Etiket: İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

  • Açlık grevinin 100. günü: Hamile bir eş, 9 yaşında bir çocuk ve 16 kilo kaybı

    Açlık grevinin 100. günü: Hamile bir eş, 9 yaşında bir çocuk ve 16 kilo kaybı

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten çıkarılan Mahir Kılıç 16 kilo kayıp yaşadığı açlık grevinin 100. gününde PİRHA’ya konuştu.

    Haberin videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Açlık grevinin 100. gününü geride bırakan Kılıç tansiyon sorunu ile birlikte toplam 16 kilo kaybetti. 100. gün olmasına rağmen bu haksızlığa belediye, sendika ve CHP’den bir ses çıkmadığını belirten Kılıç, er geç bu ayıbı tarihin yazacağını belirtti.

    “SESSİZ KALMAK SUÇA ORTAK OLMAKTIR”

    Bu hukuksuzluğa belediye, sendika ve CHP’nin sessiz kaldığını ve bu sessizliğin suça ortak olduğunu belirten Kılıç şöyle konuştu:

    “Bugün açlık grevinde 100. güne ulaştık. Bir mevsimi İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde sonlandırdık. 100 gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Fakat ne sendika ne de CHP cephesinden sesimizi duyan olmadı. Çağrımızı yinelemek istiyoruz. Bizler Disk Genel-İş üyeleriyiz. Bu Disk Genel-İş ve CHP’nin büyük bir ayıbıdır. 258 işçi ve bunlarla birlikte aileleri var. Bu işçilerin atılmasına sessiz kalmak suça ortak olmak demektir. Biz hala üslubumuzla Disk Genel-İş’in bu duruma müdahil olmasını sabırla bekliyoruz. Ama sabrımızın da tükendiğini buradan söylemek istiyoruz.”

    “TANSİYON SORUNU İLE BİRLİKTE 16 KİLO KAYBIM VAR”

    Açlık grevi ile birlikte tansiyon ve kilo kaybı sorunu yaşayan Kılıç:

    “Tansiyon sorunu yaşıyorum ve 16 kilo kaybım var. Haklılığımızdan almış olduğumuz bir güç, direnç var. Bu noktada çok büyük bir haksızlık, hukuksuzluk var. Bunun mimarı da CHP, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bunun ortağı Disk Genel-İş sendikasıdır.

    “SENDİKA YANIMIZA BİLE UĞRAMADI”

    Sendikalar işçilerin örgütlü olduğu alanlardır. Maalesef burada patronlar DİSK sendikasının ağalarıdır. Sendikacılık yapılmamaktadır. İşçilerin sendikacılara güvensizliği artık had safhadadır. Şu ana kadar sendikamızdan ne maddi ne manevi destek almadık. Bırakın desteği yanımıza dahi gelmediler. Geçtiğimiz günlerde sendikamızın genel merkez yöneticileri İzmir’e geldikleri halde yanımıza uğramadılar. Bunun suçluluk psikolojisinden olduğunu çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

    “AYIP CHP’NİN AYIBIDIR”

    Eşi hamile ve bir çocuğu olan Kılıç evinin kira olması ile birlikte ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek bu haksızlık karşısında susanların tarihe hesap vereceklerini söyleyerek şunları vurguladı:

    “Maddi sıkıntılarımız had safhada. Bizi en çok sarsan etkenlerden birisi de bu. Bedenden ziyade psikolojik sıkıntılar yaşıyorum. Takdir edersiniz ki evimiz kira ve eşim 5 aylık hamile. 9 yaşında bir kızım ve bakmakla yükümlü olduğum ama bakamadığım bir ailem var. Bu da ister istemez insanı etkiliyor. Söylenecek çok fazla bir şey yok. Ayıp CHP’nin ayıbıdır. Tek mimarı Aziz Kocaoğlu’dur. Aziz Kocaoğlu yanında meclis üyeleri, milletvekilleri ve genel başkanları da bir o kadar suçludur. Tarihe hesap verecekler. Bundan 5-10 yıl sonra İzmir’de insanlar şunu bilecek; direnen bir işçi yapısı vardı ve bu işçilere sahip çıkmayan bir sendika, bu yapılana sessiz kalan meclis üyeleri, vekiller vardı.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • Grevdeki Mahir Kılıç’ın arkadaşları: Haklı talepler karşılansın ve açlık grevi sona ersin -VİDEO

    Grevdeki Mahir Kılıç’ın arkadaşları: Haklı talepler karşılansın ve açlık grevi sona ersin -VİDEO

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten atılan 200 işçiden biri olan ve 13 Kasım’da açlık grevine başlayan Mahir Kılıç’ın sağlık durumu kötüye giderken, ona destek olan arkadaşları bir an önce taleplerin karşılanıp açlık grevinin son bulması çağrısında bulundular.

    Haberin Videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Kılıç’ın tansiyon, şeker rahatsızlıklarının arttığını belirten arkadaşları belediyenin talepleri karşılayarak bu hukuksuzluğun giderilmesi ve açlık grevinin bir an önce son bulması gerektiğini vurguladılar.

