Etiket: kadın erkek eşitliği

  • Alevi kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde buluştu-VİDEO

    Alevi kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde buluştu-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği düzenledi. Yazar Gülfer Akkaya yaptığı konuşmada “Bugün kadın hareketi, Aleviliğin özündeki kadın-erkek eşitliğini henüz göremedi fakat yakında farkına varacaktır” dedi.

    PSAKD Kadıköy Şubesi’nde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle etkinlik düzenlendi.

    Program kapsamında Ezgi Özdemir, “Şiddet Atölyesi” isimli çalışmasını sergiledi.

    Yazar Gülfer Akkaya ise “8 Mart ve Alevilik’te Kadın” başlıklı sunum gerçekleştirdi.

    Yazar Akkaya yaptığı konuşmada inançların önemli bir kısmının erkek egemenliğinde olduğunu belirterek “Ama Alevilik bunlardan biri değil. Alevilik kadıncıl, eşitlikçi bir inançtır. Alevilik ocaklardan oluşuyor ve bu ocaklarda dedeler ile analar var. Eşit statüye sahipler. Hiçbir ocak yoktur ki sadece dedelerden veya analardan oluşsun” dedi.

    “ALEVİLİĞİN ÖZÜNDEKİ KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİ HENÜZ GÖREMEDİLER”

    Akkkaya, Alevilik inancında cinsiyet ayrımına yer olmadığını vurgulayarak şu konuşmayı yaptı:

    “Alevilik inancını var eden bir kadın. Ana Fatma dediğimiz bir kadından bahsedilir. Kandildeki nur Ana Fatma’dır. Canlı, cansız olarak hepimizin Hakk’ın bir parçası olduğumuzu söyleyen inançta yalnız kadın-erkek değil, canlı ile cansız arasında da ayrım yapılmaz.

    Alevilikte sırf kadın olduğunuz için size bir şey yasaklanmaz. Başka inançlarda kadınlar ile erkekler arasında açık bir ayrımın olduğuna tanıklık ediyoruz. Alevi erkeklerin Alevi inancı içinde tırmanacağı hiçbir basamak Alevi kadınlara sırf kadın oldukları için yasaklanmamıştır.

    Aleviler hem devlet hem de erkek egemenliği tarafından asimile ediliyor. Alevi erkeklerin, kadın-erkek eşitliğine rağmen yaptığı asimilasyon ise içten asimilasyondur.

    Dinlerin birçoğu kadın ile erkeği eşit görmezler. Ama Alevilik kadın ve erkeği eşit görür. Bu nedenle Alevilik, erkek egemen diğer inanç ve sistemler için tehlikeli görülüyor. Asimilasyona karşı ısrarla karşı koymak gerekiyor.

    Bugün kadın hareketi, feminist hareket, Aleviliğin özündeki kadın-erkek eşitliğini henüz göremedi fakat yakında farkına varacaktır.

    Alevi kurumlarına baktığımızda karar mekanizmalarında genelde erkekler oluyor. Örgütlenmenin büyük kısmı kadınların sırtından gidiyor. Ama yönetim kısmında kadınlara yer verilmiyor. Alevi kurumlarının yönetiminde kadınların çoğalması gerekiyor.

    Yapılan cemlerden birinde de erkek-kadın eşitliği işlenmelidir.”

    Program, Aşkın Nur Metin’in müzik dinletisi ile sona erdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kadıncık Ana Evi’nin restorasyonunda sona gelindi-VİDEO

    Kadıncık Ana Evi’nin restorasyonunda sona gelindi-VİDEO

    PİRHA-Alevi kadınlarının ısrarıyla başlanan Kadıncık Ana Evi’nin restorasyonunda sona gelindi. Alevi-Bektaşi kültüründe kadının rolünü simgeleyen Kadıncık Ana Türbesi şimdi ziyaretçilerini bekliyor.

    Alevi kadınlarının mücadelesi ile Kadıncık Ana Türbesi yeniden hayat buldu. Atıl bir durumda, yıllarca kapısı kilitli tutulan türbe, restore edilerek ziyarete açılmak üzere. Hünkâr Hâce Bektaşi Veli Dergâhı’nın postnişine, Hünkârdan sonra oturan ilk kadın olma özelliğini taşıyan Kadıncık Ana, bu anlamıyla Aleviler için değerli bir Alevi önderidir.

