Etiket: isveç

  • İsveç’ten NATO açıklaması!

    İsveç’ten NATO açıklaması!

    PİRHA- İsveç, NATO üyelik sürecini geçici olarak durdurdu.

    İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström yaptığı açıklamada, “Provokatif eylemlerden sonra İsveç’e yönelik öfkeyi gidermeye çalışıyoruz. Türkiye’de seçimin yapılacağı 14 Mayıs’ı da yakından takip ediyoruz. Amacımız Temmuz’da tam üyelik” dedi.

    Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından İsveç ve Finlandiya tarafsızlık politikalarından vazgeçerek NATO üyeliği başvurusunda bulunmuştu. İttifaka tam üye olarak katılmalarına 30 ülkeden sadece Türkiye ve Macaristan onay vermemişti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine destek verecek

    Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine destek verecek

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı, İsveç Başbakanı ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in katıldığı dörtlü görüşme sona erdi. Türkiye’nin, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğini destekleyeceği açıklandı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı, İsveç Başbakanı ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in katıldığı dörtlü görüşme sona erdi.

    Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik süreçleri hakkında üç ülkenin liderlerinin huzurunda üçlü mutabakat imzalandı.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’nin NATO üyeliklerini destekleyeceğini, Türkiye’nin silah ihracatı ve terörle ilgili endişelerine ilişkin bir mutabakat imzalandığını açıkladı. Stoltenberg, NATO ülkelerinin liderlerinin yarın İsveç ve Finlandiya’yı NATO’ya katılmaya davet için karar alacağını bildirdi. Stoltenberg, NATO’nun her zaman ortak bir zeminde uzlaşabildiğini söyledi.

    Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliklerinin yolunu açan anlaşma, tarafların Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu, Pekka Haavisto ve Ann Linde tarafından imzalandı.

    MUTABAKATTA YER ALAN MADDELER

    İmzalanan mutabakatta şu maddeler yer aldı:

    – Müstakbel NATO Müttefikleri olarak Finlandiya ve İsveç, milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek verirler. Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç, PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacaklardır. Türkiye de milli güvenliklerine yönelik tüm tehditlere karşı Finlandiya ve İsveç’e tam destek verir. Finlandiya ve İsveç terörizmi tüm biçim ve tezahürleriyle en kuvvetli şekilde reddeder ve kınar. Finlandiya ve İsveç, tüm terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı gerçekleştirdikleri saldırıları açık ve net biçimde kınar, Türkiye’yle ve mağdurların aileleriyle en derin dayanışma duygularını ifade eder.

    – Finlandiya ve İsveç, PKK’nın yasaklanmış bir terör örgütü olduğunu teyit eder. Finlandiya ve İsveç, PKK ve diğer tüm terörist örgütlerin, bunların uzantılarının faaliyetleri ile iltisaklı kuruluşlar ve paravan örgütler içerisinde yeralan veya bu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan şahısların faaliyetlerini engelleyeceklerini taahhüt eder. Türkiye, Finlandiya ve İsveç bu terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek amacıyla aralarındaki işbirliğini artırmaya karar vermişlerdir. Finlandiya ve İsveç, bu terör örgütlerinin emellerini reddeder.

    – Türkiye, Finlandiya ve İsveç aralarında artık hiçbir milli silah ambargosu bulunmadığını teyit ederler. İsveç, NATO Müttefiklerine yönelik olarak silah ihracatına ilişkin milli mevzuatını tadil etmektedir.  Gelecekte, Finlandiya ve İsveç’ten yapılacak savunma sanayii ihracatı Müttefik dayanışmasına ve Washington Anlaşması’nın 3. Maddesi’nin ruhuna ve lafzına uygun biçimde yürütülecektir.

    – Türkiye, Finlandiya ve İsveç bugünkü görüşmelerden sonra müteakip somut adımları atacaklarını taahhüt ederler: Terörizmle, örgütlü suçlar ve diğer ortak sınamalarla mücadelede mutabakat temelinde işbirliğini geliştirmek için kolluk kuvvetlerini ve istihbarat kuruluşlarını da içeren her düzeyde hükümetler arası yapılandırılmış bir diyalog ve işbirliği mekanizması tesis edeceklerdir.

