Etiket: jele

  • 40 yıldır memleket hasreti çekiyordu; Zel Dağı’nda çılalarını yaktı-VİDEO

    40 yıldır memleket hasreti çekiyordu; Zel Dağı’nda çılalarını yaktı-VİDEO

    PİRHA – 40 yılı aşkın bir süredir memleket hasreti çeken Aygül Aras, Dersim’de bulunan Zel Dağı’na (Jele) giderek çılalarını yakıp niyazını dağıttı. Aras, Dersim’e dönmenin sevincini ve Jele Ziyaretgahı’nı PİRHA’ya anlattı. 

    Dersimli Aygül Aras’a çocuklarının doğum günü sürprizi, annelerini doğduğu topraklara göndermek oldu. Yıllar sonra memleketine dönen Aras, 42 yıl önce evlilik yapıp Almanya’ya gitmiş. Yıllarca Almanya’da yaşayan Aras, köyüne, doğduğu topraklara hasretlik çekmiş yıllarca.

    42 yıldır memleket hasreti çeken Aras “Çatışmalı ortam ve yasaklardan dolayı gelemiyorduk. Ben çok istiyordum buraya gelmeyi ama her zaman bir sorun çıkıyordu. Yapamadık gelelim buraya. Kutudere’ye gelip, bakıp, gidip ağlıyorduk, hasret çekiyorduk” diyerek Dersim’e dönmenin sevincini anlatıyor.

    Aras, ziyaretlere çağrı yaparak bu süreçte dünyayı etkisi altına alan Covid-19’dan koruması için dualar etti. “Ya Jele ya Düzgün baba ya Haskare ya haq sen varsın. Bu hastalığı milletimizden esirge. Milletimize bir şey yapma. Ya jel ya Düzgün baba biz diyoruz ki artık ellerinizi üzerimizden çekin. İnsanlarımıza karışmayın” ifadelerini kullanan Aras, “Geçen sene 60 yaşına girdim. Çocuklarım bana bu vesileyle dileğimi sordular. Ben bir şey istemediğimi söyledim. Aslında normalde doğum günü kutlamam. Ama ben çocuk olduğum, büyüdüğüm, yaylaya gittiğim, ağladığım, düştüğüm, kalktığım, mutlu olduğum yerlere gitmek istiyordum. Onlar da aralarında bir miktar para topladılar. Arkadaşlarla oralara gitmemi istediler, çünkü belki biz gelemeyiz, dediler. Üç aydır virüs var ondan insanlar dışarıya çıkamıyordu. Şimdi arkadaşlar organize ettiler. Dilimizde organize etmek ne demek bilmiyorum. Geldik bugün buraya. Yine diyorum ki Haq sizden razı olsun. İyi ki siz beni buraya getirdiniz. Bundan dolayı ben çok mutlu oldum” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’deki çok sayıda ziyaretin ismi erkekleşti: Bu ziyaretler tanrıçalar kültüründen

    Dersim’deki çok sayıda ziyaretin ismi erkekleşti: Bu ziyaretler tanrıçalar kültüründen

    Alevilik inancında farklı bir yeri olan Dersim’in birçok yerinde sayısız ziyaretler bulunuyor. Bu ziyaretlerin birçoğu erkek ismi ile anılsa da Dersimliler birçok ziyarette kadın evliyaların yattığını, ancak zamanla erkek ismi verildiğini söylüyor.

    Dersim’de yapılan araştırmalara göre, Ana Fatma, Xaskare, Jele ve Buyere isminde 4 kadın ziyaret yeri var. Özellikle kadınlar tarafından ziyaret edilen evliyalar hakkındaki bilgi ise çok kısıtlı. Hüseyin Çakmak ile Erdal Gezik tarafından hazırlanan “Ra Haq” kitabında kadın evliyaların etkisi ve kimler olduklarına yer veriliyor. Kitapta dikkat çekilen 4 kadın evliyalar şöyle: 

    ANA FATMA

    Dersim merkeze 3 kilometre uzaklıkta olan Ana Fatma; Hz. Ali’nin eşi, Hasan ve Hüseyin’in annesi. Raya Heq içerisinde önemli yeri olan az sayıda kadın evliyadan biridir. Ahirette kadınların şefaatçisi ve özelikle de kadınların bahtını veren evliya olarak kabul görülür. İnancın kutsal saydığı en önemli tarihsel kişilerle doğrudan bağlantılıdır: Bu niteliklerden ötürü temiz bir soy, bereketlilik ve masumiyeti temsil eder. Kadınlar tarafından günlük hayata en çok ay ile özdeşliği ile anılır. Ay güzellik, temizlik ve nuru temsil eder. Ana Fatma’nın sureti olarak adlandırılır.