    “KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİNİN SÜREKLİLİĞİNİ TEMSİL ETMEKTE”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden (AABK) Sultan Şahin restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Tamamına yakını biten Kadıncık Ana Evi’nin (Türbesi) restorasyonunda sona gelindiğini belirten Şahin, çalışmaların titizlikle sürdürülüp, tamamlanma aşamasına gelindiğini ifade ederken, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AABK) adına Serpil Özen de, yazılı bir açıklama yaptı. Türbenin, Alevi inancının kadına verdiği değeri yansıttığını belirten Serpil Özen, şunları kaleme aldı:

    “Türbe, tarih boyunca Alevi toplumunda kadın-erkek eşitliğinin sürekliliğini temsil etmektedir. Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyon çalışması için ilk olarak Avrupa Alevi Kadınlar Birliği adına o dönemki başkanımız Sayın Nevin Kamilağaoğlu bir dilekçe yazarak Kadıncık Ana Türbesi’nin doğal dokusu korunarak acilen restore edilmesi gerektiğine dair talebimizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na iletti. Bu talebimize karşın bize gelen cevapta ‘yeterli bütçemiz olmadığından dolayı türbeyi restorasyon kapsamına alamıyoruz’ denildi. Avrupa Alevi Kadınlar Birliği olarak ‘eğer koskoca bir devlet, küçücük bir türbenin bile onarımını yapamıyorsa biz kendimiz sponsor bulup yaparız’ dedik. Türbenin restorasyonu için sponsor olma talebimizi bir dilekçe ile bizzat kendilerine ilettik. Uzun süre bu dilekçemize herhangi bir cevap gelmedi. Bunun üzerine Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’ndan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, bir soru önergesi ile Kadıncık Ana’nın durumunu Kültür ve Turizm Bakanı’na sordu. Bakanlığın soru önergesine cevabında; 2019’da emlâk vergileri toplandıktan sonra toplanan paranın bir kısmının kültür değerlerinin restorasyonu için harcanabileceğini, bu bağlamda da Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyonunun 2019’da gündeme alınacağı bildirildi. Kadıncık Ana Türbesi’nin 2019 yatırım yılı planı kapsamında restorasyon çalışmalarının planlanmakta olduğunun bildirilmesine rağmen bu süreçte herhangi bir çalışma yapılmadı.”

    “GEREKENLERİN YAPILMASI İÇİN PEŞİNİ BIRAKMADIK”

    “Avrupa Alevi Kadınlar Birliği adına Türkiye’deki çalışmaların başından sonuna kadar takipçisi olan biz Serpil Özen ve Sultan Şahin, bu restorasyonun bir an önce yapılması ve verilen sözlerin gerçekleşip gerekenlerin yapılması için peşini hiç bırakmadık” diyen Özen, Uzun yıllar süren mücadelemiz sonucunda nihayet bu sene içerisinde aktif bir şekilde başlatılan restorasyon çalışması sonuçlandı. Yıllardır harabe içerisindeki görüntüsü ile yüreğimizi yakan Kadıncık Ana Türbesi’nin, özellikle Alevi kadınlarının mücadelesiyle ve Hacıbektaş İlçemizin Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’un çabalarıyla bugün restorasyonunun tamamlanması bizler için büyük bir kıvanç ve mutluluktur. Hünkâr Hâce Bektaş Veli’yi anma etkinliklerinde, biz kadınlar onun eşiti olan Kadıncık Ana Türbesi’nin önünde her sene bir cem gerçekleşeceğimizin sözünü verdik. Umarım önümüzdeki yıl hep beraber burada kadın canlarımızla yan yana, el ele vererek, kadıncık anamızın onarılan türbesinde bu muhabbetimizi gerçekleştireceğiz. Kadıncık Ana Türbemizin onarımında emeği ve katkısı olan tüm canlarımızın hizmetleri Hakk katına yazıla. Aşk İle”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • 1. Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu panellerle devam ediyor-VİDEO

    1. Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu panellerle devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- 1. Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu panellerle devam ediyor. İlk oturumda söz alan Demokratik Alevi Dernekleri DAD Genel Merkez Eş Başkanı Selda Güneş, Alevi yolunun ışığının kadınlar olduğunu ve bu yolun ışığının sönmeyeceğini vurguladı. Akademisyen Bedriye Poyraz ise Alevi inancında kadın ve erkeğin eşit olduğuna ancak toplumsal yaşamda bunun karşılık bulmadığına dikkat çekti. 

