Etiket: kale mahallesi

  • AKP’li Tatvan Belediyesi, kanalizasyon suyuna müdahale etmiyor; yurttaşlar tepkili-VİDEO

    AKP’li Tatvan Belediyesi, kanalizasyon suyuna müdahale etmiyor; yurttaşlar tepkili-VİDEO

    PİRHA- Bitlis Tatvan’da yerleşim birimlerinin yakınından akan kanalizasyon suyu, hem çevreyi hem de insan sağlığını tehlikeye atıyor. Yurttaşlar, belediyenin duyarsızlığından yakınarak acil çözüm beklediklerini kaydettiler.  

    Bitlis’in Tatvan ilçesinde süren hızlı yapılaşma, beraberinde çevre kirliliğini de arttırıyor. AKP’li Tatvan Belediyesi, Kale Mahallesi’ne altyapı hizmeti götürmeden yapılaşmanın önünü açtı. Mahalle sakinleri, kanalizasyon suyunun iki yıldır açıktan akması nedeniyle hem sağlıklarının tehlikede olduğunu söyledi hem de çevrenin büyük bir tahribata uğradığına vurgu yaptı.

    BELEDİYENİN HİZMET ANLAYIŞI ÇUKUR KAZMAK OLDU

    Kale Mahallesi 2134 Sokak’tan açık bir şekilde akan kanalizasyon için belediyenin çözümü sadece çukur kazmak oldu. Açılan çukurun da dolması sonucu civar adeta gölete dönüştü.

    Yurttaşlar, konuyu belediyeye iletmelerine rağmen henüz bir müdahalenin olmadığını aktardı. Bölge sakinleri, civarda çocukların da gezindiğine işaret ederek, büyük bir tehlike içerisinde olduklarına vurgu yaptı. Yurttaşlar ayrıca, pis suların Van gölünü de kirlettiğini ifade ederek “Bir an önce bu kirliliğin önüne geçilsin” dedi.

    PİRHA/TATVAN

  • Dezavantajlı Roman çocuklarına yönelik ‘Hayal Evi’ projesi!-VİDEO

    Dezavantajlı Roman çocuklarına yönelik ‘Hayal Evi’ projesi!-VİDEO

    PİRHA – Roman halkının yaşadığı Ankara’nın Kale Mahallesi’ndeki çocuklar “Hayal ev” projesi ile birtakım kültürel aktiviteye ulaşım sağlayabiliyor. Gönüllü eğitmenler, çocukların gelişmelerini daha sağlıklı yöntemlerle sağlamaya çalıştıklarını belirterek proje hakkında bilgi verdi.

    Ankara’nın en eski mahallelerinden Kale Mahallesi, son yıllarda başkentin cazibe merkezi haline geldi. Ancak turistik geziler için tercih edilen mahalle, günden güne özgün yapısını da yitirdi. Roman halkıyla özdeşleşen Kale Mahallesinin demografik yapısı değişime uğrasa da o havayı solumak hala mümkün.

    Roman Hakları Derneği de mahallenin özgünlüğünü yitirmemesi için çalışmalarını sürdürüyor. Dernek bünyesinde yürütülen “Hayal Ev” projesi ile Roman çocuklarının gelişimleri amaç ediniliyor.

    ÇOCUKLARIN OYUN OYNAYABİLECEKLERİ BİR PARK DAHİ YOK!

    Proje yürütücülerinden Abdülkadir Aygün, “Hayal Ev” çalışmasının detaylarını PİRHA’ya anlattı. Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan Aygün, aslen Urfalı ve Arap bir yurttaş. Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı’nda (ÇAÇAv) gönüllü çalışmalar yaptığını belirten Aygün, kısa süre öncesinde Roman Hakları Derneği ile tanıştığını ve Hayal Ev projesinin bir destekçisi olduğunu belirtti.

