PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Çiğli Şubesi’de kadınların erken saatlerde bir araya gelerek hazırladığı Aşure lokması paylaşıldı. Lokma duasının ardından konuşan eş başkan Fadime Dapaklı, Aşure lokmasının tüm halkları eşit, özgür ve barış içinde yaşamasına vesile olmasını temennisinde bulundu.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Çiğli Şubesi, paylaşımın simgesi olan Aşure lokmasını canlarla paylaştı. Sabahın erken saatlerinde dernekte bir araya gelen kadınlar hazırlıklarını tamamlayıp Aşurelerini ateşe koydu.
Uzun bir sürede pişirilen ve 12 farklı gıdanın bir arada kaynaması ile oluşan Aşure lokması, halklar için bir arada yaşamanın da simgesi haline geliyor.
Hak yolunda Hakk’a yürüyenler için saygı duruşu ile başlayan Aşure lokmasının gülbengini Baba Mansur Ocağından Fidan Yıldız verdi.
“AŞURE LOKMASI BARIŞA VESİLE OLSUN”
Aşure lokmasının eşitliğin, özgürlüğün, adaletin ve barışın hüküm sürdüğü bir yaşamı dileyerek konuşmasına başlayan Dapaklı, Alevi inancının yüz yıllardır yaşattığı rızalık, paylaşım ve hakikatten yana olan duruşunun, birlikte yaşamayı büyüteceğini söyledi.
Dapaklı, “Farklılıklarımızla bir arada yaşamanın yolunu bize gösteren bu kadim yolun ışığında eşitsizliğe baskıya nefret diline ve ötekileştirmeye karşı demokratik, çoğulcu ve özgür yaşamı savunuyoruz” diyerek, Aşure lokmasının tüm halkları eşit, özgür ve barış içinde yaşamasına vesile olması istendi.
“ALEVİLERİN BİRLİK OLMASI GEREKİYOR”
DAD Yöneticisi Güler Karagöz ise Muharrem ayında Alevilerin sadece bir yasın değil aynı zamanda binlerce yıllık hakikat ve özgür yaşamdan gelen bir halk olduğuna dikkat çekti. Herkesin yaşanan barış sürecine katkı sunması gerektiğini kaydeden Karagöz, Alevilerin de içinde bulunduğu süreçte birlik olmasını istedi.
“HAK MÜCADELESİ YÜRÜTTÜK”
Daha sonra 30 yıllık tutsaklığın ardından özgürlüğüne kavuşan Aygül Kapçak da kısa bir selamlama yaptı. Cezaevinde bulunan bütün tutsakların selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Kapçak, hak yolunda bir mücadele yürüttüklerini belirtti. Kapçak, Alevi kimliğiyle Aşure lokmasında bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını belirti.
PİRHA- DAD İzmir Şubesi ve Gençlik Meclisi’nin Kirmancki (Zazaca) dil atölyesi çok sayıda kişinin katılımıyla başladı. Dil atölyesi her pazar günü saat 15.00’te yapılacak.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve derneğin Gençlik Meclisi, Kirmancki (Zazaca) eğitim atölyesini yeniden başlattı. Çokça gencin katıldığı atölye, periyodik olarak her pazar günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek.
İlk atölye gününde bir araya gelenler, ‘Zonê Maya Ma Rêyberê, Raya Ma Wo Bumusîme, Wayîrê Raya Xo Vejîme (Anadilimiz Yolumuzun Rehberidir. Dilimizi Öğrenelim, Yolumuza Sahip Çıkalım’ diyerek çağrıda bulundu.
Atölye çalışmasına dair daha önceki açıklamada dilin inançla kurduğu bağın önemli bir iletişim aracı olduğuna vurgu yapılarak, “Raa Heq/Rêya Heq yoluna revan olan biz talipler için bu açıdan hakikat manasının özüne varmak ve kültürel değerlerimizi sahiplenip yaşatmak adına dilimizi bilmek, öğrenmek ve unutmamak oldukça önemli ve inancımızla birbirine sıkı sıkıya bağlı bir yerde durmaktadır” diye belirtilmişti.
