Etiket: izmir konak

  • Pazar durgun, esnaf şikayetçi, vatandaş yarım kilo ürün alamıyor-VİDEO

    Pazar durgun, esnaf şikayetçi, vatandaş yarım kilo ürün alamıyor-VİDEO

    PİRHA- Ekonomik krizin etkilerinin pandemiyle birlikte daha da ağırlaştığını belirten İzmir’deki pazar esnafı, “Ne alım gücü var ne de satan için kar var. Halk ancak yarım kilo alabiliyor. Hem halk hem de esnaf mağdur. Ya bu işin üzerinde tamamen dursunlar ya da çekip gitsinler” diye konuştular. 

    Ülkede yaşanan ekonomik kriz pandeminin de etkisi ile her geçen gün daha da derinleşerek sürüyor. Krizin etkilerinin en fazla hissedildiği yerlerden biri olan pazarda, esnaf satış yapamaz, yurttaş ise tezgahlara uğrayamaz durumda.

    Tezgahlar arası mekik dokuyarak en ucuz ürünü bulmaya çalışan vatandaş ise pandemi ile birlikte fiyatların daha da artmasından şikayetçi.

    İzmir’in Konak ilçesine bağlı Alsancak Mahallesi’nde kurulan pazarı esnafı, satışların yarı oranda düşmesinden yakınıyor. Vatandaşın her şeyden yarım kilo almak zorunda bırakıldığına vurgu yapan pazar esnafı, var olan borçlarından dolayı tükenmek üzere olduklarını belirtti.

    “MASRAFLARIMIZ AĞIR, ALTINDAN KALKAMIYORUZ”

    60 yıldır pazarcılık yapan Hikmet Karadut, ekonomik kriz ve yasaklardan kaynaklı masraflarının ağırlaştığını belirterek, “Bu pandemi kısıtlamasından dolayı işlerimiz çok berbat. İdare etmeye çalışıyoruz. Alım gücü yüksek, millet de para kalmadı. 1 kilogram domates alan insan yarım kilo alıyor. Neredeyse bir kavunun yarısını kesip verecek durumdayız. Sebze, meyve bize gelinceye kadar dört el değiştiriyor. Bu da fiyatı iki katına çekiyor ve halka iki kat pahalı satmak zorunda kalıyoruz. Masraflarımız ağır bunun altından kalkamıyoruz. Pandemi süreci daha sıkı tutulsaydı iyi olacaktı. Psikolojimiz bozulmuş durumda” dedi.

    “HALK ANCAK YARIM KİLO ALABİLİYOR”

    Döviz kurundaki yükselişe salgın sürecinin de eklendiğini belirten 20 yıllık pazar esnafı Rauf Subaşı ise insanların 3-4 kilo aldığı meyve, sebzede şimdi ise yarım kilo dahi alamadığını aktardı.

    Subaşı, şunları aktardı:

    “Pazar tamamen ölü durumda. Ne alım gücü var ne de satan için kar var. Halk ancak yarım kilo alabiliyor. Satıcının ürünü de elinde kalıyor. Hem halk hem de esnaf mağdur. Öğlen olmasına rağmen malımız hala duruyor. Pazarlar bomboş, fiyatlar yüksek. Devlet bu duruma el atmadıktan sonra halkta, esnafta ezilmeye, çile çekmeye mağdur.  Pandemide fiyatlar daha da arttı. Şu anda daha da berbat. Esnaf kan ağlıyor. Ne ödemelerimizi yapabiliyoruz, ne verdiğimizi alabiliyoruz. Vatandaş fiyatlara bakıp gidiyor. Artık nereye kadar dayanabileceğimizi bilemiyorum. Mazot, işçi parası, nakliye, yer kirası belimizi bükmüş durumda. Sadece seçim zamanlarımızda yanımıza gelmelerini istemiyoruz. Ya bu işin üzerinde tamamen dursunlar yada çekip gitsinler. Esnafın çoğu icralık, kimse yardım alamıyor.”

    “İHTİYACI KADAR DEĞİL GÜCÜ YETTİĞİ KADAR ALIYOR”

    Kendisi de 6 yıldır Alsancak Pazarı’nda esnaflık yaptığını söyleyen Necmettin, “Alım gücü yüksek. Pazardan bir şey alınmıyor, mallar tezgahta kalıyor. İnsanlar mağdur. Önceden 3-4 kilo alan vatandaş şimdilerde yarım kilo alıyor. İhtiyacı kadar değil gücü yettiği kadar alıyor” diyerek yakındı.

