Etiket: Jinnews

  • Gazeteciler savunma yaptı: Talimatla çalışmayız, halkın yaşadıkları gazeteciye talimattır

    Gazeteciler savunma yaptı: Talimatla çalışmayız, halkın yaşadıkları gazeteciye talimattır

    PİRHA- İzmir’de gözaltına alınıp yargılanan gazeteci Semra Turan, Tolga Güney ve Melike Aydın’ın yargılandığı ilk duruşmada haklarındaki adlı kontrol tedbirleri kaldırıldı.

    Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Tolga Güney ve JINNEWS muhabiri Melike Aydın’ın mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek, “Örgüt üyeliği” ile yargılandıkları davanın ilk duruşması Bayraklı ilçesinde bulunan İzmir Adliyesi 13’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya gazeteciler ve avukatlar hazır bulundu.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği üyeleri, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Selman Çiçek, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) temsilcisi Özgür Öğret ve gazetecilerin aileleri duruşmayı takip etti.

    MELİKE AYDIN: SUÇLAMALAR SİYASİ SAİKLERLE YAPILDI

    Duruşma JINNEWS muhabiri Melike Aydın’ın savunmasıyla başladı. Duruşmada ilk söz alan Melike Aydın söz konusu suçlamaların siyasi saiklerle yapıldığını söyleyerek “Mesleki faaliyetlerim suç sayılıyor. Yaptığım görüşmeler suç sayılıyor. Haber kaynaklarımla sadece haber içerikli konuşmalar yaptım. Haber kaynaklarımı ‘yöneltiyormuşum’ algısı doğru değildir. İddianameyi yazanların gazetecilik ile ilgili bilgileri ve fikirleri yok. İkinci kez bu şekilde yargılanmak beni çok yordu. Hep benzer suçlamalar söz konusu. Haber arşivlerim yine suç sayılmış. Bazı haberlerim özellikle seçilip suç sayılmış. Bu şekilde suç üretilmek isteniyor” dedi.

    AVUKAT ÖZTÜRK: AMAÇ GAZETECİLİK FAALİYETLERİNİN ENGELLENMESİ

    Daha sonra Melike Aydın’ın avukatı Şükran Öztürk, benzer suçlamalarla yargılandığını vurgulayarak “Gazetecilik birçok insanla ve alanla etkileşime girer çünkü gazeteci kamuoyunu aydınlatır. Müvekkilin yaptığı haberlerin suçlama konusunun olması kasıtlı bir şekilde yapılmıştır. Buradaki amaç Melike’nin gazetecilik faaliyetlerinin engellenmesi. Gazeteci her meseleyi işleyebilir. Dosyada propaganda amacı taşıyan hiçbir haber yok. Bu anlamda müvekkile atılı suçları kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.
    Mahkeme heyeti, Melike Aydın’ın ev hapsinin kaldırılması ve yurt dışı yasağının devamına karar vererek duruşmayı 12 Mayıs 2025’e erteledi.

    SEMRA TURAN: TOPLUMUN YAŞADIĞI HER SORUN GAZETECİYE BİRER TALİMATTIR

    Daha sonra savunmasını yapan Semra Turan davaya konu olan “örgüt üyeliği” suçlamasını kabul etmediğini söyleyerek “Mezopotamya Ajansı’nın çalışanı ve gazeteciyim” dedi. Dosyaya delil olarak sunulan tüm suçlamaların mesleki faaliyetleri olduğunu belirten Semra Turan, “Bizler gazeteciyiz. Kimseden talimat almayız. İlla bir talimat olarak algılanacaksa toplumun yaşadığı her sorun ve kamuoyunda duyulması gereken her olay bu ülkede yaşayan gazetecilere birer talimattır” dedi.

    “GAZETECİLER ŞAHSINDA TOPLUM YARGILANIYOR”

    Semra Turan, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargılandığını belirterek böylelikle gazeteciler şahsında toplumun yargılandığına işaret etti. Semra Turan Son olarak “Sosyal medya hesaplarımdaki paylaşımlar da tamamen haber içerikli ve düşünce özgürlüğü kapsamında paylaşımlardır. Herhangi bir amaç gütmemektedir. Haftanın 2 günü, belirli saatlerde imza atıyorum. Buda hem il dışına çıkma hem de mesleğimi daha rahat yapmam açısında sorun teşkil ediyor, beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.

    SAVCI CEZA TALEP ETTİ

    Daha sonra esas hakkında mütalasını sunan savcı ‘örgüt üyeliği’nden ceza talep etti. Savcının mütalasından ardından avukatlar mahkemeden süre talep etti.
    Mahkeme heyeti daha sonra Semra Turan’a verilen adli kontrol talebinin kaldırılmasının kaldırılmasını ve yurtdışı yasağının devamına karar vererek duruşmayı12 Mayıs 2025’e erteledi.

    “MUĞLA VE ŞIRNAK’TA KESİLEN AĞACIN ORTAKLIĞINI KURAMAYAN GAZETECİLİKTEN KOPMUŞ DEMEKTİR”

    Son olarak savunma yapan Tolga Güney, Akbelen’deki doğa kırımına yönelik yaptığı haberlerin suç sayılmasına dair, “Gazetecinin işi olayları doğru ve objektif bir şekilde kamuya duyurmaktır. Bunu da hem devletten hem de üzerinde baskı oluşturacak her türlü yapılanmadan bağımsız olarak yapabilir. Bu anlamda tek sorumluluğumuz aktardığımız bilginin ne kadar doğru olup olmadığıdır. Fakat burada yargılanmamızın sebebi bu değil. Bilgilerin doğruluğu ile ilgili hiçbir şüphenin olmadığı ortada. İddianameye koyulan Akbelen’de ağaç kesimi haberinde, bölgede binlerce ağacın kesildiği gerçekleşen bir olayken, bu bölgede yaşayan insanların buna karşı tepki göstermesini haberleştirdim. Muğla’da kesilen ağaçla Şırnak’ta kesilen ağacın ortaklığını kurmayan bir gazeteci bütünlükten, objektiflikten kopmuş demektir’ diye vurguladı.

    “KARADENİZ’DE İNSANLARIN BÖLGELERİNE VERDİĞİ İSİMLER VAR; HİÇ BİRİNE DAVA AÇILMIYOR”

    Güney, haberlerinde kullanılan bölgesel isimlerin suç olarak nitelendirmesine karşılık kimi örnekler vererek şöyle devam etti:

    “Yaşanılan bölgelerin insanları o bölge için hangi tanımı, ismi kullanıyorsa onu kullanmak haberi okumaları açısından daha etkili olur. Mesela Giresun’da bulunan Özlüce Deresi’nin debisinin düştüğüne dair bir haber hazırlasam. Bırakın başka bölgeleri Giresunlular bile bu derenin nerede olduğunu bilmeyebilir. Fakat derenin resmi olan adı yerine halkın kullandığı adını yani Gelevere Deresi ismini kullansam, bölgede yaşamayan insanlar bile en azından adına yazılan şarkıdan bu dereyi bilir. Yine Karadeniz coğrafyasında insanlar resmi adı Taşlıdere Deresi’ni Askoroz Deresi, Sabuncular Deresi’ni Senoz Deresi, Güneysu ilçesini Potomya, Fındıklı ilçesini Viçe, Trabzon Düzköy’ü ise Haçka olarak bilirler. Birçok haber, köşe yazısı, ticari markada da bu isimler kullanılır, birçok Karadenizli sanatçı şarkılarında bu isimleri geçirir. Bunlarla ilgili bir soruşturma ya da dava açıldığını bilmiyoruz.”

    Mahkeme heyeti, Tolga Güney’in ev hapsinin kaldırılması ve yurt dışı yasağının devamına karar vererek duruşmayı 12 Mayıs 2025’e erteledi.

    PİRHA/ İZMİR

  • Gözaltına alınan Gazeteci Öznur Değer, tutuklandı

    Gözaltına alınan Gazeteci Öznur Değer, tutuklandı

    JINNEWS muhabiri Öznur Değer, evine yapılan baskında darp edilerek gözaltına alındı. Adliyeye sevk edlien Değer,tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    JINNEWS muhabiri Öznur Değer, Mardin’’in Kızıltepe ilçesine bağlı İpek Mahallesindeki aile evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Sabah saatlerinde özel harekat polisleri ile beraber yapılan baskında evin kapısı kırılarak eve girildi. Öznur Değer, darp edilerek evden çıkarılırken, ters kelepçe takılıp polis aracına bindirildi.

    Evde yapılan aramanın ardından gazeteci Öznur Değer’in teknik malzemelerine de el konuldu. Öznur Değer, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Adliyeye sevk edlien Değer,tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • MA, JINNEWS ve Yeni Yaşam’ın X hesaplarına erişim engeli

    MA, JINNEWS ve Yeni Yaşam’ın X hesaplarına erişim engeli

    PİRHA-MA, JINNEWS ve Yeni Yaşam’ın X hesaplarına erişim engeli getirildi.

    Mezopotamya Ajansı’nın (MA) X (Twitter) hesabına Türkiye’de erişim engeli getirildi. 263 bin takipçisi bulunan hesabın hangi gerekçeyle erişeme engellendiğine dair ise bir açıklama bildirilmedi.

    JINNEWS ve Yeni Yaşam Gazetesi’nin, X hesabı hesabına da erişim engelli getirildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Batman’da darp edilerek gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı- VİDEO

    Batman’da darp edilerek gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakıldı- VİDEO

    PİRHA- Batman’da darp edilerek gözaltına alınan Jinnews muhabiri Pelşin Çetinkaya ile Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören serbest bırakıldı.

    İçişleri Bakanlığı talimatıyla Mardin, Batman ve Halfeti’de kayyım atanmasının ardından yurttaşların direnişi ikinci gününde de devam ediyor. Kürt siyasetçi kadınlar ve feminist kadınların yaptığı açıklamasından sonra polis kitleye biber gazı ve tazyikli su ile saldırdı.

    Haber takibi yaptığı sırada darp edilerek gözaltına alınan Jinnews muhabiri Pelşin Çetinkaya ve Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören’i de gözaltına alınmıştı.

