Etiket: kadın gazeteciler derneği

  • Basın örgütleri Mersin’den seslendi: Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz! VİDEO

    Basın örgütleri Mersin’den seslendi: Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz! VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş, ülke genelindeki protestolarda gazetecilerin tutuklanmasına ve yaşadıkları baskılara tepki göstererek, “Alanlarda, sokaklarda mesleğini özgürce yapmaya çalışan her bir meslektaşımız için, özgür iradelerimiz ve meslek onurumuz için dün buradaydık, yarın da burada olacağız. Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz!” dedi.

    Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş Mersin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda haber takibi yaparken engellenen ve tutuklanan gazetecilere ilişkin Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı. “Gazeteciliği savunacağız” yazılı pankartın açıldığı eylemde “Özgür basın susturulamaz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklamadan önce konuşan Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş üyesi Ceren İnan, “Dün tutuklama kararı verilen meslektaşlarımızın tamamı bu sabah tahliye edildi. Günlerdir haksız ve hukuksuzca mesleklerinden alıkonulan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasının sevincini yaşasak da baskıların sona ermediğinin bilincindeyiz. Bu baskılara karşı dayanışmayı ve mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE BASIN SİSTEMATİK BİR BASKI ALTINDA”

    Ardından basın açıklamasını okuyan Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Ayşenur Önal, protestolardaki polis şiddetini belgeleyen gazetecilerin iktidarın hedefi olduğunu söyleyerek, basının sindirilmek istendiğini kaydetti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un gazeteciler ile ilgili “Gazeteciyim’ diyerek şiddet eylemlerine karışmış, provokasyona yönelik girişim olmuşsa o da doğru değil. O zaman gazetecilik faaliyeti olmaz. Ama durumlarına bir baktıralım” sözlerine işaret eden Önal, “Bakan Tunç bu sözlerle yargının iktidar elindeki bir sopa olduğunu alenen itiraf etmiştir. Bugün tahliye kararı verilen arkadaşlarımız dahil olmak üzere tüm meslektaşlarımız görevlerini güvenli alanlarda özgürce yapmalıdır. Yaşanan olaylar, Türkiye’de basın mensuplarının sistematik bir baskı altında olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.

    “FAŞİST DÜZENİN SONUNU BİZLER YAZACAĞIZ”

    Günlerdir süren protestoları demokratik bir toplumun inşası adına desteklediklerini de belirten Önal, şunları söyledi:

    “Gelecekleri gibi diplomaları da tek adamın sözüyle yok edilebilen gençlerin haklı isyanının ve eyleminin yanındayız. Türkiye halklarının hemen hemen her kesiminin dahil olduğu bu eylemler, demokratik bir toplumun inşası için verilen inadın temsilidir.

    Bizler özgür basını her alanda savunan gazeteciler olarak; saray rejiminin baskılarla hayatlarımızı sarmaya çalıştığı faşizan düzene karşı mesleklerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Alanlarda, sokaklarda mesleğini özgürce yapmaya çalışan her bir meslektaşımız için, özgür iradelerimiz ve meslek onurumuz için dün buradaydık, yarın da burada olacağız. Tarihten aldığımız referansla bir kez daha yineliyoruz; her faşist rejimde olduğu gibi gün gelecek bu düzenin de sonunu bizler yazacağız! Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz!”

    Açıklamanın ardından söz alan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Kemal Göçmen, gazetecilerin mücadelesini desteklediklerini dile getirerek, “Sizlerin bu onurlu ve özgür basın mücadelenizi emek ve demokrasi güçleri adına selamlıyoruz. Siyasi iktidar halkın gelişen mücadelesini bastırmak için ilk önce aklına gelen basını susturmak. Çünkü basın bu muhalefeti görünür kılıp ülke genelinde hatta dünyada gündemleşmesini sağlıyor. Basın emekçilerinin onurlu mücadelesini destekliyoruz ve bu mücadelede onların yanında yer alacağımızı bildiriyoruz. Mücadeleniz, mücadelemizdir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Gazeteciler Daştan ve Bilgin’in katledilmesi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    Gazeteciler Daştan ve Bilgin’in katledilmesi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Kadın Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş ve İHD Mersin Şubesi, Suriye’de katledilen gazeteciler için yaptığı ortak basın açıklamasında, Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in katledilmesini lanetledi. Gazeteciler için yapılan eylemlere polislerin saldırılmasına ve tutuklamalara da değinilen açıklamada, “Türkiye Hükümeti’nin tüm iddiaları üzerine alınarak konuya değinen herkese peş peşe soruşturma başlatması ise vahimdir” denildi.

    Kadın Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş Mersin ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için basın açıklaması yaptı. Açıklamada katledilen gazetecilerle ilgili manşet haberlerinin yer aldığı gazeteler taşındı.

    Açıklamaya Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Nuriye Arslan, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, DEM Parti İl Örgütü, Emek Partisi İl Başkanı Sedat Başkavak, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve gazeteciler katıldı.

    “BİREYSEL DEĞİL, HAKİKATE YÖNELİK SALDIRILAR”

    Açıklamayı okuyan Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya, Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in katledilmesini kınayarak, savaş ve çatışma bölgelerinde yaşananları kamuoyuna ulaştıran gazetecilere yönelik saldırıları, hakikatin karartılmasına yönelik ciddi eylemler olarak değerlendirdi.