    Abdülkadir Aygün, Hayal Evi projesinin 2017 yılında tasarlandığını ve 2018 yılında da çalışmalara başladığını aktardı. Aygün, genel olarak ilkokul ve ortaokul çocuklarına yönelik ağırlıklı çalışmalar yaptıklarını belirterek şu aktarımda bulundu:

    “Çalışmalarımızın nedeni, Kale Mahallesi’ndeki çocukların yaşadığı problemler, yani birincisi çocukların doğru düzgün okula devamlılıkları yok. Bu çocukları okullara kazandırabilecek şekilde ve devamsızlıkları sebebiyle eksik kaldıkları yönleri tamamlamaya dönük çalışmalar yapıyoruz. İkincisi buradaki çocuklar mahallenin şartları içerisinde sosyo-ekonomik şartların düşük olması sebebiyle çok fazla kötü etkiye maruz kalıyorlar. Güvenli ortam bulamıyorlar, oyun oynayabilecekleri bir park yok; birçok eksikliğe sahipler. Biz de Hayal Evi’nde onların bütün bu eksikliklerini bir nebze olsun giderebileceğimiz çatı oluşturmaya çalışıyoruz. Çocukların eksik kaldıkları bilişsel gelişimlerini sağlayabilmek için çeşitli atölyeler yapıyoruz. Çocuklarla oyunlar oynayıp onların sosyalleşebilmeleri için geziler düzenliyoruz. Kale Mahallesi’nde çocukların ihtiyaç duyduğu her şeye dönük çalışmalar yapıyoruz.”
    “ORTADA DIŞLANMIŞ BİR TOPLULUK VAR”
    Abdülkadir Aygün, mahalle halkının yaşadığı yoksulluğa da dikkat çekti. Mahallede Roman olmayan insanların da yaşam sürdüğünü belirten Aygün, “Ama Romanlar hem ayrımcılığa maruz kalıyor hem de ekonomik anlamda düşük konumdalar” dedi. Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çalışmalarımızla tesbitte bulunmak ve bu insanların yaşadığı sorunları raporlayıp herkese duyurmaya çalışıyoruz. Çözüm bulabileceğimiz noktalarda yardımcı olmaya çalışıyoruz ama çözüm olamayacağımız büyük çaplı durumları da duyurmaya çalışıyoruz. Örneğin çocukların gittiği bir ortaokul var ve o okula servis sağlanamıyor. Kuş uçumu olarak çok yakın bir mesafe olarak görünüyor ama güvenli bir ortam değil ve uzun bir yolu tercih etmek durumunda kalıyorlar. Servis sağlanmadığı için çocuklarda okula gidemiyor. Mesela bu bizim için bir problem ve bunu çözebilmek için çeşitli mercilere ulaşmaya çalışıyoruz.
    Buradaki halk, Roman olmalarından öte insanlar ve ben burada çalışma yaparken aslında bir nevi de dışında olduğum bir topluluğun içine girmiş oluyorum. Bir nevi onlarla çalışma yaparak beni benimsemelerini sağlamış oluyorum. Ortada dışlanmış bir topluluk var ve ben de onların içine girerek bir nevi kendimi de rahatlatıyorum. Mesela ben de Arabım ve aynı etnik farklılıklar benim üzerimde de geçerli. Ekonomik olarak düşük bir yerden gelmiyorum, o yönden daha güvendeyim ama etnik ayrımcılıklar, kendini ifade edememe, konuşma hakkının alınması gibi her şey benim için de geçerli. Ve ben burada mücadele ederken Aslında kendimi o noktada güçlü hissediyorum. Çünkü kendi yaşadığım yerde çalışma yapabileceğim bir dernek yok ama Ankara’ya geldiğimde bir dernek buldum ve bu mücadelenin içerisinde olmak istedim. Bu da Beni rahatlatıyor.”
    ÇOCUKLAR İÇİN YARDIM TALEBİ!
    Hayal Evi projesi kapsamında gönünllü çalışma yürütün bir diğer isim de Funda Turak. Sosyal Hizmet bölümü 4. sınıf öğrencisi olan Turak, üniversite eğitimi için Antalya’dan Ankara’ya geldiğini belirtiyor.

