Etiket: izmir şubesi

  • İHD İzmir Şubesi’nden hasta mahpus Felam Aker’in tahliyesi için çağrı-VİDEO

    İHD İzmir Şubesi’nden hasta mahpus Felam Aker’in tahliyesi için çağrı-VİDEO

    PİRHA- Ağır hasta mahpus Felem Aker’in durumuna dikkat çeken İHD İzmir Şubesi, Aker’in tahliyesinin derhal gerçekleştirilmesi ve sağlıklı koşullarda tedavisinin sağlanması çağrısında bulundu.

    İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi’nin hasta tutukluların durumuna ilişkin iki haftada bir düzenlediği eylem bu hafta da Konak Eski Sümerbank önünde devam etti.

    “Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma” pankartı açıldığı açıklamanın Kürtçe metnini İHD İzmir Şubesi Eş Başkanı Zilan Gümüş okurken Türkçe metini ise İHD İzmir Şube Yöneticisi Yusuf Dağkaya okudu.  Bu haftaki eylemde Van T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Felem Aker’in durumuna dikkat çekildi.

    “CEZAEVİ KOŞULLARINDA DÜZENLİ TEDAVİ GÖREMİYOR”

    2022 yılında cezaevine giren ve birçok hastalığı bulunan Felem Aker’in cezaevi koşulalrında düzenli tedavi imkanlarının bulunmadığı vurgu yapılan açıklamada, “Ailesi tarafından verilen bilgilere göre çok sayıda sistemik rahatsızlıkla mücadele etmektedir: 14 Aralık 2024’te safra kesesi ameliyatı geçirmiştir. Ancak ameliyat sonrası karın ağrıları ve sindirim problemleri devam etmiştir. Bethesda III kategorisinde tiroit nodülü ve Haşimato tiroiditi şüphesi bulunmaktadır. Kronik gastrit, gastroözofageal reflü ve CA 19-9 tümör marker yüksekliği gibi ciddi sindirim sistemi hastalıkları mevcuttur. İyonize kalsiyum düşüklüğü, astım ve kronik servisit gibi diğer sistemik rahatsızlıkları da tabloya eşlik etmektedir. Bu hastalıklar sürekli tıbbi izlem, düzenli tedavi ve beslenme desteği gerektirmektedir. Ancak cezaevi koşullarında bu süreçlerin hiçbirisi sağlıklı bir şekilde yürütülememektedir” denildi.

    “TEDAVİ DEVAM ETTİRİLMEDİ”

    Açıklamada Felem Aker’in çok sayıda ciddi rahatsızlığının olduğu ve cezaevi koşullarında kalamayacağı belirtildi. Felem Aker’in 4 Haziran 2025’te geçirdiği atak sonucu gözlem altına alındığı söylenen açıklamada, “Nörolojik belirtiler göstermiş olmasına rağmen felç ihtimali değerlendirilmemiş, durum psikolojik olarak nitelendirilmiş ve kapsamlı bir tedavi uygulanmamıştır. Bu, hasta güvenliği açısından açık bir ihmal teşkil etmektedir. 6 Haziran’da yeniden hastaneye götürülmüş, ancak tekrar kısa süreli bir gözlem sonrası cezaevine iade edilmiştir. Tüm bu süreçlerde ne doğru bilgi verilmiş ne de tedavi devam ettirilmiştir. Ancak tüm bu ciddi sağlık sorunlarına rağmen halen cezaevinde tutulmaya devam edilmektedir” diye belirtildi.

    “TAHLİYESİ DERHAL GERÇEKLEŞMELİ”

    Hakkında mahkeme kararıyla vasi atanmış olan Felam Aker’in öz bakımını sürdüremeyeceği yargı kararıyla da tescillendiğinin hatırlatıldığı açıklamada Felem Aker’in, tahliyesinin derhal gerçekleştirilerek, sağlıklı koşullarda tedavisinin sağlanması talep edildi. Açıklamanın devamında, “Kanuni olan bu haktan tüm hasta mahpuslar eşit bir şekilde yararlanmalı ve uygulamada hiçbir ayrımcılığa yer verilmemelidir. Ancak uygulamada, hasta mahpusların yasadan yararlanamamaları için her türlü engeller konulmaktadır. Bizler; İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu olarak Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Mahpusların yaşamış olduğu tüm sorunlar, kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz” ifadeleri kullandıldı.