    -Finlandiya ve İsveç, ilgili NATO belgelerinin ve politikalarının hükümleriyle uyumlu biçimde terörizmle mücadeleyi kararlılık ve azim içinde yürütecek ve yerel mevzuatlarını bu doğrultuda güçlendirmeye yönelik gerekli tüm adımları atacaklardır.

    -Finlandiya ve İsveç, Avrupa İade Sözleşmesi’yle uyumlu biçimde, Türkiye tarafından sağlanan bilgi, delil ve istihbaratı dikkate alarak Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade taleplerini ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyacak ve Türkiye’yle iade ve güvenlik işbirliğini geliştirmek için gerekli ikili ahdî düzenlemeler yapacaklardır.

    -Finlandiya ve İsveç, PKK terör örgütünün ve bütün uzantıları ile iltisaklı kuruluşlarının ve paravan örgütlerinin para toplama ve eleman devşirme faaliyetlerine yönelik soruşturma başlatacak ve bunları yasaklayacaklardır.

    -Türkiye, Finlandiya ve İsveç dezenformasyonla mücadele edeceklerini taahhüt edecek ve yasalarının, Türkiye’ye yönelik şiddeti kışkırtan faaliyetler dahil olmak üzere, terör örgütlerinin propagandası amacıyla istismar edilmesini engelleyeceklerdir.

    -Finlandiya ve İsveç, silah ihracatına dair mevzuatlarının Müttefiklere yönelik yeni taahhütleri mümkün kılmasını ve NATO’daki üyelik statüleriyle mütenasip olmasını temin edeceklerdir.

    -Finlandiya ve İsveç, Türkiye’nin askeri mobilite konusundaki PESCO projesine katılımı dahil olmak üzere, Türkiye ve diğer AB üyesi olmayan Müttefiklerin Avrupa Birliği’nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın mevcut ve müstakbel girişimlerine mümkün olan en geniş şekilde dahil edilmesine destek vereceklerdir.

    -Bu adımların hayata geçirilmesi için, Türkiye, Finlandiya ve İsveç Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları, İstihbarat Servisleri ve Güvenlik Kurumlarından uzmanların katılımıyla bir Daimi Ortak Mekanizma tesis edeceklerdir. Daimi Ortak Mekanizma diğer ülkelerin katılımına açık olacaktır.

    – Türkiye, NATO’nun Açık Kapı politikasına uzun zamandır devam eden desteğini teyit eder ve Madrid Zirvesi’nde Finlandiya ve İsveç’in NATO üyesi olmak üzere davet edilmelerine desteğini ifade eder.

    (HABER MERKEZİ)

  • NATO üçlü görüşme talep etti; Türkiye ‘Somut adım bekliyoruz’ dedi

    NATO üçlü görüşme talep etti; Türkiye ‘Somut adım bekliyoruz’ dedi

    PİRHA-Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı tutumunu sürdürüyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in çağrısını Çavuşoğlu reddeti.

    İddialara göre Türkiye, NATO’nun Finlandiya ve İsveç ile üçlü görüşmeler yapma teklifini reddetti ve Çarşamba günü yapılması planlanan toplantı gerçekleşmedi.

    Financial Times’ın haberine göre,  NATO, Ankara’nın İskandinav ülkelerinin batı askeri ittifakına katılma başvurularına karşı bir çözüm bulmayı amaçladı. Türkiye ise Finlandiya ve İsveç ile üçlü müzakerelere katılma davetini reddetti.

    Ankara, Helsinki ve Stockholm’den arabuluculuk görüşmelerini kabul etmeden önce ülkelerinde bulunan Türkiyeli siyasilerle ilgili somut teklifler talep etti. NATO’ya da yetkililerini her ülke ile ikili görüşmeler yoluyla bir anlaşmaya aracılık etmek teklif ediliyor.

    Stoltenberg, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Amaç, Finlandiya ve İsveç’i tam üye olarak kabul edebilmek için bu sorunları mümkün olan en kısa sürede çözmektir.” dedi.