“DİL ATÖLYEMİZİ KÜLTÜR VE SANAT İLE ZENGİNLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Kirmancki lehçesiyle gerçekleşecek olan dil atölyesinin bu dönem kültür, sanat ve inanç ritüelleri ile zenginleştirilmesinin hedeflendiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
“Dil, inancın itikat haznesi ve hakikatle kurduğu bağın en önemli iletişim aracıdır. Hardê Dewreş’in, Jiyar û Diyar’ların dili ve inancı bu açıdan ikrarlı ve birbirine rızalıdırlar. ‘Zonê ma Zonê Xiziro/Dilimiz Xızır’ın dilidir’ tanımlaması bu gerçeği en iyi açıklayan vurgulardan olmaktadır. Raa Heq/Rêya Heq yoluna revan olan biz talipler için bu açıdan hakikat manasının özüne varmak ve kültürel değerlerimizi sahiplenip yaşatmak adına dilimizi bilmek, öğrenmek ve unutmamak oldukça önemli ve inancımızla birbirine sıkı sıkıya bağlı bir yerde durmaktadır. Bu bilinçle, geçen dönem başlattığımız ve bu dönem de devam ettirmeyi amaçladığımız dil atölyesi çalışmamız var. Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesiyle gerçekleşecek olan dil atölyemizi bu dönem kültür, sanat ve inanç ritüelleri ile zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Atölyemiz başlamıştır. Tüm canları dil atölyemize bekliyor ve hep birlikte öğreneceğimiz bu çalışmada yer almalarını diliyoruz.”
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, dernek binasında Xızır muhabbeti gerçekleştirdi.
Aleviler için kutsal kabul edilen Xızır ayları devam ediyor. Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır ayında lokmalarını paylaşan DAD İzmir Şubesi, dernek binasında Xızır muhabbeti gerçekleştirdi.
Dernek binasında gerçekleşen muhabbete Babamansur Ocağı Anası Rukiye Hurustan, Babamansur Ocağı Piri Hakkı Hurustan, Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, Sinemilli Ocağı Piri Süleyman Deprem ve çok sayıda kişi katıldı.
Hak yolunda Hakk’a yürüyenler için bir dakikalık saygı duruşundan sonra Ana Rukiye Hurustan çerağ uyandırdı.
Muhabbette ayrıca Kürtçe’nin Kurmanci ve Kırmancki lehçesinde deyiş ve beyitler seslendirildi.
“KIŞ AYI ALEVİLER İÇİN İBADET ZAMANI”
Gaxan ile başlayan ve Xızır, Howtemal, Newroz, Hıdırellez ile devam eden kış sürecinde Alevilerin ibadetlerini yaptığını ve zor kış koşullarında dayanışmayı daha da büyüttüklerini dile getiren Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, “Gaxan ile başlayan süreç Xızır, Howtemal, Newroz ve Hıdırellez ile devam ediyordu. Yaz ayları Aleviler için üretim, çalışma zamanıdır. Bu aylar herkes işine, tarlaya, harmana gider. Kış ayı Aleviler için ibadet zamandır. İşte Gaxan, Xızır, Howtemal, Newroz, Hıdırellez gibi ibadetler ve bayramlar bu zamanlarda yapılır. Kış geldiğinde herkes birbirinin eksiğini giderirdi. Herkes birbirinin halini bilirdi. Diğeri açta, açıkta kalmazdı. Lokmalar ihtiyacı olana giderdi. Herkes birbirine Xızır olurdu, yardımına koşardı. Şimdilerde ise bu değerleri tükettik” dedi.