    “HAKLI TALEPLER KARŞILANSIN VE AÇLIK GREVİ SONA ERSİN”

    25 yıllık belediye çalışanı olan ve kendisi de kadro davası açtığı için işten çıkartılan Elif Sefer Esen, “Mahir haklı ve işine dönmek istiyor, talepler karşılanarak açlık grevi sona ersin” çağrısında bulunarak şöyle konuştu:

    “Mahir Kılıç bugün 82 gündür açlık grevinde. Tabi ki taleplerimiz var. Ama STK’lar ve sendikalardan destek görmedik. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından da halen bir gelişme yok. Şu an zaten CHP’nin kongresi var ve herkes buna yoğunlaşmış durumda. Şu an tamamen unutulmuş durumdayız. Sendikalar ile görüşmemiz oldu ama somut olarak bir şey ile dönmüş değiller. Yani direneceğiz, hakkımızı alana kadar da buradayız. Mahir Kılıç’ın durumu her geçen gün kritikleşiyor. Kalbinde ritim bozuklukları meydana gelmeye başladı. Açlık grevinde ve ekonomik durumu iyi olmadığı için her gün otobüsle gidip geliyor. Herhangi bir tazminat ve issizlik maaşı alamıyor. Arkadaşlar olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz.

    Her geçen gün sağlığı onu geriye itiyor ve enerji kaybı yaşanıyor. Eşi hamile ve bir kız çocuğu var. Babasından beklentileri var ve garip bir şey olduğunu hissediyor. Sürekli babasına ne zaman beraber kahvaltı yapacaklarını, parka gideceklerini soruyor. Tabi bunun zorluklarını da yaşıyor. Bu bir insanlık dramıdır, insanlık ölüyor. İnsanlardan duyarlı olmasını bekliyoruz. Bu açlık grevi bir an önce sona ersin. Mahir haklı ve işine dönmek istiyor. Herhangi bir suç işlediği kanıtlandığı durumda bütün haklarından feragat edip açlık grevini sonlandıracağını dile getiriyor. Israrla bunun yanıtını bekliyor. Bu iş üstü kapatılarak gözardı edilemez. Eylemimiz sonuç alana kadar kesin bir şekilde de devam edecek. Buradayız ve direniyoruz.”

    “İŞİMİZE DÖNENE KADAR BURADAYIZ, DİRENECEĞİZ”

     

    Kadro davası açtıktan sonra verimsiz olduğu gerekçesiyle işten çıkartılan işçilerden olan ve kendisi de eylemde olan Seval Gündüz işini severek yaptığını ve haksız yere işten çıkartıldığı için direndiğini vurgulayarak:

    “Konak’taki direnişin 82. günündeyiz. Mahir’in sağlığında sıkıntılar oluştu ve bugün gelemedi. Şeker ve tansiyonunda sıkıntılar başladı. Bizler işten atılan arkadaşları olarak buradayız ve direniyoruz. 82. güne kadar partileri dolaştık ve maalesef bir sonuç alamadık. Sendika ve belediyeden doğru halen bir şey yok. Bu alanda direniyor, işimizi geri istiyoruz. Kadro davaları açtığımız için işlerimizden edildik. Elbette farklı bir işi yapabilir, geçinebiliriz. Ama biz bildiğimiz işi yapmak istiyoruz. 25 sene aynı işi yaptım ve haksızlığa uğradığım için bunu kabul etmiyorum. İşimi severek yapan verimli bir elemandım. İşimizi geri almak için direniyoruz. Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sesimizi duymak istemiyor. Bu haksızlığın ortadan kalkması gerekiyor. Sendikanın tavrı ise, onlar işlerinden ayrıldı ve diyaloğu kopardık şeklinde oluyor. Ne halleri varsa görsünler gibi yaklaşıyorlar. STK’lar, dernekler ve kurumlar bizlere destek olup sesimizi duyursunlar” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • Açlık grevindeki Mahir Kılıç ve işten çıkarılanlar belediye önünde direniyor – VİDEO

    Açlık grevindeki Mahir Kılıç ve işten çıkarılanlar belediye önünde direniyor – VİDEO

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten atılan 200 işçiden biri olan ve 13 Kasım’da açlık grevine başlayan Mahir Kılıç ve arkadaşları PİRHA’ya konuştu. 

    Haberin Videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Kılıç ve kendisine destek veren işten atılan işçiler, İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde açlık grevinin 58. gününü geride bıraktılar. Yaşanan duruma dair Büyükşehir Belediyesi’nin hala hukuksuzca tutumundan vazgeçmediğini belirten emekçiler, hakları ve işleri iade edilene kadar direneceklerini belirttiler.

