Etiket: kalker ocağı

  • Soma’da iptal edilen taş ocağına bakanlıktan ikinci onay

    Soma’da iptal edilen taş ocağına bakanlıktan ikinci onay

    PİRHA- Soma ilçesinde daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen kalker ocağı için ikinci kez “ÇED gerekli değil” kararı verildi.

    Manisa Soma ilçesi Dereköy Mahallesi’nde Selim Açıkgöz adına ruhsatlı kalker ocağı hakkında daha önce iptal edilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değil” kararına rağmen ikinci kez “ÇED gerekli değil” kararı verildi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2021’de verilen karar yurttaşların açtığı dava sonrasında 2022’de Manisa 2’inci İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Buna rağmen Bakanlık yine aynı kararı verdi.

    İlk ruhsat alanında yine alanda Tarım ve Orman Bakanlığı 4’üncü Bölge Müdürlüğü’nün araştırmasına göre Dianthus somanus ve Erodium somanum isimli lokal endemik ve yeni keşfedilen endemik ve nesli tehlike altında bir bitki türü olana Tragopogon sp.nov. ve yine nesli tehlikede olan Paracaryum aucherii isimli başka bir bitki türünü barındırdığı tespit edildi.

    ORMANA KURULACAK

    İkinci kere “ÇED gerekli değil” kararı alınan kalker ocağından açık ocak işletme yöntemiyle yıllık 400 bin ton kalker elde edilmesi planlanırken, alanda inşa edilecek olan kırma-eleme tesisinde ise 380 bin ton malzeme işlenecek. 2038 hektar alanda kurulacak olan ocak sahasının 18,82’si ocak sahası olacak. Ocak sahası öte yandan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına göre “Orman Alanı” olarak işaretlendiği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İnsu sakinleri: Köyümüzde taş ocağı istemiyoruz-VİDEO

    İnsu sakinleri: Köyümüzde taş ocağı istemiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İnsu sakinleri, doğal tahribata yol açacak Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi’ne karşı. Doğal yaşamın ve sağlıklarının bozulacağına vurgu yapan köylüler, projeyi durdurmakta kararlı olduklarını belirtti.

    Artarak devam eden doğa tahribatına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Türkiye’nin birçok merkezinde olduğu gibi tüm karşı çıkmalara ve yargı kararlarına karşın, siyanürle altın aramadan, maden ocaklarına, JES’lerden HES’lere kadar doğayı yok edecek projeler yapılmaya devam ediliyor.

    Mersin’in Yenişehir İlçesi’ne bağlı Değirmençay Köyü sınırları içerisinde olan ve İnsu, Kocahamzalı, Emirler kırsal mahallerini de etki düzeyine alabilecek Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi İşletmeciliği yapılmak isteniyor.

    Doğal zenginliği ve yaban hayatı yok edecek ve yörede yaşayan binlerce insanın sağılığını olumsuz etkileyecek projeye karşı yurttaşlar tepkilerini PİRHA aracılığıyla dile getirdi.

    “PROJEYE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

    İnsu mahallesinde yaşayan yurttaşlar, yapılmak istene tesisle hem geçimlerini sağladıkları tarım ve hayvancılığın biteceğini hem de kaynak sularının tehlike altında olduğunu belirterek, projeye geçit vermeyeceklerini ifade etti.

    “DOĞAMIZI VE SAĞLIĞIMIZI KORUMAKTA KARARLIYIZ”

    Hasan İşlek adlı yurttaş da, tesisin köylülerin tapulu arazileri üzerinde yapılmak istendiğini vurgulayarak, “kendi arazimde bin defne, yüzlerce de ceviz ağacım var. Aynı zamanda yaban hayatı bu alanda varlığını koruyor. Yüzlerce yıllık ağaçlar, binlerce yıllık fosiller ve kayalara resmedilmiş şekillerin olduğu kayalar mevcut. Yapılması planlanan tesisin ortaya çıkaracağı tahribat bu coğrafyanın tamamını etkileyecek. Bizler bu tesisi kesinlikle istemiyoruz ve her türlü yolla da doğamızı ve sağlığımızı korumakta kararlıyız” dedi.

    “ÇED TOPLANTISI MUTLAKA ENGELLENMELİ”

    bulunan Yenişehir ve Mersin Büyükşehir Meclis Üyesi Abdurrahman Yıldız da, her geçen gün doğaya zarar verecek bir projeyle karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekerek, bu projelere karşı Mersinlilerle birlikte hareket edip durduracaklarını söyleyerek, ÇED toplantısına duyarlı tüm kesimleri beklediklerini aktardı.

    Diren KESER/MERSİN

  • İnegazililer Kalker Ocağı toplantısını protesto etti

    İnegazililer Kalker Ocağı toplantısını protesto etti

    PİRHA-Bursa’nın Nilüfer ilçesi İnegazi Mahallesi’nde açılmak istenen kalker ocağı ve beton tesisi için yapılması planlanan halkın katılım toplantısına yurttaşlar izin vermedi. Bölgede maden ocağı istemediğini belirten bölge halkı, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve şirket yetkililerini protesto etti. Protestoların ardından tutulan tutanakta toplantının yapılmadığı belirtildi.

    Toplamda yaklaşık olarak 200 hektarlık maden ruhsatı olan İsmail Halezeroğlu adlı şahıs, İnegazi’de 118 hektarlık alanda kırma, eleme, yıkama ve hazır beton tesisi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdu. Çevresel etki değerlendirme (ÇED) başvurusunu inceleyen Bakanlık, halkın katılım toplantısı karar verdi. Toplantının yapılacağı kahvede bir araya gelen bölge halkı, projeyi istemediklerini bir kez daha belirtti. Çevre ve şehircilik il müdürlüğü ve şirket yetkililerinin alana gelmesinin ardından slogan atmaya başlayan bölge halkı, toplantıyı yaptırmadı.

    Nilüfer’in her yerinden yurttaşların kendilerine destek vermek için geldiğini belirten İnegazi Mahallesi Muhtarı Nurettin Aydın, “Toplantıyı yaptırmadık ve tutanağı tutturduk. Gurur duyduğumuz bir gündü. Geldikleri gibi gittiler. Bu bir süreç mücadelemiz devam edecek” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Istranca Ormanları’nın kalbine kalker ocağı: 9 türden 1600 yarasa dinamitle yok edilecek

    Istranca Ormanları’nın kalbine kalker ocağı: 9 türden 1600 yarasa dinamitle yok edilecek

    Istranca Ormanları’nın kalbine kalker ocağı yapımı için süreç başlatılırken, projede dinamitle patlatılacak olan mağaralardaki 9 farklı türden 1600 yarasaya ne olacağına dair hiçbir bilgi bulunmuyor.

    Yıldız Dağları diye de bilinen doğa harikası Istranca Ormanları’nın kalbine kalker ocağı yapımı için süreç başlatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu yapan maden ocağında kalkerin dinamit patlatılarak sökülmesi planlanıyor. Alanın 50 metre yakınında yarasaların yaşadığı Ocak ve Bağlar mağaraları bulunuyor fakat kalker ocağının hazırladığı proje dosyasında mağaraların ve yarasaların adı bile geçmiyor.

    Kırklareli’ne bağlı Vize’nin Sergen köyünde kalker ocağı için ÇED süreci geçen günlerde başlatıldı. Kalker ocağı projesinin dosyasında ocak yapılmak istenen alanın tarım ve orman alanı olduğu belirtildi. Dosyada proje kapsamında kalker üretim faaliyetlerinde açık işletme yöntemi kullanılacağı belirtilerek delme ve patlatma yapılacağı anlatıldı. Alanın “meşe meşceresi bozuk meşe meşceresi, ağaçsız orman toprağından” oluştuğu ifade edildi.

    YÖREDEKİ EN ÖNEMLİ YERALTI HABİTATI: 1600 YARASA, 9 TÜR

    Bölge sakinleri projenin Ocak ve Bağlar mağarasının yanında olduğunu ve bu mağaralarda yarasaların yaşadığını belirterek tepki gösterdi. Hazırlanan raporlarda, Bağlar mağarasının yöredeki en önemli yeraltı habitatlarından olduğuna dikkat çekilerek “Mağarada nalburunlu yarasalar, Rhinolophus euryale ve Rhinolophus blasii, bulunmaktadır. Bu türler mağarayı hem kışlama hem de yavrulama için kullanmaktadır. Yaz dönemi araştırmalarında dört türden 1600 yarasa kaydedilen mağarada toplam 9 türe rastlanmıştır. Bunların arasında, Trakya’nın Türkiye sınırları içinde kalan bölümünde ilk kez kayda geçen meta menardi de mevcuttur” denildi.

    GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN KAYIPLARA NEDEN OLACAK

    Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre kalker ocağının 50 metre yakınında 9 türe ev sahipliği yapan mağaralar var. Ancak dosyada ne yarasaların ne de mağaraların isimleri geçiyor. Çevreciler tepkili: “Geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara neden olacağı aşikar, süreç sonlandırılsın…”

    YARASALAR KORUMA ALTINDA

    Kırklareli Kent Konseyi ve Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, projeye itiraz eden bölge sakinleri adına bakanlığa dilekçe yazdı.

    Dilekçede, “Mağaraların hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yarasa popülasyonu için önemli bir yeri var. Bağlar ve Ocak mağaralarının ismi ve yarasa popülasyonunun ÇED raporunda ne yazık ki adı dahi geçmemektedir. Görücü usulü ile hazırlanan ÇED raporları ve bölgeyi tanımadan, araştırma yapılmadan, incelenmeden verilen ruhsatlarla, milyonlarca yılda oluşan doğal varlıklar yok ediliyor. Sürecin sonlandırılmasını talep ediyoruz” denildi.

    Çidem, “Bu bölgenin işletmeye açılması, mağara sistemi ve onunla bir bütün olan çevresi için son derece sakıncalı ve geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara neden olacağı aşikar. Istrancalardaki mağaralar yarasaların üreme ve kışlama alanları. Yarasalar koruma altında” dedi.