PİRHA- KCDP’nin Nisan ayı raporuna göre 32 kadın katledildi, 13 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Nisan ayı raporunu açıkladı. Rapora göre Nisan ayında 32 kadın katledilirken, 13 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Raporda Katledilen 32 kadından 10’nunu boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi, 1’inin annesinin babasıyla barışmaması, 1’inin kedi beslediği bahanesiyle, 1 çocuğunun; taş attığı bahanesiyle, 1’inin ekonomik bahanelerle katledildiği belirtirken, 18’inin ise hangi bahaneyle katledildiğinin tespit edilemediği kaydedildi.
“KADIN CİNAYETLERİNİN GÖRÜNMEZ KILINMASININ BİR SONUCU”
Raporda, 18 kadının hangi bahaneyle katledildiğinin tespit edilememesine dair ise “Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” değerlendirilmesinde bulunuldu.
19 KADIN EVLİ OLDUĞU ERKEK TARAFINDAN KATLEDİLDİ
Raporda Nisan ayında öldürülen 32 kadının 19’u evli olduğu erkek, 5’i birlikte olduğu erkek, 3’ü akrabası, 2’si tanıdığı biri tarafından, 1’i babası, 1’si kardeşi, 1’i oğlu tarafından katledildiği kaydedildi.
PİRHA – Batman’da cansız bedenine ulaşılan Rojvelat Kızmaz hakkında konuşan KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim, “Rojvelat kardeşimizin durumu başlı başına şüpheli bir durum. O yüzden bu konunun intihar denilerek üzerinin kapatılmaması lazım” dedi. Ataselim ekledi: Bu son olsun artık diye diye her gün kadınların şüpheli ölümlerini görmeye, failleri bulunamamış kadın cinayetlerini görmeye devam ediyoruz.
Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Batman’da cansız bedenine ulaşılan Rojvelat Kızmaz hakkında PİRHA’ya konuştu.
“ROJVELAT’I BULANLAR AİLE ÜYELERİ OLDU”
Kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin toplumun önemli bir sorunu olduğuna dikkat çeken Ataselim, “Yıllarca ‘Gülistan Doku nerede?’ dedik. Gülistan bulunmadı. Hala daha Gülistan Doku nerede diye sormaya devam ediyoruz. Gülistan bulunmadığı sürece nice Gülistanlar olmaya devam edecek maalesef. Rojvelat kardeşimiz de bunun bir örneği. Aslında bu gibi süreçler kolluğun, savcılığın el birliğiyle etkin bir süreç işletmesi gerekirken türlü ihmaller barındıran süreçler. O yüzden hala daha ‘Gülistan nerede?’ diyoruz. Rojvelat kardeşimizi bulan da aile üyeleri oldu. Bu aslında kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin toplumumuzun ne kadar önemli bir sorunu olduğunu bir kez daha gösteriyor” dedi.
“BU BAŞLI BAŞINA ŞÜPHELİ BİR DURUM”
Rojvelat Kızmaz’ın kaybolduktan sonra cansız bedenine ulaşılmasının başlı başına şüpheli bir durum olduğunu dile getiren Ataselim, şöyle konuştu:
“Bu son olsun artık diye diye her gün kadınların şüpheli ölümlerini görmeye, failleri bulunamamış kadın cinayetlerini görmeye devam ediyor durumdayız. Burada Rojvelat kardeşimizin durumu başlı başına şüpheli bir durum. O yüzden bu konunun intihar denilerek üzerinin kapatılmaması lazım. Rojvelat kardeşimiz kaybolduğunda, erkek kardeşi ihbarda bulunduğunda hiç harekete geçmemiş olanlar şimdi Rojvelat’ın cansız bedenine ulaşıldığında harekete geçip üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirecekler mi? Bunu da görmüş olacağız.”
Ülke genelinde kadın cinayetleri konusunda kentten kente durumun değiştiğini, kolluğun tavırlarının değiştiğini görebildiklerini kaydeden Ataselim, “Bir muhalif olan kesim kendi hakkını aradığı zaman, mücadele ettiği zaman derhal telefonunun son iki hanesiyle bile nerede olduğu anında bulunurken, anında gözaltına alınırken, kadına yönelik şiddet failleri, kaybolan kadınlar böyle bir anda ivedilikle bulunmuyor”diye konuştu.