    “KADRO DAVASI AÇTIĞIM İÇİN İŞTEN ATILDIM”

    “Bir alternatifim kalmadığı için bedenimi açlığa yatırdım” diyen ve 58 gündür açlık grevine devam eden Mahir Kılıç şunları söyledi:

    “Bugün açlık grevinin 58. günündeyim. Ben de Büyükşehir Belediyesi’ne kadroluk davası açan ve işten çıkarılan 200 işçiden biriyim. 2010 yılından beri İz-Enerji şirketinde çalışmaktaydım. İlk günkü kadar dirençliyim, ilk günkü kadar kararlıyım. Çünkü haklılığımızdan aldığımız bir güç var. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bize haksızlık yaptı, hukuksuzluk yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nü başlattığı gün Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu işçileri çıkartarak işçi kıyımı yapmıştır. Beni farklı bir madde gerekçe göstererek işten attılar. Beni amirine fiili hakaret ile suçladılar. Fakat işyerinde bulunan 150 güvenlik kamerasını beraber inceleme önerisinde bulundum. Eğer dedikleri gibi bir şey varsa, bulunursa bu direnişi bitireceğimi ve noter onaylı bütün haklarımdan feragat edeceğimi söyledim. Bu konuyla ilgili adım atılmadı çünkü böyle bir şey asla olmadı. Ben de diğer arkadaşlarım gibi kadro davası açtığım için işten atıldım” dedi.

    “ALTERNATİF BIRAKILMADIĞI İÇİN BEDENİMİ AÇLIĞA YATIRDIM”

    Kirada yaşayan 9 yaşındaki bir çocuğunun ve hamile eşinin olduğunu belirten Kılıç şunları vurguladı:

    “Atıldığım madde gereği kıdem ve ihbar tazminatı gibi hiçbir sosyal hakkımı alamadım. İşsizlik maaşından yararlanamıyorum. Sigortalı bir yerde çalışamıyorum. 9 yaşında bir kızım var, evim kira ve eşim hamile. Doğal olarak belediye bana bir alternatif bırakmadığı için en son bedenimi açlığa yatırdım. Büyükşehir Belediyesi haklılığımızı kabullenip, elimizden aldığı haklarımız ve işi iade edene kadar açlık grevi direnişi süresiz olarak devam edecek. Sendikamıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. İşçilerin örgütlü olduğu yerler sendikalardır. Bugüne kadar atmadıkları adımı artık atmaları gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki Nuriye ve Semih hocamız sendikalar tarafından yalnız bırakılıp, 250. günden sonra sahip çıkılmış ise, sendikamızın bu eksikliklere düşmeden bize daha erken sahip çıkmasını bekliyoruz. Burada büyük bir mağduriyet söz konusu. Bunun adı işçi kıyımı. Bu sorun çözüme kavuşana kadar direnişimiz devam edecektir ve muhatabımız sendikamızdır.”

    “BOŞ KADROLAR OLMASINA RAĞMEN İŞTEN ÇIKARILDIK”

    25 yıllık belediye çalışanı olduğunu ve hukuksuzca işinden edildiğini belirten Elif Sefer Esen, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “5 yıl belediyede çalıştım ve bir anda işime son verildi. Sebebi ise kadro davası açmam idi. Mahkemenin lehimize karar vermesi ve boş kadro olmasına rağmen çıkışlarımız verildi. Gerekçe olarak da verimsiz çalışmam öne sürüldü.  Bunu da asla kabul etmiyorum. Bir kadro hakkı varsa o da benimdi. Buna dair sıcak, soğuk demeden 2 aydır mücadele veriyoruz. Hakkımızı arıyoruz ve sendikanın da yanımızda yer almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BELEDİYE GÖZDAĞI VERMEYE ÇALIŞTI”

    Açtıkları kadroluk davalarının lehine sonuçlanmaları sonucu Büyükşehir Belediyesi’nin hiçbir gerekçe göstermeden işlerine son verdiği belirten Barış Kaya şöyle konuştu:

    “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işten atılanlardanım. Haziran ayında atıldım. 12 yıl boyunca engelli kadrosunda çalıştım. Çalıştığım süre içerisinde işe geç gelme, işe gelmeme ve disiplin suçu vb. olmamasına rağmen bir gün çağırıp ‘sana verecek iş yok’ dediler. Asıl gerekçenin ne olduğunu biliyoruz.  Yaklaşık 4-5 yıl önce kadro isteme amacıyla dava açmıştım. Bu davalar sürdü ve lehimize sonuçlandı ve belediyeye kadrolu çalışmamız gerektiğini bildirdi. Mahkemeler lehimize sonuçlanmaya başladığı zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi grup grup mahkeme açan işçileri çıkarmaya çalıştı. O zaman bine yakın insan bu mahkemeleri açmıştı ve herkese gözdağı vermeye çalıştılar. Bu işçilerin yarısından fazlası davasını geri çekti. Geri çekmeyenlerin birçoğu işten çıkarıldı. Belediye’nin elinde binlerce boş kadro var ve bunu bize vermek yerine işçileri kapının önüne koymayı tercih ettiler. İşte asıl sebep budur.”