    Gazetecilerin katledilmesiyle ilgili devletin herhangi bir açıklama yapmadığı gibi bu konuya tepki gösteren insan hakları savunucularının ve gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklandığına dikkat çeken Sarıkaya, “İstanbul Valiliğinin basın açıklaması yapılabilir diye izinli saydığı Şişhane Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmak isteyen basın örgütleri kolluk kuvvetlerinin engellemesi ve saldırısı ile karşılaştı. Gazetecilerin yapmak istedikleri açıklamaya polis çok yoğun bir şiddet kullanarak engel oldu ve 59 kişi işkenceyle gözaltına aldı. Gözaltına alınanların yanında ablukaya alınan bir grup gazeteci de yoğun yağmur altında 1 saat bekletildi. Gözaltına alınan 65 kişiden 45 kişi dün akşam saatlerinde serbest bırakıldı ancak 14 gazeteciden 6’sı tutuklandı. Gözaltına alınan gazetecilerin uluslararası hukuk ve iç hukuk tarafından korunaklı olan ifade özgürlüğü hakları, savcılık ve mahkemeler tarafından dikkate alınmadı” dedi.

    İKTİDARIN TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

    Gazeteci Özlem Gürses’in gözaltına alınıp ev hapsi verildiği ve Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Seyhan Avşar hakkında konuya ilişkin yaptığı haber sebebiyle, “Terör örgütü propagandası yapmak” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlarından soruşturma başlatıldığı bilgisini de veren Sarıkaya, “Öldürülen gazetecilerle ilgili doğrudan Türkiye aleyhine bir açıklama olmasa da iktidarın tüm iddiaları üzerine alınarak konuya değinen herkese peş peşe soruşturma başlatması ise vahimdir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin yapması gerekirken en ufak bilgi ve habere dahi tahammül edememesi büyük bir tutarsızlıktır. Henüz yetkililer tarafından olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen Türkiye vatandaşı olan gazeteciler ile ilgili tarafsız haberlerin dahi hedef alınması vatandaşlık hukuku ve Anayasal haklar ile de bağdaşmamaktadır” diyen Sarıkaya, öncelikle gazeteci yurttaşların Suriye’de öldürülmesi olayı ile ilgili ivedilikle ve etkin bir soruşturma yürütülmesini, ifade özgürlüğü kapsamında kalan basın açıklaması ve haberler ile ilgili haksız soruşturma, gözaltı ve tutuklamaların sonlandırılmasını talep etti.

    DEM PARTİ’DEN DE AÇIKLAMA

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü de konuya dair il binasında basın açıklaması yaptı. Açıklama metnini okuyan DEM Parti İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, bölgede son 5 yılda Nagihan Akarsel, Vedat Erdemci, Nazım Daştan, Cihan Bilgin ve onlarca gazetecinin katledildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Hedef alınan gazeteciler uzun yıllardır bölgedeki gelişmeler konusunda kamuoyunu bilgilendirmekteydi. Her iki gazeteci daha önce de defalarca saldırıya maruz kalmıştı. 2014 yılında IŞİD saldırılarını ve buna karşı verilen mücadeleyi Suruç tarafında takip eden, günlerce sınırda görev yapan bu gazeteciler yargı baskısına da maruz kalmıştı. Bu saldırılar insanlığa ve evrensel hukuka karşı işlenen suçlar kapsamındadır. İnsanlığa karşı işlenen bu suçlara karşı duyarlı bütün kesimleri seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. AKP iktidarı ve yetkilileri konuya ilişkin derhal açıklama yapmalı ve işlediği bu suçlara son vermelidir.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Ayşenur Önal: Festivalde karanfili elden ele vererek dayanışmayı büyüteceğiz- VİDEO

    Ayşenur Önal: Festivalde karanfili elden ele vererek dayanışmayı büyüteceğiz- VİDEO

    PİRHA- 27. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, ilk kez Mersin’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festivalin düzenleyici kurumlarından Kadın Gazeteciler Derneği’nden Ayşenur Önal, bu yılın ‘Karanfil Elden Ele’ temasını taşıdığını belirterek, “Kentteki tüm kadınlarla karanfili elden ele verip, dayanışmayı büyütmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Sinemada kadın emeğini görünür kılan, erkek egemen sektörde kadın sinemacıları odağına alan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl 27. yılında. Festival Kadından Haber Gazetesi, Kadın Gazeteciler Derneği ve Mersin Sinema Ofisi işbirliğinde ilk kez Mersin’de gösterilecek.

    13-14-15 Aralık günlerinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak olan festivalle ilgili Kadın Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ayşenur Önal, PİRHA‘ya konuştu.

    KADINLARA DEĞEN HİKAYELER

    “Bugüne kadar bu festival Mersin’de hiç gösterilmemiş. Kadın filmleri festivalleri konusunda kentte bir eksiklik olduğunu düşünerek bu etkinliğe ön ayak olduk” diyen Ayşenur Önal, içeride çok dar, dışarıda çok dev bir ekiple hazırlıkları yürüttüklerini belirtti. Önal, tüm gösterimlerin ücretsiz olacağının altını çizerek, katılımın da karma olduğunu vurguladı.

    Seçkide 4 uzun, 16 kısa metraj olmak üzere toplamda 20 filmin yer aldığını söyleyen Önal, “Kadın sinemacıların gözünden çekilmiş, başta kadınlar olmak üzere erkek egemen sistemin baskılarından etkilenen herkese değinen hikayeler yer alıyor bu filmlerde. Bu filmleri izleyenler hepsinde olmasa da en az birinde kendinden bir parça bulacaktır eminim” dedi.

    “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEK İÇİN HERKESİ BEKLİYORUZ”

    13 Aralık Cuma akşamı festivalin gala gecesi olacağını duyuran Önal, cumartesi ve pazar günleri de film gösterimiyle söyleşilerin gerçekleşeceği bilgisini verdi. Özellikle devazantajlı mahallelerde yaşayan kadınları da festivalle buluşturacaklarını dile getiren Önal, şunları söyledi:

    “Fesitval bu yıl ‘Karanfil Elden Ele’ temasıyla düzenleniyor. Bizler de dezavantajlı mahallelerdeki kadınlarla, kadın örgütleriyle, feministlerle, LGBTİ+’larla karanfili elden ele verip dayanışmayı büyütmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla hem sinemaseverleri hem de kadın dayanışmasında omuz omuza olmak isteyen herkesi bu festivale bekliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali ilk kez Mersin’de

    Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali ilk kez Mersin’de

    PİRHA- Kadın Gazeteciler Derneği’nden Gamze Şimşek, 27’nci Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin Mersin’de ilk kez sinemaseverle buluşacağını vurgulayarak, “Yalnızca kadınların hikayelerine değil, kadın dayanışmasının gücüne de tanıklık eden bu önemli festival ilk kez 13-14-15 Aralık tarihlerinde Mersinlilerle buluşacak” dedi.

    Kadından Haber, Kadın Gazeteciler Derneği ve Mersin Sinema Ofisi işbirliğinde 13-14-15 Aralık tarihlerinde Mersin gösterimi yapılacak olan 27’nci Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali ile ilgili Kongre ve Sergi Sarayı Kent Konseyi Salonu’nda basın açıklaması yapıldı.

    Kadından Haber, Kadın Gazeteciler Derneği ve Mersin Sinema Ofisi’nin ortak yaptığı basın açıklamasını Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya okudu.

    “AMAÇ KADINLARIN HİKAYESİNE ORTAK OLMAK”

    Festivalin kadınların hikâyelerini anlatmak, yaratıcılıklarını desteklemek ve sinema aracılığıyla bir dayanışma ağı kurmak için 1998 yılından bu yana sürdürüldüğünü belirten Fatoş Sarıkaya, “Bugün burada kadın emeğini görünür kılmak, hikâyelerini duyurmak ve dayanışmayı büyütmek için bir aradayız. Uçan Süpürge Vakfı’nın 27 yıldır büyük bir özveriyle düzenlediği Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ni, büyük bir heyecanla 13-14-15 Aralık 2024 tarihlerinde ilk kez Mersin’e getiriyoruz. Bizler, bu organizasyonla Mersin’i kadın sinemasının buluşma noktası yapıyor ve kadınların emeğiyle daha eşit ve özgür bir dünya kurmayı hedefliyoruz” dedi.

    20 FİLM 2 GÜN BOYUNCA SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK

    Festivalde 3’ü uzun metraj 16’sı kısa metraj olmak üzere toplamda 20 filmin olduğunu dile getiren Sarıkaya, “Festival boyunca, kadın yönetmenlerin gözünden çekilmiş etkileyici filmleri izleyiciyle buluşturuyor; söyleşi ve atölyelerle sanat ve mücadele birikimlerimizi paylaşıyoruz. 13 Aralık Cuma Günü gerçekleştireceğimiz gala ile başlayacak olan festivalde, 14-15 Aralık tarihleri boyunca 20 film, 5 söyleşi ve 1 atölye ile yapımcılar, yönetmenler ve oyuncular konuklarımızla bir araya gelecek. Ayrıca tüm filmlerimiz de ücretsiz bir şekilde seyircisiyle buluşacak” diye kaydetti.

    “ERKEK EGEMEN SEKTÖRE BİR MEYDAN OKUMA”

    Uçan Süpürge Festivali’ni diğer festivallerden ayıran özelliğine de değinen Sarıkaya, şunları söyledi:

    “Bu festival, kadın sinemacıların erkek egemen sektördeki görünmezliğine meydan okuyan güçlü bir dayanışma alanı. Yalnızca kadınların hikâyelerine değil, aynı zamanda kadın dayanışmasının gücüne de tanıklık ediyor.
    Kadın Gazeteciler Derneği, Kadından Haber ve Sinema Ofisi olarak Uçan Süpürge Vakfı’nın bu mirasını daha da büyütmek ve kadınların hikâyelerini geniş kitlelere ulaştırmak için buradayız. Sanatı dayanışmanın bir aracı yapıyor, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemizi büyütüyoruz.Herkesi kadın hikâyelerini sahiplenmeye ve dayanışmamıza güç katmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

     

  • 15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    PİRHA- 15 gazeteci meslek örgütü, gazetecilerin gözaltına alınmasına dair “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır” açıklamasında bulundu.

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma kapsamında, Diyarbakır’da gazeteciler Roza Metina ve Ahmet Sümbül; İstanbul’da Erdoğan Alayumat, Bilge Aksu, Tuğçe Yılmaz, Suzan Demir ve Serap Güneş; Batman’da Mehmet Uçar; Ankara’da ise Bilal Seçkin’in gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor. 15 gazeteci meslek örgütü, konuya dair ortak açıklama yaptı.

    “GAZETECİLİK FAALİYETLERİ KORUNMALIDIR”

    Yapılan açıklamada, aynı operasyonda uzun yıllardır birçok gazetede köşe yazarlığı yapan şair Hicri İzgören, yayınevi koordinatörü Baver Yoldaş, karikatürist ve gazeteci Doğan Güzel, çevirmen Ömer Barasi, akademisyen ve yazar Abdurahman Aydın, fotoğrafçı Emrah Kelekçier, yönetmen Ardin Diren gibi birçok sanatçının yanı sıra siyasetçiler ve insan hakları savunucusunun da gözaltına alındığı vurgulanarak, şunlar ifade edildi:

    “Gazetecilerin avukatlarıyla görüştürülmelerine izin verilmedi; avukatların soruşturma hakkında bilgi alması ‘kısıtlılık kararı’ gerekçesi ile engellendi. Gözaltılar ve operasyon hakkında bilgi vermemek, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğinin özgürce icra edilmesine yönelik devam eden tehditlerin yükseldiğini göstermektedir. Türkiye, Basın Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilere yönelik süregelen sistematik taciz ve gözdağı verme politikalarına derhal son verilmesi gerekmektedir.

    Yetkilileri, gazetecilere yönelik baskılara ve haksız gözaltılara derhal son vermeye, tüm gazetecilerin güvenliğini sağlamaya ve ifade özgürlüğünü korumaya davet ediyoruz. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi uyarınca gazetecilik faaliyetlerinin korunmasını talep ediyoruz. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır.”

    İmzacı kurumlar şöyle:

    Açıklamada imzası bulunan meslek örgütleri şöyle: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA),Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC), DİSK Basın-İş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Freedom House, Diyarbakır Yerel Medya Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), ARTICLE 19, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Kadın Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI).

    (HABER MERKEZİ)

  • Basın örgütlerinden polis şiddetine tepki: Baskılara son verilsin, soruşturma talep ediyoruz!

    Basın örgütlerinden polis şiddetine tepki: Baskılara son verilsin, soruşturma talep ediyoruz!

    PİRHA- Basın örgütleri Mardin, Batman, İstanbul ve diğer illerde gazetecilere yönelik polis şiddetine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “İktidar, eleştiriyi susturmak için güvenlik güçlerini kullanarak gazetecilere yönelik bu şiddeti bir baskı aracına dönüştürmüştür. Basına uygulanan bu baskılar aynı zamanda toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir” dedi.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş, Kadın Gazeteciler Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Amed Haber Sen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Yerel Medya Derneği kayyım protestolarında haber takibi yapan gazetecilere yönelik polis şiddetine karşı ortak bir açıklama yaptı.

    Yazılı yapılan açıklamada gazetecilere dönük artan baskı ve polis şiddetinin, hukukun üstünlüğünü ve toplumun haber alma hakkını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.

    “SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Son dönemde, Mardin, Batman, İstanbul, Adıyaman ve Malatya gibi birçok kentte, iktidarın baskıları ve polis şiddeti, bu temel hakkı ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gazeteciler, toplumsal olayları, kamu yararını ve hak ihlallerini kamuoyuna duyurmak için görevlerini yaparken fiziksel ve psikolojik şiddetle engellenmekte, gözaltına alınmakta, hatta darp edilmektedir.

    Görev başındaki gazetecilere yönelik artan polis şiddetini ve baskıyı kınıyor; iktidarın basına yönelik bu anti-demokratik uygulamalarına karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Basına uygulanan bu baskılar yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.

    GAZETECİLERİN MARUZ KALDIĞI ŞİDDET İFŞA EDİLDİ

    JINNEWS muhabiri Derya Ren ve PİRHA Haber Ajansı muhabiri Kamber Yıldız, deprem bölgesinde görev yaparken jandarmalar tarafından Genel Bilgi Taramasına (GBT) maruz kalmış; Adıyaman’da kaldıkları ev iki kez jandarma tarafından basılmıştır. Gazetecilere, yaptıkları haberler sorgulanmış, baskınların “aramızda kalması” istenerek baskının gizlenmeye çalışıldığı belirtilmiştir.

    Yenidoğan Çetesi’ne yönelik soruşturmayı yürüten savcıyla ilgili haber sonrasında halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe ve Gazete Pencere Yazı İşleri Müdürü Nilay Can gözaltına alınmış; avukat İrem Çiçek’e ev hapsi verilmiştir. Adalet Bakanı’nın açıklamalarının ardından, basına yönelik bu baskının hukuk çerçevesini aşarak doğrudan iktidarın basına gözdağı verme çabasına dönüştüğüne tanık oluyoruz.

    Batman Belediyesi’ne kayyım atanması sırasında protestoları takip eden Batman Sonsöz Gazetesi’ne yapılan polis baskınında, gazete muhabiri Serhat Aslan gözaltına alınmak istenmiş, ancak bürodaki diğer gazetecilerin müdahalesiyle serbest bırakılmıştır. Gün boyunca kayyıma karşı yapılan protestoları takip eden birçok gazeteci ise sürekli olarak polis engeline maruz kalmıştır.

    Batman Belediyesi önünde gerçekleşen eylemi takip eden JINNEWS muhabiri Pelşin Çetinkaya ve Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören, polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmışlardır. Her iki gazeteci de emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştır.

    Kadıköy’de kayyım atamalarına karşı yürüyüş yapan kadınları belgelemek isteyen Mezopotamya Ajansı muhabiri Yeşim Tükel, polis tarafından darp edilmiştir.

    Bu olaylar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları ve basın özgürlüğü anlaşmalarına aykırıdır. Gazetecilere yönelik bu saldırılar yalnızca bireysel hak ihlalleri yaratmakla kalmamakta; toplumun bilgiye erişim hakkını da ciddi bir şekilde ihlal etmektedir.”

    TALEPLER SIRALANDI

    Açıklamada talepler de sıralandı.

    *Gazetecilere yönelik artan polis şiddeti, gözaltılar ve baskı olaylarının derhal bağımsız bir şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz. Sorumluların yargı önüne çıkarılması, demokrasiyi savunmak adına büyük önem taşımaktadır.

    *Kolluk kuvvetlerinin, basın mensuplarının görevlerini yapmalarını engellemeye yönelik tavırlarının son bulması ve gazetecilere karşı saygılı bir şekilde hareket etmeleri için kapsamlı eğitimler almalarını talep ediyoruz. Polis gücü, halkın bilgiye erişim hakkına saygılı olmalıdır.

    *Basına yönelik baskıların sona ermesi için iktidarı, basın özgürlüğüne ve kamu yararına saygı duymaya davet ediyoruz. Basına yönelik bu şiddet ve gözdağı politikalarının sona erdirilmesi gerekmektedir.”

    PİRHA/İSTANBUL-MERSİN-DİYARBAKIR

  • Eril medyayla mücadele alanında yeni bir ses: Kadın Gazeteciler Derneği kuruldu- VİDEO

    Eril medyayla mücadele alanında yeni bir ses: Kadın Gazeteciler Derneği kuruldu- VİDEO

    PİRHA- Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya, meslek hayatlarında yaşadıkları eşitsizlikler, cinsiyet temelli adaletsizlikler, mobbing ve hak ihlallerine karşı örgütlü mücadele yürütmenin önemine vurgu yaparak, “Biz gazeteciler hak ihlaline maruz kalan herkesin sesi olurken kendi yaşadığımız sorunları gündeme getirmekte oldukça eksik kalıyoruz. Bu nedenle kalemimizi kendi sesimiz için kullanmak amacıyla bir araya gelerek bu derneği kurduk” dedi.

    Patriyarkanın kadınların hayatını ağ gibi sardığı bir sistemde medya sektöründe de çeşitli eşitsizlik ve ayrımcılıklar yaşanıyor. Baskıyla, sansürle, hak gasplarıyla ve cinsiyetçilikle karşı karşıya kalan kadın gazeteciler, eril sistemin yarattığı tüm bu sorunlarla baş etmeye çalışarak mesleklerini icra etmeye çalışıyorlar.

    Haziran ayında kuruluşunu ilan eden Kadın Gazeteciler Derneği, sektörde yaşanan tüm bu sorunlarla mücadele etmek adına yeni bir eşik olmayı hedefliyor.

    Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya, derneğin kuruluş amacını ve hedeflerini PİRHA’ya anlattı.

    “SEKTÖRDE CİNSİYETÇİLİK YOK SAYILIYOR”

    Yükselen kadın hareketiyle birlikte çeşitli meslek kollarında kadınların örgütlendiğini ancak medya sektöründe bu tarz bir örgütlenmenin oldukça zayıf kaldığını belirten Fatoş Sarıkaya, “Basın sektörü belki de cinsiyetçiliğin en had safhada yaşandığı bir alanken ne yazık ki temelde yatan sorunların kaynağının cinsiyetçilik olduğu fark edilmiyor. Hala birçok kadın ve erkek meslektaşımız iş yaşamında kadın erkek ayrımının yaşandığını kabul eden bir yerde değiller. Dolayısıyla bu anlamda bir örgütlü mücadele kökleşmek için uygun zemini kendine yaratamamış durumda” dedi.

    “KENDİ SESİMİZ OLMAK İÇİN”

    Kadın gazetecilerin karşılaştığı sorunlara toplumsal cinsiyet eşitsizliği perspektifinden bakılması gerektiğinin altını çizen Sarıkaya, bu sorunlarla mücadele etmek için dernek çatısı altında bir araya geldiklerini anlattı. Sarıkaya, derneğin kuruluş amaçlarına dair şunları söyledi:

    “Biz gazeteciler hak ihlaline maruz kalan herkesin sesi, sözü olurken kendi yaşadığımız sorunları gündeme getirmekte oldukça eksik kalıyoruz. Medyada hakim eril ideoloji sebebiyle kadın gazeteciler şiddete, mobbinge, ikincileştirilmeye oldukça açık durumdalar. Feminist bir kadın gazeteci olarak medyada haberin dilinden, kurgusundan, görselinden tutun da iş yaşamında yaşadığımız sorunlara kadar her alanda müthiş bir cinsiyet eşitsizliğine maruz kalmak benim hep dert edindiğim bir meseleydi.

    Tüm bunlarla mücadele etmek adına ilk olarak Kadından Haber gazetesini kentteki kadınlarla hazırlamak kadın gazeteci örgütlülüğü için önemli bir adımdı fakat yeterli değildi. Daha örgütlü, sürekliliği olan bir güç oluşturmaya ihtiyaç duyduk. Yaşadığımız sorunlar böylesine fazlayken neden kalemimizi kendi sesimiz için kullanmayalım diyerek kentteki kadın gazetecilerle bir araya geldik ve bu derneği kurduk.”

    ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI

    4 aylık süreçte haksızlığa maruz kalan kadın gazetecilerle dayanışmak için çeşitli basın açıklamaları, dava takipleri yapan dernek; ilerleyen süreçte mesleki eğitim ve dayanışma adına çeşitli çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor.

    Özellikle sektörde işe yeni başlamış gazeteciler ve iletişim bölümü öğrencilerine mesleğe dair ön açıcı bir alan yaratmayı önemsediklerini dile getiren Sarıkaya, “Mesleki dayanışmayı, kadın ve LGBTİ+ gazetecilerin haklarını, cinsiyet eşitliğine dayanan haber dilini omuz omuza örmek istiyoruz. Bu nedenle bu sektörde çalışan tüm kadın+ gazetecileri dernek çatısı altında örgütlenmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    Diren KESER/ MERSİN

     

  • Kadın gazeteciler: Rabia Önver yalnız değildir- VİDEO

    Kadın gazeteciler: Rabia Önver yalnız değildir- VİDEO

    PİRHA- Kadın Gazeteciler Derneği, gazeteci Rabia Önver’in yaptığı haber sonrasında hedefe konulmasına tepki göstererek, “Rabia Önver’i yalnız bırakmayacağız” dedi.

    Kadın Gazeteciler Derneği, JİNNEWS muhabiri Rabia Önver’in “Colemêrg’de özel savaş” başlıklı dosya haberinin yayınlanmasının ardından hakkında yakalama kararı çıkartılarak evine baskın düzenlenmesine tepki gösterdi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde yapılan açıklamada basın metnini Kadın Gazeteciler Derneği’nden Ayşenur Önal okudu.

    “DİRENEN KADIN GAZETECİLER YALNIZ DEĞİLDİR”

    Önver’in Hakkari’deki karanlık güçlerin uyuşturucu ve fuhuş çetelerini teşhir ettiği için hedef haline getirildiğini vurgulayan Önal, “Suçu örtbas etmenin telaşıyla meslektaşımız Rabia’ya yönelik saldırılar tez elden başlatıldı. Bizler bu saldırıların karşısında Rabia’nın yanındayız, kadınlar olarak Türkiye’nin her yerinden bu saldırılara karşı sesimizi yükselteceğimizi duyuruyoruz. Saldırıların özgür basın emekçisi kadın gazetecilere ve toplumda sesini duyurmak isteyen kadınlara yönelik olduğunun farkındayız. Türkiye’nin her yanında engellemelere rağmen mesleğini yapmak için direnen kadın gazeteciler yalnız değildir” dedi.

    “RABİA DEĞİL ÇETELER YARGILANMALI”

    “Özellikle Kürt halkına karşı yürütülen politikalarının en çok kadınları etkilediğini Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tecavüz ettiği ve intihara sürüklediği İpek Er’den biliyoruz” diyen Önal, “Soruyoruz; emniyet ve yargı genç kadınları ve kız çocuklarını uyuşturucuya ve seks işçiliğine sürükleyen, Ayşegül Akdoğan’ı neden koruyor? Hakkari Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler Ayşegül Akdoğan çetesinde hangi konumdalar. Polis ekipleri Ayşegül Akdoğan’a yardım ve yataklık suçu işlerken, saldırılar neden Rabia Önver’e yöneliyor. Kadın gazeteciler olarak yetkilileri uyarıyoruz! Rabia Önver’i yalnız bırakmayacağız. Erkek devletin katlettiği, kaybettiği, intihara sürüklediği, meta haline getirdiği kadınların ve kız çocuklarının sözünü sonuna kadar yansıtacak, kirli ilişkileri açığa çıkaracağız. Bu uğurda katledilen, gözaltına alınan kadın gazeteci arkadaşlarımız için gerekirse daha fazla çalışacak, her bir meslektaşımızın sesi olmaya çalışacağız. Kadınların ve kız çocuklarının yaşamlarını karartmanıza izin vermeyeceğiz. Türkiye’de kadın gazetecilere yönelik saldırıların kadınların sesini kısmaya yönelik olduğunun farkındayız. Türkiye’de kadına yönelik saldırılara karşı her alanda yazmaya devam edeceğiz. Erkek kodlarıyla bezeli devletin suçlarını açığa çıkarmaya devam edeceğiz. Rabia Önver değil, Hakkari’de kadınları ve kız çocuklarını uyuşturucu ve zorla seks işçiliğine iten Ayşegül Akdoğan ve çeteler yargılanmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de gazetecilerin katledilmesine tepki gösterildi- VİDEO

    Mersin’de gazetecilerin katledilmesine tepki gösterildi- VİDEO

    PİRHA- Süleymaniye’de katledilen gazeteciler Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn için Mersin’de eylem yapıldı. Eylemde, “Ama bilinmelidir ki hakikatin izini süren özgür basın emekçileri arkadaşlarının kalemini yerde bırakmayacak, her koşulda hakikatin sesi açığa çıkacak” denildi.

    Mersin’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü ve Kadın Gazeteciler Derneği Türkiye’nin, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentine bağlı Seyîdsadik ilçesinde 23 Ağustos’ta gerçekleştirdiği SİHA saldırısında katledilen gazeteciler Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn için basın açıklaması yaptı. Parti binasının önünde yapılan açıklamada “Özgür basın susturulamaz” pankartı açıldı ve “Jîn, jiyan, azadi”, “Bijî berxwedana çapemenî”, “Kadınlar savaş istemiyor” sloganları atıldı.

    Ortak basın açıklamasını Kadın Gazeteciler Derneği yöneticisi Ceren İnan okudu.

    KATLİAM LANETLENDİ

    Ceren İnan, özgür basın emekçisi Kürt kadın gazetecilere yönelik bu katliamı lanetleyerek sözlerine başladı. Saldırıdan dolayı AKP-MHP ortaklığına işaret eden İnan, “Kürt düşmanı AKP-MHP rejimi sömürgeci ve yayılmacı politikaları ile Kürdistan’ın dört parçasını ilhak etmek istiyor. Kürdistan Federe Bölgesi yönetimi ise bu ilhaka rıza göstererek Kürdistan’ın evlatlarının katledilmesine ortak oluyor. Kürdistan halkı bunu asla kabul etmemiştir, etmeyecektir. KDP bu suçlara ortak olmaktan derhal vazgeçmelidir.

    “ARKADAŞLARIMIZIN KALEMİ YERDE KALMAYACAK”

    AKP-MHP’nin Kürt halkına ve kazanımlarına yönelik saldırılarla aynı zamanda kadın kazanımlarını hedeflediğini söyleyen İnan, “Gazeteci Nagihan Akarsel yoldaşımız bu saldırılar sonucu Süleymaniye’de katledilmişti. Gazetecilere yönelik bu saldırının hedefi özgür basının sesini kısmak ve Kürdistan’da süren savaş suçlarının dünya kamuoyuna ulaşmasını engellemektir. Ama bilinmelidir ki hakikatin izini süren özgür basın emekçileri arkadaşlarının kalemini yerde bırakmayacak, her koşulda hakikatin sesi açığa çıkacak” sözlerini kullandı.

    PİRHA/ MERSİN

  • Basın örgütlerinden gazetecilere verilen hapis cezalarına tepki-VİDEO

    Basın örgütlerinden gazetecilere verilen hapis cezalarına tepki-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da yapılan soruşturmalar sonrasında davalarının karar duruşması görülerek haklarında hapis cezası verilen gazeteciler için ortak açıklama yapan Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş Mersin temsilciliği hapis cezalarını protesto etti. Yapılan açıklamada, gazetecilik mesleğinin bu soruşturmalar ve davalarla kriminalize edildiği vurgulandı.

    Ankara merkezli soruşturmalar kapsamında ‘örgüt üyeliği’ suçlaması ile haklarında dava açılan gazetecilerin yargılandığı duruşma sonucunda 29 Ekim 2022’de tutuklanan ve 16 Mayıs 2023 tarihinde tahliye edilen Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri ve Disk Basın İş Disiplin Kurulu üyesi Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, Zemo Ağgöz, Deniz Nazlım ve JINNEWS muhabiri Öznur Değer’e 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi.

    “GAZETECİLİK MESLEĞİ KRİMİNALİZE EDİLİYOR”

    ‘Gazeteciliği savunacağız’ diyerek bir araya gelen Mersin’deki basın örgütlerinden Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş temsilciliği İnsan Hakları Derneği binasında yaptıkları basın açıklaması ile kararları protesto etti.

    Basın örgütleri adına ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya, gazetecilerin haberlerinin davaların konusu haline geldiğini belirtirken, bu davaların kanıtının da kamuoyuna açık olan haberlerin kendisi olduğunu ifade etti.

    Gazetecilik mesleğinin bu soruşturmalar ve davalarla kriminalize edildiğini söyleyen Sarıkaya, “Yine varlığı şüpheli ‘gizli tanık’ ifadeleri ile gazetecilik mesleği kriminalize edilmiş, faaliyetleri de “örgüt üyeliği” kapsamında gösterilmiştir. Belirtmek isteriz ki; haber konularını, neyin haberinin yapılıp neyin yapılamayacağını, nasıl yapılacağını, başlığını, görselini belirleyecek olan mahkeme heyetleri değil, mesleki ilkelerdir. Yargıçlar, yayın yönetmenleri; mahkemeler de haber merkezi değildir. Nasıl ki bir hakim kamusal bir görev ifa ediyorsa, gazeteci de kamusal bir görev ifa ediyor” diyerek gazetecilik mesleğinin suç olmadığını vurguladı.

    “BİZLER GAZETECİLİK ÖRGÜTÜNÜN ÜYELERİYİZ”

    Gazetecilere yönelik baskıların iktidarın hoşuna gidip gitmeyecek haberlere göre şekillendiğini belirten Sarıkaya, “Gazetecilerin görevlerinin başında iktidarın uygulamalarını kamu adına denetlemek, toplumu bilgilendirmek bulunmaktadır. İşte meslektaşlarımız bu faaliyeti yürüttüğü için cezalandırılmış, ülkemiz tam da bu nedenle bir gazeteciler hapishanesine dönüştürülmüştür” dedi.

    Gazetecilik faaliyetlerini yürüttüğü için tutuklanan tüm gazetecilerin serbest bırakılması için çağrı yapan Fatoş Sarıkaya şunları ifade etti:

    “Gazetecilik faaliyetleri yürüttüğü için tutuklanan tüm meslektaşlarımız bırakılmalıdır. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hapis cezası verilen tüm meslektaşlarımızın cezaları bozulmalı, özgürce toplumu bilgilendirme faaliyetlerini yürütebilmelidir. Belirtmek isteriz ki bizler ‘gazetecilik örgütü’nün üyeleriyiz. Hiçbir baskı, hapis cezası bizleri toplumu bilgilendirmekten alıkoyamaz. Toplumun hakikate, habere an fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde, mesleğimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de Kadın Gazeteciler Derneği kuruldu: Eril zorbalığa karşı duracağız- VİDEO

    Mersin’de Kadın Gazeteciler Derneği kuruldu: Eril zorbalığa karşı duracağız- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de kadın gazeteciler, sektörde yaşadıkları eşitsizler karşısında örgütlü mücadele yürütmek adına Kadın Gazeteciler Derneği’ni kurduklarını duyurdular. Dernek üyeleri, “Eril medyaya karşı feminist basın diyerek çıktığımız bu yolda mesleki dayanışmayı, kadın ve LGBTİ+ gazetecilerin haklarını, cinsiyet eşitliğine dayanan haber dilini ve mesleğimizi omuz omuza öreceğiz” dedi. 

    Mersin’deki kadın gazeteciler; meslek hayatlarında yaşadıkları eşitsizlikler, cinsiyet temelli adaletsizlikler, mobbing ve hak ihlalleri karşısında örgütlü bir mücadele yürütmek adına ‘Eril medyaya karşı feminist basın’ şiarıyla Kadın Gazeteciler Derneği’ni kurduklarını duyurdu. Derneğin kuruluşunu kamuoyuna duyurmak adına kadın gazeteciler tarafından İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde bir basın açıklaması yapıldı.

    KADIN GAZETECİLERİN SORUNLARINA DEĞİNİLDİ

    Dernek üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Gazeteci Gamze Şimşek, “Patriyarkanın hayatlarımızı ağ gibi sardığı, hayatımızın her alanını cehenneme çevirdiği, yaşamak için her nefes alışımızın bir mücadeleye döndüğü bugünlerde baskılarla, sansürle, hak gasplarıyla mesleğini icra etmeye çalışan kadın+ gazeteciler, uzun mesai saatlerine eklenen düşük ücretler ile kendi mesleğinde de yaşamak için mücadeleyi sürdürüyor” dedi.

    Haklarından mahrum bir şekilde haftada 45 saatin üzerinde ve düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalan kadın+ gazetecilerin sektörde en çok sömürüye maruz kalanlar arasında olduğuna dikkat çeken Şimşek, Erkeklere oranla güvencesiz bir şekilde çalışan kadın+lar, aynı zamanda meslek hastalığına yakalanmada da yüksek bir orana sahip” diye konuştu.

    “KADIN VE LGBTİ+ GAZETECİLER YALNIZLAŞTIRILIYOR”

    Bunların yanı sıra işyerlerinde düşük pozisyonlarda çalışmaya mecbur bırakılan kadın+ların, aynı işyerlerinde çalıştıkları erkek meslektaşlarından daha çok emek vermesine rağmen cam tavan ile karşı karşıya kaldığına da dikkat çeken Şimşek, şunları kaydetti:

    “Bu yaşanılanlara paralel olarak da mesleğinden dolayı kendini zorlanmış ve tükenmiş hisseden kadınların oranı yüzde 59 iken erkeklerin oranı yüzde 26,8. Bu eşitsizliklere rağmen mesleğini icra etmeyi sürdüren kadın+lar, bir de mobbing ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Sayısız sıkıntılarla tek başına mücadele etmek zorunda bırakılan ve örgütlenme kanallarının önü işten atılmak ya da hapis gibi cezalarla kesilen kadın+ gazeteciler yalnızlaştırılıyor.”

    “ERİL ZORBALIĞA KARŞI DURACAĞIZ”

    Türkiye’de gazetecilik tarihini, feminist mücadeleleriyle güçlendirecek bir kuruluşa hep birlikte imza attıklarını kaydeden Şimşek, “Kadın+ gazeteciler olarak mücadelemizin önündeki en büyük engel olan örgütsüzlüğümüze son vermek ve eril medyaya karşı yan yana, omuz omuza olmak için kentimizde attığımız adımı sizlerle paylaşmak istiyoruz. İktidarın erkek politikalarından destek alan eril patronların sardığı mesleğimizi yapmak adına her türlü baskıya ve zorbalığa karşı bir arada durmak ve ‘Birlikte güçlüyüz’ diyebilmek için, Mersin’de Kadın Gazeteciler Derneği ile hem meslek onurumuzu korumak hem de mesleğimizi ‘meslek etiği’ çerçevesinde icra edebilmek için yola çıktık” şeklinde konuştu.

    “MESLEĞİMİZDE EŞİTLİĞİ OMUZ OMUZA ÖRECEĞİZ”

    İş yerlerinde ve meslek hayatlarında yaşadıkları tüm eşitsizlikler, cinsiyet temelli adaletsizlikler, mobbing ve hak ihlalleri karşısında kadın gazeteciler olarak örgütlü mücadeleleriyle var olacaklarının altını çizen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Eril zihniyet ile sarmalanmış haber diliyle, ataerkil düzenin geliştirdiği toplumsal normlarla, sermaye ve erkek iş birliğiyle, patronlarla ve patronların sırtını sıvazlayanlarla mücadele edecek olanlar bizler olacağız. Eril medyaya karşı feminist basın diyerek çıktığımız bu yolda mesleki dayanışmayı, kadın ve LGBTİ+ gazetecilerin haklarını, cinsiyet eşitliğine dayanan haber dilini ve mesleğimizi omuz omuza öreceğiz. Eril medyaya karşı feminist basını inşa etmek ve birlikte güçlüyüz demek için sizleri de aramıza bekliyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN