Etiket: jandarma

  • Gülistan Doku soruşturmasında yeni arama: Altaş’ın işaret ettiği bölgeler taranıyor!

    Gülistan Doku soruşturmasında yeni arama: Altaş’ın işaret ettiği bölgeler taranıyor!

    PİRHA- Beş yılı aşkın süredir kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. ABD’de yakalanan ve Türkiye’ye iadesi beklenen Umut Altaş’ın işaret ettiği noktalarda JAK ekipleri tarafından arama çalışmaları yürütülüyor.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşanıyor. Soruşturma kapsamında firari şüpheli olarak aranan ve hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan Umut Altaş’ın ABD’de yakalanmasının ardından, daha önce işaret ettiği bölgelerde arama çalışmaları başlatıldı.

    Edinilen bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri görev alıyor. Ekipler, yeraltı görüntüleme sistemleri ve teknik cihazlar kullanarak belirlenen alanlarda incelemelerini sürdürüyor.

    ÜÇ BÖLGEDE ARAMA YAPILIYOR

    Arama çalışmalarının, Munzur Üniversitesi çevresi, Dinar Deresi hattı ve Sarısaltuk Viyadüğü yakınlarında yoğunlaştırıldığı belirtildi. Ekiplerin, yeraltının üç boyutlu görüntüsünü elde edebilen teknolojik cihazlarla şüpheli noktaları taradığı öğrenildi.

    Umut Altaş’ın daha önce yaptığı açıklamalarda, Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin kesin bilgiye sahip olmadığını öne sürdüğü ancak üniversite çevresi, Aktuluk Mahallesi yakınları ve Bayraktepe mevkiindeki bazı alanların araştırılması gerektiğini söylediği biliniyor.

    SORUŞTURMA GENİŞLETİLMİŞTİ

    Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmış, gözaltına alınan şüphelilerden bir kısmı tutuklanmıştı. ABD’de bulunan Umut Altaş’ın yakalanmasıyla birlikte dosyada yeni bir sürecin başladığı değerlendiriliyor.

    Ailesi ve kadın örgütleri ise yıllardır Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması talebini sürdürüyor. Başlatılan yeni arama çalışmalarının, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada önemli sonuçlar doğurup doğurmayacağı merakla bekleniyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Kınık’ta maden krizi büyüyor: İşçiler gözaltında, yaralılar var!

    Kınık’ta maden krizi büyüyor: İşçiler gözaltında, yaralılar var!

    PİRHA- İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Maden’de iş bırakan işçiler, eylemlerinin 11’inci gününde maden sahası önünde toplandı. Üç vardiya halinde çalışan toplam 1243 işçi, şirket yönetimine tanıdıkları sürenin sona erdiğini duyurdu.

    Sabah saatlerinde maden önüne gelen işçiler, çevik kuvvet ekipleri ve TOMA’larla karşılaştı. Alanda güvenlik önlemleri artırılırken, işçiler taleplerini yineledi.

    Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, işçilere hitaben yaptığı konuşmada, şirket yönetimine saat 15.00’e kadar somut bir adım atılması çağrısında bulundu. Çakır, taleplerin karşılanmaması halinde işçilerin geri adım atmayacağını ifade etti.

    Sendika daha önce yaptığı açıklamada, üç vardiyanın tamamının katılımıyla bir yönetim kurulu oluşturulacağını ve madenin işçilerin üretip yöneteceği bir yapıya kavuşturulması için toplantı gerçekleştirileceğini duyurmuştu.

    Eyleme 301 Madenci Aileleri Derneği de destek verdi. İşçiler, içeride kalan hak edişlerinin ödenmesini, biriken ücret alacaklarının karşılanmasını ve ortaklık yapısındaki değişiklik sonrası ortaya çıktığını belirttikleri güvencesizlik riskinin giderilmesini talep etti. Şirket yönetimine yönelik olarak hisse devri ve bölgeden çekilme çağrısı yapıldı.

    Sendika tarafından yapılan açıklamada, işçilerin bir bölümünün maden sahası içinde, bir bölümünün ise dışarıda beklediği belirtilerek, barikatların kaldırılması ve taleplerin kabul edilmesi için saat 15.00’e kadar süre tanındığı bildirildi.

    İşçiler, maden işletmesinden yaklaşık 450 milyon lira alacakları bulunduğunu öne sürerek, servis ve nakliye firmalarının da dahil edilmesiyle işletmenin ana sermayesinin büyük ölçüde emekçiler tarafından üretildiğini savundu. Bu nedenle üretim ve satış sürecinde söz sahibi olmak istediklerini ifade ettiler.

    GÖRÜŞME SONRASI MÜDAHALE

    Öğleden sonra saat 15.00’te işveren temsilcileri ile sendika yetkilileri işçilerin önünde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrasında sendika tarafından yapılan açıklamada, işveren tarafının işçilere belirli bir tarihe kadar istifa etmeleri halinde ödeme yapılacağı yönünde bir öneri sunduğu aktarıldı. Açıklamada, şirket ortaklarına ve yöneticilerine çağrıda bulunularak işçilerin taleplerinin dikkate alınması istendi.

    İşverenin işçilerin teklifini kabul etmemesi üzerine alanda gerginlik yaşandı. Maden önünde bekleyen işçilere jandarma müdahale etti. Müdahale sırasında biber gazı ve cop kullanıldığı bildirildi.

    Aralarında Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Müdahale sırasında yaralanan işçilerin olduğu öğrenildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Hastane yemekhanesinde 1 Mayıs’a katılım çağrısı yapan SES yöneticilerine saldırı-VİDEO

    Hastane yemekhanesinde 1 Mayıs’a katılım çağrısı yapan SES yöneticilerine saldırı-VİDEO

    PİRHA – Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi yemekhanesinde 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’na katılım için çağrı yapmak isteyen SES Bakırköy Şube yöneticilerine hastanenin özel güvenliği ve jandarma saldırdı.

    Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi yemekhanesinde 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı için çağrı yapmak isteyen SES Bakırköy Şube yöneticilerine hastanenin özel güvenliği ve jandarma saldırdı.