    “ONLARIN İNADI VARSA BİZİM DİRENCİMİZ VAR”

    “İşten atılmalar hiçbir kurala, tüzüğe uygun değildi” diyen Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sendika ile yaptığı sözleşmede  işçinin işten atılmasına dair şartlar var. İşçinin işlediği suça göre yevmiye cezası, uyarı cezası, kınama ve duruma göre işten atma var. Ama bu cetvellerin hiçbirine uyulmadı. İşten çıkarmanın 1.5 ay önceden bildirilmesi gerekiyordu  ve buda uygulanmadı. Direk çağırıp seni işten atıyorum dediler. Benimle ilgili hiçbir gerekçeleri yoktu. 6 ay önce iyi çalıştığım için ödüllendirildim ve teknisyen yapıldım. Ama 6 ay sonra dava lehime sonuçlanınca işten çıkarttılar ve kadro yok dediler. Dolayısıyla yaptığının hukuksuz olduğu buradan belli. 15 bin kişinin çalıştığı belediye kendi işçisine verecek kadrosu yokmuş. Bugün KHK ile çıkarılmış bit taşeron işçi yasası var. Bu yasa Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan işçileri kapsamamasına rağmen herkesin hakkını gasp etmek için feragatname imzalattırmak istiyorlar. Feragatnamede bütün haklarımdan vazgeçiyorum diye bir ibare var. Bunu işçilere dayatıyorlar. Sosyal demokrat , emek yanlısı ve taşerona karşı olan bir belediye olduklarını söylüyorlar ama pratikleri, uygulamaları bunun tam karşısında. 2 aydır sokaktayız ve kışı belediyesinin önünde geçirdik.  Mahir Kılıç arkadaşımızı haksız işten attılar ve kendisi açlık grevinin 58. Gününde. Bizde atılan işçiler olarak ona destek oluyoruz. Bu kışı burada geçireceğiz. Onların inadı varsa, bizim direncimiz var. Haklıyız ve haklılıktan aldığımız gücümüz var.”

    “İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ”

    “Disipline gitmeden ve hiçbir tutanak tutulmadan işten çıkarıldık” diyen 25 yıllık belediye emekçisi Seval Gündüz ise, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 25 sene  büro elamanı olarak çalıştım. Bu işi yıllarca yaptım. Fakat 6 ay önce verimsiz personel olarak işten çıkarıldım. Bunu kabul etmiyorum. İşten çıkarılan hiçbir arkadaşımız verimsiz değildi. Kadro davası açtığımız için işten çıkarıldık. Disipline dahi gitmedik ve hakkımızda herhangi bir tutanak tutulmadı. Kadro davasını açtıktan sonra Yargıtay’a giden evraklarım da olumlu geldi. Yani şu an Büyükşehir Belediyesi’nin kadrolu personeli olmamız gerekiyordu. Sendika ve belediyeden isteğimiz işimizin geri verilmesi. Buna duyarsız kalmasınlar. İşimizi geri istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • 42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç rahatsızlandı

    42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç rahatsızlandı

    İşine geri dönmek için 42 gündür İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde açlık grevinde olan Mahir Kılıç, rahatsızlanması üzerine arkadaşları tarafından evine götürüldü. Kılıç, açlık grevini sürdüreceğini ve yarın yeniden alanda olacağını belirtti. 
    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtığı için işten atılan ve 42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç, sağlık problemlerinin artmasından dolayı arkadaşları tarafından evine götürüldü.
    11 kilo kaybeden Kılıç, soğuk algınlığının yanısıra tansiyon, baş dönmesi ve yüzündeki uyuşma problemi nedeniyle açlık grevini bir gün evinde sürdürecek. Kılıç, yarın yine sabah erken saatlerden itibaren İzmir Büyükşehir Belediye binası önünde olacak.
  • AKD’den Yamanlar Cemevi’nden el çekme kararı

    AKD’den Yamanlar Cemevi’nden el çekme kararı

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi (AKD), Yamanlar Alevi Kültür Derneği ve Cemevi’nden el çektiğini açıkladı. Yapılan açıklamada “YOL’umuzun kutsiyeti, Alevi birlikteliğinin bozulmaması adına ‘Yamanlar Cemevi Yönetimi’ kaosundan uzak durma kararı verdik” denildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Şubesi olduğu dönemde AKD tarafından yönetimi feshedilen, feshedilmesinden sonra AKD Genel Merkezi ile mahkemelik olan ve belediyenin memur ataması ile gündeme gelen Yamanlar Alevi Kültür Derneği ve Cemevi en son İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Aziz Kocaoğlu’yla yapılan toplantı ile gündeme geldi.

    24 Kasımda yapılan bu toplantıda Kocaoğlu taraflara uzlaşma çıkmadığı için cemevine belediye tarafından memur atanacağını bildirmişti. Toplantıdan çıkan taraflar arasında yaşanan gerginlik sokak kavgasına dönmüş istenmeyen görüntülere neden olmuştu.

    Feshedildiği tarihten bu yana tartışmalı olan, çözüme kavuşturulamayan ve yer yer gerilime yol açan Yamanlar Alevi Kültür Derneği ve Cemevi konusunda Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nden “Yol’umuzun kutsiyeti, Alevi birlikteliğinin bozulmaması ‘Yamanlar Cemevi Yönetimi’ kaosundan uzak durma kararı verdik” açıklaması geldi.

