunduğumuz bütün alanlarda kayyımın işçi politikasını teşhir edeceğiz, işimizi geri alana kadar direneceğiz ve işçilere yönelik mobbinge karşı mücadele edeceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçiler basın açıklaması yaptı. Kayyımların irade gaspına ve işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceklerini ifade eden işçiler, “Haklarımızı alana kadar eylemde ve işçi düşmanı politikaların karşısında olacağız” diye belirttiler. 

    Kayyım atanan Dersim Belediyesi’nde çalışan dört işçi daha kayyım tarafından ‘personel giderleri’ gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. İşten çıkarılan işçiler ile DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası işten çıkarmalara karşı Yer Altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçilerin açıklamasına DEM Parti Dersim İl Örgütü, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BUGÜNDEN SONRA SOKAKLARDA OLACAĞIZ”

    Açıklamada ilk sözü DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası Dersim Şube Başkanı Çetin Yolluk aldı. Yolluk, işçilerin işten çıkarılmasına sessiz kalmayacaklarını söyleyerek, “Tunceli Belediyesi’nde çalışan işçilerin işten çıkarılmasını doğru bulmadığımızı ve yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

    İşten atılan işçilerden Ali Mükan kayyım geldiğinden bu yana 16 işçinin işten çıkarıldığını belirterek, “İşçiler ekonomik krizle boğuşuyor. Evlerini geçindirmek zorunda. Elektrik, doğalgaz faturalarını ödemek zorunda. Kiralar 20 bin liraya kadar yükselmiş durumda. Bu yüzden insanlar kenti terk emek zorunda kalıyor. İşten atılan arkadaşlarımızın kimisi başka illere gittiler. İnsanları açlığa mahkûm ediyorlar. Bizler bugünden sonra sokaklarda olacağız. Ekmek kavgasında olacağız, sokakta hakkımızı arayacağız. İşçi arkadaşlarla burada olacağız” diye konuştu.

    “KENTİN KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ İŞTEN ATILDI”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde tiyatro eğitmeni olarak görev yapan Yılmazcan Şare de “Bu dilin bu kültürün, anadili için yıllardır canla başla mücadele ediyorum. Onlarca öğrencimiz var. Bu gençler ümitlerini bize bağlamış durumdalar. Biz bütün yokluklara imkânsızlıklara rağmen, kendi tiyatromuzu kendimiz boyayarak, evimizden getirdiğimiz eşyaları ekleyerek, insanlarımızı, çocuklarımızı motive ederek yaptık işimizi. Bu kentin sanat temsilcilerinin işine son verdiniz. Bu mudur kentte huzuru sağlamak? Kayyum huzur gelecek diyordu. Huzur bu mu?” diyerek yaşanılan duruma tepki gösterdi.

    “ÖĞRENCİLERİMİN HAKKINI SAVUNACAĞIM”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde çalışan diğer bir işçi Zeynep Kılıç ise şunları dile getirdi:

    “Bugün gelinen noktada kültür ve sanatın, kayyum yönetimi için hiçbir şey ifade etmediği söylendi. Halkımızın vergileriyle, onların en doğal hakkı olan ücretsiz eğitim alma hakkını ellerinden aldılar. Bugün 84 kursiyerimle birlikte resmen kapı dışarı ettiler. Bunu kabul etmiyorum. Sonuna kadar öğrencilerimin ve kendimin hakkını savunacağım.”

    “KAYYIMIN İŞÇİ DÜŞMANLIĞINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    İşine son verilen bir diğer işçi Hıdır Yıldız, kayyımın işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceğini kaydederek, “Kayyımın işçilerin, emekçilerin alın terine göz koyacağını biliyorduk. Nitekim kayyum ilk geldiğinde 9 işçiyi sonra, 2 işçiyi şimdi de 4 arkadaşımızı daha işten attı. Onlarca arkadaşımız zorla emekli edildi. Bizler hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır diyoruz. Kayyumların bu irade gaspına, işçi düşmanlığına karşı boyun eğmeyeceğimizi mücadele edeceğimizi söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyımın 9 işçiyi işten çıkartmasına sendikadan tepki: Yaşam hakkına açık bir saldırı-VİDEO

    Kayyımın 9 işçiyi işten çıkartmasına sendikadan tepki: Yaşam hakkına açık bir saldırı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın, 9 belediye işçisini işten çıkarmasına DİSK Genel-İş Dersim Şube tepki gösterdi. Sendika, “Bu karar işçilerin yaşam hakkına yönelik açık bir saldırıdır. İşten çıkarılan dokuz emekçimizin derhal işlerine iade edilmesini talep ediyoruz” denildi.

    22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.

    İşten çıkartılan işçilerin isimleri şu şekilde: Celal Aydın, Gökhan Türkkan, Ali Ercan, Zeki Yıldırım, Bedri Akyol, Berna Çelebi, Nazlı Çelik Öz, Veli Nakış, Cemal Güngörmüş.

    DİSK Genel-İş Dersim Şubesi, işten çıkarılan işçiler ve Dersim’deki siyasi parti temsilcileri 9 belediye işçisini işten çıkarmasına tepki göstererek, DİSK Genel-İş Dersim Şube binasında açıklama yaptı. Açıklamayı DİSK-Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk okudu.

    “İŞTEN ATILAN İŞÇİLER DERHAL İŞE GERİ ALINSIN”

    Dokuz emekçinin ağır kış şartlarının yaşandığı bir dönemde ve hayat pahalılığının emekçilerin omuzlarına daha fazla yüklendiği bir ortamda işlerinden çıkarıldığını söyleyen DİSK-Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Bu karar işçilerin yaşam hakkına yönelik açık bir saldırıdır. İşveren tarafından işten çıkarılma gerekçesi olarak gösterilen dayanaklar hukuki ve vicdani açıdan kabul edilemez. Belediyeler halka hizmet etme sorumluluğu taşırken emekçilerin geçim kaynakları yok sayılamaz. İşçilerin alın teri ve emeği hiçbir ekonomik gerekçeyi ya da siyasi kararın kurbanı yapılamaz. Buradan Tunceli Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz. İşten çıkarılan dokuz emekçimizin derhal işlerine iade edilmesini talep ediyoruz. Emekçilerin haklarının korunması ve yaşamlarının iyileştirilmesi için adımlar atılmalıdır” dedi.

    “İŞE GERİ DÖNENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    İşten çıkarılan işçilerden Zeki Yıldırım ise konuşmasında şunları ifade etti:

    “2016 yılının ardından yeniden iş aktim feshedildi. Ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde bugün belediye tarafından kısa bir yazıyla işçi giderlerinin belediyenin bütçesinin %40’nın üzerine ulaştığı gerekçesiyle 9 emekçi arkadaşımız işten atıldı. Devlet, Dersim Belediyesi’ne kayyım atadı. Kayyımın görevi belediyenin bütçesini artırıp hizmet üretmektir. Ancak bugün yılbaşı günü emekçilerle dalga geçilerek emeğimiz gasp edilmiştir. Demek ki bizden sonra da yüzlerce insanın ekmeğiyle oynayacaklar. Verilen karara boyun eğmeyeceğiz ve işe geri dönene kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de kayyım, 9 belediye işçisini işten çıkardı

  • Dersim’de kayyım, 9 belediye işçisini işten çıkardı

    Dersim’de kayyım, 9 belediye işçisini işten çıkardı

    PİRHA-22 Kasım’da Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.

    22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.

    İşten çıkartılan işçilerin isimleri şu şekilde: Celal Aydın, Gökhan Türkkan, Ali Ercan, Zeki Yıldırım, Bedri Akyol, Berna Çelebi, Nazlı Çelik Öz, Veli Nakış, Cemal Güngörmüş.

    İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİLERE VERİLEN BELGE

    Kayyım tarafından işçilere verilen belgede şu ifadeler yer aldı:

    “Belediye Başkanlık Makamının 30.12.2024 tarih ve 43578 sayılı yazısına istinaden, 28 Nisan 2018 tarihli ve 30405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esasların” 5 inci maddesinin inci fıkrasında; “İdarelerin .Şirket personeli de dahil yıllık toplam personel giderleri, idarenin gerçekleşen en son yıl bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde kırkını aşamaz.” denildiğinden, mevcut durum itibariyle Belediyemiz personel giderlerinin yüzde 79 olduğu, tamamı Belediyemize ait olan Tunceli Un ve Unlu Mamulleri Tanzim Satış Beton Parke İnş. Nakl. İşl. Tic. San. A.Ş.’nin maaşları Belediyemiz bütçesinden karşılandığından ve mevcut personel giderleri ile Mali Yönetimin sürdürülemez olduğu görüldüğünden, son alınan ilk çıkar prensibine uygun olarak iş aktiniz sonlandırılarak, işten çıkış işleminiz yapılmıştır. Bilgilerinize rica ederim.”

    PİRHA/DERSİM

  • Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçilerin, direnişi 5. gününde-VİDEO

    Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçilerin, direnişi 5. gününde-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı 15 işçinin, belediye önündeki direnişi 5. gününde devam etti.

    Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 kişiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.

    Direnişlerine 5. gününde devam eden işçiler sık sık ‘İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız’ , ‘Direne direne kazanacağız’ , ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganları attı.

    İşçiler her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında belediye önünde direnişlerini sürdürüyor.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO
    -Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO
    -Nazımiye Belediye Başkanı Tekin: İşçileri mağdur etmedik
    -İşçilerden, Nazımiye Belediye Başkanı Tekin’e cevap: Kazanana kadar mücadelemiz sürecek

  • İşçilerden, Nazımiye Belediye Başkanı Tekin’e cevap: Kazanana kadar mücadelemiz sürecek

    İşçilerden, Nazımiye Belediye Başkanı Tekin’e cevap: Kazanana kadar mücadelemiz sürecek

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçiler, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in ‘İşçileri mağdur etmedik’ sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Ali Emrah Tekin, direnişimiz karşısında paniğe kapılmış ve kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle aldatarak biz emekçilerin direnişini boşa çıkarmayı hedeflemektedir” denildi.

    Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 kişiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.

    Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçiler, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in ‘İşçileri mağdur etmedik’ sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “DİRENİŞİMİZ SONUNA KADAR SÜRECEK”

    İşçiler yaptıkları basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Nazımiye Belediyesinde iki buçuk yılı aşkın bir zamandır çalışan 15 emekçi arkadaşımız CHP’li belediye başkanı Ali Emrah Tekin tarafından haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmıştı. Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, direnişimiz karşısında paniğe kapılmış ve kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle aldatarak biz emekçilerin direnişini boşa çıkarmayı hedeflemektedir. Seçim döneminde biz işçilerle ve ailelerimizle yaptığı görüşmelerde, basına verdiği röportajlarda, ilçede katıldığı halk toplantılarında söz veriyorum kimseyi işten çıkarmayacağım diyordun. Aradan üç ay gibi kısa bir sürede sizi bu duruma düşüren nedir? Yoksa siz de ‘Kazanmak için her yol mübahtır’ diye mi düşündünüz. Açıklamalarda belediyenin mali durumuyla alakalı bilgi sahibi olduğunuzu ,belediyemizin borçlu ve mevcut gelirinin kadrolu personelin maaşını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu siz henüz belediye başkanı adayıyken söylüyordunuz. Belediyenin içinde bulunduğu bütün bu gerçekliliği bilerek aday oldunuz. Bütün bu sorunların üstesinden geleceğinizi söylüyordunuz ama bugün sözünün arkasında duramayan güvenilmez bir hale büründünüz. Suçluluk psikolojisi ile yaptığınız yanlışa haksızlığa ve hukuksuzluğa kılıf bulma telaşına düşmüş bir açıklamayla günü kurtaracağınızı düşünüyorsunuz. İki buçuk yıldan beridir büyük bir emek veren emekçileri bir araya toplayıp arkadaşlar hakkınızı helal edin diyeceğinize eline zorla sanki biz 2024’ün Mart ayında işe başlamışız gibi yalan yanlış çıkış kağıdı tutuşturmaya çalışıp evli evine köylü köyüne diyeceksin, bizde tıpış tıpış ağlayarak evimize gideceğiz öylemi. Bugün direnişimizin 4. günü moral ve motivasyonumuz yerinde, sonuna kadar direneceğiz. İşimize, ekmeğimize, çocuklarımızın rızkına sahip çıkacağız. Sizin gibi emek düşmanlarına karşı emek mücadelemiz sonuç alıncaya kadar, arkadaşlarımız eksiksiz bir şekilde işlerine geri dönene kadar sürecek. Dost düşman herkes görecek ki biz kazanacağız” denildi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO
    -Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO
    -Nazımiye Belediye Başkanı Tekin: İşçileri mağdur etmedik

  • Nazımiye Belediye Başkanı Tekin: İşçileri mağdur etmedik

    Nazımiye Belediye Başkanı Tekin: İşçileri mağdur etmedik

    PİRHA-Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 işçiyi işten çıkardı. 15 işçinin işten çıkarılmasıyla ilgili yazılı açıklama yapan Tekin, “Bu kararımızı alırken belediyemizin finansal sürdürülebilirliğini sağlama ve hizmet kalitemizi daha da artırma hedefimizi göz önünde bulundurduk” dedi.

    Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 işçiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.

    Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, 15 işçinin işten çıkarılmasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

    “HACİZ İŞLEMLERİ İLE KARŞI KARŞIYA KALDIK”

    Belediyenin içinde bulunduğu mali sıkıntıların haberdar olduklarından daha fazla olduğuna dikkat çeken Ali Emrah Tekin, “Seçim sonrası borç tablosunu halkla paylaştıklarını, borçlarından kaynaklı birçok firma ve şahsın haciz işlemleri ile karşı karşıya kaldık. Mevcut mali durumu düzeltmek, belediye hizmetlerimizin halkımızın tamamına ulaşması sözümüzü yerine getirmek için tüm gayretimizi göstermek için bir dizi tedbir ve karar almak durumunda kaldık. Belediyenin işçileri bünyesinde çalıştıran şirkete her ay borçlandığını, borçlar ödendikten sonra kalan gelirin kadrolu personelin maaşlarını ödemeye bile yetmiyor. Daha önceleri, kadrolu personelinin maaşları ödenmeyerek şirket personeline ödeme yapılmış, kadrolu personel mağduriyete uğramış, kadrolu personele ödeme yapılırken ise bu sefer şirket personeli mağdur edilmiştir. Belediyemiz öz gelirleri ve İller Bankası payı birlikte düşünüldüğünde bu gelirler sadece şirket personelinin maaş ödemelerine yetmediği görülmektedir” dedi.

    “ÇALIŞMALARIMIZI TİTİZLİKLE SÜRDÜRECEĞİZ”

    Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Göreve gelmemiz sonrasında bu durumun düzeltilmesi, giderlerimizin doğru yönetilebilmesi, dolayısıyla sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi amacıyla, 12 Temmuz 2024 tarihi itibariyle belediyemizde yapılan yeniden yapılandırma süreci kapsamında belirli sayıda şirket çalışanımızla iş sözleşmelerimizi sonlandırmak zorunda kaldık. Bu kararımızı alırken belediyemizin finansal sürdürülebilirliğini sağlama ve hizmet kalitemizi daha da artırma hedefimizi göz önünde bulundurduk. Bu süreçte büyük bir üzüntü ile işten ayırmak zorunda kaldığımız tüm çalışanlarımıza adil ve yasal çerçevede davrandık. İlgili kanunlar doğrultusunda gerekli prosedürleri takip ettik ve çalışanlarımızın haklarını korumak için gereken önlemlerimizi aldık. Yapılan bu değişikliklerin Belediyemizin hizmetlerine olan etkilerini azaltmak için gerekli tedbirlerimizi aldık ve çalışmalarımızı titizlikle sürdüreceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO
    -Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO

  • Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO

    Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı 15 işçi, belediye önünde direnişe başladı. İşten atılan işçiler, “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldık. Bir an önce işe geri dönmek istiyoruz” dediler. Ekonomik olarak zorluklar yaşadıklarını belirten işçiler, göç etmek zorunda kalabileceklerini de vurguladılar. 

    Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 işçiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti. İşçiler, her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında belediye önünde oturma eylemini sürdürecek.

    İşten çıkarılan işçilerden Özgür Gökbaş, Nihal Uz ve Umut Çelik, PİRHA‘ya konuştu.

    “HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE İŞTEN ATILDIK”

    Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldıklarını belirten Özgür Gökbaş, “Yasal olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Belediye başkanı, çözümü işçi çıkarmakta buldu. Seçim zamanı bizlere verilen sözler tutulmadı. Bütün işçi arkadaşlarımız işe geri alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    “İŞTEN ATILDIĞIM İÇİN MAĞDUR DURUMDAYIM”

    2,5 yıldır belediyede çalıştığını söyleyen Nihal Uz, “Eşimden ayrıldım, iki çocuk annesiyim, kardeşimin yanında yaşıyorum ve işten atıldığım için mağdur oldum. Oğlum üniversite öğrencisi ve işten atıldığım için onun masraflarını karşılayamayacağım. Bir an önce işe geri dönmek istiyoruz” diye belirtti.

    “İŞİMİZE GERİ DÖNMEK İSTİYORUZ”

    Nazımiye’nin küçük bir ilçe olduğunu ve iş olanaklarının çok az olduğunu vurgulayan Umut Çelik, “Belediye başkanı ilk icraatını 15 işçiyi işten atmakla yaptı. İş olanakları olmadığı için ekonomik olarak çok zor bir süreç yaşıyoruz ve buradan göç etmek zorunda kalacağız. Bizim tek istediğimiz işimize geri dönmek” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

  • İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan 15 işçi belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun” denildi. DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.

    Nazımiye Belediyesi’nde 15 işçi işten çıkarılmıştı. CHP’nin yönettiği belediyede işten atmalara gerekçe olarak “Mali durumun kötüleşmesi” gösterildi.

    İşten çıkartılan işçiler belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK Genel-İş ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, ‘İşimizi, ekmeğimizi geri istiyoruz’ , ‘Verilen sözler tutulsun, çıkarılan işçiler geri alınsın’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ , ‘İşçiyiz haklıyız kazanacağız’ sloganları atıldı.

    “EKONOMİK KRİZİN BÜTÜN YÜKÜ İŞÇİLERE YIKILDI”

    Ekonomik krizin bütün yükünün işçilere yıkıldığını ifade eden DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Nazımiye’de işçi arkadaşlarımızın haksız ve hukuksuz bir şekilde işinden edilmesi kabul edilemez. Yapılan haksızlığın ve keyfiyetin sonuna kadar karşısında duracağız. Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.

    “SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşten çıkarılan işçiler adına açıklamayı okuyan Musa Demirtaş, şunları kaydetti:

    “Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, seçimden önce verdiği sözleri tutmadı. Verdiğiniz sözü ne çabuk unuttunuz. İlk aklınıza gelen çözüm işçi çıkarmak mı? İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun. Sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağız, çünkü haklıyız.”

    “İŞÇİLER KEYFİ BİR UYGULAMA İLE İŞTEN ÇIKARILDI”

    İşçilerin avukatı Reyhan Helin Bulut, “İşçiler keyfi bir uygulama ile işten çıkarıldı. İşçiler 2.5 yıldır çalışıyor ama sanki seçimden önce işe alınmışlar gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. İşçilerin yeniden işlerine dönmesini dile getiriyoruz” dedi.

    “NAZIMİYE BELEDİYESİ, BİR AN ÖNCE YANLIŞTAN DÖNSÜN”

    Tasarruf etmek için ilk akla gelenin işçileri işten çıkarmak olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de “Nazımiye Belediyesi, yaptığı yanlıştan dönmesi gerekiyor. Dersim yoksulluğun en yüksek olduğu yerlerden biri. İş olanakları olmadığı için insanlarımız buradan göç etmek istiyor. İşsizliğin en yoğun ilçelerden biri olan Nazmiye’de işlerin de göç etmesi mi isteniyor? Bütün belediyelerin ekonomik durumu kötü, o zaman her seferinde işçi mi çıkarılmalı. Bu uygulamayı EMEK Partisi olarak kabul etmediğimizi ve Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in bir an önce bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz” diye konuştu.

    Açıklama sonrasında işçiler oturma eylemi yaptı. Oturma eyleminde de işçiler sık sık ‘ Direne direne kazanacağız’ sloganları attı. Eylem her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında devam edecek.

    PİRHA/DERSİM 

  • Menemen’de işçi eylemi 9. gününde: Kuru ekmek ve soğanlı protesto

    Menemen’de işçi eylemi 9. gününde: Kuru ekmek ve soğanlı protesto

    PİRHA- Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan 28 Mayıs günü yaklaşık 400 belediye personelinin işine son verdi. 9 gündür belediye önünde direnişi sürdüren işçiler bugün yeryüzü sofrası kurdu. Kuru ekmek ve soğan yiyerek, ‘yiğit muhtaç olmuş kuru soğana’ türküsüyle belediye yönetimine seslendi.

    AKP’li Aydın Pehlivan’ın yönetimindeki İzmir’in Menemen Belediyesi’nde işten çıkarılan işçilerin eylemleri, 9 gündür belediye önünde sürdürüyor.

