Etiket: izmir adliyesi

  • İzmir’de 9 kişi Van protestoları gerekçesiyle tutuklandı-VİDEO

    İzmir’de 9 kişi Van protestoları gerekçesiyle tutuklandı-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de Van halkının iradesinin gasp edilmesini protesto ettikleri için gözaltına alınanlardan 9 kişi tutuklandı.

    İzmir’de 15 Mayıs’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 16 kişi, emniyet sorgularının ardından dün adliyeye sevk edildi. Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sosyalist Mücadele İnisiyatifi, Yeni Demokrat Gençlik, Halkevleri üyelerinin de aralarında olduğu 16 kişiye, Van’daki irade gaspına karşı yapılan protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle “Gösteri ve yürüyüşler kanununa muhalefet” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” iddiaları yöneltildi.

    Savcı, Erkan Gökber’in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 15 kişinin ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar verdi. Tutuklama talebiyle sevk edilen isimlerden Arda Duvarcı, Azat Kunur, Nazif Çakır, Nilüfer Yıldız, Samet Sağınç, Serdar Aktürk, Selman Yağmağan, Sezgin Zevkibol ve Serhat Çukurçam, “Gösteri ve yürüyüşler kanununa muhalefet” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” iddialarıyla tutuklandı.

    Tuğçe Kızıldemir, Elif Yerlikaya, Berfin Büyükertaş, Mehmet Kasar, Sedanur Parmaksız ve Sude Timagur ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    “VAN HALKININ DİRENİŞİNİ SAHİPLENİYORUZ”

    Karar sonrası siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri adliye önünde açıklama yaptı. “Van iradesine sahip çıkmak suç değildir. Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” pankartı açılırken, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Devirmci tutsaklar onurumuzdur” sloganları atıldı. Serbest bırakılan isimlerden Tuğçe Kızıldemir, gözaltı süresince açlık grevi yaptıklarını ve bir arkadaşlarının çıplak aramaya maruz bırakıldığını aktardı. Kızıldemir, “Bu kadar aleni bir şekilde devrimcilere taciz ve işkence uygulandı. Arkadaşlarımız tutuklandı. 2 Nisan günü Van halkına İzmir’den ses verdik ve polisin saldırısına maruz kalmamıza rağmen arkadaşlarımız tutuklandı. Van halkının iradesini ve direnişini sahipleniyoruz. Van halkının zaferini tutuklamalarla yıpratamazsınız. Devrimci tutsaklar onurumuzdur” diye konuştu.

    “GÖRÜNTÜLER İZLENMEMİŞ”

    Avukat Sena Yazıbağlı, “Bu gözaltılar hukuk derslerinde okutulacak seviyeye ulaştı. Dosyadaki görüntülerin izlenmediğini gördük ve bunu tutanak altına aldık. Biz o görüntüleri izlediğimizde hiçbir uyarı yapılmadan müvekkillerimizin ablukaya alındığını gördük. Dolayısıyla esas hukuksuzluğun burada olduğunu söyledik. Polise mukavemet ile ilgili 2 polis şikayetçiydi. Birisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir durumdaydı, diğerinin ise parmağının kırıldığı iddia ediliyordu. Ancak buna dair hiçbir görüntü yoktu. Buradan çıkan kararların siyasi olduğunun farkındayız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Gazeteciler adliyede ters kelepçeyle bekletiliyor

    Gazeteciler adliyede ters kelepçeyle bekletiliyor

    PİRHA- İzmir’de 13 Şubat’ta evlerine yapılan baskınla gözaltına alınan gazeteciler savcılığa sevk edildi. Gazeteciler, adliye nezarethanesine ters kelepçeyle bekletiliyor.

    İzmir’de 13 Şubat’ta evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alınan JINNEWS muhabiri Melike Aydın, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Delal Akyüz, Tolga Güney, Gazete Duvar Muhabiri Cihan Başakçıoğlu ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) basın çalışanı Fatma Funda Akbulut’un dün gece emniyet ifadeleri tamamlanmıştı.