    Açıklama, alkışlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi Hawtemal’i kutladı: Barışa vesile olsun-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Hawtemal’i kutladı: Barışa vesile olsun-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Aleviler için kutsal sayılan Heftemal/Hawtemal’ı kutlayarak Zerefet lokmalarını paylaştı. Hawtemal’ın barış getirmesi temenni edendi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, baharın ve eski geleneğe göre yeni yılın karşılanması olan Heftemal/Hawtemal’ı kutlayarak lokmalarını paylaştı.

    Çerağların uyandırıldığı etkinlikte geleneksel yemek olan Zerefet pişirilerek paylaşıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube binasında yapılan etkinliğe Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Kadınların hazırladığı yemekler önce bıçakla kesildi, ardından pişen hamurun içi doğrandı. Sarımsaklı ayran ve tereyağının dökülmesiyle birlikte estetik bir görüntü kazanan Zerefet, sonraki aşamada sofrada yerini aldı.

    “HAWTEMAL İNANCIMIZDA ÖZGÜRLÜK VE BAYRAM AYIDIR”

    Lokmaların paylaşılması öncesinde konuşan anadilde Heftemal’ın önemine değinerek DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Çelik, Heftemal’ın barış, sağlık, özgürlük getirmesi dileğinde bulundu.

    Ardından konuşan DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Fırat Dikmen ise, “Hawtemal doğanın yeniden canlandığı, insanların bunu bayram gibi kutladığı, doğayla ikrarlaşıp tekrar vücut bulduğu bir bayramdır. Bu bayram bizim için çok önemlidir. Çünkü bu bayramda yılın en zor zamanından çıkıp en bereketli, doğanın en canlı olduğu döneme giriyoruz. Bu ay bizim inancımızda özgürlük ayı olarak da canlanır. Bugün içinden geçtiğimiz süreçte tamda bahsettiğim gibi Hewtemal’ı kutlamanın zamanıdır. Baskı ve zulümler oldukça artmaya başladı. Bir yandan Madımak katillerinin serbest bırakılıyor, diğer yandan da Kürt belediyelerine kayyım atanıyor ve İstanbul Belediyesi’ne gözaltı yapılıyor. Bu baskıdan kurtulmak için toplum olarak bir araya gelmemiz gerekiyor” diye kaydetti.

    LOKMALAR PAYLAŞILDI

    Lokmaların paylaşılması öncesinde çerağ uyandırılırken, Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan lokma gülbengi verdi. Kutlamada Heftemal ve güncele dair görüşler paylaşıldı.

    Heftemal/Hawtemal, geleneksel Zerefet yemeğinin pay edilmesi ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü paneli düzenliyor

    DAD İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü paneli düzenliyor

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Dünya Ana Dili Günü dolayısıyla Gazeteci Yazar Turabi Kişin’in katılımıyla panel düzenleyecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde, ‘Ana Dili İçin Buluşuyoruz’ başlığıyla panel düzenliyor.

    Moderatörlüğünü Semra Acar’ın yapacağı panele, Gazeteci Yazar Turabi Kişin panelist olarak katılacak.

    Çiğli ilçesinde bulunan DAD İzmir Şube binasında 23 Şubat Pazar günü gerçekleşecek panel saat 14.00’te başlayacak.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Aleviler, kayyım atamalarına karşı çerağ uyandırdı-VİDEO

    Aleviler, kayyım atamalarına karşı çerağ uyandırdı-VİDEO

    PİRHA- Dersim ve Ovacık belediyelerine atanan kayyımların geri çekilmesi ve halk iradesine saygı duyulması çağrısında bulunan DAD İzmir Şubesi, ‘Kayyım Karanlıktır’ diyerek çerağ uyandırdı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi , Hakkari, Esenyurt, Batman, Mardin, Halfeti ‘ye atanan kayyımın ardından, Dersim ve Ovacık atanan kayyımları protesto etmek için “İkrarımız var Dêrsim’in ışığı sönmeyecek Perşembe akşamı çerağları Dêrsim için uyandırıyoruz” şiarıyla şube binasında basın toplantısı düzenledi.

    Basın metnini okuyan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, iktidarın Kürt halkının demokratik yollarla seçtiği belediye başkanlarının yerine kayyım atayarak halkın iradesini hiçe saydığını vurguladı.