    Çerağ uyandırma ve “Kadının Türküsü” adlı belgesel gösterimiyle başlayan 1. Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu panellerle devam ediyor. Panelin birinci oturumunda, “Alevi Ontolojisi ve kadın”, “Tarihsel süreçte Alevi kadınının konumu” başlıklı sunular yapıldı.

    Moderatörlüğünü Mersin Cemevi Üyesi Şilan Sürmeli yaptığı oturumda Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Selda Güneş ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz panelist olarak katıldı.

    MÜRŞİDİ KAMİL OLMA YOLCULUĞU

    İlk sözü alan DAD Eş Başkanı Selda Güneş, canlardan rızalık alarak konuşmasına başladı. Kentlere göçlerle birlikte Alevilerin de birçok yere göç verdiklerini ve kendi coğrafyaları dışında Aleviliklerini yaşamalarının zorlaştığını ifade eden Güneş, kentte öğrendikleri ile Aleviliği yaşamaya çalıştıklarını belirtti. Kentlerde öğrenilen birçok şeyin Alevi inancı için gerekli olmadığını vurgulayan Güneş, “Çünkü bu yol tüm sıfatlardan tüm öğrendiklerimizden sıyrılarak var olabileceğimiz yerin adıdır. Bu mürşidi kamil olma yolculuğunun adıdır.” dedi. 4 kapı 40 makam ile yola girildiğine işaret eden Güneş, ilk kapı olan şeriat kapısında en temel hak yasalarının yer aldığını, bu kapının insanın kendini bilme hali olduğunu kaydetti.

    “UNUTULMAMASI GEREKEN ŞEY RIZALIKSIZ LOKMA YEMEMEK”

    İkinci kapı olan tarikat kapısında ikrar verilerek musahip olunduğunu belirten Güneş, musahipliğin yani yolda kardeş olmanın iki farklı rahimde döl almış insanın insan olma yolculuğunda birbirine bir nazarda sağlanması için gerçekleşen bir hal olduğunu vurguladı. İnsanın verdiği ikrarla birlikte yolun parçası olduğunu buna da musahiplik cemi dendiğini dile getiren Güneş, “Yarin yanağından gayri her şeyini paylaşmakla mükellef olduğu bir canı vardır onun. Herhangi kötü bir şey yapacağı zaman sadece kendisinin mesul olmayacağını bilir. Çünkü musahibi de suçlu bulunur.” dedi. Tarikat kapısında öğrenilecek temel şeyler olduğunu belirten Güneş, her bir kapıda unutulmaması gereken şeyin rızalıksız lokma yememek olduğunu kaydetti.

    BU YOLDA ÖTEKİ YOK

    “İnsan sadece madde değildir. Her maddenin sesi vardır. Dolayısıyla hakkın da sesi vardır ve telli Kuran hakkın sesidir.” diyen Güneş,  kadınların Alevi yolunun ışığı olduğunu ve bu yolda ötekisi olmadığını, yolun hiçbir ırkın sentezi olmadığını hak ile hak olmaya aday cümle canın rızalığı ile gireceği bir yol olduğunu ifade etti.

    Hakikat kapısının yaratılıştan getirilen haklara saygı gösterme, çarkı pervazda çark olma, bir olma hali olduğunu belirten Güneş, hakkın yarattığı varlık deryasında hiçbir damlanın diğerinden daha üstün, daha yetkin olmadığını söyledi.

    “ALEVİ KURUMLARI ALEVİLERİ TEMSİL ETMİYOR”

    Güneş’in arkasından söz alan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bedriye Poyraz toplumsal süreçte Alevi kadının konumu konusunda konuşma yaptı. Alevi örgütlerinin şu anda Alevileri temsil etmediğini vurgulayan Poyraz, “Alevi örgütleri dökülüyor. Kurumlar milletvekili olabilme basamağı olarak kullanılıyor. En iyi olması gereken dönemde bile çok kötüler. O nedenle Alevi kadın örgütlenmesi çok kıymetli. Çok ihtiyaç duyulacağı bir zaman” dedi.

    “BİZDE KADIN ERKEK EŞİTTİR SÖYLEMİ KENTLERE GÖÇLE BAŞLADI”

    Alevi toplumunda “Bizde kadın erkek eşittir” söyleminin kentlere göçle birlikte başladığına dikkat çeken Poyraz, toplumsal hayatta hiçbir zaman kadınla erkeğin eşit olmadığını, kadınların mücadele ederek haklarını elde etmeye çalıştıklarını belirtti. Alevi kadın hareketinin hareket olabilmesi için öncelikle eşit olmadıklarını öğrenmeleri gerektiğini kaydetti.