    Gazeteciler, sabah saatlerinde savcılığa sevk edilerek İzmir Bayraklı Adliyesi’ne getirildi.

    Savcılık 6 gazeteciyi tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Gazetecilerin mahkemeye çıkarılması bekleniyor.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Deniz Poyraz davasında sadece katil değil, devlet de suçüstü yakalandı’-VİDEO

    ‘Deniz Poyraz davasında sadece katil değil, devlet de suçüstü yakalandı’-VİDEO

    PİRHA- Deniz Poyraz’ın katleden Onur Gencer’e verilen cezayı değerlendiren dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, verilen cezanın yetersiz olduğunu, olayın siyasi sorumlularının da ceza alması için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına silahlı saldırı düzenleyen ve Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davada kararın açıklanmasının ardından İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, sık sık “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Katiller halka hesap verecek” ve “Deniz’e sözümüz devrim olacak” sloganları atıldı. Açıklamaya Deniz Poyraz’ın ailesinin yanı sıra HDP milletvekilleri Pero Dündar, Serpil Kemalbay, Murat Çepni, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, siyasi parti, insan hakları, kadın örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamada konuşan dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, duruşma salona girerek, davanın esasına ilişkin sözlerini söyleyemediklerini belirtti. Soruşturma ve yargılama sürecinde katili azmettiren ve yardım edenlerin ortaya çıkarılmaması için çaba harcandığını aktaran Ağaç, “Bu dosyada bir yargılama yapılmadı. Yapılan sadece hüküm kurmak adına bir faaliyetten ibaret. Eğer bu siyasi partiye bir saldırı varsa burada toplumsal bir kaos yaratılmak, birlikte yaşama arzusuna bir saldırılmak istenmiştir. Anayasal düzenin ortadan kaldırılması hedeflendi. Fakat kurulan hükümde taleplerimizin göz ardı edildiğini görüyoruz. HDP’nin örgütlenme, siyaset yapma hakkına saldırı yapıldı. Bu da Türk Ceza Kanununun 110 ve 114 maddelerine göre yargılama yapılmalıyken bu da yapılmadı” dedi.

    İÇİŞLERİ BAKANININ YARGILANMASI TALEBİ

    Yargılamada ayrıca siyasi faillerin de görmezden gelindiğini ifade eden Ağaç, “Türkiye’de 2015 yılından beri HDP’yi ve HDP’lileri hedef haline getiren siyasal dil kullanılmakta. Bu nedenle saldırılar yaşanmaktadır. İçişleri bakanının görevi güvenliği sağlamakken her ağzını açtığında saldırıları meşru görmekte ve yeni saldırılara zemin yaratmaktadır. Bu nedenle İçişleri bakanı hakkında da ek iddianame düzenlenmesi talebinde bulunduk. Fakat bu da karşılık bulmadı. Verilen karar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olabilir ancak eksik bir karardır. Gerçek adalet sağlanması için gerçek yargılama faaliyeti yürütülüp devlet içine çöreklenmiş bütün kişilerin sanık sandalyesine oturması lazım. Bunu yapana kadar hukuk mücadelesini sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “VİCDAN ORTAKLIĞI”

    Ardından konuşan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, katil Onur Gencer’e kahraman muamelesi yapıldığını söyledi.

