Etiket: Jîna Mahsa Amini

  • Kadınlar, saçlarını örerek Suriye’deki saldırılara tepki gösterdi!

    Kadınlar, saçlarını örerek Suriye’deki saldırılara tepki gösterdi!

    PİRHA- HTŞ ve DAİŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırılarında kadınların özel olarak hedef alınmasına, saçlarının kesilip işkence edilmesine tepki gösteren kadınlar, saçlarını örerek, kadınların direnişine destek verdi.

    HTŞ ve DAİŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırıları sürüyor. Halep’te başlayan saldırılar Kobane sınırına dayanırken, saldırılarda kadınlar hedef haline getiriliyor. HTŞ’liler tarafından ölülere işkence görüntüleri paylaşılırken, esir alınan kadınların saçları kesilip görüntüleri servis ediliyor.

    Paylaşılan görüntülere tepkiler yükseliyor. Dijital medya hesaplarında binlerce kadın, saçlarını ördüğü görüntüleri dijital medya hesaplarında paylaşarak, öfkesini dile getirdi. Kadınlar yaptıkları paylaşımlarda; çetelerin vahşetine karşı kadın savaşçılara verdikleri desteği saçlarını ördükleri videolarla ifade etti. Videolarda ayrıca tüm kadınlara saçlarını örerek Rojava direnişine desteğini ifade etme çağrısı yapıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Mahsa Amini katledilişinin 3. yılında Mersin’de anıldı- VİDEO

    Mahsa Amini katledilişinin 3. yılında Mersin’de anıldı- VİDEO

    PİRHA- Mahsa Amini’nin katledilişinin üçüncü yıldönümünde Mersin Kadın Platformu, kadın cinayetlerine, idamlara, kıyafet dayatmalarına ve savaş politikalarına karşı sokağa çıktı. Açıklamada, “Kadınların bedeni ve yaşamı siyasetin değil, özgürlüğün alanıdır” mesajı verildi.

    İran’da ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra işkenceyle katledilen Jina Mahsa Amini’nin ölümünün 3. yılında Mersin Kadın Platformu, kadın cinayetlerine, idamlara, zorunlu kıyafet dayatmalarına ve savaş politikalarına karşı sokağa çıktı. Pozcu GMK Bulvarı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında “Kadın, Yaşam, Özgürlük – Jin, Jiyan, Azadî” sloganı yükseldi.
    Mahsa Amini’nin katledilmesinin, yalnızca bir bireyin yaşam hakkının ihlali değil; kadınların bedenleri ve özgürlükleri üzerinde kurulan erkek-devlet şiddetinin ölümcül bir sonucu olduğuna dikkat çekildi.

    “KADIN CİNAYETLERİ BİREYSEL DEĞİL, POLİTİKTİR”

    Açıklamada, “Mahsa’nın ardından yükselen ‘Kadın, Yaşam, Özgürlük – Jin, Jiyan, Azadî’ haykırışı bize bir kez daha göstermiştir ki kadın cinayetleri bireysel değil, politiktir” denildi. İran’da kadınların yalnızca zorunlu kıyafet yasalarıyla değil, aynı zamanda idamlarla da susturulmaya çalışıldığı ifade edildi. Protestolara katıldıkları, özgürlük talep ettikleri için idam edilen kadınların, devlet eliyle işlenen kadın cinayetlerinin meşrulaştırıldığının açık örnekleri olduğu belirtildi.

    İran’da idamla yargılanan kadın aktivistler Pexşan Azizi, Werişa Muradi ve Şerife Muhammedi’nin durumuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu tablo erkek şiddeti ile devlet şiddetinin iç içe geçtiğinin en açık kanıtıdır” ifadelerine yer verildi.

    “KADINLARIN YAŞAM HAKKI YOK SAYILIYOR”

    Ortadoğu’da yürütülen savaş politikalarıyla kadınların yaşamlarının tehdit edildiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Jina’yı katleden zihniyet, Afganistan’da kadınlara burka dayatan, Irak’ta çocuk istismarını yasalarla meşrulaştırmaya çalışan, Suriye’de Alevi ve Dürzi kadınları hedef alan selefi çetelerin zihniyetiyle aynıdır. Ortadoğu’da emperyal güçlerin yürüttüğü savaş politikaları da erkek egemen rejimleri güçlendirmekte, kadınların yaşamını hedef haline getirmektedir.

    Türkiye’de de tablo farklı değildir. Kadın cinayetleri her geçen gün artmakta, failler korunmakta, cezalar indirilmekte ve kadınların yaşam hakkı yok sayılmaktadır. Diyanet’in kadınların giyimine dair fetvaları, konser yasakları, sanatçıların sahne kıyafetleri nedeniyle hedef alınması; kadınların yalnızca evde değil, sokakta ve sahnede de baskı altına alınmak istendiğini göstermektedir. Kadınların özgürce giyinme hakkı kriminalize edilmekte, “ahlak” bahanesiyle kamusal yaşamdan dışlanmaları hedeflenmektedir.”

    TALEPLER SIRALANDI

    Mersin Kadın Platformu açıklamasında taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “-İran’da kadınlara yönelik idamlar ve zorunlu kıyafet yasaları son bulsun.
    -Pexşan Azizi, Werişa Muradi, Şerife Muhammedi ve idam tehdidi altındaki tüm kadınlar serbest bırakılsın.
    -Türkiye’de kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler gizlenmesin, failler cezasız kalmasın.
    -Kadınların kıyafetleri siyasetin, yargının ve dini kurumların denetim alanı olmaktan çıkarılsın.
    -Sanatçılar kıyafetleri nedeniyle hedef alınmasın, ifade ve sanat özgürlüğü güvence altına alınsın.
    -İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girsin, 6284 sayılı yasa etkin şekilde uygulansın.
    -Savaş politikaları son bulsun, barış kadınların sözüyle ve mücadelesiyle inşa edilsin.”

    Açıklama, “Mahsa Amini’nin adıyla, darağaçlarında infaz edilen kadınların, Türkiye’de öldürülen ve kaybolan binlerce kadının sesiyle haykırıyoruz: Kadın, Yaşam, Özgürlük – Jin, Jiyan, Azadî! Kadın cinayetleri, idamlar, savaş ve kıyafet yasakları politiktir! Biz kadınlar susmayacağız, mücadeleyi büyüteceğiz!” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Jina Mahsa Amini katledilişinin 2’nci yıl dönümünde dünya genelinde anılacak

    Jina Mahsa Amini katledilişinin 2’nci yıl dönümünde dünya genelinde anılacak

    PİRHA- 13 Eylül 2022 tarihinde İran’da zorunlu başörtü kuralların uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp işkenceyle öldürülen Jina Mahsa Amini’nin ikinci yıl dönümü için dünya genelinde toplu grev çağrısı yapıldı.

    İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete giden 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini, erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince 16 Eylül 2022 tarihinde başörtüsünü takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen Amini’nin, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıkmıştı.

    Amini’nin katledilmesiyle başta İran olmak üzere dünyanın birçok yerinde protestolar dalga dalga yayıldı. “Jin Jiyan Azadi / Kadın Yaşam Özgürlük” sloganı kadın sokak hareketinin öznesi haline geldi.

    Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından iki yıl geçti. Amini’nin ölüm yıl dönümü için dünya genelinde toplu grev ve etkinlik çağrıları yapıldı.