    NATO Genel Sekreteri, “Bu nedenle, Stockholm ile Helsinki ve tabii ki NATO müttefikimiz Türkiye ile yakın istişarelerde bu konularda çok ve aktif olarak çalışıyoruz” diyerek sürecin devam edeceğini belirtti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki İskandinav ülkesine de taviz talebini yeniledi. Erdoğan, “İsveç ve Finlandiya net, somut ve kararlı adımlar gösterene kadar NATO konusundaki tutumumuzu kesinlikle değiştirmeyeceğiz” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN İTİRAZLARINA RAĞMEN NATO ÜYESİ OLACAKLAR”

    İspanya’nın başkenti Madrid’de Haziran ayı sonu yapılacak NATO Liderler Zirvesi öncesi, Salı akşamı Hollanda’nın Lahey kentinde bir kısıtlı katılımla toplantı gerçekleşti. Hükumet temsilcileri İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklediklerini belirtirlerken Hollanda’nın başbakanı Mark Rutte, “Türkiye’nin itirazlarına rağmen, bu iki ülkenin askeri ittifaka katılabileceklerinden emin olduğunu” söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Norveç’te kadın buluşması gerçekleştirecek

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Norveç’te kadın buluşması gerçekleştirecek

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Norveç, İsveç ve Danimarka bileşenleri, 27 Kasım tarihinde Oslo’da bir araya gelecek. Buluşmada, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşulacak. Çalıştayda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve Alevilikte kadının yeri üzerine seminerler de düzenlenecek. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) İsveç ve Danimarka Bileşenleri, 27 Kasım tarihinde Norveç’in Başkenti Oslo’da bir araya gelecek.

    Buluşmada, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşulacak. Buluşmaya, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Ana Narin Gülçiçeği, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Yürütme Kurulu üyesi Satı Bal, Ayten Tutay, Aynur Köse Akgül, Canan Sarıkaya, Sevim Sarıtaş’ın yanı sıra kadın örgütleri temsilcileri de konuşmacı olarak katılacak.

    27 Kasım tarihinde gerçekleşecek buluşma saat 09.00’da başlayacak. Saat 17.00’de Muhabbet Cemi gerçekleşecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsveç Alevi Kadınlar Birliği kuruldu; ‘Korkuya ve güvensizliğe savaş açtık’

    İsveç Alevi Kadınlar Birliği kuruldu; ‘Korkuya ve güvensizliğe savaş açtık’

    PİRHA-İsveç’te Alevi kurumları içerisinde örgütlü olan ve çalışmalarını yürüten kadınlar kendi örgütlülüklerini kurdu. Geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir toplantıyla resmi kuruluşunu ilan eden İsveç Alevi Kadınlar Birliği, Alevi kadınların üzerine sinmiş olan korku ve güvensizlik kültürüne karşı savaş açıyor.

    İsveç’te Alevi kurumları içerisinde örgütlü olan kadınlar çalışmalarını uzun zamandan beri yapıyorlardı. Kendi örgütlülüklerini oluşturan kadınlar geçtiğimiz günlerde resmi kuruluşlarını ilan ettiler. İsveç Alevi Kadınlar Birliği’nin kurulmasında önemli rol oynayan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, İsveç’te neden bir Alevi kadın örgütlenmesine ihtiyaç duyduklarını PİRHA’ya anlattı.

    “İSVEÇ’TE KADINLAR HAYATIN HER ALANINDA ORTAK MÜCADELE EDİYOR”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliğ’ne bağlı olarak kurulan İsveç Alevi Kadınlar Birliği’nin, Alevi kadın hareketi için büyük bir kazanım olduğunu vurgulayan Kamilağaoğlu, İsveç’teki kadın örgütlülüğünün önemine ve büyüklüğüne dikkat çekti. Kamilağaoğlu, “İsveç’te kadın örgütlülüğü çok önemli bir düzeyde. Siyasi partilerin kadın örgütleri olduğu gibi çeşitli aktif kadın örgüt ve kadın inisiyatifleri hayatın her alanında ortak mücadele etmektedir. Parlamentoda kadın temsil oranı yaklaşık yüzde 50’dir” dedi.