    Hastanenin Başhekimi’nin sağlık emekçilerini ‘siz teröristsiniz’ diyerek jandarma ve polis müdahalesiyle zorla dışarıya çıkardığı da öğrenildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Köylüler ağaçlara sarılıp ağıtlar yaktı; jandarmadan yine müdahale-VİDEO

    Köylüler ağaçlara sarılıp ağıtlar yaktı; jandarmadan yine müdahale-VİDEO

    PİRHA- Akbelen’deki kesim alanına ulaşan köylüler, alandan çıkmamak için ağaçlara sarıldı. Jandarma ekipleri buradaki köylülere de müdahale ederek alandan çıkardı.

    Muğla Milas’ta bulunan Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için süren ağaç kesimi nedeniyle alana gelen ekipler, sabah saatlerinde bir grup ekolojist ve köylüler tarafından engellendi. Bunun üzerine askerlerin geldiği bölgede yapılan saldırı sonucu ekolojistler ve köylüler zorla alandan çıkarıldı.

    Bu grup arasında yer alan ekolojist Deniz Gümüşel, ormanlık alandan çıkarıldıktan sonra gözaltına alındı. Gümüşel, Milas ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Öte yandan kesim alanına ulaşabilen köylüler ile jandarma karşı karşıya geldi. Kesilen ağaçlar için ağıtlar yakan köylüler, alandan çıkarılmamak için ağaçlara sarıldı. Jandarma ekipleri buradaki köylülere de müdahale ederek alandan çıkardı.

    PİRHA/MUĞLA

  • Akbelen Ormanı için direnen köylülere biber gazlı saldırı: Gözaltılar var-VİDEO

    Akbelen Ormanı için direnen köylülere biber gazlı saldırı: Gözaltılar var-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı’nda asırlık ağaçların kesimine tepki gösteren köylülere biber gazı ile saldıran askerler birçok kişiyi gözaltına aldı.

    Muğla Milas’ta bulunan Akbelen Ormanı’nda Yeniköy-Kemerköy (YK) Enerji tarafından açılmak istenen kömür ocağı için başlayan ağaç kesimine tepki gösteren köylülere askerler müdahale etti.
    Sloganlarla ağaç kesiminin yapıldığı alana yürümek isteyen köylülerin önünü kesen askerler, köylülere biber gazı ile saldırdı. Gözaltına alınanlar arasında avukat İsmail Hakkı Atal ile İkizköy Çevre Komitesi’nden Hasan Yorulmaz da bulunuyor.

    Öte yandan Akbelen’de çok sayıda asırlık ağacın kesildiği görüldü.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimi sürüyor, direniş genişliyor-VİDEO

  • Darp edilip tek kişilik hücrede tutulan gazeteci serbest bırakıldı

    Darp edilip tek kişilik hücrede tutulan gazeteci serbest bırakıldı

    PİRHA- Jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alınan ve tek kişilik hücrede geceyi geçiren gazeteci Mehmet Yalman serbest bırakıldı.

    Gazeteci Mehmet Yalman, Malatya’da meydana gelen tren kazasını görüntülemek isterken jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alınmıştı. Tek kişilik hücrede tutulan gazeteci, bugün serbest bırakıldı.

    Yalman, yaşadıklarına ilişkin şunları söyledi:

    “Haklıyken haksız duruma düşürüldüm. Güya ben jandarmayı darp etmişim. Böyle bir şey kesinlikle yaşanmadı. Zaten 15 kişiye saldırmam hiç gerçekçi değil, onlara karşı koymam da fiziken mümkün değil. Gözaltında tek kişilik hücreye konulmam da kasti bir davranıştı. Türkiye’de basına yapılan bu engellemeleri kınıyorum”

    PİRHA/ MALATYA

  • Gazeteci Yalman, jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alındı

    Gazeteci Yalman, jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alındı

    PİRHA- Gazeteci Mehmet Yalman, Malatya’da meydana gelen tren kazasını görüntülemek isterken jandarmanın engeliyle karşılaştı. Darp edilerek gözaltına alınan Yalman, “Bu saldırı, jandarma hakkında yaptığım haberler sebebiyle kasti olarak yapıldı. Şikayetçi olacağım” dedi.

    Malatya’nın merkez Yeşilyurt ilçesine bağlı Direk Mahallesinde meydana gelen, 2 kişinin yaralandığı tren kazasını görüntülemek isteyen Gazeteci Mehmet Yalman burada jandarmanın engeliyle karşılaştı. Basın mensubu olduğunu söylemesine rağmen görüntü almasına izin verilmeyen Yalman, darp edilerek gözaltına alındı.

    PİRHA’ya konuşan Yalman, jandarmanın saldırısının kasti olduğunu söyleyerek, “Yaklaşık 15 kişilik bir jandarma grubu tarafından darp edildim. Darp, araçta da sürdü. Yüzüme, bacaklarıma vurdular, boğazım sıkıldı. Daha önce jandarma hakkında çok kez haber yaptım. Bu sebeple hedef alındığımı ve bugün yaşanan olayın bahane olduğunu düşünüyorum. Kasti olarak darp edildim ve gözaltına alındım” ifadelerini kullandı.

    Darp raporu alarak şikayetçi olacağını belirten Yalman, şunları söyledi:

    “Jandarmalar, beni tanımalarına ve gazeteci olduğumu söylememe rağmen bunu inkar ederek kendilerini savunuyorlar. Darp sırasında kendimi savunduğum ve buna karşı çıktığım için benden şikayetçi olacaklarmış. Ben de darp raporu alarak onlardan şikayetçi olacağım. Basına yönelik saldırılar günden güne artıyor. Bu durumu kınıyorum. Tüm hukuki yollara başvuracağım”

    PİRHA/ MALATYA

  • Direnen köylülere şafak baskını; 11 köylü darbedilerek gözaltına alındı-VİDEO

    Direnen köylülere şafak baskını; 11 köylü darbedilerek gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA- Muğla’nın Deştin Köyü’nde kurulması planlanan çimento fabrikasına karşı direnen 11 köylü gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan ikisi 18 yaşından küçük oldukları gerekçesiyle serbest bırakıldı. Köylülerin direnişi devam ediyor.

    Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Deştin Köyü’nde ‘Muğla Çimento’ tarafından kurulmak istenen çimento fabrikasına karşı köylülerin direnişi devam ediyor. Köy halkı, inşaat alanına giden yolu kapatarak inşaat kazanın geçişini engellemeye çalışmıştı. Köylülerin nöber eylemine sabaha karşı jandarma müdahele etti. Müdahele esnasında 11 kişi darbedilerek gözaltına alındı.

    “BİZİM ÖNÜMÜZDE SÜRÜNMESİ GEREKEN İNSANLAR SÜRÜNSÜN”

    Darbedilerek gözaltına alınan, daha sonra serbest bırakılan 16 yaşındaki gencin annesi “Benim 16 yaşındaki çocuğum çadır nöbetinde yerlerde süründü. Jandarma kafasına bastı. Niye bize sahip çıkmıyorlar? Neden benim çocuğum yerlerde sürükleniyor. Bir insanın kafasına basmak nedir?” diyerek tepki gösterdi.

    “BİZİ ZEHİRLEMEK İSTİYORLAR”

    Direniş nöbetimde gelini gözaltına alınan Kevgire Şener “ Hani şiddet yoktu. Gösterin bize. Gelimi burada 10 kişi bekliyor. Biz burada şiddeti de gördük tekmeyi de gördük.  Şirketin derdi bizleri zehirlemek. Topraklarımıza çimento fabrikası yapmak istiyorlar. Meydan onların oldu” diyerek, eyleme devam edeceklerini söyledi.

    PİRHA/MUĞLA 

  • Samandağ’da darp edilerek gözaltına alınan depremzedenin kaburgası kırılmış

    Samandağ’da darp edilerek gözaltına alınan depremzedenin kaburgası kırılmış

    PİRHA-Samandağ Uzunbağ’daki moloz dökülmesine tepki gösterirken darp edilerek gözaltına alınanlardan Çağdaş Can’ın kaburgasında iki kırık tespit edildi. 

    Yeni Demokrasi Gazetesi’nde yer alan habere göre, Hatay’ın Samandağ ilçesi Uzunbağ’da moloz döküm alanındaki halk nöbeti devam ederken, nöbetin 2. gününde jandarmanın müdahalesi sonucu aralarında depremzedelerin olduğu birçok kişi gözaltına alınmıştı.

    Halkın direnişi devam ederken, Uzunbağ’dan Yeşilköy’e yürüyen Samandağ halkına asker-jandarma biber gazıyla müdahale etmiş, bir kadın bayılırken bir çocuk da darp edilerek gözaltına alınmıştı. Bir süre sonra gözaltına alınanlar serbest bırakılırken, 3 kişi “2911 sayılı kanuna muhalefet, jandarmaya mukavemet, halkı kin ve nefrete sürükleme” suçlamasıyla savcılığa çıkarıldı ve 3 kişi serbest bırakıldı.

    GÖZALTINDA ŞİDDET, KABURGADA KIRIK

    Yeşilköy’de darp edilerek gözaltına alınan depremzede Çağdaş Can’ın kaburgasında iki kırığın oluştuğu kaydedildi. Gözaltına alındığı sırada şiddete maruz kalan Çağdaş Can, sağlık kontrolü için hastaneye götürüldükten sonra doktorlar tarafından kırığı tespit edecek tetkikler yapılmadı. Gözaltında olduğu sırada ağrısının olduğunu belirten Can, savcılığa çıkarılmak üzere sağlık kontrolü için yeniden hastaneye götürüldüğünde röntgen çekilmesini talep etti. Ancak röntgen çekildikten sonra kırıkları gören doktor ve askerler telaşlanarak kendisine sonuçları göstermedi. Sonuçlarda sadece leke çıktığı söylendi. Savcılıktan bırakıldıktan sonra sonuçları doktora gösteren Can’ın kaburgasında iki kırığın meydana geldiği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    >Samandağ’da’ Yaşam Nöbeti’ne müdahale: Gözaltılar var-VİDEO

  • Gergerlioğlu, Suriyeli mültecilere işkence yapan jandarmaları Bakan Akar’a sordu

    Gergerlioğlu, Suriyeli mültecilere işkence yapan jandarmaları Bakan Akar’a sordu

    PİRHA- HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Suriyeli mültecilere yönelik işkence iddialarını meclise taşıdı. Gergerlioğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a “Türkiye’ye girmek isteyen 8 Suriyeliyi alıkoyan askerlerin saatlerce bu kişileri ağır işkenceye tâbi tuttuğu iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa konuyla ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır? Bu iddia doğruysa bu işkenceyi yapan askerlere kim ya da kimler bu talimatı vermiştir?” dedi. 

    Hakların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Suriyeli Mültecilere yönelik işkence iddialarını Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a sordu.
    TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Gergerlioğlu, şunları kaydetti:

    “Tarafıma iletilen bilgide: “Cumartesi gecesi yasa dışı yollardan Türkiye’ye girmek isteyen 8 Suriyeliyi alıkoyan askerlerin saatlerce bu kişileri ağır işkenceye tâbi tuttuğu iddia edildi. Bab el-Hava Sınır Kapısı Medya Ofisi’nin verdiği bilgilere göre işkence gören 8 kişiden biri hayatını kaybetti ve tekrar Suriye’ye itildikten sonra tamamı Bab el-Hava Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanedeki yetkililer, Suriyeliler, duvarı aştıktan sonra 10 kişilik bir asker ekibinin kendilerini döve döve arabaya bindirdiğini ve götürdükleri yerde sopa, cop ve elektrik kablolarıyla işkence ettiklerini ifade ettiler. İşkence dolayısıyla bayılanların defalarca soğuk suya maruz bırakılarak yeniden ayıltıldığını ve işkence faslının böylece devam ettiğini belirten mağdurlar, bir arkadaşlarının da işkence esnasında hayatını kaybettiğini belirttiler. Ayrıca telefonlarının kırıldığını ve paralarına el konulduğunu ifade ettiler.
    İşkenceye maruz kaldıklarını ifade edenlerden biri, üzerine mazot döküldüğünü ve mazot içmeye zorlandığını anlatırken, bir diğeri çıplak şekilde soyulduktan sonra askerlerin sıra sıra yoruluncaya kadar kendilerini demir sopalarla dövdüklerini aktardı. Bab el-Hava Sınır Kapısı Medya Ofisi, pazar sabahı kendilerine getirilen 8 Suriyeliden birinin ölü olduğunu, diğerlerinin de ağır şekilde yaralandıklarını belirtti ve işkenceye maruz kalanların fotoğraflarını yayınladı. Hayatını kaybeden kişinin Hama kırsalından Abdurrezzak Kastal olduğu öğrenildi. Bab el-Hava Sınır Kapısı yönetimi, jandarmanın şiddet politikasının kendini iyice hissettirdiği son zamanlarda bu şekilde ağır bir işkencenin yaşanmasından duydukları kaygıyı dile getirirken, olayın soruşturulmasını istedi ve yaşanan insani hak ihlallerine son verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu gibi yasa dışı durumlarda Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen uluslararası hukuka uygun bir süreç izlenmesi gerektiğini hatırlattı.” ifadeleri yer almıştır.”

    Bu bağlamda, Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a şu soruları yöneltti:

    1- Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur? Bu iddia doğruysa konuyla ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır?

    2- Türkiye’ye girmek isteyen 8 Suriyeliyi alıkoyan askerlerin saatlerce bu kişileri ağır işkenceye tâbi tuttuğu iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa konuyla ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır? Bu iddia doğruysa bu işkenceyi yapan askerlere kim ya da kimler bu talimatı vermiştir?

    3- İşkence gören 8 kişiden biri hayatını kaybetti ve tekrar Suriye’ye itildikten sonra tamamı Bab el-Hava hastanesine kaldırıldı iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa Suriye’de Türkiye kontrolündeki bölgelerde böyle suçların kolayca işlendiği iddiası doğru mudur?

    4- Suriyeliler, duvarı aştıktan sonra 10 kişilik bir asker ekibinin kendilerini döve döve arabaya bindirdiğini ve götürdükleri yerde sopa, cop ve elektrik kablolarıyla işkence ettikleri iddiaları doğru mudur?

    5- İşkence dolayısıyla bayılanların defalarca soğuk suya maruz bırakılarak yeniden ayıltıldığını ve işkence faslının böylece devam ettiğini belirten mağdurlar, bir arkadaşlarının da işkence esnasında hayatını kaybettiğini belirttiler iddiası doğru mudur?

    6- İşkenceye maruz kaldıklarını ifade edenlerden biri, üzerine mazot döküldüğünü ve mazot içmeye zorlandığını anlatırken, bir diğeri çıplak şekilde soyulduktan sonra askerlerin sıra sıra yoruluncaya kadar kendilerini demir sopalarla dövdüklerini aktardı iddiası doğru mudur?

    7- Belirtilen iddialar doğruysa söz konusu devlet görevlileri halen görevlerine devam etmekte midir? Bu kişiler halen görevlerine devam edebiliyorlarsa bu durum diğer görevlileri de işkence yapmak konusunda cesaretlendirmez mi?

    8- İşkence iddiaları doğruysa bu işkenceler Suriye Hükümeti’nin bilgisi dahilinde mi gerçekleşmektedir?

    9- Son 10 yılda sınırsa işkenceye maruz kaldığını belirten Suriyeli sayısı kaçtır?

    PİRHA/ANKARA

  • İşkenceyle öldürülen Ahmet Güreşçi toprağa verildi; işkencede yaralanan kardeşi tutuklandı

    İşkenceyle öldürülen Ahmet Güreşçi toprağa verildi; işkencede yaralanan kardeşi tutuklandı

    PİRHA- Altınözü’nde gözaltında jandarma tarafından işkenceyle katledilen Ahmet Güreşçi, toprağa verildi. Güreşçi’yle birlikte gözaltına alınan ve işkenceye maruz kalan kardeşi Sabri Güreşçi ve çok sayıda kişi tutuklandı.

    Hatay’da 7 Şubat’ta bir tekel bayisine girip “hırsızlık” yaptıkları iddiasıyla Altınözü Jandarma Karakolu ekipleri tarafından 12 Şubat’ta gözaltına alınan Ahmet Güreşçi, gördüğü ağır işkence sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.
    Ahmet Güreşçi’nin cenazesi, yapılan otopsinin ardından dün ailesi tarafından hastane morgundan alınarak, Altınözü’nde sessiz bir şekilde toprağa verildi.

    İŞKENCEYE MARUZ KALAN SABRİ GÜREŞÇİ VE DİĞER KİŞİLER TUTUKLANDI

    Güreşçi ile beraber gözaltına alınan kardeşi Sabri Güreşçi de dün adliyeye sevk edildi. İşkenceye maruz kalan ve yaralanan Güreşçi, darp raporu alınması amacıyla Adana’ya götürüldü. Sabri Güreşçi işlemlerinin ardından tekrar adliyeye sevk edildi.
    Güreşçi kardeşler ile birlikte gözaltına alınan çok sayıda kişi de sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

    İLGİLİ HABERLER:

    Hatay’da yağma iddiasıyla gözaltında işkenceyle ölüm Meclis’e taşındı; askerler hala görevde

    -ÇHD: Hatay’da gözaltına alınan Ahmet Güreşçi işkenceyle öldürüldü

     

  • ÇHD: Hatay’da gözaltına alınan Ahmet Güreşçi işkenceyle öldürüldü

    ÇHD: Hatay’da gözaltına alınan Ahmet Güreşçi işkenceyle öldürüldü

    PİRHA- Çağdaş Hukukçular Derneği, Hatay’da gözaltına alınan Ahmet Güreşçi’nin gözaltında maruz kaldığı işkenceler sonucunda öldüğünü duyurdu. Birlikte gözaltına alındığı Sabri Güreşçi’nin ise durumunun kötü olduğu aktarıldı.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Hatay’ın Büyükburç Mahallesinde yaşayan Ahmet Güreşçi ve Sabri Güreşçi’nin 12 Şubat günü saat 10.30’da jandarma ekiplerince gözaltına alındığını belirtti.