    Tanrıkulu, yargının insan hakları ihlallerinin faili konumunda olduğunu sözlerine ekleyerek, “Burada olmayanlara da şunu söylemek istiyorum; Eğer bir siyasal zeminde buluşulacaksa bunun yolu vicdan ortaklığı yaratmaktır. Zalimlik karşısında asgari bir vicdan ortaklığı yaratamıyorsak alacak çok yolumuz var. Dava boyunca sanığın geçmişine dair hiç bir araştırma yapılmadı. Bir sosyal medya paylaşımında yedi ceddiniz araştırılıyor. Ancak bu katile kahraman muamelesi yapıldı. Şemdinli dosyasında dönemin emniyet istihbarat başkanı ‘hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz’ demişti. Bu olayın faili bu siyasal iktidar, onun kolluk güçleri ve onların gösterdi çerçevede yargılama yapan yargı mensuplarıdır. Yargı insan hakları ihlallerinin faili konumuna düşmüştür. Ama bu dosya kapanmayacak. Sizlere söz;  bunun siyasal ortaklarını ve vekil olarak bana ‘telefonla içeri giremezsin’ diyen heyet hafızamızda yerlerini aldı. Bu süreçte yer alanlar mutlaka yargı önüne çıkacaklar” ifadesini kullandı.

    “SADECE KATİL DEĞİL DEVLETTE SUÇÜSTÜ YAKALANDI”

    HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren ise sadece katilin değil devletin suç üstü yakalandığına vurgu yaparak, şunları kaydetti:

    “Bugün sözde bir duruşma yapıldı. Duruşmada Kürdü katleden, katile ‘abicim’ diyenler, soruşturmanın başından itibaren arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasını istemeyen savcı, avukatların tüm taleplerini reddeden mahkeme heyeti vardı. Duruşmada öldürülen Kürdün avukatları, dostları yoktu. Duruşmada tek bir taraf vardı. Bu yargı pratiğini sadece bu duruşmadan bilmiyoruz. İktidarın bu yaklaşımını JİTEM dosyalarından, Tahir Elçi, Ape Musa’nın katledilmesinden biliriz. Ama burada sadece katil suçüstü yakalanmadı. Suçüstü yakalanan devlet içindeki yapılanmaydı. Suçüstü yakalanan derin devletin ortaya çıkarılması için mücadele ortaya koyduk. Bu nedenle içeri girmeniz istenmedi. Mücadelemizin adliye dışında da sürecek.”

    “NEDEN KATİLİ SAVUNUYORSUNUZ?”

    Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz ise, HDP İzmir il binası önünde kurulan nöbet çadırının hesabının verilmesini isteyerek, “O çadır oradan kalkacak. Çünkü kızım bir bedel verdi. Kaç senedir ben ayağımı atamıyorum. Kızımın kanı oraya döküldü. Bu devlet mahsus o çadırı oraya koydu. Benim kızım orada şehit oldu. Katili duruşmaya sokuyorlar. Neden katili savunuyorsunuz? Siz söylüyorsunuz, o intikam alıyor. Poligonda eğitim aldı, kim o an güç verdi? Devlet güç verdi. Gitti kızımı katletti, çıkınca polis sarılıyor ‘ismin nedir’ diye. Adalet böyle midir?” diye sordu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • TBB ve baroların Adalet Nöbeti’nde Deniz Poyraz davasına katılım çağrısı-VİDEO

    TBB ve baroların Adalet Nöbeti’nde Deniz Poyraz davasına katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Baroların başlattığı Adalet Nöbeti’nin bu ayki durağı İzmir olurken, nöbette yer alan baro başkanları yarın görülecek Deniz Poyraz davasını hatırlatarak, katılım çağrısında bulundu. 

    HDP İzmir il binasına silahlı saldırı gerçekleştirerek Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında açılan davanın yedinci duruşması 27 Aralık salı günü (yarın) görülecek. Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve baro başkanları, duruşma öncesinde Poyraz için bugün adliye binası önünde Adalet Nöbeti tuttu.