    ALEVİ KADINLAR ÜZERİNE SİNEN KORKU VE GÜVENSİZLİĞE SAVAŞ AÇTILAR

    İsveç’te göçmen kadın grupları içerisindeki boşluğu Alevi kadın örgütlenmesinin dolduracağını ifade eden Kamilağaoğlu, neden bir Alevi kadın örgütlülüğüne ihtiyaç duyduklarını şöyle anlattı:

    “Aleviler, Alevi kadınlar ve çocukları sadece doğup yaşadıkları ülkelerinde değil, ikinci ana vatan olarak yaşadıkları Avrupa ülkelerinde de geldikleri ülke kaynaklı çeşitli sıkıntılarla karşı karşıyalar. Alevi kadın örgütlülüğü, Alevi kadınların üzerine sinmiş olan korku ve güvensizlik kültürüne karşı savaş açmaktır. Kendi kadıncık inancında var olan eşitlikçi yerinin süreç içerisinde ellerinden kaybolması ve cinsiyetçi yaklaşım biçimleri Alevi kadınları ve Alevi kadın kurumlarını son derece rahatsız etmektedir. Bu mücadeleyi Alevi kadınlar hayatın her alanında her türlü, ötekileştirilmeye, asimilasyona ve cinsiyetçi tüm gericiliğe karşı verecektir.”

    KADINLARA ÇAĞRI

    Tüm kadınlara Alevi kadın mücadelesindeki davalarını sahiplenme çağrısı yapan Kamilağaoğlu, “Bu uzun soluklu bir mücadele. Bu mücadeleyi sahiplenen, emek veren tüm kadınlarımıza aşk olsun” dedi.

    PİRHA/İSVEÇ

  • İsveç medyası Türkiye’de Alevilerin uğradığı baskıları yayınladı

    İsveç medyası Türkiye’de Alevilerin uğradığı baskıları yayınladı

    İsveç medyası Türkiye’de yaşayan Alevilerin uğradıkları baskıları, sıkıntıları ve yaşam koşullarını gündemleştirdi.

    Evrensel’de yer alan habere göre, son bir yıl içinde İsveç medyasında Alevilerin inanç, gelenek ve kültürlerini konu alan pek çok makale, tartışma yazıları ve söyleşiler yayımlandı. Son olarak da Gazeteci Bo Ture Larsson, Västervik Gazetesi’nin bugünkü sayısında Türkiye’de yaşayan Alevilerin yaşam koşullarını ve uğradıkları baskıları gündeme getirdi.

    IŞIĞIN ÇOCUKLARI HAKLARINI İSTİYOR

    “Türkiye’de Aleviler: Işığın çocukları haklarını istiyor” başlıklı makalede, İsveç’in belki de dünyanın en eski inancını keşfettiği belirtilen makalede Türkiye’de en az 10 milyon, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde 1 milyon Alevinin yaşadığına dikkat çekiliyor.

    80 milyonluk Türkiye’de Kürt ve Türk Alevilerin sayısının 20 milyon olduğu tahminlerinin yapıldığını belirten Larsson,  “Kesin olmayan rakamlar neden?” sorusuna yanıt arıyor. Alevilerin her zaman egemenlerle, son olarak ülkenin temellerini atan Kemal Atatürk ve günümüzün hafif İslamcı hükümeti ile sorunları olduğunu hatırlatan Larsson, Alevilerin sistem tarafından dışlandıklarını şu cümlelerle özetliyor:

    “DİYANET SÜNNİLİĞİN VAİZLİĞİNİ YAPIYOR”

    “Halkın ödedikleri vergilerden yılda 40 milyar kron ödenek alan Diyanet 100 bin imamla 85 bin camide Sünniliğin vaizliğini yapıyor. Aleviler, benimsemedikleri bir inancı okullarda çocuklarının öğrenmeleri için vergi ödüyor. Kendine Alevi diyen hakim, general ve vali yok. En büyük muhalefet partisinin lideri Alevi ama O bununla övünmüyor.”

    ALEVİ KADINLARI İSVEÇ’TE YERLERİNİ ALIYOR

    Fria Gazetesi’nde de bir süre önce,  İsveç’teki Alevi kadınlarının yaşam ve toplum içerisindeki yerlerini ele alan “Alevi kadınları İsveç’te yerlerini alıyor” başlıklı bir makale yayımlandı. Makalede İsveç’de çok az sayıda kişinin Alevilik inancından haberi olduğu  belirtildikten sonra  Gül, Güneş ve Nejla adındaki üç kadının, Alevilik inancında kadınların İsveç’te çoğunluk kültüründeki kadınların pozisyon ve olanaklarına sahip olduğunu söylediği aktarılıyor. Alevi kültürü hakkında açıklamalarda bulunan kadınlar, Alevilerin ayrımcılık ve baskılardan dolayı topraklarını terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kaldıklarını söylüyor.

