Etiket: kadın cinayetlerini durduracağız platformu

  • Kadınlardan boşanmak istediği eşi tarafından şiddete maruz kalan Nazlı Karaçalı için açıklama! – VİDEO

    Kadınlardan boşanmak istediği eşi tarafından şiddete maruz kalan Nazlı Karaçalı için açıklama! – VİDEO

    PİRHA – Antep’te Nazlı Karaçalı adlı kadın erkek şiddetine maruz kaldı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu açıklama yaparak, kadın cinayetlerinin ve şiddetin münferit olmadığı, sistematik bir tahakkümün sonucu olduğu belirtildi.

    Gaziantep’te evli olduğu erkek Feyzullah Yavuz tarafından çocuklarının gözü önünde ağır şiddete maruz kalan Nazlı Karaçalı için kadınlar basın açıklaması düzenledi. Failin evinin bulunduğu 8 Şubat Mahallesi’nde yapılan açıklamada, “Erkek şiddeti öngörülebilir ve önlenebilirdir” denilerek cezasızlık politikalarına tepki gösterildi.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Antep Temsilcisi Tuğba Aşık tarafından okunan açıklamada, 26 yaşındaki Nazlı Karaçalı’nın maruz kaldığı vahşetin detayları paylaşıldı. Nazlı’nın yüzünün ve gözünün hedef alındığını, çevredekilerin müdahalesiyle hayatta kalabildiğini belirten Aşık, genç kadının yüzüne platin takıldığını ve görme kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

    “PARA TEKLİF EDEREK ŞİKAYETİ GERİ ÇEKTİRMEK İSTEDİLER”

    Saldırının ardından failin ailesinin Nazlı’ya şikayetini geri çekmesi için para teklif ettiği bilgisini paylaşan kadınlar bu duruma tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

    “Bizim hayatlarımız pazarlık konusu edilemez! Bir kadın daha hayatta kaldığına sevinmesi beklenirken, ömür boyu sürecek yaralarla baş başa bırakıldı. Fail Feyzullah Yavuz, bu cesareti İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlardan, 6284’ü tartışmaya açanlardan ve cezasızlık düzeninden alıyor.”

    “SORUMLU DEVLET, ÇÖZÜM 6284”

    Açıklamada, kadın cinayetlerinin ve şiddetin münferit olmadığı, sistematik bir tahakkümün sonucu olduğu belirtildi. Devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği ifade edildi.

    Cevahir FINDIK/ANTEP

  • Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri 2024 yılında arttı

    Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri 2024 yılında arttı

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri, 2024 yılında gerçekleşen kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin verileri açıkladı. Platform, 2024 yılında 394 kadın cinayeti, 259 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğini belirtti. 

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri, 2024 yılında gerçekleşen kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin verileri açıklamak üzere basın toplantısı yaptı. Verilere göre, 2024 yılı, platformun kadın cinayetleri verisi toplamaya başladığı yıldan bu yana en yüksek sayıda kadın cinayetinin gerçekleştiği yıl oldu. 2024 yılında 394 kadın cinayeti 259 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.

    Basın toplantısında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim ve Genç Feministler Federasyonu Temsilcisi Güneş Fadime Akşahin, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Şirin Yalıncakoğlu önemli açıklamalarda bulundu.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, “İstanbul Sözleşmesinden geri çekilmenin, aile odaklı politikaların, cezasızlık politikalarının, 6284 sayılı kanunun uygulanmamasının sonucu olarak 2024 yılında 394 kadın cinayeti 259 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Kadınlar öldürülüyor ve hiç bu kadar öldürüldüğümüz bir dönem olmadı. Bu durum tesadüf değil” dedi.

    Fidan Ataselim şunları kaydetti:

    “Kadınların %71’i aile içerisinde öldürüldü. Eşleri tarafından, babaları tarafından, boşanmaya çalıştıkları erkekler tarafından… Hangi ailenin korunmasından ve güçlendirilmesinden bahsediyorsunuz? Kadınların %57’si evlerinde öldürüldü. Şimdi çıkardıkları aile enstitüsü kararıyla, genelgelerle kadınları hapsetmeye çalıştıkları işte o evlerde öldürüldü. Bir başka veri: Kadınlar yine en çok ateşli silahla öldürüldü. Kadın cinayetlerini durdurma iradesi varsa, iktidar bireysel silahlanmanın önüne geçmeli.

    Bir başka veriye gelelim. 42 failin adli sicil kaydı vardı. Defalarca suç kaydı olmasına rağmen serbest gezdiği için, bu failler tarafından öldürülen kadınların ardından eylemler yaptık ülkenin dört bir yanında. Kelepçeleri kadın katillerine değil, kadın cinayetlerini durdurmak isteyenlere, gerçekleri açığa çıkaran gazetecilere takıyorlar.
    Açlık sınırının altında asgari ücretin açıklandığı gün aile enstitüsünün kurulması kararı da tesadüf değil. Kadın evde oturacak, çocuğuna bakacak, evinin hanımı olacak… Yarattıkları ekonomik darboğazı kadının görünmeyen emeğinin üzerinden yumuşatmak niyetindeler. Kadınlar sizin kuluçka makineniz, evde de işyerinde de köleniz olmayacak.

    Bizim verilerimizle Bakanlık verileri uyuşmuyor. Fakat İçişleri Bakanlığının resmî açıklamalarının izini sürdüğümüzde kendi kendisiyle de uyuşmadığını görüyoruz.
    İçişleri Bakanlığının resmi verilerine göre de kadın cinayetleri artıyor. Fakat henüz şüpheli kadın ölümlerini Bakanlığın verilerinde görmek mümkün değil. Bizim verilerimiz ortada, resmî açıklamaları, resmi verileri görmek istiyoruz.

    Yürütülen aile odaklı politikalara rağmen, bu ekonomik darboğaza rağmen hayatın her alanında gerçek ve tam eşitliğe ulaşana dek mücadeleye devam edeceğiz. Kadın cinayetlerini durdurmakta kararlıyız. 6284 sayılı kanunu birlikte uygulatalım, kadın cinayetlerini durduralım.”

    “BABALARI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN KIZ ÇOCUĞU VE GENÇ KIZLARIN SAYISINDA ARTIŞ VAR”

    Genç Feministler Federasyonu Temsilcisi Güneş Fadime Akşahin ise şunları söyledi:

    “Bu yıl genç kadınlar ve çocuklar açısından nasıl geçti, bundan bahsetmek istiyorum. Konuşmama bir genç feminist olarak İkbal ve Ayşenur’la bahsetmek istiyorum. Yetkililer sapkın akım dediler, alkol dediler… Kadınların öldürülmesinin hiçbiri tesadüf değil. Hepsi AKP hükümetinin politikaları sonucu gerçekleşiyor. Aile odaklı politikalar ve 6284’ün uygulanmaması sebeptir, kadın cinayetlerinin artması sonuçtur.

    Babaları tarafından öldürülen kız çocuğu ve genç kızların sayısında artış var. Babaları tarafından bu yıl 19 kız kardeşimiz öldürüldü. 2023 yılında bu sayı 5’ti. Bu yıl neredeyse dört katına çıkmış durumda. Bize sürekli ailenin çok korunaklı olduğu anlatılıyor fakat gerçek bu değil. Arkadaşının doğum gününe gitmek istediği için babası tarafından öldürülen Eylem Sevilen’i hepimiz hatırlıyoruz.

    Hükümet ve Bakanlıklar 18 yaşından küçük çocukların o dört duvar arasında nasıl hayatlar yaşadığının takibini yapmak zorundadır. Fakat tek dertleri, kadınlara ‘çocuk doğurun’ diye telkinde bulunmak.

    “AKP HÜKÜMETİNİ ONLARCA KEZ UYARDIK”

    AKP hükümetini, politikalarının sonucu kadın cinayetlerinde artış olacağına dair onlarca kez uyardık. Bugün durum bizlere ailenin söylendiği gibi kutsal olmadığını gösteriyor. Bakanlık doğum oranlarında ciddi bir düşüş olmasına üzülüyor. Evlilik yaşını düşürmek ve doğum oranlarını artırmak istiyorlar. Bakanlık KYK yurtlarında genç kadınlara evlilik öncesi eğitim seminerleri düzenliyor. Fakat bizler, sizin evlilik öncesi eğitim seminerlerinizi de aile odaklı politikalarınızı da buruşturup atacağız. Dayattığınız aile ilişkilerine asla dahil olmayacağız. Bizler özgürlük mücadelesinin bayrağını taşıyoruz.