    Barolar ve avukatların her ay “Savunmaya Özgürlük, Herkes İçin Adalet” sloganıyla düzenlediği Adalet Nöbeti yılın son ayı, İzmir Adliyesi önünde gerçekleştirildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl örgütüne yönelik saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer’in yargılandığı davanın yarın görülecek duruşmasına ilişkin gerçekleşecek nöbete, Türkiye Barolar Birliği (TBB) yönetim kurulu üyeleri, HDP’li milletvekilleri Züleyha Gülüm, Pero Dündar, Murat Çepni ve Serpil Kemalbay, siyasi parti temsilcileri, hak örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile çok sayıda yurttaş katıldı. “Herkes için adalet” ve İzmir Barosu imzalı “Savunmaya dokunma” yazılı pankartın taşındığı açıklamada sık sık “Deniz Poyraz onurumuzdur”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Faşizme karşı omuz omuza”  ve “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları atıldı.

    TTB: ÇIĞLIKLAR KARŞILIK BULMUYOR

    Baro içindeki nöbet eyleminin ardından adliye önünde yapılan açıklamada ilk sözü alan TBB Başkan Yardımcısı Gürkan Altun aldı.  Hukuk devleti olunsaydı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı olsaydı nöbet eylemlerinin gerçekleştirilmiyor olacağını söyleyen Altun, Deniz Poyraz davasının 14 Ekim’de Şakran Cezaevi Kampüsü’ne taşındığını hatırlattı. Adalet nöbetlerine 84’üncü haftadan sonra farklı illerde yapmaya başladıklarını ve İzmir’de ikincisini gerçekleştirdiklerini dile getiren Altun, “Genç bir kız çocuğu katledildi, arzu etmediğimiz hukuka aykırılıklar yaşandı. Deniz Poyraz için İzmir’deyiz. Selçuk Kozağaçlı için Ankara’daydık. Her il bir acıya tanıklık etti. Yargılanan yurttaşların, hakları ihlal edilen yurttaşların çığlıkları karşılık bulmuyor” dedi.

    DENİZ POYRAZ DAVASI İÇİN ÇAĞRI

    Deniz Poyraz davası avukatları faillerin bulunması için delillerden yola çıkarak savunma gerçekleştirdiğini ve meslek örgütleri olarak davada bulunacaklarının altını çizen Altun, “28 Aralık’ta Şebnem Hoca yargılanacak. Benzer hukuksuzlukları orada da yaşıyoruz. Yeni yıla hukuk güvenliğinin yaşandığı ülkede uyanırız diye umuyoruz” şeklinde konuştu. Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren ise her adliyenin önünde bir adalet nöbetinin devam ettiği bir tablo ile karşı karşıya olunduğunu belirterek toplumun adalet noktasında şüphelere sahip olduğunu ifade etti.

    DİYARBAKIR BARO BAŞKANI: ADALET HUKUKUN MESELESİDİR

    Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren ise, her adliyenin önünde bir adalet nöbetinin olduğunu söyleyerek, “Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Toplumun adalet beklentisini karşılamak için davaları takip etmeye devam edeceğiz. Adalet meselesi her şeyden önce hukukun meselesidir. Adalet düzeninin bozulduğu hukuki öngörülemezliğin çöktüğü zamanlarda düşeni kaldırma hukukçuların sorunu. Bu sorunun gereği olarak buradayız” şeklinde konuştu.

    ŞIRNAK BARO BAŞKANI: NEFES ALMAK İSTİYORSAK MÜCADELE ETMELİYİZ

    Konya’daki Dedeoğulları davası ile Diyarbakır’daki Tahir Elçi davasına dikkat çeken Şırnak Baro Başkanı Rojhat Dilsiz de, bu ve benzeri davalardaki soruşturma süreçlerinin akamete uğratıldığını, sağlıklı yargılamanın yürütülmediğini belirtti. Adaleti tesis etmek ve toplumsal barışı sağlamak için bu davalarda adaleti sağlamak zorunda olduklarını belirten Dilsiz, “Toplum olarak nefes almak istiyorsak bu karanlık odakların cenderesine karşı mücadele etmemiz ve adli bir düzen oluşması için gereğini yapmalıyız. Dedeoğulları, Tahir Elçi, Şenyaşar sonrasında Roboski anmasında ve Şebnem Korur Fincancı için adalet arayacağız ve vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    Wan, Mûş, Mêrdîn, Agirî, Sêrt, Riha, Ankara, Bursa, Aydın baro başkanları ve başkan yardımcıları da sırasıyla söz alarak, Deniz Poyraz davası başta olmak üzere tüm katliam davalarında adalet arayışını sürdüreceklerini vurguladı.