    Jîna Amini’nin babası Emced Amini, kızının katledilmesinin ikinci yıl dönümü dolayısıyla yapmak istedikleri anma törenine dair Radio Farda’ya konuşarak, 15 Eylül Pazar günü anma töreni düzenleyeceklerini söyledi. Baba Amini, “Biz Jîna’nın ailesi olarak, her İranlı aile gibi, sevdiklerimizi anmayı, dini ve geleneksel değerlere uygun bir tören düzenlemeyi istiyoruz. Bu bizim hakkımızdır” dedi.

    Jîna Amini, Türkiye’de de çeşitli etkinliklerle anılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nden Jina Mahsa Amini açıklaması: Kadın katliamları politiktir

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nden Jina Mahsa Amini açıklaması: Kadın katliamları politiktir

    PİRHA- Jin Jiyan Azadi Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Yürütmesi yazılı bir açıklama yaparak 13 Eylül 2022 tarihinde İran’da zorunlu başörtü kuralların uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp öldürülen Jina Mahsa Amini’yi andı. Sadece İran’da değil dünyanın pek çok yerinde insanlık suçları işlendiğini belirten Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, kadın mücadelesinde öz savunmanın bir hak olduğunu kaydetti. 

    Jin Jiyan Azadi Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Yürütmesi, 13 Eylül 2022 tarihinde İran’da zorunlu başörtü kuralların uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınıp öldürülen Jina Mahsa Amini’ye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Kadın katliamlarının cinsiyetçi, dinci, milliyetçi, militarist saikler ile işlendiği için ideolojik politik katliamlar olduğunu belirten Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, dünyanın bir çok yerinde kadına karşı insanlık suçları işlendiğini ve bir çok kez de bu suçlara sessiz kalındığını vurguladı.

    Jin Jiyan Azadi Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Yürütmesi’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

    “13 Eylül 2022 tarihinde İran’da, 22 yaşındaki Kürt bir kadın olan Jina Mahsa Amini, zorunlu başörtü kuralların uymadığı gerekçesiyle Tahran ahlak polisi tarafından gözaltına alindi. Jina Amini, gözaltında iskence görerek komaya girdi ve üç gün sonra, 16 Eylül’de hastanede hayatını kaybetti. Amini’nin memleketi Saqiz’da yapılan cenaze töreninde, Kürt kadınları başta olmak üzere toplum “Jin, Jiyan, Azadî” (Kadin, Yasam, Özgürlük) slogan ile İranın gerici molla rejimine karşı özgür yasam talebini ve acısını dile getirdi. Kadınlar başörtülerini çıkararak Kürtçe devrim şarkıları söylediler. Bu eylemler, dünya çapında dikkat çekti ve “Jina Amini” ismi dünyanın heryerinden kızkardeşlik duygusu ile sahiplenildi.

    “İRAN REJİMİ 2023’TE 853 İDAM GERÇEKLEŞTİRDİ”

    Bugün de 2. ölüm yıldönümünde sunu söylemekten üzülsekte kadın katliamları cinsiyetçi, dinci, milliyetçi, militarist saikler ile işlendiği için ideolojik, politik katliamlardır. O nedenledir ki Jina ne ilkti son da olmadı. Jina Amîn’nin katledilmesine tepki gösteren aktivist, sanatçı muhalif 9 kisi idam edildi. Ayrıca uluslararası insan haklar kuruluşlar İran rejiminin 2023 yılında 853 idam gerçekleştirdiğini açıklamıştır.

    “DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR”

    Yine iki Kürt kadın aktivist Pexsan Azizi, Serîfe Muhammedi ye idam cezaisi verildi. Kadın hareketleri, inisiyatifleri “idama Hayır Özgür Yasama Evet” kampanyaları başlattı. Tüm dünya kadınları inancımız, düsüncemiz, rengimiz, yasam biçimimiz ne olursa olsun, kadına düşman bu rejimler karşısında dayanışarak birlikte mücadele etmek gerektiğine inanıyor, Alevi inancımız gereği olarak iyi, güzel, doğru olanın yanında yer almaya çağırıyoruz. Çünkü sadece İran rejimi değil dünyanın bir çok yerinde kadına karşı insanlık suçları işleniyor ve bir çok kez de dünya bu suçlara sessiz kalıyor.

    “EGEMEN ZİHNİYET MÜCADELEYİ SUSTURNAK İSTEMEKTEDİR”

    Erkek egemen zihniyet, eril kodlarını hiç bozmadan özellikle kadın mücadelesinin sesi olan politik aktivistleri, siyasi temsilcileri, gazetecileri, sanatçıları hukukçuları hedef alarak bu mücadeleyi susturmak istemektedir. Ancak tarih, bu direnisi ve cesur kadınları unutmamıştır ve unutturmayacaktır. Özgürlük için mücadele eden cesur kadın, onurlu yarınlar için miraslarını bırakmaya devam ediyorlar. Son yıllarda Türk devleti yönetimi de kadına karşı işlediği suçların başka bir boyuta evrilttiğini görmekteyiz Dünyanın gözünün önünde katliam ve cinayetler gerçekleştiriyor. 4 Ekim 2022’de Güney Kürdistan’ın Süleymaniye sehrinde, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi gazeteci Nagihan Akarsel, 23 Ağustos 2024’te, kadın gazeteciler Hêro Bahadîn ve Gülistan Tara insansız hava araçlar ile katledildi. Ve bu insanlık suçu olan katliamlar devam ediyor. “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı, sadece Kürt kadınlarına değil, tüm dünyadaki kadınlara ilham vermeye devam ediyor.

    “KADIN MÜCADELESİNDE ÖZ SAVUNMA BİR HAKTIR”

    9 Ağustos 2024’te Hindistan’da tecavüz edilerek öldürülen bir kadın doktorun ardından, Hindistan’da kadınlar kitlesel olarak sokaklara döküldü ve bu sloganı hep bir ağızdan haykırdılar. Biz, Demokratik Alevi Kadınlar Birliği üyeleri olarak “Jin, Jiyan, Azadî” perspektifinin inancımız ile buluşturan, bütünleştiren etkisini görüyoruz ve de dünyanın bütün dillerinde söylenmesini sahipleniyoruz. Kadın kimliğine, kişiliğine, bedenine, ruhuna her türlü yaşam alanına saldıranlara karşı özgürleşme mücadelesinde öz savunma bir haktır. En güzel savunma her kadının özgürlük değerleri ile buluşması, özgürlüğün emekçisi olmaktır. Özgür bir dünya hakikati için yol yürüyen, söz kuran, bedel ödeyip her türlü gericiliğe bas kaldıran tüm kadınlara selam olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • İran molla rejimi, yönetmen Bahare Lellehi cezaevinde katletti

    İran molla rejimi, yönetmen Bahare Lellehi cezaevinde katletti

    PİRHA- İran’da tutuklanan sinema yönetmeni Bahare Lellehi, cezaevinde katledilerek Kerej ilindeki Beheş Sakine mezarlığında ailesinin haberi olmadan defnedildi.

    Tawana Enstitüsü’nün raporuna göre, İran’da Jina Mahsa Amini eylemlerinde tutuklanan sinema yönetmeni Bahare Lellehi, cezaevinde katledildi. Bahare, Kerej ilindeki Beheş Sakine mezarlığında ailesinin haberi olmadan defnedildi.

    2022 yılında ahlak polisi tarafından katledilen Mahsa Amini’nin ardından gelişen eylemler nedeniyle 10 gün gözaltına alınan Bahare, 2023 yılında tekrar gözaltına alınarak tutuklandı ve aylarca kendisinden haber alınamadı.