6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici ve koruyucu tedbir kararları çıkmış olsa bile bu sefer de şiddet failine tebliğ edilemediği iddiasıyla kararların uygulanmadığını söyleyen Fidan Ataselim, şunları kaydetti:
“6284’ün etkin uygulanması lazım, buna asla dokunmamalarını sağlamamız lazım. Rojvelat’ın herhangi bir adli başvurusu var mıydı yok muydu araştırılması lazım. Yakınlarıyla paylaştığı şüpheli bir durum var mıydı araştırılması lazım, üzerine gidilmesi lazım. Kadın faillerinin bulunmadığı gibi 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici ve koruyucu tedbir kararları çıkmış olsa bile bu sefer de şiddet failine tebliğ edilemediği iddiasıyla kararlar uygulanmıyor. Ve o kadınlar şiddetle baş başa bırakılıyor. Her an nereden çıkacağı belli olmayan şiddet faillerinden kadınları koruduklarını iddia ediyorlar. Ve o şiddet faillerini bulamadıklarını, tebliğ edemediklerini iddia ediyorlar. Bunlar söz konusu olamaz. İstedikleri zaman bütün imkanlarını seferber ettiklerini görüyoruz. Kadınların yaşaması için bu seferberliğe ihtiyaç var, kadınların haklarının tırpanlanması için değil.”
“ADALETE OLAN GÜVENİ YENİDEN TESİS EDECEK OLANLAR SADECE BİZ KADINLAR DEĞİLİZ”
Rojvelat Kızmaz’ın Gülistan Doku’nun arkadaşı olduğunu ifade eden Ataselim, herkesin aklına türlü sorular geldiğini belirterek, “Neden Rojvelat’ın başına böyle bir şey geldi?, Buna sebep olanlar kimler?, Gülistan Doku ile Zaynal Abarakov ile bir bağı var mı? Herkesin aklına bunlar geliyor. Ve bu şüpheli pozisyonundaki kişiler korunuyorsa neden korunuyor? Bu anlamıyla hem siyasi iktidarın politikaları hem açığa çıkmamış cinayetler hala kayıp olan Gülistan Doku bu anlamıyla bütün şüpheleri hepimizin aklına getiriyor. Bu şüpheleri ortadan kaldıracak olan şey, adalete olan güveni yeniden tesis edecek olan şey sadece bizler ve öldürülen kadınların, kayıp kadınların aileleri olmasak gerek değil mi? Yetkililerin bunları açığa çıkarması gerekir ki o zaman aklımızda bu tür şüpheler oluşmasın” diye konuştu.
PİRHA – Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu(KCDP), Adalet Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın 4-5 Ocak’ta Taksim The Marmara Otel’de yapacağı Medeni Kanun Çalıştayı’nı protesto ederek “Laikliğe, medeniyete biz sahip çıkacağız” dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Adalet Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın 4-5 Ocak’ta Taksim The Marmara Otel’de yapacağı Medeni Kanun Çalıştayı’nda “kadınların kazanılmış haklarının yeniden tartışmaya açılacağını” belirterek Taksim’de bulunan The Marmara Otel önünde protesto düzenledi.
“LAİKLİĞE, MEDENİYETE BİZ SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim, yapılacak toplantıya kimin katılacağını ne konuşulacağını gizlediklerini söyleyerek “Neden burada protesto ettiğimizi merak ediyor olabilirsiniz. Yarın öbür gün Medeni Kanuna el uzatacakları zaman tüm tarafları ile görüştük diyecekler, herkesi davet ettik diyecekler inanmayın. Bu yüzden kanıt olsun diye buradayız” dedi.
Ataselim, şunları kaydetti:
“Medeni kanuna öyle ya da böyle el uzatmak demek hilafet çağrılarının yapılabildiği, AYM kararlarının hiçe sayıldığı bu günlerde laikliğe savaş açmak demektir. Medeni kanun medeniyet demektir. Laikliğe, medeniyete biz sahip çıkacağız, Medeni kanuna dokunamayacaklar.”