    İSVEÇ’İN İLK CEMEVİ UPPSALA’DA AÇILACAK

    İsveç, 2015 yılının Haziran ayında Aleviliği inanç olarak kabul etti ve Alevi dernek ve kuruluşlarına maddi destekte bulunmayı kararlaştırdı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’na bağlı olarak çalışma yürüten İsveç Alevi Federasyonu’nun İsveç’in 7 yerleşim biriminde derneği bulunuyor. Federasyon, İsveç’in ilk cemevini Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Uppsala ilinde açmak için geçtiğimiz yıl çalışmaları başlatmıştı.

  • İsveç, zorla evlendirilmek istenen 12 yaşındaki kız çocuğunu sınır dışı ediyor!

    İsveç, zorla evlendirilmek istenen 12 yaşındaki kız çocuğunu sınır dışı ediyor!

    İsveç Göçmen Dairesi, zorla evlendirilmek istenen 12 yaşındaki bir kız çocuğunu vatandaşı olduğu Türkiye’ye sınır dışı etme kararı aldı.

    İsveç Devlet Televizyonu (SVT), Göçmen Dairesi’nin (Migrationsverket) zorla evlendirilmek istenen 12 yaşındaki bir kız çocuğunu, kendi koyduğu kurallara aykırı olarak vatandaşı olduğu Türkiye’ye sınır dışı etme kararı verdiğini duyurdu. İsveç’te çocukların iltica için “kendi gerekçeleri”nin dikkate alınması gerekiyor, bazen bu gerekçeler aileninkinden daha çok güçlü olabiliyor.

    12 YAŞINDA EVLENDİRİLMEK İSTENİYOR

    Haberde, Maria adı verilen 12 yaşındaki çocuğun anne ve kardeşleriyle birlikte İsveç’e gelerek iltica talebinde bulundukları, anne ve kardeşinin Göçmen Dairesi’ndeki ifadelerinde babasının Maria’yı 30 yaşındaki bir tanıdığıyla zorla evlendirmek istediklerini söyledikleri belirtiliyor.

    Ancak Göçmen Dairesi memurları, Maria’ya konu hakkında tek bir soru bile sorma gereğini duymadan ailenin İsveç’te kalması için yeterli gerekçeleri olmadığını öne sürerek Türkiye’ye gönderilmelerini kararlaştırdı.

    Kararın temyiz edilmesi üzerine konuyu ele alan Göçmen Mahkemesi de, Maria hakkındaki iddiaları ele almadan aile hakkında verilen sınır dışı edilme kararı onayladı.

    “EVLİLİĞİN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUM”

    Kararda Maria’nın hangi biçimde evlilik yapmaya zorlandığı belirtilmezken SVT’ye açıklamalarda bulunan Maria, “Evliliğe hazır değilim. Ne olduğunu bilmiyorum” dedi.

    AVUKATLAR VE ÇOCUK HAKLARI KURUMLARI KARARA TEPKİLİ

    Çocuk haklarını savunan kurum ve kuruluşlar ile avukatlar, Maria ve ailesi için verilen sınır dışı etme kararına tepkili. Rädda Barnen (Çocuk Esirgeme Kurumu) şeflerinden Ola Matsson, Göçmen Dairesi’nin olumlu ilkeleri olmasına karşı karar veren memurların yeterli bilgileri olmadığı için Birleşmiş Milletler’in çocukların haklarını güvence altına alan sözleşmesine uyulmadığını söyledi.

    Göçmen Dairesi yetkililerinden Magnus Bengtsson, eleştirilerin kısmen haklı olduğunu ve çocuklarla iletişim kurmada yetersizlikler olduğunu kabul etti.

    Göçmen Dairesi ve Göçmen Mahkemesi’nin sınır dışı edilme gerekçelerinde Türkiye’de çocuk evliliklerini ve kadınlara yönelik şiddeti yasaklayan yasalar olduğu belirtiliyor.

    TÜRKİYE’DE ÇOCUK EVLİLİKLERİ VAR

    SVT’nin konu hakkındaki sorularını yanıtlayan Avukat Ceren Akkaya, Türkiye’de çocuk evliliklerinin olduğunu belirterek “Evlenme yaşı 17, ama çocukların daha önce evlendirilmeleri hiç de olağan dışı değil. Bu dini evlilik biçiminde gerçekleşiyor. Daha önceleri böylesi evlilkiklere karşı yasalar vardı ama kaldırıldı” dedi.

    (Evrensel)

     

  • Alevilik, İsveç’te okullarda ders müfredatına girdi

    Alevilik, İsveç’te okullarda ders müfredatına girdi

    PİRHA-İsveç’te Alevilik, ders müfredatına girdi. Bundan sonraki süreçlerde devlet okullarında diğer din ve inançlar yanında Alevilik de öğretilecek. 

    Geçen yıl İsveç devleti Aleviliği kendine özgü bir inanç olarak kabul etmişti.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Hüseyin Mat, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu başarının altına imza atan İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu’muza, değerli yöneticilerimize, üyelerimize, destek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Örgütlü olmak çok kıymetlidir ve değerini bilelim” dedi.

     

  • İsveç’te sağlık emekçileri özelleştirmeyi protesto etti

    İsveç’te sağlık emekçileri özelleştirmeyi protesto etti

    İsveç’in 11 ilinde bir araya gelen sağlık emekçileri, özelleştirme ve taşeronlaştırmaya dikkat çekmek amacıyla meydanlara çıktı.

    Evrensel’de yer alan habere göre, İsveç’te özelleştirme ve taşeronlaştırma politikasının yol açtığı yıkıcı sonuçlara dikkat çekmek ve sağlık sektöründeki emek sömürüsünü protesto etmek için, İsveç’in 11 ilinde sağlık emekçileri meydanlara çıktı.

    Stockholm, Göteborg ve Malmö gibi büyük yerleşim birimlerinde yapılan miting ve yürüyüşlerde konuşmalar yapan sağlık emekçileri, hükümete sağlık emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını kötüleştiren, hastaların yaşamlarını riske sokan özelleştirme, taşeronlaştırma ve kemer sıkma politikasına son vermeleri çağrısı yaptılar.

    “Ucuzluğa son-bir başka sağlık mümkündür” parolasıyla yapılan eylemlerde, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikasına son verilmesini ve sağlık ve eğitim hizmetlerinin yeniden devlet ve belediyelere devredilmesini talep eden pankart ve dövizler de  taşındı. Göstericiler, hükümetin sağlık politikasını protesto etmek için zaman zaman hep birlikte düdük çaldı.

    İNSAN ONURUNA YARAŞIR SAĞLIK HİZMETLERİ HERKESİN HAKKI

    Stockholm’deki gösteri kadınların oluşturduğu müzik grubunun trampet çalmasıyla başladı. Hemşire Ingrid Borin, meydanda yaptığı konuşmada amaçlarının sağlık sistemindeki aksaklıkları halka duyurmak ve önlem almaları için harekete geçmelerini sağlamak olduğunu belirttikten sonra şunları kaydetti: “Biz sağlık sistemindeki aksakları ve bunların giderilmesi için yapılması gerekenleri biliyoruz. Sağlık kurumlarının zayıflamasından hem çalışanlar hem de hastalar zarar görüyor. Bu, herkesi etkiliyor. Hepimizin bazen sağlık hizmetleri alma gereksinimi duyuyoruz. İyi ve insan onuruna yaraşır sağlık hizmetleri herkesin hakkı.”

    Göteborg’de düzenlenen gösteride Mattias Nilsson, sağlık sistemindeki özelleştirme ve kemer sıkma politikalarının emekçiler üzerindeki etkisini, “Hastanede çalıştığım 9 yıl içinde koşullarının nasıl ağırlaştığını gözlemledim. Sağlık hizmetlerine talep artarken sağlık hizmetleri veren yerlerin sayısı azaldı. Personel sıkça yer değiştiriliyor ve hasta yazılan meslektaşlarımızın sayıları arttı. Artık personel dayanamıyor” diyerek özetledi.
    Linköping ilindeki gösteride hemşire Alexandra Lyssarides, hastaların kötü çalışma koşullarının hastaların güvenliğini tehdit ettiği uyarısında bulunduktan sonra, politikacılara duruma müdahale etmeleri ve önlem almaları çağrısı yaptı.