Etiket: İzmir dersim dernekleri

  • Seyit Rıza ile yoldaşları için İzmir’de anma ve yüzleşme çağrısı!-VİDEO

    Seyit Rıza ile yoldaşları için İzmir’de anma ve yüzleşme çağrısı!-VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 88. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşları İzmir’de anıldı. Samimi bir yüzleşmenin ancak demokratik cumhuriyet gerçekliğinde mümkün olabileceği vurgulanan anmada, Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezar yerlerinin açıklanması çağrısı yapıldı. 

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri ve Halkların Demokratik Kongresi İzmir Meclisleri idam edilen Dersim direniş önderi Seyit Rıza ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka’da basın açıklaması yaptı.

    Açıklama öncesi çerağlar uyandırıldıktan sonra Seyit Rıza ve arkadaşları için saygı duruşunda bulunuldu. Açıklamada “İkrarımız var var. Diz çökmediler, diz çökmeyeceğiz saygıyla anıyoruz” pankartı ve Seyid Rıza, Alişer ve Zarife Ana’ın fotoğraflarının bulunduğu pankartlar açılırken sık sık “Arşivler açılsın hesap verilsin”, “Tertela Dersim xo vira meke” ve “Dersim be wayir niyo” sloganları atıldı.

    Burada yapılan açıklamanın Kırmancki olan kısmını İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, Türkçesini ise  Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube Eş Başkanı Fadime Dapaklı okudu.

    “DERSİM’İN TOPLUMSAL VARLIĞI HEDEFE KONULARAK TASFİYE EDİLMEK İSTENMİŞTİR”

    Katliamlar ve soykırımlar silsilesinin son halkası olan Dersim Katliamı ile Kürt halk gerçekliğinin hedeflendiği vurgulanan açıklamada, “Dersimlinin o günden bu yana yaptığı şey ise elde kılıç üzerine gelen bu gücün karşısında yaşamını ve yaşam alanlarını savunmaktan ibarettir. Kurtuluş Savaşı sürecinde Dersim’e de heyetler gelmiş, gitmiş, birşeylerin değişeceği, Kürtlere vaad edilen özerklik temelinde ortak vatanda ortak yaşam olacağı söylenmiş fakat düze çıkar çıkmaz Müslüman Kürt kardeşin de diğer halkların akıbetine uğratıldığı görülmüştür. 1937-38 süreci öncesi çeşitli girişim ve görüşmelerle uzlaşmaya ve silah teslimine ikna edilen Dersim ise hem Kürt, hem Alevi kimliği nedeniyle, makro düzeyde planlanan, on binlerce insanımızın katli ve kalanların sürgün edildiği bir soykırım saldırısına maruz bırakılmıştır” denildi.

    “BARIŞ SÜRECİNE DESTEĞİMİZ VE SAHİPLENME DÜZEYİMİZ TAMDIR”

    Yaşatılan nice haksızlık ve travmaların ortak vatanda rızalaşma temelli ortak yaşamla, demokratik toplum ve demokratik cumhuriyetle aşılacağının belirtildiği açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Dersim ileri gelenlerinden Sey Rıza, Resik Wusen, Wusené Seydi, Fındıq Ağa, Hesen Ağa, Hesené İvrayimé Qıji, Aliyé Mırzé Sıli savunma haklarının dahi olmadığı düzmece bir mahkemede yargılanarak idam edilmiştir. Cenazeleri ise teslim edilmediği gibi bugüne kadar mezar yerleri dahi açıklanmamıştır. Kürt ve Alevi kimliklerimiz nedeniyle yaşatılan nice haksızlık ve travmaların ise ortak vatanda rızalaşma temelli ortak yaşamla, demokratik toplum ve demokratik cumhuriyetle aşılacağına olan inancımızı bir kez daha vurguluyoruz. Hali hazırda sürdürülen barış ve demokratik toplum sürecinden beklentimiz ve umudumuz yüksek, desteğimiz ve sahiplenme düzeyimiz tamdır.  Bu sürecin başarıyla sonuçlanması her etnisite ve inançtan halklarımızı barışa taşıyacak ve sağalma sürecine sokacak, demokratik cumhuriyete taşıyacak, hepimize kazandıracaktır. Yaşanan tüm katliamlarla zaman geçirmeden yüzleşmenin gerekliliğine inanıyoruz.

    “SAMİMİ BİR YÜZLEŞME ANCAK DEMOKRATİK CUMHURİYET GERÇEKLİĞİNDE MÜMKÜNDÜR”

    Samimi bir yüzleşmenin ise ancak demokratik cumhuriyet gerçekliğinde mümkün olabileceğini bilmekteyiz. Sey Rıza, Resik Wusen, Wusené Seydi, Fındıq Ağa, Hesen Ağa, Hesené İvrayimé Qıji, Aliyé Mırzé Sıli şahsında tüm Dersim mazlumlarının huzurunda dara duruyor, saygıyla anıyor ve çağrıda bulunuyor, diyoruz ki; Seyit Rıza ve idam edilen diğer altı canımızın mezar yerlerleri açıklanmalı ve cenazelerin Dersime nakli engellenmemelidir. Arşivler açılmalı, Dersim ismi iade edilmelidir”

    Açıklama lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir’deki Dersimliler geleneksel 28. piknik etkinliğinde buluştu-VİDEO

    İzmir’deki Dersimliler geleneksel 28. piknik etkinliğinde buluştu-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri, 28. geleneksek piknik etkinliğini İnciraltı Kent Orman’da gerçekleştirdi. Dersim’in doğası, toplumsal dokusu ve hafızasına yönelik saldırılara dikkat çekilen etkinlik yoğun bir katılımla gerçekleşirken, etkinlikte mücadele ve dayanışmanın büyütülmesi mesajı verildi.

    İzmir Dersim Dernekleri’nin, her sene düzenlediği piknik etkinliğinin 28’incisini Balçova’da bulunan İnciraltı Kent Orman’da gerçekleşti.

    ‘Doğamızdan, Kültürümüzden, İnancımızdan, ve Dilimizden Elinizi Çekin’ çağrısıyla gerçekleşen etkinlik alanına, ‘Maden projelerine hayır’, ‘1937-38 Dersim katliamı içimizde derin bir yaradır ve hala kanıyor’ pankartlarının yanı sıra Dersim direniş önderleri Seyit Rıza ile birlikte Alişer Koçgiri ve Zarife Hatun fotoğrafları asıldı.

    Piknik için İzmir’in Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Karabağlar, Çiğli, Balçova, Karşıyaka, Narlıdere ve Menemen ilçelerinden araçlar kaldırıldı. Piknik alanında toplanan kitle, kahvaltı ardından halaylar ile etkinliğe başladı.

    SON YILLARIN EN KALABALIK KATILIMLI PİKNİĞİ OLDU

    Bu sene düzenlenen 28. geleneksel pikniğe katılımın geçmiş yıllara göre çok daha yoğun olduğu görüldü.

    Konuşmalar ardından Çiğdem Taş, Lizge Karabulut, Fırat Can Kalyon, Barış Mansuroğulları, Grup Zinar, Sibel Yıkılmaz, Serkan Özdem, Venge Ma, Özer Kaysavuk’un seslendirdiği ezgiler ve davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Alevi örgütleri İzmir’den seslendi: Kayyımlar geri çekilsin, halk iradesi tanınsın-VİDEO

    Alevi örgütleri İzmir’den seslendi: Kayyımlar geri çekilsin, halk iradesi tanınsın-VİDEO

    PİRHA- İzmir’deki Alevi örgütleri kayyım atamalarına karşı oturma eylemlerinin ikincisini gerçekleştirerek, kayyımların geri çekilmesi gerektiğini vurguladı.

    İzmir Dersim Dernekleri,  Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İzmir bileşenleri, kayyım atamalarını protesto etmek amacıyla Karşıyaka İskelede basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Oturma eylemine birçok siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum örgütü katıldı. Bu hafta yapılan eylemde “Kayyım halk iradesine demokrasiye özgürlüklere darbedir. Darbelere kayyımlara hayır” pankartı açıldı. Sık sık “Kayyım darbedir darbeye hayır”, “Susma haykır darbeye hayır” sloganları atılırken, eylemde  kayyımların geri çekilmesi gerektiği yinelendi. Basın metnini İzmir-Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Medine Dünya okudu.

    Toplumun siyasi tercihlerine ipotek koymanın sıradan bir uygulamaya dönüştüğünü vurgulayan Dünya, “AKP İktidarının öncesinden başlayan bu hak gaspı; başta Kürtler olmak üzere ötekileştirilen tüm halkların, Alevilerin, sosyalistlerin, kadınların, işçilerin, emekçilerin, geniş birlikteliğinin önüne geçmek için metazori olarak uygulanmakta ve bu uğurda anayasa dahi çiğnenmektedir. Özellikle darbe girişimi sonrası 2016 yılında Batman Belediyesine kayyım atanması ile başlayan halk iradesini devlet eliyle gasp etme girişimi, aradan geçen 9 yıllık süreçte artarak, pervasızca devam etmektedir” dedi.

    “DEMOKRATİK DEĞERLER BALTALANIYOR”

    Demokratik değerlerin çeşitli darbelerle sürekli baltalandığını ve adalet , özgürlük, eşitlik taleplerinin sürekli bastırıldığına dikkat çeken Dünya, “Bu baskı ortamından adına siyasal İslam denilen ideolojinin savunucuları palazlanarak çıkmış ve görece var olan demokratik ortamdan faydalanarak devlet içinde konumlanmışlardır. 2002 yılından itibaren fiili olarak bu ülkeyi yöneten bu siyasal iktidar, yasama, yürütme ve yargı dengesini, kendi menfaatlerine kullanacak şekilde organize etmiş, karşısında oluşacak güçlü bir muhalefet cephesinin oluşmasını engellemiştir. Yetkileri tek elde toplamak adına anayasa değişikliği dahil var olan tüm uygulamalara başvurmuştur.  Başta Kürt halkı olmak üzere ötekileştirilen tüm halklar, sosyalistler, kadınlar, işçiler ve köylülerin büyük mücadele ve emekleri ile oluşturulan birleşik demokratik muhalefetin önü de baraj sistemi ile, yasaklamalar ve parti kapatılmalarla kesmeye çalıştılar. Barış demokrasi ve özgürlük mücadelesi halkta kabul gördükçe, ortak mücadele zemini büyüdükçe, alternatif yerel yönetimler halkla birlikte kendi kentlerini yönettikçe önceki uygulamalara rahmet okuturcasına arkadan dolanıp halk iradesini gasp etmişlerdir” şeklinde konuştu.