    KYK bursu 3 bin TL olarak açıklandı. Bu parayla geçinmek elbette mümkün değil. Bizleri ekonomik olarak aileye daha bağımlı olmak zorunda bırakıyorlar. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak koşulsuz bir burs miktarı belirlenmek zorundadır. Ekonomik kriz şiddetlendikçe bağımlı kılındığımız evlerde kadına yönelik şiddet de artıyor.

    Bir süredir Rojin’e ne olduğunu hep birlikte soruyoruz. Yarın İzmir’deki mücadele arkadaşlarımız, Rojin ve Gülistan için eylem yapacak onlara ne olduğunu bir kez daha soracaklar. Bunun sonuna kadar üzerine gideceğiz. Nizamettin Kabaiş’in vurguladığı önemli bir şey var: Rojin KYK yurdunda kalıyor fakat kendisinden haber alınamayınca yurt yönetimi ne ailesine haber veriyor ne de emniyete. Sadece kadınların hayatına karışmaya gelince kendilerini sorumlu hissediyorlar. Bunu kabul etmiyoruz.

    “15-25 YAŞ ARASINDA 50 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”

    Bu yıl ile ilgili başka bir veri paylaşmak istiyorum. Bu yıl 15 – 25 yaş arasında 50 kadın öldürüldü. 16’sı birlikte olduğu ya da eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. Konu ısrarlı takip olduğunda, genç kadınlar karakollara ve kamu kuruluşlarına gittiğinde ciddiye alınmıyorlar. Bunun bu yılki en can alıcı örneği maalesef İkbal’in öldürülmesidir. Israrlı takip, 6284’ten yararlanılabilecek bir suç türüdür. Israrlı takip cinayete dönüşmeden engellenebilir, genç kadınlar yaşayabilirler. Israrlı takibin çözümü 6284’ün etkin uygulanmasıdır. Bununla ilgili mücadelemize davam edeceğiz.

    “6284 SAYILI KANIN ETKİN BİÇİMDE UYGULANMALI”

    Hükümet derhal aile odaklı politikalarından vazgeçmek zorundadır. 6284 her yönüyle etkin biçimde uygulanmalıdır. Kolluktan savcılığa, mahkemelerden ŞÖNİM’lere kadar tüm kamu kuruluşları 6284’ü etkin uygulaması gerektiğini bilmelidir. Eksik yapılan her uygulama kadınların hayatına mal oluyor.

    Kadınların lehine politikalar geliştirilmesi, kadın cinayetlerini durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için mücadelemiz devam edecek. Umudumuz genç feministlerdedir. Mücadelemiz daim olsun.”

    Şirin Yalıncakoğlu konuşmasında şunları vurguladı:

    “2024 yılında aslında önlenebilir olup önlenemeyen cinayetler yaşandı. Önlenebilmesi için kadının ve çocuğun beyanı esas alınmalı, cinsel saldırı suçu şikâyete tabii olmamalı.

    Bu iktidarı gerici fikirleriyle birlikte alaşağı etmek için kadınları mücadeleye çağırıyorum. Bize dayatılan kadınlık görevlerine sıkıştırılmış bireyler olmayı kabul etmeyeceğiz. 6284’ün uygulanması talebinde bulunan her bir kadının sesini büyütmek zorundayız. Öldürülen kadınların hesabını sormak için daha fazla örgütleneceğiz. 6284’ü uygulatmaya var mısınız?”

    “DAYANIŞMAMIZ MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Ardından Cumhuriyet Halk Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli söz aldı.

    Selli, “Hükümet İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, 6284’ü uygulamayarak kadınları ve çocukları şiddet karşısında savunmasız bırakıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na yürüttükleri çalışmalar için teşekkür ediyorum. Nitelikli ve özverili istatistiklere sayelerinde ulaşıyoruz. CHP olarak kadınlar için dayanışmamızı ve mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    Deva Partisi İstanbul İl Kadın Politikaları Başkanı Nalan Ilgın da “Öncelikle Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na yürüttükleri etkin mücadele için teşekkür ederim. Siyaset ve sivil toplumun el ele mücadeleyi büyütmesi gerekiyor. DEVA Partisi olarak mücadeleye devam edeceğiz” diye belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • KCDP’nin Ekim ayı raporu: 48 kadın katledildi

    KCDP’nin Ekim ayı raporu: 48 kadın katledildi

    PİRHA- KCDP’nin Ekim ayı raporuna göre, 48 kadın katledildi, 23 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Ekim ayı raporunu açıkladı. Rapora göre, Ekim ayında 48 kadın katledildi, 23 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Kadınların 10’u boşanmak istediği, barışmayı, evlenmeyi ve ilişkiyi reddettiği, 3’ü ekonomik, 3’ü intihara sebep olduğu, 1’i hakaret ettiği bahanesiyle katledilirken, 31 kadının hangi gerekçeyle katledildiği tespit edilemedi.

    Raporda, şu ifadelere yer verildi:

    “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor. Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz 14 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Bakanlıklar ise kadın cinayeti verilerini maalesef sistematik şekilde tutmayıp paylaşmıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • KCDP ilk 6 ayın raporunu açıkladı: 322 kadın katledildi-VİDEO

    KCDP ilk 6 ayın raporunu açıkladı: 322 kadın katledildi-VİDEO

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıkladığı verilere göre, 2024 yılının ilk 6 ayında erkekler tarafından 205 kadın öldürüldü, 117 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.

    Kadına yönelik şiddetle mücadele eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2024’ün, ocak ayından itibaren gerçekleşen kadın katliamlarına yönelik hazırladığı raporunu açıkladı.
    Platform, “2024 yılının ilk yarısında 205 kadın cinayeti, 117 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Aile odaklı politikaların kadınların hayatlarını nasıl tehdit ettiğini bu 6 ayın değerlendirmesini yaparak sizlere açıklamak istiyoruz. 2024 yılının ilk 6 ayı içerisinde öldürülen kadınların %42’sinin evli olduğu erkek tarafından öldürüldüğünü görüyoruz. Kadınların en yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor olması gerçeği, aile odaklı politikaların sonucudur. 2024 yılının ilk yarısında 205 kadın cinayeti, 117 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiği belirtilirken öldürülen kadınların %42’sinin evli olduğu erkek tarafından katledildiği deklare edildi” dedi.

    KADINLAR EN ÇOK ATEŞLİ SİLAHLARLA ÖLDÜRÜLÜYOR

    Raporda, 2024’ün ilk 6 ayı içerisinde kadınlar yine en çok evlerinde öldürüldüğü, kadınların yaşam haklarının, en yakınlarındaki erkekler tarafından sonlandırıldığı belirtildi.

    İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ KADIN CİNAYETLERİNİ ARTTIRDI

    Platform adına söz alan KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim,“İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesinden bu yana geçen her yılın ilk 6 ayına baktığımızda kadın cinayetlerinin arttığını görüyoruz. Bu yılın Haziran ayında ise 41 kadın cinayeti, 25 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Bir ay içerisinde öldürülen kadın sayısının bu kadar çok olduğu başka bir ay olmadı. Bunun sebebinin ne olduğunu anlamaya çalıştığımızda, geçtiğimiz ay 9. Yargı Paketi’nin gündeme getirildiğini, 6284’ün tartışmaya açıldığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    Ataselim, şöyle devam etti:

    “Son zamanlarda zorlama hapis kararlarının keyfi olarak verilmediği, kamu personellerinin görevini yerine getirmediği durumlarla karşılaşıyoruz. Ama umutsuzluğa kapılmayalım. Bizler ülkenin her yanında kadınlara 6284’ü anlatmaya devam edeceğiz. Yetkililerin karşısında 6284 sayılı kanun ile duracağız. Bakanlık, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon ve Eylem Planı açıkladı. Bu sayfalar dolusu raporda ‘kadına yönelik şiddet’ ifadesi bir kez dahi geçmiyor. ‘Aile içi şiddet’ diye ifade ediliyor. Her çıktıkları kürsüden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyenler bu sözünü sıra kadınlara, LGBTİQ+’lara. çocuklara geldiğinde unutuyor. Buradan soruyorum, kadınlar insan değil mi?”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Serpil Erfındık davasında emsal olacak karar: Yetkililer sorumluluktan kaçamayacak

    Serpil Erfındık davasında emsal olacak karar: Yetkililer sorumluluktan kaçamayacak

    PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Serpil Erfındık cinayetine ilişkin kamu görevlilerine açılan “görevi ihmal” davasında ceza çıktığını belirterek kararın emsal olacağı ve yetkililerin sorumluluktan kaçamayacağı belirtti.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu,(KCDP) Serpil Erfındık cinayetinde ihmali olan kamu görevlilerine açılan “görevi ihmal” davasında çıkan karar ile ilgili açıklama yaptı.

