Etiket: kadın zakir

  • Zakir Şevda Çelebi Çiçek: Kadın zakir kimliğimiz nedeniyle dışlanabiliyoruz-VİDEO

    Zakir Şevda Çelebi Çiçek: Kadın zakir kimliğimiz nedeniyle dışlanabiliyoruz-VİDEO

    PİRHA- Uzun yıllardır zakirlik yapan Şevda Çelebi Çiçek, Alevi yoluna hizmet etmekten mutlu olduğunu söyledi. Çiçek, Ataerkilliğin Aleviliğe yansımasının derin ve sarsıcı olduğunu ve zakirlik yaparken dahi kadın kimliğinden dolayı dışlanabildiğini de dile getirdi.

    Şevda Çelebi Çiçek, İzmir’de cemlerde zakirlik yapan nadir kadınlardan biri. 16 yaşından beri saz ile bir bağlılığı gelişmiş ve zamanla kendini geliştirmiş. Yola ve erkana hizmet için zakirliği seçmiş ve bu hizmeti uzun yıllar sürdürmüş. Alevi kurumlarının imkanı ve desteği ile birçok cemde zakirlik yürütmüş. Bazen de kadın zakir kimliğinden dolayı içten içe dışlandığı da olmuş. Bu eksiklikler yanında bu hizmetin yüceliği de onu yıldırmamış ve zakirliğe devam etmiş. Şimdiler de ise yetiştirdiği yeni gençlerle beraber cemlerde zakirlik yürütmeye devam ediyor.

    Şevda Çelebi Çiçek, zakirlik hikayesini PİRHA’ya anlattı.

    Sizi biraz tanıyabilir miyiz ?

    Bingöl Karlıova doğumluyum. PSAKD Egekent-2 Cemevi’nde zakirlik yapmaktayım. Aynı zamanda bağlama dersleri veriyorum.  Yaklaşık 5 yıldır hizmet vermekteyim. Cem ve erkanlarda kadın zakir olarak gönül ehli ile çalışıyorum.

    Saza ilginiz nasıl başladı ?

    Doğuştan desem olur mu bilmiyorum. Ruhani bir şey bu, yaşı ve sınırı yok. Kendimi bildim bileli saza, deyişe bir bağlılığım var. 16 yaşında eğitim görmeye başladım. Hocam Mükerrem  Kemertaş’ın oğlu Tuncay Kemertaş idi. Daha sonra mücadele edip kendimi geliştirdim.

    “SADECE CEMDE DEĞİL, EVDE ÇOCUKLARIMA DA ZAKİRLİK YAPIYORUM”

    Uzun zamandan beridir zakirlik yapıyorsunuz ve sizi buna iten ne oldu ?

    Beni zakirliğe iten inancımdır. Yola çok inanıyorum ve yola hizmetçi olarak girmek istedim. Bende yeterli olan şeyin bağlamamın aşkı ve onunla birlikte söylemimdir. Bizim inancımızda haykırarak kendini ifade etme biçimi vardır. Ben de bu şekilde yürütmek istedim. Zakirlik çok farklı bir şey. Bunu büyük aşk ve istekle yapmak lazım. Kendini adaman lazım. Zakirlik sadece cemde değil evde tek başıma iken ve çocuklarıma zakirlik yapıyorum.

    Siz İzmir’deki Alevi kurumlarında hizmet veren nadir kadın zakirlerden birisisiniz. Buna dair olumlu ve olumsuz bir tepki aldınız mı?

    Bulunduğum cemevinin yönetimi bana zakirlik yapma yolunu açtı ve imkan sundu. Tabi kendi isteğimle de bu oldu. Bu anlamda bir sıkıntı yaşamadım. Geçen sene bir cemevinden pirimiz beni çağırmıştı. Ben zakirlik için gittiğimde beni çağıran pir o akşam için yoktu. Farklı bir pir vardı. O pir bana deyiş söyletmek istemedi. Onu yaşamıştım ve çok üzülmüştüm.

    “ATAERKİLLİĞİN ALEVİLİĞE DE YANSIMASI DERİN VE SARSICI”

    Sizce sebebi neydi?

    Kadın oluşumun sebebi yüksekti. Doğru dürüst merhaba dememişlerdi ve çok içerlemiştim. Diğer sefer ise beni davet ettiler ve tekrardan cemde zakirlik yaptım. Dernek, yöneticiler ve pirim bu imkanı sunduğu için mutlu oldum.
    Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Bunun Aleviliğe yansıması ise derin ve sarsıcı. Zakirlik yaptığım cem ve erkanlarda bunu görebiliyorum. Ana Fatma denilir, yol kadından gider denilir ve bu baskın bir şekilde ifade edilir. Pirler ve dedelerimiz bunu çok doğal dile getirirler. Ama uygulamada ise kadının Alevilikte pek yeri yoktur. Yönetimlerde kadının olması gerekiyor. Aynı zamanda mindere ana-kadınların da oturması gerekiyor. Kadının evde yaptığı hizmete, cemevlerinde de aynı gözle bakılıyor. Aslında bu işin temeline kadın girdiği zaman öğretebileceği çok şey var. Mecliste nasıl ki az kadın sayısı varsa, Alevi derneklerinde de o kadar az kadın var. Kadın biraz sivrilmeye ve ön plana çıkmaya başladığı zaman geri adım attırmak istiyorlar.

    Zakirlik aşk işidir, onu hissedebilmektir. Zakirliği nasıl tanımlarsınız ve o hissiyat sizde nasıl oluşuyor ?

    Yaşamak lazım. Anlatmakla olacak bir şey değil. Söylerken başka bir kişi oluyorsun. Farklılaşıyorsun ve bu dünyanın dışına çıkıyorsun. Doğa ile bütünleşme, insan ile bütünleşme var. Bence çok yüce. Hatta bir albüm çıkarttı bana. Hiç aklımda yoktu. Kendim hissederek besteledim. Sebebi tamamen zakirlikti. Bezm-i Elest adında bir albümdü. Bestesi bana ait, şiirleri Süleyman Deprem’e aitti. Bu süreçte maddi ve manevi sıkıntılar çektik. Yeni çalışmalarım var ve beste üretmeye devam ediyorum. Albümün maddi getirisi hiç önemli değil. Bu yola hizmet ediyorum ve gitsin bir kenarda üretimim olarak kalsın. Gelecek nesillere dokunabilirsek ne mutlu bana.

    Zakirliğin dışında saz kursu veriyorsunuz ve öğrencileriniz var. İlgileri nasıl?

    Yetiştirdiğim 7-8 kursiyerim var. Benle birlikte rahatlıkla çalıp, zakirlik yapabiliyorlar.  Katıldığım zakirlik cemlerine kursiyer öğrencilerimle gidiyorum ve yardımcı da oluyorlar. Yeni nesilede sazı öğretip, yolu-erkanı tanıtıp bilinçli bir şekilde kendilerinden sonraki nesillere aktarsın, diye mücadele veriyorum. İlgilenmezsek onları kaybederiz.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • İşin içine girince o aşk başlıyor: Zakirlik-VİDEO

    İşin içine girince o aşk başlıyor: Zakirlik-VİDEO

    PİRHA- Alevilikte yürütülen cemlerdeki 12 hizmetten biri olan zakirlik görevini sürdüren kadın sayısı yok denecek kadar az. 14 yaşından bu yana zakirlik yapan Yaprak Dengiz de bunlardan biri. Garipdede Dergahı’nda Alevi deyişlerini seslendiren Dengiz, “İnanca olan teslimiyet ve maneviyat bir olduktan sonra kadın ne hissediyorsa erkek de aynı şeyi hissedebilir veya erkek ne hissediyorsa kadın da saz çalarken onu hissedebilir” diyor.

    Haberin Videosu

    “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde. Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde. Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok. Noksanlık eksiklik senin görüşlerinde.”

    Alevilik inancında her ne kadar kadın erkek eşitliği söz konusu olsa da bazı noktalarda eksiklikler olabiliyor. Cemevleri yönetimlerinde ve cem ibadetinde kadınların sayıca az olması eksiklilerin başında geliyor.

    Özellikle de cem ibadetindeki on iki hizmetten biri olan zakirlik görevindeki kadın sayısı az. Ama yine de zakirlik yapan kadınlara rastlamak mümkün.

    Aslen Ardahan Damallı olan ve 14 yaşında bağlamayla tanışan Yaprak Dengiz de zakirlik yapan kadınlardan biri. Dengiz, bağlama kursuna gittiği cemevinde zakirliğe başlamış.

    Biraz da tesadüf sonucu oluşan bu süreci şöyle anlatıyor Dengiz:

    “Bağlama kursuna gittiğim cemevinde Antalya Abdal Musa ziyaretlerine gidilecekti. Zakir yoktu. Öyle hasbelkader bir şekilde zakir olarak posta oturttular. O gün bugündür de hala zakirim.”

    “KADIN OLARAK ZAKİRLİK YAPMANIN AYRICALIĞI YOK”

    Bir kadın zakir olmanın kendisine hiçbir ayrıcalık hissettirmediğini söyleyen Dengiz, “Ben kadın zakirim çok farklıyım’ diyemiyorum. Kadın olarak zakirlik yapmanın ayrıcalığı yok. Kadın ne hissediyorsa erkek de aynı şeyi hissedebilir veya erkek ne hissediyorsa kadın da çalarken onu hissedebilir. İnanca olan teslimiyet ve maneviyat bir olduktan sonra” şeklinde ifade ediyor.

    MERHAMET VE VİCDAN YOĞUNLUĞU

    Alevi inancını yoğun bir şekilde yaşayan Dengiz, inancın kendisine çok şey kattığını söyleyerek duygularını şöyle anlatıyor:

    “İnanılmaz bir merhamet ve vicdan yoğunluğu yaşıyor insan. Yolda yürürken bastığın taşa teşekkür ediyorsun seni taşıdığı için. Gölgesinde oturduğun ağaca teşekkür ediyorsun seni koruduğu için. Canlı cansız her nesneye her şeye teşekkür ediyorsun ve ‘hepsi iyi ki varlar’ diyebiliyorsun.”

    “İŞİN İÇİNE GİRİNCE O AŞK BAŞLIYOR”

    Gençlerin inanca olan ilgisinin ‘Ben Aleviyim burada bunu yapıyorlar. Ben de gideyim bir bakayım ne yapıyorlar, nasıl yapıyorlar’ şeklinde merakla başladığını belirten Dengiz, “İşin içine girdikleri zaman ister istemez bir dürtü hissediyorlar içlerinde ve sanırım o aşk, o sırada başlıyor. Daha sonrasında devamı geliyor. İki sene sonra olsun beş sene sonra olsun yani bir zaman sonra illaki o aşkı, o teslimiyeti hissedebiliyorlar kendilerinde” diyor.

    “BİR DEĞİL ÇOK BİR ÇAĞRIM VAR”

    Gençler için “Bir çağrım değil çok bir çağrım var” diyen Dengiz, gençlerin sosyal hayatlarından zaman ayırmaları gerektiğini ve Alevi toplumu olarak ancak böyle daha güçlü hale gelebileceklerini söylüyor.

    Suay ABAK/İSTANBUL