    Basın toplantısı öncesinde kayyım atamalarına tepki olarak  çerağ uyandırıldı.

    “KÜRT SEÇER AMA YÖNETEMEZ”

    Demokratik siyaset alanında kazanılan belediyelere atanan kayyımlarla halk iradesinin bir kez daha hiçe sayıldığını ifade eden Dikmen, “Anti demokratik uygulamalar ile halk iradesinin hiçe sayıldığı bu düzlemde herkes kendini ‘sıranın hangi belediyede’ olduğunu düşünür halde buldu. Öyle bir atmosfere girdik ki Kürdün bin bir zorluğu aşarak oy kullanabildiği ama sürekli olarak seçtiği belediyelerin gasp edildiği bir demokrasi yanılsamasındayız. Kürt seçer ama yönetemez, Kürt oy kullanır ama AKP-MHP bloğu iradesine tahakküm koyar” dedi.

    “KAYYIM 1938’İN DEVAMIDIR”

    Dersim’in Kürt Aleviliğinin seyrinde önemli bir uğrak yeri olduğunu kaydeden Dikmen, “Dersim kadim Aryenik inançların sentezi olarak şekillenmiş Rêya Heq Aleviliğinin serçeşmesi olan bir coğrafya. Ocak merkezlerini bağrında taşımasıyla beraber geniş bir Alevi coğrafyasıyla güçlü sosyolojik bağları olan bir alan. Dersim bu açıdan stratejik bir yerdir. 1938’den bu yana hedef haline getirilmesinin en önemli sebebi de budur. Dönemin raporlarında bu gerçek açıkça ifade edilir; ‘Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı, Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra da tedricen öz Türk hukukuna mahzar kılınmalıdır.’ Bu sözler Dersim’e yönelik tarihsel ve güncel olarak geliştirilen her hamlenin özeti gibidir. Bugün ki kayyım dayatmasının nihai hedefi de aynıdır. Dersim, Kürtsüzleştirilmek ve Alevisizleştirilmek istenmektedir” diye belirtti.

    “HALK İRADESİNE SAYGI DUYULSUN”

    Kayyımın ciddi sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal enkazlar bıraktığına değinen Dikmen, halk iradesine saygı duyulmasını çağrısını yineleyerek, “Tüm bu gerçekler ışığında; Dersim Belediye Eş Başkanları kendi toplumlarından aldıkları rıza ile seçilmiş ve halka hizmet etmek adına ikrar vermişlerdir. İktidarın verdiği siyasi kararlarla, işi oluruna uydurma bağlamında çıkarılan cezalar asla hukuki değildir ve kabul edilemez diyoruz. Belediye eş başkanları halkın oyları ile seçilmiş meşru siyasetçilerdir. Meşru olmayan kayyımlardır. Kayyımlar geri çekilmeli, halk iradesine saygı duyulmalıdır” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi, anadil bayramını 3 dilde klamlarla kutladı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi, anadil bayramını 3 dilde klamlarla kutladı-VİDEO

    PİRHA-  Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinliği gerçekleştirdi. Şiir dinletisinin ardından çocuklar ve kadın korosu Türkçe, Kurmanci ve Kırmancki klam ve deyişler seslendirdi.

    21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi şiir ve klam dinletisi gerçekleştirdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube binasında gerçekleşen etkinliğe konuşmacı olarak Yazar-Şair Ali Şeker ve yurttaşlar katıldı.

    “ASİMİLASYONU YAŞIYORUZ, DİLİMİZ YOK OLUYOR”

    Şair- Yazar Ali Şeker, “Bu dili konuşanlar oldukça azaldı. DAD gibi kurumlar iyi ki var. Yılda bir kere dilimizi bize hatırlatıyor. Aleviler asimilasyonu yaşıyor.  Şimdi Varto’ya gittiğimde küçük çocuklar Türkçe konuşuyor. Önceden gittiğimde çocuklar Zazaca konuşuyordu. Bu dil üzerine yazan, çizen de azaldı. Herkes ana diliyle var. Şimdi ana dilimizde yokuz” diye konuştu.

    Şeker, ulus devletlerin ana dillere olan asimilasyonuna karşı halkların direndiği belirtilerek ana dilde eğitim ve  inancın sürdürülmesi çağrısında bulundu.

