Etiket: izmir tabip odası

  • İzmir Tabip Odası pandemi sürecinde hayatını kaybeden emekçilerini andı

    İzmir Tabip Odası pandemi sürecinde hayatını kaybeden emekçilerini andı

    İzmir Tabip Odası, Sağlık Çalışanlarına Saygı Anıtı’nda pandemi sürecinde kaybettikleri sağlık emekçilerini andı.

    İzmir Tabip Odası Olağan Genel Kurulu öncesi Bostanlı’da bulunan Sağlık Çalışanlarına Saygı Anıtı’nda bir araya gelen hekimler, pandemi sürecinde kaybettikleri sağlık emekçileri için anma gerçekleştirdi.

    Etkinliğe İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, Genel Sekreter Dr. Nuri Seha Yüksel, Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Süleyman Kaynak, Dr. Behiye Mungan, Dr. Hakan Köse, Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve hekimler katıldı.

    Saygı duruşu öncesi kısa bir konuşma yapan İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, “Pandemi sürecinin en başından itibaren yaşamlarını riske atarak özveriyle sağlık hizmeti verirken kaybettiğimiz sağlık çalışanlarımızı unutmayacağız. Anıları İyi Hekimlik mücadelemize ışık olacak” dedi.

    Saygı duruşunun ardından anıta karanfiller bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Tabip Odası: Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır- VİDEO

    İzmir Tabip Odası: Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır- VİDEO

    PİRHA-İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çam, pandemi koşullarında bulaş riskine rağmen gözaltı ve tutuklamaların yaşanmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, Dr. Şeyhmus Gökalp’in serbest bırakılmasını istedi.

    İzmir Tabip Odası  (İTO), 23 Kasım’da tutuklanan Türk Tabipler Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp’in serbest bırakılmasını talep ederek açıklama yaptı.

    Açıklamaya İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çam, İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Nuri Sağyüksel, TTB üyesi Dr. Yıldıray Orhan ve yönetim kurulu üyesi Hakan Köse katıldı.

    İzmir Tabip Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çam, pandemi koşullarında bulaş riskine rağmen gözaltı ve tutuklamaların yaşanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    “SOMUT DELİLLER OLMADAN TUTUKLANMIŞTIR”

    Dr. Şeyhmus Gökalp’ın tutuklamasını gerektirecek hiçbir suçu, suç unsuru içeren somut bir eylemi olmamasına rağmen tutuklanmasının kabul edilemeyeceğini belirten Çam, “ Gözaltı gerekçesi hayatlarında hiç tanışmadıkları, hiç karşılaşmadıkları bir itirafçının ifadelerine dayandırılmıştır.  Bu kişi 26 Mart 2019’da   Dr. Şeyhmus Gökalp hakkında  asılsız suçlamalar içeren ifadede bulunmuştur. O tarihten sonra geçen  iki buçuk yıl boyunca Dr. Şeyhmus Gökalp ifadeye dahi çağırılmamıştır. Daha önce de benzerlerini sıkça gördüğümüz ve tutuklamasını gerektirecek hiçbir suçu, suç unsuru içeren somut bir eylemi olmamasına, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bu tür beyanların kanıt değeri taşımadığına ilişkin kararları bulunmasına karşın, hukuk dışı bir şekilde soyut iftiralar kanıt sayılarak serbest bırakılması talebi reddedilmiştir. Bu tarihten beri  özgürlüğünden mahrum bırakılan Dr. Şeyhmus Gökalp, otuzaltı gündür  Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “ÇAĞRILAR GÖRMEZDEN GELİNEREK TUTUKLUĞA DEVAM EDİLİYOR”

    Dünya Tabipler Birliği (WMA) ve Avrupa Hekimler Daimi Komitesi’nin (CPME), ülkedeki yöneticilere hitaben kaygılarını içeren ve Dr. Şeyhmus Gökalp’ın serbest bırakılmasını talep eden mektuplar  gönderdiğinin altını çizen Çam, bu çağrıların görmezlikten gelinerek hukuksuz tutukluluğa devam edildiğini belirtti.

    Çam, şöyle devam etti:

    “Covid-19 pandemisiyle  ilgili çok sıcak bir gündem varken, yeniden ve farklı bir gündem oluşturulmaya çalışılması ilgi çekicidir. Bu sürecin ülkemizdeki sağlık sistemi ve özellikle pandemi dönemindeki kamu yönetiminin yetersizliğini , yanlışlarını , eksiklerini ve başarısızlığını görünür hale getirmiş olan , hakikati ve şeffaflığı savunarak , yurttaşlarımızın gerçekleri görmesine gayret gösteren TTB ‘nin yıpratılmasına yönelik, önceden planlanmış bir süreç olduğu kanaatini taşımaktayız. Tüm bu saldırılara karşın  geçmişte olduğu gibi bugün de geri adım atmadan, halkın sağlık hakkını savunmaya ve gerçekleri dile getirmeye devam edeceğiz.”