    Gözaltına alındıklarında herhangi bir sağlık sorunları bulunmadığını aktaran ÇHD, jandarma karakoluna götürülen kişilerden Ahmet Güreşçi’nin akşam 19.30 civarında karakoldan hastaneye acil olarak götürüldüğü bilgisini paylaştı. Durumu öğrenen ailesinin de peşinden hastaneye gittiği Ahmet Güreşçi’nin hayatını kaybettiği öğrenildi.

    Ailenin başvurusu üzerine avukatları, Altınözü Jandarma Karakolu’nda hala gözaltında tutulan Sabri Güreşçi ile görüşme yaptı.

    “GÖZALTINA ALINANLARA İŞKENCE YAPILDI, AHMET GÜREŞÇİ DÖVÜLEREK ÖLDÜRÜLDÜ”

    Görüşme yapan avukatların ve ÇHD’nin aktarımı şöyle;

    “-Gözaltında Sabri Güreşçi ve aynı köyden 4 kişinin daha bulunduğu, Ahmet Güreşçi’nin gözaltında dövülerek öldürüldüğü,

    -Görüşme yapılan kişinin kötü durumda olduğu, kaburgalarında kırık, el ve yüzde yara berenin tespit edildiği,

    -Kişiye haya burma işkencesi yapıldığı, ıslatarak dövüldükleri, tecavüz tehdidinin olduğu bilgisi aktarılmıştır.

    “DELİL TOPLAMAK İSTEYEN AVUKATLAR TEHDİT EDİLDİ”

    Aynı zamanda gözaltındaki kişilerle görüşme yapan avukatlar da jandarma görevlileri tarafından ‘sizin de başınıza aynısı gelir’ denilerek tehdit edilmişler, avukatlar hakkında da delil tespiti yaptığı için tutanak tutulmuştur.

    Sabri Güreşçi ve gözaltındaki isimleri tarafımızca henüz tespit edilemeyen diğer 4 kişi ile jandarma karakolunda bulunan meslektaşlarımız ciddi tehdit altında olup, can güvenlikleri yoktur.

    Öncelikli olarak gözaltında tutulan ve ağır işkenceye maruz kalan kişilerin, başka bir gözaltı birimine naklinin sağlanması için gerekli görüşmelerin yapılmasını ve  sürecin takipçisi olunmasını talep ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

  • Malatya’da halkın yol eylemine jandarma müdahalesi

    Malatya’da halkın yol eylemine jandarma müdahalesi

    PİRHA- Malatya-Sivas Karayolunda; Şahnahan, Sütlüce, Tepeköy ve Topraktepe mahallelerine giden yola dönüş olmaması yurttaşları çileden çıkardı. Bölge sakinleri bir araya gelerek, eylem yapıp seslerini duyurmaya çalışsa da Yeşilyurt ilçe jandarma ekipleri mahalle sakinlerine izin vermedi.

    Malatya- Sivas Karayolu’nda Yeşilyurt sınırları içerisinde bulunan Şahnahan, Sütlüce, Tepeköy ve Topraktepe Mahallelerine direkt giden yol Kuzey Kuşak yolu çalışmalarından dolayı kapatıldı, bu mahallelere gitmek isteyen yaklaşık 7 km uzaklıktaki kavşaktan dönmek zorunda kalıyor.

    Bu mahallelerde yaşayanlar da eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştı. Kuzey Çevre Yolu üzerinde mahallelerine giden köprü tamamlanana kadar karayolundan mahallelerine bir bağlantı yolu yapılmasını isteyen yurttaşlar seslerini duyurmak için kendilerini yola attı ve bu soruna bir an önce çözüm bulunmasını istediler. Bölge sakinleri mahallelerinde meydana gelen yangında itfaiyenin gecikmesi sebebiyle evin kül olduğunu, bu gecikmenin de yoldan kaynaklandığını iddia etti.

    Mahalle sakinlerinin yol kapatma eylemine ise Yeşilyurt ilçe jandarma ekipleri tarafından müdahale edildi.
    Haklarını aramak isteyen yurttaşlar, jandarmanın bu tutumuna da tepki gösterdi.

    Mehmet YALMAN/ MALATYA

  • Bireysel silahlanmadaki artış dikkat çekiyor

    Bireysel silahlanmadaki artış dikkat çekiyor

    PİRHA-Bireysel silahlanmadaki artış özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimine bir yıl kala dikkat çekiyor. 2018 yılından bu yana silah ruhsatı alanların sayısı yüzde 100’den fazla arttı. Pompalı ve av tüfeklerinin internet üzerinden kolaylıkla satın alınabilmesi ise bireysel silahlanmadaki artışın sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

    Dünya genelinde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkan bireysel silahlanma nedeniyle Türkiye’de 2021 yılında 3 bin 801 silahlı şiddet olayı yaşandı. Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre 2018 yılından itibaren silah bulundurma ruhsatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. 2018’de 7 bin 630 olan silah bulundurma ruhsatı alan kişi sayısı, 2021 yılında 16 bin 569 oldu. 2018’de 3 bin 41 kişi taşıma ruhsatı alırken bu sayı 2021’de 9 bin 870’e çıktı. Yivli ve yivsiz tüfek ruhsatlarında da ciddi oranda artış var.

    Silahlanmadaki artışın sebeplerinden biri de pompalı ve av tüfeklerinin internet üzerinden kolaylıkla satın alınabilmesi. Yaklaşan seçim sürecinin gergin geçme ihtimali nedeniyle silahlanmadaki artışın tehlike yaratabileceği öne çıkıyor.