    DAD İzmir Şube Başkanı Nebat Çelik ise, “Dilimiz kaybolursa kültürümüz yok olur. Dilimizi koruyalım, konuşalım ki kaybolmasın. Biz her yıl 21 Şubat’ta bir araya geliyoruz” diyerek, 21 Şubat’ın kutlama günü değil, aynı zamanda asimilasyona ve inkara karşı örgütlü mücadele günü olduğu belirtti.

    ÇOCUKLAR VE KADINLARDAN 3 DİLLİ KLAMLAR

    Anadilde masal (çirok-sanik) anlatımını Dünya Şanikan sunarken, etkinlikte çocuklar ve Koma Cenîyan (kadın korosu) Türkçe, Kurmanci, Kırmancki ve Ermenici kılamlar ve deyişler seslendirdi.

    Anadil etkinliği karşılıklı muhabbet ve konuşmalar ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • DAD İzmir Şubesi Xızır Cemi tuttu: Hızır bizim aklımızdır-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Xızır Cemi tuttu: Hızır bizim aklımızdır-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Xızır Ceminde, devletçi aklın Alevileri ve ibadethanelerini kontrol altına almaya çalışıldığına dikkat çekildi. Hızır inancının Alevilikteki en güzel olgu ve ibadet şekli olduğunu ifade edilen cemde, güncelde Hızır kültünün yaşatılmasının toplumsal dayanışma ile güçleneceği belirtildi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Çiğli Evka-2 Cemevihnde Xızır Cemi gerçekleştirdi. “Zalimin zulmüne karşı mazlumun darına yetiş ya Xızır” pankartının asıldığı cemi Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan yürüttü.

    “HIZIR BİZİM AKLIMIZDIR”

    Cem öncesinde konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, Maraş merkezli depremlerin birinci yıldönümünde sağlık, barınma, ulaşım gibi sorunların hala çözülmediğini hatırlatarak, bu yılki Hızır lokmalarının bölgedeki depremzedeler ile paylaşılması çağrısında bulundu. Dikmen, “Depremde bir tek halkların dayanışması vardır. Alevi köylerine böylesi bir zamanda bile ayrımcılık yapıldı ve sonrasında kaldırılan enkazlar Alev köylerine moloz olarak döküldü.100 yıllık bir inkar ve asimilasyon politikası var. AKP- MHP bloğu ÇEDES projesi ile çocukları tarikatların kucağına itiyor. Kadınlar, gençler ve doğaya zulmediyorlar. Savaş ve tecrit politikaları her yere yayılmış durumda. Açlık grevleri halen devam ediyor. Buna seyirci kalmamalıyız” dedi.

    ‘Hızır bizim aklımızdır’ diyen DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Çelik ise, “Zora düşünce Hızır’ı çağırırız. Hızır bizim aklımızdır. Çocuklarınız okullarda inancını yaşayamıyor., Sünni inanca tabi edilmek isteniyor. Yolumuz kadın yoludur, kadın yoksa hakikat yoktur. Zaferi kadınların özgürlüğündedir. Yolumuz, Hızır, çerağımız inkar edilir ise bizlerde yok oluruz. Hızır hepimizin yardımcısı olsun” dedi.

    “HIZIR DUYGU HALİDİR, SEVGİ VE DAYANIŞMA OLMAZSA HIZIR’DA OLMAZ”

    Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan, Hızır’ın bir duygu hali olduğunu ve önemli olanın o hissiyatı yakalamak olduğuna ifade ederek, “Hızır’a nasıl bakarsak oda bize öyle bakar. Hızır çağırdığımız her yerde hazırdır. Bu bir duygu hâlidir. Önemli olan o hissiyatı yakalayabilmektir. Alevilerde bir birliktelik olursa yolu daha iyi yaşatır. Yolu kendimize göre ayarlayamayız. Akıl ve vicdan birliğimiz olursa her şey olur. Birbirimizin Hızır’ı olabilirsek o zaman Hızır yaşar. Dayanışma, sevgi, birliktelik olmazsa Hızır da olmaz. Bu Hızır ayı döneminde taliplerine gidip hizmetlerini bir ayda bitirenler döner, bitiremeyenler ise herkese gider hasbihal eder, müşküllerini halleder öyle dönerlerdi. Bu bazen ayları bulurdu. O gönül birlikteliği olduğu sürece Hızır yar ve yardımcısıdır. Bilirsen, canı gönülden çağırır isen Hızır yetişir” şeklinde konuştu.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLABİLİR MUYUZ?”