    Gazeteciler, emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • JİNNEWS’in Eylül ayı çetelesi: 30 kadın katledildi, 15 şüpheli ölüm

    JİNNEWS’in Eylül ayı çetelesi: 30 kadın katledildi, 15 şüpheli ölüm

    PİRHA- Eylül ayı şiddet çetelesine göre 30 kadın ve 1 çocuk katledildi, 15 kadın ve 4 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve hak ihlalleri artarak devam ediyor. Her gün en az iki kadının katledildiği Kürdistan ve Türkiye kentlerinde şiddet vakalarının büyük kısmı basına ya da kamuoyuna yansımıyor. Buna rağmen şiddet bilançosu saklanamazken, kadınlar en fazla aile içerisinde katlediliyor. Kadına yönelik şiddette iktidarın söylemleri ve yargının faillerden yana tutumuna karşı kadınlar mücadele ediyor ve herkesi buna karşı ses çıkarmaya çağırıyor.

    JİNNEWS‘in basından derlediği verilere göre, Eylül ayında 30 kadın ve 1 çocuk katledildi, 15 kadın ve 4 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    FAİL EN YAKINDA

    Katledilen kadınların failleri yine en yakınındakiler oldu. Katledilen 7 kadın evli olduğu, 4 kadın ayrıldığı, 5 kadın boşanma aşamasında olduğu, 2 kadın babası, 1 kadın komşusu olan, 3 kadın kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerce, 4 kadın birlikte olduğu, 1 kadının faille yakınlığı bilinmiyor, 1 kadın boşandığı, 1 kadın çocuğu, 1 kadın akrabası olan erkekler tarafından katledildi.

    EN FAZLA KADIN KATLİAMI İSTANBUL’DA YAŞANDI

    Adıyaman’da 2, Kayseri’de 1, Konya’da 2, Ankara’da 1, Aksaray’da 1, Malatya’de 1, Afyon’da 1, Hatay’da 2, Kocaeli’de 1, İstanbul’da 4, Kars’ta 1, Samsun’da 1, Mersin’de 1, Antep’te 1, Aydın’da 2, Sakarya’da 1, Diyarbakır’da 1, İzmir’de 2, Karabük’te 1, Antalya’da 1, Maraş’ta 1, Manisa’da 1 kadın katledildi.

    KATLEDİLEN KADINLAR

    *İstanbul’da Mehmet E., Maria A.’yı katletti.

    *Antalya’da Savaş Temiroğulları, boşanma aşamasında olduğu Fadime Temirhanoğulları’nı katletti.

    *Maraş’ta Yusuf Bektaş, birlikte olduğu Yaren Küçük’ü ateşli silahla katletti.

    *Adıyaman’da Erdem Kılavuz, evli olduğu Zeliha Kılavuz’u ateşli silahla katletti.

    *Karabük’te Hüseyin Ortakçı, yengesi Gülsiye Ortakçı’yı ateşli silahla katletti.

    *İstanbul’da Osman Kılıç, evli olduğu Havva Kılıç’ı katletti.

    *İzmir’de Serdal Çelik, ayrıldığı Berrin Yılmaz’ı ateşli silahla katletti.

    *Hatay’da Yusuf Koçak, evli olduğu Ayşe Koçak’ı kesici aletle katletti.

    *Sakarya’da Serdar Sert, birlikte olduğu Sehle Gündüz’ü ateşli silahla katletti.

    *İstanbul’da Ercen Yıldız, annesi Aysel Yıldız’ı kesici aletle katletti.

    *Diyarbakır’da Sudenaz U., kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerce ateşli silahla katledildi.

    *Aydın’da Eren Dildöken, boşandığı Nebahat Yükçü’yü ateşli silahla katletti.

    *Kars’ta D.M., evli olduğu Sıla M.’yi ateşli silahla katletti.

    *Samsun’da Osman Y., evli olduğu Naciye Y.’yi kesici aletle katletti.

    *Mersin’de Çetin Gencay isimli erkek, Feriye Gözüala’yı ateşli silahla katletti.

    *Antep’te İsmail Rençber, kızı Hatice Rençber’i ateşli silahla katletti.

    *Manisa’da Gökhan Eller, boşanma aşamasında olduğu Seda Eller’i katletti.

    *’İzmir’de Özkan Karabıyık, boşanma aşamasında olduğu Esin Karabıyık’ı ateşli silahla katletti.

    *Hatay’da H.K. isimli erkek, komşusu olan R.Z.’yi katletti.

    *Kocaeli’de Erdoğan Canbazoğlu, evli olduğu Dursine Canbazoğlu’nu ateşli silahla katletti.

    *Konya’da Çiğdem Eskidemirci, kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişilerce katledildi.

    *İstanbul’da Musa G., birlikte olduğu Zebiniso Dayıovara’yı kesici aletle katletti.

    *Aydın’da Cihan Kaman, Ebru Öcal’ı kesici aletle katletti.

    *Adıyaman’da Ekrem Daşcan, evli olduğu Merve Daşcan’ı ateşli silahla katletti.

    *Kayseri’de Mustafa Bozkurt, ayrıldığı Hatice Gül’ü ateşli silahla katletti.

    *Konya’da Emrah Demirkıran, ayrıldığı Elif Ceren Aslan’ı kesici aletle katletti.

    *Ankara’da Gafer Bozdemir, boşanma aşamasında olduğu Döne Bozdemir’i ateşli silahla katletti.

    *Aksaray’da Mehmet A., kızı Fadimana Ok’u ateşli silahla katletti.

    *Malatya’da Recep Karayiğit, boşanma aşamasında olduğu Nuran Karayiğit’i ateşli silahla katletti.

    *Afyon’da Seydi Aktan, evli olduğu Satı Aktan’ı ateşli silahla katletti.

    ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ

    *Van’da Zehra K., yaşadığı evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *İzmir’de yaşayan Özge Hançer Girgiç, yaşadığı evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.

    *İstanbul’da Dilek A., Avcılar sahilinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.

    *İstanbul’da Neslişah Şentürk, aldığı otelin odasında şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Mardin’de Esra Boğurcu, yaşadığı evde şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    *Antep’te Y.K., evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Van’da Esma Akgüllü, yaşadığı evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Samsun’da Kızılırmak Nehri’nde bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Mardin’de Nurcan Burak, balkondan şüpheli bir şekilde düşerek yaşamını yitirdi.

    *Eskişehir’de Tuğba Koç, bir otomobilin içinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.

    *Niğde’de G.Ç., bir apartmanın 3. katından şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitirdi.

    *İstanbul’da K.A., bir yurdun bahçesinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Balıkesir’de S.Ö., bir caminin bahçesinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Kocaeli’de Necla Kaçar, yaşadığı evde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Kayseri’de Gizem Aksu, bir apartmanın 3. katında şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitirdi.

    KATLEDİLEN ÇOCUKLAR

    Diyarbakır’da Narin Güran katledildi.

    ŞÜPHELİ ÇOCUK ÖLÜMLERİ

    *Niğde’de 4 yaşındaki Fatma Hüma Atabey, bir baraj gölünde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    *Siirt’te 8 yaşındaki Tayyar Aygün, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

    *Urfa’da bir çocuk şüpheli bir şekilde 6. kattan düşerek yaşamını yitirdi.

    *Mardin’de 5 yaşındaki Elif İdil K., bir apartmanın 6. katından düşerek şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    ERİL YARGI KARARLARI

    *İzmir’de bir öğrenciyi taciz eden öğretmen Ferdi Şahin hakkında açılan davanın ilk duruşması sonrası yapılan açıklamada, fail Ferdi Şahin’in açığa alınmayıp Kınık Halk Eğitim Merkezi’ne gönderildiği belirtildi.

    *İstanbul Küçükçekmece’de Nurcan Arslan’ı katleden fail hakkında yeniden görülen davada, faile iyi hal indirimi uygulandı.

    *Ankara’da Êzidî çocuğun DAİŞ tarafından derin internette satışa çıkarılmasına ilişkin görülen davanın 7. duruşmasında bir kez daha karar çıkmadı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Temmuz ayında 21 kadın ve 4 çocuk erkekler tarafından katledildi

    Temmuz ayında 21 kadın ve 4 çocuk erkekler tarafından katledildi

    PİRHA- JINNEWS’in Temmuz ayı şiddet çetelesine göre, 21 kadın ve 4 çocuk katledildi, 22 kadın ve 2 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    JINNEWS, Temmuz ayı şiddet çetelesini açıkladı. Buna göre Temmuz ayında 21 kadın ve 4 çocuk katledildi. 22 kadın ve 2 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 1 kadın boşanma aşamasında olduğu, 4 kadın boşandığı, 2 kadın oğlu, 1 kadın birlikte olduğu, 1 kadın kardeşi, 1 kadın ayrıldığı, 1 kadın tanımadığı, 6 kadın evli olduğu, 1 kadın babası, 1 kadın tanıdığı, 2 kadın akrabası olan erkekler tarafından katledildiler.

    Çetelede, kadınların katledildiği kentler ise şöyle sıralandı:

    Elazığ’da 2, Kütahya’da 1, Adana’da 1, İstanbul’da 3, Malatya’da 3, Karaman’da 1, Adıyaman’da 1, Siirt’te 1, Erzurum’da 1, Giresun’da 1, Kayseri’de 1, Kocaeli’de 1, Edirne’de 1, Gümüşhane’de 1, Mersin’de 2.

    (HABER MERKEZİ)

  • JINNEWS’ten Haziran ayı şiddet çetelesi: 37 kadın katledildi

    JINNEWS’ten Haziran ayı şiddet çetelesi: 37 kadın katledildi

    PİRHA-JINNEWS’in Haziran ayı şiddet çetelesine göre, 37 kadın katledildi, 7 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

    JINNEWS, Haziran ayı şiddet çetelesini açıkladı. Çeteleye göre, Haziran ayında 37 kadın ve 10 çocuk katledildi, 7 kadın ve 2 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Katledilen kadınların 16’sı evli olduğu, 5’i boşanma aşamasında olduğu, 3’ü boşandığı, 2’si ayrıldığı, 3’ü tanıdığı, 5’i kimliği tespit edilemeyen, 1’i damadı, 2’si babası, 1’i akrabası ve 1’i de birlikte olduğu erkekler tarafından katledildi.

