Etiket: kadın çalışmaları

  • Akbük Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şenol: Haksızlığa karşı güçbirliği yapmalıyız-VİDEO

    Akbük Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şenol: Haksızlığa karşı güçbirliği yapmalıyız-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı Akbük Cemevi Şubesi Kadın Kolları Başkanı Gülşen Şenol, Akbük Cemevinde kadın kollarının pandemi öncesi ve sonrasında yaptığı kadın çalışmalarına dair bilgi verdi. “Buradaki tüm kadınlarımız bizlere büyük destek verdiler. Kadın kollarımızın haricinde cemevimizde semahçılar ve saz ekibimiz vardı. Sazlarımızla, sözlerimizle burada bir faaliyet yürütmeye çalıştık. Fakat pandemiden dolayı bu sürecimizi geri plana itmek zorunda kaldık” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı (HBVAKV) Akbük Cemevi Şubesi Kadın Kolları Başkanı Gülşen Şenol, Akbük Cemevinde kadın kollarının pandemi öncesi ve sonrasında yaptığı kadın çalışmalarına dair bilgi verdi. yapılan haksızlıklara karşı her zaman haksızlığa uğrayanların yanında yer aldıklarını vurgulayan Şenol, bu tavırlarını her daim sürdüreceklerini ifade etti.

    Akbük Cemevinde 2017 yılında kadın kollarının oluşturulduğunu belirten Şenol, “Buradaki tüm kadınlarımız bizlere büyük destek verdiler. Kadın kollarımızın haricinde cemevimizde  semahlarımız ve saz ekibimiz vardı. Sazlarımızla, sözlerimizle burada bir faaliyet yürütmeye çalıştık. Fakat pandemiden dolayı bu sürecimizi geri plana itmek zorunda kaldık. Ondan dolayı da şu an herhangi bir faaliyetimiz yok. İnşallah tüm ülke adına normale döneceğiz ve ondan sonra tekrar çalışmalarımıza başlayacağız.

    “KHK VE SENDİKALI OLDUKLARI İÇİN İŞTEN ATILANALRLA DAYANIŞTIK”

    Cemevinde kadın kolları olarak yaptıkları faaliyetlerinden bahseden Şenol şunları dile getiridi:

    “Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden atılan arkadaşlarımız ve yine Söke’de çalışan arkadaşlarımız vardı ve sendikalı oldukları için işlerinden atılmışlardı. Onlarla Akbük Cemevi olarak dayanışmak için ziyarette bulunduk, destek olduk. Çünkü bizler yapılan haksızlığa karşı bir güç birliği yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Son zamanlarda bu haksızlıklar çok fazlasıyla oluyor. Türkiye’nin her tarafında bu tür şeyler çok fazla ve ondan dolayı o arkadaşlarımıza, canlarımıza destek olmak amaçlı buradan cemevi olarak grup oluşturduk, o şekilde onlara destek amaçlı gittik.”

    İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN EYLEM

    İstanbul Sözleşmesi için de eylemler yaptıklarını belirten Şenol, “Akbük’te bize bu eylemi yaptırmamak için müdahalede bulunmuşlardı. Sorun çıkarmışlardı. Ama biz kadınlar o baskılara karşı ne olursa olsun bu mücadeleyi vereceğimize and içmiştik ondan dolayı da Akbük Cemevine geldik ve burada o eylemi yaptık. Bizim için önemli olan karşı koyabilmekti ve yaptık” dedi.

    Yapılan baskılara karşı her zaman direneceklerini belirten Gülşen Şenol, “Bizler ne olursa olsun baskıların bizi yıldırmaması gerektiğine inanıyoruz ve onun için de büyük bir çaba harcıyoruz. Ve bu baskılardan yılmayacağımızı bir kez daha dile getiriyoruz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/AKBÜK-AYDIN

     

  • KHK’lilerle görüşmek suç sayıldı

    KHK’lilerle görüşmek suç sayıldı

    Anadolu Üniversitesi’nde sözleşmeleri yenilenmeyen iki akademisyen hakkında soruşturma açıldı. Baronun sempozyumuna katılmak, ihraç edilen öğretim görevlileri ile görüşmek, sendikal faaliyetleri sosyal medyadan paylaşmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği çalışması suç sayıldı.

    Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dekan vekilinin aynı zamanda bölüm başkanı sıfatı ile çift oy kullanarak akademisyenlerin işine son vermesinin ardından başlayan tartışma devam ediyor. Son olarak iki akademisyenin savunmaları alınmadan haklarında başlatılan soruşturmada da ilginç ayrıntılar yer aldı. Hukuk fakültesinin “hukukçu” yönetimi, akademisyenlerden kanun ve yönetmelikte bulunmayan suçlamalar nedeniyle savunma istedi.

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, iki akademisyen için fakültenin ilk suçlaması, 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı’nda 103 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD saldırısının ardından Eğitim-Sen’in aldığı grev kararı oldu. Fakülte yönetimi, sendikanın yasal eyleminin “yasa dışı” olduğunu iddia etti. Ancak akademisyenlerden bir tanesinin o dönem görevli olarak yurt dışında akademik faaliyetine devam etmesi, bir diğerinin de sendika yöneticisi olması iddiaların ciddiyetini gözler önüne serdi. Akademisyenlerin, Ankara Barosu ve 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Komisyonu tarafından düzenlenen “IŞİD katliamları ve insanlığa karşı suçlar” sempozyumuna konuşmacı olarak katılması da savunma istenilen konular arasında yer aldı.

    BİLGİ VE BELGELERİN NASIL ELDE EDİLDİĞİ BELİRSİZ

    Üniversitenin bir diğer suçlaması, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerle görüşmek oldu. Soruşturma dosyasında “Bir kamu görevlisinden beklenilmeyecek ölçüde, çeşitli vesilelerle ve mütemadiyen muhriç (ihraç edilmiş), eski öğretim elemanları ile bir araya gelmesi, bu şahıslara destek olan organizasyonlara katılması, bu hususta sosyal medyada paylaşımlar yapması” ifadeleri ile suçlama aktarıldı. Ancak fakülte yönetimi, üniversite dışında akademisyenlerin kimlerle görüştüğüne, hayatlarının nasıl takip edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye dosyada yer vermedi.

    TOPLUMSAL CİNSİYET VE KADIN ÇALIŞMALARI DA SUÇ SAYILDI

    Fakülte yönetimi, Yükseköğretim Kurulu’nun “değerlerimize aykırı” diyerek vazgeçtiği toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın çalışmalarını da suçlama olarak akademisyenlere yöneltti. Soruşturmada, hukuk fakültesinde öğrencilerle “toplumsal cinsiyet, kadın çalışmaları adı altında toplantılar yapılması” hakkında savunma istendi. Akademisyenlerin hukuk alanında hazırladıkları dergilerde yürütülen akademik faaliyetler de suçlamaya dönüştürüldü. Akademisyenlerin üyesi oldukları Eğitim-Sen’in sendikal faaliyetlerini sosyal medya hesaplarından paylaşması da suçlamalar arasında yer aldı.