    Funda Turak, çocukların Kale Mahallesinde bulamadığı, edinemedikleri imkanları Hayal Evi’nde sağlamaya çalıştıklarına dikkat çekti. Turak, çocukların 5 gelişimsel alanda gelişmelerini, daha sağlıklı olmaları konusunda çaba gösterdiklerini söyleyerek “Cumartesi ve Pazar olmak üzere toplamda 4 oturum var. Çocukları yaşlarına göre belli gruplara ayırdık. Burada gönüllü arkadaşlarımız, o gruplarla o gün etkinlikler yapıyor. Bazen fiziksel, bazen tinsel, bazen duyusal yönlerini geliştirecek etkinlikler yapmaya çalışıyoruz. Mesela geçtiğimiz günlerde çocuk yogası yapılmıştı. Neredeyse her gün kitap okuma etkinliği yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
    Funda Turak, faaliyet yürüttükleri derneğin fiziksel yeterlilikte olmadığına dikkat çekerek “Bulunduğumuz ortam çok verimli değil. Çocuklarla kalabalık olunduğunda zorlanıyoruz. O nedenle Büyükşehir Belediyesi ile de görüşmeler yapıldı ve yeni bir binaya geçileceği sözü verildi. Ama yardımlara da ihtiyaç var. Mesela buraya kitap ve kırtasiye yardımı yapılabilir o yönde eksiklerimiz var” diye de ekledi.

    EREN GÜVEN – MELİS CİDDİOĞLU/ANKARA 

  • Tutal: Okullarda ayrımcılık çok yüksek, sadece Roman çocuklardan oluşan sınıflar var-VİDEO

    Tutal: Okullarda ayrımcılık çok yüksek, sadece Roman çocuklardan oluşan sınıflar var-VİDEO

    PİRHA – Roman Hakları Derneği Başkanı Yücel Tutal, Ankara’da kimi okulların sınıflarında sadece Roman çocukların eğitim gördüğünü aktardı. Tutal, “Okullarda görmüş olduğumuz ayrımcılık doruk noktasında” diyerek Roman mahallelerine dönük asimilasyon politikalarına da işaret etti.

    Roman Hakları Derneği Başkanı Yücel Tutal, CAN TV’de Eren Güven’in sunduğu ‘Yerel Saat’ programın konuğu oldu. Tutal, Romanların maruz kaldıkları ayrımcı politikaları anlattı.

    Yücel Tutal, Roman halkına dönük algının “Kötü ve yasal olmayan işlerle uğraşanlar” yönünde olduğunun altını çizdi. Tutal, “İnsanlar, Romanları uyuşturucu satan, çocuk kaçıran gibi geçmişten duydukları konularla anlatıyorlar. ‘Peki bunlara şahit oldunuz mu?’ diye sorduğumda hiç şahit olmadıklarını söylüyorlar. Aslında Romanların hiç tanınmadığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    MAHALLEDEKİ DEĞİŞİM ZORUNLU GÖÇE NEDEN OLDU!

    Yücel Tutal, yakın zamanda Ankara’daki Roman nüfusunun azaldığına da dikkat çekti. Özellikle 1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren Ankara’dan göç verildiğini söyleyen Tutal, sebepler hakkında ise şunları söyledi:

    “Kentsel dönüşüm bizi çok ciddi oranda etkiledi Çinçin, Yenidoğan bölgesindeki kentsel dönüşüm ve şimdi de Kale Mahallesi’ndeki değişimle beraber ciddi derecede göç verdik. Bu bölgelerde 10 binin üzerinde nüfus varken şimdi 2500 civarında Roman nüfusun olduğunu düşünüyorum.
    Ben buraya geldiğimde 8 yaşındaydım. Çok samimi aileler vardı buralarda, şimdi ise kafeler ve dükkanlar var. Bu insanların hiçbiri eskiden buranın havasını solumamışlar. Kale Mahallesi gittikçe turistik bir mekan haline döndü. Buradaki aileler için de artık mahalle yaşanmaz bir hale döndü. Dışarıdan gelen insanlar için bir cazibe merkezi olabilir ama yaşayan bir doku olarak çok ciddi bir değişim söz konusu.”

    “HİÇ UYUŞTURUCU BARONU BİR ROMAN DUYDUNUZ MU?”