“BAYRAMLARIMIZ ÇOCUKLARA AKTARILMALI”
Alevi inancının doğa ile uyumlu olduğuna değinen Takmaz, kış aylarından sonra düşen cemreler ile doğanın tekrardan kendini var edebilmesi, yeşerebilmesi için eldeki tüm kesici aletlerin kaldırıldığı söyledi.
Gaxan, Xızır, Howtemal, Newroz, Hıdırellez gibi bayramlara sahip çıkılması ve çocuklara aktarılması gerektiğini belirten Takmaz şöyle konuştu:
“Alevi inancı doğa ile ikrarlı bir inançtır. Merkezine doğayı alır. Börtü böcekten, ağaca, kuşa kadar hepsi ile ikrarlıdır. Dersim’de 9 Mart’tan itibaren bıçak, orak gibi kesici aletler kaldırılır, çatıların arasına saklanırdı. 9 Mart’tan itibaren doğa yeniden canlılık kazanmaya başlıyordu. Cemreler düşerek doğa yeşilleniyordu. İşte doğanın yeniden canlılık kazanması için saygı duyuluyor, ona kendisini yeşertebilmesi için şans tanınıyordu. Bizim çok güzel, paylaşımcı bir inancımız var. O yüzden derya deniz olan inancımız içerisinde olan Xızır’ı var etmek, onu çocuklarımıza anlatmak zorundayız.”
“ALEVİLERİN ÜZERİ GELEN BİR İMHA HAREKETİ VAR”
Sinemilli Ocağı Piri Süleyman Deprem ise, aşkın ve sevginin dışında bir Xızır arayışına girmenin fayda getirmeyeceğini ifade etti. Deprem, Aleviler ve diğer halkların üzerinden silindir gibi geçmeyi planlayan bir imha hareketinin planının hala kendisini güncelde hissettirdiğinin altını çizerek, “Aleviliği anlatmak vazgeçmeliyiz artık. Alevilik sevmektir, aşktır, direnmektir, sahiplenmektir, paylaşmaktır. Xızır’da itikattir, ikrardır, özgüvendir, umuttur. Yüreğinizin, aşkın, sevginin dışında bir Xızır arayışına girmeyin. Bir yudum suda Xızır’ı aramazsanız boşuna Xızır gayretine gitmeyin. Gönül saf değil ise dara düştüğünde gelecek bir Xızır yoktur. Aleviler birbirine Xızır olduğu İçin bu inanç bugüne kadar geldi. Bizim üstümüze silindir gibi gelen bir imha hareketi var. Artık ucundan, kenarından küçük hesaplarla, ticari hesaplarla uğraşmaktan vazgeçelim. İtikat, dayanışma yok ise ezilmeye mecburuz” ifadelerini kullandı.
“BOZATLI XIZIR YOLUN AŞKINI ÇOCUKLARIMIZA VERSİN”
Babamansur Ocağı’ndan Ana Rukiye Hurustan da, çocukluğundan bu yaşına kadar Xızır aşkı ile yolu sürdüklerini dile getirerek, “Çocuklarımızın inancını öğrenmesi çok daha iyidir. Bunları çocuklarımıza anlatmamız, öyle yetiştirmemiz gerekiyor. Xızır ayında lokmalarımızı yapar, üste üste koyardık. Cem yapar, semah dönerdik. Çocukluğumdan bugüne kadar cem gördük, semah döndük. Pirlerimiz, rayberlerimiz daima gelirdi. Annelerimiz bize, biz çocuklarımıza, çocuklarımız da bu inancı çocuklarına bırakacak. İnsanın gönlünde aşk varsa, Bozatlı Xızır yolun aşkını çocuklarımıza verir. Gemilerin, kayıkların üstündeki Xızır yolumuzun göstergesi, bizi dara düşürmesin” dedi.