    Çetelede, kadınların katledildiği kentler ise şöyle sıralandı: “Ankara’da 5, Mersin’de 2, Urfa’da 1, Konya’da 2, Adana’da 4, Hakkâri’de 1, Rize’de 1, Mardin’de 2, Eskişehir’de 3, İzmir’de 4, Diyarbakır’da 1, Kayseri’de 1, Denizli’de 1, Niğde’de 1, Elazığ’da 1, Antep’te 2, Aydın’da 1, Kırıkkale’de 1, Antalya’da 1, İstanbul’da 1, Tekirdağ’da 1.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteciler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Gazeteciler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    PİRHA- Savcılık 6 gazeteciyi tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti.

    İzmir’de 13 Şubat’ta evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alınan JINNEWS muhabiri Melike Aydın, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Delal Akyüz , Tolga Güney, Gazete Duvar Muhabiri Cihan Başakçıoğlu ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) basın çalışanı Fatma Funda Akbulut savcılığa sevk edilerek İzmir Bayraklı Adliyesi’ne götürülmüştü. Savcılık gazetecilerin ifadesini almadan sulh ceza hakimliğine sevk etti.

    Gazetecilerin mahkemeye çıkarılması bekleniyor.

    PİRHA/ İZMİR

  • İzmir’de 6 gazeteci gözaltına alındı

    İzmir’de 6 gazeteci gözaltına alındı

    PİRHA- İzmir’de Mezopotamya Ajansı, JINNEWS ve Gazete Duvar’ın  muhabirleri ile DEM Parti basın çalışanı gözaltına alındı. 

    İzmir’de polis sabah saatlerinde gazetecilerin evlerine baskın düzenledi. Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Delal Akyüz ve Tolga Güney, JINNEWS muhabiri Melike Aydın ile Gazete Duvar muhabiri Cihan Başakçıoğlu gözaltına alındı. Ayrıca Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) basın çalışanı Fatma Funda Akbulut da gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçeleri öğrenilemeyen 6 kişi, Çankaya’da bulunan İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor. Dosyada 24 saat avukat kısıtlılığı olduğu öğrenildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Gazeteci Kibriye Evren gözaltına alındı

    Gazeteci Kibriye Evren gözaltına alındı

    PİRHA – Gazeteci Kibriye Evren, sabah saatlerinde evine düzenlenen polis baskını ile gözaltına alındı.

    JINNEWS editörü Kibriye Evren, sabah saatlerinde Tuzla’da bulunan evine polis tarafından düzenlenen baskın sonucu gözaltına alındı. Evinde polis tarafından uzun süre arama yapılan Evren’in gözaltı gerekçesi öğrenilemezken, hakkında 24 saatlik avukat kısıtlılığı getirildiği öğrenildi.

    Evren’in Kocaeli TEM Şube’ye götürüldüğü belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • JINNEWS’in 2023 kadın cinayeti çetelesi: En az 320 kadın katledildi

    JINNEWS’in 2023 kadın cinayeti çetelesi: En az 320 kadın katledildi

    PİRHA-JINNEWS’in 2023 yılı şiddet çetelesine göre, en az 320 kadın katledildi, 189 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    JINNEWS, kadına yönelik 2023 yılında yaşanan şiddet çetelesini derledi. Çeteleye göre, 2023 yılında en az 320 kadın katledildi, 189 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kadınlar, en yakınındaki erkekler tarafından katledildi.

    AKP-MHP iktidarının kadını ve çocuğu hedef alan politikaları 2023 yılında da şiddetin artmasına zemin hazırladı. Bir kırıma dönüşen kadın katliamlarının sürdüğü 2023 yılında sadece basına yansıyan şiddet vakaları dahi, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Çetelemize göre 2022 yılında en az 311 kadın katledilmiş, 181 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmişti. İktidarın şiddetle mücadele etmek yerine, şiddete karşı alanlara çıkan kadınlara saldırılarını sürdürdüğü 2023 yılında ise en az 320 kadın katledildi, 189 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.

    Ocak

    2023’ün ilk ayında 31 kadın katledildi, 9 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kadınların katledilme girişimlerine de uğradığı Ocak ayında çocuklara dönük suçlar da sürdü. 4 çocuğun katledildiği Ocak’ta 2 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    Kadınlardan 12’si evli olduğu, 6’sı akrabası, 5’i arkadaşı, 4’ü oğlu, 3’ü tanıdığı, 1’i ayrıldığı erkekler tarafından katledildi. Evli olan kadınlardan 5’i boşanma aşamasındaydı.

    Kadın katliamlarının illere göre dağılımı şöyle: İstanbul 6, Bursa 4, İzmir 2, Samsun 2, Tekirdağ 2, Eskişehir 2, Antalya 2, Denizli 1, Hatay 1, Kütahya 1, Mersin 1, Adana 1, Kilis 1, Meletî 1, Kırşehir 1, Agirî 1,  Muğla 1, Giresun 1.

    Şubat

    Şubat ayı verilerine göre 10 kadın katledildi, 10 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 3 kadın katledilme girişimine uğradı.

    Kadınlardan 3’ü boşandığı, 2’si evli olduğu, 1’i babası, 1’i kardeşi, 1’i arkadaşı olan erkek tarafından katledildi. 2 kadının failinin yakınlık derecesi bilinmezken, yine faillerden biri boşanma aşamasındayken kadını katletti, bir diğeri hakkında da uzaklaştırma kararı bulunuyordu.

    Kadın katliamlarının illere göre dağılımı ise şöyle: İstanbul 2, Adana 1, Aydın 1, Manisa 1, Samsun 1, Antalya 1, Kocaeli 1, Ankara 1, Konya 1.

    Mart

    Mart ayında 22 kadın katledildi, 16 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. 3 kadın ise katledilmek istendi.

    Mart ayı verilerimize göre katledilen 22 kadından 6’sı evli olduğu, 3’ü boşanma aşamasında olduğu, 2’si boşandığı, 2’si birlikte yaşadığı, 1’i kardeşi, 1’i eski arkadaşı, 1’i tanıdığı, 1’i damadı, 1’i arkadaşı olan erkek, 3’ü de çocukları tarafından katledildi. Bir kadının ise kim tarafından katledildiği tespit edilemedi.

    Bu ay en fazla kadın İstanbul’da katledildi. Mart ayında İstanbul’da 4, Xarpêt’te (Elazığ ) 1, İzmir’de 2, Manisa’da 2, Mersin’de 2, Ordu’da 1, Êlih’de (Batman) 2, Antalya’da 1, Ankara’da 1, Artvin’de 1, Adana’da 1, Meletî’de 1, Denizli’de 1, Yozgat’ta 1 ve Riha’da 1 kadın erkekler tarafından katledildi.

    Nisan

    Nisan ayında ise 23 kadın ve 4 çocuk katledildi. 17 kadın ve 4 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    6 kadın evli olduğu, 5 kadın tanıdığı, 3 kadın boşandığı, 3 kadın boşanma aşamasında olduğu, 1 kadın kuzeni, 1 kadın kızının boşandığı erkek tarafından, 1 kadın kardeşinin boşandığı erkek, 3 kadın çocuğu tarafından, 1 kadın da kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce katledildi.

    İzmir’de 3, Muğla’da 2, Adana’da 2, İstanbul’da 2, Riha’da 1, Trabzon’da 1, Kayseri’de 1, Êlih’de 1, Manisa’da 1, Karaman’da 1, Tokat’ta 1, Zonguldak’ta 1, Agirî’de 1 Uşak’ta 1, Erzirom’da 1, Dîlok’ta, Konya’da 1 ve Amed’de 1 kadın katledildi.

    Mayıs

    Mayıs ayında 39 kadın ve 1 çocuk katledildi, 1 kadın ise katledilmeye çalışıldı. 23 kadın ve 3 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirirken, bir bebek ise tecavüz sonucu yaşamını yitirdi.

    2 kadın boşanma aşamasında olduğu, 4 kadın boşandığı, 12 kadın evli olduğu, 2 kadın ayrıldığı, 4 kadın birlikte olduğu, 4 kadın oğlu, 4 kadın akrabası olan, 2 kadın kardeşi, 3 kadın tanıdığı, 2 kadın ise tanımadığı erkekler tarafından katledildi.

    Adana’da 6, İstanbul’da 9, Meletî’de 1, Antalya’da 5, İzmir’de 2, Muğla’da 2, Konya’da 2, Amed’de 3, Dîlok’ta 1, Trabzon’da 1, Aydın’da 2, Kocaeli’de 1, Wan’da 1, Kırşehir’de 1, İzmir’de 2 kadın katledildi.

    Haziran

    Haziran ayına dair elde ettiğimiz verilere göre 25 kadın katledildi, 24 kadın ve 5 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    3 kadın boşanma aşamasında olduğu, 2 kadın boşandığı, 3 kadın çocuğu,  7 kadın evli, 1 kadın akrabası, 1 kadın arkadaşı, 2 kadın ayrıldığı, 4 kadın tanıdığı, 1 kadın damadı olan erkekler tarafından katledildi.

    İzmir’de 6, Dîlok’ta 2, Eskişehir’de 1, Konya’da 1,  Kocaeli’de 1, Qers’te 1, Antalya’da 2, Ankara’da 2, Aksaray’da 1, Adana’da 2, Karabük’te 1, İstanbul’da 2, Manisa’da 1, İzmit’te 1 kadın katledildi.

    Temmuz

    Temmuz ayı verilerine göre 26 kadın ve 2 çocuk katledildi,  9 kadın ve 4 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, 3 kadın katledilmek istendi.

    Kadınlardan 9’u evli olduğu erkekler tarafından katledildi. Bu kadınlardan 4’ü boşanma aşamasındaydı. Yine 7 kadın erkek arkadaşları tarafından, 3 kadın oğlu, 2 kadın boşandığı erkek, 2 kadın tanıdığı/akrabası olan erkek, 1 kadın nişanlı olduğu erkek, 1 kadın iş arkadaşı olan erkek tarafından katledildi. Bir kadının ise fail ile yakınlığı bilinmiyor.

    İstanbul’da 7, Mersin’de 2, Ankara’da 2, Nevşehir’de 2, Manisa’da 2, Bursa’da 1, Antalya’da 1, Çorum’da 1, Mêrdîn’de 1, Samsun’da 1, Êlih’te 1, Dîlok’ta 1, Sakarya’da 1, Giresun’da 1, Meleti’de 1, İzmir’de 1 kadın katledildi.

    Ağustos

    Bu aya dair elde ettiğimiz verilere göre 28 kadın ve 2 çocuk katledildi, 21 kadın ve iki çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, 4 kadın ise katledilmek istendi.

    Kadınlardan 17’si evli olduğu, 4’ü erkek arkadaşı, 2’si tanıdığı, 3’ü boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilirken, 1 kadın tanımadığı bir erkek tarafından katledildi. Bir kadının ise fail ile yakınlığı bilinmiyor.

    İstanbul’da 6, Ordu’da 1, Ankara’da 2, Denizli’de 2, Bursa’da 2, Antalya’da 2, Adana’da 3, Konya’da 2, Nevşehir’de 1, Niğde’de 1, Balıkesir’de 1, Hatay’da 1, Riha’da 1, Semsûr’da 1, Kocaeli’de 1, Giresun’da 1, Tekirdağ’da 1 kadın katledildi.

    Eylül

    Eylül ayı verilerine göre 32 kadın ve 3 çocuk katledildi, 22 kadın ve bir çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, 1 kadın ise katledilmek istendi.

    Kadınlardan 12’si evli olduğu, 5’i boşandığı, 1’i ayrıldığı erkek arkadaşı, 2’si tanıdığı, 4’ü boşanma, 1’i yeğeni, 1’i oğlu, 1’i eski damadı, 1’i kardeşinin boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 1’i tanımadığı bir erkek tarafından katledildi. Bir kadının ise fail ile yakınlığı bilinmiyor.

    İstanbul’da 4, Mereş’te 2, Çorum’da 1, Kocaeli’de 1, Ankara’da 3,  Manisa’da 1,  Karabük’te 2,  ,Denizli’de 1, Bursa’da 3, Antalya’da 1, Riha’da 2, Dilok’ta 1, Muğla’da 1, Erzirom’da 1, Konya’da 2, İzmir’de 2, Kayseri’de 1, Amed’de 1, Afyonkarahisar’da 1, Tekirdağ’da 1, Düzce’de 1 kadın katledildi.

    Ekim

    Ekim ayına geldiğimizde ise elde ettiğimiz veriler kapsamında 28 kadın katledildi, 13 kadın ve 3 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 2 kadın ise katledilmek istendi.

    12 kadın evli olduğu, 2 kadın tanımadığı, 2 kadın oğlu, 2 kadın kardeşi, 2 kadın komşusu, 2 kadın boşanma aşamasında olduğu, 1 kadın boşandığı, 2 kadın birlikte yaşadığı, 2 kadın ayrıldığı arkadaşı, 1 kadın babası olan erkek tarafından katledildi.

    Mêrdîn’de 2, Artvin’de 2, Ankara’da 3, Mersin’de 2, Adana’da 3, İstanbul’da 1, Riha’da 1, İzmir’de 2, Eskişehir’de 1, Dilok’ta 1, Isparta’da 1, Antalya’da 1, Tekirdağ’da 1, Konya’da 1, Kocaeli’de 1, Trabzon’da 1, Agîri’de 1, Edirne’de 1, Bayburt’ta 1, Sakarya’da 1 ve Bursa 1 kadın katledildi.

    Kasım

    2023’ün son ayları olan kasım ayında ise erişebildiğimiz verilere göre 36 kadın ve 6 çocuk katledildi, 23 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, 7 kadın katledilmek istendi.

    14 kadın evli olduğu, 4 kadın boşanma aşamasında olduğu, 6 kadın boşandığı,  1 kadın ayrıldığı, 2 kadın birlikte yaşadığı, 1 kadın kardeşi, 1 kadın çocukları ve komşusu, 2 kadın komşusu, 2 kadın tanıdığı, 1 kadın üvey oğlu, 1 kadın evli olduğu ve çocukları,  1 kadın çocuğu, 1 kadın babası olan erkek tarafından katledildi.

    İstanbul’da 9, İzmir’de 2, Bursa 2, Çankırı’da 2, Konya’da 2, Kayseri’de 1, Riha’da 1, Balıkesir’de 1, Manisa’da 2, Tekirdağ’da 1, Kocaeli’de 2, Adana’da 2, Mêrdîn’de 1, Antalya’da 1, Muğla’da 3, Ankara’da 1, Meleti’de 1, Denizli’de 1 kadın katledildi.

    Aralık

    Yılın son ayı aralık ayında 20 kadın katledildi, 2 kadın ve iki çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

    3 kadın evli olduğu, 6 kadın boşandığı, 1 kadın boşanma aşamasında, 2 kadın akrabası, 2 kadın arkadaşı, 1 kadın kardeşi, 1 kadının faille yakınlık derecesi bilinmiyor,  1 kadın çocuğu olan erkekler tarafından katledildi.

    (JINNEWS)

  • Polis şiddetine uğrayan gazetecilerden açıklama: Hakikati yazmaya devam edeceğiz-VİDEO

    Polis şiddetine uğrayan gazetecilerden açıklama: Hakikati yazmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Haber takip ederken gözaltına alınan ve gözaltında polis saldırısına maruz kalan JINNEWS muhabiri Elfazi Toral ve Demokratik Modernite Dergisi çalışanı Sema Korkmaz İHD’de açıklama yaptı. Gazeteciler, “Polisin özgür basına saldırıları devam ediyor. Bizler gazeteciler olarak hakikati sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Gençlik Meclisi Eş Sözcüsü Edanur İbrahimoğlu’na uygulanan şiddeti protesto eylemini takip ederken gözaltına alınan ve gözaltında polis saldırısına maruz kalan JINNEWS muhabiri Elfazi Toral ve Demokratik Modernite Dergisi çalışanı Sema Korkmaz için Beyoğlu’nda bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.

    “Hakikatin izindeyiz”, “Özgür basın susturulamaz”, “Apê Musa’nın küçük generalleri burada”, “Gerçekler karanlıkta kalmayacak”, “Baş eğmediler, baş eğmedik, baş eğmeyeceğiz” dövizlerinin taşındığı toplantıya, birçok gazeteci katıldı.

    “ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDIM”

    Özgür basın emekçisi olarak sürekli polisin şiddetine maruz kaldıklarını vurgulayan JINNEWS muhabiri Elfazi Toral, “Gazeteci olarak o gün orada bulundum, daha açıklama başlamadan polis şiddetine maruz kaldım. Kameramı daha ayarlamadan polisler tekmeler atıp, saçımdan sürükleyerek gözaltına alındım. Gözaltı aracında da gazeteci olduğumu söylememe rağmen şiddet sürdü. Beş buçuk saat boyunca gözaltı aracında bekletildik. Hem fiziksel hem de sözlü şiddete maruz kaldık. Emniyete gittiğimizde de şiddet devam etti. Hem kötü muameleye maruz kaldım, hem de çıplak aramaya maruz kaldım. Polisin özgür basına saldırıları devam ediyor. Bizler gazeteciler olarak hakikati sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    “POLİS ŞİDDETİ HER ALANDA SÜRÜYOR”

    Demokratik Modernite Dergisi çalışanı Sema Korkmaz ise şunları dile getirdi:

    “Beni saçımdan tutup yerde sürükleyerek gözaltına aldılar. Gözaltı aracında da ters kelepçeyle şiddet sürdü. Polis şiddeti her alanda sürüyor. Baskılara karşı mücadelemiz sürecek.”

    “GAZETECİLERE ŞİDDET ARTARAK DEVAM EDİYOR”

    Gazetecilerin işkenceye uğradıklarını söyleyen ÖHD üyesi avukat Elif Taşdöğen, “Basın emekçilerine karşı polisin keyfi şiddeti hem Anayasa’da hem de AİHM’de belirtildiği gibi işkence ve kötü muameledir. Cezasızlık politikasından dolayı gazetecilere yönelik şiddet artarak devam ediyor. Yaşanan şiddete ilişkin raporlar alındı ve hukuki süreçte itirazlarımızı yapacağız. Cezasızlık politikasına inat mücadelemizi devam ettireceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Darp edilerek gözaltına alınan gazeteciler, İnsan Hakları Derneği’ne başvurdu

    Darp edilerek gözaltına alınan gazeteciler, İnsan Hakları Derneği’ne başvurdu

    PİRHA-Şırnak’ta 25 Kasım eylemini takip ederken darp edilerek gözaltına alınan gazeteciler, İHD’ye başvuruda bulundu. Polis şiddetini çekmelerini istemedikleri için gözaltına alındıklarını söyleyen MA Muhabiri Zeynep Durgut, “Gözaltında da polislerin işkencesine, hakaretlerine maruz kaldık. Araç içerisinde saatlerce kelepçeli bir şekilde bekletildik. Yaşananları topluma duyurmaya devam edeceğiz” dedi.

    Şırnak’ta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yapılan eylem sırasında darp edilerek gözaltına alınan ve teknik ekipmanları kırılan gazeteciler, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şırnak Şubesi’ne başvurdu.

    Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Zeynep Durgut ve Ömer Akın ile JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin, başvuru sonrası dernek binasında açıklama yaptı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan ile İHD Şırnak Şube Eşbaşkanı Haşım Toğurlu da açıklamaya katıldı.

    “BİZİM ŞİDDETİ ÇEKMEMİZİ İSTEMEDİLER”

    Eylemci kadınlarla birlikte gözaltına alındıklarını söyleyen MA muhabiri Zeynep Durgut, “Polisler bizi tanımasına rağmen gözaltı yaptılar. Çünkü bizim şiddeti çekmemizi istemediler. Gözaltında da onların işkencesine, hakaretlerine maruz kaldık. Araç içerisinde saatlerce kelepçeli bir şekilde bekletildik. Yaşananları topluma duyurmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

    “ŞİDDETE MARUZ KALDIK”

    JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin ise, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde şiddete maruz kaldık. Gültekin, kadın olmaları ve özgür basın çalışanı olmaları nedeniyle şiddete maruz kaldık. İktidara yakın basın mensuplarına bir müdahale edilmezken, biz tehdit edilerek gözaltına alındık. Kadınlar da işkenceyle gözaltına alındı. Bu işkence görüntüleri biz gözaltına alındığımız için çekilmedi. Kameramı kırmak için şiddet uyguladılar. Bunun sonuncunda parmağımda çatlak oluştu” diye belirtti.

    “NE İŞKENCE NE DE TUTUKLAMA BİZLERİ YILDIRMAYACAK”

    MA muhabiri Ömer Akın ise şunları dile getirdi:

    “Gözaltına alındıkları gün Anadolu Ajansı ve iktidara yakın medya kuruluşlarının muhabirlerinin de olduğuna ancak onlara herhangi bir engelleme yapılmadı. 10-15 polis etrafımı sardı. Kameramı zorla benden alıp, tekme ve yumruklarla darp ettiler. Sesleri kendi kameralarına girsin diye ‘direnme’ diye bağırıp darp etmeye devam ediyorlardı. Bu esnada kameramın yere vurulduğunu gördüm. Daha sonra beni yüzüstü yere yatırıp sırtıma çıktılar. Ardından yerdeyken plastik kelepçeyle ters kelepçe yaptılar. Araca bindirildikten sonra polislerden biri küfür edip, ‘sana çekme demedik mi?’ dedi. ‘Darp yoktur’ raporu verildi. TEM polisi, ‘seni bir daha buralarda görsem daha çok döveriz’ diye tehdit etti. Gözaltına alındığım sırada çektiğim görüntülerin silinmesi için kameram polisler tarafından kırıldı. Emniyetteyken yanıma getirilen kameramı kontrol ettiğimde kameranın SD kart okuyucu bölümünün kırıldığını gördüm. Gözaltına alınmadan önce çektiğim görüntüleri yok etmeye çalıştıkları anlaşılıyor. Apê Musa’dan devir aldığımız gelenekle bugün de yarın da çalışmaya devam edeceğiz. Ne işkence ne tutuklama bizleri yıldırmayacak.”

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

    İHD Şırnak Şube Eş Başkanı Haşim Toğurlu ise, “Başvuruların detayına baktığımız zaman kolluk kuvvetlerinin orantısız bir şekilde işkenceyle kendilerini gözaltına alındıklarını dile getirdiler. Buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 12 gazetecinin yargılandığı davanın ilk duruşması sürüyor

    12 gazetecinin yargılandığı davanın ilk duruşması sürüyor

    PİRHA-JINNEWS ve MA muhabirlerinin aralarında olduğu 10’u tutuklu 12 gazeteci hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Elleri kelepçeli duruşma salonuna getirilen gazeteciler, yaptıkları iş olan gazeteciliğin suç olmadığını belirtiyorlar.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20 Ekim 2022 tarihinde başlattığı soruşturma dahilinde 29 Ekim’de tutuklanan Mezopotamya Haber Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA Ankara Haber Şefi Deniz Nazlım, MA muhabirleri Berivan Altan, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, Ceylan Şahinli, JinNews muhabirleri Habibe Eren, Öznur Değer ve adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakılan MA muhabiri Zemo Ağgöz ile eski MA stajyeri Mehmet Günhan’ın “örgüt üyeliği” ile yargılandıkları davanın ilk duruşması başladı.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 10.00’da başlayan duruşmayı birçok yurttaş da takip ediyor.

    Tutuklu gazeteciler hakkında oluşturulan 210 sayfalık iddianamede, gazetecilerin çalıştıkları haber ajansları, yazılan haberlerin dili, yasaklı olduğu iddia edilen kitap ve dergiler, haber kaynakları ile yaptıkları telefon görüşmeleri delil olarak gösterildi.

    İddianamede “örgüt üyesi olmak” ile suçlanan 9’u tutuklu 11 gazeteci hakkında değerlendirme yapıldı. İlgili savcı, gazetecilerin “örgüt üyesi olarak kabul edilmelerinin gerektiğini” öne sürmüştü.

    GAZETECİLER KELEPÇELİ GETİRİLDİ

    Tutuklu gazeteciler, yoğun jandarma ve polis eşliğinde kelepçeli şekilde salona getirildi. Yoklama yapılmasının ardından ifade işlemlerine başlandı.

    HAKİMDEN GAZETECİLERE ‘OKUMA-YAZMAN VAR MI?’ SORUSU

    Duruşmada ilk olarak gazetecilerin kimlik bilgileri soruldu. Mahkeme başkanının, Gazeteci Diren Yurtsever’e “Ne iş yaparsın?” sorusuna Yurtsever “Gazeteciyim” diye cevap verdi. Mahkeme başkanının sonraki sorusu “Üniversite mezunu musun?” şeklinde oldu. Yurtsever, soruyu “Halen okuyorum” diye cevapladı. Mahkeme başkanı “Yani henüz mezun olmadın mı?” diye sorunca, Yurtsever “3. üniversiteyi okuyorum” dedi.

    Duruşmada ilk olarak Gazeteci Öznur Değer ifade verdi. Kürtçe ifade veren Değer, şunları söyledi:

    “Ben bir kadınım, Kürtüm ve gazeteciyim. Bu üç kimlikten dolayı buradayım. 3 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bu süreç içerisinde yüzlerce haber oluşturdum. Özellikle kadın, çocuk haberleri yaptım. Ape Musa Anter Basın Şehitleri Ödülü’nü de aldım. Gazetecilik bir sorgulama işidir. Yaşamın tamamını sorgulamaktır gazetecilik. Gazetecilik yazdıkça bir tarih oluşturuluyor. Özellikle son 11 ayda 33 Kürt gazeteci tutuklandı.
    Peki neden gazeteciliğe başladım? Özellikle 2016’dan bugüne kadar yapılan baskıları hissetmekteyiz. Ekonomik, sağlık, askeri açıdan baskılar var. Özellikle 2016’dan bugüne kadar demokrasiyi özledik. İnanıyorum ki sizler de demokrasiyi özlemişsinizdir. 2016’dan bu yana binlerce kadın öldürüldü, binlerce çocuk istismar edildi, insanların yaşam hakkı kaybedildi. Ben size soruyorum, bu tablo karşısında insan kendisini nasıl mutlu hisseder? Ben de bu sorgu sonucu gazeteciliği seçtim. Kimse o insanların sesini duymuyor. Ezilenlerin sesini bütün dünyaya duyurmak için baş koydum. Bu sebepledir ki bir Kürt gazeteci olarak burada karşınızdayım.”

    “TEM’İN BİZE YAPTIĞI ZULÜM KAYITLARA GEÇSİN”

    Öznur Değer’in savunmasının iddianameden uzak olduğunu belirterek araya giren mahkeme başkanı, “Asıl konuya gelin” dedi. Öznur Değer ise yaptığının gazetecilik olduğunu ve neden JinNews’te çalıştığını şu sözlerle anlattı:

    “İpek Er, asker Musa Orhan tarafından tecavüz edildi ve ardından intihar etti. İpek bir Kürt kadındı ve karşısında asker bir erkek vardı. İpek, bütün kadınlara bir miras bıraktı. Bu miras, İpek’in haykırışıydı. Peki İpek’in haykırışını kim dünyaya duyurdu? JinNews. Bu sebeple JinNews’te yazıyorum. Türkiye ve Orta Doğu’da kadınlara yönelik zulmü duyuran JinNews’tir. İyi ki JinNews var. Peki neden JinNews neden terörize ediliyor?
    Yüzlerce yıldır kadın haberlerini erkekler yazıyor. JinNews çalışanlarının bütünü kadındır ve yeni bir yaşamı benimsiyor. Bu sebeple JinNews’te yazıyorum.
    Ayrıca Ankara TEM’in bize uyguladığı işkencelerden bahsetmek istiyorum. Ankara TEM’in bize yaptığı zulmün kayıtlara geçmesini istiyorum. Özellikle gözaltına alınmamızdan itibaren bir mizansen uygulanıyor. Başlarımızı eğmek istediler, kelepçeli şekilde bayrak önünde fotoğraf çekmeye çalıştılar, bu fotolar ile Kürt gazetecileri terörize etmeye çalıştılar. TEM işkenceleri ile 3 gün hücrede kaldım. Ellerim kelepçeli şekilde polise saldırdığım iddia edildi. Sormak isterim, kelepçeli halde saldırıp, darp edebilir miyim? Bana işkence yapılan yerde kameralar da vardı.”

    Öznur Değer’in savunmasını bölen mahkeme başkanı “Bunları anlatmanızın anlamı yok. JinNews’in PKK terör örgütü ile bağı ne? Buna gelin” dedi.
    Sonrasında Öznur Değer şöyle devam etti:

    “İşkence raporlarını yok etmek için çalışıyorlar. İddianame hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. İnanıyorum ki iddianame TEM’in fezlekesi ile yazılmış. Mesela banka hesabımın çalışmadığı yazılmış. Ancak bu bilgi yanlış. Mesela Mezopotamya Ajansı çalışanı olduğum yönünde maddi hata var. Diyorlar ki ‘Öznur Değer yazılan adreste yaşamıyor.’ Ancak ben o yazılan adreste gözaltına alındım. Evimde birçok yasaklı kitap bulunduğu iddia edildi. Ancak sadece telefonuma el koyulduğu kayıtlarda var. Bu da maddi bir hatadır. Özellikle gizli tanık hakkında konuşmak istiyorum. Söylediklerinin tümünü reddediyorum. Üzerime yapılan suçlamalar kadın kimliğime karşıdır. Bunlara karşı savunma yapmayı gerek duymuyorum.”

    “BİZ KİMSEDEN TALİMAT ALMAYIZ”

    Duruşmaya 5 dakika ara verilmesinin ardından duruşmaya Gazeteci Emrullah Acar‘ın ifadesi ile devam edildi.