    “GÖREVLİLERİN İHMALİ NEDENİYLE YARGILANMASINA KARAR VERİLEN İLK DAVA”

    Açıklamada davanın, Anayasa Mahkemesi’nin bir kadın cinayeti davasında kamu görevlilerinin ihmali nedeniyle yargılanmasına karar verdiği ilk dava oluğunun altı çizilirken, “Serpil Erfındık cinayetinde ihmali olan kamu görevlilerine açılan ‘görevi ihmal’ davasında karar çıktı Anayasa Mahkemesi’nin Serpil Erfındık’ın öldürülmesinde ihmali olan polis, jandarma ve Aile Bakanlığı yetkililerinin yargılanması kararının ardından “görevi ihmal” davası açılmıştı. Bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin bir kadın cinayeti davasında kamu görevlilerinin ihmali nedeniyle yargılanmasına karar verdiği ilk davaydı.

    Görevi ihmal davasında dönemin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü hakkında koruma kararının takibini yapmayarak etkin uygulanmasını sağlamadığı için, dönemin karakol başkomiseri hakkında ise koruma kararının tebliği ve takibi görevini yerine getirmediği için ceza hükmedildi. Sanıkların cezası “iyi hal indirimi” ile 7 ay 15 güne düşürülerek hükmün açıklanması geri bırakıldı. Polis ve jandarma olan sanıklar ise beraat etti” denildi.

    “SERPİL ERFINDIK DAVASINDA VERİLEN KARAR EMSALDİR”

    Önlenebilecekken önlenmeyen nice kadın cinayetinin olduğu; bu cinayetlerde sadece faillerin yargılandığı, sorumluluğu olan yetkililerin bir ceza almadığı vurgulanan açıklamada platform, “Tüm sanıkların cezalandırılması için de itiraz yoluna başvuracağız, gelişmeleri paylaşacağız. Yine de bu kararı emsal niteliğinde görüyoruz.

    Sanıklardan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü, koruma kararının bittiği gün cinayetin gerçekleşmesi sebebiyle görev süresinin bittiğini söyledi, hakimin “başvurucu Serpil Erfındık ile görüşme yapman gerekirdi” hatırlatmasına rağmen başvurucunun böyle bir talebi olmadığını ifade etti. Hakim burada doğru bir karar vererek sanığın bunu re’sen yapmasının görevi olduğunu hatırlatmıştır. Aynı zamanda İzmir’de 5 milyon kişinin yaşadığını, sınırlı sayıdaki görevliyle yetişemediğini belirten sanığa hakim “görev düzenlemesi yapman gerekirdi” demiştir. İşte duruşmada geçen bu konuşma bile yıllardır süren örgütlü mücadelemizin sonucudur. Hakimlerin, savcıların ve tüm kamu görevlilerinin bildiği ama uygulamadığı gerçek budur. Kadınları korumak, derhal tedbir almak kolluk kuvvetlerinin, yargı üyelerinin görevidir. Görevini yapmayarak kadınları korumayan tüm yetkililer bu karara iyi baksın. Görevlerini bu karar verilmeden önce yapmaları gerekirdi, kadınlar öldürülmeden önce yapmaları gerekirdi. Bu kararla da birlikte hepsine görevlerini tekrar tekrar hatırlatacağız” dedi.

    “KAMU YETKİLİLERİNİN ALDIĞI BU CEZA UMUT VERİCİDİR”

    Platform; kamu yetkililerinin aldığı bu cezanın umut verici olduğunu söylerken, Serpil Erfındık davasındaki bu kazanımın, ihmal edilen her davada örnek gösterileceğini ekledi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Mücadele sonucu ne elde ediyoruz” sorusunun cevabı bu davadadır. Küçük bir adım gibi görünse de, kadınların karakollardan döndürüldüğü, koruma kararlarının tebliğ dahi edilmediği, yıllarca süren çocuk istismarının bile etkin soruşturulmadığı günlerde kamu yetkililerinin aldığı bu ceza umut vericidir. Yıllarca takip ettiğimiz Serpil Erfındık davasındaki bu kazanımı, ihmal edilen her davada örnek göstereceğiz. Sorumlular asla görevini inkar edemeyecek, sorumluluktan kaçamayacak.

    Kamu kurumlarında ihmalle karşılaşan hiçbir kadın korkmasın, biz varız! Tüm sorumlulardan hesap soracağız. Kamu kurumlarında yapılan ihmallerle ilgili polislerin bile bize ihbarda bulunduğu oluyor. Adalet için bir umut olduğumuzu biliyoruz. Umudu büyütmeye devam edeceğiz. Serpil Erfındık gibi nice önlenmeyen kadın cinayetinde adaleti sağlatacağız. Kadın cinayetlerini durduracağız”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • “Çocuk istismarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edecek ve adaletin peşini bırakmayacağız”

    “Çocuk istismarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edecek ve adaletin peşini bırakmayacağız”

     

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri, ‘Çocuk İstismarını Aklatmayacağız Hesap Soracağız’ sloganıyla Bağcılar Meydanı’nda buluştu. Burada konuşan Platform sekreteri Fidan Ataselim, “çocukların çıkaramadığı ses olalım demiyorum. Çocukları duyalım, çıkarttıkları sesi duyalım” dedi.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri, ‘Çocuk İstismarını Aklatmayacağız Hesap Soracağız’ sloganıyla Bağcılar Meydanı’nda buluştu.

    “Çocuk istismarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edecek ve adaletin peşini bırakmayacağız mesajı verilen buluşmada, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim bir konuşma yaptı.

    “ÇOCUKLAR SUSMAZ SEN DE SUSMA!”

    Yıllardır çocukların istismardan uzak gülüp oynadıkları aydınlık bir gelecek için mücadele ettiklerini belirten Ataselim, “Kadınlar yaşasın, kadın cinayetleri önlenebilir diyerek mücadele ediyoruz. Hayvanlar eziyet çekmeyebilir, bizler gibi eşit özgür yaşayabilir diyoruz. Bunun için bütünsel politikalar ileri sürülmesi gerekir” dedi.

    Bağcılar halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Ataselim, yaşanan istismar olayıyla ilgili tepkisini şöyle dile getirdi:

    “Geçmiş olsun ve son olsun bu istismarlar artık. Geçmiş olsun ve geçsin bu ihmalkarlıklar artık. Geçmiş olsun ve sorumluluğu bulunanlar, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirsinler artık. Çocuk koruma kanunu, Lanzarote Sözleşmesi etkin uygulansın artık. Klasik bir slogan vardır, hani denir ya: ‘Çocukların çıkaramadığı ses olalım.’ Ben bugün tam tersini söyleyeceğim size. 2009 nere, 2024 nere! 2009’da Metin Şenay şikayet edilmiş. Ne olmuş: yargılama yapılmış, ceza almış, yargıtaydan dosya geri dönmüş. Niye? Delil yetersizliği demişler. Bu çocuklar daha ne yapsın? Bu çocuklar daha nasıl seslerini çıkarsın? Bu insanlar, bu halk daha ne yapsın?

    “ÇOCUKLARI DUYALIM, ÇIKARTTIKLARI SESİ DUYALIM”

    Karakola gidiyor, dava açıyor, savcılığa gidiyor. Daha ne yapalım biz? Ama kimlerin ne yapmadığını biliyoruz. Yargının nasıl işlemediğini görüyoruz. Bu yüzden bugün ben, çocukların çıkaramadığı ses olalım demiyorum. Çocukları duyalım, çıkarttıkları sesi duyalım, çocukların davranışlarını görelim. Çocuklarla, kendi çocuklarımızla aramıza büyük büyük duvarlar örmeyelim ki, çocuklar kendilerini bize anlatabilsinler, anlatıyorlar da. Anlattıkları zaman inanmamazlık etmeyelim, kendi çocuklarımıza güvenmemezlik etmeyelim. Etmediğinizi biliyorum. O yüzden siz suçlu değilsiniz.

    “KONUNUN ÜZERİNE GİDİLSEYDİ BU KADAR ÇOCUK İSTİRMARA UĞRAMAYACAKTI”

    Bu yaşanan olayda, 2009 yılından 2023 yılına, yıllar geçmiş, onlarca çocuğun istismarından bahsediyoruz. Elbette ihmali bulunanları söyleyeceğim. Kimin suçu vardı burada söyleyeceğim. O ilk suç duyurusunda bulunulduğunda konunun üzerine gidilseydi, yeterli araştırma yapılsaydı, istismarcı adam bulunamaz mıydı soruyorum size. Açığa çıkamaz mıydı bunca istismar? Bu kadar çocuk boşuna istismara uğradı. Uğramayabilirdi, bunun önüne geçilebilirdi. Bütün deliller toplanabilirdi. Bütün delilleri toplamayan kolluk sorumludur bu süreçte! Bir delil yetersizliğinden bahsediliyorsa eğer, o delilleri soruşturacak savcılardır sorumlu olan! Bir dava başladıysa eğer, hak ettiği cezayı vermeyenler, delil yok diyerek üzerini kapatan yargı mensuplarıdır, hakimlerdir, Yargıtay’dır sorumlu olan! Ve her seferinde ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyen siyasi iktidar da sorumludur bu olanlardan.”

     

    “İHTİYACIMIZ OLAN TEK ŞEY YETKİLİLERİN YÜKÜMLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMESİ”

    İstismara uğramış çok sayıda çocuk bulunduğunu ve bunların sayılarının bilinmediğini ifade eden Ataselim, “Belki kendi çocuklarımız da istismara uğramış olabilir. Nice çocuğun o odada duvarda ismi var. Bunları bugün görüyoruz, duyuyoruz. Daha önce görülebilirdi, duyulabilirdi. Bir şey daha eklemek istiyorum. Aile Bakanlığı bir açıklama yaptı ve diyor ki, bir çocuğun koruma altına alındığını söylüyor, diğer iki çocukla ilgili ne yapıldığını bilmiyoruz. Ve tüm bu süreç içerisinde bakanlığın neler yaptığınıysa hiç bilmiyoruz. Ne yaptınız Aile Bakanlığı, soruyorum buradan ne yaptınız? Bu çocuklar niye istismara uğradı? Bakanlığın açıklamasındaki cümlelerin ne anlama geldiğini biz çok iyi biliyoruz mücadelemizden. O cümlelerden birinde şunu söylüyor: ‘Soruşturma aşaması davaya döndüğü zaman, biz de bakanlık olarak müdahil olduk. En ağır cezanın verilmesi için müdahiliz.’ Bazı hukuksal kavramlarla, cümlelerle sorumluluğunuzun üstünü örtemezsiniz. Sadece Aile Bakanlığı da değil, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı neredesiniz? Bizim ihtiyacımız olan şey, yetkililerin yükümlülüklerini yerine getirmesi, çocukların üstün yararı gözetilerek istismara uğramayacakları bir hayat ortaya koymak” değerlendirmesinde bulundu.

    “MÜDAHİL OLMAK DEMEK TARAF OLMAK DEMEKTİR”

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Müdahilliğin de en iyi örneğini biz gösteriyoruz. Bir istismar şüphesi ortaya çıktığı zaman, ailelerle birlikte o delilleri toplamaktan tutun da savcının istemediği raporları istemeye kadar. Hangi istismara uğramış çocuğun ailesini dinlediniz bakanlıklar, soruyorum size. Müdahil olmak demek taraf olmak demektir. Yaşamaya taraf olun kadınlar için, çocuklar için, tüm canlılar için. Elimizde imkan olmamasına rağmen biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Tek imkanımız ve gücümüz eşit özgür yaşayacağımıza olan inancımız, politik örgütlülüğümüz. Buradaki kadınlar bizim tek gücümüz! Sizin yetkiniz var, polisiniz var, yasanız var, yargınız var, her şeyiniz var! Her gün bütün ekranlarda, meydanlarda konuşma hakkınız var. Biz bu imkansızlıklarla nice kadın cinayetini durdurabiliyorsak eğer, nice istismarcıyı, faili açığa çıkartabiliyorsak, sadece davanın açılmasını beklemeden şüpheli kadın ölümlerinde gerçekleri açığa çıkartabiliyorsak, siz bakanlık olarak çok daha fazlasını yapabilirsiniz.  Yapmadınız, yapmıyorsunuz! İstismara uğrayan her bir çocuk için suçlusunuz! Ve sizler de yargılanacaksınız! Bunca yıldır her kimin ihmali varsa hepsini birer birer bizler açığa çıkaracağız. Her bir çocuğun hesabını soracağız. “

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kadın Meclisleri: Kadın cinayetlerini durdurmak isteyenler mücadelemize baksınlar-VİDEO

    Kadın Meclisleri: Kadın cinayetlerini durdurmak isteyenler mücadelemize baksınlar-VİDEO

    PİRHA- Kadın Meclisleri ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 8 Mart’a ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada,” Kadınları o kutsal ailelerin içerisine sokmaya çalışacağınıza, karakol kapılarında çantalarında şikayet dilekçeleriyle evlerine geri gönderdiğiniz, 6284’ten yararlanmasına izin vermediğiniz kadınları koruyun” denildi.

    Kadın Meclisleri ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ankara Sakarya Caddesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin basın açıklaması yaptı.” Özgür şehirler, sokaklar, yaşamlar kuracağız” şiarıyla yapılan açıklamada platform adına Tuana Gençay konuştu.

    “SİZİN YAPMANIZ GEREKEN CEMAAT YURDU AÇMAK DEĞİL KADIN SIĞINMA EVLERİ AÇMAKTIR”

    Tuana Gençay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kadınları aileden ayıran zihniyeti tehlikeli buluyoruz” dediğini hatırlattı. Gençay, “Geçtiğimiz 8 Mart’tan bu yana Filistin’de, Gazze’de İsrail’in soykırım boyutuna ulaşan saldırılarını gördük. Afganistan’da kız çocuklarının okula gönderilmediğini, İran’da baş örtü dayatmasının nasıl kadınların canlarına mal olduğunu gördük. Dünyada otoriter rejimin kadınları kıskacı altına almaya çalıştığını gördük. Ülkemizde 338 kadın cinayeti işlendi, 248 kadının ise ölümü şüpheli bırakılmaya çalışıldı. Hala ölümü aydınlatılmadan 248 kadın kardeşimiz var bu ülkede.

    Kadınları o kutsal ailelerin içerisine sokmaya çalışacağınıza, karakol kapılarında çantalarında şikayet dilekçeleriyle evlerine geri gönderdiğiniz, 6284’ten yararlanmasına izin vermediğiniz kadınları koruyun. ÇEDES protokolü ile abilik ablalıkla çokta uzak olmayan bir geçmişi hatırlatmak istiyorlar bize. Görüyoruz laiklik söylemleri, laiklik karşıtlıkları sadece söylem olarak kalmadı. Diyanet’in sağlık alanından, eğitim alanına, hayatımızın her alanında kadınların kamusal alandan çıkması için kullanıldığını görüyoruz. 6284’e saldırdıklarını görüyoruz. Anayasanın işleyişine saldırdıklarını görüyoruz. Ama en önemlisi laikliğin teminatı olan Medeni Kanun’u tartışmaya açmaya çalıştıklarını görüyoruz. LGBTİQ+’ların nefretle her geçen gün hedefe koymaya çalıştıklarını görüyoruz. Hal böyleyken, yerel seçimler gelirken görüyoruz değil mi? Hiç sığınma evinden bahsetmiyor o adaylar neyden bahsediyorlar? Mahallelerde açtıkları cemaat yurtlarından bahsediyorlar. Sizin yapmanız gereken cemaat yurdu açmak değil her mahallede kadın dayanışma birimleri açmaktır, kadın sığınma evleri açmaktır. Bunları yapmayanlar kadınlar için seçimlerde hiçbir şey vaat edemezler. Seçimler gelirken ne vaat ediyor bu iktidar, bu adaylar; kadınları otobüslerle geç saate kalırlarsa evlerine bırakacaklarmış, pembe otobüsler yapacaklarmış kadınlar için. Kadınları şiddet görmesinler diye kamusal alanlardan dışlayacaklarmış. Kadın cinayetlerini böyle durdurmak mümkün değil. Kadın cinayetlerini durdurmak isteyenler buradaki kadınların söylediklerine baksın. Bizim mücadelemize baksın” dedi.

    “MÜCADELEDEN KOPARTMAK İÇİN AİLELERİNİ ARADIĞINIZ KADINLAR BUGÜN BURADA”

    Kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından 25 Kadına Şiddetle Mücadele Gününü katıldığı için ailesinin arandığını belirten platform üyesi Şevval Erdoğan, 25 Kasım eylemlerine katıldığı için ailesi aranan kadınlardan biriyim kişisel verilerin korunmasını, özel hayatın gizliliğini ihlal ederek yapılan bu aramalarda aileme var olan işimi kaybedebileceği, gözaltına alınabileceğim ettiğim söylendi. Yapılan bu aramalarla evlere hapsedilen kadınların mücadelesinin önü kapatılmaya çalışılıyor. Atılan tüm bu iftiralara her zaman yaptığımız gibi anayasal haklarımızla cevap verebilmek için reşit kadınların ailelerinin bu hukuksuz aranmaları ile ilgi suç duyurusunda bulundum. Sonucunda savcılık şüphelilerin tespit edilemediğini, yeni delil bulunma imkanının olmadığını belirterek dosyayı kapattı. Bu suç duyurusunun ardından ailelerimiz aynı kişiler tarafından tekrar arandı. Biz korkmuyor ve anayasal haklarımızı kullanıyoruz.

    Hakları, hayatları için mücadele eden kadınların sayısının çoğalmasından korkmuş olanlara, ‘arkasında duramayacağınız hukuksuzluklara kalkışmayın’ diyoruz. Ankara Kadın Meclis’i üyelerinin ailelerini araması için bir polis memuru görevlendiren devlet, neden koruma kararlarına rağmen Mersin’de boşandığı erkek tarafından öldürülen Mervegül’ü, Ankara’da boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürülen Ümmühan Karagöz’ü korumak için birer polis görevlendiremedi. Bu korkusuzluğu, bu cüreti elinizden alacağız. Sizden korkmuyoruz. Mücadeleden kopartmak istediğiniz için ailesini aradığınız kadınlar bugün burada, ben buradayım” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • KCDP davasında adliye önündeki kadınlar gözaltına alındı- VİDEO

    KCDP davasında adliye önündeki kadınlar gözaltına alındı- VİDEO

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na açılan kapatma davası başlamadan önce adliyeye girmek isteyen kadınlara polis müdahale etti. Darp edilen kadınlar gözaltına alındı.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na (KCDP) ‘kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütme’ suçlamasıyla açılan kapatma davasının dördüncü duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamanın ardından dava için adliyeye girmek isteyen kadınları polis “kimlik kontörlü” gerekçesiyle gözaltına aldı. Gözaltına alınan kadınlardan birinin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Temmuz ayında 25 kadın katledildi

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Temmuz ayında 25 kadın katledildi

    PİRHA- KCDP’nin yayınladığı rapora göre, temmuz ayında 25 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 9 kadının ise ölümü şüpheli. 

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) yayınladığı 2023 Temmuz ayı raporuna göre 25 kadın öldürüldü, 9 kadının ise ölümü şüpheli.

    Raporda “Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz 13 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Bakanlıklar ise kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü açıklamak yerine, kadın cinayeti verilerinin yanlış hazırlandığını söyleyerek gerçekleri çarpıtıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verildi

    KADINLAR EN ÇOK KENDİ EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ 

    Kadınların 12’si evinde, 4’ü sokakta, 2’si otelde, 2’si arabada, 1’i arazide, 1’i ıssız yerde, 1’i işyerinde, 1’i su ve kenarında  öldürülmüştür. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların %48’i evlerinde öldürüldü.

    KADINLAR EN ÇOK EVLİ OLDUĞU ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ

    Temmuz ayında öldürülen 25 kadının 8’i evli olduğu erkek, 7’si birlikte olduğu erkek, 3’ü eskiden evli olduğu erkek, 2’si oğlu, 1’i akrabası, 1’i babası, 1’i tanıdığı biri tarafından öldürülmüştür. 2 kadını öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilememiştir. Bu ay kadınların %32’si evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

    KADIN, ÇOCUK ve DOĞA DÜŞMANLARININ İLK ADIMLARI

    Raporun devamında şunlar ifade edildi:

    “Son 20 yıl boyunca kadın, çocuk ve doğa düşmanı ideolojilerini uygulayan siyasi iktidar seçim sonrası ilk icraatları olarak bu ideolojilerini devam ettirdi. Kanun koyucular, kanunları korumakla görevli olanlar yine kanunları kendileri ihlal ettiler. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı ilk açıklama ise; kız çocukları için ayrı okul açılması gerekliliği oldu. Bu ihtiyacın sebebi ise; kız çocuklarının okullaşma oranın düşük olması, ailelerin sınıfta erkek çocuk var diye kız çocuklarını okula göndermek istememesi olarak belirtildi. Bu noktada ihtiyaç duyulan şey kız çocuklarına ayrı okul açılması değil bu düşünce ve ideolojinin düzeltilmesidir. Kız çocuklarına ayrı okul açılması eğitimde ayrımcılık ve ötekileştirmedir. Kadın olmanın üzerindeki toplumsal baskıyı ve toplumsal cinsiyet normlarını daha küçük yaşlardan beri içselleştirmelerine neden olacak bir uygulamadır. Siyasi iktidarın ve yeni kurulan hükümet kadın düşmanı politikalarına rağmen örgütlü mücadelemiz devam ediyor. Kadın Meclisleri her zaman yanında!”

    (HABER MERKEZİ) 

  • KCDP: Haziran’da 22 kadın katledildi

    KCDP: Haziran’da 22 kadın katledildi

    PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre Haziran ayında 22 kadın katledildi, 27 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Haziran ayı erkek şiddetine ilişkin verilerini paylaştı. Rapora göre erkekler Haziran ayında 22 kadını katletti, 27 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

    “ŞİDDET BOYUT DEĞİŞTİREREK SÜRMEYE DEVAM EDİYOR”

    Rapora göre 22 kadından 6’sı boşanmak istediği, barışmayı reddetmek, evlenmeyi ve ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istediği için katledildi. Kadınlardan 2’si ekonomik, 1’i de çocuğunun velayetini alması bahanesi ile katledildi. Raporda, 13 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 13 kadının hangi bahaneyle katledildiği tespit edilemedi. Raporda, “13 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” denildi.

    Raporda, Haziran ayında kadınların yüzde 41’inin evli olduğu erkek tarafından katledildiğine yer verildi. Bu ay katledilen kadınların yüzde 55’i ise evinde katledilirken bu kadınların yüzde 55’inin ateşli silahla katledildiği paylaşıldı.

    “ŞÜPHELİ ÖLÜMLER AYDINLATILMALI”

    KCDP, 27 kadının şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin de şu ifadeleri kullandı: “Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Mart ayında 23 kadın katledildi

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Mart ayında 23 kadın katledildi

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun mart ayı çetelesine göre 23 kadın katledildi, 19 kadın da şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    Hakkında kapatılma davası açılan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Mart ayı erkek şiddeti verilerini kamuoyu ile paylaştı.

    Mart ayında 23 kadının katledildiği, 19 kadının da şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği bilgisine yer verilen raporda, kadınların 8’sinin boşanmak istemesi, ya da barışmayı, evlenmeyi ret ettikleri için 2’sinin ekonomik gerekçe, 1’inin bakım altında olduğu bahanesiyle katledildiği, 12’sinin ise hangi bahaneyle katledildiğinin tespit edilemediği aktarıldı.

    Rapora göre, 23 kadının 9’u evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 2’si eski erkek arkadaşı, 2’si babası, 2’si oğlu, 2’si tanıdığı şahıs, 1’i akrabası, 1’i eski eşi tarafından katledildi. Bu ay kadınların yüzde 39’u evli olduğu erkek tarafından katledildi. Kadınların 16’sının evinde, 4’ünün sokakta, 1’inin otelde, 1’inin iş yerinde, 1’inin ise ormanlık alanda katledildiği kaydedilen rapora göre, bu ay kadınların yüzde 70’i evlerinde katledildi.

    SEÇİMLER YAKLAŞTIKÇA BAZI SİYASİ PARTİLERİN İÇLERİNDEKİ KADIN DÜŞMANLIĞI ORTAYA ÇIKTI

    Seçimler yaklaştıkça bazı siyasi partilerin içlerindeki kadın düşmanlığını ortaya çıkarmaya başladığına dikkat çekilen raporda, “Şu anki siyasi iktidar yanına benzer yobaz düşüncelerdeki siyasi partileri topladı. Bu partilerden HÜDA PAR’ın daha önce İstanbul Sözleşmesi karşıtı söylemlerde bulunduğunu ve LGBTİQ+ nefret mitinglerine çağrılar yaptığını biliyoruz. Yine aynı parti çocuk yaşta evliliklerin olabileceğini ifade etmişti. Bu ittifakın diğer bir üyesi Yeniden Refah Partisi’nin ittifaka katılım şartları ise direkt kadınların kazanılmış haklarına saldırı içeriyor. Bu parti de kadınları koruyan 6284’ün ve nafakanın kaldırılmasını, laik eğitim sisteminden vazgeçilmesini talep ediyor. Ama biz kadınlar sizin zihniyetinizle savaşmaya devam edeceğiz. Mücadele ederek kazandığımız hiçbir şey sizin seçim pazarlığınız olamaz. Kendi hayatlarımız hakkında kendimiz karar alacağız, mücadele edeceğiz, direneceğiz, yaşayacağız ve sizler ise hep beraber gideceksiniz” denildi.

    Raporda, son olarak da kapatma davasının 5 Nisan’da görülecek duruşması hatırlatılarak, tüm kesimler Çağlayan Adliyesi’ne davet edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Ocak ayında 31 kadın katledildi

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Ocak ayında 31 kadın katledildi

    PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Ocak ayı raporuna göre 31 kadın erkekler tarafından katledilirken, 25 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), kadın cinayetlerine ilişkin kendilerine yapılan başvurular ve basında yer alan haberlerden derlediği Ocak ayı raporunu açıkladı. Ocak ayında 31 kadın erkekler tarafından katledildi. 25 kadının ölümü ise kayıtlara şüpheli olarak geçti.

    Kadınların yüzde 35’i evli oldukları erkek tarafından katledildi. Öldürülen 31 kadından 12’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istediği için katledildi. Bahaneler yine aynıydı. Kadınlardan 1’i ekonomik bahane ile, 1’i bakım altında olduğu için, 2’si anneleri boşanmak istediği için intikam alma bahanesi ile, 1’i nefret bahanesi ile öldürüldü.

    Rapora göre, kadınların 20’si evinde, 6’sı sokakta, 1’i arazide, 1’i çocuğunun okulunda, 2’si evinin çevresinde katledildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ekim ayı verilerine göre en az 34 kadın, erkekler tarafından öldürüldü

    Ekim ayı verilerine göre en az 34 kadın, erkekler tarafından öldürüldü

    PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) Ekim ayı verilerine göre 34 kadın, erkek şiddeti sonucu katledildi. 26 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 

    Ekim ayı verilerini paylaşan KCDP, geçtiğimiz ayda 34 kadının erkekler tarafından katledildiğini duyurdu. 2022 yılının ilk 10 ayında erkekler tarafından katledilen kadınların sayısının ise 275’e yükseldiği belirtildi.

    Platformun verilerine göre, katledilen 34 kadından 2’si ekonomik bahanelerle, 11’i boşanmayı istemek, barışmayı, evlenmeyi ya da ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istediği için katledildi. 21’inin ise hangi bahaneyle katledildiği tespit edilemedi.

    KADINLARIN YÜZDE 59’U EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ

    KCDP’nin açıkladığı Ekim ayı verileri şöyle:

    “Ekim ayında öldürülen 34 kadının 18’i evli olduğu erkek, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si akrabası, 2’si babası, 1’i kardeşi, 6’sı tanıdığı kişiler tarafından, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürüldü. Bu ay kadınların yüzde 53’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Kadınların 20’si evinde, 7’si sokakta, 2’si işyerinde, 1’i arazide, 1’i otelde, 1’i eğlence mekanında, 1’i yol üzerinde otomobilinin önü kesilerek öldürülmüştür. 1 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 59’u evlerinde öldürüldü.

    KADINLAR, EN ÇOK ATEŞLİ SİLAHLARLA KATLEDİLDİLER

    Bu ay öldürülen kadınların 20’si ateşli silahlarla, 9’u kesici aletlerle, 1’i boğularak, 1’i darp edilerek, 1’i yüksekten düşerek, 1’i zehirlenerek, 1’i ise çekiçle öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 59’u ateşli silahla öldürüldü.”

    “SOMUT ÇÖZÜM DEVLETİN GÖREVİ”

    Platform, yaptığı açıklamada tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edileceğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi 12 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. İçişleri Bakanlığı ise kaç kadının, neden, nasıl, kim tarafından öldürüldüğünü açıklamak yerine, kadın cinayeti verilerinin yanlış hazırlandığını söyleyerek, gerçekleri çarpıtıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için de ilgili tüm bakanlıkların, tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • KCDP:  Eylül ayında 26 kadın öldürüldü, 19 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu

    KCDP:  Eylül ayında 26 kadın öldürüldü, 19 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Eylül ayına ait kadına şiddet verilerinin yer aldığı raporunu yayımladı. Ülke genelinde 26 kadın öldürüldü, 19 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP), her ay basına yansıyan kadına yönelik şiddet haberleri ve doğrudan kendilerine gelen başvuruları derleyerek ortaya koyduğu raporun, 2022 Eylül ayı verileri yayınlandı.

    Rapora göre 2022 yılının eylül ayında 26 kadın cinayeti işlendi, 19 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Öldürülen 26 kadından 16’sının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi, 10’u boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile öldürüldü.

    Öldürülen 26 kadının 16’sı evli olduğu erkek, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 3’ü akrabası, 1’i oğlu, 1’i üvey babası tarafından öldürüldü.

    KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ

    Raporda kadınların en çok evlerinde öldürüldüğü vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

    “Kadınların 15’i evinde, 5’i sokakta, 1’i arabada, 1’i arazide, 1’i otelde, 1’i su kenarında öldürülmüştür. 2 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.  Bu ay öldürülen kadınların %58’i evlerinde öldürüldü.”

    Platform, raporunda pek çok kadının çalışma durumlarını tespit edemediklerini hatırlatarak, “Bu ay ulaşılabilen veriye göre öldürülen kadınların 3’ünün bir işyerinde çalıştığı bilinmektedir. 23 kadının çalışma durumu ise bilinememektedir” dedi.

    ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ

    Öldürülen kadınların hayat hikayelerini de paylaşan platform, sık sık dile getirdiği gibi şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekti. Eylül ayında şüpheli şekilde ölü bulunan kadınların durumları raporda şöyle aktarıldı:

    “Tekirdağ’a yazlık konutlarına giden üniversite öğrencisi Buse İlgin sabah kaldığı evde şüpheli şekilde ölü bulundu.

    İstanbul’da bir kadın, binanın merdiven korkuluklarında asılı şekilde ölü bulundu.

    Muğla’da sulama kanalında bir kadın cesedi bulundu. Kadının 78 yaşındaki Fettahna İlden olduğu tespit edildi.

    Karaman’da 35 yaşlarındaki Hasibe Kara evinde ölü olarak bulundu.

    Isparta’da yalnız yaşayan Gül Beyaz Kayhan’a ulaşamayan yakınları polisi aradı. Gül Beyaz Kayhan evinde ölü olarak bulundu.

    Karaman’da 27 yaşındaki Astsubay Yeter Akar’ın işe gelmemesinden şüphelenen arkadaşları Yeter’in evine gittiler. Eve gittiklerinde Yeter Akar’ı ölü olarak buldular.

    Mersin’de 25 yaşındaki Nur Efşan Tekinturhan evde bıçaklanmış olarak bulundu. Olayla ilgili olarak evli olduğu erkek H.T. gözaltına alındı. Şüpheli Nur Efşan’ın kendi kendisini bıçakladığını iddia etti.

    Konya’da 61 yaşındaki Hatice Kılınç kendisine ait üzüm bağının yanında üç günlük arama çalışmasından sonra ölü olarak bulundu.

    Ankara’da 23 yaşındaki Aleyna Ayas, çalıştığı yerin sahibinin evinin 13. katından şüpheli bir şekilde düşerek öldü. Aleyna’nın ailesi kızlarının intihar etmediğini, öldürüldüğünü ifade etti. Aleyna Ayas’ın ölümüyle ilgili şüphelilerin tutuksuz yargılanması dikkat çekti.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • KCDP: Derneğimizi kapatamayacaklar, hodri meydan!-VİDEO

    KCDP: Derneğimizi kapatamayacaklar, hodri meydan!-VİDEO

    PİRHA-Hakkında “Kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek” suçlamasıyla kapatma davası açılan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 5 Ekim’de görülecek ikinci duruşma öncesi basın toplantısı yaptı. Yapılan konuşmalarda, “Derneğimizi kapatamayacaklar. Hodri meydan. Seçim sandığı geldiğinde hesabını soracağız. Kadına karşı şiddet dünyanın en yaygın insan hakları ihlalidir. Sadece yaygın değil aynı zamanda en zalimane şiddet biçimiyle karşı karşıya kadınlar” denildi. 

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Derneği hakkında “Kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek” suçlamasıyla açılan kapatma davasının 5 Ekim günü görülecek olan ikinci duruşması öncesi basın toplantısı düzenlendi.

    Şişli’deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Kadın Meclisleri’nden Dilber Sünnetçioğlu, Avukat Leyla Süren, KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim, LGBTİQ+ Meclisi’nden Ilgın Gürses, İstanbul Barosu’ndan Nazan Moroğlu, Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan Hülya Gülbahar, Kırklareli Barosu’ndan Oylum Yaman, Ekmek ve Gül’den Sevda Karaca ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan (TİHV) Ümit Efe de katıldı.

    “DERNEĞİMİZİ KAPATAMAYACAKLAR, HODRİ MEYDAN”

    “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Hukuksuz Davalarla Kapatılamaz” sloganıyla yapılan açıklamada ilk olarak söz alan Dilber Sünnetçioğlu, “Kadınlar yaşasın, diye mücadele ediyoruz. Derneğimiz kapatılmak isteniyor. Nedenini çok iyi biliyoruz. Kadınların eşit ve özgür yaşamak istemesi, kendi kararlarını almak istemesidir. Kadınları korkutamayacak, durduramayacaksınız. Onların yaşam şeklini kabul etmiyoruz. Bu dava için sadece bir kısım insanlar maşa olarak kullanılıyor. Derneğimizi kapatamayacaklar. Hodri meydan. Seçim sandığı geldiğinde hesabını soracağız. Yurt dışında ödül alıyoruz ama burada kapatılmak istiyoruz” dedi.

    Av. Leyla Süren ise “KCDP, ailelerin desteğiyle kurulmuş bir dernektir. Kadın hareketinin sesinin kısılması için açılmış bir davadır. Savcılık, “Derneğin hukuka ve ahlaka aykırı bir eylemi var mı?”diye araştırdığında herhangi bir örneğe rastlamıyor. Tüm muhalefeti susturmak üzere açılmış bir davadır” diye konuştu.

    “SİYASAL HEGEMONYALARI BİTTİ, KÜLTÜREL HEGEMONYA KURMA ÇABALARI NAFİLE”

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Derneği Genel Sekreteri Fidan Ataselim de “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması modern ve medeni haklarımıza yönelik saldırıların göstergesiydi. Şimdiye kadar hiç olmadığı kadar kadın cinayetleri artırıyor. Yaptıkları nefret söylemleri ve geliştirdikleri politikalar ile saldırılarla karşılaşıyoruz. Bütün bunlara rağmen direncimizin arttığını düşünüyoruz. Derneğimizi kapattırmamak bütün muhalefete güç verecektir. Yaşam ve eşit olma haklarımız, özgürlüklerimiz pazarlık malzemesi olamaz. Siyasal hegemonyaları bitti. Kültürel hegemonyalarını kurma çabaları nafile” ifadelerini kullandı.

    LGBTİQ+ Meclisinden Ilgın Gürses ise 18 Eylül günü İstanbul Saraçhane’de gerçekleştirilen LGBTİ+ karşıtı eyleme değinirken; “Saraçhanedeki eylemi devlet kurumları alenen örgütlüyor. RTÜK bu eylemin reklamını yaptı. Her eylemi yasaklayan İstanbul Valiliği bu eylemi örgütledi. Sömürmek istediklerinde zaten biz aileyiz. Saldırmalarının nedeni, siyasi iktidar ekonomik krizin de etkisiyle büyük bir çıkmazda. Bu süreçte bu tarz saldırılar artıyor. Ama bu şekilde kazanamazlar. Her saldırıda bize olan destek artıyor. Bizim için mücadele bundan sonra ya eşitlik hakkımızı verirsiniz ya da söke söke alırız” dedi.

    “KADINA KARŞI ŞİDDET DÜNYANIN EN YAYGIN İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

    2018 yılında öldürülen Aysun Yıldırım’ın annesi Hüsniye Yıldırım da kapatma davasına tepki göstererek, “Kızım 2018 yılında intihar süsü verilerek öldürüldü. Daha sonra dosyası kapatıldı. Kızımın cinayete kurban gittiği daha sonra ortaya çıkarıldı. Derneğimize “aile yapısını bozuyor, ahlaksızlık” denilerek kapatma davası açılıyor. Benim kızımın dosyası kapatıldığında ahlaksızlık yapılmadı mı? Derneğimiz, bizlerin yalnız olmadığını gösterdi. Bize güç verdi. Mücadelemizde bizimle yürüdüler” şeklinde konuştu.

    İstanbul Barosu’ndan Nazan Moroğlu ise, kapatma davasına karşı dernek ile dayanışma içerisinde olduklarını belirtti. Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan Hülya Gülbahar da, “Kadına karşı şiddet dünyanın en yaygın insan hakları ihlalidir. Sadece yaygın değil aynı zamanda en zalimane şiddet biçimiyle karşı karşıya kadınlar. İddianameyi incelediğimde hukuk adına utandım. Hukukta adalet yok. Eşit, özgür, mutlu ve huzurlu yaşamak istiyoruz. Bu davalar gelip, geçecek. Hepimize karşı açılmış bir dava olarak görüyoruz” dedi.

    Kırklareli Barosu’ndan Oylum Yaman “Derneğin hukuksuzca kapatılmak istenmesi kadınların örgütlenme hakkına yönelik yapılan bir saldırıdır. 5 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’nde olacağız” ifadelerini kullanırken, TİHV’den Ümit Efe de “Dernek, insan hak ve özgürlükleri açısından önemli bir ışık oldu. Bu totaliter sistem insanın özne olma çabasını çalarak, talebi görünmez kılıyor” diye konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • KCDP: Temmuz ayında en az 24 kadın katledildi

    KCDP: Temmuz ayında en az 24 kadın katledildi

    PİRHA-Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Temmuz ayı raporuna göre 24 kadın katledildi, 20 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Temmuz ayında katledilen kadınlara ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Rapora göre Temmuz ayında 24 kadın cinayeti işlenirken, 20 kadın da şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

    Temmuz ayında en çok kadın cinayeti ise İstanbul’da işlendi. Rapora göre İstanbul’da 4, Denizli’de 3, İzmir’de 2, Konya’da 2, Muğla’da 2, Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Diyarbakır, Eskişehir, Isparta, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Muş ve Yozgat’ta bir kadın katledildi.

