Etiket: kadın işçiler

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, kadın işçileri ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. Kadınların sorunlarının dinlendiği ziyarette, 8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olma çağrısı yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Akdeniz ilçesinde bulunan Mersin Sebze ve Meyve Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Toroslar ve Akdeniz Belediyesi Meclis Üyelerinin de bulunduğu ziyarette kadınların yaşadığı sorunlar dinlendi.

    Burada işçilerle konuşan Perihan Koca, kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete ve istismara karşı 8 Mart’ın öneminden bahsetti. Perihan Koca, “Aynı zamanda açlığın, yoksulluğun altında yaşadığımız koşullardayız. Kadınlar gerçekten geçinebilmek için canla başla çalışıyorlar. En derin yoksulluğu ve yoksulluğa karşı mücadeleyi en yakından sizler biliyorsunuz. Kadınlar yaşadığımız koşullara ‘dur’ demek için 8 Mart’ta alanlarda olacak. O yüzden sizleri de 7 Mart’ta gerçekleştireceğimiz şölene ve 8 Mart’taki kadın yürüyüşüne davet ediyoruz” dedi.

    Kadınlara karanfil verilerek, 7 Mart’ta Şevket Sümer Mahallesi’nde gerçekleştirilecek şölene ve 8 Mart’ta Kushimoto Sokağı’nda düzenlenecek yürüyüşe davet edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Özak Tekstil işçisi kadınlar: Sendikamızın tanınmasını istiyoruz – VİDEO

    Özak Tekstil işçisi kadınlar: Sendikamızın tanınmasını istiyoruz – VİDEO

    PİRHA – Sendikalarının tanınmasını isteyen Özak Tekstil işçisi kadınlar, “Kadınları çok güçsüz varlıklar olarak biliyorlar ama biz bu süreçte çok güçlü olduğumuzu, birlikte yürüyünce birçok şeyi başardığımızı anladık” derken, işçi sınıfına seslenerek “Gücünüzü gösterin” çağrısında bulundular.

    Öz İplik-İş’ten istifa edip BİRTEK-SEN’e geçtikleri için işten atılan Özak Tekstil işçilerinin direnişi İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bulunan Özak Holding önünde sürüyor.

    Özak Holding önünde direnişlerini sürdüren Özak Tekstil işçisi kadınlar ise yaşadıklarını ve taleplerini PİRHA‘ya anlattı.

    “SESİMİZİ DAHA İYİ DUYURMAK İÇİN İSTANBUL’A GELDİK”

    Özak Tekstil işçisi Yıldız Bağcı iş bırakma eylemine giden süreçte yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı:
    “İçeride hakkımız gasp ediliyordu. İçerideki sendika da hiçbir şekilde buna ses çıkarmıyordu. Aksine patronun yanında durup bize tutanak tutan bir sendikaydı. Biz bu sendikayı istemediğimizi belirttik. Bir şey yapılmayınca biz de sendikadan toplu istifa edip BİRTEK – SEN’e geçtik. Bizi tek tek odalara çağırıp “Öz İplik-İş’e geçmezseniz çıkışınız verilir, siciliniz bozulur” diyorlardı. Biz dediklerine boyun eğmedik ve çıktık. Buna karşılık bir arkadaşımızı işten çıkardılar. Bizde ona destek olmak ve sıranın bize gelmesini engellemek için iş bırakma eylemi yaptık.”
    Patronlar tarafından görmemezlikten gelindiklerini de ifadelerine ekleyen Bağcı,“Bizde sesimizi daha iyi duyurmak için İstanbul’a geldik” dedi.

    “MARKALAR HAREKETE GEÇMEZSE MARKALARIN ÖNÜNDE EYLEME BAŞLAYACAĞIZ”

    Bağcı, bundan sonra atacakları adım için de “Markalar harekete geçmezse markaların önünde eyleme başlayacağız” diye konuştu. Bağcı, işçi sınıfına “Hiç kimse boyun eğmesin, hiç kimse sessiz kalmasın. Kimse korkmasın. Örgütlenerek, birleşerek bir şeyleri değiştirebileceğimize inansınlar. Bir şeyler biz birlik olduğumuz zaman değişir” çağrısında bulundu.