    HASKAR: İYİLİĞİN TEMSİLİ 

    Nazimiye ilçesi Düzgün Baba mevkiinde bulunan Haskar: Düzgün Babanın kız kardeşinin mezarı olduğu yer. Burada çıkan su “Haskar’ın çeşmesi” olarak adlandırılır. Ziyarete gidenler bu sudan içmeden yoluna devam etmezler. İyi niyetli insanların bu sudan içmeleri durumunda bir eksilme olmazken, kötü niyetli insanların önünde suyun kuruduğuna inanılır. Bu kişiler yolcuğu kesip geri dönerler. 

    JELE VE ŞİFACI BUYERE

    Dersim merkez kırsal alanında olan Jele: Düzgün babanın kız kardeşlerinden birisidir. Kendi adıyla anılan bir ziyaretgahı vardır. Ziyaretgahı düzgün babanın mekanın karşısındadır. Jele güzellik saflık ve temizliğin sembolü olarak anılır. 

    Erkek olarak bilinen ancak kadın evliya olan Buyere de Pülümür ile Ovacık ilçeleri arasında kalıyor. Buyere şifacılıkta önemli bir etkisi vardır.

    Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan, Alevi inancı ve kadın evliyalar üzerinde çalışma yürüten Ayten Şimşir ile konuştu. Şimşir, Dersim’deki kadın ziyaretleri üzerinde derlediği bilgileri paylaşarak, kendi bilgilerinden kadın evliyaların etkilerini anlattı. 

    “ERKEKLEŞTİRİLİP UNUTURULMAK İSTENİYOR”

    Şimşir, Ana Fatma ziyaretinin Munzur’un kıyısında olduğunu, oradan akan suyun şifalı olduğuna inanıldığını belirtti. Şimşir, “Kimilerine göre, Ana Fatma İslamiyet’in etkisi ile kadim yolumuza girdiği söylense de Alevilikte Ana Fatma rahimdir. Rahmet çeşmesidir. Kubbe-i Rahman’ın sahibidir” dedi.  

    Şimşir, “Yapılan araştırma ve alan çalışmalarına baktığımızda bugün yüksek güvenlikli bölge ilan edilerek alana gidiş gelişlerin yasaklandığı Ana Buyere’nin şifacılıkta önemli bir yeri olduğunu, Buyere gölünün suyunun sayısız hastalığa deva olduğu anlatılagelir. Yine Ana Buyere’nin doğum konusunda uzman olduğu gebe kalamayanlara yönelik özel tedavi yöntemleri olduğu yöre halkınca bilinir. Ana Buyere ne yazık ki günümüzde unutulmaya yüz tutmuş hatta erkek olduğu yöre halkına kabullendirilmeye çalışılan ana kadın ziyaretgâhlarımızdandır” diye konuştu.  

    ALEVİLİK BİR KADIN İNANCIDIR” 

    Şimşir, “Yine Dersim’in kutsal mekanlarından bir diğerleri Düzgün Bawa olarak bilinen ve sır olduğuna inanılan eren/ evliyanın üç kız kardeşi olarak bugüne kadar gelen Haskar/Jêle ve Karsniye kimi araştırmalara göre bölgenin kadim tarihinden kalan mitolojik semboller olduğu söylenen bu ziyaretlerin tanrıçalar kültüründen kaldığı belirtilir” diye kaydetti. 

    Dersim’de atılan her adımda bir kutsal ziyaretle karşılaşmanın mümkün olduğunu yineleyen Şimşir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dersim yaşayan ve tüm asimilasyon politikalarına rağmen kendini koruyan Alevilik inancında bir ana kadın inancı olma ve kadını Xu-dâ vasfıyla vücut bulmuştur. Tekçi egemen aklın inancımızı her geçen gün kadınsızlaştırarak tek tipleştirmeye çalıştığı, kendi hakikatinden uzaklaştırarak tarihine, kültürüne, ikrar verdiği canlı cansız, varlığa yabancılaştırmaya dönük politikalar ürettiği dem î devranlardan geçiyoruz.” 

    “ANA KADINLAR DİRENİYOR”

    Şimşir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Tüm asimilasyon politikalarına ve doğamızdan/ziyaretgahlarımızdan uzaklaştırılma çabalarına rağmen inancımızı var edip bugüne taşıyan Ana Kadınlar direniyor. Ziyaretgahlarına, kutsal tüm değerlerine inanç ve bağlılıkla sahip çıkıyor. Coğrafyamızın birçok bölgesinde ana kadın ziyaretleri talan edilmiş, neredeyse yok edilmiş, unutturulmuş haldeyken Dersim kadını köklerine bağlılığını kadın ziyaretgâhlarını canlı tutarak sağlıyor. Tanrıça Ma’nın memelerinden fışkıran Munzur gözelerinin bereketi ve bolluğuyla inancını besleyip bugüne taşıyan, ateşlerle sınanıp birer bedelgâh olan ana kadınlara aşk olsun…”