    “ADİL YARGILAMA YAPILMADIKÇA ŞİDDET BOYUT DEĞİŞTİREREK SÜRÜYOR”

    Raporda öldürülen 24 kadından 10’unun hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemezken, 13’ünün boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile katledilirken bir kadının ise ekonomik bahanelerle öldürüldüğü belirtildi. Raporda katledilen 10 kadının hangi bahanelerle öldürüldüğünün tespit edilmemesinin nedeni ise kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucu olduğu vurgulandı. Raporda bu konuya ilişkin şu ifade yer aldı: “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Hukuksuz kararı tanımıyoruz -VİDEO

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Hukuksuz kararı tanımıyoruz -VİDEO

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Danıştay’ın verdiği İstanbul Sözleşmesi kararını protesto etti. Kadınlar yaptıkları açıklamada, “Bu siyasi iktidarın sorumluluklarını yerine getirmediği her gün, kadın düşmanlığı yaptığı her gün, nefret saçtığı her gün bu meydanlardayız. Direnmeye ve mücadele etmeye devam etmek zorundayız” dedi.

    Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini, 2’ye karşı 3 oyla reddetti.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, Danıştay’ın verdiği İstanbul Sözleşmesi kararını protesto etti.

    ‘Hukuksuz kararı tanımıyoruz, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ pankartı açan kadınlar sık sık “Hukuksuz kararı tanımıyoruz’, ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ sloganları attı.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına Fidan Ataselim konuştu.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİMİZİ BİR KEZ DAHA YİNELİYORUZ”

    Bir kez daha İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğimizi söylemek için buradayız. Sadece burada değil birçok ilde eylemdeyiz’ diyen Ataselim konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Her gün ülkenin dört bir yanındaki adliyelerde kadın cinayetleri ve şiddetleri davalarındayız. LGBTİQ+’ların uğradığı şiddet ve cinayet davalarındayız. Meydanlardayız. Bu siyasi iktidarın, devletin sorumluluklarını yerine getirmediği her gün, kadın düşmanlığı yaptığı her gün, nefret saçtıkları her gün bu meydanlardayız ve buna karşı buluşuyoruz. Direnmeye ve mücadele etmeye devam etmek zorundayız. Kararın böyle çıkması olasıydı. Elbette böyle olmamasını isterdik. Danıştay’ın hukuka uygun şekilde anayasaya sahip çıkmasını isterdik. Ve Danıştay’ın Cumhurbaşkanı’nın anayasanın üzerinde hareket edemeyeceğini söylemesini isterdik. Tek adama istediği her şeyi yapamayacağını söylemeliydi. Siyasi bir kararla karşı karşıyayız. 4 duruşma boyunca koskoca salonda yüzlerce kişi Danıştay’a anayasanın ne olduğunu anlattı. Kimileri şiddete bizzat maruz kalanlardı. Kimileri hukukçu avukat arkadaşlarımızdı. Kimileri üniversitelerde ders veren hocalarımızdı. Teker teker, tane tane anlatıldı. Yasalar, anayasa ne söylüyor, Cumhurbaşkanı kararı ne anlama geliyor, diye. Bunu görmek istemediler. Tıpkı Cumhurbaşkanı’nın bir gece yarısı toplumun büyük bir kesimini karşısına alarak bir grup gericiyi dikkate alıp verdiği çekilme kararı gibi Danıştay’da bugün bu tür bir karar verdi. Ama bizler İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha yineliyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Danıştay’da İstanbul Sözleşmesi duruşması başladı

    Danıştay’da İstanbul Sözleşmesi duruşması başladı

    PİRHA- Danıştay’da görülen İstanbul Sözleşmesi’nin üçüncü duruşmasına başlandı. Duruşma öncesi açıklama yapan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.   

    Aralarında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), Türkiye İşçi Partisi (TİP) İlerici Kadınlar Derneği (İKK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Tarım, Orman Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen), İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de bulunduğu 17 başvurucunun İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali talebiyle Danıştay’da açtığı dava 10’ncu Daire’de görülmeye başladı. Danıştay Konferans Salonu’nda görülen ve Danıştay 10’uncu Daire Heyeti’nin baktığı üçüncü grup davaların duruşmasına çok sayıda avukat, kadın örgütü, siyasi parti, sivil toplum örgütü ve sendika temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

    Duruşma öncesi Danıştay önünde açıklama yapıldı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), TGS LGBTİ+ Komisyonu, Anayasa Hukuk Araştırma Derneği, Tarım Orkam-Sen, TGS, TİP, Adana Barosu, Balıkesir Barosu, Eskişehir Barosu, İzmir Barosu, Manisa Barosu, İKK, İYİ Parti temsilcisi kadınlar yaptıkları açıklamalarda, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

    KADINLAR SAVUNMA YAPIYOR

    Açıklamaların ardından kadınlar duruşmanın görüleceği salona geçti.

    Bugünkü duruşmada, daha önceki iki duruşmada fesih kararının iptali yönünde mütalaa sunan savcı Aytaç Kurt yerine İYİ Parti’nin başvurusuna, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde “İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemez” şeklinde mütalaa sunan savcı Nazlı Yanıkdemir katıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in başvurusuyla başlayan duruşmada, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) başvurusuyla devam etti.

    Duruşma kadınların savunmalarıyla devam ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ‘Yargıda Cinsiyetçilik Raporu’nu yayınladı

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ‘Yargıda Cinsiyetçilik Raporu’nu yayınladı

    PİRHA- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, ‘Yargıda Cinsiyetçilik Raporu’ yayınladı.

    2010 yılından bu yana, şiddetin çeşitli biçimlerine maruz bırakılan kadınların davalarını takip eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, ‘Yargıda Cinsiyetçilik Raporu’ yayınladı.

    Yıllardır Türkiye’nin dört bir yanında adalet mücadelesi sürdürdüklerini belirten platform, “Bugüne kadar 1000’e yakın dava takip edilmiş olup, girilen duruşma sayısı bu sayının en az üç katına eşittir” denildi.

    Davaların kapsamı; Cinayet Davası, Cinsel Saldırı, Çocuk İstismarı, Darp, Şiddet, Yaralama, Öldürmeye Teşebbüs, Kendini Savunamayacak Kişiye Cinsel Saldırı, Taciz, Ölüme Sebebiyet, Silahlı Yaralama, İleti İle Tehdit Ve Hakaret Davası, Meşru Müdafaa gibi TCK kapsamındaki çok farklı suç türlerinden olduğuna işaret eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, duruşmalar Türkiye’nin her bölgesinde illerde ve ilçe adliyelerinde görüldüğü belirtildi.

    2017 yılındaki ilk “Yargıda Cinsiyetçilik Raporu”nu yayınlama ihtiyacı duyduğumuz süreçte olduğu gibi, özellikle kadın hak ihlallerinin artış gösterdiği dönemlerde, yargıda cinsiyete ve cinsel yönelime dayalı ayrımcılığın tespitinin önemli olduğunu ve raporların; ihlallerin tekrarlanmasını önlemede etkili olacağını düşünüyoruz.

    Takip edilen kadın, çocuk ve LGBTİQ+’lara yönelik şiddet davalarını, gözlemleri ışığında tespit ve değerlendirmeler yaparak incelemeye çalıştıklarını vurgulayan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna aşağıdaki linkten ulaşılabilir:

    https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/davalarimiz/2841/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-davalari-yargida-cinsiyetcilik-raporu

    (HABER MERKEZİ)

  • Nisan ayında 24 kadın erkekler tarafından katledildi

    Nisan ayında 24 kadın erkekler tarafından katledildi

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre, Nisan ayında erkekler 24 kadını katletti, 16 kadının ölümü ise şüpheli.

    Türkiye’de her gün en az 1 kadın erkekler tarafından katlediliyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) Nisan 2022 Raporu açıklandı. Nisan ayı içerisinde 24 kadın cinayeti, 16 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.

    Rapora göre Nisan ayında öldürülen 24 kadından 13’ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 10 kadın ‘boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ilişkiyi reddetmek’ bahaneleri ile bir kadın ise ekonomik bahanelerle öldürüldü. Cinayetlerde 23 failin adli sicil kaydı var. KCDP verilerine göre 23 failin 3’ünün suç kaydı var; 1’i eski mahkûm ve 2’si cezaevinden izinli çıkmış.

    Raporda yer alan diğer veriler ise şöyle:

    •Kadınların 15’i evinde, 4’ü sokak ortasında, 1’i arabada, 1’i iş yerinde, 1’i parkta, 1’i ise ıssız bir yol kenarında öldürüldü.

    •24 kadının 11’i evli olduğu erkek, 3’ü akrabası, biri eskiden birlikte olduğu erkek, 7’si eskiden evli olduğu erkek, biri oğlu ve biri tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

    (HABER MERKEZİ)