    “Kürtçe kendimi daha iyi ifade edebildiğim için Kürtçe savunma yapacağım” dedi. Gazeteci Acar, iddianamede yer alan suçlamalara karşı şu savunmayı yaptı:

    “Özgür basın üzerindeki saldırıları kınıyorum. Mezopotamya Ajansı doğrular üzerinden habercilik yapar. O nedenle burayı tercih ettim. Onlarca kez bu adliyede haber takibi de yaptım. Polisler tarafınca ajanlık teklif edildi, çalışmalarımız engellendi. Ancak bizler gazeteciyiz. Fezlekelere baktığımızda bizden intikam almaya çalışıyorlar. Gözaltında kaldığım sürede MİT’ten gelip ajanlık dayattılar. Kabul etmediğimde ‘seninle görüşeceğiz’ denildi.
    Şimdi ise gizli bir tanığın suçlamaları iddianamede yer alıyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ne (DFG) üye olmakla suçlanıyoruz. E-devlet üzerinden DFG’ye üye oldum. Burada yargılanan Mezopotamya Ajansı’dır. Biz haberlerimizi 5N 1K kuralının yanında vicdanı da ekliyoruz. Bu nedenle bugün yargılanıyoruz. MA, toplumun sesidir. Biz bugün hakikati savunuyoruz. Bazı haberleri rt yapmam suç olarak görülmüş. Kendi evimde gözaltına alındığımda kimi kitaplar yasak görülüp el konuldu. Ancak o kitapları satın aldığımda yasak oluşmuyor. Biz kimseden talimat almayız.”

    Hakimin, “Örgütsel talimatla mı Mezopotamya Ajansı’na girdin?” sorusuna ise Acar, “Kimseden talimat almadım. Gazetecilik bölümünü bitirdikten sonra kendi başvurumla işe başladım. Değer ailesi olduğum için işe başladıktan sonra bana para aktarıldığı söyleniyor. Madem öyle neden işsiz olduğum sürede bu para bana verilmedi?” diye belirtti.

    “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    Duruşmaya MA Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Diren Yurtsever‘in savunması ile devam edildi. 8 yıldır gazetecilik yaptığını belirten Yurtsever, mahkemenin duruşma süresini 17:30 ile sınırlamasını eleştirerek şunları söyledi:

    “Resmi, meşru bir ajans kriminalize ediliyor. Peki neden suçlanıyoruz? En kritik süreçlerde biz bunu hep yaşıyoruz. Seçimlere giderken, ekonomi dibe vurmuşken gazeteciler üzerinde hiç olmayan bir baskı iklimi oluştu. İnsanlar ‘Bu ülkeye adalet lazım’ dediklerinde gözaltına alınıyorlar. Gazeteciliğin kendisi vicdandır. Bizler iktidarın belirlediği sınırlarda kalmadığımız için buradayız. Bizler özgür Kürt basını mensubuyuz. Bizler hak haberciliğini esas alırız. Toplumu ayrıştıran dili benimsemiyoruz. Bizim yaptığımız iş hakikat haberciliğidir. Gazetecilik suç değildir. İktidarın, görünmesini istemediği, Kürt sorununu işleyen haberlerimiz var. Kürt halkının yaşadığı ihlallerin görünmesi istenmiyor.”

    Diren Yurtsever’e, “PKK-HDP aleyhine hiç haber yaptın mı? Diyarbakır anneleri ile ilgili haber yaptın mı?” sorularının yöneltilmesi üzerine avukatlar, “Böyle sorularla savunmayı bölmeyin” diyerek itiraz etti.
    Diren Yurtsever, savunmasının devamında “Ben tarafsız bir gazeteciyim. Sürekli üzerimizden bir algı yaratılıyor. Gazetecilik itibarsızlaştırılıyor. Artık herkes yargının baskısı altında. Peki yargı kimin baskısı altında?
    Evimde hasta tutsakların yazılı olduğu listeye el konuldu. Bu İHD’nin raporlarından alınmadır. Mesleğim gereği açık yaşıyorum, gizli bir şeyim yok. Mesleğimden ötürü onur duyuyorum.”

    “TALİMAT ALAN HİÇ KİMSE GAZETECİ OLAMAZ”

    MA muhabiri Deniz Nazlım ise savunmasında, “Mezopotamya Ajansı, alternatif bir haber ajansıdır. Reuters Haber Ajansı, AFP gibi mecralara dahi haber satan bir ajanstır MA” dedi. Gazeteci Nazlım, “Kimse bana talimat vermedi. Talimat alan hiç kimse de gazeteci olamaz” diyerek şunları söyledi:

    “İddianamede ‘sözde gazeteci’ ifadesi var. Ben bunu kabul edemem. 7 yıldır vergi veren, insanları çalıştıran bir ajans nasıl yasa dışı görülür? Ben gizli bir iş yaparsam neden denetlenebilir bir hesap kullanayım? Usulsüz bir iş olsa elden verilmez miydi? Ben de diğerleri de emeğimizin karşılığını alarak haber yapmışız.
    Bana örgüt kuryesi gibi bir suçlama da yöneltilmiş. Ayrıca haber notları da iddianameye eklenmiş. Ancak o notların bazıları bana ait değil.
    Nagihan Akarsel’in cenazesine katıldığım yazılıyor. Haber takibi için orada olduğum belli. Elimde fotoğraf makinası mevcut. Örgütsel bir yapılaşma içerisinde bulunmadım, bu mesleğime aykırıdır.”

    “BU ÜLKEDEN BENİ KOVSANIZ DA GİTMEM”

    Gazeteci Berivan Altan da savunmasında, yaptığı haberler nedeniyle yargılandığını vurguladı. Yazılan haberlerin illegal gösterildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Nagihan Akarsel’in cenaze töreninin olduğu gün haber takibine gittik ancak engellendik. Gizli tanığın suçlamalarını kabul etmiyorum. Beni kriminalize etmeye çalışmış. Örneğin Konya’da Dedeoğlu ailesinin tehdit edildiğini haberleştirdiğim için suçlanıyorum. Ancak o aileden 7 kişi, haberlerim sonrasında vahşice katledildi.
    İşkenceyle, mizansenle gözaltına alınıp tutuklandım. Kürtlere karşı davaların yanı sıra sizin de başkanlığını yaptığınız 10 Ekim Gar Katliamı Davası’nı da MA kimliğimle takip ettim. Benim için ‘kuvvetli suç unsuru var, kaçabilir.’ deniliyor. Bu ülkeden beni kovsanız da gitmem. Ben hakikat gazeteciliğini tercih ettim.”

    “BARIŞ UMUDU DA YARGILANIYOR”

    Gazeteci Ceylan Şahin ise, “Gazetecilik illegal bir meslek gösterilerek” yargılanıyor diyerek şu savunmayı yaptı:

    “Gazeteciler insanlığın dil, din, sınıf ayrımı yapmadan, tüm bireylerin sorunlarıyla ilgilenir. Bu yargılamalar sadece gazetecilerin değil, barış umudunun da yargılanması anlamına gelir. Haberlerimde hiçbir ayrıştırmaya gitmedim.”

    “SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARIM SUÇ OLARAK GÖRÜLMÜŞ”

    Gazeteci Selman Güzelyüz de yaptığı savunmada, “Disk Basın İş ve Uluslararası Gazetecilik Federasyonu üyesiyim ancak ‘sözde gazeteci’ diye suç isnat ediliyor. İddianamede gizli tanık ‘HDP haberlerini yapanların başında geliyor’ demiş. Ancak ben ağırlıklı olarak ekonomi muhabirliği yaptım.
    Öğrenciyken aldığım bursları ödeyemediğim için hesaplarıma haciz kararı vardı. O nedenle yakınlarımın hesap kartlarını kullandım. Bundan dolayı farklı ifadeler var. Ayrıca sosyal medya paylaşımları da suç görülmüş. Bana isnat edilen suçları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

    JinNews çalışanı Gazeteci Habibe Eren, yaptığı haberlerin suça delil olarak sunulduğunu belirterek savunmasında şunları söyledi:

    “Kadın gazeteci olarak yıllardır çoğunlukla cezasızlık haberleri yazdım. Yığınla suçlu insan dışarıda serbest dolaşırken biz gazetecilik faaliyetimiz nedeniyle buradayız. Toplumun ötekilerine mikrofon uzattığımız için aslında bugün yargılanıyoruz.
    JinNews, ‘erkekler ne der?’ demeden yayına başladı. Eril dili reddeden medyanın kadın gözüdür. Peki neden böyle bir medyaya ihtiyaç var? Sistematik olarak kadın katliamları, çocuk istismarı sistematik işlenmekte. Karadenizde Yeşil Yol Projesi’ne karşı ‘devlet benim’ diyen ya da Diyarbakır’da çocuğunun bedenini buzdolabında tutmaya çalışan annenin sesi oldu JinNews. Bugün kamu gazeteciliği yürüttüğümüz için yargılanıyoruz. Demokrasi bekçiliği görevi yürütüyoruz. Kürt kadın gazeteci olduğum için yargılanıyorum. Çin’den sonra en fazla gazeteci tutuklayan ülke Türkiye. Bizim şahsımızda toplum yargılanıyor. Yargılanmamızı gerelen somut birşey yok. Talimatla haber yapıldığı söyleniyor. Bu mümkün müdür? Dokuz yıldır habercilik yapıyorum. Binlerce haberim var. Yani benim ömrüm talimat beklemekle mi geçti?”

    “AA’YA HELAL OLAN BİZE NEDEN HARAM OLUYOR?”

    Gazeteci Hakan Yalçın ise tutuklanmadan önce Van’da çalıştığını belirterek, “Adliye muhabirliği yapmaktaydım. Her gün onlarca kişi düşünce suçlusu olarak tutuklanıyordu. Fikren muhalifseniz malesef bu tür baskılar da oluyor. Van’dan gözaltına alınıp Ankaraya getirildim. Havaalanında polis, kafama silah dayayıp tehditlerde bulunup ağır sözler kullandı. Gizli tanık ifadelerini kabul etmiyorum. Yaptığım binlerce haber içerisinden 3 tane Kürt sorununa ilişkin haber delil olarak önümüze getiriliyor. Geçen hafta Millet İttifakı lideri Van’da Kürt sorununa ilişkin konuştu. Anadolu Ajansı bunu haberleştirdi. AA’ya helal olan bize neden haram oluyor?” sözleriyle tahliyesini talep etti.

    Yeniyaşam Gazetesi dağıtımcısı Hamdullah Ayhan ise Musa Anter’in katledilmesi sonrası gazeteciliğe ilgi duyduğunu belirtti. Daha önceki yıllarda benzer yargılamalara maruz kaldığını ifade eden Ayhan, “Farklı illerdeki çalışmalarım sorgulanmakta. Seyahat özgürlüğüm yok mu? Ayrıca gittiğim illerde çalışıyor görünüyorum. Gazete dağıtımcılığı kapsamında iyi bir maaş alıyorum. Parayı da örgüte gönderiyormuşum. Bunu kabul etmiyorum” dedi.

    “GÖRÜNMEYENİ GÖRÜNÜR KILDIKLARI İÇİN MEZOPOTAMYA AJANSI’NDA ÇALIŞTIM”

    Duruşmada son dinlenen isim ise Mehmet Günhan oldu. Günhan, yaptığı kısa savunmada, “Görünmeyeni görünür kıldıkları için Mezopotamya Ajansı’nda çalıştım. Arkadaşlarımla birlikte kısa da olsa çalışma yürütmekten ötürü onur duyuyorum. Adli kontrol şartımın kaldırılmasını talep esiyorum. Eğer o imza atma zorunluluğum olmasaydı deprem bölgesine yardıma gidecektim” dedi.

    Avukat savunmalarına geçildi.

    “MÜVEKKİLLERİN TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Zamanın kısıtlı olması nedeniyle tüm avukatlar adına Avukat Resul Tamur konuştu. Tamur, “İddia makamı, kollukla birlikte sürekli “sözde gazeteci” ibaresini kullanıyor. Bu hukuki değil. Yok saymaya, itibarsızlaştırmaya yöneliktir. Anayasaya göre ‘basın hürdür ve sansür edilemez’ denilmekte. Van’da helikopterden atılan 2 Kürt vatandaşın haberini yaptıkları için gazetecilerin ‘örgütsel bağları var’ suçlaması söz konusuydu. O dosyada yargılanan gazeteci Cemil Uğur hakkında mahkeme, tutuklanamaz kararı verdi ve yargılanan gazeteciler beraat etti. Devlet reklamcılığı yapmadıkları için, suçlama konusu oluyor. Devlet yanlısı haber yapan fazlaca kurum var. Bir de karşıdan bakmak gerekiyor. Kürt basını, devlet reklamcılığından sıyrıldığı için özgür basın alanını yaratmış bulunuyor. Mezopotamya Ajansı, tutuklananlar hariç 80 çalışanı ile yayına devam ediyor. Dosya, savcılık ve kolluğun kendi ifadeleriyle oluşturulmuştur. El konulan kitaplar da iddianamede söz konusu. Suç delili olarak değerlendirilemez. Gizli tanık beyanı çıplak şekilde ortada duruyor. Müvekkillerin tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

    Duruşmaya 20 dakika ara verildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Mustafa Karabudak’tan, tutuklu Kürt gazetecilerin ilk duruşmasına katılım çağrısı!

    Mustafa Karabudak’tan, tutuklu Kürt gazetecilerin ilk duruşmasına katılım çağrısı!

    PİRHA – 29 Ekim’de tutuklanan Mezopotamya Haber Ajansı (MA) ve JinNews çalışanlarının ilk duruşması 16 Mayıs’ta görülecek. DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, davaya katılım çağrısı yaparak “Her zaman basın emekçilerinin yanındayız” dedi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20 Ekim 2022’de başlattığı soruşturma dahilinde 29 Ekim’de tutuklanan MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA Ankara Haber Şefi Deniz Nazlım, MA muhabirleri Berivan Altan, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, Ceylan Şahinli ile JinNews muhabirleri Habibe Eren, Öznur Değer ve adli kontrol tedbirleri ile serbest bırakılan MA muhabiri Zemo Ağgöz ile eski MA stajyeri Mehmet Günhan’ın “örgüt üyeliği” ile yargılandıkları davanın ilk duruşması 16 Mayıs’ta yapılacak.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek dava saat 10.00’da başlayacak.

    “ONLAR KONUŞAN DİLLERİMİZDİR”

    İddianamede “örgüt üyesi olmak” ile suçlanan dokuzu tutuklu 11 gazetecinin davası için Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak’tan da çağrı geldi. Dernek olarak duruşmaya katılacaklarını belirten Karabudak, şu açıklamayı yaptı:

    “Yandaş medya olmadığı sürece arkadaşlarımız, iktidar tarafınca gazeteci olarak kabul edilmiyor. Siyasal iktidar, kendi gibi düşünmeyen, kendi gibi davranmayanı bu alandan da reddedip yok saymıştır; Kürtleri, Alevileri tüm ötekileri reddettiği gibi. Bizler, arkadaşlarımıza her zaman sahip çıkacağız. Çünkü onlar bizlerin yol arkadaşları, konuşan dillerimizdir. Tüm çalışmalarımıza gelip destek veren, sesimizi duyuran gazetecilerdir. Gizli tanıklarla, içi boş dosyalarla her zaman olduğu gibi arkadaşlarımızı tutuklamaktalar. Bunlar artık olağan durumlar haline geldi bu ülkede. İmam Ali’nin bir sözü var; ‘Bir yerde şiddet, zulüm varsa engel olamıyorsanız, duyurun’ der. Bu arkadaşlarımız da zulümatı duyurduğu için bedelini ödüyorlar diye tahmin ediyoruz. Biz her zaman basın emekçilerinin yanındayız. Duruşmaya katılacağız, elimizden ne gelirse yapacağız Hızır yardımcıları olsun.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gazeteci Nazlıcan Yıldız tahliye edildi-VİDEO

    Gazeteci Nazlıcan Yıldız tahliye edildi-VİDEO

    PİRHA- Jinnews muhabiri Nazlıcan Yıldız, “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında adli kontrol şartı ile tahliye edildi.

    Gazeteci Nazlıcan Yıldız’ın Özgür Öğrenci İnisiyatifi faaliyetleri gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Bayraklı 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı Nazlıcan’ın avukatı, ailesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ve gazeteciler de takip etti.

    Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada söz alan Yıldız, ifadesinde inisiyatifin bir talimatla kurulmadığını, faaliyetlerinin öğrenci sorunlarını kapsadığını, yasal çerçevede barışçıl eylemler gerçekleştirdiğini söyledi. İnisiyatifin bir çekirdek kadrosu olmadığını, kararlarını birlikte aldıklarını kaydeden Nazlıcan, aile ve arkadaşları tarafından kullanılan Nujin adının ise kod isim olarak kullanılmadığını, Nüfus Müdürlüğü tarafından kabul edilmediği için Nazlıcan isminin kendisine verildiğini dile getirdi. Yıldız ayrıca, isim değişikliği için Asliye Hukuk Dairesi’nde devam eden dosyasının da bulunduğunu ekleyerek tahliyesini talep etti.

    “GİZLİ TANIK İFADELERİ SOMUT DELİL İÇERMİYOR”

    Yıldız‘ın avukatlarından Serhat Işık, Yıldız’ın isim değişikliğine ilişkin dosyasını sunarak gizli tanık ifadelerinin somut deliller içermediğini, İnisiyatifin YÖK’ün kuruluş tarihi olan 6 Kasım 2021’de kurulmasının bile örgüte eleman kazandırmak değil öğrenci sorunlarına dair kurulan bir öğrenci örgütü olduğunu gösterdiğini kaydetti. Yıldız‘ın inisiyatifin dijital medya hesaplarını içeren telefona sahip olmadığını, telefonun İP adresinin dahi alınmadan suçlamanın yöneltildiğini ifade etti. Işık ayrıca suçlamaya konu olan eylemlerin yasal olduğunu içeriklerinin de öğrenci sorunlarını kapsadığını dile getirdi.

    Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Yıldız’ın telefonuna ait 2020-2022 yıllarına ait kayıtların çıkarılmasına, yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliyesine karar verildi.

    Yıldız, kararından ardından tutuklu bulunduğu Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • JINNEWS’ten Kasım ayı şiddet çetelesi: 31 kadın ve 5 çocuk katledildi

    JINNEWS’ten Kasım ayı şiddet çetelesi: 31 kadın ve 5 çocuk katledildi

    JINNEWS’in her ay hazırladığı şiddet çetelesine göre, Kasım ayında 31 kadın ve en az 5 çocuk katledildi, 13 kadın ve 4 çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 

    JINNEWS’in her ay basından derlediği verilere göre, Kasım ayında 31 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi. Ölümleri aydınlatılmayarak “şüpheli” olarak kayda geçen kadınlara bu ay yenileri eklendi. Kasım ayında 13 kadının ölümü “şüpheli” olarak kayıtlara geçti.

    FAİLLER YİNE EN YAKINLAR

    Faillerden biri eski polis olurken, kadınlar yine en yakınları tarafından katledildi. Kadınlardan 15’i evli oldukları, 8’i arkadaşı, 3’ü akrabası, 1’i boşandığı, 1’i tanıdığı erkek tarafından katledildi. 2 kadının faillerinin kim olduğu tespit edilmezken, kadınlardan 1’i ise iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Evli oldukları erkekler tarafından katledilen kadınlardan 2’si boşanma aşamasındaydı.

    Kadın katliamlarının illere göre dağılımı ise şöyle:

    “İstanbul’da 6, İzmir’de 3, Hatay’da 2, Antalya’da 2, Manisa’da 2, Denizli’de 2, Diyarbakır’da 1, Bursa’da 1, Kayseri’de 1, Ankara’da 1, Muğla’da 1, Uşak’ta 1, Antep’te 1, Konya’da 1, Samsun’da 1, Erzurum’da 1, Batman’da 1, Adana’da 1, Kocaeli’de 1 ve Bolu’da 1.”