    Geçen yıllara oranla fiyatların daha da pahalandığını dile getiren Necla adındaki yurttaş, ekonomik krizle beraber alım güçlerinin düştüğünü vurgulayarak,  “Herkesin alım gücü düştü. He rşeyi istediğin gibi alamıyorsun. Pandemi bir taraftan, fiyatların yükselmesi bir taraftan. Bir iki bir şey alıp geri gidiyoruz. Emekli yapılan zam ne alabilir ki? Market, pazar nerede ucuz buluyorsak oradan alıyoruz. Baştakilerin buna çözüm bulması gerekiyor. Vatandaşın önüne ne konuyor ise onu almaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

    “DEVLET TEZGAH KİRAMIZA DEĞİL İNDİRİM YAPMAK DAHA DA YÜKSELTİYOR”

    Alsancak Pazarı’nda balıkçılık yapan Şenol Bayram isimli esnaf da pandemi ile birlikte geriye çekilen kısıtlama saatlerinin işlerine etki ettiğini söyledi.

    Devletin kira yardımı bir yana tezgah kiralarına dahi zam yaptığını sözlerine ekleyen Bayram, “Hafta sonu olan pazarları hafta başına aldıkları için durumlarımız iyi değil. Av yasağı geldiği için balıkta pahalı. Yaşlılar evden dışarı çıkamıyor. Önceden kalan balıklarımız lokantalara gidiyordu. Şimdi ise lokantalar kapatıldı, mallar elimizde kalıyor. Devlet 3 ayda bir bizden tezgah kurduğun yerin parası alıyor. Yardımcı olmuyor. Değil indirim yapmak fiyatları daha da yükseltiyorlar. İşlerimiz düşmüş durumda. Yasaklardan dolayı saat 5 gibi tezgahlarımızı toplamak zorundayız. Malımız ister kalsın, ister kalmasın” diyerek tepki gösterdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir Yaşam Alanları: Zorlu’nun Konak Gökdelen Projesi gayrimeşrudur

    İzmir Yaşam Alanları: Zorlu’nun Konak Gökdelen Projesi gayrimeşrudur

    PİRHA- İzmir Yaşam Alanları, yazılı bir açıklama yaparak Vestel Zorlu’nun kent merkezinde yapmayı planladığı Konak Gökdelen Projesi’nden hemen vazgeçmesini istedi.

    İzmir, günlerdir Vestel’in patronu Ahmet Nazif Zorlu’ya ait Zorlu Holding’in Konak ilçesinde yapacağı gökdeleni tartışıyor. Zorlu Holding tarafından, Konak Pasaport mevkiindeki dev inşaatın yapımına başlandı. Bu kapsamda yeni inşaat alanındaki eski kapıların yıkım işlemlerine girişildi. 3 bin 532 metrekare alana inşa edilecek gökdelenin 60 katlı ve 250 metre yüksekliğinde olacağı öne sürüldü.

    İzmir Yaşam Alanları tarafından yapılan açıklamada, “Vestel Zorlu’nun Konak Gökdelen Projesi, kent suçudur, gayrimeşrudur. Hemen vazgeçilmelidir. Projenin usule aykırı yapı ruhsatına sahip olduğunu biliyoruz. Projeyi hem onaylamıyoruz hem de projenin usule aykırı yapı ruhsatına sahip olmasına rağmen yapılma girişimine itiraz ediyoruz” denilerek, bir an önce projeden vazgeçilmesi istendi.

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “YASAYA UYGUN OLMASI, MEŞRUİYETİNİ SAĞLAMAZ”

    “İzmir Yaşam Alanları olarak Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası’nın 2009 yılından bu yana defalarca yanlışlığını hukuki ve bilimsel gerekçelerle ifade ettiği, dava açtığı, yürütmeyi durdurma kararı aldığı bu projenin 2018’de alındığı söylenen ruhsatın da İmar Planı hükümlerine aykırı olduğunun farkındayız. Zaten bir durumun hukuka, yasaya uygun olması onun meşruiyetini sağlamaz. Kentin kimliğine ve kültürüne de uygunluğu sağlanmalı. Ekolojik yaşamın, doğanın, kent kültürünün, kent dokusunun, doğal, tarihi ve sosyolojik yapının, kent siluetinin önemi ve değerinin bilincinde olarak İzmir’in, İzmirlinin yanındayız. Günü geldi Kültürpark’a sahip çıktık, günü geldi “İzmir İstanbul Olmasın” diyen etkinliklerde olduk, günü geldi “Elektrik Fabrikası”nı kamuya kazandırma çabalarında İzmirliyi harekete geçiren öznelerden birisi olduk.