    Tawana’ya göre Bahare ailesinin, kızlarının durumu hakkında bilgi almak için çeşitli hükümet kurumlarına yaptıkları başvurular yanıtsız kaldı. 40 yaşındaki Bahare Lellehi, sanat kariyerinde kısa film festivali ve gençlik sinema festivali jüri üyeliği yapmış, son yıllarda İran Gençlik Sinema Derneği’nin ve aynı zamanda Sure Sinema Akademisi’nin eğitmeniydi.

    “Rüyamda buklelerin dans edildiği anda”, “Bir rüyanın rivayeti”, “Ses odasında yankılar” Bahare Lellehi’nin yönetmenliğini yaptığı filmler arasında yer alıyor.

    ÖLÜMÜ AYDINLATILSIN

    İran Sinema Evi Kısa Film Enstitüsü, yönetmen Bahare Lellehi’nin cezaevinde  katledilmesiyle ilgili İran hükümetinden acil açıklama talep etti.

    Kısa film ve belgesel yönetmeni ve yapımcısı Bahare Lellehi’nin İran İslam Cumhuriyeti cezaevlerinde “öldürülmesine” ilişkin haberlerin yayınlanmasının ardından İran Sinema Evi’ne bağlı İran Kısa Film Enstitüsü yönetim kurulu başkanı, olayın aydınlatılmasını talep etti. İran Sinema Evi Kısa Film Enstitüsü sitesinde yayınladığı açıklamada, “İran Sinema Evi üyelerine ve İran Kısa Film Topluluğu’na başsağlığı dileklerimizi sunarken, yaşanan acı olayın şeffaf bir şekilde araştırılmasını talep ediyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Newroz ateşi Jına Mahsa Amini’nin mezarı başında yakıldı-VİDEO

    Newroz ateşi Jına Mahsa Amini’nin mezarı başında yakıldı-VİDEO

    PİRHA- Newroz ateşi bir çok merkezde yükselmeye devam ederken, İran’da bu yılki Newroz ateşi, Jina Mahsa Amini’nin mezarı başında babası tarafından yakıldı.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler 6’ıncı ayını geride bıraktı.

    Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan eylemler dünyaya yayılırken, İran’da yapılan protestolarda yüzlerce yurttaş katledildi, binlercesi yaralandı ve tutuklandı.

    Protestolar farklı şekillerde devam ederken, İran’da bu yılki Newroz ateşi, Jina Mahsa Amini’nin mezarı başında babası tarafından yakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Uluslararası kadın örgütlerinden İranlı kadınlara destek: Jın, Jiyan, Azadi-VİDEO

    Uluslararası kadın örgütlerinden İranlı kadınlara destek: Jın, Jiyan, Azadi-VİDEO

    PİRHA-Uluslararası kadın örgütleri tarafından Londra’da ‘Jin jiyan azadî’ şiarı ile etkinlik düzenledi. İsyan ve direnişin, ‘Jin jiyan azadî’ sloganı ve kadınlar etrafında şekillendiğine dikkat çekilen konuşmaların yapıldığı etkinlikte, Kürt sanatçılar Tara Jaff ve Suna Alan ile Fra Rustomji ve Fari Bradley sahneye çıktı.

    Uluslararası kadın örgütleri; Dünya Zerdüşt Örgütü, Kürt Kadın Hareketi ve İran Kadın Özgürlük Hareketi ile Uluslararası Dayanışma Hareketi tarafından Jin jiyan azadî (Zan zendegi azadi /Kadın yaşam özgürlük) şiarı ile İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan The Marylebone Theatre’da, İran’da Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan isyana destek etkinliği düzenledi.

    Etkinliğe insan hakları aktivisti Maryam Namazie, Yazar Rahila Gupta, İran ve Kürt Kadın Hakları Örgütü’nün kurucusu Diana Nammi, Dünya Zerdüşt Örgütü Başkanı Nammi Zerbanoo Gifford, Yazar ve Sürgünde Yazarlar ve Şiddete Karşı Uluslararası Koalisyon (ICAVI) Başkanı Rouhi Shafii Akademisyen Sara Kermanian, İran’daki Siyasi Mahkumların Özgürleştirilmesi Kampanyası (CFPPI) sözcüsü Shiva Mahbobi, Yazar ve Ressam Nasrin Parvaz ile çok sayıda yazar ve akademisyen ve birçok ulustan kadın yoğun katılım gösterirken, etkinlik kapsamında İranlı eski politik tutsak, yazar ve ressam Nasrin Parvaz’ın resim sergisine de yer verildi.

    İsyan ve direnişin ‘Jin jiyan azadî’ sloganı ve kadınlar etrafında şekillendiğine dikkat çekildiği konuşmaların yapıldığı etkinlikte, Kürt sanatçılar sanatçılar Tara Jaff ve Suna Alan ile Fra Rustomji ve Fari Bradley sahneye çıktı. Piyano ve keman dinletisinin gerçekleştiği etkinlikte kadınlar, Suna Alan’ın Kürtçe şarkıları eşliğinde halay çekti.

    Etkinlik sonrası PİRHA’ya konuşan sanatçı Sunal Alan, Kürt ve Alevi bir kadın olarak İranlı kadınlar öncülüğünde başlayan direnişe destek olmak için sahneye çıktığını belirterek, “Bu direniş Londra’da farklı etnik, dinsel kadınları bir araya getirdi. Oldukça etkileyeci bir etkinlik oldu” dedi.

    Diya Tuncer de, kadının ezilmişliğinin her yerde yaşandığına dikkat çekerek, kadın dayanışmasının önemine vurgu yaptı.

    Elif TABAK/LONDRA

  • İran’daki protestolar ardından ‘Başörtüsü konusu üzerine çalışılıyor’ açıklaması

    İran’daki protestolar ardından ‘Başörtüsü konusu üzerine çalışılıyor’ açıklaması

    İran Genel Başsavcısı, Devrim Yüksek Konseyi’nin ‘başörtüsü konusu üzerinde çalıştığını’ söyleyerek çalışmaların 15 güne kadar sonuçlanacağını açıkladı.

    İran Genel Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devrim Yüksek Konseyi’nin ‘başörtüsü konusu üzerinde çalıştığını’ duyurdu. Muntazeri, yapılan düzenlemenin yakın zamanda açıklanacağını belirtti.

    Kum kentindeki bir etkinlikte konuşan Muntazeri, “Meclis ve Devrim Yüksek Konseyi, sonuçları önümüzdeki günlerde belli olacak olan başörtüsü konusu üzerinde çalışıyor ve inceliyor” dedi.

    “İHTİYATLI BİR ÇÖZÜM ARANIYOR”

    Kararın belli tedbirler çerçevesinde alınacağını aktaran Muntazeri, çalışmaların 15 güne kadar sonuçlanacağını belirtti.  Mahsa Jîna Amini’nin ölümünün ardından ‘ahlak polisi’ olarak bilinen İrşad Devriyeleri’ne yönelik eleştirileri de değerlendiren Muntazeri, söz konusu polis birimini ‘sosyal güvenlik polisi’ olarak niteledi. İranlı Başsavcı, “Yargı sistemi sosyal güvenlik polisini kapatmaya çalışmıyor. Son olaylardan sonra, güvenlik ve kültür kurumları soruna ihtiyatlı bir çözüm arıyor” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Cumhurbaşkanlığı Halkla İletişim Merkezi Başkanı Ahmed Salihi, 30 Kasım’da IRNA’da yayınlanan açıklamasında, “Toplumda yetkililere iletilen başörtüsü özgürlüğü talepleri var” şeklinde konuştu.