    “İNKAR-İMHA İLE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜMEZ”

    Kürt sorununa vurgu yapan Dünya, sorunun demokratik zeminde çözümünü istediklerini kaydederek, “Son on yıllık sürede ise Batman Belediyesine 2, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine 2, Van Büyükşehir Belediyesine 2, Dersim Belediyesine 2, Mardin Büyükşehir Belediyesine 2 defa olmak üzere Ağrı, Siirt ve onlarca ilçe ve Belde yönetimlerine hukuksuz şekilde kayyum atanmıştı. Ancak halklarımız kayyum zihniyetinin demokratik haklarına, özgürlüklerine, tarihine, kültürüne ve doğasına yönelen saldırılar olarak  gördü ve bu politikalara geçit vermedi. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yok saymayla, inkar ve imha ile güvenlikçi politikalar ile Kürt sorunu çözülmedi. Biz artık Kürt sorununun demokratik bir zeminde çözümünü istiyoruz” diye konuştu.

    “HALK İRADESİNİ TANIYIN”

    Dünya, halk iradesine saygı duyulması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

    “Bugün buradan siyasal iktidara bir kez daha sesleniyoruz. Zaman geçirmeden Kayyumları geri çekin! Halk iradesini tanıyın! Halkın seçme ve seçilme hakkına saygı göstererek, halkın seçtiği belediye başkanlarını engellemeyin. Hakları olan belediyelerdeki çalışmalarına bir an önce başlatın…Bir de buradan demokrasi güçlerine, işçilere, emekçilere kadınlara, ötekileştirilen tüm kesimlere sesleniyoruz; sessiz kalırsak etrafımıza örülen duvarlar kalınlaşır. Sessiz kalırsak toplumsal hapishaneler bizim için büyür. Karşı koymak yurttaş olarak en doğal hakkımız. Geleceğimizin ipotek altına alınmasına, karanlıkların büyütülmesine izin vermeyelim.”

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir’de Seyit Rıza anıldı, Dersim Katliamı’yla yüzleşme çağrısı yapıldı-VİDEO

    İzmir’de Seyit Rıza anıldı, Dersim Katliamı’yla yüzleşme çağrısı yapıldı-VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 87. yılında Seyit Rıza ve yol arkadaşları İzmir’de anıldı. İYİ Parti Başkanı Dervişoğlu ve Bahçeli’nin Kürt ve Alevilere yönelik katliamların yeniden hayata geçirilmesine yönelik tehdit söylemleri kınanırken, Seyit Rıza’nın mezar yerinin açıklanarak, soykırımla yüzleşme talebi yinelendi.

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Dersim Dernekler Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri, idam edilen Dersim direniş önderi Seyit Rıza ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka’da basın açıklaması yaptı.

    “İkrarımız Var, Diz Çökmediler, Diz Çökmeyeceğiz” pankartlarının açıldığı açıklamada “Arşivler açılsın hesap verilsin”, “Dersim, Maraş, Koçgiri, unutulmaz hiçbiri” ve ” Tertele Dersim Xo Vira Meke”, “Arşivler Açılsın Hesap Sorulsun’ sloganları atıldı.

    Anmada çerağlar yakılarak niyaz ve lokmalar dağıtıldı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamanın Türkçesini DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Çelik, Kırmancki olan kısmını ise İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç okudu.

    “DERSİM TÜRK-İSLAM SENTEZİNE AYKIRIYDI”

    Dersim Soykırımı’nın 1. Paylaşım Savaşının farklı inanç ve halklardan başlayarak sürdürdükleri soykırımların son halkası olduğunu söyleyen Çelik, “Osmanlıdan başlayan katliam ve kuşatmanın, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında özerklik vaadi, eşit koşullarda bir arada  yaşama  söylemleri, halkta umut yaratan vaatler olsa da, bu süreç çok kısa sürmüş,  ittihatçı damar ağır basmış, inkar- imha- soykırım politikaları hayata geçirilerek Koçgiri ile başlayan, Ağrı, Zilan, Tendürek ile süren Kürt katliamları süreci devreye sokulmuştu. Sıra Dersime geldiğinde ise hazırlıkları yıllara varan daha kapsamlı harekatlar devreye sokulmuştu. Çünkü Dersim resmi ideoloji olan Türk- İslam sentezine aykırı, hem Kürt, hem Raa Haq/Alevi inancının yaşamsallaştığı bir toplumsal hakikatti” dedi.

    “DERVİŞOĞLU VE BAHÇELİ’NİN IRKÇI SÖYLEMLERİNİ KINIYORUZ”

    Çelik, İYİ Parti Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Bahçeli’nin Şeyh Sait ve Seyit Rıza üzerinden tüm ötekileştirilenleri tehdit eden açıklamalarına tepki göstererek, “Kürt sorununun demokratik çözümünün tartışıldığı bu günlerde, biz Dersimliler bu yaşadıklarımıza dair bir yüzleşme, özür dilemeyi bekliyorken; İyi Parti ve MHP Genel Başkanlarının peş peşe, demokratik söylem ve hukuktan uzaklaşarak Sey Rıza ve Şex Sait’in idamlarını savunmalarını, katliamları tekrar hatırlatarak ırkçı, faşist söylemde bulunmalarını asla kabul etmediğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Seyit Rıza ve yoldaşları Dersimlilerin Pirleridir, rayberleridir her biri ayrı bir kutup yıldızıdır. Işık saçanlardır, yol gösterenleridir. Bu ırkçı faşist söylemleri kınadığımızı burada bir kez daha belirtmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    KÜRT SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ VE ORTAK VATAN ÇAĞRISI

    Son günlerde yeniden gündemleşen Kürt sorununun demokratik bir çözüme ulaşarak ve ortak vatanda demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir yaşam beklentileri olduğunu kaydeden Çelik, “Dersim, kadim Kürt varlığının özgün bir rengidir. Raa Haq/Alevi yolunun yoğunlaştığı bir coğrafyanın, tarihsel, toplumsal bir halk gerçekliğinin adıdır. Ortak vatan beklentimizin bir ağacıdır. Bu toprakların hiçbir halkı için tehdit değildir. Tartışılmaz olan toplumsal haklarımızla, halk gerçekliğimizle bu ülkenin bir parçasıyız. Beklentimiz bu günlerde gündemleşen Kürt sorununun demokratik bir çözüme ulaşması, ortak vatanda demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir yaşamda yerimizi almamızdır” diye belirtti.

    TALEPLER: MEZAR YERLERİ AÇIKLANSIN

    87 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşlarını anan Çelik yüzleşme çağrısını yineleyerek şu talepleri sıraladı:

    -Seyit Rıza ve beraberinde idam edilen canlarımızın mezar yerleri açıklanmalı ve cenazelerin Dersim’e nakli engellenmemelidir.

    -Arşivler açılmalı, Dersim ismi iade edilmelidir.

    -Sürgünler, kayıplar, el konularak götürülen çocuklarımızın listesi ve akıbetleri açıklanmalıdır.

    -Asimilasyon, göçertme ve her türlü şiddet biçimine son verilmelidir.

    -Dersim halkından özür dilenmeli, toplumsal haklarımız tanınmalı, anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

    -Demokratik bir anayasa, Kürt sorununun demokratik çözümü için acil adımlar atılmalıdır.

    ASLAN: BOYUN EĞMİYORUZ, BUDA SİZE DERT OLSUN

    Anmada söz alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Seksen yedi yıl önce bizim insanlarımız katledildi. Seksen yedi yıldır bu nefret bitmiyor. Biz bu topraklarda barış istiyoruz, biz bu topraklarda tüm inançlarının özgürce bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu ırkçı yaklaşımı tekrardan kınıyoruz. Size inat Pir Seyit Rıza’nın dediği gibi; ‘Ben sizin hilelerinizle baş edemedim bu bana dert olsun’ diyoruz. Ama biz de torunları olarak diyoruz ki; bizde size boyun eğmiyoruz bu da size dert olsun. Barış talebimizden vazgeçmiyoruz” şeklinde konuştu.

    Açıklama Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan’ın verdiği gülbeng sonrasında lokmaların pay edilmesiyle son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Dervişoğlu bilmeli ki Alevilik de Kürtlük de devam edecek, söküp atamayacaksınız’-VİDEO

    ‘Dervişoğlu bilmeli ki Alevilik de Kürtlük de devam edecek, söküp atamayacaksınız’-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun Seyit Rıza’ya yönelik sözleri ve katliam tehdidinde bulunmasına tepki gösterdi. Ortak açıklama yapan iki kurum, “Faşist Dervişoğlu ve aynı katliamcı düşünceye sahip olanlar şunu iyi bilmeli ki, onca kırıma, katliama ve sürekli asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen Alevilik de, Kürtlük de bu coğrafyanın kadim kültürel gerçeklikleri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekliği kimsenin söküp atmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de!” dedi. 

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ı hedef alarak, “Cumhuriyet devleti, Şeyh Saidlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun yapılması gereken neyse o yapılacaktır” sözlerini kullanmıştı.

    Dervişoğlu’nun ifadelerine ilişkin İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi basın toplantısı gerçekleştirdi.

    ‘İkrarımiz Var, Diz Çökmediler, Diz Çökmeyeceğiz’ pankartının açıldığı basın toplantısına İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri üyelerinin yanı sıra DEM Parti İzmir İl Örgütü ile DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın katıldı.