    “ŞUBEMİZİ 9 AY ÖNCE KAPATMAK ZORUNDA KALDIK”

    Basına ve kamuoyuna dönük yapılan açıklamada “Bilindiği üzere 25 yıldır Alevi Kültür Dernekleri olarak müsahip kurumlarımızla birlikte hayatın her alanında omuz omuza Alevi örgütlenmesi ve hak mücadelesinde yerimizi alarak emek vermeye devam ediyoruz. Ancak duruşumuzdan ve etkinliğimizden rahatsız olanların tertiplerine, ayak oyunlarına karşı dik durmaya çalışırken son yıllarda, birlik ve dirliğimizi bozmak, kurumlarımızı dizayn etmek, Alevi inancını ve örgütlenmesini politik ve ideolojik temelli çıkarlarına alet etmek isteyenler merkezi örgütlülüğümüzü hiçe sayarak kurumlarımıza zarar vermeye başladılar.

    “Her ağacın kurdu kendi özünden olur” özdeyişini doğrularcasına son yıllarda çalışmaları eleştirmek, demokratik talepler, özgürlükler adına yöneticilerimize, üyelerimize hakaretlere varan, kurumsal disiplini ve hiyerarşik yapıyı yok saymaya başlayan, Alevi edep ve erkanına, dernek tüzüğü ve genel merkez kararlarına uymayan, demokratik teamüller çerçevesinde tüzüğümüz hükümlerini işleterek Karşıyaka şubemizi 9 ay önce kapatmak zorunda kaldık” denildi.

    “SALDIRI KURUMUMUZA YAPILMIŞTIR”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocağoğlu ile yapılan görüşme sonrası yaşanan kavgaya ilişkin “Geçen hafta yapılan bu saldırı şiddet ve dayatma ile haksızlık ve utanmazlıklarını dayatmaya çalışanları, destekleyenleri, bu saldırıya zemin hazırlayanları nefretle kınıyoruz. Yapılan saldırılar kişilere değil kurumumuza ve yolumuza yapılmıştır” denilerek “Aradan geçen sürede üyelerin önünde Alevi hukukuna sarılan ancak işlerine gelmediğinde derneğimizi mahkemelere şikayet edip dava açan yazılı ve görsel basında sosyal medyada Derneğimiz Genel Başkanı Doğan Demir, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Görer başta olmak üzere bütün yöneticilerimizi hedef gösteren, toplum nezdinde küçük düşürmeye çalışan, hakaretlerde bulunan hınzır paşalı anlayış tarafından geçtiğimiz hafta içinde Alevi edep ve erkanına yakışmayan bir anlayışla  Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yöneticileri ve şube başkanlarımızın da içinde bulunduğu canlarımıza fiili saldırı ve linç girişiminde bulunulmuş, hakaret içeren sataşmalar yapılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

    “İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ KINIYORUZ”

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin soruna yaklaşımının ortayolcu olduğunu ve çözüm iradesini ortaya koymadığını belirten açıklamada şöyle devam edildi:

    “AKD genel merkezi olarak Yamanlar Cemevi’nde yaşanan sıkıntının sonra erdirilmesi ve devam eden sorunun karşılıklı diyalog ile çözümü yerine, orta yolcu politikacı tavrıyla hareket eden İzmir Büyükşehir belediyesi yetkili bürokratları ve yönetiminin Türkiye kamuoyununda 25 yıllık Alevi örgütlülüğü ve toplumsal mücadelesini veren yüzlerce şubesi ve yüz bine yakın üyesi olan bir kurumsal yapıyı muhatap kabul etmeyerek, Alevi Kültür Dernekleri örgütlülüğünü sıradan bir yapı imiş anlayışı ile bakan ve söz konusu sorunun çözümüne odaklı irade ortaya koymamasını kınıyor bu tutumu uygun bulmadığımızı belirtiyoruz.”

    “YAMANLAR CEMEVİ İLE BÜTÜN İLİŞİĞİMİZİ KESİYORUZ”

    “YOL’umuzun kutsiyeti, Alevi birlikteliğinin bozulmaması adına “Yamanlar Cemevi Yönetimi” kaosundan uzak durmaya ve İzmir Büyükşehir Belediye yönetiminin tasarrufunu kullanması noktasında bir talepte bulunmamaya karar verdik” denilen açıklamada son olarak şunlar belirtildi:

    Alevi Kültür Dernekleri örgütlülüğü olarak bu saldırılardan çekindiğimizden değil Alevi edep erkan terbiyesi ve örgütsel sorumluluğumuzun gereği ve “GÖRDÜĞÜNÜ ÖRT GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEME-KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR” anlayışımızdan dolayı daha fazla canımızın zarar görmemesi, YOL’umuzun kutsiyeti, alevi birlikteliğinin bozulmaması adına “Yamanlar Cemevi Yönetimi” kaosundan uzak durmaya ve İzmir Büyükşehir Belediye yönetiminin tasarrufunu kullanması noktasında bir talepte bulunmamaya karar verdik.