    Ortadoğu uzmanı yazar Arif Keskin de İran’daki gelişmelere ilişkin yaptığı paylaşımda “Tebrikler. İran değişti demiştim ilk haberini veriyim. Mahsa Amini’yi öldüren İrşad Devriyesi lağvedildi Protestocular başardı. İran İslam Cumhuriyeti en büyük geri adımını attı. Tebrikler” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İranlı Shokoofeh Azar: Gideceklerini anladılar, sadece kaçmak için kendilerine zaman yaratıyorlar

    İranlı Shokoofeh Azar: Gideceklerini anladılar, sadece kaçmak için kendilerine zaman yaratıyorlar

    PİRHA- Gazeteci- Yazar Shokoofeh Azar, Jîna Mahsa Amini’nin rejim güçleri tarafından katledilmesi sonrası başlayan protestoların İran’da gerçek devrimi getireceğini vurgulayarak, “Biz, İran’da çok yakında siyasi din sisteminin boyunduruğundan kurtulacağız ve laik, demokratik bir Ortadoğu’yu Türkiye halklarıyla el ele birlikte inşa edeceğiz” dedi.

    İran kentlerinde 16 Eylül’de Jîna Eminî’nin katledilmesi sonrası başlayan protesto eylemleri devam ederken, Avustralya’da yaşayan Gazeteci- Yazar Shokoofeh Azar, Jîna Mahsa Amini’nin rejim güçleri tarafından katledilmesi sonrası başlayan protestolara ilişkin PİRHA‘nın sorularını yanıtladı.

    “BUGÜN YAŞADIKLARIMIZ, BİZLERİ  DEMOKRASİYE ULAŞTIRMASI GEREKLİ OLAN DEVRİMDİR”

    PİRHA: İran’daki mevcut durumu nasıl okuyor veya değerlendiriyorsunuz?

    SHOKOOFEH AZAR: Bugün, İran’da tanık olduğumuz süreç, rejim tarafından sesi hiç bir zaman duyulmamış ve talepleri her zaman baskıya maruz kalmış bir halkın zorla bastırılmış volkana dönüşen talepleridir. Bu talepler, 1905’te ve 1972’de tamamlanmamış, gasp edilmiş veya zamansız anayasal devrimi tamamlanması çalınmış gerçek bir devrimdir. Bugün yaşadıklarımız, bizleri  demokrasiye ulaştırması gerekli olan devrimdir. İran’daki yaklaşık 120 yıldır ertelenen demokrasidir. Her ne kadar tamamlanmamış bir demokrasi olsa da Pehlevi döneminde, Kaçar döneminde kaotik İran sınıflarını örgütlemeyi ve aynı zamanda da eğitimli/entellektüel bir orta sınıf oluşturan o dönemde nispeten modern bir toplum inşa etmeyi başaran bir sosyal ve kültürel demokrasi modeline tanık olduğumuza inanıyorum. Bir başka açıdan değerlendirsem eğer, bugün istediğimiz taleplerin çoğu, Pehlevi döneminde kazanıp 1972 devrimiyle kaybettiğimiz taleplerdir.

    “İRANLI KADINLAR ARTIK HERHANGİ BİR REJİMİN BOYUNDURUĞU ALTINA GİRMEK İSTEMİYOR”

    -Bu süreçte, kadınların direniş liderliğini nasıl değerlendiriyor ve bu direnişin dünyayı etkileyeceğini düşünüyor musunuz? 

    Beğensek de beğenmesek de Ortadoğu’nun ve dinlerin hakim olduğu Doğu’nun bir parçasıyız. Din, kültürümüzde ve toplumumuzda her daim temel bir rol oynamıştır. Yaşadığımız bölgenin dini olan İslam’da kadın bedeni, her zaman dini otoriterlerin kontrol, baskı ve arzularını hayata geçirmek için kullandığı bir araç olmuştur. Bugünün İranlı kadını, Pehlevi dönemindeki 70 yıllık sivil ve modern toplum deneyiminin yanı sıra eski kadim İran kültürünün (İslam öncesi İran) öğretilerinin de yardımıyla ne istediğini bilen, eğitimli, bağımsız ve bir çok yeteneği olan  bir kadın haline geldi. İranlı kadın artık  herhangi bir kontrolün/rejimin boyunduruğu altına girmek istemiyor. Yani ne resmî ideolojinin boyunduruğu altında ne de dinin boyunduruğu altında olmak istiyor . İranlı kadınlar özgürlük, eşitlik ve bağımsızlık istiyor. İşte tüm bu sebeplerden dolayı bugün, kadınları ve kızları protestoların en ön saflarında görüyoruz. Bu kadınlar ve kızlar bizi, yeni inşa edilecek, özgür ve demokratik bir dünyayı selamlamak için İslami Orta Çağ’dan çıkaracaktır.

    “BU BİR DEVRİMDİR

    -Protestoların bir şeyi değiştirdiğini, değiştireceğini düşünüyor musunuz?

    Kesinlikle düşünüyorum. Birincisi, bu sadece basit bir protesto değil. Bu bir devrimdir. Bu protestoları hangi açıdan değerlendirirseniz değerlendirin, temelinde bir devrimin büyüklüğü, derinliği ve talepleri var. İnsanlar artık sadece hak ihlallerini protesto etmiyor veya rejimden özel taleplerde bulunmuyor. Tek bir şey istiyorlar, o da rejim değişikliği. Bu rejimi geri dönülmez noktaya getiren adımları zaten attık: Kadınlar sokaklarda başörtülerini yakıyor, sokaklarda başörtüsü olmadan yürüyor, ahlak polisi arabaları kaldırılıyor, sokaklarda kızlar ve erkekler el ele dans ediyor. Sokaklarda, özgürlük ve rejimin yıkılması için şarkılar söyleyen kızlar ve erkekler mollaların sarıklarını başlarından yere atıyor ya da çiğniyor. Dünyanın her yerinde yaşayan İranlılar hem içeride hem dışarıda birleştiler ve hatta aralarındaki dayanışmayla birlikte bir tür görev dağılımı gibi şeyler oluştu.

    Bu bahsettiklerim, şimdiye kadar elde ettiğimiz özgürlüklerden ve başarılardan sadece birkaç tanesi. Bu rejimin yıkılması çok yakında ve ülkenin önde gelen gerici liderleri ise ülkeden çoktan kaçtı. Onlardan sadece geriye kalan sokaklardaki halkı son gücüne kadar ezmeye çalışan rejimin korkuluklarından başka bir şey değil. Bu vahşi baskılar, Evin hapishanesinin  bombalanması, gençlerin sokaklarda katledilmesi, insanların evlerinde ve yaşadıkları mahallerde toplu olarak tutuklanması da rejimin aşırı korktuğunun  göstergesidir. Gideceklerini anladılar. Sadece kaçmak için kendilerine zaman yaratıyorlar.