    “GÖKALP SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Son dönemde tutuklu yargılamaların cezai bir yaptırıma dönüştüğünü ve süreklilik arz ettiğini sözlerine ekleyen Çam, adil yargılama talebinin dikkate alınmasını gerektiğine vurguda bulundu.

    Çam, Gökalp’in serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Ülkemizde hüküm süren antidemokratik, haksız, hukuksuz uygulamaların bir örneği, meslek örgütümüzün en saygın kurullarından birinin değerli bir üyesi üzerinden uygulamaya geçirilmektedir TTB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Şeyhmuz Gökalp’in asılsız suçlamalara maruz bırakıldığına ve masum olduğuna inanmaktayız. Evrensel hukuk normlarına göre adil ve tutuksuz olarak yargılanması ön şarttır . Adil bir yargılama süreci gerçekleşmesi halinde suçsuz olduğu görülecektir. Adil yargılanma taleplerimiz dikkate alınmalı, Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR     

         

                                                                            

  • İzmir Tabip Odası: İzmir’de pozitif ve şüpheli vaka sayısı 700

    İzmir Tabip Odası: İzmir’de pozitif ve şüpheli vaka sayısı 700

    İzmir Tabip Odası tarafından yayınlanan Koronavirüs Raporu’nda, son iki haftada İzmir genelinde kamu hastanelerinde PCR testi pozitif ve klinik olarak şüpheli pozitif vakalar dahil hasta sayısının 700 civarında olduğu açıklandı.

    İzmir Tabip Odası tarafından yayınlanan Koronavirüs Raporu’nda, son iki haftada İzmir genelinde kamu hastanelerinde PCR testi pozitif ve klinik olarak şüpheli pozitifl vakalar dahil hasta sayısının 700 civarında olduğu açıklandı.

    İzmir genelinde 9 Aile Sağlığı Merkezi’nin (ASM) Covid-19 şüpheli vakalar nedeniyle bir süreliğine kapatıldığının belirtildiği raporda, bir ASM hemşiresinin yoğun bakımda tedavi edilmekte olduğu ve bu süre içinde etkilenen hekim ve sağlık çalışanı sayısının da yaklaşık 75 olduğu kaydedildi.

    Raporda şu ifadeler kullanıldı:

    “Çin’in Wuhan kentinde Aralık ayı sonunda ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen yeni koronavirüs hastalığının (Covid-19), Türkiye’de ilk kez 10 Mart 2020 tarihinde bir hastada saptandığı Sağlık Bakanı tarafından bildirildi. Son olarak 29 Mart 2020 itibarı ile Sağlık Bakanlığı web sitesinde yapılan test sayısı 65.446, toplam vaka sayısı 9.217, toplam vefat sayısı 131, toplam yoğun bakımda yatan hasta sayısı 568, toplam entübe hasta sayısı 394, toplam iyileşen hasta sayısı 105 olarak açıklandı. Yapılan açıklamalarda sadece PCR testi pozitif çıkan “vaka”ların esas alındığını, hastanelerde yatan ya da ayaktan takip edilen “şüpheli/olası vaka” sayılarının yer almadığını biliyoruz. Gerçek durumu yansıtmaktan uzak olan bu sayılar dışında, illere ve bölgelere göre dağılım da açıklanmamaktadır.

    İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu olarak sürecin şeffaf, bilimsel kurallara uygun ve etkin izlemi için gerek ilimiz sağlık yöneticileri gerekse yerel yönetimlerle ve konunun bileşenleri diğer kurum ve örgütlerle işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu en başında bildirdik.

    16 Mart 2020 tarihinde mikrobiyoloji, enfeksiyon hastalıkları, halk sağlığı, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları, aile hekimleri ve Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan İzmir Tabip Odası Bilimsel Danışma Kurulu ilk toplantısını yaptı.

    19 Mart 2020 tarihinde tüm kamu ve özel hastane başhekimliklerine hekimler ve sağlık çalışanlarının sağlığının korunmasını vurgulayan yazı gönderildi. Aynı gün “Koronavirüs salgını sürecinde sağlık kuruluşlarında alınması gereken önlemler” bir mektup ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderildi ve kamuoyu ile paylaşıldı.

    Basına sık olarak bilgi verilirken İzmir Tabip Odası sosyal medya hesaplarından halkımızın koronavirüs konusunda bilgilenmesi sağlanmaya çalışıldı. Hekimler ve sağlık çalışanlarının sorunları, hakları ve yapılması gerekenler belirtildi. Salgından etkilenen hekim ve sağlık çalışanları ile dayanışmak üzere gönüllü bir grup oluşturuldu.

    Son iki haftada İzmir genelinde kamu hastanelerinde (üniversite, Sağlık Bakanlığı ikinci ve üçüncü basamak hastaneleri) PCR testi pozitif ve klinik olarak şüpheli pozitifler vakalar dâhil hasta sayısı 700 civarındadır.

    “9 ASM, ŞÜPHELİ VAKALAR NEDENİYLE BİR SÜRELİĞİNE KAPATILDI”

    İzmir genelinde 9 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) Covid-19 şüpheli vakalar nedeniyle bir süreliğine kapatılmış, etkilenen hekim ve sağlık çalışanları sağlık kurumlarında tedaviye veya evlerinde izolasyona alınmış, daha sonra ASM’ler yeni görevlendirilen hekimler ile tekrar çalışmaya başlamıştır.

    Yine bu süre içinde etkilenen hekim ve sağlık çalışanı sayısı da yaklaşık 75’tir. Bir ASM hemşiresi yoğun bakımda tedavi edilmektedir.

    Pandemi sürecinde hekimler ve sağlık çalışanlarından İzmir Tabip Odası’na iletilen sorunlar şunlardır:

    • Bu süreç büyük bir gizlilik içinde yürütülmekte, hekimler bile hastalarının test sonuçlarını öğrenmekte zorlanmaktadır
    • Kişisel koruyucu ekipman sayıları ve niteliklerinde eksiklik en çok bildirilen sorundur.
    • ASM’lere bu ekipmanın daha geç ulaştırılması, bazı malzemelerin eksik ve yetersiz nitelikte olması Covid-19’dan etkilenen sağlık çalışanlarının sayısını artırmıştır.
    • Yetkililerce açıklanan önlemler arasında hastaların ilk olarak ASM’ye gitmeleri söylenmiş bu da rutin olarak bebek ve gebe izlemi yapılan ASM’lerde sağlıklı kişilere hastalık bulaşma riskini artırmıştır.
    • Son önlemler ile iş yükleri aşırı derecede artan ve zaten vekaletsiz izin hakkı bulunmayan aile hekimleri, izolasyon veya karantina nedeniyle çalışmadıkları günlerin ücretlerinden kesileceği endişesi yaşamaktadır.
    • İşyeri hekimlerinin kronik hastalığı olan çalışanlara ancak iki gün rapor verebilmesi nedeniyle 14 gün rapor almak için aile hekimlerine başvuru çok artmıştır.
    • Önce umreden gelenlerin, daha sonra da evde kalması gereken 65 yaş üstü kişilerin telefonla takip işi de aile hekimlerinin zamanlarının önemli bir kısmını almaktadır.
    • İşyeri hekimleri kişisel koruyucu ekipmanların eksikliğinden yakınmaktadır. Aynı zamanda kronik hastalık öyküsü olan çalışanların çalıştırılmaya devam etmesi, ilk başlarda yurtdışı seyahat öyküsü olanlara bir önlem alınmaması da bildirilen sorunlar arasındadır.
    • 112 hattının aynı zamanda son bir haftadır evde olan 65 yaş üstü vatandaşlara vefa hattı olarak kullanılması, bu hattın aşırı yoğunlaşmasına, hastaların hastanelere olan transferinde gecikmelere neden olmaktadır.
    • Özel hastanelerin bazıları hekim ve sağlık çalışanlarını ücretsiz izine çıkarmaktadır.
    • Özel sağlık kuruluşlarında çalışanlar ayrıca işten çıkarılma, ücretsiz izine gönderilme ve ücret alamama gibi kaygılar taşımaktadır.
    • Kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinin çoğunda pandemi planı uygulanmaya başlamış, pandemi poliklinik ve klinikleri ayrılmıştır.
    • MHRS randevularında azaltmaya gidilse de bazı hastanelerde ertelenebilecek kontrol muayeneleri ve elektif ameliyatlar devam edebilmektedir.
    • PCR testi yeterli sayıda yapılmamakta, özellikle temas şüphesi olabilecek hekimlere rutin olarak uygulanmamaktadır.
    • Test sonuçlarının çok geç gelmesi bir diğer sorun olarak ifade edilmektedir.
    • Testi pozitif ancak kliniği hafif hastaların ev dışında izolasyonu için mekanlar yaratılması istenmektedir.
    • Pandemi klinik ve polikliniklerinde bazı hekimler 24 saatlik nöbetlerden ve bu süredeki eksik ekipmanla çalışmaktan şikâyet etmektedir.
    • Bazı hastanelerde verilen yemeklerin nitelik ve niceliğinde sorunlar olduğu bildirilmektedir.
    • Pandemi polikliniklerinde görev dağılımı yapılan, vardiya ile çalışılan bazı hastanelerde aa-aln dışı hekimlere yeterli eğitim verilmediği belirtilmektedir.
    • Pandemi klinik ve polikliniklerinde görevli sağlık çalışanlarının ailelerine hastalık taşımaktan çekindiklerinden mesai saati sonrası dinlenebilecekleri, kalabilecekleri hastane dışında ücretsiz yerler ayarlanmasını istemektedir.

    İzmir Tabip Odası olarak bu salgında en önde mücadele eden hekimler ve sağlık çalışanlarının sorunlarını yetkililere iletmek, çözüm bulmak için çalışıyoruz. Ancak 28 Mart 2020 tarihinde ilk toplantısını yapan İl Pandemi Kurulu’nda temsil edilmiyoruz. Hiçbir sağlık meslek örgütünün bulunmadığı bu kurulun il genelindeki sorunlara bütünlüklü bir çözüm üretemeyeceğini düşünüyoruz.”