“NAFAKA HAAKINDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Ataselim, nafaka hakkına dikkat çekerek, “Kadınlar boşandıklarında yoksulluğa düşüyorlarsa, bu yoksulluğu ortadan kaldırmak önce devletin sorumluluğudur. Ama hala işsiz kadınlar, hala kadınlara evde otur diyorlar, hala eğitim alamıyor tüm kız çocukları. Bu sorunları çözmüyorlar. Ama nafakadan mağdur olan erkekler var diyorlar. Yoksulluk çok eşitlik yok! Nafaka hakkına dokunamazsınız. Korkma! Eşitçe okuyup, çalışmak için, o evlerin içerisinde eşitlikçi ilişkiler için mücadele edeceğiz. Ve bunu sağlayana kadar da nafaka hakkından asla vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.
“BİZİ ŞİDDET FAİLLERİ İLE KİMSE BARIŞTIRAMAYACAK”
Şiddetin olduğu yerde arabuluculuğun söz konusu olamayacağını söyleyen Ataselim, şöyle devam etti:
“Boşuna aile şuraları yapılmadı. Her mahallede kadın danışma merkezleri yokken irşat büroları açanlar kadınları anca köle olacakları evlere hapseder. Öldürülen kadınların %41’i evli oldukları erkekler tarafından öldürüldü. 30 kadın boşanma aşamasındaydı. Kadınların ihtiyacı olan korunmak yani 6284’ün etkin uygulanmasıdır. Şiddetin olduğu yerde arabuluculuk söz konusu olamaz. Korkma! Bizi şiddet failleri ile kimse barıştıramayacak, geleceğimizi karartamayacak.”
PİRHA- ABF Kadın Meclisi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ‘Laik ve özgür yaşayacağız, kadın cinayetlerini durduracağız’ şiarıyla yapılan yürüyüşe katılacaklarını duyurdu.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ‘Laik ve özgür yaşayacağız, kadın cinayetlerini durduracağız’ şiarıyla 12 Kasım saat 14.00’te Kartal Meydanı’nda bir yürüyüş düzenleyecek. Yürüyüşe çok sayıda kadın örgütü ve demokratik kitle örgütlerinden kadınlar katılım gösterecek. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Kadın Meclisi de bu yürüyüşe destek vereceğini duyurdu. ABF X hesabından yapılan paylaşımda ” Kadınların özgürlük ve laiklik yürüyüşünde biz de varız. 12 Kasım’da en güçlü şekilde Kartal’da olacağız” ifadelerine yer verildi.
PİRHA- “Aileyi ve toplumu parçalamayı amaçladığı” iddiasıyla hakkında kapatma davası açılan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Derneği’nin dördüncü duruşması öncesi konuşan Fidan Ataselim, Tayyip Erdoğan’a kendi sözlerini hatırlatarak “Ayarını bozduğunuz kantar gün gelir seni tartar” diye seslendi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Derneği’ne, “Aileyi ve toplumu parçalamayı amaçladığı” gerekçesiyle açılan kapatma davasının bugün görülen üçüncü duruşması öncesinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganlarının atıldığı açıklamada KCDP Temsilcisi platformun avukatlarından Leyla Süren, platformun genel sekreteri Fidan Ataselim ile erkek şiddeti sonucu öldürülen kadınların yakınları konuşma yaptı. Açıklamaya çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti destek verdi.
Açıklamada ilk olarak KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim konuştu. Ataselim şöyle dedi:
“Bu ülkenin dört bir yanında mücadele veren sevgili kadınlar hoşgeldiniz. Derneğimize yönelik hukuksuzca açılmış bir davayla karşı karşıyayız. Erdoğan Türkiye yüzyılı adalet yüzyılı olacak diyor. Bugün bunu göreceğiz. Bugün buradan hukuk mu çıkacak başka bir karar mı çıkacak göreceğiz. Bu mahkemeden hangi karar çıkarsa bizim kararımız değişmeyecek. Bizi asla durduramayacaklar. Biz nerede kadına şiddet olursa çocuk istismarı olursa orada bizi görmeye devam edecekler. Adalet bakanı aile hukukunu baştan ele alacağız diyor. Bakan kadınlar öldürülürken erkeklerin mağduriyetinden söz ediyor. Bizim medeni haklarımız sizin pazarlık konusu değildir. Bize kapatma atma davası açtılar. Bu ülkenin yetkilileri görevlerini yerine getiremiyorken biz öldürülen kadınların aileleri ile birlikte mücadele ediyoruz. Ölümle burun buruna yürüyen kadınlarla birlikte mücadele ediyoruz. Sanmasınlar ki Taliban zihniyetine izin vereceğiz. Bize kapatma davası açanlar kadın katillerini, tecavüzcüleri serbest bıraktılar. Sonra da adaletten söz ediyorlar. Neyin adaleti. Adalet denilen şey sadece patronlara ve erkekler için mi? Biz gerçek adaleti kadınlar için LGBT’ler için her gün yoksullukla baş başa bırakılan yurttaşlar için gerçek adaleti sağlayacağız Erdoğan’a şunu diyorum “ayarını bozduğunuz kantar gün gelir seni tartar”.
Urfa Ensar Vakfın’daki çocuk istismarı soruşturmasında ismi geçen Asım Sultanoğlu’nun Urfa’ya Milli Eğitim Müdürü olarak atanmasını 34 gündür adliye önünde protesto eden Emine Gizem Çetiner “Ben bu davayla bir kereden bir şey olmaz diyen zihniyetin aynı olduğunu düşünüyorum bu zihniyete karşı her yerde mücadele edeceğim” dedi.
“MÜCADELE EDENİN KAZANACAĞINA İNANIYORUZ”
Platformun avukatı Leyla Süren de şunları ifade etti:
“Bir seçim geçirdik, bu seçimde kadınların çocukları hakları masaya yatırıldı. Bu dava sözde kendilerine mağdur diyen erkeklerin şikayeti ile açıldı. Savcı üç kere sordu kanuna aykırı bir eylemi var mı buna dair delil var mı diye yanıt hayırdı. En sonunda arkadaşlarımızın özel katıldığı eylemler, fişlemeler göz önüne alındı. 24 saatte bize kapatma davası açıldı. Bugün karar bekliyoruz. Bütün temennimiz hukuka güvenimiz sürsün istiyoruz. Bizimle uğraşacaklarına kadın katilleriyle uğraşsınlar. İki dava arasında yüzlerce cinayet davasına girdi arkadaşlar. Dört çocuk istismarı davasına girdik. Toplamda 112 duruşmaya girdi avukatlarımız. Bizim derneğimizi kapatmayın. Biz sonuç ne olursa olsun mücadele edenin kazanacağına inanıyoruz.”
“BİZ KİMDEN ADALET ARAYACAĞIZ”
Erkek şiddeti sonucu öldürülen Ceyda Yüksel’in annesi Filiz Demiral “Benim kızım ilişkiyi reddettiği için öldürüldü. Hakim erkeğe ceza vermedi ben kimden adalet arayacağım. Davanın ilk gününden beri platform benle mücadele etti hiç yalnız bırakmadı. İyi ki varlar ama adalet sisteminin görevlileri yanımızda yoktu. Biz kimden adalet arayacağız” dedi.
“TÜRKİYE’DEKİ KADIN DAYANIŞMASINI BÖLEMEZSİNİZ”
Yeşil Sol Parti Diyarbakır milletvekili Ceylan Akça konuşmasında “Biz bugün burada size destek için geldik. Ankara’da da HDP’li kadınların partisini kapatmak isteyen zihniyet var. Biz bu zihniyetle Ankara’daki zihniyete karşı mücadele ediyoruz. Türkiye’nin her yerindeki kadın dayanışmasını bölemezsiniz. Kadın mücadelesini bölemeyeceksiniz. Buradayız” ifadelerine yer verdi.