    “İNTERNETTEN AV TÜFEĞİ ALMAK AYAKKABI ALMAK GİBİ KOLAY”

    Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Avukat Tuba Torun konuyla ilgili olarak, şunları söyledi:

    “Kadın cinayetlerinin yüzde 52’si ateşli silahlarla işlendiği için bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi gerektiğini söylüyoruz. Denetimin eksik olduğunu belirtiyoruz. İnternetten av tüfeği almak ayakkabı almak gibi kolay. Kapıya eve teslim şekilde av tüfeği satımı var ve çok ucuz rakamlara. Bu ürkütücü bir durum. İktidarın silahlanmayı önleme konusunda herhangi bir girişimi yok.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Pervari’de yaylım ateşine tutulan göçmen kamyonu şoförünün ifadesine ulaşıldı

    Pervari’de yaylım ateşine tutulan göçmen kamyonu şoförünün ifadesine ulaşıldı

    PİRHA- Siirt’in Pervari ilçesinde kasasında 130 göçmenin olduğu kamyon yaylım ateşine tutuldu. 2 göçmen hayatını kaybetti, 12 göçmen yaralandı. PİRHA’ya konuşan HDP MYK üyesi ve Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsü Veli Saçılık, kamyon şoförünün ifadesine avukatların ulaştığını, jandarma üniformalı kişilerin kamyona yaylım ateşi başlattığını söylediğini aktardı. 

    Siirt Pervari’de, Pakistan ve Afganistan vatandaşı 130 mülteciyi taşıyan bir kamyona “dur ihtarına uyulmaması ve karşı ateş açılması” iddiasıyla jandarmanın ateş açtığı belirtildi. Basına haberler “çatışma” olarak aktarıldı. Ancak bir çatışma olabilmesi için karşılıklı silahların ateşlenmesi gerekirdi.

    Konuyla ilgili HDP MYK üyesi ve Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsü Veli Saçılık, PİRHA‘ya konuştu. Saçılık’ın aktardıklarına göre avukatlar kamyon şoförünün ifadesine ulaştı. Şoför ifadesinde, gece 01.00 civarı yolda sivil giyimli iki kişi gördüklerini onlar tarafından önce durdurulup daha sonrasında geçmelerine izin verildiğini aktarıp yolun devamında da üniformalı insanlar gördüklerini ve jandarma üniformalı kişilerin kamyona yaylım ateşi başlattığını belirtti.

    Saçılık, bu kişilerin korucu olduklarını belirterek, “Göçmenlerin kullandığı yol her vatandaşın da kullanabileceği bir köy yolu. O yola bakıp “tehlike” niteliği taşıyan bir yolculuk göremezler. Ayrıca yol düzensiz göçmenlerin güzergahlarından biri. Bölgede yaşayan bir korucu orada göçmenlerin geçtiğini bilir” dedi.

    İfadeleri alınan korucuların söylemleri ise birbiriyle çelişkili. Koruculardan ilki kendilerine doğru ateş açıldığını iddia etti. Bir diğer korucu ise tek sefer kuru sıkı sesi duyduğunu söyledi.

    Geriye kalan Afgan göçmenler, Pervari’nin köylerinin birindeki karakolda tutuluyor. Saçılık, göçmenlerin iade edilmesinden endişe ettiklerini söyledi. Saçılık, “Çünkü iade durumu gerçekleşirse olaydan şikayetçi olmaları ve davanın takipçisi olmaları engellenir” dedi.

    ÇOK SAYIDA KADIN VE ÇOCUK ÖLÜMDEN KURTULDU

    Saçılık, kamyon ateşe tutulduktan sonra çok sayıdaki kadın ve çocuğun hızla kendilerini aracın dışına atmasıyla ölenlerin sayısının yükselmediğini vurguladı.

    MMC Ortadoğu Araştırma’sında, Afgan göçünün karışık doğasına rağmen çoğunluk şiddet (% 66) ve/veya ekonomik faktörler (% 64) nedeniyle Afganistan’dan ayrıldıkları belirtiliyor. Göç kararı alma sürecinde, özellikle zorla veya erken yaşta evlenmekten korkan kadınlar için ailevi nedenlerin etkili olduğu bildiriliyor. Ya kendi başlarına ya da diğer aile üyeleriyle birlikte kaçan kadın katılımcılar, genellikle kendilerinden büyük erkek aile üyeleri ve akrabaları tarafından uygulanan aile içi şiddet, cinsel istismar, sözlü ve fiziksel tehditler ve zorla evliliklere maruz kaldıkları kaydediliyor.

    Helin YILMAZ/ PİRHA

  • Dersim’de bir kadının başına silah dayayan 2 jandarma görevden uzaklaştırıldı

    Dersim’de bir kadının başına silah dayayan 2 jandarma görevden uzaklaştırıldı

    PİRHA-Tunceli Valiliği yaptığı açıklamada, V.Y. isimli kadının başına silah dayayan 2 jandarmanın görevinden uzaklaştırıldığını belirtti.

    Dersim’in merkeze bağlı Cumhuriyet Caddesi’nde polisler şüpheli sıfatıyla V.Y. isimli kadına kimlik kontrolü yaptı. Aradan 10 dakika geçtikten sonra evine gitmek için otobüs durağında bekleyen V.Y.’ye jandarma ekipleri ‘canlı bomba’ şüphelisi diyerek yere yatırıp başına silah dayadı. V.Y.’nin çığlık atması üzerine çevredeki yurttaşlar jandarma ve olay yerine gelen polislere tepki gösterdi. Polis toplanan yurttaşların dağılması için biber gazı sıkıp, havaya ateş açtı. V.Y., Tunceli Emniyeti’ne giderek polislerden  şikayetçi oldu.

    “2 KOLLUK PERSONELİ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTIR”

    Tunceli Valiliği yaşanan olaya ilişkin açıklama yaptı.