    “LAİK, DEMOKRATİK BİR ORTADOĞU’YU TÜRKİYE HALKLARIYLA EL ELE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ

    -Türk ve Kürt izleyicilere bir şey söylemek ister misiniz? Herhangi iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

    Türkiye’deki haberleri takip ediyorum ve görüyorum ki Erdoğan da Humeyni’nin 1972’de gittiği yanlış yolda bilinçli bir şekilde ilerliyor. Biz İranlılar ve özellikle İranlı kadınlar için Türkiye’nin gerici İslami bir yolda olduğunu görmek çok üzücü. Türkiye halkına mesajım, kurtuluş savaşı vererek ve büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri demokrasilerini canları pahasına dahi olsa sahip çıksınlar. Eğer demokrasiye sahip çıkmazsanız Erdoğan’ın radikal İslamcılığına karşı yenildiğiniz takdirde, bu yenilgi size Humeyni’nin bize getirdiği felaketin tıpatıp aynısını getirecektir. Özgürlüğünüze, demokrasinize ve toplumsal güvenliğinize kalbiniz ve gerekirse canınızla sahip çıkın. Biz, İran’da çok yakında siyasi din sisteminin boyunduruğundan kurtulacağız ve laik, demokratik bir Ortadoğu’yu Türkiye halklarıyla el ele birlikte inşa edeceğiz. O gün gelmesi ümidiyle.

    SHOKOOFEH AZAR KİMDİR?

    1972 yılı doğumlu İranlı-Avustralyalı bir yazar ve aynı zamanda gazetecidir. Yeşil Ağacın Aydınlanması adlı romanı, Stella Ödülü ve Uluslararası Booker Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

    Babası yazar ve şairdi. Shooofeh, yazar ve gazeteci olmadan önce üniversitede edebiyat okudu. Gazeteci olarak yazmaya başlamadan önce, bir gazetede editör olarak çalıştı ve İran’da bir edebiyat ansiklopedisi için yazdı.

    Bir gazeteci olarak insan haklarına ve özellikle de kadın haklarına ilişkin konuları yazdı. İran hükümetini sık sık eleştiren yazılarından dolayı üç kez tutuklandı ve tutuklamalarının birinde üç ay boyunca hücre hapsine maruz kaldı.

    Ailesinin tavsiyesi üzerine İran’dan Türkiye’ye, oradan da Endonezya’ya kaçtı. Endonezya’dan tekneyle seyahat ederek 2011’de Christmas Adası’ndaki bir Avustralya mülteci gözaltı merkezine ulaştı.Avustralya’da siyasi sığınma hakkını 2011’de aldı. Avustralya’ya vardığında İngilizce bilmeyen Shokoofeh, İngilizce dilini bir yetişkin olarak öğrendi. Şu anda Geelong, Victoria’da yaşayan Shokoofeh, Deakin Universitesi’nin Uzaktan Eğitim programı aracılığıyla İletişim bölümünden Onur Derecesiyle mezun oldu.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • İranlı Yazar Aidani PİRHA’ya konuştu: Protestolar genç kadınların devrimi, korkmuyoruz!-VİDEO

    İranlı Yazar Aidani PİRHA’ya konuştu: Protestolar genç kadınların devrimi, korkmuyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İranlı sanatçı, oyun yazarı, şair ve insan hakları aktivisti Mammad Aidani, Jîna Mahsa Amini’nin rejim güçleri tarafından katledilmesi sonrası başlayan protestoları devrim olarak niteledi. Aidani, “Bu sürecin de bir parçası olmamız gerekiyor. Artık insanların kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Korkmuyoruz ve İran hükümetinin değişmesi için de yapılması gereken ne varsa buna da hazırız” dedi. 

    İran kentlerinde 16 Eylül’de Jîna Eminî’nin katledilmesi sonrası başlayan protesto eylemleri devam ederken, Avustralya’nın Melbourne şehrinde yaşayan İranlı sanatçı, oyun yazarı, şair ve insan hakları aktivisti Mammad Aidani, Jîna Mahsa Amini’nin rejim güçleri tarafından katledilmesi sonrası başlayan protestolara ilişkin PİRHA‘nın sorularını yanıtladı.

    Mammad Aidani, İran’da 43 yıl  içeresinde olan baskı ve zulmün hiçbir şekilde bitmediğine dikkat çekerek, özellikle İranlı kadınların yaşam ve özgürlük alanlarınının daraltılığını ifade etti.

    Jîna Mahsa Amini’nin rejim güçleri tarafından katledilmesi sonrasında İran geneline yayılan ve kadınların öncülük ettiği protestoların Ortadoğu’nun geleceği açısından önemli olduğunu vurgulayan Mammad Aidani, “Protestoları genç kadınların devrimi olarak görüyorum. Bu devrim uzun vadede hem İran’da hem Türkiye’de hem de dünyanın başka yerlerinde kadın haklarında yaşanan hak ihlallerine karşı insanların bir araya geldiği, toplumsal mücadelenin yükseldiği bir sürece girmesini umut ediyor” dedi.

    1979’un  6 Mart’ında yüz binlerce kadının katıldığı bir protesto eyleminin o zamanki Humeyni rejimine uyarı niteliği taşıdığını hatırlatan Mammad Aidani, “O zamandan bugünlere verilen hiçbir söz tutulmadı. Özellikle kadınların günlük yaşamdan izole edilmesi, entelektüel olarak hayatın herhangi bir alanında olmaması, yazarların, çizerlerin, gazetecilerin İran’da barınamaması, kiminin gözaltında, cezaevinde olması kimisinin başka ülkelere sürgüne gitmesi gerçekten bu süreci çok iyi neticelendiriyor. Şu an İran’da kadınların başlattığı mücadeleyi yükseltmiş olduğu bu süreçten biz erkeklerin de çok iyi anlaması ve okuması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “SÜRECİN DE BİR PARÇASI OLMALIYIZ”

    Kadınların sesinin duyulmasını ve onların gösterdikleri eşit hak ve hukuk mücadelesinin iyi okunması gerektiğinin altını çizen Mammad Aidani, “Bu sürecin de bir parçası olmamız gerekiyor. Şu an yaşanan protestoları ve toplumsal mücadeleyi İran halkı doğru analiz ediyor. Bunun bir şekilde bir şeylere dönüşeceği gibi bir hissiyat taşıyorum” şeklinde dile getirdi.

    “KORKMUYORUZ!

    İran devrimi olduğunda İranlıların beklentisi eşit özgürce bir dünyada yaşamakken, Humeyni’nin gelmesiyle beraber daha çok baskıların, şiddetin ve zulmün arttığı, bütün insan hakları taleplerinin görmezden gelindiği ve en çokta kadınların bundan mağdur olduğu bir sürecin 43 yıldır yaşandığını aktaran Mammad Aidani, “İranlılar olarak hem yoksulluk hem de bu son süreçte yaşanan eylemlerin bize vermiş olduğu güçle mücadele büyüyor. Artık insanların kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Korkmuyoruz ve İran hükümetinin değişmesi için de yapılması gereken ne varsa buna da hazırız” diye belirtti.

    “FARKLILIKLARI BİR KENARA BIRAKARAK MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ

    Mammad Aidani, sadece İran’da değil nerede hak ihlali yaşanıyorsa her anlamda insanların farklılıklarını bir şekilde kenara bırakarak mücadeleyi büyütmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Özellikle entelektüeller bu mücadeleyi asla ama asla bırakmamalı. Sonuçta hiçbir hükümet, hiçbir devlet toplumlara haklarını vermezler, haklar mücadele edilerek alınır. Kürtler, Aleviler, etkin azınlıklar ve LGBTİ+’lar gibi tüm toplumsal yapılar, her alanda toplumsal mücadeleyi genişletmek, yaşanan tarihsel süreci iyi okumak zorundalar. Bu sürecin tekrar yaşanmaması için de dayanışmaya ve mücadelenin bir şekilde parçası olmaya da devam etmek durumundalar.”

