Etiket: jineoloji

  • GÜNCELLENDİ/Karakoçan’da Demokratik Toplum Çağrısı ve Jineoloji paneli gerçekleştirildi-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Karakoçan’da Demokratik Toplum Çağrısı ve Jineoloji paneli gerçekleştirildi-VİDEO

    PİRHA-2’nci Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali’nin birinci gününde Demokratik Toplum Çağrısı ve Jineoloji paneli gerçekleştirildi. Herkesin hayalini kurduğu barışın inşa sürecinde olduğunu belirten Yazar Nesrin Akgül, “Bizim için belki daha da önemli olan barış dediğimizde bir kadına ya da bunu yaşayan bu coğrafyadaki Kürt toplumsallığı açısından en büyük şey barış için bir araya gelmek, buluşmaktır” dedi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde düzenlenen 2’nci Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali; Karakoçan Belediyesi Belediyesi ve Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), Karakoçan Dernekler Federasyonu ( KAR-DEF) ve Avrupa Karakoçanlılar Derneği (AV KARDEP) öncülüğünde düzenleniyor.

    Festivalin ilk gününde Karakoçan Belediyesi Konferans Salonu’nda “Demokratik Toplum Çağrısı ve Jineoloji” paneli düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Müjgan Halis yaparken panele Yazar Nesrin Akgül ve Avukat Gulan Çağın Kaleli konuşmacı olarak katıldı.

    “BARIŞI, ÖZGÜR BİR BULUŞMA EYLEMİ OLARAK TANIMLAMAK GEREKİYOR”

    Herkesin hayalini kurduğu barışın inşa sürecinde olduğunu belirten Yazar Nesrin Akgül,  “Bizim için belki daha da önemli olan barış dediğimizde bir kadına ya da bunu yaşayan bu coğrafyadaki Kürt toplumsallığı açısından en büyük şey barış için bir araya gelmek, buluşmaktır. Çünkü çok ayrıldık, parçalandık. Çok yitirdik, kaybettik. Bu nedenle barışı güçlü bir buluşma eylemi, anlamlı ve özgür bir buluşma eylemi olarak tanımlamak gerekiyor. Kürt halkı Zerdüşt’ten bu yana Kürt ideolojisi ve Kürt halkına bir manifestoyla ortaya koyduk. Bu manifesto çağın varlığı ispatlanan ve demokratik ulus gücü haline gelecek olan Kürt halkı için varlık inşasını tanımlama manifestosudur. Bu manifesto ışığında yeni dönemi anlamak hepimizin temel görevi ve sorumluluklarıdır. Süreci sadece anlamak değil, tartışmak, bunun üzerine bir şeyler inşa etmek kurmaktır” dedi.

    “BARIŞI KONUŞMAK ÇOK KIYMETLİ”

    Barışı konuşmanın çok kıymetli olduğunu vurgulayan Avukat Gulan Çağın Kaleli, “Bu yenilikle beraber Kürt kadın hareket elbette dünya deneyimleriyle, dünya kadın hareketlerinin, feminist mücadelenin ama kendi özgün deneyimleriyle, o toplumdan kendi köklerinden getirmiş olduğu bütün o bilgi, birikim ve kültürüyle çok ciddi bir bilim anlayışını ortaya koymaya başladı. Tıpkı bugün kadına dönük şiddetin üzerinin örtülmesi gibi, ulus devletin bütün mekanizmalarıyla bu şiddet sarmalını beslemesi gibi kendi yargısıyla aslında cezasızlık politikalarıyla nasıl cezasızlık politikalarıyla örtüyorsa o dönemde de kendi ilkel yöntemleriyle daha fiziksel bir örtük duruma getirdiğini görüyoruz. Bugün kastik tanımını yaparken ya da tarih öncesi çok uzun ya da çok eski geçmiş bir kavramdan bahsetmiyoruz. Zamanla değişen, dönüşen fark ta ortaya koyan ama zihniyet olarak tıpkı Sayın Öcalan’ın da tanımladığı gibi bugün aslında o şiddeti üreten bütün mekanizmaların ya da erkekliğin kastik katil artıkları olduğu ve bunu kendi içerisinde sürekli beslediğini söyleyebilmek mümkün” diye konuştu.

    Panel soru cevapla son buldu.

    PİRHA/KARAKOÇAN

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Orhan: Hakkımızda suç çetelesi oluşturulmak isteniyor-VİDEO

    Dersim Belediye Eş Başkanı Orhan: Hakkımızda suç çetelesi oluşturulmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, 22’ncisi düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali gerekçesiyle 5 Ağustos’ta ifadeye çağrılmıştı. DEM Partili belediyelerin keyfi suçlamalarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Birsen Orhan, “Neredeyse DEM Parti belediye eş başkanları neden nefes alıyor diye suçlanacağız. Bizler hakkında suç çetelesi oluşturulmak isteniyor. Ancak biz belediyelerimizi valilere teslim etmeyeceğiz” dedi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan 22’ncisi düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali gerekçesiyle Tunceli Merkez Emniyet Müdürlüğü tarafından 5 Ağustos tarihinde ifadeye çağırıldı.

    Emniyette Birsen Orhan’a moderatörlüğünü yaptığı ‘Jineoloji, Demokratik Siyaset Tartışıyor’ panelinin düzenlendiği gün toplatılan “Jineolojiye giriş” kitabına ilişkin sorular soruldu. Orhan’a, “‘Jineolojiye Giriş’ isimli kitabın içeriği hakkında bir bilginiz var mıydı?”, “’Jineolojiye Giriş’ isimli kitap da dahil olmak üzere Aram Yayınları stadında bulunan tüm kitaplara sahip çıkılması ve satın alınması için neden çağrıda bulundunuz?” şeklinde sorular soruldu.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, ifadeye çağrılmasını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “KEYFİ SUÇLAMALARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3. gününde ‘Jineoloji, Demokratik Siyaset Tartışıyor’ başlıklı bir panel gerçekleştirdiklerini belirten Birsen Orhan, “Panelde Aram Yayınevi’nin standından ‘Jineoljiye Giriş’ kitabının panelde konuşulmasına ilişkindi. Kitap hakkında 2019 yılında toplatılma kararı olduğu söylendi ancak bu ne bize ne de Aram Yayınevi’ne tebliğ edildi. Partimiz siyasi soykırım kıskacında ve keyfi suçlamalarla karşı karşıyayız. Kürt düşmanlığı politikalarının bir parçası olarak panelde yaptığım konuşmalardan dolayı suça tahrik suçlaması yapılarak ifadeye çağrıldım. Neredeyse DEM Parti Belediye Eş Başkanları neden nefes alıyor diye suçlanacağız. Aslında yapılmak istenen adı ne olursa olsun bir soruşturma açalım şeklinde. Yani bir şekilde suç çetelesi oluşturulmak isteniyor. Kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu soruşturmada takipsizlik kararı bekliyoruz” diye belirtti.

    “İKTİDAR, HER ZAMAN KAYYUM SOPASINI ELİNDE TUTUYOR”

    İktidarın her zaman elinde kayyum sopasını tuttuğunu vurgulayan Orhan, “İktidara yakın bir gazeteci 27 belediyeyi hedef göstererek kayyum atanabilir gibi söylemler geliştirerek aslında bir şeylerin zeminini hazırladığını çok iyi biliyoruz. Ancak biz belediyelerimizi sömürge valilerine teslim etmeyeceğiz. Bizlerin Dersim halkına sözü var çünkü bize tarihi bir görev ve sorumluluk verdiler. 5 yıl boyunca hizmetlerimiz ve pratiklerimiz ile halkımızın ihtiyaçlarına cevap olmak için çalışacağız” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ifadeye çağırıldı

  • Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    PİRHA-Ankara Kadın Platformu, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel’in katledilmesine ilişkin açıklama yaparak “İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de  Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz” denildi.

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, akademisyen Nagihan Akarsel’in Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesine bir tepki de Ankara Kadın Platformu’ndan geldi.

    Mor Mekan’da yapılan basın açıklamasında Jîna Mahsa Amini ile Nagihan Akarsel’in fotoğrafları bir arada taşındı. Kadınlar ayrıca açtıkları pankartta “Jin, Jîyan, Azadî diyenler susmayacak” mesajını verdi.

    “JİN JİYAN AZADİ DİYENLER ASLA SUSMAYACAKLAR”

    Ankara Kadın Platformu adına okunan metinde “Nagihan’a sıkılan kurşun tüm kadınlara ve kadın mücadelesine sıkılmıştır” denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Nagihan Akarsel isyanımızdır!

    Günlerdir dünyanın her yerinde biz kadınların öfkesi ve isyanı katlanarak büyüyor. Erkek devlet şiddeti bir arkadaşımızı daha bizden kopardı.

    Yeni bir dünya mümkün diyerek kadın özgürlük mücadelesine olan büyük inancıyla ömrünü kadınların sesini tüm dünyaya duyurmaya adamış Jineoloji Dergisi editörü Nahihan Akarsel’in dün sabah Süleymaniye’de kirli bir suikastle katledilmiş olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.

    Nagihan, ömrünü özgür basında gazeteciliğe ve kadın haberciliğine adamış, her türlü zulüm ve baskıya rağmen kadınların hakikatini yazmaktan bir an olsun vazgeçmemiş, duruşu ve mütavaziliği ile herkese ilham olmuş bir arkadaşımızdı. Türkiye’de maruz kaldığı yargı şiddeti ve baskılar nedeniyle Süleymaniye’ye geçmek zorunda kalmış ancak kadınlar için üretmekten yazmaktan bir an olsun vazgeçmemişti.

    Öfkemiz de acımız da büyük. Günlerdir Türkiye’de İran’da ve dünyanın her yerinde yaşam hakkımızı, özgürlüğümüzü savunmak için çıktığımız sokaklarda devlet şiddeti, baskı ve gözaltılarla karşımıza çıkmaya devam ediyor. Dün Nagihan için Diyarbakır’da ve İstanbul’da yapılmak istenen açıklamalarda onlarca kadın işkenceyle gözaltına alındı. Kadın katliamları karşısında acımızı, öfkemizi, direnişimizi haykırmak için çıktığımız sokaklar işkenceyle şiddetle bizlere yasaklanırken, şeriat propagandası yapanlar, devlet desteğiyle nefret yürüyüşlerini örgütleyenler aynı sokaklarda kırmızı halılarla karşılanıyorlar.

    Biz kadınlar, coğrafyalara göre biçim değiştirse de şiddetin aynı sistemden beslendiğinin farkındayız. İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz. Sınırları aşan dayanışmamızın gücü de buradan geliyor.

    Bu yüzden Nagihan’a sıkılan bu kurşunlar Kürt kadın hareketine, kadın kurtuluş hareketine ve feminist mücadeleye sıkılan kurşunlardır diyoruz. Bu kurşunlar kadınların sesine, sözüne sıkılmış kurşunlardır. Ancak, dün Mahsa Amini’yi, bugün Nagihan’ı katleden erkek devletler şunu iyi bilsin ki; kadın özgürlük mücadelesinin yaktığı ışık karanlık oyunlarla, şiddetle suikastle söndürülemeyecek kadar büyük ve görkemlidir. İran’da olduğu gibi dünyanın dört bir yanında tekçi, cinsiyetçi erkek egemen rejimlere karşı kadın mücadelesini dayanışmayla büyütmeye devam edeceğiz.

    Nagihan şahsında bizleri baskıyla, şiddetle, suikastle, susturmaya sindirmeye çalışanlara cevabımızı kadın mücadelemizden bir adım dahi geri atmayarak vereceğiz. Ve Jin jiyan azadi diyenler asla susmayacaklar!”

    PİRHA/ANKARA

  • Nagihan Akarsel’in faili yakalandı!

    Nagihan Akarsel’in faili yakalandı!

    Süleymaniye Asayişi yaptığı yazılı bir açıklama ile Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel’i öldüren kişinin Koye ilçesinde yakalandığını açıkladı.

    Süleymaniye Asayişi Süleymaniye’de katledilen Jineoloji Araştırma Merkezi Üyesi Nagihan Akarsel’in failinin Koye ilçesinde yakalandığını açıkladı. Yazılı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün sabah saatlerinde Süleymaniye’nin Bahtiyar mahallesinde Nagihan Kemal Akarsel isimli bir kadının yaşamını kaybettiği bilgisi alındı. Güçlerimiz hemen olay yerine intikal ederek incelemelere başladı. Detaylı bir soruşturmanın ardından birkaç saat içinde Bölge Asayiş Kurumu Başkanı’nın talimatı ve Hewlêr-Koye Asayişi işbirliğiyle olayın faillerini yakaladık. Faillerin sorgusu devam ediyor. Faillerin yakalanması sırasında bizlerle bilgi paylaşarak işbirliği yapan yurtsever halkımıza teşekkür ediyoruz.”

    Açıklamada faillerin kimlik bilgileriyle ilgili herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin, Hewlêr’e kaçmak istediği ve YNK denetimindeki son asayiş noktasında yakalandığı bilgisi paylaşıldı.

    Kaynak: MA

  • HDP Dersim Kadın Meclisi, Nagihan Akarsel’in katledilmesini protesto etti-VİDEO

    HDP Dersim Kadın Meclisi, Nagihan Akarsel’in katledilmesini protesto etti-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim Kadın Meclisi, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji Dergisi Editörü, Akademisyen Nagihan Akarsel’in katledilmesine tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bu katliamı lanetliyoruz, Nagihan yoldaşımızın öncülük ettiği bu yolda yürüme sözü veriyoruz” denildi.

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji Dergisi Editörü, Akademisyen Nagihan Akarsel, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi.

    HDP Dersim Kadın Meclisi, Nagihan Akarsel’in katledilmesine tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz okudu. Açıklamada, ‘Hakikat kalemini susturamazsınız’ pankartı açıldı.

    “HAKİKAT KALEMİNİ SUSTURAMAZSINIZ”

    Katliamı lanetlediklerini vurgulayan Nazlı Çelik Öz, “Nagihan yoldaşımızın öncülük ettiği bu yolda yürüme sözü veriyoruz. İktidarlar varlığını kadın üzerindeki sömürüyü derinleştirerek sürdürmeye devam ediyor. Biz kadınlar bir kez daha haykırıyoruz, 21. yüzyıl kadın yüzyılı olacaktır. Karanlıkta kalan kadının ve hakikat gerçekliğini ortaya çıkartmak için yıllardır mücadele eden yoldaşımız Nagihan Akarsel, aynı zamanda bir hakikat kalemi kimliğini taşımıştır. Nagehan ve yoldaşlarının öncülük ettiği bu hakikat kalemini susturamaz. Nagihan Akarsel ,erkek egemen isteme karşı isyan gerekçemizdir” dedi.

    Açıklamanın ardından oturma eylemi yapılarak eylem sonlandırıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Biz kadınlar yaşamı Jineoloji ile yeniden anlamlandıracağız’-VİDEO

    ‘Biz kadınlar yaşamı Jineoloji ile yeniden anlamlandıracağız’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Jineoloji atölyelerinden kadınlar, karantina süreciyle birlikte artan ev içi şiddete, yeni infaz yasasına ve karantina sürecinde yürüttükleri atölye çalışmalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Bu salgın sürecinde devletin kadınlara destek çıkması gerektiğini belirten kadınlar, “Bizler Jineoloji ile yaşamı yeniden anlamlandıracağız” diye konuştular. 

    Henüz ne kadar süreceği belli olmayan koronavirüs salgını ve karantina sürecinde İstanbul’daki Jineoloji atölyesinden kadınlar çalışmalarına evlerinden devam ediyor.

    Kadın-yaşam bilimi anlamına gelen Jineoloji atölyelerinin katılımcısı kadınlar, karantina süreciyle birlikte artan ev içi şiddete, yeni infaz yasasına ve karantina sürecinde yürüttükleri atölye çalışmalarına ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    “EKONOMİK BELİRSİZLİĞE DÜŞEN TÜM KADINLARA DEVLET DESTEĞİ YAPILMALI”

    Karantina süreciyle birlikte artan ev içi şiddete ve yeni infaz yasasına dikkat çeken kadınlar yetkililere, kadınların evlerinde güvenliklerinin sağlanması konusunda çağrılarda bulundu.

    Kadınlar, “Koronavirüsten korunmak için evde kalmak zorunda olunan bu günlerde mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin daha da derinleştirilmesi kaçınılmaz hale geldi. Ev içi şiddet artmış duruda. Görünmez ev içi emeğin doğal işçileri olan kadınlar aleyhinde arttığı ortada. Ev içi işlerin, bakım emeğinin tüm yükü kadınlar üzerinde. Gündelik işlerde çalışan veya ücretsiz izne çıkarılan kadınlar açısından bu süreç ekonomik bir gelir elde edemeden, sosyal güvenceye erişemeden geçirilecek ve ne kadar süreceği belirsiz olan bir süreç. Bu zaman diliminde ekonomik belirsizliğe düşen tüm kadınlara devlet desteği yapılması hayati bir gereklilik” ifadelerini kullandılar.

    “KİMSE KENDİ CAN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMADIĞI KOŞULLARDA TUTULMAMALI”

    Kadınlar yeni infaz yasasına ilişkin şunları söyledi:

    “Karantinada şiddete karşı önlemler alması gereken merciler tam tersini uygulayarak, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un uygulanmasını zorlamakta. Adaletsiz bir infaz düzenlemesiyle açık cezaevinde olan, kadınları ve çocukları yaralamış, öldürmüş ve istismar etmiş erkeklerin cezaevlerinden çıkmasının önü açılırken, kadınların şiddete karşı başvuracakları etkili bir koruma mekanizması sağlanmıyor. Cezaevlerindeki yaşlı ve hasta mahpuslar ile hamile ve çocuklu kadınlar ayrım gözetilmeksizin serbest bırakılmalıdır. Kimse kendi can güvenliğinin sağlanmadığı koşullarda tutulmamalı.”

    “BİZLER JİNEOLOJİYLE YAŞAMI YENİDEN ANLAMLANDIRACAĞIZ“

    Atölyede çalışmalar yürüten kadınlar evde kaldıkları süre içinde gruplar halinde toplu görüntülü arama sohbetleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Buna ilişkin de şunları söylediler:

    “İçeride ve dışarıda yaşamın tüm zenginliğini yaratan kadınlar adına selamlar. Her hafta sonu Jineoloji atölyelerinde var olan sorunlarımızı tarihsel ve ilkesel yöntemlerle belirliyor ve mevcut tüm gücümüzle üzerlerine gidiyor yepyeni yaklaşımlar buluyoruz. Kadınlar ve erkekler arasındaki toplumsal siyasal ve ekonomik farklılıkları doğanın radikalleşmiş bir kutuplaşmasının ürünü olmadığına dair ısrarımızı sürdürüyoruz. Kadın sorunlarını kaynağında çözmeye kararlıyız, kaynağında yani insanlığın doğduğu yerde, kadının ilk sömürüldüğü topraklarda. Çünkü hazineler kaybedildiği topraklarda aranır. Bu coğrafyada sömürülmüş kadınların torunları, yani bizler Jineolojiyle yaşamı yeniden anlamlandıracağız.”

    Eylem BABAYİĞİT/ İSTANBUL