    “ERKEK EGEMEN İDEOLOJİ KADININ YAPTIĞI İŞLERİ DEĞERSİZLEŞTİRİYOR”

    Erkek egemen ideolojinin kapitalist ideolojiyle kardeş ideolojiler olduğuna vurgu yapan Poyraz, şunları ifade etti: “Kapitalist ideoloji ezilen yaratarak egemenliği devam ettirmeye çalışıyor. Dolayısıyla kadınlar ve erkekler olarak birlikte mücadele ederek bunun üstesinden gelmemiz lazım. Erkek egemen ideoloji kadının yaptığı işleri değersizleştiriyor, erkeğin yaptığı işleri de değerli kılıyor. Örneğin bir tabak mantı kadının saatlerini alıyor, ama bir musluk tamiri o mantıyı yapma süresinin kat be kat altında. Ama musluk tamirine verilen para bir tabak mantıya verilen paradan kat kat fazla. Neden kadının yaptığı işi değersizleştiriyorlar çünkü.”

    “KENDİLERİNİ UNUTTURMAK İÇİN ÖNCE ALEVİLİKLERİNİ UNUTTULAR”

    Alevilerin kentlere göç ettikten sonra bir sürü zorlukla karşılaştığını, inancından dolayı aşağılandığını ve bu nedenlerle kendini unutturmak için önce Aleviliğini unutmaya çalışmakla işe başladığını söyleyen Poyraz, “Biz unutursak onlar da unuturlar gibi düşündüler. Ama baktılar ki onlar unutmuyor tekrar Alevi olmayı öğrenmeye çalıştılar” dedi.

    Alevi inancında kadınla erkeğin eşit olduğunu ancak toplumsal yaşamda bunun böyle olmadığını kaydeden Poyraz, inançtaki kadın erkek eşitliğinin toplumda da varmış gibi gösterilmesinden dolayı Alevi kadınların mücadele etme ihtiyacı bile hissetmediğini vurguladı.

    PİRHA/MERSİN

  • Tunus’ta binler kişi, kadın-erkek eşitliği için eylem yaptı

    Tunus’ta binler kişi, kadın-erkek eşitliği için eylem yaptı

    Tunus’ta ‘Ulusal Kadın Bayramı’ dolayısıyla bir araya gelen binlerce kişi, her alanda kadın erkek eşitliği taleplerini dile getirdi.

    Tunus’ta binlerce kişi, parlamentoda oylamaya sunulacak “mirasta kadın erkek eşitliği” teklifine destek amacıyla protesto gösterisi yaptı.

    Ulusal Kadın Bayramı dolayısıyla aralarında Halk Cephesi, Tunus Proje Partisi ve Ulusal Özgürlükler ve Eşitlik Kampanyasının da bulunduğu siyasi partilerin çağrısına karşılık veren Tunuslular, başkentteki Habib Burgiba Caddesi’nde toplandı.

    “Mirasta eşitlik lütuf değil haktır”, “Geri kalmışlığa karşı hürriyet eşitliği, bireysel hürriyetlere evet” ve “Biz Tunus’un hor görülemez kadınlarıyız” sloganları atan insanlar, “Özgürlüğün olmadığı cumhuriyete hayır” ve “Anayasal haklarımızın fiiliyata dökülmesini istiyoruz” yazılı pankartlar taşıdı.

    NE OLMUŞTU?

    Sibsi, Ağustos 2017’de “Bireysel Özgürlükler ve Eşitlik Komitesini kadın erkek eşitliğiyle ilgili yasal düzenlemeler üzerinde çalışmakla görevlendirmişti.

    Komite haziran ayında Sibsi’ye iki bölümden oluşan 233 sayfalık bir rapor sunmuştu. Raporun bireysel hak ve özgürlüklere ayrılan birinci bölümünde yer alan en bariz teklifler arasında eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması ve idam cezasının kaldırılması yer alıyor. İkinci bölümde ise kadın erkek arasında mirasta eşitlik ve çocuklar arasında, evlilik dışı ilişkilerden doğanlar da dahil olmak üzere eşitlik meselesi ele alınıyor.   (HABER MERKEZİ)