    Roman Hakları Derneği Başkanı Yücel Tutal, Roman mahallelerinde özellikle son 20 yıldır uyuşturucu madde kullanım ve satışının da ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Durumdan en büyük rahatsızlığı duyanların Romanlar olduduğunu ifade eden Tutal şunları söyledi:

    “Birçok Roman Mahallesi’ne girdiğinizde uyuşturucu satılmaması için asılı afişler görürsünüz. Mesela hiç uyuşturucu baronu bir Roman duydunuz mu? Yoktur çünkü. Torbacı belki görürsünüz ama baron değildir. Çünkü Romanlar çok zor şartlarda yaşıyor ve ailesine ekmek götürmek zorunda. Maalesef ki bu yollarla kullanılıyorlar. Bu da Romanların çok küçük bir kısmına tekabül etmesine rağmen böyle bir algı oluşturuluyor. Çinçin, Yenidoğan ve Kale Mahallesi’nde sadece Romanlar yaşamıyor. Çünkü Romanlara bunları atfetmek daha kolay.”

    “AYRIMCILIĞIN GERÇEK YÜZÜN OKULLARDA”

    Yücel Tutal’ın üzerinde durduğu bir diğer çarpıcı konu ise Roman çocukların okullarda yaşadığı ayrımcılık oldu. Tutal, “Roman çocukları, okula başladıkları andan itibaren bambaşka bir dünya ile karşılaşıyorlar” diyerek yapılan ayrımcı politikaları şu şekilde anlattı:

    “Çocuklar okullarda ayrımcılığın tam gerçek yüzünü görmeye başlıyorlar. Romanlar çok dezavantajlı. Bunun yanında ayrımcılık ve önyargı da olunca maalesef çok daha kötü durumlar oluşuyor. Okullarda görmüş olduğumuz ayrımcılık doruk noktasında. Mesela sadece Roman çocuklarının gittiği okulların olduğunu biliyor musunuz? Hatta okulların içerisinde sadece Roman çocukların oluşturduğu sınıflar olduğunu biliyor musunuz? Bu tür durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Mesela Kale Mahallesi’ne yakın bir yerdeki okulda sadece Haymanalı ve Roman çocuklar var. Onun dışında birçok aile, çocuklarını başka yerlere kayıt yaptırıyor. Adrese dayalı sistem olmasına rağmen maalesef bazı insanlar bu sistemi kolaylıkla yıkabiliyor. Okulların tamamen Roman okuluna dönüşmesi ‘külliyen yanlıştır’ diyemiyorum. Hatta belli oranda da geçiş dönemi olarak kullanılabilir diye de görüyorum ama bir taraftan da eğitimin kalitesi de düşüyor. Örneğin spor salonları yok. Kimi branş öğretmenleri mevcut değil hatta en düşük puan alıp görev yapan öğretmenler bu okullarda. Dolayısıyla çocuklar, ilkokulu bitirse de ortaokula devam etmeye çalıştıklarında çok ciddi eğitim eksiklikleri ile karşı karşıya kalıyor. Romanlar konusunda eğiticilerin de daha fazla bilgiye ihtiyaçları olduğunu, demografik yapıyı, kültürleri öğrenip ona göre bir eğitim sisteminin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    PİRHA- Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde yapılacak kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığı iddia edildi. Bölge sakinleri “Belediyeyi ve AKP milletvekillerini her aradığımızda tehdit aldık. ‘Paranızı alın, arkanıza bile bakmadan orayı terk edin’ şeklinde tehditlere maruz kaldık” dedi. 

    ‘Kentsel dönüşüm’ adı altında yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde, yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edileceği söylenirken, mahalle sakinleri, henüz mahkeme sürecinin sonlanmadığına ve belediyenin hukuksuzca yıkım ihalesi yapmasına işaret ediyor.

    Yıkım kararı alınan mahallelerde özellikle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezleri bulunuyor. Kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığına işaret eden mahalle sakinleri, “Sesimizi yetkililere duyuramadık. Umuyoruz ki hukuken bu yapılanlara ‘dur’ diyecek hakim ve savcı olacaktır” şeklinde açıklama yaptı.