    MAMMAD AİDANİ KİMDİR?

    İnsan hakları savunucusu, şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve psikososyal araştırmacıdır. Araştırmalarında, Avustralya ve Batı’ya yerleşen İranlı ve Ortadoğulu göçmenlerin, mültecilerin ve sığınmacıların maruz kaldığı şiddet, işkence, travma ve acıları inceliyor. Mammad’ın yazıları İran’da yasaklanmıştır. Mammad aynı zamanda PEN International Melbourne’ün başkan yardımcısıdır.

    PİRHA/AVUSTURALYA

    Röportajın yapılmasını ve çevirisini toplum görevlisi, ev içi şiddet ve yaşlı istismarı eğitmeni Suzan Saka sağlamıştır.

  • İran’da protestolar sürüyor: Çer çöp sensin, özgür kadın benim!-VİDEO

    İran’da protestolar sürüyor: Çer çöp sensin, özgür kadın benim!-VİDEO

    PİRHA- İran’da devam eden protestolar, üniversitelerden sokağa devam ediyor. İran rejim güçleri ise protestoları kanla bastırmaya çalışıyor.

    İran’da “ahlak polisi” tarafından katledilen 22 yaşındaki Jîna Eminî’nin ölümüyle başlayan protestolar, bir çok şehirde devam ediyor. Başkent Tahran başta olmak üzere, Meşhed, Zencan, Erak, Kurdistan, Senendej, İsfahan, Mazenderan, Şîraz, Hemedan, Kazvin şehirlerinde bulunan üniversitelerde öğrenci eylemleri devam ediyor.

    Tahran Politeknik Üniversitesi, Beheşti Üniversitesi, Emir Kebir Üniversitesi, Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi öğrencileri başta olmak üzere bir çok üniversitede, “Çer çöp sensin, özgür kadın benim!”, “Dostların kanına yemin olsun ki sonuna kadar duracağız!”, “Çocuk katili bir cumhuriyet istemiyoruz!”, “Biz İran’ı terk etmeyiz, İran’ı geri alacağız!”, “Azadi” sloganları yükseliyor.

    İran rejim güçleri ise protestoları kanla bastırmaya çalışıyor. Bugüne kadar 500’e yakın yurttaş katledilirken, İran’ın Piranşehr kentinde dün akşam devam eden eylemlerde, rejim güçleri 16 yaşındaki Kürt çocuğu Komar Daroftadeh’ı katletti.

    11’inci sınıf Muhasebe Bölümü öğrencisi olan 16 yaşındaki Daroftadeh’in cenazesi, binlerce kişinin katılımıyla doğduğu Piranşehr’in Zêwkê köyünde defnedildi. Oğlunun cenaze töreninde konuşan baba Hasan Daroftadeh, “Oğlum 25 Temmuz’da doğdu, adını Komar (Cumhuriyet) koydum. Hürriyet ve toprak uğruna öldüğü için gurur duyuyorum. Dün geceden beri ciğerim paramparça oldu. Çocuğunu kaybetmek nasıl bir acıdır bilemezsiniz. Ama o halkı ve özgürlüğü için kendini feda etti” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İran’da halk isyanı büyüyor-VİDEO

    İran’da halk isyanı büyüyor-VİDEO

    İran’da Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan halk isyanı büyüyor. 

    Jîna Mahsa Emînî’nin katledilmesine karşı başlayan halk ayaklanması İran’ın birçok kentinde devam ediyor. 46’ncı gününe giren halk isyanı, Sine, Urmiye, Kirmaşan, Qesiri Şirin, Seqiz, Meriwan, Mahabad, Bokan, Serpêlê, Zehaw, Miyandiwa ve Brucirdi Loristan kentlerinde çeşitli protestolarla dün de sürdü.

    Sine’nin birçok mahallesinde gençler ateş yakarak yolları trafiğe kapattı. Sine’de Efşin Mirweti adlı gencin İran rejim güçleri tarafından yaralı olarak gözaltına alınarak katledildiği haberinin paylaşılmasının ardından çok sayıda Sineli yurttaş hastane önünde toplandı. Halk ile rejim güçleri arasında şiddetli çatışma çıktı. Ayrıca rejim güçlerinin Sine Üniversitesi öğrencilerinin evlerine baskın yaptığı ve en az 8 öğrenciyi darp ederek yaraladığı belirtildi.

    İran’ın birçok kentinde de dün binlerce insan sokaklara çıktı. Zahidan şehrinde İran rejim güçleri protestoculara doğrudan ateş açtı. Edilen bilgilere göre, Zahidan’da 2’si çocuk 3 kişi katledildi, 45 kişi yaralandı.

    Tahran, Erak, Tonkabon, Amul, Babol, Serawan ve Êranşar’da da protestolar yapıldı.

    İran İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre, Doğu Kurdistan ve İran’daki halk devriminde 34’ü çocuk 253 kişi katledildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İran’daki protestolar sürüyor: Sokakları terk etmiyorlar

    İran’daki protestolar sürüyor: Sokakları terk etmiyorlar

    İran kentlerinde Jina Mahsa Amini’nin katledilmesi sonrası başlayan eylemler sürerken, birçok kentte genel grev yapıldı, Berlin’de ise yürüyüş düzenlendi. 

    İran rejim güçlerinin Kürt kadın Jina Mahsa Amini’nin katletmesi sonrasında İran kentlerinde başlayan eylemler sürerken, farklı ülkelerde de destek eylemleri gerçekleştiriliyor. Dün de İran’ın birçok kentinde, özellikle Sine, Bane, Meriwan, Bokan ve Mahabad kentlerinde genel grev gerçekleştirildi. Esnaflar kepenklerini açmadı.

    GENÇLER SOKAKLARDA

    Rojhilat’ın Sine, Urmiye, Kirmaşan, Mahabad, Meriwan, Bokan ve Seqiz kentlerinde yine sokaklara dökülen gençler, ateş yaktı ve “Jin jiyan azadi”’ sloganları attı. Birçok yerde rejim güçleri ile eylemciler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

    ÖĞRENCİLER OKULA GİTMEDİ

    İran’ın birçok şehrinde üniversite öğrencileri eylem yaptı ve okula gitmedi. Tahran, Merkezi, Azerbaycan, Rojhilat, Xuzistan, Esfahan, Hurmzgan, Sistan ve Belucistan’da da kadınların öncülüğünde eylemler düzenlendi. Özellikle Huzistan’ın Dizful şehrinde büyük bir eylem düzenlendi ve rejim güçleri birçok yerde protestoculara şiddetle karşılık verdi.

    BERLİN’DE DESTEK

    İran halkının isyanına dünyanın her yerinden destekler gelmeye devam ediyor. Dün Almanya’nın başkenti Berlin’de binlerce kişi bir araya gelerek İran halkının isyanını selamladı.

    ÖĞRETMENLER GREVE GİDECEK

    Öğretmenler Sendikasının çağrısı üzerine bugün ve yarın da, rejim güçlerinin öğrencilere yönelik şiddetine karşı öğretmenler greve gidecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • İran’da protestolar devam ediyor; binlerce yurttaş tutuklandı

    İran’da protestolar devam ediyor; binlerce yurttaş tutuklandı

    PİRHA-İran’da Jina Amini’nin katledilmesi sonrası başlayan gösteriler devam ederken, binlerce kişinin tutuklandığı bildirildi.