    Yamanlar Cemevi içinde 14 yıldır Alevi Kültür Dernekleri olarak hizmet yaparken, kurumumuza ait bütün demirbaşların, orada yaşayan canlarımızın hizmetine bırakılmasına sadece kurumumuza ait evrak ve dosyaları alarak bütün ilişiğimizi keserek bu bina ile ilgili her hangi bir talebimizin olmayacağını bütün kamoyuna ve Alevi canlarımıza duyurmak isteriz. Hakkın her zaman doğruların ve haklıların yanında olduğuna inancımız tamdır.” (HABER MERKEZİ)

     

  • Doğan Demir’den tepki: Aziz Kocaoğlu Alevi inanç merkezlerinden elini çekmeli

    Doğan Demir’den tepki: Aziz Kocaoğlu Alevi inanç merkezlerinden elini çekmeli

    PİRHA – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan toplantı sonrası Yamanlar Cemevine kayyum atanacağı tartışmalarını değerlendiren AKD Genel Başkanı Doğan Demir, Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Alevilerin inanç merkezlerinden elini çekmesi gerektiğini vurguladı. 

    24 Kasım günü İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’nden bir heyet İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile görüşmüştü. Yapılan toplantı sonrası Aziz Kocaoğlu bir hafta sonra cemevine el koyup kayyum atayacaklarını bildirmişti. Toplantı sonrası ise AKD Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Görer’e fiziksel şiddette bulunulmuştu.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun cemevine kayyum atamasını Alevi Kültür Derneği Başkanı Doğan Demir Pir Haber Ajansına değerlendirdi.

    “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN KAYYUM ATAMA HAKKI YOK”

    Kayyum diye bir şeyin olmadığını, bunu doğru tespit etmek  gerektiğini belirten Doğan, “Kayyumu ancak kurumlar atar. Büyükşehir Belediyesi’nin kayyum atama hakkı olmadığı gibi böyle bir yetkisi de yok. Biz bunu defalarca söyledik ama ne hikmetse kayyum atanıyor diye Türkiye kamuoyunda birileri bunu özellikle kullanıyor. Bir yıldır işgalci durumda olan arkadaşlarımızın orayı terk etmemesinden kaynaklı. Çünkü bizim orada şu an kurulu bir derneğimiz var, biz bir yıldır insanlar birbirlerine karşı durmasınlar diye uzak durmaya çalışıyoruz. Hiçbir şekilde bulaşmıyoruz, karışmıyoruz. Büyükşehir Belediyesinin oraya eleman atamasının doğru olmadığını her platformda söylüyoruz” dedi.

    “CEMEVİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA HUKUKSAL STATÜ ÖNE SÜRÜLÜYOR”

    Doğan Demir, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Alevilerin inanç merkezlerinden elini çekmesi gerektiğini belirterek tepkisini şöyle dile getirdi:

    “AKD şubesi olan üç dört yerde kilitler belediyelerde. Ben bunu CHP Genel Başkanına anlattım. Sayın Genel başkanım eğer bu süreç böyle devam ederse, biz AKD olarak kültür merkezi adı altında tabelası olan her yeri söküp cemevi asacağız. Bu bir haksızlıktır, hukuksuzluktur. Yani İzmir gibi bir yerde 4 bin Alevi var, Alevilerden oy alacaksınız ama Alevilerin inanç merkezleri söz konusu olduğunda hukuksal statüyü öne sürüp, ‘biz buraya adam koymak zorundayız, yasa bize böyle bir hak tanımıyor’ diyeceksiniz. Şimdi AKP’li, MHP’li ve HDP’li belediyelerde böyle bir sorun yaşamıyoruz ama ne hikmetse özellikle İzmir özelinde biz bu sorunu yaklaşık dört beş yıldır yaşıyoruz. Aziz Kocağolu’nun artık şunu bırakması lazım. Alevilerin inanç merkezlerinden elini çekmesi lazım. İkide bir bizi çağırıp gelin kendi aranızda anlaşın deme hakkı yoktur. Sorun bizim sorunumuz, biz kendi aramızda anlaşabiliriz, kavga da edebiliriz, bir şekilde bunun yolunu bulabiliriz.
    Daha önce dört genel başkanla ve yönetimdeki arkadaşlarla birlikte CHP Genel Başkanı’na  bu meseleyi anlattıklarını söyleyen Doğan, “Anladığım kadarıyla genel başkanda Aziz Kocaoğlu’na bu konuda söz geçiremiyor. Yerel yönetimlerden dolayı Kemel beyi de dinlemiyorlar.”

