Etiket: kadın kolları

  • Mersin Cemevi Kadın Kolları dayanışma kahvaltısı düzenledi-VİDEO

    Mersin Cemevi Kadın Kolları dayanışma kahvaltısı düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi Kadın Kolları dayanışma kahvaltısı düzenledi. Düzenlenen kahvaltıda konuşan Aysel KIlavuz, “Ülkeyi yangın yerine çevirenlere dur demek için barış içinde tepkimizi göstermek zorundayız. Birlik olursak, barış gelecektir, kadın katliamları duracaktır” dedi.

    Mersin Cemevi Kadın Kolları dayanışma kahvaltısı düzenledi. Yoğun bir katılımın olduğu etkinlik, çerağ uyandırılması ile başladı.

    BİRLİK OLURSAK, BARIŞ GELECEKTİR

    Türkiye’nin bir yangın yerine döndüğünün altını çizen Aysel Kılavuz, şunları söyledi:

    “Sadece acılarda değil sevgililerde, mutlulukta bir arada olursak barışı hızlandırırız, yüreklerimizi birleriz. Türkiye’ye ateş düşmüş yüreğimize de düşüyor. Sağımızda dönüyoruz, solumuzda dönüyoruz her yerde bir yıkım var, bir ateş var. Bu ateşi söndürmek için gerçekten ben değil biz olmayı öğrenmeliyiz. Bu güzelim ülkeyi yangın yerine çevirenlere dur demek için barış içinde tepkimizi göstermek zorundayız. Aleviler kadın erkek birlikte ibadet ederiz, birlikte dua ederiz, birlikte yola çıkarız. Bizim inancımız sevgi ve barış inancıdır. Her gün kadın cinayetleri oluyor, kadınlar öldürülüyor ve sevdikleri için diyorlar ama en çok ailelerden çıkıyor. Kadına yönelik katliama dur demeliyiz. Birlik olursak, barış gelecektir, kadın katliamları duracaktır.”

    Dayanışma kahvaltısı okunan deyişler ile devam etti.

    PİRHA/MERSİN

  • Maraş Narlı’da canların katılımıyla Hızır lokması toplandı-VİDEO

    Maraş Narlı’da canların katılımıyla Hızır lokması toplandı-VİDEO

    PİRHA- Maraş Narlı’da AKD Narlı şubeye bağlı cemevi ve gençlik kolları Hızır ayı vesilesi ile Narlı sokaklarını gezerek lokma topladı. Lokma toplanması sırasında açıklama yapan AKD Narlı Şube Kadın Kolları Başkanı Fidan Yongun, “Hızır ayı vesilesi ile her yıl lokmalar toplayıp cemevinde kömbe yaparak canlara dağıtıyoruz. 13 Şubat tarihinden itibaren başlayarak üç gün boyunca da oruç tutarız.” dedi.

    Maraş Narlı’da, AKD Narlı şubeye bağlı cemevi kadın ve gençlik kolları, Hızır ayı vesilesi ile her yıl Şubat ayında geleneksel olarak yapılan Hızır lokması toplama etkinliği yapıldı. Cemevinde bir araya gelen gençler ve kadınlar giydikleri yöresel kıyafetleri ile davul eşliğinde balonlarla süsledikleri at arabası ve yöresel kıyafet giydirdikleri temsili Kal, Pir ile “Sere sale binê sala Xızır Ketiye we male bidin heqi kale” diye sokaklarda mani dizerek Narlı sokaklarını gezdi. Esnaf ve evler gezilerek Hızır lokması topladı.

    Lokma toplama etkinliğe canlar yoğun ilgi gösterirken bir çok ev ve dükkanın önünde esnaf ve yurttaşların katılımıyla halaylar çekildi.

    “DAYANIŞMA İÇİNDE HIZIR LOKMAMIZI HAZIRLIYORUZ”

    Gece boyunca lokma toplanmasının ardından açıklama yapan AKD Narlı Şube Kadın Kolları Başkanı Fidan Yongun, “Hızır ayındayız. Narlı’da bir araya gelerek her yıl geleneksel olarak yaptığımız Hızır etkinliğini yapıp lokmalar topluyoruz. Lokmaların toplanmasının ardından üç gün boyunca Hızır orucumuzu tutar cemevinde bir araya gelerek muhabbet ederiz. Üç gün tuttuğumuz orucun ardından cemevinde bir araya gelerek canlarla dayanışma içerisinde Hızır lokmamızı hazırlayıp cem yapıyoruz” diye ifade etti.

    Mustafa YÜKSEL-MARAŞ

  • Narlıdere Kadın Kolları, 20 Aralık’da kahvaltıda bir araya geliyor

    Narlıdere Kadın Kolları, 20 Aralık’da kahvaltıda bir araya geliyor

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları, 20 Aralık Perşembe günü  kahvaltıda bir araya geliyor. 

    İzmir Narlıdere’de bulunan Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Narlıdere Cemevi Kadın Kolları kahvaltı düzenliyor. Düzenlenen birlik ve dayanışma kahvaltısı 20 Aralık Perşembe günü sabah saat 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde olacak.

     

  • ‘Alevi kadınlar olarak özgürlüğü ve eşitliği her yerde var etmeye çalışıyoruz’-VİDEO

    ‘Alevi kadınlar olarak özgürlüğü ve eşitliği her yerde var etmeye çalışıyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nin kadın kollarında çalışma yürüten Şilan Sürmeli, Alevi kadınlarının kurumlarda yeterince görünür olmadığına değindi. Bunun için kadınların mücadeleyi yükseltmesi gerektiğine ifade eden Sürmeli, “Kota mı eşit temsiliyet mi tartışmalarına girmeden ama böyle bir sürecin zaten tüm kurumlarımızda var olması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Mersin Üniversitesi Psikoloji Bölümü Mezunu Şilan Sürmeli, Mersin Cemevi’nin kadın kollarında çalışma yürütüyor aynı zamanda da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi.

    Sürmeli, Alevi kadınlarla ilgili çalışmalarındaki en büyük ana hedeflerinin Aleviliğin asimilasyonunu engellemek olduğunu söyleyerek, “Hem inancımızı gelecek nesile taşıyabilmek aynı zamanda da kendi kültürümüzü bir şekilde devam ettirebilmek” dedi. Sürmeli, tüm bunları yaparken kadın kimliği ile yaşadıkları problemleri aktardı.

    “ERKEKLEŞMİŞ BU DÜNYADAN ALEVİ KURUMLARI DA ETKİLENİYOR”

    Kendisi de Kürt ve Alevi bir kadın olan Sürmeli, ‘Alevi inancında kadın erkek eşittir’ söyleminin pratikte pek de karşılık bulduğunu düşünmüyor.

    “Toplumun içinde maruz kaldığımız şeyleri hepimiz görüyoruz analiz ediyoruz. Ama kendi kurumlarımızda yaşadığımız şeyler daha farklı. Sonuçta toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği belli sıkıntıları biz de yaşıyoruz kendi kurumlarımız. Alevi inancında ceme girdiğinizden itibaren kadın ya da erkek değilsiniz cansınızdır. Herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmaz. Ama tabii ki bu toplumsal cinsiyet rollerinden çok arınmış yerler değil. Sonuçta beş bin yıllık bir kültürden bahsediyoruz. Ve beş bin yıllık bir Alevi kültürünü de etkiliyor. Elbette ki Alevi kültürünün özünde eşitlik, özgürlük mücadelesi yer alsa da sonuçta içinde yaşadığımız toplum yapısı da iktidar ilişkileri de Alevileri etkiliyor. Ve bu tabii ki Alevi kurumlarını da etkiliyor. Sonuçta erkekleşmiş bir dünyada Alevi kurumlarındaki erkek canlarımız biraz daha bu durumu maalesef önümüze serebiliyor.”

    Tüm bunlara karşı Türkiye’de uzun soluklu bir tarihi olan kadın mücadelesinin getirdiği tartışmaları kendi kurumlarında masaya yatırılıyor. Bu çalışmalarda “Kadınların hakları neler olmalı. Alevi kadınların talepleri ve sorunları neler” gibi sorulara cevap arıyorlar.

    ALEVİ KADINLARIN TARİHİ VE DİL

    Sürmeli, bu çalışmalarda başlangıç olarak görülmeyen Alevi kadınların tarihini ele alıp bundan yola çıkarak Alevi kadınların mücadelesini yükseltmeye çalıştıklarını söyledi.

    Diğer bir çalışmalarının ise dil kavramı üzerinde olduğunu belirten Sürmeli, “Bu cinsiyetçi toplumdan etkilenmiştir. Ve Alevi diline de bu cinsiyetçilik işliyor. O yüzden aslında Alevi dilindeki cinsiyetçiliği ortadan kaldırmak da bir talebimizdir. Bunun için de elimizden geldiğince çalışmalar yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Bu çalışmalar kapsamında bir ilk de olan Alevi kadın bülteni çıkartıyorlar. Sürmeli, Mersin Cemevi’nde çıkarttıkları bu kadın bülteni ile kaygılarının eşitliği ve özgürlüğü her yerde var edebilmek olduğunu söyledi.

    “ALEVİ KADINLARI BU KURUMLARA NEDEN GELMİYOR?”

    Tartışmalarında kadınların neden kurumlardaki yönetimlerde değil de mutfakta var olduklarına da değindiklerini belirten Sürmeli sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ekonomik bağımsızlığını kazanamayan kadınların elbette ki bu kurumlarda görünürlüğü de azalıyor. Yani bugün kadının sırtına bütün yükü yüklediğinizde tersinde bu soruyu soramıyorsun. Neden Alevi kadınlar bu kurumlara gelmiyor? Neden kurumlara gelse bile işin yöneticilik kısmında yer almıyor. Çünkü zaten mutfak kısmında varız. Bu noktada da o kadının ekonomik bağımsızlığını sağlayacak ya da en azından onu rahatlatacak belli şeylerin yapılması lazım. Bugün Alevi erkek canlarımızın şunları yapması gerekiyor: Ben nasıl cemevine gidebilmek için koşullarımı uydurabiliyorsam, benim eşimin de kızımın da koşullarını uydurabilmesini sağlayabilmeliyim. En azından budur. Bu noktada da tabii ki belli başlı tartışmalar var. Sadece ekonomik özgürlük üzerinden değil, algının değişmesi meselesi aslında. O yüzden de yönetim meselesine geldiğimizde tabii ki salt kadınların rahat cemevlerine gelmesinden bahsetmiyoruz. Talepkar olmasından da bahsediyoruz. Sonuçta biz de o rollerden beslenen kadınlarız. Özgüven problemi yaşıyoruz. Bu noktada kendimizle de ilgili çalışmalar yapıyoruz. Neden söz almıyoruz. Kadınlarla yaptığımız böyle çalışmalar da var.”

    EŞİT TEMSİLİYET VEYA KOTA

    Sürmeli, Alevi mücadelesinde bir mücadele verilecekse burada kadınların da eşit temsiliyet hakkının olduğuna değindi. “Kadınlar aslında bu mücadeleyi yürütürken hakların verilmeyeceğini bile bile bu mücadeleyi yürütmeli. Talep etmeli, istemeli. Ve almalı. O yüzden de tabii ben kota mı eşit temsiliyet mi tartışmalarına girmeden ama böyle bir sürecin zaten tüm kurumlarımızda var olması gerektiğini düşünüyorum.” diyen Sürmeli kadınlar olarak bu mücadeleyi sonsuza kadar da devam ettireceklerinin altını çizdi.

    PİRHA/MERSİN