    CEZASIZLIK

    Deniz Poyraz dava avukatları adına konuşan ÖHD’li Avukat Özcan Sarıoğlu da, 14 Ekim günü görülen duruşmada yapılan hukuksuzluğu hatırlatarak, “Tüm bu yaşananları alt  alta koyduğumuzda diğer toplumsal davalarda olduğu gibi yargının bu davada da cezasızlık politikasını hayata geçirme  konusunda büyük bir çabanın içerisinde olduğunu söylemek mümkündür” dedi.

    Deniz Poyraz davasında gerçek adalet istediklerini dile getiren Sarıoğlu, “Davanın avukatlardan ve kamuoyundan kaçırılmamasında ve uygun adil ve demokratik yargılama yapılmasında ısrar ediyoruz. Görünen adalet değil, gerçek adalet istiyoruz” diye konuştu.

    Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davanın 7’nci duruşması yarın saat 10.00’da İzmir Aliağa Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda görülecek.

    PİRHA/İZMİR

  • Tahir Elçi İzmir’de anıldı: Cinayet faili meçhul bırakılmak isteniyor-VİDEO

    Tahir Elçi İzmir’de anıldı: Cinayet faili meçhul bırakılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA- Katledilişinin 7’nci yılında Tahir Elçi’yi anan ÖHD, ÇHD ve İHD İzmir şubeleri, Elçi cinayetinin cezasızlıkla sonuçlandırılmak istendiğine vurgu yaparak, devletin cinayeti çözmekteki isteksizliği yüzünden faillerin hala cezalandırılmadığı belirtildi.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015 tarihinde Dört Ayaklı Minare önünde açıklama yaptığı sırada katledilen ve hala cinayeti aydınlatılmayan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürülmesinin 7’nci yılında İzmir Adliyesi önünde yapılan açıklama ile anıldı.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubeleri çağrısıyla yapılan açıklamada,  “Em te ji bîr nakin, Seni Unutmayacağız” yazılı pankartı açılarak , “Tahir Elçi Onurumuzdur” sloganları atıldı.

    Açıklamayı okuyan Özgürlük İçin Hukukçular İzmir Şubesi Eş Başkanı Şükran Öztürk, Elçi cinayetinin faili meçhul olarak bırakılmak istendiğini kaydederek, “Yürütülen yargılamadan çıkacak muhtemel cezasızlık kararı ne inadımızı ne azmimizi ne de inancımızı bir tek adım dahi geriye düşürmeyecektir. Tahir Elçi’nin mücadele azmi ve inadı ile yürüyeceğiz ve sonuna kadar bu kirli cinayet davasının takipçisi olacağız” dedi.

    “ELÇİ CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL BIRAKILMAK İSTENİYOR”

    Tahir Elçi cinayetinin devleti birçok kez mahkum ettirdiği faili meçhuller gibi bırakılmak istendiğini belirten Öztürk, “Geçen yedi yılda Elçi ailesinin, avukatların, hukuk örgütlerinin ve tüm demokratik kamuoyunun tüm azim ve çabasına rağmen devletin cinayeti çözmekteki isteksizliği yüzünden Tahir Elçi’nin katilleri hala cezalandırılmadı. 90’lı yılların karanlık ikliminde korkusuzca adaletsizlikle savaşan, polis ve askerlerin yargılandığı birçok toplu katliam davasında adil bir yargılama için mücadele eden, faili meçhul bırakılan birçok cinayetin peşini bırakmayarak devleti defalarca mahkum eden Tahir Elçi’nin cinayeti de yıllarca uğraştığı davalar gibi faili meçhul bırakılmak isteniyor” dedi.