    Açıklama öncesinde konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Sekreteri Asil Benler, meclis çatısı altında Dersim’e yönelik tehdit ve soykırım söylemlerini hatırlatarak, “Tarihi biraz eşelediğimizde 38′ e giden süreçte yine bir meclis konuşmasında Dersim hedef gösterilerek çıban başı olarak nitelendirildi. Ve bu çıbanı kökten kazıma ve ameliye etme gibi bir hedeften bahsedildi. Günün sonunda bizim Tertele dediğimiz dünya literatüründe de  soykırım olarak geçen bir süreç yaşadık. Acılı bir dönemdi. Binlerce insanımız katledildi, yine binlercesi de sürgün edildi.  Biraz daha yakın bir döneme geldiğimizde 10-15 yıl önce dönemin CHP Milletvekili Onur Öymen, ‘Şeyh Sait ve Seyit Rıza isyanlarında analar ağlamadı mı’ diyerek aynı katliamı savunan bir yerden söz kurarak tekrardan bu acılarımızı gündemleştirdi. Dün yine meclis çatısı altında İYİ Parti Genel Başkanı partisinin grup toplantısında bu travmaya dokunarak Kürtleri ve Alevileri tehdit eden, hedefe koyan ve faşist güruhların saldırısına açık hale getiren bir konuşma yaptı. Bunu kınıyoruz ve asla kabul etmiyoruz. Korku ve tehdit söylemlerinin karşısında tıpkı Pir Seyit Rıza gibi diz çökmeyeceğiz. Kültürümüzden, inancımızdan, dilimizden ödün vermeyerek bu coğrafyada demokrasiyi inşa etmek ve bu demokrasi içerisinde kendi kültürel değerlerimizle var olmayı ısrarla savunacağız. Ve bunun mücadelesinden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

    ONUR ÖYMEN’İN SÖZLERİ HATIRLATILDI

    Kurumlar adına açıklamayı İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, idam edilerek katledilen Dersimlilerin ırkçı-faşist söylemlerle hedef alınmasına tepki göstererek, “Bir kez daha idam edilerek katledilen pirlerimizin, kefensiz yatanlarımızın akıbeti ırkçı-faşist siyasi söylemlerde kullanılarak halklarımıza karşı bir tehdit oluşturulmak istendi. Bir kez daha tıpkı geçmişte Onur Öymen’in yaptığı gibi TBMM çatısı altında bir partinin grup toplantısında değerlerimize dil uzatıldı” dedi.

    “SEYİT RIZA’NIN İDAM EDİLDİĞİ TARİHE DENK GETİRİLMESİ TESADÜF DEĞİL”

    Dervişoğlu’nun açıklamalarının Kürt Alevilere yönelik katliamların yeniden hayata geçirilmesi olarak okunduğunu belirten Kılıç, “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” diyerek açıkça özelde Kürt Alevilere, genel olarak ise tüm Kürt halkına karşı yapılmış katliamların yeniden hayata geçirileceğine dair cümleler sarf etmiştir. Pir Seyit Rıza ve yoldaşlarının katlediliş yıldönümü olan 15 Kasım’a yakın bir süreçte bu söylemlerin dile getirilmesi bir tesadüf değildir elbette!” diye ifade etti.

    “CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAKİ KÜRT POLİTİKASI YÜRÜRLÜLÜKTE”

    Halklar ve inançları tekçi ve inkarcı ulus devlet anlayışı ile bir mezarlığa çeviren cumhuriyetin yüzleşilmesi gereken bir olay olduğunu dile getiren Kılıç, “Geçmişte yaşanan toplumsal travmaları köklü demokratik adımlarla aşmak yerine, tekrardan aynı travmaların yaşanmasını parmak sallayarak savunmak ancak faşist şahıs ve partilerin yapabileceği bir iştir. Sadece idam tehdidi değil, şuan hali hazırda Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ki Kürt politikasının da yürürlükte olduğunu görmekteyiz. Umumi Müfettişliklerden Kayyımlara uzanan irade gaspı ve tahakküm politikaları da devam etmektedir. En son Esenyurt, Batman, Mardin ve Halfeti’ye atanan kayyımlar Dervişoğlu’nun yaptığı katliam tehdidinin, siyasi-kırım ayağı olduğunu iyi bilmekteyiz” dedi.

    “PİRLERİMİZİN, KAMİLLERİMİZİN TORUNLARI DA DİZ ÇÖKMEYECEK”

    Kılıç, devamında Dervişoğlu’nun söylemlerini kınayarak şunları vurguladı:

    “Faşist Dervişoğlu ve aynı katliamcı düşünceye sahip olanlar şunu iyi bilmeli ki, onca kırıma, katliama ve sürekli asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen Alevilikte, Kürtlükte bu coğrafyanın kadim kültürel gerçeklikleri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekliği kimsenin söküp atmaya gücü yetmedi, yetmeyecekte!

    Müsavat Dervişoğlu’nun bu açıklamalarını ve benzer söylem ve politikaları kınıyor ve asla görmezden gelebileceğiniz bir yerde durmadığını dile getiriyoruz. Yalan ve hilelere karşı Pir Seyit Rıza’nın diz çökmeyen duruşu bizler için onurlu bir mirastır. Pirlerimiz, İnsanı Kamillerimiz diz çökmedi, torunları da diz çökmeyecek!.

    AKIN: DERVİŞOĞLU ASLINA DÖNMÜŞTÜR!

    Basın toplantısında son olarak söz alan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ise, Dervişoğlu’nun katliam geleneğindeki rolüne işaret ederek, “Yıllardır birlikte oldukları, sonradan ayrılarak sözde ırkçı-milliyetçi çizgisinden vazgeçerek daha demokrat parti kurduklarını iddia ettikleri bir siyasal partinin çökme halini kurtarmak için yine katliam tarihine sığınmaya çalışıyorlar. Dervişoğlu, Abdullah Çat’ın çok yakın arkadaşı, Fatsa Katliamı’nın aynı zamanda sorumlusu biri olarak aslına dönmüş gözüküyor. Siyasi tükenmişliğin saldırganları içerisinde saldırgan bir siyaset yapmaya çalışıyor. Bu ülkeyi ırkçılıkla, farklı kimlikleri yok sayan bir anlayış geliştirmek istiyorlar. Erdoğan’ın tek dil, tek din, tek ırk meselesindeki tekçi anlayışını tersten güya muhalefet edermiş gibi gösteriyorlar. Ama kendileri fiilen onun temsilciğine soyunuyorlar” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • Tağar Çayı’ndaki HES projesine tepki: Kutsallarımız sermaye ve devlet eliyle yok ediliyor-VİDEO

    Tağar Çayı’ndaki HES projesine tepki: Kutsallarımız sermaye ve devlet eliyle yok ediliyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Çemişgezek ilçesinde birçok yaban hayvanı ile endemik türe yaşam alanı olan Tağar Çayı üzerinde yapılan HES projesine İzmir’den tepki gösterildi. Dersimli Dernek yöneticileri “Bu kutsal mekanlar ziyaretgâh alanlarıdır ve bu alanlar yüzyıllardır herhangi bir el değmeden bugüne getirilmiş olsa da bugün sermaye ve devlet eliyle yok edilmektedir” dedi. 

    Dersim’in Çemişgezek İlçesi’nde bulunan, Aliboğazı’ndan doğan, Çemişgezek’e can veren ve birçok yaban hayvanı ile endemik türün yaşam alanı olan Tağar Çayı üzerinde ÇED raporu olmadan Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatına başlanmasına tepkiler yükseliyor.

    Dersim Dernekleri Federasyonu, İzmir Dersim Dernekleri ve Ege Çevre Platformu üyeleri Tağar Çayı’na yapılmaya başlanan HES projesine dair basın toplantısı gerçekleştirdi.İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi’nde yapılan toplantıya İHD yöneticileri de destek verdi.

    Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Menemen Dersimliler Derneği Başkanı ve DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Yentür, bölgeye dair ÇED raporu alınmadan kapasite artışı adı altında Tağar Çayı’nın üzerinde inşaat başlatılmasına tepki göstererek, “Bern Sözleşmesine göre koruma altına alınan dağ keçileri başta olmak üzere su samuru dahil birçok canlıya ev sahipliği yapan Tağar Çayı’nın üzerine yapılan kaçak inşaata son verilmelidir. Sermaye ve onun işbirlikçileri nehirlerimize, ormanlarımıza ve bil cümle yaşam alanlarımıza göz koymuştur. 90’larda köy yakmaları ve boşaltmaları ile bölgemiz mahvedilirken, 2000’li yıllarda ise bölgemiz barajlar ve maden projeleri ile yok edilmeye çalışılıyor” dedi.

    “KUTSAL ALANLAR SERMAYE VE DEVLET ELİYLE YOK EDİLİYOR”

    Yentür, Dersim’de bulunan akarsuların ülkenin su potansiyelinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu ve bölgede 27 HES/baraj projesinin bulunduğunu hatırlatarak, “Dersim coğrafyasının insanı, gerek inancı gereği, gerekse doğa olan ilişkisi ile Dersim’in doğasını korumuştur. Yapılan projelerinden rant elde edilmesinin yanında bölgenin kendine özgün Kürt- Kızılbaş kimliği de bu projeler eliyle yok edilmektedir. Örneğin; yapılan projeler sonucunda geçtiğimiz yıllarda Gola Çetu(Xızır’ın Gölü) sular altında kalmıştır. Dersimlilerin inanç merkezleri adeta doğanın bağrıdır. İnsanlarımız için ziyaretgahlarımız kutsaldır. Kişilerin gidip ibadet ettiği, kurban kestiği, niyaz dağıttığı yerler genelde akarsu kıyılarında bulunan ziyaretgâh alanlarıdır ve bu alanlar yüzyıllardır herhangi bir el değmeden bugüne getirilmiş olsa da bugün sermaye ve devlet eliyle yok edilmektedir” ifadelerini kullandı.

    “ZARAR VEREN HER PROJEYE AYRIMSIZ KARŞI ÇIKACAĞIZ”

    Ülkenin dört bir yanında doğaya zarar veren projelere karşı olacaklarını ifade eden Yentür, şöyle devam etti:

    “Yurdun dört bir yanı yakılıp yıkılıyor tahrip ediliyor ancak bölge illerinde bütün bu ranta ek olarak güvenlik gerekçeleri adı altında bahaneler sunularak tahribat katmerleştiriliyor. Bizler bir kez daha vurguluyoruz, Kaz Dağları’ndan Akbelen’e, Akbelen’den Dersime bütün doğa kardeştir. Yurt genelindeki doğaya zarar veren her projeye karşı ayrımsız karşıyız, karşı çıkacağız. Yaşanabilir sağlıklı ve temiz bir dünya için mücadele edeceğiz.”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Dersim Dernekleri: Hakkari halkının iradesi tanınmalı, bu açık bir gasptır

    İzmir Dersim Dernekleri: Hakkari halkının iradesi tanınmalı, bu açık bir gasptır

    PİRHA- Hakkari Belediyesi’ne kayyım atamasını ‘seçme-seçilme hakkının gasp edilmesi’ olarak nitelendiren İzmir Dersim Dernekleri, Hakkari halkının iradesinin tanınması çağrısında bulundu.

    Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınarak, yerine kayyım atanmasına dönük tepkiler devam ediyor. Yazılı açıklama yapan İzmir Dersim Dernekleri, kayyım kararına tepki göstererek uygulanan hukuksuzluğun bir an önce sonlandırılmasını istedi.

    “SEÇME SEÇİLME HAKKININ GASPIDIR”

    İzmir Dersim Dernekleri adına yapılan açıklama şöyle:

    “Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) 31 Mart yerel seçimlerinde seçilen Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine Vali Ali Çelik’in kayyım olarak atanmasını biz Dersimliler olarak asla kabul etmiyoruz. Bu uygulamaların demokrasiye, hukuka, adalete, insan hak ve özgürlüklerine aykırı uygulamalar olduğunu bu ülkede düşünen her yurttaş açık ve seçik bir şekilde görmektedir. Ayrıca bu uygulamalar yurttaşlık haklarından biri olan seçme seçilme hakkının gaspıdır. Kürt’ü yurttaş olarak görmeme halidir. Ülkede yaşanan savaş halinin bu yapılanlarla daha da tırmandırılmasıdır.

    “HAKKARİ HALKININ İRADESİ TANINMALIDIR”

    Bu savaş hali ile ülkede yaşanan açlığın, yoksulluğun, işsizliğin ve hayat pahalılığının giderek derinleştiğini biliyoruz. Bir yandan da bu ırkçı uygulamalarla bu ülkede yaşanan ekonomik sorunların ve hukuksuzluğun üstünü örtmeye çalışıyorlar.

    Geçmişte yaşanan kayyum zihniyeti tarihin çöp tenekesine atıldı. Bu uygulamayı da halklar kabul etmeyecektir. Biz İzmir Dersim Dernekleri olarak Hakkari halkına uygulanan bu hukuksuzluğun  bir an önce sonlandırılmasını, Hakkari halkının iradesinin tanınmasını istiyoruz. Mehmet Sıddık Akış’ın görevine iade edilmesini istiyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’deki Dersimlilerin piknik organizasyonuna yoğun katılım!-VİDEO

    İzmir’deki Dersimlilerin piknik organizasyonuna yoğun katılım!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri, 27. geleneksek piknik etkinliğini Sasalı’da gerçekleştirdi. Dersim’in doğası, toplumsal dokusu ve hafızasına yönelik saldırılara dikkat çekilen etkinlikte, mücadele ve dayanışmanın büyütülmesi mesajı verildi. Piknik etkinliği, önceki yıllara kıyasla çok daha yoğun bir katılımla gerçekleşti.

    İzmir Dersim Dernekleri’nin, her sene düzenlediği piknik etkinliğinin 27’ncisi Çiğli’deki Sasalı Piknik Alanı’nda gerçekleşti.

    ‘Doğamızdan, Kültürümüzden, İnancımızdan, ve Dilimizden Elinizi Çekin’ çağrısıyla gerçekleşen etkinlik alanına, ‘Maden projelerine hayır’, ‘1937-38 Dersim katliamı içimizde derin bir yaradır ve hala kanıyor’ pankartlarının yanı sıra Seyit Rıza’nın resmi de asıldı.

    Piknik için İzmir’in Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Karabağlar, Çiğli, Balçova, Karşıyaka, Narlıdere ve Menemen ilçelerinden araçlar kaldırıldı. Piknik alanında toplanan kitle, kahvaltı ardından halaylar ile etkinliğe başladı.

    “DAYANIŞMA BİR İHTİYAÇTI, MÜCADELE ETMEK TOPLUMA İYİ GELİYOR”

    Etkinlikte konuşan Bornova Bayraklı Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Fethi Duman, büyük kentlerde dayanışmanın bir ihtiyaç hali aldığını söyleyerek, “Geldiğimiz coğrafya yıllardır baskı altında olan bir coğrafya. Bir çok insanımız kentlere göç etti ve bir dayanışma kültürüne ihtiyaç olduğunu gördük. Dersim’deki sorunların çözümünde bir parça olmak için dayanışma içerisinde olmak zorundayız. Kentin birçok yerindeki derneklerimizle bu dayanışmayı örmeye çalışıyoruz. Yüzümüzü bir tek kendi coğrafyamızdaki acılara değil ülkenin tüm acılarına dönüyoruz. Dersimliler bir arada örgütlü olarak yaşamak zorunda” dedi.

    Yan yana gelerek mücadele etmenin önemini vurgulayan Menemen Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Gamze Yentür, “Temel derdimiz yan yana gelerek dayanışmayı örgütleyebilmektir. Diğer yöre derneklerinden farklı olarak politik bir toplumdan geldiğimiz için bir mücadele hattımız var. Bizler Kürt Aleviler olarak çokça katledildik, asimilasyona uğradık. Bu süreç elbette devam ediyor. Bu psikolojiden çıkıp örgütlenerek neler yapabilirizi konuşmak durumundayız. Katliamlar kadar bir de direniş tarihimiz var. Bu baskı ortamında yan yana olup mücadele etmenin herkese iyi geldiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “BİRLEŞİK MÜCADELEYLE KARŞI DURMALIYIZ”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç ise, Dersim’in tarihsel gerçekliğine yönelik saldırılara işaret ederek, “Öteden beri coğrafyamız saldırılar ile insansızlaştırılmaya çalışılıyor. Birçok Dersimli metropollere göçmek zorunda kaldı. Asimilasyona karşı dilimizi, inancımızı yaşatmak, doğamıza yönelik saldırılara karşı örgütlenerek bir arada duruşu sergilemek adına dayanışmayı büyütmek istedik. Tarihsel gerçekliğimize yönelik saldırılar her gün giderek artıyor. Dersimlilerin buna karşı bir duruşu sergilemesi gerekiyor. Bu saldırılara karşı birleşik bir mücadeleyle karşı durmak gerekiyor” diye belirtti.

    Narlıdere Dersimliler Derneği Başkanı Erkan Kaya da, “Büyük kentlerde insanlarımız bir araya gelmede sorunlar yaşıyor. Bu etkinliklerle bir dayanışmayı da örüyoruz. Dersim’e yönelik tüm madem planları, saldırılar adına buradayız ayrıca. Tüm kurumlarımızın birlikte bu mücadelede yan yana gerek birlikte eylemleri örgütlemeliyiz” şeklinde konuştu.

    SON YILLARIN EN KALABALIK KATILIMLI PİKNİĞİ OLDU

    Bu sene düzenlenen 27. geleneksel pikniğe katılımın geçmiş yıllara göre çok daha yoğun olduğu görüldü.

    Konuşmalar ardından Grup Wenge Ma, Rayver İsmail, Grup Zınar, Serkan Mordem, Hızır Ali, Deniz Polat, Cafer Çevik, Ozan Pişkin, Özer Kaysavuk’un seslendirdiği ezgiler ve davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Dersim Tertelesinin 87. yılında İzmir’de kitlesel anma-VİDEO

    Dersim Tertelesinin 87. yılında İzmir’de kitlesel anma-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de, Dersim Soykırımı’nın 87. yılında katledilenler için yapılan eylemde, soykırımın tarihte kalan süreç olmadığı ve çok yönlü şiddet sarmalıyla anı anına sürdürüldüğü belirtilerek, katliamla yüzleşme çağrısı yapıldı.

    Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 87. yıl dönümünde İzmir’ de katledilenler için anma düzenlendi.

    Açıklamada “Az birnayis u az vurnayis qewul ne keme serba seyidune xo dare de rime xo vira ne keme ji bir nekin” ve Seyit Rıza, Alişer, Zarife, Nuri Dersimi’nin fotoğraflarının basıldığı pankartlar açılarak, “Katil devlet hesap verecek”, “Arşivler açılsın hesap verilsin”, “Dersim’i unutma unutturma” ve “Dersim, Maraş, Koçgiri unutulmaz hiçbiri” sloganları atıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamayı Kürtçe’nin Kırmancki lehçesinde İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, Türkçesini ise DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebat Çelik okudu.

    KARA GÜN: 4 MAYIS

    Yaşanan katliamların yakın tarihe kadar inkar edildiğini söyleyen Çelik, “Dersim adının telaffuz edilmesi dahi yasaklanmış, köy isimleri değiştirilmiş, çocuklarına Kürtçe konan isimler engellenmiş, coğrafyamızın adı da Tunceli olarak değiştirilmiştir. Bu trajedinin startı olan 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararının açığa çıkmasından sonra 2010 yılından başlayarak 4 Mayıs tarihini bu belgeye istinaden (Kara Gün) olarak ilan etmiştir” dedi.

    ‘LANETLİYORUZ’

    Çelik, Dersim’in günümüzde doğa talanı, orman yangınları, baraj, maden ocaklarıyla tahrip edildiğini belirterek, “Asimilasyon politikaları ise daha da derinleştirilerek sürdürülmekte, halkın iradesi hiçe sayılmakta, kayyum zihniyeti ile adalet ve hukuk tamamen yok sayılmaktadır. 4 Mayıs vesilesiyle Seyit Rıza, Alişer ve Ana Zarife şahsında tüm mazlumlarımızın huzurunda bir kez daha dara duruyor, saygıyla anıyor ve halkımıza yaşatılan vahşeti insanlığın huzurunda bir kez daha lanetliyoruz” diye konuştu.

    Çelik, Dersim katliamına dair her yılki taleplerini sıraladı.

    Açıklamanın ardından çerağlar yakılarak, verilen gulbengler eşliğinde lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Dersim Soykırımı’nın 87. yılında kaybedilenler İzmir’de anılacak

    Dersim Soykırımı’nın 87. yılında kaybedilenler İzmir’de anılacak

    PİRHA- İzmir’de, Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 87. yıl dönümünde katledilenler anılacak.

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir Bileşenleri, Bakanlar Kurulu kararı ile 4 Mayıs 1937’de imzası atılan Dersim Soykırımı’nın 87. yıl dönümünde anma gerçekleştirilecek.

    Anma öncesinde, 4 Mayıs Cumartesi günü saat 15.oo’te Çiğli Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleşecek panele Tarihçi Yazar Ayşe Hür, DAD Genel Merkez Yöneticisi ve Araştırmacı Yazar Hüseyin Ozan panelist olarak katılacak. Panelin moderatörlüğünü ise İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç yapacak.

