Etiket: kadın pirler

  • AKD Narlı Şubesi 1. Alevi Kadınlar Buluşması’nı yaptı: Cemlerde kadın posta oturtulmalı

    AKD Narlı Şubesi 1. Alevi Kadınlar Buluşması’nı yaptı: Cemlerde kadın posta oturtulmalı

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi, Alevi Kadınlar Buluşması’nın birincisini yaptı. Konuşmalarda posta oturan, cem yürüten kadın pirlerin önemine dikkat çekilerek “Kadını ikinci plana atan anlayışları mahkûm etmeliyiz kendi içimizde” denildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Narlı Şubesi, 1. Alevi Kadınlar Buluşması’nı yaptı. Konuşmalarda Türkiye’deki kadın emeğine ve Alevi inancında kadının önemine dikkat çekildi. AKD örgütlenmesinde “Kadın sekreterliği” kurulması gerektiği de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

    Yapılan konuşmalarda, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin “Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde/hakkın yarattığı her şey, yerli yerinde/bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok/noksanlık da eksiklik de, senin özündedir” sözleri hatırlatıldı.

    Buluşmada, “Biz de kadın erkek yoktur herkes candır. Kadınların daha çok bir araya gelmesi için olanaklar yaratmalıyız” denilerek şunlar kaydedildi:

    “Dünyadaki işlerin % 66’sı kadınlar tarafından görülüyor. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler. Başka bir deyişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.

    Bir ülkenin uygarlık düzeyi, kadınların yaşam şartlarına bakmakla ölçülebilir. Bakınız, yapılan araştırmalar 21. yüzyıl Türkiye’sinde kadın profilini gözler önüne şöyle seriyor: Kadın-erkek eşitliğinde Türkiye 134 dünya ülkesi arasında 129’uncu sırada yer alıyor.

    *Kadınların yüzde 20’si okuma yazma bilmiyor. (4 milyon)

    *Türkiye’de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20’si ise nikâhsız yaşıyor.

    *Her gün ortalama 5 kadın gördükleri şiddet sonucu hayatını kaybediyor.

    *Aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işleniyor.

    *Eğitim gören 100 kadından sadece 23’ü yüksek öğrenim görüyor.

    *Kadınların yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.

    *Kadınların sivil toplum örgütlerine katılımı yüzde 24, siyasi partilere yüzde 13, sendikalara yüzde 6, siyasi uğraşıya ve parlamentoya katılımı yüzde 4 civarındadır.

    *3 milyona yakın sendika üyesinin sadece 300.000’e yakını kadın.

    Doğum izni, kreş , cinsel taciz, adaletsiz vergi sistemi vs. gibi sorunlar kadın emekçilerin belini büküyor.”

    “KADININ OLMADIĞI HİÇ BİR MÜCADELE KAZANILMAZ”

    Buluşmada, kadının içinde yer almadığı hiç bir mücadelenin kazanılmadığı belirtilirken, “Kadın, toplumun içindeyse o toplum medenidir. Kadın, toplumun içindeyse o toplum ileridir. Kadın, toplumun içindeyse o toplum üretkendir. Kadın, toplumun içindeyse o toplum toplum gibi toplumdur” denildi.

    “CEMLERDE KADIN POSTA OTURTULMALI”

    Konuşmalarda şunlar dile getirildi:

    “Kadını dışlayan, onu birlikte düşünme, birlikte üretme, birlikte eşit ve  insanca yaşama süreçlerinden kopartan her türlü uygulama ve anlayışlara karşı, herkesin gelecek güzel günler için yan yana gelme, birlikte mücadele etmeleri kaçınılmaz zorunluluktur. ‘Alevilikte kadın, erkek eşit’ deyip işin içinden çıkıyoruz. Böyle dediğimiz için kadın alanını boş bırakıyoruz. Kadınla özel olarak ilgilenmiyoruz. İçimizde kadın alanın açılmasına karşı olan arkadaşlarımız var. Mesele kadın kolları değil, kadın sekreterliği kurmalıyız. Bütün demokratik kitle örgütlerinde kadın sekreterliği var. Bizde sadece bazı yerlerde isim olarak var. Genel merkezimizin bile kadın sekreterliği yok. Bu alanla özel olarak ilgilenmeliyiz. Cemlerimizde kadın aktif olmalı, posta oturtmalı. Mesela ‘Pir’ kavramı erkek değildir ama günümüzde erkekleştirilmiş durumdadır. Kadın pirlerimiz de vardır. Günümüzde de bazı cemevlerinde posta oturan, cem yürüten kadın pirlerimiz var, bunları daha çok görünür kılmalıyız. Kadını ikinci plana atan anlayışları mahkûm etmeliyiz kendi içimizde. Alevi kadınlar inancımızdan, öğretimizden aldığınız güçle çok şey değiştirebilirsiniz. Alevi kadının kurtuluşu Aleviliğin kurtuluşudur. Çünkü Yol anadır. Anaya sahip çıkmak gerekir. Yol, ana olmaktan çıkarsa, yolumuz da yol olmaktan çıkar. Yolumuza sahip çıkmak adına yapılan her türlü girişime sahip çıkmalıyız. Bu bizim kurtuluşumuz olacaktır.”

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Ana Yüksel Çağlayan: Kadın pirler daha görünür olmalı- VİDEO

    Ana Yüksel Çağlayan: Kadın pirler daha görünür olmalı- VİDEO

    PİRHA-Ana İlkin Yüksel Çağlayan, Alevi inanç önderlerinden kadın pirlerin daha görünür olması gerektiğini belirterek, “Erkek dedeler, pirler yıllarca konuştular ve bizler hayranlıkla seyrettik. Şimdi de lütfen onlar bizleri izlesinler” dedi. Ana Yüksel Çağlayan, Dersim’deki asimilasyona da vurgu yaparak “Dersim’in bugün inancı da ışığı da kayıptır” ifadelerini kullandı.

    Ana İlkin Yüksel Çağlayan, Alevi inancında kadın kimliğinin daha görünür olması gerektiğini söyledi. “Kadınsınız hiçbir eylem olmaz” diyen Yüksel Çağlayan, anaların daha çok öncü olup yaşamda yer alması gerektiğini vurguladı.

    Ana İlkin Yüksel Çağlayan, Alevi inancında da erkek bireylerin daha görünür olduklarını söyleyerek şunları kaydetti:

    “‘Rahman ve Rahim’in adı ile…’ deniliyor ya ben de diyorum ki; Rahman ve Rahim kim? Yüce yaratan yukarıda yan gelmiş yatıyor mu? Oradan bizi mi izliyor? Lütfen bir sorgulayın. Rahman ve Rahim olanlar onun yeryüzündeki temsilcileridir. Onu doğru yansıtabilenlerdir. Rahman erkek, Rahim olan da dişidir. Peki bugün Rahimler neden silikleştiler? ‘Çocuğum var, evim var, iyi ev hanımı olacağım, iyi gelin olacağım’ yarışına girdiler ve bu da erkeklerin zamanla hoşuna gitti.

    “KADINLAR CESARETLİ OLSUNLAR”

    Kadınlar da biraz cesaretli olsun, öne çıksınlar. Biz kadınlar yanlış konuşabilir, hata yapabilir, eksik de olabiliriz. Erkekler bu kusurları yapınca bizler hoş görüyoruz da onlar neden bizi hoş görmesinler! Yıllarca meydanlarda erkekler vardı. Erkek pirler yıllarca konuştular ve biz hepimiz hayranlıkla seyrettik. Şimdi de lütfen onlar bizleri hayranlıkla izlesinler.”

    “DERSİM TOPRAKLARI ARTIK KUTSALİYETİNİ YİTİRMİŞTİR”

    Ana İlkin Yüksel Çağlayan’ın değerlendirmelerinde Dersim’e dönük inkar ve asimilasyon politikaları da vardı.

    Dersim’de Alevi inancının artık “kayıp” olduğunu ifade eden Yüksel Çağlayan, “Dersim halkı, pirlerini, mürşitlerini, rayberlerini inkar etti. İnkar edince de o enerji Dersim’i terk etti” diyerek şöyle devam etti:

    “Şu anda bu mümkün değil. Dersim’in bütün değerleri yerle bir olmuş durumda. Pirler, dedeler ne derlerse desinler; Dersim bugün kayıptır. İnancı, ışığı kayıptır. Dersim toprakları artık kutsaliyetini yitirmiştir. Ne kadar Düzgün Baba’yı çağırırsanız çağırın, duymuyor. Ne kadar ‘Ya Hızır’ derseniz deyin bir karşılık bulmuyor. Onun için diyorum ki çok da geç olmadan toplanılsın.

    “İSTANBUL’DAN GELEN BELEDİYE BAŞKANI DÜZGÜN BABA’YA BETON MERDİVEN YAPTI”

    Örneğin İstanbul’dan bir belediye başkanı gelip de Düzgün Baba’ya o beton basamakları yaptığında zaten son noktayı koydu. O basamak yetmedi bir süre sonra da tepeye beton döktü. Önce bunun sorgulanması lazım. Sen hangi güçle betondan merdiveni oraya dizdin? Günümüz zengin ve modern insanları ‘topraklanma’ deyip yapılan uygulamalara servet ödüyorlar. Benim nenem, dedem oraya saatler boyu yalınayak karda, kışta giderken o zenginler, bizimle dalga geçtiler. ‘İşte bakın yalınayak toprak üzerinde taşa gidiyor’ dediler. Ama şimdi bütün dünya enerji ile haşır neşir Dersimliler de öyle elleri koynunda otursunlar. Merdiven üstüne merdiven yapsınlar. Onun için herkes cezasının bedelini ödeyecektir.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/ANKARA