    2 jandarmanın görevinden uzaklaştırıldığı belirtilen açıklamada; “İlimiz Merkezi Cumhuriyet Caddesi üzerinde kolluk kuvvetlerimize mensup 2 görevli, daha önce kendilerine bildirilen şüpheli kişilerin eşkâline benzer bir kadın vatandaşımızla karşılaşmış ve ilgiliye kimlik sormak istemişlerdir. Olay üzerine kadın vatandaşımızla kolluk mensubu 2 görevli arasında yaşanan sözlü tartışma etrafta bulunan vatandaşlarımızca taciz olayı olarak algılanmış ve vatandaşlarımız da tepkiye sebebiyet vermiştir. İlgili görevliler hakkında gerekli adli ve idari soruşturma başlatılmış olup söz konusu 2 kolluk personeli görevden uzaklaştırılmıştır” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Geçen yıl en az bin 573 çocuk cinsel istismara, bin 266 kişi de cinsel saldırıya uğradı

    Geçen yıl en az bin 573 çocuk cinsel istismara, bin 266 kişi de cinsel saldırıya uğradı

    PİRHA- Jandarma Genel Komutanlığı’nın açıkladığı verilere göre geçen yıl en az bin 573 çocuk cinsel istismara, bin 266 kişi de cinsel saldırıya maruz bırakıldı. Bir yılda suça sürüklenen çocukların oranı yüzde 54 arttı.

    BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Jandarmanın sorumluluk bölgelerinde yalnızca geçen yıl binlerce çocuk cinsel istismara, binlerce kadın da cinsel saldırıya uğradı. Çocuk evliliklerini de kapsayan ‘Reşit olmayanlarla cinsel ilişki suçu’ nedeniyle işlem yapılan kişi sayısı ise 2 bini geçti.

    Jandarma Genel Komutanlığı’nın 2019 Yılı Faaliyet Raporu’nda yer alan bilgilere göre kişilere karşı işlenen suçlar kapsamında ‘çocukların cinsel istismarı’ suçundan bin 573, çocuk yaşta zorla yaptırılan evlilikleri de kapsayan ‘reşit olmayanlarla cinsel ilişki’ suçundan da 2 bin 1 işlem yapıldı. Cinsel taciz suçları kapsamında işlem yapılanların sayısı ise bin 266 oldu.

    KADINA ŞİDDET BİR YILDA YÜZDE 8 ARTTI

    Raporda, jandarma sorumluluk bölgesinde, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki aile içi ve kadına yönelik şiddet olayı, mağdur sayısı, koruyucu-önleyici tedbir kararı sayısına ilişkin de istatistikler paylaşıldı.

    SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARDA BÜYÜK ARTIŞ

    Jandarma sorumluluk bölgesinde suça sürüklenen, hakkında çeşitli suç ve kabahatlerden işlem yapılan çocuklara ilişkin istatistikler de açıklandı. Suça sürüklenen çocuk sayısı 2018 yılında 27 bin 901 iken bu rakam 2019 yılında tam yüzde 54 oranında bir artışla 42 bin 997’ye fırladı. Suç mağduru çocuk sayısı ise 2018’de 51 bin 523 olurken 2019 yılında toplam 51 bin 56 olarak açıklandı.

    “BU RAKAMLAR BUZDAĞININ SADECE GÖRÜNEN KISMI”

    TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi ve CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Jandarma Genel Komutanlığı’nın verilerini BirGün’e değerlendirdi. “Rakamların sadece jandarma bölgesinde bile bu denli yüksek olması çok çarpıcı” diyen Taşcıer, şunları dile getirdi:

    “Bu rakamlar buzdağının sadece görünen kısmı. Hemen hemen her gün kadınlar erkekler tarafından öldürülmeye devam ediyor. Bir tarafta böyle bir gerçek varken diğer tarafta da kadınlar karakola gittiğinde eşiyle barıştırılmaya çalışılıyor. Ayrıca, bu ortamda İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmak, ‘Biz bu sözleşmeden çıkabiliriz’ demek bu katilleri cesaretlendiriyor. Çünkü erkekler ‘Namusumu temizlerim ve üç, beş yıl yatar çıkarım’ anlayışı içindeler. İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmak demek, kadınları öldüren her silahta parmak izi bırakmak demektir.”

    ŞIRNAK’TA UZMAN ÇAVUŞ ÇOCUĞA CİNSEL SALDIRIDA BULUNDU 

    Şırnak’ta önceki akşam, 13 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel saldırı girişiminde bulunan uzman çavuş A.A., çevredekiler tarafından yakalandı. Diyarbakır Barosu, olayın takipçisi olduklarını açıkladı.

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre kentte görev yapan uzman çavuş A.A., küçük çocuğu cinsel saldırı girişiminde bulunmak isterken çocuğun çığlıkları duyan yurttaşlarca yakalandı. Yaşanan olay sonrasında yurttaşlarca çekilen kimi görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Olayı doğrulayan çocuğun ailesinin avukatı, konuyla ilgili savcı ile görüşme halinde olduklarını açıkladı. Uzman çavuş A.A. daha sonra tutuklandı.

    Öte yandan cinsel saldırı olayı, dün öğlen saatlerinde kent merkezinde toplanan bir grup tarafından protesto edildi.   (HABER MERKEZİ)

  • HDP’nin Tercan kongresine Jandarma engeli

    HDP’nin Tercan kongresine Jandarma engeli

    PİRHA – HDP Tercan İlçe Örgütü, Yaylacık Köyünde 1’inci Olağan Kongresi yapılacağı yerin sahibi jandarmalar tarafından tehdit edilmesi üzerine iptal oldu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Tercan İlçe Örgütü, Yaylacık Köyünde bulunan düğün salonunda yapacağı 1’inci Olağan Kongresi jandarmanın yer sahibini tehdit etmesiyle nedeniyle iptal oldu.

    “YER SAHİBİ JANDARMANIN TEHDİDİNE TAKILDI”

    Erzincan İl Yöneticisi Murat Yücel, kongre için bütün resmi prosedürleri ve başvurularını yaptıklarını söyledi. Kongrenin yapılacağı yer içinde anlaşma, kira kontratlarını da yaptıklarını belirten Yücel, 3 gün önce jandarmalar kongrenin yapılacağı yerin sahibine “Kesinlikle orayı o kişilere vermeyin, orada o kongreyi yaptırmayacağız” gibi sözlerin sarf edildiğini dile getirdi. Yer sahibinin bu gibi bir durumla karşılaştığını ifade eden Yücel, “Kongremizi yapacağımız yerin sahibine her hangi bir sıkıntı yaşamayacaklarını, jandarmaların böyle bir yetkiye sahip olmadığını söyledik. Jandarmaya haklarında yasal işlem başlatacağımızı söyleyince suç işlediklerinin farkına vardılar. Bu sefer jandarma köy muhtarını devreye koyarak yine yer sahibini tehdit ve baskı uygulamaya başladı” dedi.