    AKP’Lİ VEKİLLERDEN MÜLK SAHİPLERİNE TEHDİT!

    İsmini açıklamak istemeyen bir mahallelinin, yıkım kararının durdurulması için AKP’li bir milletvekiline ulaştığı, ancak tehdit edildiği öğrenildi. Söz konusu kişinin, AKP’li vekile ‘bize doğru düzgün bir para verin, veyahut yerimizi bırakın. Bölgeyi değiştirmek ise eğer amaç, dokuya uygun hale getirelim ama yerimizde kalalım’ dediği öğrenildi. AKP’li milletvekilinin ise bu kişiye “Paranı al, arkana bile bakma. Orayı terk edin” cümlesini kullandığı iddia edildi.

    “YETKİLİLER KÖR VE SAĞIRI OYNUYOR”

    Kale Mahallesi’nde mülk sahibi olan Muazzez Öztorun, yaşam alanlarına dair ilk yönelimin 2020 yılında “normal kamulaştırma işlemi” adı altında başladığını belirtti. Öztorun, ilk çıkan karara karşı gelmediklerini söyleyerek “Çünkü kentsel dönüşüm içerisinde ‘tarihi yerler korunacak, diğer yerler ise dönüştürülerek kazandırılacaktı” dedi. Muazzez Öztorun,“ Bu süreç içerisinde halkı korkutarak bir kısmına imza attırmaya çalıştılar” diyerek sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “İnsanları korkutarak sözleşmelere imza attırdılar. Komik rakamlara birçok kişinin elinden yerlerini aldılar. Bizler ise yerlerimizi satmak istemedik. Bunun amacı kamulaştırıp güzelleştirmek ise varız ama yerimizi değiştirmek istemiyoruz. Dokuya uygun hale getirerek kazandırılan Ankara Kalesi gibi örnekler de var. Biz de ‘yerimizden gitmek istemiyoruz’ dedik ve imza vermedik. İmza vermeyince bir baktık ki bu kamulaştırma kararnamesini hedef göstererek ‘acele kamulaştırma’ yaptılar. İlk yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nde ‘acele kamulaştırmaya gerek yoktur’ ibaresi de mevcuttu. Bunun üzerine imza toplayıp cumhurbaşkanına gönderdik. Ancak hiçbir ses gelmedi. Belediye başkanları ve milletvekilleri ile toplantılar yaptık. Ancak kör ve sağırı oynuyorlar. En sonunda ‘elektrik ve suyunuzu keseriz’ diyerek halkı korkuttular. Bazıları ağlaya ağlaya yerlerini sattı. Birkaç kişi satmadık.”

    “KALE BÖLGESİNİ HIRSIZLAR VE GÖMÜCÜLER TALAN ETTİ”

    Muazzez Öztorun, yıkıma karşı direndikleri için bir tür “yıldırma operasyonu” ile karşı karşıya geldiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Dava süreci devam ederken Kale bölgesini hırsızlar ve gömü arayıcıları talan etti. Hatta bazıları işi o kadar ileriye götürdü ki ‘belediye başkanımızın izniyle ben bu işlemi yapıyorum’ diyerek talan edenler oldu. Konu ile ilgili belediyeyi her aradığımızda ise tehdit aldık. AK Parti milletvekillerini aradık tehdit aldık. CHP’li milletvekillerini aradık ancak korktular. Görüştüğüm hiçbir milletvekili, bizlerle ilgilenmek istemedi. Bunun üzerine acele kamulaştırmaya karşı dava süreci devam ederken bir baktık ki 1 Kasım itibari ile yıkım ihalesi açmışlar. Biz de ihalenin yasal olmadığına dair dava açtık. İhale 16 Kasım’da yapıldı. Yani hiçbir yasayı tanımıyorlar ve öylesine pervasızlar ki şu anda ablam ve kız kardeşim orada yaşıyorlar ancak gündüzleri tarihi eser kaçakçıları, hırsızlar, bir şey yapacak diye pazar alışverişlerine giderken dahi bir kişi evde duruyor. Anlamsız bir şekilde bize karşı savaş ilan ettiler.”