    BİLDİRİ DAĞITTILAR

    Öte yandan işçiler bugün belediye önünde dağıttıkları bildiride yaşanan haksızlıkları anlattı. Bildiride, Aydın Pehlivan ya da belediye yönetiminden hiç kimse ile diyalog kurulamadığına dikkat çekildi.

    “NAMUS ŞEREF SÖZÜ VERDİ”

    Aydın Pehlivan’ın seçim öncesi verdiği namus şeref sözünü hatırlatan işçiler, “Aydın Pehlivan şu an, ailem dediği işçiyi, yandaş bir sendika ile AKP’li ve diğerleri olarak bölüyor. Biz her belediye işçisi gibi doğumdan ölüme kadar Menemen’in her köşesinde alın teri dökenleriz. Sokaklarınızı süpüren, çocuğunuzun geldiği kreşi temizleyen, geldiğiniz kursların öğretmenleriyiz. İş akitleri sonlandırılanlar, işten çıkarılanlar sahada alın teri döken emekçilerdi” dedi.

    TASARRUFU KONSERDEN YAPIN

    Emekten ve emekçiden tasarruf edilemeyeceğini hatırlatan işçiler, “ İlla yapacaksınız, çiçekten, festivalden, konserden yapın. Seçimden önce binlerce kişiyi oy vermesi karşılığında işe alırken bütçenin biteceğini düşünemediniz mi?​” ifadelerine yer verdi.

    DAYANIŞMAYA ÇAĞRI

    Menemenli vatandaşları dayanışmaya çağıran işçiler, “Bayramdan hemen önce bu haksızlık karşısında sizleri yanımızda olmaya davet ediyoruz. Belediyenin bir kamu kurumu olduğunu hatırlayalım. Belediye başkanlarının hangi siyasi ideolojiye bağlı olduğu bizi ilgilendirmez. Belediye başkanının ve yönetiminin göreve geldikten sonra tasarruf politikalarını işçi ve emekçi üzerinden yapması kabul edilebilir bir durum değildir” ifadelerine yer verdi.

    FİLLER TEPİŞİYOR ÇİMENLER EZİLİYOR

    Açıklama, “Biliyoruz ki bugün bir haksızlığa susarsak yarın aynısı hepimize yaşatılacaktır. Sizleri de çocuklarımızın ekmeğimizin hakkı için bizlere destek olmaya, sesimizi duymaya ve duyurmaya çağırıyoruz… Çünkü şunu çok iyi biliyoruz tek başına kurtuluş yoktur” ifadeleriyle sonlandırıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işten çıkardığı emekçiler: İşimizi alana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz-VİDEO

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işten çıkardığı emekçiler: İşimizi alana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Yerel seçimler sonrasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden işten çıkarılan işçiler, işe deri dönene kadar eyleme devam edeceklerini dile getirdiler. 200’ü aşkın emekçinin işten çıkartıldığının belirtilen İzmir Büyükşehir Belediyesi işçileri, “Buradan Cemil Tugay’a ve CHP yönetimine sesleniyoruz bu haksızlığa dur demek iki dudağınız arasından çıkan bir sözcüğe bakar” diye seslendi.

    Yerel seçimler sonrasında İZDOĞA işçileri ile Genel İş üyesi İZENERJİ işçileri 30 günlük deneme sürecini doldurmalarının 10 gün sonrasında ‘Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi’ ve ‘personel fazlalığı’ gerekçesiyle işten çıkarılmıştı.

    Emekçiler başkanlık makamının da bulunduğu Egemenlik Evi önünde 10 gündür eylemlerini sürdürüyor.

    İşten çıkarılan emekçiler Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde açıklama yaptı. Birçok sivil toplum örgütünün katıldığı ve ‘İşimizi Geri İstiyoruz’ pankartı açıldığı açıklamada, ‘İşimizi Geri İstiyoruz’, ‘Açlıktan Ölmeyiz Biz Bu Yoldan Dönmeyiz’, ‘Bize Ekmek Yoksa Huzur Yok’ sloganları atıldı.

    “ORTAK NOKTAMIZ HAKLILIĞIMIZ”

    İşten çıkarılan emekçilerin iş başında işten atıldıklarını öğrendiği ifade edilen açıklamada, “Çalıştığımız birimlerde eksik personelle çalışıyorduk, bir çoğumuz çalıştığı şu kısa zamanda bile fazla mesai yapmak zorunda bırakıldık. İşten atılan bir arkadaşımız depremzede, eşi hasta ve tedavi sürecinde ama bu süreçte eşini de bizi de yalnız bırakmıyor. Bir arkadaşımızın bir kaç gün sonra düğünü var. Kimimiz iş başı yapacağı bilgisini aldığında eski çalıştığı yerden tazminatlarını yakarak belediyede işe başladı. Çocuğu yoğun bakımda yatarken işe alındığı haberini alan arkadaşımız var. Direniş alanına gelirken yol parasını karşılayamayan arkadaşlarımız var. Hepimizin hikayesi farklı ortak noktamız haklılığımız” diye belirtildi.