    “DEVLET FAİİLLERİ KORUYARAK SUÇLARINI ÖRTBAS ETMEK İSTİYOR”

    Öztürk, devletin 24 saatte çözebileceği Elçi cinayeti faillerinin korunarak suçlarının örtbas edilmek istendiğini ifade ederek, “Yargılamanın başından beri her celse adliyenin kollukça ablukaya alınması, katılan tarafa sanık ve suçlu muamelesi yapılması, avukatların her taleplerinin reddedilmesi, duruşmaya katılanların fişlenmesi gibi davranışlar devam etmekte ve bu durum dosyanın ihmal ve delil karartma ile sürüncemede bırakılmasının amaçlandığını göstermektedir. Bu dosyada yargılananlar Tahir Elçi’yi katledenler değil hak mücadelesi ve adalet savunuculuğudur. Yargılamanın ilk celsesinden son celsesine kadar mahkemenin gösterdiği tavrın önümüze koyduğu gerçeklik, Tahir Elçi cinayetinin de cezasızlıkla sonuçlandırılmak üzere göstermelik bir yargılama ile kapatılmak istendiğidir. Devletin bu cinayeti 24 saatte çözmesi mümkün iken hızlı, etkili, bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapmaması da cinayetin faillerinin şüpheli polisler olduğu ve devletin adaleti sağlamak yerine kendisinden olanı koruduğunu ve suçu örtbas ettiğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

    “DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Özgürlük İçin Hukukçular İzmir Şubesi Eş Başkanı Şükran Öztürk, Elçi cinayeti davasının takipçisi olacaklarını kaydederek, şöyle devam etti:

    “Tahir Elçi cinayetinin ne amaçla, kimler tarafından işlendiği vicdanlarda bellidir. Yürütülen yargılamadan çıkacak muhtemel cezasızlık kararı ne inadımızı ne azmimizi ne de inancımızı bir tek adım dahi geriye düşürmeyecektir. Ayaklarından kurşunlanmış olsa da, Dört Ayaklı Minare yüzyıllardır bu coğrafyanın kadimliğinde tarihe ve hakikate tanıklığını sürdürmektedir. Bu tanıklıkta, Tahir Elçi’nin mücadele azmi ve inadı ile yürüyeceğiz ve sonuna kadar bu kirli cinayet davasının takipçisi olacağız.”

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Deniz Poyraz duruşmasında silahlı saldırı girişimi

    Deniz Poyraz duruşmasında silahlı saldırı girişimi

    PİRHA- Deniz Poyraz davası için toplanılan İzmir Bayraklı Adliyesi önüne otomatik silahla gelen saldırgan, ‘Hepinizi öldüreceğim’ diyerek tehditler savurdu. Saldırgan gözaltına alındı.

    Duruma tepki gösterenlere müdahale eden polis SGDF MYK üyesi Birkan Polat’a yumruk atarak dudağını patlattı.

    Duruşmaya  başlanması beklenirken, bir kişi otomatik silahla duruşmanın yapılacağı adliyeye gelip, polis kontrolünden geçerek, duruşmayı bekleyen kişileri tehdit etti. Duruşmayı bekleyen kişilerin silahı fark edip tepki göstermesi sonrası polis, silahla adliye önüne gelen kişiye değil, tepki gösterenlere müdahale etti. SGDF MYK üyesi Birkan Polat’ın polis müdahalesinde yaralandı.

    “SOLCULARI ÖLDÜRECEĞİM”

    Adliye önündeki kaldırımdan, otomatik silahla yolun ortasına gelerek silaha mermi süren saldırganın, “Solcular nerede, solcuları gösterin. Ben polise sıkmam. Getirin onları öldüreceğim” şeklindeki sözleri dikkat çekti.

    Polis, silahlı saldırganın elinde ki silahın oyuncak olduğunu iddia etti.

    PİRHA/İZMİR