    TARİHİ SİT ALANINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI!

    Muazzez Öztorun, söz konusu bölgenin tarihi bir zenginliğe sahip olduğunu işaret ederek “Evlerini korkudan satan insanlar, her hafta gelip sattıkları yere bakıp ağlıyor” dedi. Öztorun, Kale Mahallesi’nin asıl değerli kısmının toprağın altında bulunduğuna işaret ederek “Halk arasındaki görüşümüz şudur; söz konusu bölge Kale surları içerisinde eski Ermeni mezarlarının olduğu bir yer. Zeminin altı tümüyle höyüktür. Bu sebeple alt kısma göz diktiler. Şu anda bütün gelen giden, her yeri kazıyor. Hatta birkaçı da yakalanmış. Aslında bölgenin üstünden daha kıymetli olan alt tarafıdır” ifadelerini kullandı.

    Konuya ilişkin kendisine ulaştığımız AKP Niğde Milletvekili Yavuz Ergun, Kale Mahallesi’nden hiçbir yurttaş ile diyaloğunun olmadığını ifade etti. Diğer AKP Niğde Milletvekili Selim Gültekin ile iletişim sağlanamadı.

    Eren GÜVEN/NİĞDE

  • Milletvekili Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi mahallenin yıkımını Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi mahallenin yıkımını Meclis’e taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, kentsel dönüşüm adı altında yıkılma tehlikesinde olan Niğde’deki tarihi Kale Mahallesi’ne dikkat çekti. Konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması için soru önergesi sunan Kılıç Koçyiğit, “Niğde’nin tarihsel hafızasını yok etme tehlikesi bulunan belediye tarafından yapılan bu ihaleden haberdar mısınız?” diye sordu.

    Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi Kale Mahallesi için alınan kentsel dönüşüm kararını Meclis gündemine taşıdı. Kılıç Koçyiğit, Niğde Belediyesi’nin, tarihi evlerin yıkılması için 16 Kasım’da ihale düzenlediğini ve yargı süreci devam eden kale mahallesindeki evlerin yıkımı için hazırlıkların devam ettiğine işaret etti.

    “YAPILAN İHALEDEN HABERDAR MISINIZ?”

    HDP Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, yıkım kararı alınan mahallelerde özellikle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış kiliselerin olduğuna işaret ederek konuya ilişkin soru önergesi kaleme aldı. Kılıç Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*Niğde’nin tarihsel hafızasını yok etme tehlikesi bulunan belediye tarafından yapılan bu ihaleden haberdar mısınız?

    *Niğde Kalesi’nin etrafında yapılanmış olan tarihi Kale Mahallesi hangi plana dayanılarak kentsel dönüşüm kapsamına alınmıştır?

    *Niğde Belediyesi tarafından Kale Mahallesi’nde yıkım prosedürünün sürdürülmesi hakkında başlatılmış bir soruşturma var mıdır?

    *Niğde Kale Mahallesi’nde bulunan Rum ve Ermeni yapıları tescilli midir, tescilli ise yıkım kararı alınması nasıl mümkün olmuştur?

    *Belediye tarafından verilen ihale ilanının ardından toplam kaç dava açılmıştır? Açılan davalarda gelinen aşama nedir?

    *Kale Mahallesi’nde mülk sahibi olan yurttaşlara teklif edilen meblağlar ne kadardır?

    *Niğde’de kültür varlıkları envanteri çalışması yapılmış mıdır?

    *Niğde’de kaç adet tescilli yapı vardır? Bu tescilli yapılardan kaçı Ermeni, kaçı Rum Kilisesidir?

    *Niğde’de son 5 yıl içinde kaç yapıda restorasyon çalışması yapılmıştır? Bu yapılar hangileridir? Toplam ne kadarlık bütçe ayrılmıştır?

    *Hakkında yıkım kararı verilen yapılara ilişkin Bakanlığınıza bağlı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından çalışma yapılmış mıdır?

    *Kentteki Ermeni ve Rum yapılarının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı bulunmakta mıdır? Var ise karar tarihi ve numarası nedir?

    PİRHA/ ANKARA