    ANMA GERÇEKLEŞECEK

    Panelin ardından ise Dersim Soykırımı’nın 87. yılında kitlesel anma yapılarak, çerağlar uyandırılacak. Karşıyaka İskelesi önünde gerçekleşecek anma saat 18.30’da başlayacak.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • İzmir Dersim Dernekleri: İktidar saldırıların önünü açıyor, boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    İzmir Dersim Dernekleri: İktidar saldırıların önünü açıyor, boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Dersim’den Trabzon’a giden yolcu otobüsünün Gümüşhane girişinde bir grup MHP’li tarafından yolu kesilerek, yolcuların tehdit edilmesine İzmir Dersim Dernekleri tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, iktidarın toplumu düşmanlaştıran politikalarının saldırılara ön açtığını belirterek, saldırılara boyun eğilmeyeceğini vurguladı.  

    İzmir’de çalışmalar yürüten Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), MHP bayraklı araçlar tarafından Can Dersim Tunceliler firmasının aracına ve aracın içindeki yolculara yapılan tehdit ve ırkçı saldırıları kınayarak tepki gösterdi.

    İHD İzmir Şubesinde gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Menemen Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Gamze Yentür, iktidarın toplumu düşmanlaştıran politikaların saldırılara ön açtığını belirterek, saldırılara boyun eğilmeyeceğini vurguladı.

    Toplantıya Halkların Demokratik Partisi ve İnsan Hakları Derneği yöneticileri destek verdi.

    “İKTİDARDAN OLMAYAN HERKES HEDEF HALİNE GETİRİLDİ”

    Seçim öncesinde ve sonrasında yaşanan toplumsal bölünmeye dikkat çeken Yentür, bu dil ve politikanın sonucunda mevcut iktidardan olmayan herkesin hedef haline geldiğini ifade ederek, “Uzun süredir ülke siyasetinin gittikçe dozajı artan nefret ve kutuplaştırıcı söylemleri toplumu iyice gerdi. Bu dil ve politikanın sonucunda ise mevcut iktidardan olmayan herkes hedef haline geldi. Bunun başında Osmanlı’dan ve yüz yıllık Cumhuriyet’in hedefi olan biz Kızılbaş-Kürt olan Dersimliler oldu” dedi.

    “POLİS HERHANGİ BİR İŞLEM UYGULAMAMIŞTIR”

    Yentür, Can Dersim Tunceliler otobüsüne saldırı gerçekleştiren MHP bayraklı saldırganlara herhangi bir işlem uygulanmadığını hatırlatarak, “Seçim gecesi memleketimizin otobüs firması Can Dersim Tunceliler’in Samsun seferini gerçekleştiren otobüsü Gümüşhane yolunda saldırıya uğradı. Kooperatif aracının üzerinde MHP bayraklarının asılı olduğunu ve bu araçtan inen kişilerin aracı yakacaklarını ve araçta bulunan kişilerin inmesini istemişledir. Olay yerine polisler gelmiş ancak yolu kesen saldırganların kimlik tespitini yapmamış ve herhangi bir işlem uygulamamışlardır. Her zamanki gibi korunması gereken can bizlerin canı olunca yüz yıllardır süren yok eden, soykırıma uğratan anlayış yine iş başında oluyor. Polis olayı engellemiş ancak saldırganların kimlik tespitini yapmayıp olayı engellemek ile yetinmiştir” ifadeleri kullandı.

    “BİR OLALIM, DİRİ OLALIM, İRİ OLALIM”

    Yentür son olarak baş eğmeme kültürüne sahip olduğunu ve halkların ve inançların hoşgörü içinde bir arada yaşamasını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Öncelikle devlete ve onun temsilcisi mevcut hükümet ile ortaklarına sesleniyoruz; toplumu daha fazla kutuplaştırıp birbirlerine düşman hale getirmeyin. Bu dil ve politikadan vazgeçin. Bizler devraldığımız gelenek ile baş eğmedik, baş eğmeyeceğiz. Bizler halkların ve inançların bir arada hoşgörü ile yaşamasını savunmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan başta Dersimliler olmak üzere sınırsız, sınıfsız ve cinsiyetsiz bir dünyanın özlemini kuranlar, mücadeleden, haktan yana olan herkese çağrımız safları sıklaştırmak ve örgütlenmektir. Gücümüz birliğimizden ve örgütlülüğümüzden gelir bu yüzden Hacı Bektaş Veli’nin sözüne kulak verelim bir olalım, diri olalım, iri olalım” diye konuştu.

    “YAN YANA OLACAĞIZ”

    Yapılan açıklamanın ardından söz alan HDP İzmir İl Eş Başkanı Berna Çelik, yaşanan saldırının 20 yıllık AKP iktidarının kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı bir kullanmasından kaynaklandığını ifade etti. Çelik, “Bütün toplumun bir arada yaşayacağı bir toplumu hedefledik. Ancak bunu sadece seçimlere indirgememek gerekiyor. Bizler seçim günü yaşanana olaylara karşı geçmiş olsun diyoruz. Ve her zaman yan yana olacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

    BİREYSEL SİLAHLANMA

    İHD Yöneticisi Ahmet Çiçek ise insanların kutlama biçimlerinin silahlarla kutlanmasının doğru olmadığını ve AKP iktidarı döneminde artan bireysel silahların önlenmesi gerektiğine dikkati çekti.

    PİRHA/İZMİR

  • Kardeşini öldüren alkollü sürücülerin serbest bırakılmasına tepki: Kaza değil cinayet!-VİDEO

    Kardeşini öldüren alkollü sürücülerin serbest bırakılmasına tepki: Kaza değil cinayet!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Bayraklı ilçesinde alkollü sürücülerin motoruna çarpması sonucu yaşamını yitiren Haşim Karakoyun’un kardeşi Hüsnüye Karakoyun, şüphelilerin 2.22 promil alkollü çıkmasına ve olay yeri tutanaklarına rağmen serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Karakoyun, “Katiller işledikleri cinayetin farkına varmadan evlerine gönderildiler. Cezasızlık politikasıyla uzun yıllara yayılan davalar var. Adaletin sağlanması için çağrımız var” dedi.

    İzmir’de 20 Şubat gecesi Koray T. ve Mehmet Ali T.’nin içinde bulunduğu araç, motosikletle seyir halindeki Haşim Karakoyun’a çarptı. İki çocuk babası Karakoyun kaza yerinde hayatını kaybetti. Karakoyun’a çarpan araçta bulunan ve alkollü oldukları belirlenen iki kişi de aracı diğer kişinin kullandığını söyledi. Araçta bulunan iki kişi, savcının tutuklama istemiyle mahkemeye çıkarıldı. Ancak İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    İzmir Dersim Dernekleri, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Hozatlılar Platformu, Bayraklı ilçesinde 20 Şubat’ta motosikletle kendi şeridinde seyir halinde giderken alkollü sürücülerin kullandığı aracın çarpması sonucunda yaşamını yitiren Haşim Karakoyun’a dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Açıklamaya Haşim Karakoyun’un ailesi de katıldı.

    “FAİLLER ELİNİ, KOLUNU SALLAYARAK GEZİYOR”

    İzmir Dersim Dernekleri adına konuşan Menemen Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Gamze Yentür, muhalifler için anında harekete geçen yargının adli vakalarda bu hassasiyeti göstermediğini söyledi. Alkollü araç kullanarak Haşim Karakoyun’un ölümüne neden olanların tutuklanmadığını hatırlatan Yentür, bu durumun ailelerin sağlıklı bir yas yaşamasını da engellediğini aktardı. Cezasızlık pratiğinin toplumsal dosyalarda da kendisini gösterdiğini hatırlatan Yentür, “Bir an önce ailenin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, elini kolunu sallayarak gezenlere gerekli cezanın verilmesi gerektiğini talep ediyoruz” dedi.

    2.22 PROMİL ALKOLLÜ ÇIKTILAR

    Ardından konuşan Haşim Karakoyun’un kardeşi Hüsniye Karakoyun, yasaların bireyleri korumak, yurttaşın huzurunu sağlamak için hazırlandığını vurguladı. Türkiye’de her şeyin adalet arayan yurttaşa eziyet etmek için kurulu olduğunu kaydeden Karakoyun, “Abimizi kaybedeli 15 gün oldu. Şu anda bizim yerimiz İHD’de ya da adliyede basın açıklaması yapmak ve adalet aramak olmamalı. Acımızı yaşayamadan adaletin peşine düştük. Bizim yaşadığımız süreç zaten adaletin gözünün önünde yaşanmış. Adı trafik kazası deniliyor ama bu bir cinayettir. 2.40 promil alkollü bir insanın araç kullanması zaten katliama niyetlenmektir. O insanlar alkollü olarak yola çıktılar ve bir insanı katlettiler” diye belirtti.

    “ADALET ARAMAK ÇOK YORUCU”

    Olay yeri tutanaklarında ve kamera kayıtlarında tüm durumun gözler önünde olduğunu kaydeden Karakoyun, bunları neden tekrar adalete anlatmaya çalıştıklarını sordu. Savcının tutuklama talebine rağmen hakimin şüphelileri serbest bıraktığını dile getiren Karakoyun, “Böyle bir adalet sistemi olabilir mi? Haşim Karakoyun olayı toplumda bir korkuya dönüşecek. Çünkü her şey ortada olmasına rağmen cinayete sebep olanlar serbest kalıyor. Bu durum alkollü araba kullanmayı cesaretlendirir. Ortada Koray Tan ve Mehmet Ali Tan diye iki şüpheli var. Adalet aramak bizim için çok yorucu” ifadelerini kullandı.

    “2 ŞÜPHELİNİN TUTUKLU YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı’na seslenen Karakoyun, cezasızlık politikası nedeniyle kendileri gibi uzun yıllara yayılan davalar nedeniyle mağduriyet yaşayan çok sayıda insan olduğunu söyleyerek, şüphelilerin tutuklanması ve adaletin sağlanması çağrısında bulanarak şunları vurguladı:

    “Daha kendimizin hak arama mücadelesinde birkaç gündür sesimizi duyurmaya çalışırken bana gelen mesajlardan bir çok insanın trafik kazası sonucu kaybettiği yakınları ve vücut bütünlüğünü kaybettiği yakınları için hak arama mücadelesindeki çaresizliklerini gördük. Çünkü; 2.22 promil alkol aldığınızda kendi canınıza ve trafikteki bir çok insanın canına kastedeceğinizi bilirsiniz. Biz bu nedenle her 2 şüphelinin ‘Bilinçli Taksirle Adam Öldürme’ suçundan tutuklu yargılanmalarını istiyoruz. Buradan bu ülkenin Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanına da çağrıda bulunuyorum. Trafik kazalarında cezaların artırılmasını sağlayan yasal bir düzenleme yapılsın ve bu 2 şüpheli tutuklu yargılansın.”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Dersim Dernekleri’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    İzmir Dersim Dernekleri’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    PİRHA-  İzmir Dersim Dernekleri geleneksel Gaxan Bayramı’nı düzenlediği etkinlikte kutladı. Gaxan kutlamasının temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performansta lokmalar pay edilerek halaylar çekildi.