    “200’Ü AŞKIN KİŞİ İŞTEN ÇIKARILDI”

    İşten çıkarılan emekçi sayısının iddia edildiği gibi 20 değil 200’ü aşkın olduğu bilgisi paylaşılarak, “Söylemek zorundayız ki sürecin başından bu yana yanlış bilgiler kasıtlı olarak kamuoyunda dolaşımı sokulmakta. İşten çıkarılan sayısı iddia edildiği gibi 20 değil, bize ulaşan 150’yi aşkın arkadaşımızın işine son verilmiş durumda. Ve işten çıkarılacakların sayısının binleri bulabileceği konuşulmakta. Bir diğer yanlış bilgi ise işine son verilebilenlerin yalnızca büro personeli olduğu ve herkese başka iş kollarında çalışması için teklifte bulunulduğu yalanı. Oysa bizler işine son verildiğinin bilgisi dahi verilmeden günlerce çalışmaya devam eden arkadaşlarımız var. Üstelik yalnızca büro işçisi değil, içimizde katı atık işçileri, ataması yapılmayan öğretmenler, kapsam dışı 15 mühendis arkadaşımız ve daha çok sayıda farklı işleri üretenlerimiz var” denildi.

    CEMİL TUGAY VE CHP YÖNETİMİNE ÇAĞRI

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP yönetimine çağrıda bulunan emekçiler, “Biz hakkımız olanı istiyoruz, seçimlerde aday belirleme süreçleri de buralarda yaşanan kişisel kavgalar da biz emekçilerin gündemi değil, eski yönetimle yeni yönetim arasında yaşanan siyasi çekişmelerde olan biz emekçilere oluyor. Buradan Cemil Tugay’a ve CHP yönetimine sesleniyoruz bu haksızlığa dur demek iki dudağınız arasından çıkan bir sözcüğe bakar. Biz hakkımızın bilincindeyiz, bir araya geldiğimizde güçlü olduğumuzun farkındayız. Yalnızca hakkımızı istiyoruz. Tüm yurttaşların hak ettiği gibi insanca şartlarda çalışıp yaşamımızı kazanmak istiyoruz. Ve uyarıyoruz: Hakkımız olanı, işimizi alana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz! Biz haklıyız, biz kazanacağız!” dedi.

    Açıklama sloganlar ile son buldu

    PİRHA/İZMİR

     

  • Banka, işten çıkardı, kızının hesabına da el koydu; gerekçe Alevi olması mı?-VİDEO

    Banka, işten çıkardı, kızının hesabına da el koydu; gerekçe Alevi olması mı?-VİDEO

    PİRHA-Hasan Ali Bozkurt, Ziraat Bankası çalışanıyken gerekçe belirtilmeden 2012 yılında işten çıkarıldı. Kızının şahsi banka hesabına dahi kanunsuzca el konulduğunu belirten Bozkurt, “İşten çıkarılmamdaki tek gerekçe, söylemeye dilim varmıyor ama Alevi olmam” dedi.

    Hasan Ali Bozkurt, 1997 yılında Ziraat Bankası’nın açtığı sınavda 5. oldu, 1998 yılında ise koruma memuru olarak işe başladı. Kars ve Iğdır’da görev yapan Bozkurt, 2000 yılında ise Ankara’ya gelerek aynı banka bünyesinde çalışmaya devam etti.

    2012 yılında yeni gelen banka yönetimi, hiçbir gerekçe göstermeden Ziraat Bankası Etlik Şubesi’nde çalışan Bozkurt’un iş akdini fesih etti.

    İŞ FESHİ VAR ANCAK GEREKÇE YOK!

    Toplamda 15 yıl çalıştığını belirten Bozkurt, “Performans olur, İş Kanunu’nun ilgili maddelerinden biri olur; ama hiçbir gerekçe gösterilmeden işime son verildi” diye konuştu.

    Hasan Ali Bozkurt, işine son verildiği yılda kendisi gibi işten çıkarılan başka personellerin de olduğunu ifade ederek, “Ama gerekçe sunulmayan, bildiğim kadarıyla bir tek ben vardım. Mesela o dönem siyasete girenler vardı, tekrar göreve geri dönmek istediler ancak onları göreve yeniden başlatmadılar. Ya da ‘performans eksikliğini’ gerekçe gösterip işten çıkarılanlar da olmuştu” diye konuştu.

    KIZININ BANKADAKİ PARASINA DAHİ EL KONULDU!

    Hasan Ali Bozkurt işten çıkarıldıktan hemen sonra hukuki girişimlere başladığını da anlattı. Mahkemeden ‘İşe iade kararı’ verildiğini ancak bankanın buna da kayıtsız kaldığını söyleyen Bozkurt, şöyle devam etti:

    “Aslında bir takım şeyler daha sonradan yerli yerine oturmaya başladı. Ben ilk önce ‘gerekçesiz olur mu?’ diye düşündüm. Pek çok kişi de ‘muhakkak bir gerekçesi vardır’ dediler ama bir yasal gerekçe yoktu. En son süreçte kızımın adına şubede bir yatırım hesabı açtırmıştım, ona dahi gerekçesiz olarak el koydular. Banka ile görüştüğüm zaman ‘git kanunlar önünde ne yapıyorsan yap’ denildi. İşe iade sürecimde mahkemeye gittim ve 10 aya yakın duruşma günü bekledik. 2013 yılında duruşmamız 10 saniye sürerek ‘işe iade’ kararım verildi. Ama Ziraat Bankası bu karara uymadı. Bu nedenle tekrar idari dava açma durumunda kaldım. Bu defa da mahkeme, bankanın özel statüsünü gerekçe gösterdi. Ardından Devlet Personel Başkanlığı’na dava açtım ve şu anda davam Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte.”