    Alkan, devamında ise, “Hızır’ın yetişmesi anlamında güncelde ise bizlerin birinin Hızır’ı olup, birilerinin de bizlerin Hızır’ı olması anlamında getirebilmemiz önemli. Zorda, darda olana elimizi uzatabiliyor muyuz? Yoksa; böyle bir şey yaşanıldı ve orada kaldı diyerek olmaz. Darda, zorda olan bütün canlarımızla hasbihal olabilmek için kurumlara gelerek buraların toplumsal boyuta evrilmesini sağlayabilmeliyiz. Birbirimize el uzatıp dokunabiliyorsak bu Hızır kültünü güncele getirmiş oluruz” diye belirtti.

    LOKMALAR PAYLAŞILDI

    Cemde Hızır’ın tarihsel toplumsal yönüne ve güncele dair sohbet eden pirler analar, Alevi toplumunun toplumsal değerlerine sahip çıkma çağrısında bulundu. Çerağların sırlanması sonrasında lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • DAD İzmir Şubesi, Hızır lokmalarını depremde yaşamını yitirenler için paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi, Hızır lokmalarını depremde yaşamını yitirenler için paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Maraş merkezli 11 ilde meydana gelen depremlerin birinci yıldönümünde yaşamını yitirenler  için Hızır lokmalarını paylaştı.

    Maraş merkezli depremlerin birinci yıldönümünde Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Karşıyaka İZBAN önünde Hakk’a yürüyenlere atfen Hızır lokmalarını paylaştı.

    “Deprem değil rantçı düzen ve ihmaller can alır. Şubat depreminde yitirdiğimiz canları unutmayacağız. Mekanları ışık devirleri daim olsun” pankartının açıldığı Hızır lokmasında Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan gülbengler verdi, çerağlar uyandırıldı.

    Lokma paylaşımı öncesinde yapılan açıklamada gerçekleşmesi durumunda depremin sonuçlarının ne kadar ağır olabileceğini ortaya koyduğu bir süreçte iktidarın hiçbir tedbir almayarak milyonlarca insanı adeta ölüme mahkum ettiğine vurgu yapılarak, depremin etnik ve dinsel arındırma politikaları bağlamında Alevilerin, Kürtlerin ve Hatay’ın kadim halklarının bölgeden tasfiyesi ve rant fırsatına çevrildiği kaydedildi.

    “DEPREM HALKLARIN TASFİYESİ VE RANT FIRSATINA ÇEVRİLDİ”

    Açıklamayı okuyan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, depremde iktidarın tedbir almayarak milyonlarca insanın ölümüne yol açtığını kaydetti.

    Dikmen, “İlk andan itibaren yardıma koşanlar, lokmasını paylaşanlar ise yoksul halklarımızdı. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen, depremi felakete çeviren iktidar ise oluşturulan yardım merkezlerine ve yardım malzemelerine el koyarak toplumsal dayanışmayı olabildiğince engelledi. Yüz binlerce hanenin yıkıldığı, resmi rakamların çok üstünde olduğuna inanılan kayıpların yaşandığı, her boyutuyla felakete çevrilen bu depremler, etnik ve dinsel arındırma politikaları bağlamında Alevilerin, Kürtlerin ve Hatay’ın kadim halklarının bölgeden tasfiyesi ve rant fırsatına çevrildi” dedi.

    HIZIR LOKMALARINI DEPREMZEDELERE ULAŞTIRMA ÇAĞRISI

    Hızır ayında olunduğunu hatırlatan Dikmen, lokmaların deprem mağdurlarına ulaştırılması için çağrı yaparak, “Başta Raa/Reya Heq-Alevi sürekleri olmak üzere tüm halklarımız Hızır lokmalarını kolektif örgütlülükle ve ayrımsız biçimde deprem mağduru canlarımıza ulaştırmalıdır. Bu yıkımdan çıkan sonuçlardan biri ise yerel örgütlülük ve dayanışmanın önemidir. Yaşanan süreçlerden çıkarılacak derslerle her yerelin özgün koşulları üzerinden gerçekleştireceğimiz kalıcı dayanışma birliklerini inşa etmemiz benzer süreçlerin felakete dönüşmesini engelleyebilecektir. Birinci yıldönümü vesilesiyle yitirdiğimiz tüm canlarımızın huzurunda dara duruyoruz” diye konuştu.

    Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan’ın verdiği gülbengler sonrasında lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi Xızır Cemi tuttu: Alevi örgütlenmelerinin ittifakını kurmalıyız-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Xızır Cemi tuttu: Alevi örgütlenmelerinin ittifakını kurmalıyız-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Xızır Ceminde, devletçi aklın Alevi Diyaneti kurma gayesi olarak Alevileri ve ibadethanelerini kontrol altına almaya çalışıldığına dikkat çekilerek, toplum olarak daha fazla örgütlenilmesi ve Alevi örgütlenmesinin ittifakının kurulması gerekliliğine işaret edildi.

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi, Çiğli Evka-2 Cemevi’nde Xızır Cemi gerçekleştirdi. “Zalimin zulmüne karşı mazlumun darına yetiş ya Xızır” pankartının asıldığı cemi Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan, Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete ve Baba Mansur Ocağından Ana Rukiye Hurustan yürüttü.

    Cemde zakirlik hizmetini Şevda Çelebi Çiçek ve ve Kadir Dilek yaptı.

    Cem öncesi konuşan DAD Genel Merkez Yöneticisi Asıl Benler, Xızır’ın darda ve zorda olana yetişen olduğunu belirterek, “Xızır aynı zamanda yol gösteren akıl, iyiyi ve güzeli eyleyen pratik ve toplumsal dayanışma bilincidir. Yolumuzda bizlere zorda ve darda olana, bir bütün cümle mazluma Xızır bilinci ile dayanışma sergilememizi öğütler. Hallacı Mansur, Pir Nesimi, Pir Sultan, Şeyh Bedrettin, Pir Seyid Rıza, Alişer ve Ana Zarifeler; bahsi geçen Rıza toplumsallığını yaşatmak ve daimi kılmak adına gayret etmiş ve ucunda dar ağaçlarına gitmek, derilerinin yüzülmeleri ve ateşlerde yakılmak olsa dahi serden geçmeyi göze alıp, bu hakikatten vazgeçmemişlerdir” dedi.

    ALEVİ TOPLUMU TESLİM ALINMAK İSTENİYOR

    Cemevlerine yönelik “kayyım politikası” olarak adlandırılan torba yasanın yürürlüğe girdiğini ifade eden Benler, “Alevi Diyaneti kurma gayesi olarak nitelendirdiğimiz bu yasa aracılığıyla, devletçi akıl, Aleviliği ve ibadethanelerini tamamen kontrol altına almaya ve maaşa bağladığı ‘memur dedeler’ eliyle Aleviliği tamamen devletin yönettiği bir konuma sürüklemek istiyor. Biz Alevilerin yıllarca karşısında mücadele ettiği Diyanet kurumunun kuruluş mantığı, tümden bir içsel tahakküm aygıtı haline getirilerek Aleviliği kontrol altına almak adına bizlere dayatılıyor. Kendi siyasi ajandalarından aldıkları feyz ile Aleviliği Türk-İslam sentezi içerisinde eritmek ve bu sentez ekseninde Alevi toplumunu bölüp-parçalayıp denetime almak istiyorlar. Devletçi akıl diyoruz! Çünkü, bu akıla sahip siyasi iktidar ve beraberinde ki muhalefet de, genel olarak ezilenlere, özelde ise biz Alevilere politika olarak aynı asimilasyon ve inkar zihniyetiyle yaklaşmaktadır. Görünen o ki, muhalefet de ‘Millet İttifak Mutabakat Metni’ olarak kamuoyuna sunduğu metin ile Aleviliği aynı şekilde görmezden gelerek tanımamakta ve cemevlerini ibadethane olarak görmemekle beraber ‘imar planında yer verme’ adı altında soruna aynı devletçi akılla yaklaşmaktadır. Alevi örgütleri ittifakını kurmalı ve sonrasında tüm ezilen sınıf, halk ve cinsiyetlerle daha fazla dayanışmalıdır” diye konuştu.