    AKD VE ŞUBELERİ HEDEF GÖSTERİLİYOR

    AKD Yamanlar Şubesi’ni kapattıkları günden beri cemevine kurumsal olarak ne bulaştıklarını, ne gidip, geldiklerini söyleyen Doğan Demir, “Biz sabırla, inatla bekliyoruz ki oradaki arkadaşlarımız bu gerçeği görebilsinler, burayı AKD şubesine bıraksınlar, gelsinler onlar da ne yapmak istiyorsak birlikte yapalım. Ancak bu arkadaşlarımız ısrarla beni ve genel başkan yardımcımızı, AKD Genel Merkezi’ni ve Şubelerini hedef göstererek, orada bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “CHP’NİN BU İŞE MÜDAHALE ETMESİ GEREKİR”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun ‘Yani burada mevcut kurum kimse ben ona buranın tahsisini yapıyorum ben bu işten çekiliyorum’ demesi gerektiğini söyleyen Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “O  arkadaşlarımıza da verebilir, bizim kurumumuza da verebilir. Bizim böyle bir derdimiz yok. Bizim derdimiz oradaki cemevi değil. Bizim derdimiz oradaki halkın rahat ibadet edebileceği bir cemevi varken insanların kavga, gürültü, dedikoduyla bu işi götürüyor olmaları. Aziz Kocaoğlu ve yönetimi haksız yere bir cemevine kayyum atamaya çalışırken, bizim arkadaşlarımızın yaptığı tavırlardan dolayı haklı duruma düşüyor. Yani o yüzden CHP’nin bu işe müdahale etmesi lazım. Yani bu terbiyesizliği artık hiçbir belediyenin yapmaması lazım.  Ne demek ‘siz kendi aranızda anlaşın, ona göre gelin yoksa ben buraya el koyacağım.’ Bu bir ahlaksızlıktır, bu ahlaksızlığı hiç kimse Alevi kurumlarına söyleyemez. Yer, tapu olarak belediyenin olabilir, ama sonuçta biz toplumuz, biz insanız, biz bu ülkenin vatandaşıyız. Bu bizim hakkımız. Siz orayı yapmışsınız Alevilere vermişsiniz, orada 20 yıldır Aleviler ibadet ediyor sonra gelip el koyacaksınız. Bu ne vicdana ve ahlaka sığar.”   (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP Yamanlar Cemevi’ne kayyım atamakta ısrarlı

    CHP Yamanlar Cemevi’ne kayyım atamakta ısrarlı

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’nden  bir heyet İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile görüştü. Azizoğlu 1 hafta sonra cemevine el koyup kayyım atayacaklarını bildirdi. Cemevi yönetimi ise kararı kabul etmeyeceklerini belirtti.

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’nden bir heyet CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Yamanlar Cemevi’nde yaşanan sıkıntıya dair bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme saat 16.00’da İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

    “KARARI KABUL ETMİYORUZ”

    Edinilen bilgilere göre Kocaoğlu Hem valiliğe hem de içişleri bakanlığına şikayet olduğu için kendilerinin mecburen bu işe dahil olduklarını ve taraflar arasında sorunun bunca zamana rağmen çözülmediğini belirterek 1 hafta sonra cemevine el koyacaklarını ve belediye tarafından belirlenen bir memur (kayyım) atayacaklarını kaydetti. Kocaoğlu Yamanlar Cemevi yönetimine kararı yetkili kurul, halk ve pirlerle tartışarak, 1 hafta içerisinde tekrar görüşmeye gelmelerini söyledi. Yamanlar Cemevi yönetimi ise kararı kabul etmeyeceklerini belirtti.

    NE OLMUŞTU?

    Yamanlar Cemevi Dernek Yönetimi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine maruz kalmış, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kayyım atanmıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden gelen görevliler, derneğe bir müdür atandığını bundan sonra yapılacak etkinlikler için izin alınması gerektiğini tebliğ etmişti.

    Dernek üyeleri, Cemevini kullananların rızasını almış olan Dernek yönetimi hakkında kayyım kararı alınmasını demokrasiye ve inançlarına karşı müdahale olarak değerlendirmişti.

    Daha önce Bayraklı Belediyesi yönetiminin müdahalesine maruz kalan derneğin düğün salonu Bayraklı Belediyesi Başkanı Hasan Karabağ tarafından yıktırılmıştı. Dernek daha önce Alevi Kültür Derneği’nin bir şubesi olarak çalışırken, yaşanan iç tartışmalar sonucu genel merkez tarafından feshedilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne kayyım atadı.  

    Evrensel’in haberine göre: Yamanlar Cemevi Dernek Yönetimi bu kez de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine maruz kaldı. İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kayyım atandı.

    Dernek üyeleri, Cemevini kullananların rızasını almış olan Dernek yönetimi hakkında kayyım kararı alınmasını demokrasiye ve inançlarına karşı müdahale olarak değerlendirdi.  Daha önce Bayraklı Belediyesi yönetiminin müdahalesine maruz kalan derneğin düğün salonu Bayraklı Belediyesi Başkanı Hasan Karabağ tarafından yıktırılmıştı. Dernek daha önce Alevi Kültür Derneği’nin bir şubesi olarak çalışırken, genel merkez tarafından feshedildi. Yaklaşık bir yıl önce meydana gelen bu gelişme üzerine, yeni bir dernek oluşturularak bin dolayında üye kaydedildi.

    “KİMSE TEPEDEN YÖNETME HAKKINA SAHİP DEĞİL”

    Son olarak geçtiğimiz Pazartesi günü İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden gelen görevliler, derneğe bir müdür atandığını bundan sonra yapılacak etkinlikler için izin alınması gerektiğini tebliğ etti.