     

    İzmir’in farklı ilçelerinde çalışmalarını yürüten İzmir Dersim Dernekleri’nin ortaklaşa organize ettiği Gaxan kutlamasında çoşkuyla karşılandı. Bornova’da bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kutlama Gaxan’ın temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans ile başladı.

    Kalo Gaxan ve Fadikê karakterleri salonda dolaşarak geleneksel lokma topladı. Çok sayıda kişinin coşkuyla karşıladığı Gaxan kutlamasında davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    Anadilde Kırmancki/Kurmanci diyaloglarla halkla buluşan Kalo Gaxan ve Fadikê karakterleri renkli görüntüler ortaya çıkardı. Programda Sanatçı Şevda Çiçek, Özer Kaysavuk, Grup Can sahne alarak eserlerini seslendirdi.

    “ALEVİLİK SOSYAL BİR HAKİKATTİR, DEVLET DİNİ OLMAMIŞTIR”

    Kutlamada lokma duası veren Cemal Abdal Ocağı Piri İsmail Doğan, Alevi inancının resmi devlet ve iktidar dini gibi dinlere katılmayarak sosyal hakikatini koruduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

    “Bizim kültürümüz de insanlık tarihi kadar kadimdir. Alevilik Bektaşilik hak ile hak olmaktır. Yaşamsal değerlerimizdeki sorunlarımızı konuşarak hak, hukuku binlerce yıl önce sosyal bir hakikat haline getirmişiz. Bizim inancımız Alevilik resmi devlet ve iktidar dinlerine katılmadı. Alevilik sosyal bir hakikattir ve hiçbir ırka ait değildir. Hepsinin içerisinde bir harmanızdır ve hiçbiri birbirinden üstün değildir.  İnançlar zalimlerin elinde tanınmaz hale geldi.

    Atalarımızın örf adetlerini unutmayalım. Sözlü tarihimiz yazılı kitaplardan, tarihten daha da ötededir Bilim bile bunu böyle yorumluyor. Zalimlerin ayrıştırdığı inanaçlar aslında hakikatin formülasyonudur. Birlikte hareket edelim ki birlik daim olsun. Alevilik Avrupa’da inanç olarak her ülkede kabul edildi ve inanç öğretiliyor. Onlar mücadele ile bunu kazandı bizlerde burada mücadele ile kazanmak zorundayız. Hakların kardeşliği bizlerin hak hukuku ile buraya geldi. Alevilik zalimlere karşı hakkın dostluğudur. Kurumlarımızı sosyal ve toplumsal olaylarda destekleyip yanlarında duralım. El birliği, dil birliği gönül birliği yapmamız gerekiyor. Yoksa zalimler ekmeğimizi elimizden alıyor.”

    “TOPLUMUMUZ CAN ÇEKİŞMEKTE”

    Kutlamada konuşan Hüseyin Ozan ise, Alevi toplumsallığının hedef alınarak parçalandığına dikkat çekti. Ozan, toplumsal değerlere sahip çıkma çağrısında bulunarak şunları ifade etti:

    İnsanlık kendini dört bir yanda toplumsal varlık olarak var etmiştir. Yolumuz üzerinden vücuda gelen bir toplumsal gerçekliğimiz vardır. Bu çağda çok ağır koşullar altında yaşıyoruz. Tarihsel yaşam alanlarından koparılmış, talip ocak ilişkisi sekteye uğratılmış, dünyanın dört bir yanına dağıtılmış, büyük oranda yoksullaştırılan ve can çekişmekte olan bir toplumuz. Her halk toplumsal varlığını yaşatmak için bir mücadele halindedir. Kendi insani değerlerine, anlam dünyasına ve yaşam tarzına sahip çıkmaktadır. Toplumsal değerlerimizi gittikçe yadsıyan, değersizleştiren bir zihniyetin etkisinde olan kuşaklarımız vardır. İnsan olmak toplumsallıkla mümkün ise bizlerde toplumsallığımıza sahip çıkmalıyız.

    “YAŞAMSAL KILMAK ZORUNDAYIZ”

    Gaxan hizmetleri bir aya yayılır. Hak dediğimiz kudret zaman ve mekanın dışında değildir. Hak kainatın kendi varından var etmiştir ve baktığı her varlıkta hakkın bir formülünü görür. Doğanın bütün mevsim geçişlerine insanlarımız bir kutsallık atıf etmiştir. Günümüzde tüm insanlıkla Tüm varlığın hakkın varlığını bildiğimizde tüm varlıklarla hakkın rızasına dayalı bir ilişki kuruyoruz. Dünyanın düştüğü hale bir bakın; savaş, kıyım, doğanın tahribatı bir vahşet.  Dünyadaki vahşeti gördüğümüz zaman Alevi öğretisinin ne kadar evrensel olduğunuz görüyoruz. Biz bu kemaleti bildiğimiz, sahiplendiğimiz, içselleştirdiğimiz zaman bunlar ancak yerini bulabilir. Alevilik iddiasında olan herkes bunu dikkate almak, yaşamsal kılmak zorundadır. Tüm halklar yeni yılla bir arınma sürecine girerler. Yeni yılda yeni umutlarla başlar. Sağlık temennisi dilenir. Umut insan için çok önemlidir. Kal giden yılı temsil eder, Fadik ise gençtir yeni yılı temsil eder. Doğadaki döngüye mana yükleyerek onunla barışık yaşamayı esas alıyoruz.”

    Katılanların coşkuyla karşıladığı Gaxan kutlaması çok sayıda kişi çektiği halaylar sonrasında lokmaların pay edilmesi ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • Seyit Rıza İzmir’de anıldı: Katliamla yüzleşilsin, mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    Seyit Rıza İzmir’de anıldı: Katliamla yüzleşilsin, mezar yerleri açıklansın-VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 85’inci yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını anan İzmir Dersim Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, soykırımın başlıca sorumlusu olan ırkçı ideolojinin aynı uygulamayı 85 yıldır sürdüren mevcut devlet aklıyla sürdürdüğüne vurgu yaparak, yüzleşme ve adalet talebinde bulundu.

    İdam edilişinin 85. yılında Seyit Rıza ve yoldaşları İzmir Dersim Dernekleri, Dersim Dernekler Federasyonu ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi öncülüğünde Karşıyaka İskelesi’nde anıldı.

    Attıkları “Devlet Dersim Tertelesi ile yüzleşsin”, “Dersim onurdur, onuruna sahip çık”, “Tertele Dersim Xo Vîra Meke” sloganları ile soykırıma dair tepkilerini dile getiren kitle, taleplerini ise taşıdıkları “Devletin Dersim katliamı arşivleri açılsın” dövizi ile gösterdi.

    Anmada mumlar yakılarak niyaz ve lokmalar dağıtıldı. Siyasi parti, yöre dernekleri ve Alevi kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada kitle adına açıklamayı Menemen Dersimliler Derneği Başkanı Gamze Yentür okudu.

    Yentür, katliam ile yüzleşilmesi, Seyit Rıza ve yoldaşlarının cenazelerinin teslim edilerek nakline engel olunmaması, cezaevine atılan Dersimliler ve kayıp çocukların akıbetinin açıklanması, toplumsal kimliklerinin tanınarak asimilasyona ve şiddete son verilmesi çağrısında bulundu.

    “TARTIŞMASIZ BİR TERTELE UYGULANDI”

    Dersim toplumunun kanaat önderleri, 1935’te TBMM’de çıkarılan ‘Tunceli Kanunu’nun tahakkümcü uygulamalarına direndikleri için tutuklanarak idam edildiklerini söyleyen Yentür, “Bu katliam, Dersimlilerin belleğinde tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yara olarak günümüzde dahi kanamaya devam etmektedir. Dersim kimliğinin ve kültürünün temel taşıyıcısı konumundaki başta Seyid Rıza olmak üzere kanaat önderlerimiz, Alîyê Mirzê Silî, Fındık Ağa, Hesen Ağa, Hesenê Îvraîmê Qijî, Resik Uşen ve Uşenê Seydî’ yi hileyle katlettikten sonra devlet, başsız ve çaresiz kalan Dersim halkına karşı eşine az rastlanılır bir kırım, müsadere ve saldırganlıkla tartışmasız bir tertele uygulamıştır” ifadelerini kullandı.

    “SOYKIRIMIN IRKÇI İDEOLOJİSİ DEVLET AKLIDIR”

    Yentür, Dersim’de gerçekleştirilen soykırımın başlıca sorumlusu olan ırkçı ideolojinin aynı uygulamayı 85 yıldır sürdüren mevcut devlet aklı olduğuna işaret ederek, “Tek tipleştirici devlet iradesi, 1937’den başlayarak Dersim kimliğini yok etmeye çalışmış ve bunu başarabilmek için de yerel önderliklerin imhasına yönelmiştir.  Mağaralara sığınan kadın ve çocukların zehirli gazlarla katledilmesinin yanı sıra, köylerinden toplanan masum insanlar ayırım gözetilmeksizin kurşuna dizilmiş, süngülenmiş, uçurumlardan atılmıştır. Bu eylemler ile sadece Dersim’e karşı değil aynı zamanda tüm insanlığa karşı suç işlemiştir. Bugün başta bizlere ve bütün demokratik kamuoyuna; insanlığa karşı işlenmiş bu suçun teşhir edilmesi ve bütün insanlık huzurunda lanetlenmesini sağlama sorumluluğu düşmektedir” dedi.

    “DERSİM 85 YILDIR ATALARININ MEZAR YERİNİ BULMAYA ÇALIŞIYOR”

    Dersim’in 85 yıldır yaralarını sararak eşit yurttaşlık hakkını kazanmaya ve atalarının mezar yerlerini bulmaya çalıştığını kaydeden Yentür, “Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde ileride benzeri kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz. Tarihi hatırlamanın ve katledilenlerin anıları önünde saygıyla eğilmenin, ülkemizde ileride benzeri kitlesel katliamların engellenmesi; insan haklarına saygılı, barışı sağlamış demokratik bir toplumun kurulabilmesi için çok önemli olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

    TALEPLER

    Yentür, taleplerini şöyle sıraladı

    “*Arşivler Açılsın.

    *Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.

    *Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın.

    “Dersim” ismi iade edilsin.

    *Dersim halkından özür dilensin.

    *Dillerimize ve inancımıza özgürlük tanınsın.

    *Dersim’de Ekolojik ve Kültürel tahribata yol açacak projeler iptal edilsin.

    *Eşit yurttaşlık hakkımız tanınsın.”

    PİRHA/İZMİR

  • Seyit Rıza ve arkadaşları 15 Kasım’da birçok kentte anılacak

    Seyit Rıza ve arkadaşları 15 Kasım’da birçok kentte anılacak

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 85. yılında birçok kentte kitlesel olarak anılacak.

    85 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi. Birçok kentte kitlesel olarak anma yapılacak.

    İZMİR

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için İzmir Dersim Dernekleri, Dersim Dernekler Federasyonu ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi öncülüğünde anma gerçekleşecek. 15 Kasım Salı günü Karşıyaka İskelesi önünde gerçekleşecek anma saat 18.00’de başlayacak.

    İSTANBUL

    İstanbul’da Dersim Dernekler Federasyonu, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu ve Dersim Araştırmaları Merkezi öncülüğündeki anma Kadıköy Rıhtımda saat 19.37’de gerçekleşecek.

    ANKARA

    ’85. Yılında Kefensiz Yatanlarımızı Anıyoruz’ çağrısında bulunan Ankara Dersimliler Derneği’nin anma programı, Tüm Bel-Sen toplantı salonunda saat 18.00’de başlayacak.

    MERSİN

    Mersin Dersimliler Derneği ise ‘Hiçbir Şeyi Unutmadık, Hiçbir Şeyi Affetmedik’ diyerek Özgür Çocuk Parkı’nda saat 17.30’da Seyit Rıza ve yoldaşlarını anacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İzmir’deki Dersimliler geleneksel piknik etkinliğinde buluştu-VİDEO

    İzmir’deki Dersimliler geleneksel piknik etkinliğinde buluştu-VİDEO

    İzmir Dersim Dernekleri, 26. geleneksek piknik etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlikte, Dersim’in doğası ve toplumsal dokusuna yönelik soykırıma dikkat çekildi. 

    İzmir Dersim Dernekleri’nin, her sene düzenlediği “Munzur’dan Egeye Bahara Merhaba” piknik etkinliğinin 26’ncısı Karşıyaka Yamanlar Piknik alanında gerçekleşti. Etkinlik alanına, “Anadil haktır” ve “1937-38 Dersim katliamı içimizde derin bir yaradır ve hala kanıyor. Dünya hala sessiz, bu soykırım hala tanınmıyor” pankartları asıldı.

    AYSEL DOĞAN ANILDI

    Etkinlikte ilk olarak kanser tedavisi gördüğü Almanya’da 11 Mart’ta yaşamını yitiren Barış Grubu üyesi Aysel Doğan anıldı. Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi, Doğan için çerağlar uyandırarak lokmalarını paylaştı. Anmanın yapıldığı alana, “Kadınım, Kürdüm, Kızılbaşım, Aleviyim! O da yetmiyorsa Dersimliyim!” pankartı ile Doğan’ın fotoğrafları asıldı.

    “MAYIS DİRENİŞ AYIDIR”

    Ardından Dersimli kurumlar adına etkinliğin açılış konuşmasını yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Yöneticisi Ali Ekber Coşkun, Mayıs ayında yaşamını yitiren devrimci önderler Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya’yı anarak, “Yine Diyarbakır Cezaevi’ndeki insanlık dışı uygulama ve Kürt halkına uygulanan saldırı ile baskılara karşı  bedenlerini ateşe veren Dörtler’in sonsuzluğa uğurlandığı bir aydır. Mayıs ayı tohumlanan toprağın filizlenme ayıdır. Direniş ayıdır. Anıları yolumuza ışık tutuyor. Başta Aysel Tuğluk olmak üzere dışarda dahi tek başına yaşamını idame ettiremeyecek binlerce tutsak hukuksuzca ve gayri insani koşullarda içerde tutulmakta, birçoğu intihara zorlanmakta, itirafçılık dayatılarak infazları yakılmaktadır. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm sorumluları uluslararası hukuku işletmeye ve hasta tutukluların tahliyesi, baskı, insanlık dışı uygulamaların sona erdirilerek, sorumluların cezalandırılmasını, infazı gelenlerin tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    “ÇEVRE POLİTİKASI GELİŞTİRİLMELİ”

    Dersim’in doğası ve toplumsal dokusunun bozulmaması için çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Coşkun, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekolojik yaşamın önemli olduğunu söyledi. Coşkun, “Bu olumsuz tabloya rağmen bizi yönetenler batıdan doğuya, kuzeyden güneye su kaynaklarımızı arsızca talan etmektedir. Kütahya Gediz Nehri, Büyük ve Küçük Menderes Nehirleri, Alakır, Loç Vadisi, Kızılırmak Deltası, Fırtına Deresi, Munzur Irmağı, Peri Suyu, Pülümür Çayı, Dicle ve Fırat Nehri, Hasankeyf Ilısu, Van Gölü ve daha birçok su kaynağı yönetenler eliyle maden arama ruhsatları, enerji elde etme, endüstriyel ve evsel kirlilik nedeniyle ciddi tehlike altında, yok olmayla karşı karşıyadır. Gerekli önlemler alınmazsa gelecek kuşaklara bırakacağımız şey cehennemden farklı olmayacaktır. Talebimiz yerel yönetimler öncülüğünde ortak bir çevre politikası geliştirilmesi ve yenilenebilir, sürdürülebilir yöntemlerle doğaya uyumlu politikaların derhal devreye sokulmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “TALAN VE ASİMİLASYON SÜRÜYOR”

    Dersim coğrafyası maden ve orman yangınlarıyla yok edilirken, kültürü üzerinde de asimilasyon politikalarının yürütüldüğünü belirten Coşkun, şöyle devam etti:

    “Yakın tarihimizde tarikat yurtları ve çeşitli vakıfların devlet olanaklarını kullanarak ilimizde faaliyetler gerçekleştirmesi ve özellikle Dersim merkezdeki cemevi üzerinden yürütülen kirli politikanın yanında şimdi de Munzur Üniversitesi ve müftülük öncülüğünde Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’nin açılması, Aysel Doğan canımızın cenaze defini sırasında yaşananlar geçmişten gelen sistemli saldırıların devam ettiğini göstermektedir. Toplumumuzu ve dostlarımızı bu saldırılara karşı itirazımızı yükseltmeye ve yanımızda olmaya çağırıyoruz. Son dönemlerde yaşanan adli cinayetler, cinsel saldırılar toplumsal yapımızın uğradığı asimilasyonun boyutlarını gözler önüne sermesi açısından önemlidir. Toplum olarak üzerinde düşünmemiz gereken olaylardır. Bu noktada inancımız, kültürümüz, sosyal gerçekliğimiz etrafında birleşerek, toplumsal yapımızı güçlü kılmak, geçmişte olduğu gibi divanelerine bile yaşam alanı açan, insanı kamillerine azami saygıyı gösteren, kadınların değerinin farkında, yaşadığı coğrafyayı inancı ile değerli hale getiren bir toplum olmak durumundayız. Ülkemizin hangi şehrinde yaşıyorsak olalım adalet, özgürlük, demokrasi mücadelesine katkı sunmamız toplumsal duruşumuzu gösterir.”

    Konuşmanın ardından Koma Vengê Ma’nın söylediği ezgiler ve davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir Dersimliler pikniğinde Aysel Doğan anıldı-VİDEO

    İzmir Dersimliler pikniğinde Aysel Doğan anıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri’nin düzenlediği piknik etkinliğinde kadınlar Hakk’a yürüyen Barış Grubu üyesi ve siyasetçi Aysel Doğan anarak, çerağlar uyandırdı.

    İzmir’de Dersim Derneklerinin düzenledikleri anma töreninde Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve Dersim Dernekleri kadınları, 11 Mayısta Hakk’a yürüyen Barış Grubu üyesi Aysel Doğan için çerağlar uyandırarak lokmalar paylaştırıldı.

    Anmanın yapıldığı alana üzerinde,  ‘Kadınım, Kürdüm, Kızılbaşım, Aleviyim! O da yetmiyorsa Dersimliyim!’ yazan Doğan’ın fotoğrafları asıldı

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Dersim Dernekleri’nden 26. geleneksel pikniğe katılım çağrısı

    İzmir Dersim Dernekleri’nden 26. geleneksel pikniğe katılım çağrısı

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri, 26. geleneksek piknik etkinliğini 22 Mayıs’ta Yamanlar Piknik Alanı’nda gerçekleştirecek.

    İzmir Dersim Dernekleri 26. geleneksel piknik etkinliğinde bir araya gelecek. Piknik, ‘Ana diline, doğana, kültürüne sahip çık. Toprağına geri dön!’ şiarıyla Bayraklı’da bulunan Yamanlar Piknik Alanı’nda gerçekleşecek.

    22 Mayıs Pazar günü gerçekleşecek geleneksel piknik etkinliği saat 09.00’da başlayacak.

    “ANA TEMA; DİLİNE, DOĞANA, KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIK”

    26. geleneksel piknik etkinliği öncesinde açıklama yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aslan Sultan, her yıl olduğu gibi bu yıl da bütün dikkatleri Dersim’in inancına, kültürüne, doğasına yönelik saldırılara çekmek istediklerini kaydettiler.

    Tüm bu saldırılara rağmen Dersimli kurumların birlikteliğini güçlendirecek böylesi etkinliklere çok daha güçlü katılımın olması çağrısında bulunan Sultan’ın açıklaması şöyle:

    “Bu yıl 26’ncısını düzenleyeceğimiz Munzur’dan Egeye Bahara pikniğimizin ana teması ana diline, doğana, kültürüne sahip çık, toprağına geri dön olacaktır. Buradaki amacımız metropollerde yaşayan halkımızın ve bu kentlerde yaşayan halkların dikkatini Dersim’e çekmektir. Bütün kamuoyunda bilindiği gibi Dersim toprakları, kültürü, inancı ve doğasına saldırı altında. Buradaki amacımız bir duyarlılık yaratıp baharla birlikte doğamıza olabilecek talan saldırısına karşı duruş belirlemektir. Bu topraklar ve Dersim halkı yok olmaya karşı direnmekten yoruldu. Dolaysıyla da batıda yaşayan halklar da yüzünü Dersim’e dönmeli diye talebimiz ve beklentimiz var.