    “SENDİKAMIZIN TANINMASINI İSTİYORUZ”

    Özak Tekstil işçilerinden Funda Bakış ise taleplerini, “Dışarıda direniş boyunca geçirdiğimiz günlerin ücretinin hesabımıza ödenmesi ve Özak Tekstil çalışanları olarak sendikal hakkımıza dokunulmaması ve sendikamızın tanınmasını istiyoruz” şeklinde sıraladı.

    “BİRLİKTE YÜRÜYÜNCE BİRÇOK ŞEYİ BAŞARDIĞIMIZI ANLADIK”

    Çok zorlu bir süreç geçirdiklerini söyleyen Bakış, direnişlerine devam edeceklerini belirterek talepleri kabul edilene kadar eylemlerde bulunacaklarını kaydetti. Bir kadın işçi olarak işçi sınıfına seslenen Bakış, “Gücünüzü gösterin. Kadınları çok güçsüz varlıklar olarak biliyorlar ama biz bu süreçte çok güçlü olduğumuzu, birlikte yürüyünce birçok şeyi başardığımızı anladık. Siz de birlikte yürüyünce her şeyi başaracaksınız” diye konuştu.

    Devrim FINDIK-Kamber YILDIZ/İSTANBUL

  • 8 Mart Kadın Platformu’ndan Özak direnişine ziyaret – VİDEO

    8 Mart Kadın Platformu’ndan Özak direnişine ziyaret – VİDEO

    PİRHA – Özak Tekstil direnişinin 66. gününde 8 Mart Kadın Platformu işçileri ziyaret etti. Özak Tekstil işçisi kadınlar bu direnişin ruhunun kadın işçiler olduğunu vurguladı.

    Öz İplik-İş’ten istifa edip BİRTEK-SEN’e geçtikleri için işten atılan Özak Tekstil işçilerinin direnişi 66’ncı gününde İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bulunan Özak Holding önünde sürüyor.

    8 Mart Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken Özak Tekstil işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu. “Özak Tekstil işçisi kadınlar yalnız değildir, yaşasın kadın dayanışması” pankartı açarak yürüyüş düzenleyen kadınlar “Özak işçisi yalnız değildir”, “Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.

    “8 MART KADIN PLATFORMU OLARAK DİRENİŞİNİZİ SELAMLIYORUZ”

    Platform adına söz alan Şenay Kumuz, şunları söyledi:
    “Her yıl 8 Mart’ta biraraya gelip bunu sokaklarda bir eylem haline dönüştüren biz kadınlar olarak bugün 8 Mart çalışmamızı da buradan size aktarmak istedik. Bizim için direnişiniz çok değerli bizler kadın hareketinin bir parçası olan 8 Mart Kadın Platformu olarak direnişinizi selamlıyoruz. Sizleri desteklemek için de bugün burada yer alıyoruz. Direnişte yer alan bütün arkadaşları da selamlıyoruz.”

    “BU MÜCADELENİN RUHU BİZİZ”

    Özak Tekstil işçilerinden Funda Bakış ise şu ifadeleri kullandı:
    “Bu mücadelenin ruhu biziz. Bu direnişin simgesi asıl olarak kadınlar. Bu büyük mücadelede bizim yanımızda olan bütün kadın arkadaşlarımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Biz kazanmak için birlikte yürümek zorundayız. Bizim gücümüzün farkına varacaklar. Bugün veya yarın farkına varacaklar. Biz birlikte var olacağız. Kazanacağız.”

    Ardından kadınlar direniş çadırına geçerek direniş sürecine dair sohbet etti. Kadınlar, direniş çadırında bir süre vakit geçirdikten sonra sloganlarla ziyareti sonlandırdı.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • ‘Çizgi film konuşması gereken çocuklar, Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyorlar’

    ‘Çizgi film konuşması gereken çocuklar, Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyorlar’

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hane ekonomisini konuşmak üzere ev işçisi kadınlarla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada “Enflasyon korkunç durumda. Yarın açıklanacak ve göreceksiniz en makyajlı hali bile korkunç olacak” dedi.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yılla birlikte gelen zamların ardından kadın yurttaşlarla bir araya geldi. Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Yeni yıla dair küçük bir umudu bile çok gören Saray, hanelerin üzerine yeni zamlar yağdırdı. Kara kış zaten ağırdı, şimdi daha da ağırlaştı. Ev hanımları ile birlikte hane ekonomisini konuşmak için halkımızla buluşacağız. Saray neye yol açtığını onlardan dinlesin” ifadelerini kullandı.

    “HÜKÜMET ARTIK BAŞIMIZDAN GİTSİN”

    CHP Genel Merkezinde yapılan toplantıda toplantıda kadınlar teker teker kürsüye çıkarak geçinemediklerini ve iktidardan destek beklediklerini dile getirdi.

    Kılıçdaroğlu’ndan önce konuşan ev emekçisi kadınların talepleri şu yönde oldu:

    “Evimde tenceremi kaynatamıyorum geçinemiyoruz. Doğalgazımı, ocağımızı kullanamıyoruz, pazara uğrayamıyoruz. Bir karanlıktayız ve yardım edecek bir el bulamıyoruz. Çocuklarımıza mahçup oluyoruz, onlarda bize mahçup oluyor.

    Sürekli karanlığa gidiyoruz. İktidara sesleniyorum; Artık yeter! Bizim de güzel yaşamak hakkımız, isyan ediyorum. İşsiz evladım var, kirada oturuyorum. Bir an önce umutlarımızın elimize verilmesini iktidardan talep ediyorum.

    Bir emekli eşi olarak evime gıda alamıyorum, eşim engelli. Markete gidemiyoruz, eskiden bakkallarımız vardı, ekmek yağ yazdırıyorduk. Şimdi o da yok. AKP’den hiçbir beklentim yok. Başa gelecek insanların yardımcı olmasını bekliyorum. Lütfen gidin artık.

    Çocuklarım bir şey istiyor alamıyorum, kendi canıma mı kıymalıyım? Hükümet artık başımızdan gitsin. Komşularımdan 30 lira alıp çocuğuma süt aldım.”

    “HAYAT PAHALILIĞI BU AİLELERİ EZİP GEÇİYOR”

    Yapılan basın açıklamasında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu ise “Çocuklar Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Erdoğan Türkiyesi’nde özellikle tek çalışanlı haneler yıkımın eşiğindedir. Çizgi film konuşması gereken çocuklar, Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyorlar.

    Erdoğan Türkiyesi’nde özellikle tek çalışanlı haneler yıkımın eşiğindedir. Buradan ilan ediyorum. Birinci önceliğim hane ekonomisini yani iç ekonomiyi korumak olacaktır. Kadınların sorunlarını politik çabamızın en önünde tutacağım.”

    Buradan ilan ediyorum. Birinci önceliğim hane ekonomisini yani iç ekonomiyi korumak olacaktır. Kadınların sorunlarını politik çabamızın en önünde tutacağım. Erdoğan’ın ev hanımlarını ve tek gelirli haneleri hafife aldığı çok açıktır. Bugün ev hanımı görmezden gelinse de pek çok iş yapıyor. Ekonomi bozulduktan sonra hanenin planlamasını ev hanımı yapar oldu. Yemek pirişilecek, temizlik yapılacak, çocuklara bakılacak… Tek gelirli haneler çok ama çok zordalar. Hayat pahalılığı bu aileleri ezip geçiyor. Bu ailelerin küçük çocukları bile politize oldular. Siz de görüyorsunuz videoları. 9-10-11 yaşındaki çocuklar ailelerinin katlandığı zorlukların son derece farkında. Çizgi film konuşması gereken çocuklar Erdoğan’ın aymazlığını konuşuyorlar.  Enflasyon korkunç durumda. Yarın açıklanacak ve göreceksiniz en makyajlı hali bile korkunç olacak.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Novamed’de kadın direnişi kitaplaştırıldı: Bir Kadın Grevi

    Novamed’de kadın direnişi kitaplaştırıldı: Bir Kadın Grevi

    Novamed’li kadınların bir yılı aşkın süren hak arama mücadelesi “Bir Kadın Grevi” adı ile sosyolog Feryal Saygılıgil tarafından kitaplaştırıldı. Kitap, Almanya merkezli Fresenius Medical Care’e (FMC) bağlı olarak 2000 yılından beri Antalya Serbest Bölgesi’nde faaliyet sürdüren Novamed’te, Petrol-İş Sendikası’na üye 83 kadın işçinin direnişini anlatıyor.

    Sosyolog Feryal Saygılıgil’in “Bir Kadın Grevi: Serbest Bölge’de Kadın Olmak” isimli çalışması Güldünya Yayınları’ndan çıktı.

    Kitap, Almanya merkezli Fresenius Medical Care’e (FMC) bağlı olarak 2000 yılından beri Antalya Serbest Bölgesi’nde faaliyetini sürdüren Novamed’te, Petrol-İş Sendikası’na üye 83 kadın işçinin direnişini anlatıyor.

    NOVAMED’Lİ KADINLARIN 448 GÜNLÜK DİRENİŞİ

    Kadın işçiler maruz kaldıkları saldırıları bertaraf etmek, sendikalaşma haklarını savunmak için 26 Eylül 2006’da greve çıkmıştı.

    Düşük ücret verilmesi, hamileliğin takvime bağlanarak sıraya konulması, tuvalete gitmenin önce yasaklanması, sonra dakikalara bağlanması, kadınların aybaşı dönemlerinin sorun olması gibi nedenlerle 83 kadının başlattığı direniş, 448 gün sürmüş ve üç yıllık toplu iş sözleşmesi imzalanarak sonlanmıştı.

    Bir yılı aşkın süren grev kadınların direnişini ve örgütlenme deneyimlerini, hak arama mücadelelerini gelecek kuşaklara aktarmak açısından önemliydi. Saygılıgil de kitabında bu önemli deneyime mercek tutuyor.

    “Patriyarkaya Yaklaşım”, “Sınıf Analizinin ve Deneyiminin Önemi”, “Emek, Görünmeyen Emek”, “Sermaye ile Patriyarka Birlikteliği”, “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadın İşçilerin Durumu”, “Türkiye’de Kadının İşgücü Piyasasındaki Durumu”, “Kadın İşçi Sendika İlişkisi” gibi konuların ele alındığı kitapta, serbest bölgelerde çalışan kadınların örgütlenme deneyimleri, direniş stratejileri de aktarılıyor.

    Fabrikada kadın olmaktan meslek hastalıklarına, vardiyalı çalışmaktan işçilerin hayallerine kadar pek çok konuya mercek tutan Sosyolog Saygılıgil direnişi kitaplaştırma sürecini ise kitabın girişinde şu cümlelerle aktarıyor:

    “Petrol-İş Kadın Dergisi’nde Novamed’de çalışan kadınlarla yapılmış bir röportaj çıkmıştı. Oraya giderek grevdeki işçilerin deneyimlerini belgelemeyi, onlarla sohbet etmeyi çok istiyordum. Sinemacı Güliz Sağlam ile birlikte işçilerle görüşmek için Antalya Serbest Bölgesi’ne gittik.

    “Grevin 141’inci günüydü ve iki gün boyunca grevdeki kadınlarla sohbet ettik, çekim yaptık. Bu çekimlerden on iki dakikalık, Novamed Direnişi isimli bir belgesel hazırladık. Novamedli grevci kadınların deneyimini doktora tezim olarak belirlemem de bu sürece dayanmakta. Böylece hem yazılı hem de görsel olarak Antalya Serbest Bölge’de yaşanan bu önemli deneyimi aktarabilecektim.

    Bu arada Türkiye’deki diğer Serbest Bölgelerde yaşananları, çalışma koşullarını da merak etmeye başlamıştım. Serbest bölgelerde çoğunlukla kadın işçilerin çalıştırıldığını, yedek işgücü ordusu, ucuz işgücü olarak görüldüklerini, dünyadaki pek çok yerde Serbest Bölgelerde işgücünün kadınlaştığından haberdardım.

    “Acaba Türkiye’de nasıldı? Çalışma koşulları ne durumdaydı? Kadın işçilerin deneyimlerinden ne sonuçlar çıkarabilirdim? İşte ilk bu sorularla çalışmaya başladım.”

    (Gazete Karınca)