Etiket: iyi hal indirimi

  • Karar ‘pes’ dedirtti: Kanser hastasına tecavüz eden faile iyi hal indirimi!

    Karar ‘pes’ dedirtti: Kanser hastasına tecavüz eden faile iyi hal indirimi!

    PİRHA- Yoğun bakımda tedavi gören kanser hastası N.C.’ye tecavüz eden Emre Kale’ye “iyi hal” indirimi uygulanarak 25 yıl hapis cezası verildi.

    İzmir’de, Ege Üniversitesi (EÜ) Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi gören kanser hastası N.C.’ye (63) tecavüz eden erkek hemşire Emre Kale’nin (30) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.

    İzmir 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada fail Kale’ye “iyi hal” uygulanarak, “cinsel saldırı” suçundan 16 yıl 3 ay, “uyuşturucu madde temin etmek” suçundan da 9 yıl 4 ay 15 gün olmak üzere toplam 25 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi.

    40,5 YIL HAPİS CEZASI İSTENİYORDU

    Savcılık, iddianamede fail Emre Kale hakkında “Kamu görevini kötüye kullanarak beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı cinsel saldırı’ ve ‘Uyuşturucu ve uyarıcı madde temin etme” suçundan toplam 40,5 yıla kadar hapis cezası istiyordu.

    (HABER MERKEZİ)

  • 11 yaşındaki çocuğunu istismardan tutuklanan Murat V.’ye iyi hal indirimi!

    11 yaşındaki çocuğunu istismardan tutuklanan Murat V.’ye iyi hal indirimi!

    Zonguldak’ta 11 yaşındaki kızına cinsel istismarda bulunmaktan yargılanan Murat V. adlı erkek iyi hal indirimi uygulanarak 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

    Zonguldak’ta, 11 yaşındaki kızı E.V.’ye 14 kez cinsel istismarda bulunmaktan yargılanan Murat V. (41), “iyi hal indirimi uygulanarak 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

    Geçen yıl E.V., annesi F.V.’ye, babası Murat V.’nin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine F.V., karakola giderek şikayetçi oldu. Murat V., çalıştığı maden ocağında yakalanarak gözaltına alındı. Kızına 14 kez cinsel istismarda bulunduğu belirtilen Murat V., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Murat V. hakkında Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Önceki duruşmada mütalaasını veren savcı, sanığın 47 yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını istedi.

    Davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Murat V. SEGBİS ile katılırken, taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Mahkeme savcısı, mütalaasını tekrar edip sanık hakkında 47 yıla kadar hapis istedi. Sanık ise mütalaaya karşı, “Ben suçsuzum. Ben yapmadım hepsi iftira. Beni olay günü ocaktan getirdiler. Beni iş yerinden getirirken jandarmalar bana demediklerini bırakmadılar. Bana küfrettiler. Ben suçsuzum, hepsi iftira” şeklinde savunma yaptı.

    Mahkeme başkanı, daha önce jandarmada, savcılıkta ve sorgu hakimliğindeki ifadelerinde suçunu itiraf ettiğini hatırlatarak ‘Niye daha önce kabul ettin’ diye sordu. Sanık ise “Ben ilk defa böyle şeyler yaşadım. Jandarmaları da görünce elim ayağım tutuldu. Savcıya da ifade verirken iddiaları kabul etmiştim. Daha önce suçlamaları kabul etmiş olsam da şimdi etmiyorum. İddialar doğru değil, hepsi iftira” diye cevap verdi.

    Sanık avukatı ise mağdur kız çocuğunun verdiği ifadelerde çelişki olduğunu adli tıp kurumu raporunun da kesin bir delil içermediğini söyledi. Avukat, sanığın eşi F.V.’nin, kendisine cinsel istismar olayını dayanak göstererek boşanma davası açtığını, bu suçlamanın boşanma gerekçesi olarak kullanılmak için uydurulduğunu öne sürerek müvekkilinin beraatini istedi. Karardan önce son sözü sorulan sanık, “Borcum var. Çalışmadan borcumu ödeyemiyorum, biriktikçe birikiyor. Suçsuzum, tutuklu kalmam mağduriyetime sebep olacaktır” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti Murat V.’ye kendi kızına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 27 yıl, suçun zincirleme şekilde işlendiği gerekçesiyle artırım uygulayarak 33 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetti. Heyet, sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları gerekçesiyle “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 28 yıl 1 ay 15 güne düşürdü. Sanığın cezasını tutuklu olarak çekmesine karar verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuksuz yargılanan tecavüz faili Musa Orhan’a 10 yıl hapis