    İran İnsan Hakları Örgütü, ülke çapında düzenlenen protesto gösterilerinde binlerce kişinin tutuklandığını ve çeşitli işkencelere uğradığını kaydetti.

    İran’da Jina Amini’nin katledilmesi sonrası başlayan gösteriler devam ediyor. Tahran mahallelerinde yaşayan gençler, Jina Amini’nin katledilmesinin kırkıncı günü nedeniyle açıklama yayınladı.

    “Jîna bizim sırrımızdır” sloganıyla yayınlanan açıklamada, “Jina ve Özgürlük Yolu’nun tüm şehitleri” adına 22-26 Ekim’de alanlara çıkacaklarını duyurdu. Açıklamada, “Devam etmek için daha fazla cesaret ve birlik gerekiyor ve sokaklardaki mevcudiyet, grevler, sloganlar, gece ilahileri ve sürekli kornalar bu devrimi canlı tutacaktır” denildi.

    İran İnsan Hakları Örgütü de, Rojhilat ve İran’da Jîna Mahsa Amini’nin katledilmesi sonrası başlayan protestolarla ilgili bir rapor yayınladı. Örgüt, tahminlere göre İran’da en az 38 gazeteci, 170 öğrenci, 16 avukat, öğretmenler sendikası aktivistleri, işçi aktivistleri de dahil olmak üzere 580’den fazla sivil aktivistle birlikte binlerce kişinin tutuklandığını duyurdu.

    ONLARCA ÖĞRENCİ TUTUKLANDI

    İran Kültür Örgütleri Koordinasyon Kurulu ise, Urmiye ilindeki protestosunun ardından, lisedeki 29 öğrencinin güvenlik güçleri tarafından tutuklandığını duyurdu. Kız Ortaokulu Müdürü Sultan Sisi, öğrenciler okul bahçesinde protesto yaptıkları sırada rejim güçleriyle irtibata geçerek okulun kapısını öğrencilere kapattı. Güvenlik güçleri gelene kadar öğrencilerin okuldan çıkmalarını engelleyerek, 29 öğrenciyi rejim güçlerine teslim etti.

    Yine ülke genelinde yapılan eylem çağrısı üzerine bugün tır şoförleri greve katılırken, öğretmenlerin ise yarın ve sonraki gün greve çıkacakları ve oturma eyleme düzenleyecekleri belirtildi. İran Öğretmen Sendikaları Koordinasyon Kurulu da İranlı öğrencilerin öldürülmesi ve tutuklanmasını protesto etmek için grev çağrısı yaptı. Kurul, perşembe, cuma ve cumartesi günlerini genel yas ilan etti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • İran’da eylemler katliam tehdidine karşın sürüyor-VİDEO

    İran’da eylemler katliam tehdidine karşın sürüyor-VİDEO

    PİRHA- İran Rejimi tarafından katledilen Jîna Mahsa Amini’nin ardından başlayan eylemler sürüyor. Kadınların öncülüğünde yapılan protestolara rejim güçleri öldürme ve işkence ile karşılık veriyor. 

     

     

    İran’ın başkenti Tahran’da Jîna Amini’nin katledilmesinin ardından başlayan ve giderek yayılan direniş sürüyor. Rejim güçleri birçok kenti askeri üs haline getirse de protestolar devam ediyor. Eylemciler, her türlü baskı aygıtı kullanılmasına rağmen sokaklardan çekilmezken, kentin dört yanında Hamaney’e karşı sloganlar yükseliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • İran’da kadın direnişinin 23. günü: Onları şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için

    İran’da kadın direnişinin 23. günü: Onları şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için

    PİRHA- İran’da kadınların sokaklara çıkarak Molla rejimini protesto etmelerinin 23 günü geride kaldı. İran devlet televizyonunda “Ali’nin Adaleti” isimli hacker grup tarafından sanal işgal yaşandı. 

    İran devlet televizyonunda “Ali’nin Adaleti” adlı hacker grubu tarafından siber saldırı gerçekleşmesinin ardından birkaç saniye boyunca ekranda “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganı atılırken, İran Dini Lideri Hamaney’in yüzünün hedef alındığı ve alevler içinde yanan fotoğrafı ve “Yalancı Çoban” yazılı olan görüntüler izletildi. Ekranda “Gençliğimizin kanı sizin elinizden damlıyor” yazılı sloganın altında Mahsa Amini ve protestolarda öldürülen üç genç kızın fotoğrafları görüldü.

    Tahran’da ise kadın öğrenciler, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi üniversitelerini ziyareti sırasında protesto ederek “kaybol” sloganları attı. Kürt asıllı İranlı Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle patlak veren protestolar dördüncü haftasında da devam etti.

    Ülkenin çeşitli yerlerinde toplanan göstericiler hükümet ve rejim karşıtı sloganlar attı. İranlı insan hakları örgütü HENGAW, cumartesi günkü gösterilerde İran polisinin Kürtlerin ağırlıkta olduğu Sanandaj ve Sakız şehirlerinde protestoculara ateş açtığını duyurdu.

    Sanandaj şehrinde ana cadde üzerinde seyreden bir sürücünün yol kenarındaki polislere korna çalmasının ardından vurularak öldürüldüğü belirtildi. Korna çalmak göstericiler tarafından sivil itaatsizlik göstergesi olarak sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmişti. Sosyal medyada dolaşan görüntülerde sürücünün direksiyona yığıldığı ve etraftakilerin yardım çağrısında bulunduğu görülüyor.

    Devrim muhafızlarına yakın yarı resmi Fars haber ajansı ise Kurdistan bölgesi Emniyet Müdürünün göstericiler üzerinde gerçek mermi kullanıldığı iddialarını yalanladığını aktardı.

    Belçika’daki İranlı kadınlar ise Mahsa Amini ile başlayan direniş ile dayanışmalarını imza kampanyası ile gösterdi. Yüzden fazla imzası bulunan feminist kadınlar, “Feminist ve insan hakları örgütleri olarak, Mahsa (Jina) Amini’nin gözaltında öldürülmesini barışçıl bir şekilde protesto etmek ve bedensel haklarını talep etmek için sokaklara çıkan İran’daki cesur kadınlarla dayanışma içindeyiz.Tüm feministleri ve kadın insan hakları savunucularını ve farklı ülkelerdeki ve özellikle MENA bölgesindeki örgütlerini, İranlı kadınlarla dayanışma içinde olmaya ve mümkün olan her şekilde seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.” dedi.

    The Guardian’a yazan Kamin Mohammadi ise eylemlere ilişkin analizlerini paylaştı. Mohammadi, Kürt Jina’nın isminin bile Mahsa olarak kaydedilmesinin ayrımcılığın ne kadar derin olduğunu gösterdiğini belirtti. Yazar, “Kürtler, Kürdistan’da uzun süredir ayrımcılığa maruz kalıyor. Mahsa’nın gerçek adı – Jhina – Kürtçedir ve bu nedenle sadece Farsça ve bazı İslami isimler yasal olduğu için doğum belgesine kaydedilemez. Kürtçenin okullarda öğretilmesine karşı yasalar da var. Babamın memleketi Jhina Amini’nin geldiği şehir olduğu için Kürdistan’daki protestoları duyduğumda ailemin güvende olması için dua ettim” dedi.