    “KONGREMİZİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    Yaşanan durumlardan dolayı kongrelerini gerçekleştirmediklerini dile getiren Yücel, “İlçe seçim kurulu yerin kapalı olduğuna dair tutanak tutu. Kongre için bugünde başvuru yapmıştık. Fakat aynı durumlarla karşılaşacağımız için bugünde yapılmayacak. Tekrar bir yer bulup kongremizi gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

  • Jandarma, Berkin’i kendi ölümünde kusurlu buldu

    Jandarma, Berkin’i kendi ölümünde kusurlu buldu

    Bilirkişi raporunda Berkin’in vurulmasının istem dışı ve anlık olarak gerçekleştiği ve Berkin Elvan’ın tali kusurlu olduğu öne sürüldü.

    Mahkeme, Gezi Direnişi’nde polisin attığı gaz fişeğiyle yaşamını yitiren Berkin Elvan davasında sanık polisin kusurunun araştırılmasını istedi. Jandarma, Berkin’i kendi ölümünde tali kusurlu buldu.

    24 Ocak 2020’de mahkemeye gönderilen rapora göre Berkin Elvan, barışçıl gösteri yapmayan bir grubun bulunduğu yerde yaralandı. Eylemciler ‘saldırgan grup’, polisin müdahalesi ise ‘yasal mevzuata uygundu’.

    Polislere ara sokaklarda taş, havai fişek, molotof kokteyli ve el yapımı parça tesirli el bombası atıldığını iddia eden bilirkişiler, yolun barikatla trafiğe kapatıldığını, göstericilerin çevreye ve işyerlerine zarar verdiğini öne sürdü. Raporun büyük kısmında sanığın kusurunun tespitine yönelik incelemeler yerine Berkin Elvan’ın eylemci grupla hareket edip etmediği, hastanede üzerinden çıktığı iddia edilen torpillerden bahsedildi.

    Bilirkişiler dosyadaki görüntüleri izleyip Berkin Elvan’ın gösterici grupla hareket edip etmediğini de tespit etmeye çalıştı. Görüntüler net olmadığı için tespit edemediklerini belirten bilirkişiler, Berkin Elvan’ın ‘yasadışı eylemlerde bulunan gösterici grubun olduğu alanda bulunarak kendi güvenliği ile ilgili gerekli özeni göstermediği için’ tali kusurlu olduğunu öne sürdü.

    DAVA 5 ŞUBAT’DA ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDE

    Diken’den Canan Coşkun’un haberine göre, raporda, gaz tüfeği ile gaz fişeklerinin kullanımında bölgesel olarak atış yapıldığı, noktasal olarak bir hedefi vurmaya yönelik kullanımının olmadığı anlatıldı. Gaz fişeğinin namlu çıkış hızının 75 m/sn olduğu hatırlatılarak, Berkin’in vurulmasının istem dışı ve anlık olarak gerçekleştiği öne sürüldü.

    Raporda sanık Fatih Dalgalı’nın olayın meydana gelmesinde hangi irade ile hareket ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve beyanının olmadığı aktarıldı. Ancak ortaya çıkan sonuç itibariyle asli kusurlu olduğu kaydedildi.

    Davanın 16’ncı duruşması 5 Şubat Çarşamba günü Çağlayan’daki İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

  • Çöp ve atıkları toplayan Alevi gençlere jandarma tacizi

    Çöp ve atıkları toplayan Alevi gençlere jandarma tacizi

    PİRHA- Antalya’da bulunan Alevi Gençlik Platformu, 4-7 Temmuz günlerinde Abdal Musa’yı Anma etkinlikleri sonrasında Gömbe’de bulunan Uçarsu ve Yeşilgöl’ü ziyaretleri sırasında gördükleri çöp ve katı atıklarını topladıktan sonra jandarma tarafından ablukaya alındıklarını açıkladı.

    4-7 Temmuz günlerinde Abdal Musa’yı Anma etkinliklerine katılan Antalya Alevi Gençlik Platformu,  Alevi toplumu tarafından kutsal kabul edilen Gömbe’de bulunan Uçarsu ve Yeşilgöl’ü ziyaret ettiklerini ve buradaki çöp ve katı atıklarını temizlediklerini duyurdular.

    Alevi gençler yaptıkları yazılı açıklamada, “Uçarsu ve Yeşilgöl’de insanların çadır kurduklarını, orada kaldıklarını ve bu bölgede doğada kolay yok olmayan çöp atıklarının olduğunu gördük. Bu sebep ile 3-4 Ağustos tarihinde, bölgede ilk gün akşamı çadırımızı kurup, Yol adına, Tanrı, doğa, insan temalı muhabbetlerimizi yapıp ikinci gün bölge temizliği yapma kararı aldık” denildi.

    Çöp toplarken jandarmanın yanlarından ayrılmadığını belirten gençler, daha sonra jandarma tarafından gözaltına alındıklarını kaydettiler.

    Açıklamada gençler şu soruları sordu:

    “Bölgenin temizliğini yapmak niyeti ile çıktığımız yolda jandarma nasıl bir şikayet aldı? Yüzlerce insanın arasında bizim yanımızdan ayrılmayışlarının gerekçesi ne idi? İzin alınması gerekiyor dendi peki gelen yüzlerce insan izin aldı mı? Her yıl bu bölgeye geliriz hiç izin almamıştık! Gerçekte mesele izin alıp alınmama meselesi miydi? Ormanı yakacaklar deseler, biliyorsunuz Yeşilgöl ve Uçarsu’da orman yok. Bize yapılan muamele hak mıydı?”

    (HABER MERKEZİ)