Kürtçenin Kurmanci, Kırmancki lehçeleri ve Türkçe beyit ve deyişleri ardından verilen gülbenkler ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi 3. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kongrede konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, “Yol evlatları olarak bizler, temel hakları için örgütlenen, devlet ve iktidardan talep eden değil, kendi öz gücüne dayanarak, iktidar ve devlet erkine alternatifler yaratarak varlığımızı devam ettirdik ve demokratik ısrarımız bu direncimizin bir sonucudur” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi 3. Olağan Kongresi’ni yaptı. Çiğli Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleşen kongreye HDP Milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Murat Çepni, CHP-HDP yöneticileri, HBVAKV Çiğli Şubesi, PSAKD yöneticileri, Eğitim-Sen, Varto Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Menemen Dersimliler Derneği, Karlıova Yedisu Derneği Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Sofyan Derneği temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Kongre salonuna ‘Mazlum Çaresiz, Mekan Rızasız, Zaman Sahipsiz Değildir’, ‘Yol Rızıksız, Mekan Sahipsiz, Ocak Anasız Değildir’ pankartları asıldı.
Pir İsmail Alkan’ın gülbengi ile uyandırılan çerağlar ardından Rojkar Sağınç ve Şevda Çelebi’nin okuduğu Türkçe ve Kürtçe nefeslerin ardından kongre başladı.
Divan seçiminin ardından açılış konuşmasını yapan DAD İzmir Şube Başkanı Zeynel Bozkurt, “sistematik, kesintisiz ve çok yönlü şiddet politikaları” sonucunda ocak sistemi ve dergahların büyük oranda işlemez hale geldiğine vurguda bulundu. Bozkurt, cemevlerinin “iktidar yarışı alanlarına çevrilerek iç asimilasyon kurumları” olarak şekillendiğini de sözlerine ekledi.
Bozkurt, Alevilerin inanç alanı dışında; ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel alanlarda da dönemsel örgütlenmelerini inşa edebilmeleri gerektiğini söyleyerek, “Alevi toplumsallığının demokratik siyasete ivme kazandıracak birikime sahiptir. Aleviler demokratik siyasette aktif görev almalı, bu anlayışla hareket eden, hakikat ve özgürlük arayışında bulunan bütün anlayışlarla bir araya gelmelidir. Alevileri siyaset alanının dışındạ tutma mantığı kabul edilmez bir durumdur” şeklinde konuştu.
“OCAKLAR SİSTEMİ VE DERGAH İŞLEYİŞİ KESİNTİYE UĞRATILMIŞTIR”
Zeynel Bozkurt, çoklu kayıp ve kazanımların yoğunca yaşandığı anlardan geçildiğine değinerek, “Öğretimizin yeni kuşaklara aktarımı, ocaklar sistemi ve dergahların işleyişi büyük oranda kesintiye uğratılmış durumdadır. Akıldan çıkarılmaması gereken gerçeklik ise bu sonucun sistematik, kesintisiz ve çok yönlü şiddet politikadır. Tahakkümün, hegemonik ilişkilerin, cinsiyetçiliğin belirmesi, sistematik tahakküm aracı olan devlet aygıtının tarih sahnesine çıkmasıyla insan ve giderek ekosistem boyutunda rıza hali çiğnenmiş, toplumsallık parçalanmış, kapitalist modernite koşullarında ise atomize edilmiştir” dedi.
“DERNEKLERİN UFUKLARI RESMİ İDEOLOJİYİ AŞAMADI”
Yolun ve tarihsel-toplumsal bilincin canlı tutulmasına payı olan cemevlerinin toplumsal talepler ve demokratik mücadeleye hizmet ettikleri oranda değer ve sahiplenme görmesi gereken kurumlar olduğunu söyleyen Bozkurt, “Bu mekanlar, trajik biçimde birer iktidar alanına çevrilmiş, rıza toplumsallığı öğreti ve pratikleri kendine yer bulamamış, modernist akımların çekişme ve iktidar yarışı alanlarına çevrilmiş, daha da vahimi toplumsallığımızı, onun temel kurumlarını mümkün kılan Ocaklar sisteminin, işleyişinin tasfiye edildiği iç asimilasyon kurumları olarak şekillenmişlerdir. Günümüzde kimi derneklerin resmi ideolojiyi aşamayan ufukları ve iktidarcı/ hegomonik sistemle olan dirsek temasları sultaya dönmekte, toplumsal ve inançsal olarak yaşayan Aleviliği asimile etmektedir. Farklı biçimlerde istismar edilerek Nehak zulmünün yedeğine düşürülmesine, kişisel istikbal uğruna basamak yapılmasına müsaade edilmemelidir” şeklinde konuştu.
Alevilerin inanç alanı dışında; ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel alanlarda da dönemsel örgütlenmelerini inşa edebilmeleri gerektiğine vurguda bulunan Bozkurt, “Alevi toplumsallığı demokratik siyasete ivme kazandıracak birikime sahiptir. Alevileri siyaset alanının dışındạ tutma mantığı kabul edilmez bir durumdur. Yol evlatları olarak bizler, temel hakları için örgütlenen, devlet ve iktidardan talep eden değil, kendi öz gücüne dayanarak, iktidar ve devlet erkine alternatifler yaratarak varlığımızı devam ettirdik ve demokratik ısrarımız bu direncimizin bir sonucudur. Aleviler, demokratik siyasette aktif görev almalı, bu anlayışla hareket eden, hakikat ve özgürlük arayışında bulunan bütün anlayışlarla bir araya gelmeliler. Aksi taktirde sadece inanç alanında dernek hattı esas alınarak yapılacak bir çalışma Aleviliği hakikatinden uzaklaştırır” ifadelerini kullandı.
Bozkurt, cezaevlerinde süren açlık grevlerinde can kayıplarının yaşanmaması için tutukluların taleplerinin bir an önce karşılanması çağrısında da bulundu.
“SİYASETTE ALEVİ RENGİ GÖRÜLMÜYOR, BAHSEDİLMİYOR”
Kongrede söz alan HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, sadece faşizme karşı değil Aleviliğe yönelik asimilasyona karşı da mücadele edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Alevi toplumu çok eşikten geçti, badireler atlattı ve bugüne kadar kendi hakikatini ulaştırdı. Alevi inancının en büyük riskinin kentleşme, oto-asimilasyon olduğunu iyi biliyoruz. İnancımızı sürdürmenin en önemli öğesi olan inanç ritüellerinin içerisinde yaşıyorduk. Büyük kentlerde böyle mekanlara ve imkanlara sahip değiliz. Gün geçtikçe anlam yitimine giden bir süreçteyiz. Bir başka öze doğrudan itildiğimizi görüyoruz. İnancımızın bir özü var. Öze sahip çıkmak zorundayız. Biçimi kaybedersek özü de kaybedeceğimizi unutmamak zorundayız. Reya Heq inancına sahip çıkan canların mücadelesini selamlıyorum. Yolda ısrar etmek, yolda yolcu olmak bugün Aleviliğin en büyük direniş biçimidir. Ne olursa olsun inat, ısrar etmek ve bu öze sahip çıkmak gerekiyor. Kaba bir faşizmin zoru ile mücadele etmiyoruz. Ama inceltilmiş asimilasyon, Aleviliği sisteme entegre etme ve devlete yaklaştırma tehlikesinin daha da zorlu olduğunu düşünüyoruz. Alevilerin politik uyanışı, kendi aydınlanmasını savunması gerekir. Siyasette Alevi rengi görülmüyor, Alevilerden bahsedilmiyor. Hala evleri işaretleniyor.”
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni ise kongreyi selamlayarak, “Halkların toplumsal değerleri saldırılar altında. Devletin Alevisi olmayacağız diyerek direnen canlara selam olsun diyoruz” ifadelerini kullandı.
Kongre sonunda eş başkanlığa yeniden Nebahat Çelik ve Zeynel Bozkurt seçildi.