    5 ÇOCUK KATLEDİLDİ

    Yine verilere göre Kasım ayında en az 5 çocuk katledildi, 4 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu gazeteci sayısı 87’e çıktı: Solidaires ve SNJ’den dayanışma çağrısı

    Tutuklu gazeteci sayısı 87’e çıktı: Solidaires ve SNJ’den dayanışma çağrısı

    DFG, ekim ayı raporunda 14 gazetecinin kötü muameleye maruz kaldığını ve 10 gazetecinin daha tutuklanmasıyla birlikte tutuklu sayısının 87’ye çıktığını paylaşırken, SOLIDAIRES Sendikalar Birliği ve Ulusal Gazeteciler Sendikası (Syndicat National des Journalistes –SNJ), Ankara merkezli operasyonda 9 Kürt gazetecinin tutuklanmasını kınadı. 

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Ekim Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu yayınladı. Raporun değerlendirme kısmında, “Basın tarihi açısından iktidarın bir kez daha hukuk garabetlerine imza attığı Ekim ayında, gazeteciler ve gazetecilik bir kez daha katledilmekle, tutuklanmakla, gözaltılarla, sansürle yüz yüze kaldı. Özgür basında uzun yıllar emek veren meslektaşımız Nagihan Akarsel’in katledilişiyle karşıladığımız Ekim ayının sonunda ise 10 meslektaşımız tutuklandı” diye belirtildi.

    SOLIDAIRES ve SNJ ise Ankara’da tutuklanan 9 Kürt gazetecinin serbest bırakılmasını talep ederek, gazetecilerin Erdoğan’ın otoriter politikalarını kamuoyuna duyurdukları için tutuklandıklarını belirtti.

    SANSÜR YASASI

    Meclis’ten geçen Sansür Yasası’nın hatırlatıldığı Dicle Fırat Gazeteciler Derneği açıklamasında, “En çok ses çıkaranlar yine basın meslek örgütleri olsa da bu yasanın, toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiği su götürmez bir gerçek. Bu yasa ile bir yurttaşın, uğradığı hak ihlali karşısında sesini duyurma çabası, ‘dezenformasyon’ denilerek engellenebilecek. Yani sansür yasası ile özellikle faili devlet olan, erkek olan suçlara ilişkin haberlerin yapılmasının, yayılmasının önüne geçmek amaçlanıyor” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, yasanın Resmi Gazete’de yayınlanmasından bir hafta sonra JINNEWS ve Mezopotamya Ajansı’nın (MA) hedef alındığı ve akabinde 11 gazetecinin tutuklandığı hatırlatıldı. Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Özgür basın emekçisi 26 arkadaşımızın birkaç ayda tutuklanmış olması, özgür basın geleneğini bitiremedi. Ancak iktidarın hakikat korkusunun onu bitişe ne kadar yaklaştırdığını bir kez daha gösterdi. 90’lı yılların iktidarlarının, JİTEM’inin 21’inci yüzyılda farklı yöntemlerle formüle edilmiş hali de özgür basına baş eğdiremedi, eğdiremeyecek.”

    DAYANIŞMAYA ÇAĞRI

    Özgür basına yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara karşı başlatılan “Bir Haber de Senden” kampanyasının da hatırlatıldığı açıklamada, tüm gazetecilere şu çağrıda bulunuldu: “Tutuklamalarla susturulmak istenen Kürt gazetecilerin yaptığı haberlerin ve gazeteciliğin suç olmadığını göstermek için tüm meslektaşlarımızı yaptıkları haberleri JİNNEWS ve Mezopotamya Ajansı ile paylaşmaya çağırıyoruz.”

    Raporda, gazetecilere yönelik hak ihlalleri şu şekilde sıralandı:

    GAZETECİNİN YAŞAM HAKKI VE GÜVENLİĞİNE YÖNELİK İHLALLER

    * Saldırıya uğrayan gazeteciler: 1

    * Evine baskın yapılan gazeteciler: 12

    * Gözaltına alınan gazeteciler: 23

    * Tutuklanan gazeteciler: 10

    * Kötü muameleye maruz kalan gazeteciler: 14

    * Tehdit edilen gazeteciler: 2

    * Haber takibi engellenen gazeteciler: 6

    * Hapishanelerde gazetecilere yönelik ihlaller: 23

    GAZETECİYE YÖNELİK DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALLERİ

    * Cezalandırılan gazeteciler: 5

    * Yargılanması devam eden gazeteciler: 59

    * Tutuklu gazeteci sayısı (1 Kasım itibariyle): 87

    GAZETECİNİN EKONOMİK/SOSYAL HAKLARINA YÖNELİK İHLALLER

    * Ekonomik haklara ilgili ihlaller: 2

    BASIN-MEDYA KURULUŞLARINA YÖNELİK ENGELLEME VE SANSÜR

    * Yayın yasağı kararı: 1

    * Yayın durdurma cezası: 5

    İNTERNET-DİJİTAL MEDYA MECRALARINA YÖNELİK ERİŞİM ENGELİ

    * Kapatılan internet sitesi: 4

    * Erişim engeli getirilen haberler: 49

    * Erişim engeli getirilen sanal medya içeriği: 2

    SOLIDAIRES VE SNJ’DEN GAZETECİLERLE DAYANIŞMA MESAJI

    SNJ (Syndicat National des Journalistes –SNJ), Ankara merkezli operasyonda 9 Kürt gazetecinin tutuklanmasını kınadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan SOLIDAIRES ve SNJ, gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.

    ERDOĞAN MUHALEFETİ SUSTURUYOR

    Sendikaların açıklaması şöyle;

    “Bu operasyon, Haziran 2022’deki bir önceki tutuklama dalgasını takip etmektedir. Şu anda Mezopotamya Ajansı ve JinNews medyasından 26 Kürt gazeteci, Erdoğan’ın otoriter rejiminin politikaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmak gibi tek bir suçtan dolayı parmaklıklar ardında. 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken Erdoğan tüm muhalif sesleri susturmaya çalışıyor. Kürt özgür basını da ‘yaraya merhem oluyor’ (Albert LondresFransız gazeteci dediği gibi) ve hükümetin emirlerine boyun eğmeyi reddediyor. Ekim ayı ortasında Türkiye Büyük Millet Meclisi, basın meslek örgütleri tarafından ‘sansür yasası’ olarak adlandırılan ‘dezenformasyon yasasını hızla kabul etti. Bu yasa muhalif medyanın kapatılması ve muhalif söylemin sansürlenmesi için daha fazla yasal araç sağlamaktadır.

    DESTEK MESAJI

    Bu koşullar altında, mesleğin önde gelen örgütü Ulusal Gazeteciler Sendikası ve Union Syndicale Solidaires (Solidaires Sendika Birliği), Türk hükümeti tarafından hedef alınan bağımsız medyaya desteklerini bir kez daha yineler ve hapisteki tüm gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunur. Sizi unutmuyoruz! Özgür basın susturulamaz!”

    SOLIDAIRES ve SNJ, geçtiğimiz ay, 16 Haziran’da tutuklanan gazetecilere de kart göndererek dayanışmalarını paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP),  öncülüğünde başlatılan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyasının startı verildi.

    Ankara merkezli operasyonda 9 gazetecinin tutuklanması ardından Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyası başlattı.

    Tutuklamalara karşı gazetecilerle dayanışmayı örmek amacıyla “Bir Haber de Senden” sloganıyla başlatılan kampanyaya gazeteciler, yazarlar, aydınlar; haber, röportaj ve yazılarıyla destek verebilir.

    Haber ve yazıların gönderileceği adresler şöyle:

    mezopotamyamerkez@gmail.com ve haberjin21@gmail.com

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Buldan, polis baskınına uğrayan MA ve JİNNEWS’i ziyaret etti

    HDP’li Buldan, polis baskınına uğrayan MA ve JİNNEWS’i ziyaret etti

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki heyet, polis baskınına uğrayan ve 9 muhabiri tutuklanan MA ve JİNNEWS’in Ankara’daki bürosuna destek ziyaretinde bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ve beraberindeki heyet, polis baskınına uğrayan ve 9 muhabiri tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS’in Ankara bürolarına destek ziyaretinde bulundu.
    “ASLA KALEMLERİ YERE DÜŞMEYECEK”
    Ziyaret sırasında Eş Genel Başkanı Pervin Buldan şunları dile getirdi:
    “Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Yapılan operasyonla arkadaşlarımız işkencelere gözaltına alındı. Bunun öncesinde Meclis’ten sansür yasası geçti. Bu yasayla gerçeklerin halka ulaşması engellenmek isteniyor. Neden engelleniyor, çünkü çok büyük yolsuzluklar var. Seçimlere girilirken bu baskılar, yolsuzluklar daha da artacak. Tutuklama da olsa, sansür de olsa özgür basın var olduğu sürece kimse halka gerçekleri anlatmayı engelleyemez. Özgür basın geleneği yıllardan beri sürüyor. Asla kalemleri yere düşmeyecek. Aldıkları halka hakikati anlatmaya devam edecektir. Özgür başında çalışan tüm gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Demokrasi cezaevlerinin boşaltılmasıyla gelir. Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu olan herkes bırakılmalı. 9 arkadaşımıza selamlarımızı sevgilerimizi iletiyoruz. Tekrar geçmiş olsun.”
    “ÇOĞALARAK GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
    Gazeteci Hüseyin Aykol ise, “Geldiğiniz için teşekkür ediyoruz. Toplam 40 arkadaşımız tutuklu. 200’e yakın arkadaşımızın davası devam ediyor. Son operasyonları seçimlere bağlıyoruz. Bu seçimler çok önemli ve HDP kilit rol oynuyor. HDP’nin çalışmalarını vermeyelim istiyorlar. Bu baskılar bize geri attıramaz. Bizler yine çoğalarak gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Bu seçimleri halka anlatacağız” diye konuştu.
    “DAYANIŞMA VE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
    HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da söz alarak, “Baskılar işe yaramayacak. Seçimlere girilirken bizi sessiz bırakmak istiyorlar. Bedeller ödüyoruz. Ama asla susturamazlar. Bizlerin sesini özgür basın olarak aktarmaya devam edecekler. Geçmiş olsun diyorum. Dayanışma ve mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
    PİRHA-ANKARA