    “ALEVİ ÖRGÜTLENMELERİNİN İTTİFAKINI KURMALIYIZ”

    Benler, ülkenin içerisinde olduğu zorlu kavşakta toplum olarak daha fazla örgütlenilmesi ve Alevi örgütlenmesinin ittifakının kurulması gerekliliğine işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Böyle anlar halkların örgütlenerek demokrasi ve özgürlükler açısından büyük kazanabileceği dönemler olduğu gibi, aynı zamanda böylesi anları örgütsüz ve dağınık karşılamanın da halkların büyük kaybetmesini beraberinde getirebilecek dönemler olduğunu tarihsel hafızamız bizlere hatırlatmaktadır. Bu açıdan her zamankinden daha fazla; bir araya gelmeliyiz, iri olmalıyız, diri durmalıyız! Eşit yurttaşlık temelinde Demokratik bir Cumhuriyet özlemi ile yıllardır mücadele veren biz Aleviler, ülke olarak içerisine girdiğimiz bu tarihsel dönemeci, önce toplum olarak daha fazla örgütlenerek, Alevi örgütlenmelerinin ittifakını kurmalı ve sonrasında ise tüm ezilen sınıf, halk ve cinsiyetlerle daha fazla dayanışarak, daha fazla demokrasi zemini temelinde bir araya gelerek karşılamalıyız. Bu bir istemden öte hem Alevi felsefesine en uygun ideal, hem de ülkenin içinde bulunduğu koşulların dayattığı bir zorunluluk haline gelmiştir.”

    LOKMALAR PAYLAŞILDI

    Cemde Xızır’ın tarihsel toplumsal yönüne ve güncele dair sohbet eden pirler analar, Alevi toplumunun toplumsal değerlerine sahip çıkma çağrısında bulundu. Çerağların sırlanması sonrasında lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • İHD İzmir Şubesi’nden Barış Nöbeti: Savaş çocuk hakları ihlalidir-VİDEO

    İHD İzmir Şubesi’nden Barış Nöbeti: Savaş çocuk hakları ihlalidir-VİDEO

    PİRHA-İHD İzmir Şubesi, bu ayki Barış Nöbeti’ni “Çocukların barışa ihtiyacı var” şiarıyla gerçekleştirdi. Nöbette savaşların çocuk hakkı ihlali olduğu mesajı verilirken Türkiye’de savaş nedeniyle hayatını kaybeden çocuklara dikkat çekildi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi her ayın ilk cuma günü dernek binasında düzenledikleri Barış Nöbeti eylemini bu ay “Çocukların barışa ihtiyacı var” şiarıyla gerçekleştirdi.

    Nöbet eylemine siyasi parti temsilcileri, İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Nöbet sonrasında eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenlendi. “Dünyada barış istiyorum çocuklar ölmesin istiyorum” yazılı pankartın taşındığı açıklamada, basın metnini İHD adına Cemile Karakaya okudu.

    “SAVAŞ ÇOCUK HAKLARI İHLALİDİR”

    Türkiye’de devam eden çatışmaların başta ‘yaşam hakkı’ olmak üzere çocukların en temel haklarını ihlal ettiğini ifade eden Karakaya, çocukların oyun oynarken patlayıcılarla yaralandığını, yaşamlarını kaybettiğini belirtti. Karakaya, “Bazen anne kucağında bazen sokakta oynarken kurşunlara hedef oluyorlar. Hiç bilmemeleri gereken bir durumun hedefi ve tanığı oluyorlar. Oyunla geçirmeleri gereken dönemlerinde birçok travmatik iz ve yaraya sahip oluyorlar. Çatışma bölgelerinin dışındaki çocuklar çatışmalara eşlik eden söylemler, haberlerin veriliş biçimi, propaganda olarak kullanılan görüntüler, yükselen militarist dil, ‘şehitlik’ yüceltisi, idam tartışmaları ve artan nefret söylemine maruz kalıyorlar” şeklinde ifade etti.

    “ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ İŞLEVSİZ KILINIYOR”

    Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Bildirgesi’nde çocuğun “kişiliği aile ortamı içerisinde, mutluluk sevgi ve anlayış atmosferinde tam ve uyumlu olarak gelişebilir” dendiğini ifade eden Karakaya, “Hiçbir yerde savaşın bunu sağlayabildiği söylenmemiştir. Savaş ve çatışmaların çocukların yaşamında meydana getirdiği olumsuz sonuçlar arasında, yaralanma ve sakat kalma, öldürülme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma, ebeveynlerini ve yakınlarının yaralanması ve ölümü, şiddet mağduru veya faili olma, çocuk asker olarak savaş ve çatışmalarda kullanılma, zorunlu göçe tabi olma, göç edilen yerlerde ötekileştirilme, dışlanma, hastalık, yoksulluk ve yetersiz beslenme sayılabilir” dedi.

    “SICAK SAVAŞTAN ÇOCUKLAR ZARAR GÖRÜYOR”

    Etnik temizlik kurbanı Bosnalı çocukların ABD’ye göç ettikten bir yıl sonra yüzde 65 oranında travma sonrası stres bozukluğu ve yüzde 35 oranında depresyon belirtileri gösterdiğini belirten Karakaya, ruhsal sorunların dışında sağlık hizmetlerinin aksaması, temiz su kaynaklarına ulaşımın zorlaşması, yeterli protein alımının aksaması, eğitimin durması, aşırı kalabalık mülteci kamplarında yaşamak zorunda kalmak gibi önemli sorunlar ortaya çıktığını dile getirdi. Türkiye’de 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesinde yaşanan acı olayda hayatını kaybeden 34 insanın içinde çocukların da bulunduğunu vurgulayan Karakaya, “Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın hazırladığı raporda 16 Ağustos 2015 ile 18 Mart 2016 tarihleri arasındaki çatışmalı dönemde 72 çocuk hayatını kaybetmiştir. Aşağıda isimlerini saydığımız çocuklar çatışmalı dönemlerde veya çatışmalı dönemlerden kalan patlayıcıların ellerinde patlaması sonucu, yitirdiğimiz çocuklardır. Bir de askeri araçların çarparak ölümüne veya yaralanmasına neden olduğu çocuklar bulunmaktadır. Ve tabii bir de Şırnak Uludere’de yitirdiğimiz çocuklar” şeklinde belirtti.

    HAYATINI KAYBEDEN ÇOCUKLARIN ADLARI OKUNDU

    Türkiye’de zırhlı araç çarpması, patlayıcı maddeyle, çatışmalı dönemlerde veya yapılan operasyonlarda yaralanan, sakat kalan, yaşamını yitiren çocukların adlarını okuyan Karakaş, “Yaşamları ellerinden alınan çocuklar; sokağa çıkma yasaklarında hastaneye gidemediği için, annesinin kucağında vurularak ya da babası ile gittiği barış eyleminde yaşamları ellerinden alınan çocuklar anısına barış hemen şimdi diyoruz. Sorumlusu ve tarafı olmadıkları savaşın mağdurları çocuklar yaşamlarınız ellerinizden alınmasın diye barış hemen şimdi diyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Açıklama alkışlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi Heftemal’ı kutladı, zerefet yemeğini paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Heftemal’ı kutladı, zerefet yemeğini paylaştı-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi, Aleviler için kutsal sayılan Heftemal/Hawtemal’ı kutlayarak lokmalarını paylaştı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, baharın ve eski geleneğe göre yeni yılın karşılanması olan Heftemal/Hawtemal’ı kutlayarak lokmalarını paylaştı. Çerağlar uyandırıldığı etkinlikte geleneksel yemek olan Zerefet pişirilerek paylaşıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube binasında gerçekleşen etkinliğe Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Rukiye Hurustan, Tahtacı Alevi Yanyatır Ocağı’ndan Fatma Kılıç, Baba Mansur Ocağı’ndan Hakkı Hurustan, Kureyşan Ocağı’ndan Hamza Takmaz ve Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Özellikle kadın emeği ile hazırlanan yemekler önce bıçakla kesildi, ardından pişen hamurun içi doğrandı. Sarımsaklı ayran ve tereyağının dökülmesiyle birlikte estetik bir görüntü kazanan Zerefet, sonraki aşamada sofrada yerini aldı.

    Kadınlar, hazırlık aşamasının kendileri için sosyal bir aktivite olduğunu ekleyerek yemek kültürlerine sahip çıkılması çağrısı da yaptı.

    Lokmaların paylaşılması öncesinde çerağları Baba Mansur Ocağı’ndan Rukiye Hurustan uyandırırken, Tahtacı Alevi Yanyatır Ocağı’ndan Fatma Kılıç, Baba Mansur Ocağı’ndan Hakkı Hurustan, Kureyşan Ocağı’ndan Hamza Takmaz ve Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan, Heftemal ve güncele dair görüşlerini paylaştı.

    Heftemal/Hawtemal, geleneksel yemek Zerefet yemeğinin pay edilmesi ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR