Etiket: kamil içöz

  • PSAKD Tokat Şube Başkanı Erkan: Hükümet kanun tanımıyor, inancımızı dizayn ediyor

    PSAKD Tokat Şube Başkanı Erkan: Hükümet kanun tanımıyor, inancımızı dizayn ediyor

    PİRHA- AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmasına ve dedelere maaş bağlanmasına ilişkin konuşan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, hükümete seslenerek, “Benim inancımı sen belirleyemezsin” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek. İsteyen dedelere ise kadro verilerek maaş bağlanacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, Alevilere yönelik hükümetin attığı adımlara ilişkin konuştu.

    “BENİM İNANCIMIN RİTÜELLERİNİ SEN BELİRLEYEMEZSİN!”

    Mevcut durumda Alevilerin inançsal yapısının kabul edilmek istenmediğini söyleyen Muharrem Erkan, bunun yeni bir durum olmadığını belirtti.

    Günümüz koşullarında hükümetin mevcut anayasaya uymasını istediklerini vurgulayan Erkan, “Anayasa ne diyor; bu ülke demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Anayasada bu yazıyor ama ne yazık ki gerçekte öyle değil. Dini, mezhebi olan bir ülke konumundayız. Bir başkası bizim inancımızı belirliyor, dizayn ediyor. Kendileri inançlarını istedikleri gibi yaşıyorlar ama Alevilere gelince şöyle yapacaksınız, böyle yapacaksınız diye tanımlama yapıyorlar. Bunlar Ali’yi seviyor sevmiyor tartışması yapıyorlar. Benim Ali’yi sevip sevmemem, inancımı nasıl yaşamam gerektiğini sen bana söyleyemezsin. Benim inancımın ritüellerini sen belirleyemezsin. 1500’lü yıllarda Kanuni Sultan Süleyman döneminde bu inancı dizayn etme çalışmaları başladı. O zamanlar Serçeşme’mize Hacı Bektaşi Veli Dergahından Şah Kalender’i uzaklaştırıp yerine Server Ali Paşa’yı postnişin olarak atadılar” diye konuştu.

    “ALEVİLER HER TÜRLÜ BASKIYA ACIMASIZCA MARUZ KALIYOR”

    Alevilerin inancına yıllardır müdahale edilmeye çalışıldığını ve hala günümüzde de Alevilerin kendilerini ifade edemediğini kaydeden Erkan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Hem inancını yaşayamıyor hem de baskın olan Sünni ve Hanifi mezhebinin baskısı altında kalıyor. Alevi gibi de yaşasa seni başkalarının ritüellere göre yaşamak zorunda bırakıyorlar. Böyle yapmasa mahalle baskısına maruz kalıyorlar. Her türlü baskıya acımasızca maruz kalınıyor maalesef. Bu konu ile ilgili Alevi kurumları olarak kendi içerimizde görüşeceğiz, konuşacağız, tartışacağız ve tabandan tavana kadar herkese soracağız. Örgütlü güç her zaman başarıya ulaşmıştır. Herkesle görüşüldükten sonra bir eylem programı ortaya konulacak. Yerel mahkemelerin, uluslararası mahkemelerin verdiği kararlar var. Açık ve net bir şekilde ‘cemevleri ibadethanedir’ deniyor. Hükümet kanun, yasa hiçbir şey tanımıyor. Sonra çıkıp demokratikleşeceğiz, Alevilere yönelik adımlar atacağız diyorlar. Hiç samimi değil. Aleviler kendi inançlarını özgürce yaşayabilmeli. Sadece Aleviler için geçerli değil bu. Tüm inançlar demokrasinin bir gereği olarak özgürce yaşayabilmeli.”

    Melis CİDDİOĞLU/TOKAT

  • Dede Kamil İçöz: Alevileri asimile etme konusunda bir yapılanmaya doğru gidildi

    Dede Kamil İçöz: Alevileri asimile etme konusunda bir yapılanmaya doğru gidildi

    PİRHA- AKP hükümetinin Alevi politikalarını eleştiren Hacı Bektaş Veli Ocağı’ndan Dede Kamil İçöz, Aleviliğin her şeyden önce bir inanç ve Yol olduğunu vurguladı. İçöz, “Dedelerin maaşa bağlanması konusunda da derneklerimizin görüşlerine katılıyorum. Hakkullah’la yapılan işlerin değeri maddiyatla ölçülemez. Asimile etme konusunda bir yapılanmaya doğru gidiliyor” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek. İsteyen dedelere ise kadro verilerek maaş bağlanacak.

    Isparta Gönen’de Yolu sürdüren Hacı Bektaş Veli Ocağı’ndan Dede Kamil İçöz, hükümetin Alevilere yönelik politikalarını eleştirdi.

    “KURUMLARIMIZIN DEVLETLE BİR BAĞLANTI İÇERİSİNDE OLMASI UYGUN DEĞİL”

    Aleviliğin her şeyden önce bir inanç ve Yol olduğunu aktaran Kamil İçöz, “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin, ulularımızın önderliğinde gelişen bir yol. Bizim kurumlarımızın devletle bir bağlantı içerisinde olması uygun bir durum değildir” dedi.

    İçöz, dedelerin maaş almasının doğru olmadığını belirterek şunları kaydetti:

    “Dedelerin maaşa bağlanması konusunda da derneklerimizin görüşlerine katılıyorum. Daha önce de bununla ilgili çalıştaylar yapıldı. Bu çalıştaylar hiç iyi sonuçlar vermedi. Asimile etme konusunda bir yapılanmaya doğru gidildi. Hakkullah’la yapılan işlerin değeri maddiyatla ölçülemez diye düşünüyorum. Alevilerin talepleri haklı taleplerdir. Biz bu taleplerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Cemevleri de Kültür Bakanlığına bağlanacak. Biz bir kültür değiliz ki. Biz kültürel bir etkinlik yapmıyoruz. Biz bir inancız. Ehlibeytin varoluşundan bugüne kadar oluşturulan bir yapıyız. Aleviler olarak duruşumuzu her zaman sergilemeliyiz. Bu yapılanların amacının ne olduğu belli. Hüseyin’in duruşunu iyi sergilememiz gerekiyor. Ali’nin cesaretini, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin yolunu Yol düsturuyla sürdürmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

    Melis CİDDİOĞLU/ISPARTA

    İLGİLİ HABERLER:

    Dede Kamil İçöz: İkinci bir Muaviye dönemini yaşıyoruz-VİDEO
    Dede Kamil İçöz’den ‘gri dede’ tepkisi: Ben dedeyim demekle dede olunmuyor!-VİDEO

  • Dede Kamil İçöz: İkinci bir Muaviye dönemini yaşıyoruz-VİDEO

    Dede Kamil İçöz: İkinci bir Muaviye dönemini yaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Ocağı’ndan Dede Kâmil İçöz, Alevilere yönelik asimilasyona dikkat çekerek, tüm Alevileri birlik olmaya ve Yola sahip çıkmaya çağırdı. İkinci bir Muaviye dönemi yaşandığını söyleyen İçöz, Hakk’a uğurlama erkanlarında bazı Alevilerin hala kendini öğretinin içinde bulmadıklarına da işaret etti.  

    Hacı Bektaş Veli Ocağı’ndan Dede Kâmil İçöz, Alevilere yönelik asimilasyona ve Alevi köylerinde karakollardan ezan okunmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “İBADET BİR GÖNÜL İŞİDİR”

    Dede Kamil İçöz, “Aleviler üzerinde oynanan oyunlar sadece bugün değil asırlardan beri devam etmektedir. Belki bu dönemde ikinci bir Muaviye dönemi yaşadığımız muhakkak” dedi.

    Alevi köylerinde ezan okunmasını hoş karşılamadıklarını belirten İçöz, “Yüksek sesle zorla ibadete çağırmak gibi bir durum söz konusu olamaz, ibadet bir gönül işidir” dedi.

    Dede İçöz şöyle devam etti:

    “Kişinin Hakk ile kendi arasında olan muhabbetidir, öz çekişmesidir. Bu bağlamda yani bulunduğumuz yerlerde yüksek sesle hoparlörlerle sadece Tunceli ve köylerinde değil, yani bulunduğumuz mekân içerisinde de hoparlörlerden gerçekten rahatsız edici bir şekilde bu işler yapılmakta.”

    “İKİNCİ BİR MUAVİYE DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”

    Dede Kamil İçöz, “Bizler Muharrem aında yaptığımız, özümüzü yokladığımız o güzel günlerde hiç kimseyi rahatsız etmiyoruz, bu konuda ibadetlerimizi gönül rızası ile razılıkla birlikte yapıyoruz. Onun için de bu baskı, zulmü daha önce de söylediğim gibi ikinci bir Muaviye dönemi olarak görüyorum ve hoş karşılamıyorum” diye konuştu.

    “DEVLETİN DİNİ ADALET OLMALIDIR”

    Dede Kamil İçöz “Devletin dini adalettir” diyerek şunları kaydetti:

    “Adaleti olmayan devlet zaten dinsizdir der Hz. Ali. İnsanlar gönlünden geçen Hakk ile Hakk olabilmeyi, kendi özünde turab olabilmeyi bilmek gerekiyor. Bu bağlamda yani dağda, bayırda, çayırda, ovada biz size illa namaz vaktini duyuracağız şeklinde bir şeyin olmasını pek doğru bulmuyorum.”

    “ALEVİ CANLAR OLARAK YOLUMUZA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

    Bizler, Alevi canlar olarak gerçekten çözüm olarak önce yolumuza sahip çıkmalıyız, öğretilerimize sahip çıkmalıyız. Uluların, velilerin, dervişlerin, pirlerin bizlere bıraktığı o güzellikleri o emanetleri iyi korumalıyız.”

    “BİZLER ÖNCE YOLA TURAB OLABİLMELİYİZ

    Bizler önce yola turap olmalıyız. Kenetlenmeliyiz, birlik olabilmeliyiz. Bugün cenaze erkanlarında yaptığımız veya yapabileceğimiz şekliyle canlar daha kendilerini o öğretinin içerisinde bulamamış ki cenaze erkanını dedeler, babalar canıyürekten gönüllü olarak yapmaya çalışıyorlar ama en çok engelleyenler de kendi taliplerimiz.”

    “ALEVİ OLARAK YAŞAYIP ALEVİ OLARAK HAKK’A YÜRÜMEYİ BİLMELİYİZ”

    “Ne yapmak lazım?” diye soran Dede Kamil İçöz, “Cem ibadetlerin de ikrar verilirken bu düsturla iyi bir şekilde canlara anlatılmalı. Alevi olarak yaşayıp Alevi olarak da Hakk’a yürümeyi bilmeliyiz, duruşumuzdan ödün vermemeliyiz” diye çağrıda bulundu.

    Cebrail ARSLAN/ISPARTA -GÖNEN

     

  • Dede Kamil İçöz’den ‘gri dede’ tepkisi: Ben dedeyim demekle dede olunmuyor!-VİDEO

    Dede Kamil İçöz’den ‘gri dede’ tepkisi: Ben dedeyim demekle dede olunmuyor!-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Ocağı’ndan Dede Kamil İçöz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği  ‘Alevi dedeleri’ne tepki gösterdi. İçöz, “Alevilik öyle bir yol ki erişilmesi, ulaşılması gerçekten çok zor. Kıldan ince, kılıçtan keskin, ateşten gömlek, demirden leblebidir ama anlayana” dedi.

    Bazı İslamcı Alevi kurumlarının Diyanet’le işbirliği halinde yurt dışına “dede ve Alevi uzman” sıfatıyla onlarca insanı göndermesinin itiraf esilmesinin ardından tepkiler de yükseldi.

    Hacı Bektaş Veli Ocağı’na bağlı, Isparta Gönenli Dede Kamil İçöz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği ‘dedeler’ ile ilgili PİRHA’ya konuştu.

    Dede Kamil İçöz, ülkeyi idare edenlerin kan kaybı yaşadığı her dönemde Alevi ve Bektaşiler üzerinde değişik oyunlar oynamaya çalıştığını belirterek, “Seçim zamanı geliyor herhalde?” yorumunda bulundu.

    İktidarın kan kaybettiğini ve bu kan kaybını önlemek için Alevi toplumu üzerinden beslenmeye çalıştığını da ifade eden İçöz, Alevilerin 1400 yıldır kendi yağlarında kavrulmasını bilen bir toplum olduğunu, bu kadar vergi vermelerine rağmen de devletten hiçbir destek göremediklerini aktardı.

    “DEDELİK ‘HER ŞEYİ BİLİYORUM’ DEMEKLE OLMAZ”

    ‘Gri pasaportlu dedeler’ meselesiyle ile ilgili konuşan İçöz şunları dile getirdi:

    “Bunlar her şeyin kaynağını para olarak görüyorsa bu yanlıştır. Yolun özelliklerini bilerek,  yolun kurallarını iyi değerlendirerek olur bu işler. ‘Ben biliyorum’ demekle bu işler olmuyor. Alevilik öyle bir yol ki erişilmesi,  ulaşılması gerçekten çok zor. Kıldan ince, kılıçtan keskin, ateşten gömlek, demirden leblebidir ama anlayana. İşte o yolda turab olabilmek çok önemli. Herkes talibini biliyor, talibinin davranışlarını biliyor, talipleri de  yıllık görgüden geçiyor, yıllık görgülerinde dede zaten sorguluyor.”

    “CAMİYE HERKES GİRER, CEMEVİNE ANCAK CAN OLANLAR GİREBİLİR”

    Cemevine razılık,  gönül güzelliği, gönül birliği sağlanmadan kimsenin giremeyeceğini söyleyen İçöz sözlerine şu şekilde devam etti:

    “‘Cami de bir cemevi de’ gibi bir söylemi kabul etmiyorum. Camiye herkes giriyor. Cemevine herkes giremez. Cemevine can olanlar girebilir. Bunu yanlış anlamasınlar artık, Aleviliği tanısınlar. Bu dönemde bu çalışmaları yapan dedeleri gri pasaportlu yapıyorlarsa ki ‘Alevilik bir haktır’ o zaman cemevlerini yasal statüye kavuştursunlar her şeyden önce. Alevi olarak bir kimliğimizin olmasını ben canı gönülden isterim.”

    “ALEVİLER OLARAK VERDİĞİMİZ VERGİLERİN KARŞILIĞINI GÖREMİYORUZ”

    Aleviler olarak verdikleri vergilerin bir karşılığını göremediklerini de belirten Dede Kamil İçöz, “Bu toplumda biz beraber yaşıyoruz, kavgamız yok gibi gözüküyor. Ama içten içe asimilasyon yapılıyor, asimilasyona uğruyoruz, baskı görüyoruz. Baskı görüyoruz derken tehditkâr bir şey değil ama genelde yok hükmünde sayılıyoruz. Bunların üstesinden gelebilmek için daha önce söylediğim gibi can olabilmek lazım, iri olabilmek lazım, diri olabilmek lazım, Hünkâr’ın yolundan gitmek lazım diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/GÖNEN-ISPARTA

     

    .