    Tutuksuz yargılanan tecavüz faili Musa Orhan’a 10 yıl hapis

    İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyen Musa Orhan’ın geleceğini düşünerek 10 yıl ceza veren mahkeme, Orhan’ın tutuklanması talebini ise reddetti. 

    Siirt’te İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyerek yaşamını yitirmesine neden olan uzman çavuş Musa Orhan hakkında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan açılan davanın karar duruşması Siirt 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sabah saatlerinde başlayan duruşma, savunmalarla devam etti.

    TÜM DELİLLER MEVCUT 

    Öğleden sonra duruşmada konuşan Hatice Demir, Türkiye’de yargı sisteminde özellikle failin kamu görevlisi olduğu davalarda cezasızlıkla yüz yüze olduklarını söyledi. Bu dosyada da benzer bir cezasızlık durumuyla karşı karşıya olduklarını aktaran Demir, “Kadınlar adli mercilere başvuramamasından kaynaklı failler cezasız bırakılıyor. Geleneksel normlardan kaynaklı, kadınlar adli mercilere başvuramıyor. Yasanın etkin uygulanmaması uluslararası standartlara uygun yargılama yapılamaması, yargılamanın hayatını kaybeden kadınlar üzerinden yapılması kadınları adli merciden uzaklaştıran etkenlerdir” dedi.  Mahkemeye, “Adaleti tesis etme sorumluluğunuz var” diye seslenen Demir, suçun ispatı için tüm delillerin dosyada mevcut olduğunu dile getirdi. “Bir kadın, ‘hayır’ diyorsa ‘hayır’ demektir” diyen Demir, “Bunu herkes öğrenmeli. Bir kadın sizi seviyor diye cinsel ilişki talebini kabul edeceği anlamına gelmiyor. Bu suçun daha nasıl bir ispata ihtiyaç duyduğunu bilmiyorum. Sanığın hükümle birlikte tutuklanmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    ATK RAPORU MAHKEMEYE SUNULDU 

    Avukat Rengin Ergül, Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları tarafından hazırlanan bilimsel mütalaayı mahkemeye sundu. Ergül, ATK raporunun taraflı olduğunu, ruhsal bulguları ağırlaştıran değil bizzat eylemin somut niteliği olarak kabul edildiğini kaydederek, “Raporu hazırlayan hekim tarafından ‘Karşı koymamakla bağırmak arasında fark var’ denilmiş. Bu ne anlama geliyor” diyerek raporun eksikliğine dikkat çekti.

    MAHKEME SUÇA DAHİL Mİ?

    Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses de, duruşma düzenine ve sinyal kesici kullanılarak iletişimin kesilmesine dikkat çekerek, “İtidalimi kaybettim bugün. Mahkeme bu suça dahil mi değil mi bilmiyorum ama bu TCK anlamında suçtur. Türkiye’deki hiçbir mahkemede bu tutumla karşılaşmadım” diye belirtti.

    ORHAN YİNE SUSTU 

    Ardından mütalaaya ilişkin faile söz verilirken, savunma yapmayan Orhan suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Sonrasında söz verilen fail avukatı da, müvekkilinin masumiyet karinesi olduğunu ve konuşmak zorunda olmadığını ifade etti.

    BARO BAŞKANINA SÖZ VERİLMEDİ

    Ankara 35’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda hazır bulunan Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren’in söz almak istemesi ise mahkeme başkanı tarafından reddedildi.

    ÖDÜL GİBİ CEZA 

    Verdiği aranın ardından kararını açıklamayan mahkeme heyeti, tecavüz faili Musa Orhan’a Türk Ceza Kanunun 102/2 maddesi kapsamında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıl hapis cezası verdi. “Geleceği üzerinde olumsuz etki yaratabileceği” ve tüm duruşmalara düzenli katıldığı gerekçe gösterilerek faile kararda “ iyi hal” indirimi uygulayan heyet, cezayı 10 yıla düşürdü. Ayrıca tecavüz failinin kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle adli tedbir hükümleri uygulanarak, tutuksuz yargılanmasına karar verildi.

    Oy çokluğu ile alınan karara, bir mahkeme üyesi beraat kararı verilmesi yönünde şerh koydu.

    İNDİRİM UYGULANDI

    Verilen kararın ardından adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan Avukat Gulan Çağın Kaleli, Orhan’a verilen 12 yıl cezanın indirim uygulanarak 10 yıla düşürüldüğünü ve buna ilişkin karara itiraz edeceklerini söyledi.

    UTANÇ VERİCİ 

    Ardından konuşan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, “tecavüzcü zihniyetin” bir kez daha nasıl devlet tarafından korunduğunun açığa çıktığını söyledi. Devletin güvencesi altında başlayan tecavüzün, yargının aklamasıyla devam ettiğini kaydeden İmir, cezasızlık politikasının devam ettiğini vurguladı. Kararı ‘utanç verici’ olarak nitelendiren İmir, “Bugün burada tecavüzcü zihniyetin nasıl aklandığını hepimiz gördük. Onca delile rağmen tutuklanmayan uzman çavuş, bugün ödül gibi bir karar ile mahkemeden ayrıldı. Bunu bilsinler kadınlar bu zihniyet karşısında asla geri adım atmayacak” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ali İsmail Korkmaz’a saldırı görüntülerini silen bilirkişiye iyi hal indirimi

    Ali İsmail Korkmaz’a saldırı görüntülerini silen bilirkişiye iyi hal indirimi

    Eskişehir’de Gezi direnişi sırasında esnaf ve polislerin de aralarında olduğu kişiler tarafından saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın dava dosyasındaki görüntüleri silen Serkan Uğurluoğlu’na mahkeme tarafından iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 8 ay ceza verildi.

    Eskişehir’de 2013 yılında Gezi direnişi sırasında polis ve sivillerin saldırısına uğrayarak 19 yaşında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın dava dosyasındaki görüntüleri silen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Serkan Uğurluoğlu’na mahkeme tarafından iyi hal indirimi uygulandı. Uğurluoğlu’na 1 yıl 8 ay ceza verildi.

    Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın darp edildiği ana ilişkin görüntüleri sildiği tespit edilen bilirkişinin yargılandığı davada gerekçeli karar açıklandı.

    Kararda dikkat çekici bir ayrıntı yer aldı. Mahkeme, Ali İsmail’in olay tarihinde üzerinde olan yeşil (turkuaz mavi) kot pantolon ile kırmızı renkli paraşüt diye tabir edilen kısa montun, 8 yıl aradan sonra baba Şehap Korkmaz’a iadesine karar verdi.

    GÖRÜNTÜLERİ SİLEN BİLİRKİŞİYE İYİ HAL İNDİRİMİ
    Uğurluoğlu da ‘olaya ilişkin herhangi bir veri tespit edilmediği’ yönünde rapor hazırladı. Jandarmadan gelen raporda olay anına ilişkin görüntülerin bilirkişi Serkan Uğurluoğlu tarafından silindiği tespiti yer aldı.

    Şikayet üzerine Uğurluoğlu hakkında dava açıldı. 7 yıl süren yargılamanın ardından Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, 16 Mart’ta sanık bilirkişiye, iyi hal indirimi yaparak, 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bursa’da kendisinden ayrılmak isteyen kadını bıçaklayan erkeğe ‘iyi hal’ indirimi!

    Bursa’da kendisinden ayrılmak isteyen kadını bıçaklayan erkeğe ‘iyi hal’ indirimi!

    Bursa’da kendisinden ayrılmak isteyen kadını bıçaklayan Zahit Yıldırım isimli erkek, ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçuyla yargılandığı davada iyi hal indirimiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Bursa’da, evli olduğunu öğrenince ilişkisini bitirmek isteyen Hülya Nurkaya’yı, bıçaklayarak yaraladıktan sonra intihara teşebbüs eden Zahit Yıldırım isimli erkek tutuklu olarak yargılandığı davada 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Olay, geçen yıl temmuz ayında, Yıldırım ilçesine bağlı Hacıseyfettin Mahallesi’ndeki Hülya Nurkaya’ya ait tuhafiye dükkanında meydana geldi. Hülya Nurkaya, sevgilisi Zahit Yıldırım’ın evli olduğunu öğrenince ilişkisini bitirmek istedi. Ancak Yıldırım, Nurkaya’nın peşini bırakmadı. Tuhafiye dükkanına gelen Yıldırım ile Nurkaya’yı vücudunun 3 yerinden bıçaklayarak, yaraladı. Ardından da aynı bıçak ile intihar girişiminde bulundu.

    İhbar üzerine gelen ambulanslarla hastaneye kaldırılan Yıldırım ve Nurkaya tedavilerinin ardından taburcu edildi. Polis tarafından gözaltına alınan Zahit Yıldırım, sevk edildiği adliyede, ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı.

    “CEZAEVİNDEN ÇIKMASINI İSTEMİYORUM”

    Bursa 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamanın karar duruşmasına tutuklu sanık Zahit Yıldırım, cezaevinden SEGBİS’le katıldı. Hülya Nurkaya’nın avukatı Şeyda Şahin, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile sanık avukatları İsmail Duralar ve Eser Kumtaş ise mahkeme salonunda hazır bulundu.

    Duruşmada, olaydan sonra 35 yıllık iş yerini kapattığını ve psikolojisinin bozulduğunu anlatan Hülya Nurkaya, “Sanık beni uzun süre takip edip, cep telefonuma gönderdiği mesajlarla rahatsız etti. Evimin ve iş yerimin önüne gelerek, takip etti. Olay günü, iş yerini açtığım sırada arkamdan içeri girdi. Kollarımı tutup, sağ karın boşluğuma bıçakla vurdu. Aldığım darbe sonucu yere düştüm. Bıçaklamaya devam etti. Kalbime aldığım bıçak darbesinden sonra sol kolumu kalbimin üzerine koyarak, ikinci darbeyi önledim. Karın boşluğuma bıçak darbelerini vurmaya devam etti. Bağırmam üzerine komşularım gelerek, elinden kurtardılar. Beni öldürmeye çalıştı. Geceleri uyuyamıyorum. Şikayetçiyim. Cezaevinden çıkmasını istemiyorum. Bana tekrar zarar vermesinden korkuyorum” dedi.

    TASARLAYARAK ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSE İYİ HAL İNDİRİMİ!

    Tutuklu sanık Zahit Yıldırım ise, tasarlayarak hareket etmediğini iddia ederek beraatini talep etti. Sanık avukatı Eser Kumtaş da “Sanığın tasarlama suçlamasını kabul etmiyoruz. Ayrıca bu yönde bir delil yoktur. Sanık, katılanın çantasından bir şey çıkardığını söylemiştir. Tanıklar, katılanın kim tarafından bıçaklandığını görmemiştir. Sanığın beraatini ve tahliyesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Zahit Yıldırım’ı önce ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 13 yıla düşürdüğü cezayı, iyi hal indirimiyle de 10 yıl 10 ay hapis cezasına çevirdi.

  • Hamile eşini öldüren erkeğe ‘iyi hal’ ve ‘haksız tahrik’ indirimi!

    Hamile eşini öldüren erkeğe ‘iyi hal’ ve ‘haksız tahrik’ indirimi!

    Adana’da 19 yaşındaki hamile eşini katleden kocaya ‘iyi hal ve haksız tahrik indirimi’ uygulandı ve cezası 18 yıl 4 aya indirildi.

    Adana’da 5 yıl önce 4.5 aylık hamile eşini öldüren kişiye ‘iyi hal ve haksız tahrik indirimi’ uygulandı. Olay merkez Seyhan ilçesinin Akkapı Mahallesinde 11 Eylül 2014 günü meydana geldi. 14 yaşında evlendirilen ve 15 yaşında bir çocuk dünyaya getiren 19 yaşındaki Burcu Çiftçi eşi 27 yaşındaki Mehmet Çiftçi tarafından göğsüne 3 el ateş edilerek katledilmişti.

    İleri Haber’de yer alan habere göre tutuklanan koca, eşini kendisini aldattığı için öldürdüğünü ileri sürdü. Mahkeme, 12 Mayıs 2015’te sanığı oy çokluğu ile “hamile eşini öldürmek” suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti. Katil kocanın cezası “haksız tahrik” ve “iyi hal”den dolayı 18 yıl 4 aya düşürüldü.

    “KIZIMIN YAŞI KADAR BİLE CEZA ALMADI”

    Damadına “haksız tahrik” ve “iyi hal indirimi” uygulanmasına tepki gösteren anne Songül Teber, “Haksız tahrik almak için aldatıldığı yalanını söyledi. Kararı temyize gittik. Ancak değişen bir şey olmadı. Biz tekrar temyize gönderdik. Hem kızımı hem de doğmamış torunumu öldüren o adamın idam edilmesi ya da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını istiyorum. Ancak ölen kızımın yaşı kadar bile ceza almadı katil” dedi.

  • Dilek Doğan’ın öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti

    Dilek Doğan’ın öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti

    PİRHA- Dilek Doğan 3 yıl önce bugün evinde, ailesinin gözü önünde polis tarafından vurularak öldürüldü. Yargısız infazı kamera kayıtları ile belgelenen polis ise ‘iyi hal indirimi’ ile sadece 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

    İstanbul Armutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığı evde polisin kurşunladığı 25 yaşındaki Dilek Doğan’ın vurulmasının üzerinden üç yıl geçti.

    Dilek Doğan’ın ailesinin acısı ise ilk günkü gibi taze. Dilek’in fotoğraflarını sosyal medyada paylaşan çok sayıda kişi de, “Polis vurdu, Saray korudu, yargı akladı: Unutmayacağız!” diyerek Dilek Doğan’ı vuran polise tepki gösterdi.

    Dilek Doğan, 18 Ekim’de sabaha karşı DHKP/C operasyonu için evine baskın düzenleyen polislerden özel harekâtçı Yüksel Moğultay’ın silahdan çıkan kurşunla göğsünden ağır yaralandı. Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için uyarmış, ‘galoş giyin’ demişti. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Doğan, 25 Ekim’de hayata veda etti.

    Doğan’ın vurulduğu silahın sahibi polis Moğultay, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz yargılandı. Savunmasında, “Ben kimseyi öldürmedim, kimseye bilerek silah doğrultmadım, bu nedenle vicdanen rahatım. Ben devletimin bana verdiği görevi yerine getirdim. Abisi arama ekiplerine doğru hareket etti. Silahın namlusundan ve dipçikten tutarak şahısları salona itmeye çalışırken silah patladı. Aile sakinleşmedi. Sakinleşirlerse yaralıyı hastaneye götürebileceğimizi söyledim, sakinleşmediler” dedi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi.

    ANNE DOĞAN: BİZE DÜNYAYI DAR ETTİLER

    Anne Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Polis kurşunuyla vurularak öldürülen Dilek Doğan’ın annesinin “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Üniversite öğrencisi Feray Şahin’i öldüren polise ödül gibi ceza!

    Üniversite öğrencisi Feray Şahin’i öldüren polise ödül gibi ceza!

    Üniversite öğrencisi Feray Şahin’in öldürülmesine ilişkin yargılanan polis Fatih Burak’a iyi hal indirimi uygulanarak cezası 5 yıl 3 aya indirildi.

    Mersin’de üniversite son sınıf öğrencisi Feray Şahin’i öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan polis memuru Fatih Burak A.’nın Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6’ncı duruşması görüldü.

    Duruşmaya, tutuklu sanık polis memuru Fatih Burak A., avukatı  ve Şahin’in ailesi ile avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada iddia makamı sanık Fatih Burak A. hakkında mütalaasını vererek, “taksirle öldürme”  iddiasıyla cezalandırılmasını istemişti.