    Dernek Yönetimi Cumartesi günü bölgedeki mahalle muhtarları, yöre dernekleri ile biraraya gelerek durumu değerlendirmek üzere toplantı düzenledi. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Erdal Aksünger de katılarak sorunları ve talepleri dinledi. Toplantıda ilk sözü alan Yamanlar Cemevi İzmir Alevi Kültür Derneği Başkanı Mehmet Bozkurt yaşanan süreci özetleyerek, “İnancımızın hiç hak etmediği şekilde bu kuruma kayyım atayacaklarını hiç düşünmemiştik. Kimse bu inancı tepeden, kimsenin rızalığı olmadan yönetme hakkına sahip değil. Onur, Yamanlar, Doğançay, Emek mahallesi muhtarları ve bölgedeki yöre dernekleri bize desteklerini belirtiyorlar. Bir yanlışımız olsa idi bu kurumlar yanlışın tamamlayıcısı olmazlardı” dedi.

    Derneğe yönelik müdahalelerin, Bayraklı Belediye Başkanı’nın seçimlere müdahil olup derneği yönetmeye talip olması ile başladığını ifade eden Bozkurt, “Liste sundu ama halk buraya hizmet vermiş, içeriğini boşaltmayacak kişilere oy verdi. Bunun ardından, düğün salonumuz yıkıldı. Sonra ecri misil gönderdi. Amaçları maddi olarak ayakta kalmamızı engellemekti. Ardından geçen hafta Büyükşehir Belediyesinden geldiler, ‘Buraya müdür atadık, artık müdürün izniyle etkinliklerinizi yapabileceksiniz’ dediler. Alevi inancını yönetmekten ve kayyımdan vazgeçmelerini istiyoruz” diye konuştu.

    “3 BİN ÜYENİN İRADESİ NASIL SİLİNİR?”

    Toplantıda söz alan Çorumlular Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Öksüz de, mevcut yönetimin yanında olduklarını ifade ederken, Hüseyin Ozan da, “Buranın üyeleri, yönetim kurulu var. Bu ısrarlı müdahale bizde endişe ve kuşku yarattı. Derin bir el mi var, bu el her yere uzanabiliyor mu diye düşündük. Bu müdahaleyi kişisel hırslarla açıklamak yetersiz kalıyor” dedi. CHP’ye laik söylemleri nedeniyle oy verdiklerinin belirten Ozan, bir inanç merkezine kayyım atanmasının kendilerinde tepki yarattığını dile getirdi.

    Eskişehirliler Vakfı İkinci Başkanı ve Karşıyaka Belediye Meclis üyesi Avukat Yaşar Özcan da, dernekte iki kere olağanüstü genel kurul yapıldığını, ikisinde de mevcut yönetimin kazandığını dile getirerek, “Ben ikisinde de mevcut yönetime oy vermedim. Şubenin kapatıldığını öğrenince aradım ve ‘yanınızdayım’ dedim. 3 bin üyeyi nasıl silersiniz dedim” diye konuştu.

    Bu son müdahalenin Alevilik inancına yapılmış bir müdahale algısı yaratacağını ifade eden Özcan, “AKD Genel Merkezi’nin oyununa gelmemek gerekir. AKD ve Başkanı Doğan Demir’in AKP’ye yakın olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    ENDİŞELİYİZ

    Onur Mahallesi eski muhtarı Bektaş Tuğcu da, derneğin mevcut haliyle hizmetlerinden memnun olduklarını, dokunulmasını istemediklerini dile getirdi.

    Zübeyde Hanım Alevi Bektaşi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Zihni Çabuk da, derneğe yapılan uygulamaları başından beri bildiklerini ve üzüntü duyduklarını belirterek, “Bu dernek Alevice dilin kullanıldığı tek yer. Bunu hazmedemeyenler var. Hiçbir caminin anahtarı belediyede değil. Bir inanç kurumu belediye tarafından yönetilebilir mi? Bir etkinlik yapacağız 15 gün önceden dilekçe ile başvuracağız. İzin verilmezse ne olacak? Biz inancımıza müdahale edileceğinden endişeliyiz” dedi.

    Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç da, Yamanlar Cemevi’nin İzmir’de işlevsel, üretken, halkla sıkı bağları olan, örnek çalışmalar yürüten bir cemevi olduğunu belirterek, “Sosyal demokrat bir partiye mensup belediye yönetiminin halkın inancına, iradesine ipotek koyması, kendi seçmeni olarak gördüğü bu kesime yönelik bu uygulamaları reva görmesi düşündürücü” dedi.

    Konuşmaların ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ise, bir inanç merkezine kayyım atamanın doğru olmadığını belirterek, “AKD Genel Merkezi buradaki şubeyi nasıl feshebiliyor? Bu Alevilerin sorunudur ve bunu kendi içlerinde tartışmalılar” dedi.

    Burasının bir inanç merkezi olduğunun, CHP’nin bir kurumu olmadığının altını çizen Aksünger, “Elbette farklı siyasi partilerden üyeleri olacak. Düğün salonunun yıkılması meselesinde de ‘herkes kendi işine baksın inanç kurumları ile uğraşmak kimsenin işi değil’ demiştim. Düğün salonunun yıkılmaması için de direnilmeliydi” dedi.