    “KENTLİ HAKKINI İSTİYORUZ”

    Tüm bunların ışığında Vestel Zorlu’nun Konak’ın ortasındaki projesine sonuna kadar karşı çıkacak ve yapılmaması için karşı duracağız. Biz kendimizi Sayın Büyükşehir Belediye Başkanının söylediği gibi “istemezükçü” değil tersine“isterizci” olarak tanımlıyoruz. Nasıl mı? Biz Kültürpark Kent Parkı olsun istiyoruz, oradaki ekolojik yaşam sürsün, orası Behçet Uz’un hayalindeki gibi bir park olsun istiyoruz. Biz Elektrik Fabrikası Büyükşehir ya da Konak Belediyesi tarafından satın alınsın ve kamusal alanlara eklensin ve halk yararına işlevlendirilsin istiyoruz. Biz “İzmir İstanbul olmasın” derken, İzmir’in kendine özgü çok kültürlü, insanı önceleyen sosyolojik, kültürel yapısı, demokrat anlayışı, dayanışma kültürü devam etsin istiyoruz. Biz İzmir’in tarihi, kültürü, kıyısı, ormanı, körfezi, flamingoları, tarım ve sulak alanlarıyla, kısaca tüm yaşam alanları ile yaşasın istiyoruz. Biz Havagazı Fabrikası, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi, APİKAM gibi kamusal alanların çoğalarak İzmir’e kazandırılmasını istiyoruz. Biz Kamu yararını ve kent yararını, kentli hakkını istiyoruz.

    KAMUYA AYKIRI HER ADIMA KARŞIYIZ”

    Vestel Zorlu’dan zaten yapamayacağı bu gökdelen konusunda hemen geri adım atmasını ve kentin merkezine yakışacak, tarihi dokusuyla ve kent kültür ile örtüşecek bir girişimde bulunmasını istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer bilsin ki biz kamuya aykırı her adıma karşı duracağız. Kente ilişkin verdiğiniz yanlış kararlardan hızla geri dönüp, kamucu bakış açısıyla, kent ve kamudan yana kararlar almanızı, sermaye ile aranıza mesafe koymanızı istiyoruz. Ve evet biz“istemezükçü” değil neyi, ne için istediğini bilen isterizcileriz.”

    PİRHA/İZMİR 

     

  • Bir kayyım da CHP Eskişehir yönetimine atandı

    Bir kayyım da CHP Eskişehir yönetimine atandı

    PİRHA-Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, CHP il yönetimine 45 günlük süreçte yapılacak olağanüstü kongreye kadar 3 kayyım atanmasına karar verdi.   

     CHP Eskişehir il yönetimine, 45 gün içinde olağanüstü kongreye gitmek üzere mahkeme kararıyla kayyım atandı.

    Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde partinin iki eski yöneticisinin açtığı davanın üçüncü duruşmasına, davacı eski CHP İl Başkanı Rabia Akman ile avukatlar katıldı.

    Davalı tarafın avukatı, parti tüzüğünün 24/6 maddesi gereğince seçime 6 ay kala atanan yönetim geçici olmadığından, olağan kongreye kadar devam etmesi gerektiğini söyleyerek il yönetimine kayyım atamasının gerçekleştirilmemesi gerektiğini savundu.

    Davacı taraf avukatı ise 2007’de İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde CHP’nin İzmir Konak ilçe yönetimine kayyım atanmasını örnek gösterdi.

    Hakim, partinin 45 gün içinde gerçekleştirilecek olağanüstü kongresine kadar üç üyenin görevlendirilmesi talebini kabul ederek, il yönetimine Yahya Çelik, Şuayip Çapar ve Hikmet Bingül’den oluşan heyetin atanmasına karar verdi.

    PİRHA /ANKARA