    “MAKSAT BENİM ALEVİ OLMAMMIŞ”

    Yaklaşık 11 yıldır hukuki mücadele veren Bozkurt, bankada kızı adına biriktirdiği parayı ileriki yıllarda eğitim harcamaları için kullanmayı planladığını da söyledi. Bozkurt, işten çıkarılmasındaki asıl nedenin Alevi kimliği olduğunu da vurgulayarak şunları anlattı:

    “Yönetim kuruluna yakın olan tanıdıklarımdan edindiğim bilgiye göre çıkarılmamdaki tek gerekçe; söylemeye dilim varmıyor ama Aleviliğimiz. Yönetim kuruluna benim adımı öneren kişideki tek maksat benim Alevi olmammış. Yani hukukçuların hepsi gösterdiğim belgelere karşı ‘böyle bir şey olamaz, bunu yapamazlar’ diyor.

    O yıllarda bankada şöyle bir yönetim anlayışı vardı; AK Parti iktidarının ortalarıydı, yani ekonomik anlamda güçlü bir Türkiye vardı ve Ziraat Bankası iktidarın bir nevi para kasasıydı. Genel yöneticiler ona göre kişilerden tercih ediyordu. Yaptıkları işten de sorumlu tutulmuyorlardı. Halen daha buna ilişkin bir kanun maddesi de var.

    “MEMLEKETİME OLAN AİDİYET DUYGUM ZEDELENDİ”

    İşten gerekçesiz olarak çıkarılmak başlı başına bir problem. Ben gerekçesini biliyorum ama dışarıdaki insanlara bunu izah etmek bir problem. En son bana yapılanları FÖTÖ’cülerin yaptığını düşünmüştüm. ‘Belki adalet önünde tekrar bir takım şeyler yerini bulacaktır’ diye düşündüm ama olayın aslı, kızımın hesabındaki paraya el konulduktan sonra insanın aidiyet duygusu zedeleniyor. Memleketine olan aidiyet duygusu dahi gidiyor. Şundan dolayı; o dönem ben iktidar, muhalefet tüm siyasi partileri de dolaştım. Sendikaların da tamamına gittim, yardımcı olmalarını, hukuki bir destek olunmasını istedim ancak en ufak bir şey yapmadılar.

    İşten çıkarılmadan hemen önce bankada bir sendika kurma hareketi içerisindeydik. İlk başta bu gerekçe ile atıldığımı düşündüm ama çocuğumun hesabına dahi gerekçesiz şekilde kanunsuzca el konulunca altındaki saiklerin farklı olduğunu düşündüm. Zaten o dönemki çalışanların sendika kurma çalışmaları da sonuçsuz kaldı. Dönemin genel müdürü, yardımcısına bir sendika kurdurdu ve halen daha o sendika ile banka devam etmekte.”

    “HUKUK İŞGAL ALTINDA”

    Hasan Ali Bozkurt “Kendimi artık ‘öteki’ olarak tarif ediyorum ve artık çalabileceğim bir kapı da yok” diyerek “Adaletten başka güvenebileceğim bir yapı yok ve bu yapıların hepsi anladığım kadarıyla işgal altında. Bir sömürü düzeni olarak görüyorum. Mevcut banka yönetimine söyleyecek tek bir sözüm dahi yok. Çünkü kendi iradeleri ile orada bulunan insanlar değiller. Belki birebir görüştüğümüz zaman hak veriyorlar ama iş yasal birtakım şeylerin tanzimine geldiği zaman tamamen gündem dışında kalmak istiyorlar” yorumunda bulundu.

    “HER DAİM ALEVİ KİMLİĞİMLE BERABERDİM”

    Yaşamı boyunca Alevi örgütlerinde görev aldığını da belirten Hasan Ali Bozkurt şu an ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Keçiören Şube yönetiminde görev yapıyor. İnancı uğruna daima mücadele içerisinde olduğunu belirten Bozkurt şöyle devam etti:

    “Alevi kimliğimden ötürü asla sakınmadım, gizlemedim, bunu bir ayıp olarak görmedim. Her daim Alevi kimliğimle beraberdim. İşten çıkarıldığım sürecin ardından daha da fazla aktif olarak kurumlarda yönetici oldum. AK Parti, iktidara geldikten sonra biz banka çalışanlarını cumaya, iftara, namaza dahi götürmek istediler. Söylemek belki çok kırıcı, insana yakışmayacak şeyler ama doğan gereği yapmayacağın şeyleri yaptırmaya çalıştıkları için pişmanlığım yok, mücadelem de her zaman devam etti. Ben aklım kestiğinden beri bu mücadelenin ister istemez içerisindeyim.”

    72 SAAT NÖBET DAYATMASI!

    Bozkurt, son olarak Ziraat Bankası’nda çalıştığı dönemde fazla mesailerin dahi verilmediğini söyleyerek, ilgili yöneticiler hakkında şikayetçi olduğunu aktardı. Hasan Ali Bozkurt, “Bir müdür, beni 3 gün, yani 72 saat boyunca bir şubede nöbete dikmeye kalkıştı. Ben de bu müdürü Çalışma Bakanlığı’na şikayet etmiştim. Bakanlıktan müfettiş geldi ve beni haklı buldu. Yaptığım fazla çalışmaya ilişkin rapor düzenledi. Yönetim kurulu o hak ettiğim parayı dahi mahkeme yoluyla ödedi. Şu an banka çalışanları hangi koşulda çalışıyor bilmiyorum ama en azından fazla mesai alır hale geldiler” diye ekledi.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • ERA patronu sendikalaşan işçileri işten çıkarıyor-VİDEO