    ‘İYİ HAL İNDİRİMİ’ YAPILDI

    Şahin ailesinin avukatı mütalaaya tekrardan itiraz ederek sanık Fatih Burak A.’nın “kasıtlı bir şekilde öldürme” iddiasıyla cezalandırılmasını istedi. Ancak, itirazı reddeden mahkeme heyeti, sanık Fatih Burak A.’yı “taksirle öldürme” iddiasıyla 6 yıl 3 ay ceza verdi. Mahkeme, cezada 1/6 oranında “iyi hal indirimi” yaparak 5 yıl 3 ay ceza verdi.

    Kararı duyan anne Aysel Şahin duruşma salonunda fenalık geçirdi. Şahin, daha sonra hastaneye kaldırıldı.“KASITLI ÖLDÜRME VAR”

    Duruşmadan sonra konuşan Şahin ailesinin avukatı Özgür Akdağ, cezanın “taksirle öldürme” ile değil, “kasıtlı bir şekilde öldürme” iddiasıyla verilmesi gerektiğini belirtti. Hukuki mücadelelerini devam edeceklerini kaydeden Akdağ, “Bize göre bu tür olaylarda indirim uygulanmasın. Burada açık açık kasıtlı bir şekilde öldürme var. Bugün verilen karar ne hukuki ne de vicdanidir. Bir üst mahkemeye taşıyacağız. Sanığın gereken cezayı alması için ellimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

    “KARARI VEREN YAGIÇLARIN VİCDANI RAHAT MI?”

    Karar tepki gösteren baba Bekir Şahin, kızının tanımadığı bir kişi tarafından öldürüldüğünü belirtti. Verilen cezanın düşük olduğunu ifade eden Şahin, “Biz de insanız. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Kimi niye koruyorlar? Bu adalet kimi koruyor? Adalet daha tarafsız daha objektif bir karar vermesi gerekirken neden bir katili koruma gereği duyuyor? Biz bunu anlamadık, bize bunu anlatsınlar. Ortada deliller ve raporlar var. Katilin yalan ifadeleri var. Neden bunlar dikkatte alınmadı? Bu kararı veren yargıçların vicdanı rahat mı?” diye sordu. (HABER MERKEZİ)

  • Okul servisinde 3 çocuğa cinsel saldırıya iyi hal indirimi

    Okul servisinde 3 çocuğa cinsel saldırıya iyi hal indirimi

    İzmir’de okul servisinde kız öğrencilere yönelik cinsel istismar uyguladığı gerekçesiyle gözaltına alınan şoför tutuklandı.

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde okul servis minibüsünde 3 kız öğrenciye, farklı zamanlarda birçok kez cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan 63 yaşındaki servis şoförü E.A., 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Yapılan şikayet üzerine polis tarafından gözaltına alınan servis şoförü E.A., çıkarıldığı İzmir 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. E.A. hakkında farklı zamanlarda 15 yaşından küçük 3 kız öğrenciye, birden fazla cinsel istismar suçu işlediği iddiasıyla ‘zincirleme çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 3 kez, 5 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    İzmir 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasına tutuklu sanık E.A., öğrencilerin aileleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen ve tarafların avukatları katıldı. Duruşmada savunmasını yapan sanık E.A., suçlamaları kabul etmeyip, “Avukatlarımın belirttiği tanıkları dinleseydiniz, cezaevinde yatmamış olacaktım. Sadece karşı tarafı dinlediniz. Bu olayın asıl mağduru benim. Ailem perişan oldu, suçsuzum beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

    Duruşma savcısı da esasa yönelik verdiği mütalaasında sanığın ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçunu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle her sanık içi ayrı ayrı cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen de savcının verdiği mütalaaya katıldıklarını ve sanığa indirim yapılmadan en üst sınırdan ceza verilmesini istedi.

    Mahkeme heyeti, sanığa A.G.K.’ye yönelik cinsel istismarından dolayı 8 yıl hapis cezası verirken, eylemin birden fazla kez gerçekleştirmesinden dolayı cezası arttırılarak 10 yıla çıkardı. Sanığın duruşmalardaki iyi halinden dolayı cezası 8 yıl 4 aya indirildi. Diğer iki mağdura yönelik cinsel istismarından dolayı da aynı hükümleri uygulayarak ceza veren mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık E.A., toplamda 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.