    Mohammadi, 1979 devriminden bu yana ülke çapında gördüğü en büyük protestolara dönüşen Kürt özgürlük çığlığı “Kadın Yaşam Özgürlüğü” baskın sloganı olduğunu söylüyor. Yapılan protestolarda özellikle Z kuşağı kadınlarının nasıl öne çıktığını vurgulayan Mohammadi, “Onları (mollaları) şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için kadınların öncülük ettiğini görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İran’da başlayan protestolar 19. gününde, öğrenciler ayakta!-VİDEO

    İran’da başlayan protestolar 19. gününde, öğrenciler ayakta!-VİDEO

    PİRHA- İran’da süren protestolar devam ediyor. Lise ve üniversite öğrencileri “Özgürlük” ve “Molla Defol!” sloganları eşliğinde okulda ve sokaklarda yürüyüş yaptı.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler 20. gününde sürüyor.

    İran’ın birçok şehrinde lise ve üniversite öğrencileri “Özgürlük” ve “Molla Defol!” sloganları eşliğinde okul ve sokaklarda yürüyüş yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İran’da başlayan protestolar 19. gününde, parlamenter Sehlani saçlarını kesti

    İran’da başlayan protestolar 19. gününde, parlamenter Sehlani saçlarını kesti

    PİRHA- İran’da süren protestolar ortaokul ve liselere yayılırken, Avrupa Birliği Parlamenteri Amir Sehlani, Jina Mahsa Amînî’nin katledilmesini protesto etmek için kürsüde “Jin jiyan azadi” sloganı atarak saçlarını kesti. 
    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler 19. gününde ortaokul ve liselere yayılarak devam ediyor.
    Öte yandan Avrupa Birliği Parlamenteri Amir Sehlani, Avrupa Parlamentosu’nda Kürt kadın Jina Mahsa Amînî’nin katledilmesini kınayarak İran’da kadın devrimini desteklemek amacıyla yaptığı konuşmanın ardından saçlarını kesti.
    İran’da kadınların 3 haftadır cesurca eylemlerini sürdürdüğüne işaret eden Amir Sehlani, “İran’da Kürt, Fars, Azeri kadınlar özgürlüklerini kazanmak için canlarını feda etmeye hazır. Birleşmiş Milletler bu konuda sessiz kalmamalı ve katliamlara karşı tavır almalıdır. Aksi takdirde kadınların üzerindeki baskılar daha da artacaktır” ifadelerine yer verdi.
    Amir Sehlani konuşmasının sonunda, İranlı kadınlar özgürlüklerine kavuşuncaya kadar yanında olacağını belirtti. “Jin, Jîyan, Azadi” sloganı attıktan sonra saçlarını kesti.
    (HABER MERKEZİ)
  • Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    PİRHA-Ankara Kadın Platformu, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel’in katledilmesine ilişkin açıklama yaparak “İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de  Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz” denildi.

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, akademisyen Nagihan Akarsel’in Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesine bir tepki de Ankara Kadın Platformu’ndan geldi.

    Mor Mekan’da yapılan basın açıklamasında Jîna Mahsa Amini ile Nagihan Akarsel’in fotoğrafları bir arada taşındı. Kadınlar ayrıca açtıkları pankartta “Jin, Jîyan, Azadî diyenler susmayacak” mesajını verdi.

    “JİN JİYAN AZADİ DİYENLER ASLA SUSMAYACAKLAR”

    Ankara Kadın Platformu adına okunan metinde “Nagihan’a sıkılan kurşun tüm kadınlara ve kadın mücadelesine sıkılmıştır” denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Nagihan Akarsel isyanımızdır!

    Günlerdir dünyanın her yerinde biz kadınların öfkesi ve isyanı katlanarak büyüyor. Erkek devlet şiddeti bir arkadaşımızı daha bizden kopardı.

    Yeni bir dünya mümkün diyerek kadın özgürlük mücadelesine olan büyük inancıyla ömrünü kadınların sesini tüm dünyaya duyurmaya adamış Jineoloji Dergisi editörü Nahihan Akarsel’in dün sabah Süleymaniye’de kirli bir suikastle katledilmiş olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.

    Nagihan, ömrünü özgür basında gazeteciliğe ve kadın haberciliğine adamış, her türlü zulüm ve baskıya rağmen kadınların hakikatini yazmaktan bir an olsun vazgeçmemiş, duruşu ve mütavaziliği ile herkese ilham olmuş bir arkadaşımızdı. Türkiye’de maruz kaldığı yargı şiddeti ve baskılar nedeniyle Süleymaniye’ye geçmek zorunda kalmış ancak kadınlar için üretmekten yazmaktan bir an olsun vazgeçmemişti.

    Öfkemiz de acımız da büyük. Günlerdir Türkiye’de İran’da ve dünyanın her yerinde yaşam hakkımızı, özgürlüğümüzü savunmak için çıktığımız sokaklarda devlet şiddeti, baskı ve gözaltılarla karşımıza çıkmaya devam ediyor. Dün Nagihan için Diyarbakır’da ve İstanbul’da yapılmak istenen açıklamalarda onlarca kadın işkenceyle gözaltına alındı. Kadın katliamları karşısında acımızı, öfkemizi, direnişimizi haykırmak için çıktığımız sokaklar işkenceyle şiddetle bizlere yasaklanırken, şeriat propagandası yapanlar, devlet desteğiyle nefret yürüyüşlerini örgütleyenler aynı sokaklarda kırmızı halılarla karşılanıyorlar.

    Biz kadınlar, coğrafyalara göre biçim değiştirse de şiddetin aynı sistemden beslendiğinin farkındayız. İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz. Sınırları aşan dayanışmamızın gücü de buradan geliyor.

    Bu yüzden Nagihan’a sıkılan bu kurşunlar Kürt kadın hareketine, kadın kurtuluş hareketine ve feminist mücadeleye sıkılan kurşunlardır diyoruz. Bu kurşunlar kadınların sesine, sözüne sıkılmış kurşunlardır. Ancak, dün Mahsa Amini’yi, bugün Nagihan’ı katleden erkek devletler şunu iyi bilsin ki; kadın özgürlük mücadelesinin yaktığı ışık karanlık oyunlarla, şiddetle suikastle söndürülemeyecek kadar büyük ve görkemlidir. İran’da olduğu gibi dünyanın dört bir yanında tekçi, cinsiyetçi erkek egemen rejimlere karşı kadın mücadelesini dayanışmayla büyütmeye devam edeceğiz.

    Nagihan şahsında bizleri baskıyla, şiddetle, suikastle, susturmaya sindirmeye çalışanlara cevabımızı kadın mücadelemizden bir adım dahi geri atmayarak vereceğiz. Ve Jin jiyan azadi diyenler asla susmayacaklar!”

    PİRHA/ANKARA

  • İran’da başlayan protestolar 18. gününde, kadınların direnişi devam ediyor-VİDEO

    İran’da başlayan protestolar 18. gününde, kadınların direnişi devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- İran’da şeriat rejimini protestolar 18. gününde devam ediyor. Gösterilerde sık sık “İran ayağa kalk”, “Diktatöre ölüm” sloganları atılıyor.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler 18. gününde sürüyor.

    İnsan hakları örgütleri protesto eylemlerinde 100’e yakın kişinin katledildiğini duyururken, 2500 kişinin de gözaltına alındığı ve işkenceye maruz kaldığını açıkladı.

    Öğrencilerin eylemleri de İran’ın çeşitli kentlerinde devam ediyor. Gösterilerde sık sık “İran ayağa kalk”, “Diktatöre ölüm” sloganları atılıyor.

    (HABER MERKEZİ)