    ERA patronu sendikalaşan işçileri işten çıkarıyor-VİDEO

    PİRHA-Erzincan Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yer alan Era Çevre Teknolojileri AŞ’de işçilerin sendikalaşması üzerine 4 işçi işten çıkarıldı. DİSK/Genel-İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz, “Fabrikanın kapanması gündemde değil ama işçilerin örgütlenmesinden sonra bu ifade edildi. İşçileri sendikalı olmaktan vazgeçirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Ömrünü tamamlamış lastiklerden geri kazanım sağlanarak yıllık 40 bin megavatlık elektrik ile pirolitik yağ ve gazlardan enerji üreten, Erzincan’ın ikinci resmi ARGE Merkezi ilan edilen Erzincan ÖTL Geri Dönüşüm ve Enerji Üretim Tesisi-ERA’daki işçiler, kötü çalışma koşullarına karşı DİSK’e bağlı Genel-İş’te örgütlenmeye başladı.

    Çoğunluğun üye olup yetki başvurusunda bulunulmasıyla Era patronu 4 işçiyi ‘küçülme’ bahanesiyle işten çıkardı.

    “İŞÇİLERİ SENDİKALI OLMAKTAN VAZGEÇİRMEYE  ÇALIŞIYORLAR”

    Örgütlenmenin başladığının duyulmasının ardından fabrika yönetimi tarafından işçilere mobbing yapıldığını söyleyen DİSK/Genel-İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz, “İşçiler örgütlendikten sonra içme sularını kestiler ve işçiler de fabrikaya en yakın derelerden kendi imkânlarıyla sularını almak zorunda kaldılar” dedi.

    Yılmaz şöyle devam etti:

    “İşçi arkadaşlarımızla en son konuştuğumuzda kendilerinin çağrıldığını ve işten çıkarılacaklarının bildirildiğini söylediler. 4 işçi arkadaşımıza maddi, manevi bütün alacaklarımı aldıktan sonra işten ayrılıyorum, işe iade davası açmayacağım, ihbar ve kıdem tazminatı talep etmeyeceğime dair bütün haklarımdan feragat ediyorum şeklinde beyanlarını alarak işlerine son verdiler. Fabrika yönetimiyle iletişime geçtik ancak hiçbir şekilde bizimle iletişim kurmayacaklarını söylediler. Örgütlülüğe düşman oldukları için işçileri karşılarına aldılar. Bugünden itibaren de aşamalı bir şekilde işten çıkarmaların devam edileceği ifade edildi. Fabrikanın kapanması gündemde değil ama işçilerin örgütlenmesinden sonra böyle ifade edildi. İşçileri sendikalı olmaktan vazgeçirmeye çalışıyorlar.

    PİRHA/DERSİM

  • İBB, Barış Akademisyeni Veyis Altıntaş’ın işine son verdi

    İBB, Barış Akademisyeni Veyis Altıntaş’ın işine son verdi

    İBB, 2020’den bu yana BİMTAŞ’ın sözleşmeli personeli olarak çalışan Barış Akademisyeni Veysi Altıntaş’ın işine son verdi.  

    “Barış Akademisyenleri” bildirisine imza atmasının ardından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doktora öğrencisiyken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname  (KHK) ile 2017’de ihraç edilen Veysi Altıntaş’ın 2020 yılında işe başladığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki işinden çıkarıldı.

    İştirak şirketi BİMTAŞ’ın sözleşmeli personeli olarak çalıştığı birimde işine son verilen Altıntaş, işten çıkarıldığını Twetter hesabından duyurdu. Altıntaş, şu paylaşımda bulundu: “İBB haksız ve hukuksuz bir şekilde iş akdimi feshetti. İşten çıkarılma gerekçesinde barış bildirisini imzalamaktan dolayı KHK ile ihraç edilmiş olmam ve hakkımda devam eden bir ağır ceza davası kanıt olarak gösterilmiş. Ama mevzu bunların çok ötesinde.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İşçi Kadın Meclisi, Hugo Boss’un kadın işçiyi iftirayla işten atmasını protesto edecek

    İşçi Kadın Meclisi, Hugo Boss’un kadın işçiyi iftirayla işten atmasını protesto edecek

    PİRHA- İşçi Kadın Meclisi ve Tekstil İş Sendikası, Hugo Boss’un 17 yıllık çalışanını Kod-46 ile işten çıkartmasına tepki amaçlı 8 Ocak Cumartesi günü basın açıklaması yapacak.

    İzmir’de bulunan Hugo Boss fabrikasında 17 yıl boyunca çalışan kadın işçi ayağını kırmasına ve bir buçuk ay raporlu olmasına rağmen “joker eleman” olarak çalıştırılmış, iş başı yaptıktan bir kaç gün sonra ise çantasında “Hugo Boss etiketli ürün olduğu” iddia edilerek hakkında tutanak tutularak savunması dahi alınmadan Kod 46 ile işten atılmıştı.

    İzmir İşçi Kadın Meclisi ve Tekstil İş-Sen, Hugo Boss işçisinin hem kendisi hem de tüm işçiler için hakkını istediğini vurgulayarak, 8 Ocak Cumartesi günü saat 13.30’da Ege Serbest Bölge önünde basın açıklaması yapacak.

    PİRHA/İZMİR