    “AYSEL DOĞAN’IN CENAZESİNE SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”

    Son günlerde yaşananlar ciddi anlamda canımızı yakmakta. Geçmişte Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine olan insanlık dışı saldırı bir hafta önce Aysel Doğan’ın cenazesine olan saldırı bizim tarafımızdan kabul edilemez. Mesele Kürt olunca cenazesine dahi tahammül ve saygı gösterilmiyor. Biz Dersimliler olarak bu kadar baskıya ve yok etme politikasına karşı demokrasi ve barış diyoruz. Biz biliyoruz ki bir ülkede barış ve demokrasi inşa edilmezse doğa, inanç  ve kültür de yok olmaktan kurtulamaz. Halkımıza çağrımızdır; pikniğimize katılmalı, kurumlarına sahip çıkmalı ve Dersime yüzünü dönüp sahip çıkmalı. Atalarımızın, çocukluk hayallerimizin hatırına Dersim’e sahip çıkmak hepimizin görevidir…”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Dersim anması: Hiçbir şeyi unutmadık, affetmedik-VİDEO

    İzmir’de Dersim anması: Hiçbir şeyi unutmadık, affetmedik-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de, Dersim Soykırımı’nın 85. yılında katledilenler için yapılan eylemde, soykırımın tarihte kalan süreç olmadığı ve çok yönlü şiddet sarmalıyla anı anına sürdüğü belirtilerek, katliamla yüzleşme çağrısı yapıldı.

    Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 85’inci yıl dönümünde İzmir’ de katledilenler için anma düzenlendi.

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve Dersim Dernekleri Federasyonu, soykırımda yaşamını yitirenleri andı. Karşıyaka İskele önünde yapılan basın açıklamasına HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, siyasi parti temsilcileri ile sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

    Açıklamada  “Zulme karşı direnmeyi senden öğrendik”, “1937-38 Dersim katliamı içimizde kanayan yaradır”, “Dersim Ana’nın yaraları var kapanmalı, iyileşmeli. Dil kültür ve inanç toprağı gibi geliyor. Say ki bir avuç toprak üstüne serptim korusun” yazılı pankartlar taşınırken sık sık “Savaşa hayır barışa hemen şimdi”, “Dersim, Maraş, Koçgiri unutulmaz”, “Dersim ilk değildi son da olmayacak” sloganları atıldı. Anma yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başladı.

    “TEKÇİ, İNKARCI ZULÜM DEVAM EDİYOR”

    Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından kurumlar adına ortak açıklamayı DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik okudu. Çelik, Dersim Katliamı’nın ülkedeki etnik ve inançsal farklılıkları yok etmeyi amaçladığını ifade ederek, tekçi inkarcı, herkesi Türk, Hanefi Müslüman yapmak için Şark Islahat planını uygulamaya konduğunu belirtti. Çelik, “Türk Dil teorisi, Turan fikriyatıyla tenkil, tedib, asimilasyon uygulamaları bütün kurumları ile topyekûn bir savaşa girmiş ve Koçgiri ile başlayıp Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Dersim soykırımıyla günümüze kadar devam etmektedir. Bu tekçi, inkârcı, asimilasyoncu zulüm AKP-MHP Türkçü İslamcı zihniyet ön çekiminin devamı olarak sürüp gitmektedir” diye konuştu.

    “REYA HAQ KÜRT ALEVİLER OLARAK SÖZÜMÜZ OLMALI”

    Aradan geçen 85 yılda katliamı unutmadıklarını ifade eden Çelik, “Soykırımın Meclis’te kabul edildiği bugün yaşanan soykırımı lanetlerken, kaybettiğimiz canların yüce hatırası önünde saygıyla eğilirken; coğrafyamız, dilimiz, inancımız, hafızamız, varlığımız her gün elimizden parça parça alınıyor ve zulme devam ediliyorsa, Réya haq Kürt Alevi olarak bu yok oluşa ve yok edilişe sözümüz olmalı. Harde Dewreş toprağı ocaklarımız, ziyaretgâhlarımız, dilimiz, kültürümüz, tarihsel hafızamız, varlığımız yok ediliyorsa buna karşı söz ve direncin sahibi olamıyorsak toplumsallığımız tarih karşısında mahcup ve günahkâr olarak anılacağız” dedi.

    “MEZAR YERLERİ VE AKIBETLER AÇIKLANSIN”

    Çelik, yaşanan soykırıma sesiz kalanların yaşananları onaylamak olduğunu vurgularken, taleplerini şu şekilde sıraladı:

    “*Seyitlerimizin mezar yerlerini açıklayın ve ailelerine teslim edin.

    *1937 soykırımını kabul edip yüzleşerek Dersim halkından özür dileyin

    *Başta Dersim ismi olmak üzere köy ve mezra isimlerini iade edin

    *Dersim’in kayıp kızları ve çocukların akıbetini açıklayın

    *1937’ de Elazığ İstiklal Mahkemelerinde mahkûm edilen canlarımızın akıbetini açıklayın

    *Genelkurmay, TBMM soykırım dönemi arşivlerini açın ve açıklayın.”

    “YÜZLEŞMEMEK YENİ KATLİAMLAR ÜRETİYOR”

    Ardından HDP Milletvekili Musa Piroğlu ise, “Bu katliamlarla yüzleşilmediği sürece, katliamların failleri ortaya çıkarılmadığı sürece onun arkasındaki politik gerekçeler açığa çıkarılmadığı, hesaplaşılmadığı sürece bu ülke benzer katliamlarla yaşamaya devam edecek. Bugün Dersim’i anmak aslında var olan iktidarın ülke halklarına karşı tehditlerinin ne anlama geldiğini açığa çıkarmaktır” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • ‘Dersim’deki avcılık faaliyetleri devlet ile ile gerçekleşen eko kırımın bir parçasıdır’-VİDEO

    ‘Dersim’deki avcılık faaliyetleri devlet ile ile gerçekleşen eko kırımın bir parçasıdır’-VİDEO

    PİRHA- İzmir’deki ekoloji örgütleri ve yöre dernekleri, devletin açtığı ihaleler ile Dersim’de artan avcılık faaliyetlerine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Bir avuç yerli- yabancı kapitalist, ellerini ovuşturarak, pişkince sırıtarak gelmekte ve kolluk güçlerinin korumasında yaban hayatımıza, doğamıza, geleceğimize kurşun sıkmaktadır. Toplumumuzdan bazı kişiler de bu arsızların yanaşmalığını yapmaktadır” denildi.

    İzmir Dersim Dernekleri, Ege Çevre Platformu, (EGEÇEP), Malatya Çevre Platformu İzmir Temsilciliği ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Dersim’de avcılık sporu adı altında yapılan hayvan katliamına ilişkin Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. ‘Dersim’de Doğa Talanına Hayır, Avcılık Yasaklansın’ pankartının açıldığı eylemde kurumlar adına açıklamayı Ege Çevre Platformu Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Çağlar okudu.

    “DEVLET ELİ İLE GERÇEKLEŞEN EKO KIRIMDIR”

    Son dönemlerde, ülkenin pek çok bölgesinde devlet eliyle ihale edilerek avlanma izni verildiğini, uluslararası ve ulusal düzeyde avcıların ekolojiye ve doğal yaşamın önemli bir parçası olan yaban hayvanlarının avladığını söyleyen Çağlar, “Bunların yanı sıra kaçak avcılık yapan şahıs ve gruplar da bu faaliyetlerin bir parçası olarak doğal hayatımıza ciddi darbeler vurmaktadır. Bu faaliyetlerden bir yenisi de bu hafta Dersim’de başlayan avcılıktır. Dersim’de hafta başında başlayan avcılık devletin ilgili kurumlarınca ihale edilmiştir ve yabancı avcıların katıldıkları yerel avcıların da destek olduğu bir kıyım gerçekleşmektedir. Orman Bakanlığının kontrolünde gerçekleşen bu ihaleler pek çok defa mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen tekrar tekrar avcılık için ihaleler açılmaktadır. Bu ısrarlı tutum, bir bütün olarak ülkemiz doğası, ekolojik yaşamı ve de sosyal hayatı için yok oluşa ‘evet’ demektir.  Yapılan sadece birkaç canlının kişisel zevk uğruna katledilmesi değildir. Yapılan, maden aramalarını, orman kıyımını, ırmaklarımızın, göllerimizin, yeraltı sularımızın kurumasını da üst üste eklersek devlet eli ile gerçekleşmekte olan bir eko kırımın bir parçasıdır. İnsanlığın yok oluşudur” dedi.

    “YIKIMIN PARÇASI OLANLAR TEŞHİR EDİLMELİ”

    Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine gözlerini kâr hırsı bürümüş bir avuç zenginin, vahşi zevklerini tatmin için talanı ve şımarıklığı ile karşı karşıya olduklarını belirten Çağlar, “Buradan öncelikle kurumlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz; bu yıkım, talan ve kıyımların bir parçası olmayın. Bu vahşete karşı kısa ve uzun vadede neler yapılabileceği konusunda acilen bir araya gelmeliyiz. Yasal ve demokratik tüm yollar kullanılarak bu talana, arsızlığa ‘dur’ demeliyiz. Unutmamalıyız ki kurşun sıkılan katledilen sadece dağ keçisi, yaban domuzu, geyik değildir. Ölen biziz. Ölen insanlık mirasıdır. Bu yıkımın parçası olanlara gerekli tavrı sergilemeli, gerekirse teşhir etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “AVCILIK İHALELERİNİ DERHAL İPTAL EDİN”

    Yetkililere seslenen Çağlar, “Yürütmekte olduğunuz ve hukuksuzluğu tescillenmesine rağmen ısrarla devam ettirdiğiniz yıkım projelerini acilen durdurun. Ülkemizin pek çok yerinde açtığınız avcılık ihalelerini ve maden arama ruhsatlarını derhal iptal edin. İnsan yaşamını hiçe sayan ve ekosistemimizi tehdit eden bu girişimlerden vazgeçin” diyerek, bu kırıma teşebbüs edenlere gereken cezaların verilmesi gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/İZMİR