Etiket: kamu çalışanları

  • Çok sayıda sendikadan 13 Ocak’ta iş bırakma kararı!

    Çok sayıda sendikadan 13 Ocak’ta iş bırakma kararı!

    PİRHA – Ankara’da bir araya gelen çok sayıda emek örgütü, kamu çalışanlarına yapılan zam oranın yetersizliği nedeniyle iş bırakma kararı aldı. 13 Ocak Pazartesi günü tüm işyerlerinde iş bırakacaklarını açıklayan sendikalar, “Bilimsel verilerle yapılan çalışmalarda, yıllık enflasyonun %90’larda gerçekleştiği bir ülkede, %11,54 gibi zam açıklaması sefalet ve rezalet ücret dayatmasıdır” diye belirtti.

    Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN), Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK), Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (HÜR SEN), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu yöneticileri Ankara’da bir araya geldi.

    Yeni yıl için yapılan zam oranlarının “sefalet ücret dayatması” olduğunu belirten emek örgütleri, hükümetin açıkladığı oranlara karşı grev kararı aldı.

    “SEFALET ÜCRET DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Yapılan toplantının ardından yazılı açıklama paylaşan meslek örgütleri, 13 Ocak Pazartesi günü, tüm işyerlerinde iş bırakma eylemi yapacaklarını duyurdu. Eylemin, iktidar için “uyarı” niteliğinde olduğu belirtilirken açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bizler, ASİM-SEN, BASK, HÜR SEN KONFEDERASYONU, KESK ve BİRLEŞİK KAMU İŞ Konfederasyonları ve Sendikaları olarak, üyelerimiz ve tüm kamu çalışanlarımızın ücretlerinin, diğer ekonomik ve özlük haklarının her geçen yıl, onurlu insanca yaşanacak bir gelir düzeyinden ve güvenceli çalışma yaşamından uzaklaşıp, açlık ve sefalet düzeyine doğru sürüklenmesine karşı bir araya geldik.

    Son olarak, maaşlarımızın belirlenmesinde ölçüt olarak kullanılan TÜİK’in yıllık enflasyonu, %44,38 olarak kamuoyuna açıklaması, yaşadığımız çarşı, pazar ve mutfak enflasyonundan ne kadar uzak durduğunun en önemli kanıtıdır.

    Bizler, gerçeği ve bilimi ters yüz eden bu siyasal illüzyona ve sefalet ücret dayatmasına boyun eğmeyeceğiz.

    Bu doğrultuda, milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisinin yaşam şartlarını her geçen gün daha da katlanılmaz kılan; vergide adaletsizliğe, TÜİK’in siyasal manipülasyona dayalı rakamlarına, gerçek grevli toplu sözleşme yasası ile emekçilerle masaya oturmak varken, tüm ipleri siyasi iktidarın eline veren sahte sendika yasasına, bizleri kayıt dışı çalıştırma mantığına mahkum eden, ek ve yan ödemelerimizin taban ve emekli aylıklarımıza dahil edilmediği ve bu sebeple emekli aylıklarımızda %55’e varan kayıplarımıza karşı; 13 Ocak Pazartesi günü, üretimden gelen gücümüzü kullanarak, tüm işyerlerimizde iş bırakıyor ve siyasi iktidarı uyarıyoruz.

    SEFALET VE REZALET ÜCRET DAYATMASI

    Bilimsel verilerle yapılan çalışmalarda, yıllık enflasyonun %90’larda gerçekleştiği bir ülkede, %11,54 gibi zam açıklaması sefalet ve rezalet ücret dayatmasıdır. Bu durum karşısında siyasi iktidarı, kamu emekçileri ve onların temsilcisi durumunda olan bizler ile tekrar gerçek bir toplu sözleşme masasına oturmaya ve onurlu, insanca yaşanacak bir zammı 15 Ocak tarihine dek taleplerimiz doğrultusunda hayata geçirme noktasında uyarıyoruz.

    Taleplerimizin yerine getirilmemesi durumunda, uyarı amaçlı iş bırakma eylemimizin sonrasında, birleşik mücadelemizi daha da yükselteceğimizi ifade ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • KESK, 2. TİS toplantısı öncesinde sokağa çıktı: Artık öfkemiz sel oldu-VİDEO

    KESK, 2. TİS toplantısı öncesinde sokağa çıktı: Artık öfkemiz sel oldu-VİDEO

    PİRHA- KESK Ankara Şubeler Platformu, 14 Ağustos’ta yapılacak 2. TİS görüşmeleri öncesinde sokağa çıktı. Yapılan açıklamada “Hayat TÜİK rakamlarına göre akmıyor. Ekmeğimizle oynamayın” denildi.

    3 Milyondan fazla Kamu emekçisi ve 2 milyonun üzerinde kamu emeklisini ilgilendiren Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri sürüyor.
    Kamu emekçileri konfederasyonlarının temsilcileri ile hükümet yetkilileri ikinci görüşmelerini 14 Ağustos’ta yapacak.
    KESK, dört kişilik bir aile için en az 45 bin TL maaş talebini bir kez daha TİS masasına önerecek.

    “EKMEĞİMİZİN ÇALINMASINA ARTIK YETER”

    KESK Ankara Şubeler Platformu, iktidarın toplu sözleşmeye dair ilk teklifini sunmasına birkaç gün kala sokağa çıktı.
    Milyonların gözünün olduğu TİS masası bugüne kadar 6 defa kuruldu ancak KESK’liler, çıkan kararların hep aleyhte olduğunu ifade etti. “Her seferinde daha fazla yoksullaştırıldık, daha güvencesiz hale getirildik” diyen KESK üyeleri Ankara’da konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını okuyan HABER-SEN genel Başkanı Burak Ustaoğlu, “kamu emekçilerinin hakları gasp edilmekte” diyerek şunları söyledi:
    “Bu masa kamu emekçilerinin aleyhine bir masadır. Bu masanın tüm kuralları işverenin lehinedir. Masaya oturtulan yandaş konfederasyonlar, TÜİK’in sanal rakamlarına göre yapılan anlaşmaları bizlere dayatanların lehine bir masadır.
    Bu nedenle gerçek, grevli demokratik bir TİS ile sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi veriyoruz.
    Özellikle belirtmek istiyoruz, bu masa kurulduğundan bu yana emeğin hakları yok sayıldı, kadının adı yok sayıldı, kadınların talepleri de yok sayıldı. KESK adına 1 Ağustos’ta görüşmelere katılan masanın tek kadın temsilcisi olan Eş Genel Başkanımızın İstanbul Sözleşmesi’ni dile getirir getirmez iki yandaş konfederasyon başkanının sözlü saldırısına uğraması ile kadınların haklarına saldırı daha da katmerlendi.

    “ARTIK ÖFKEMİZ SEL OLDU”

    Mücadelemizin öncelikli hedefi grevli toplu sözleşmeli gerçek bir TİS masanın kurulmasıdır. Bunu başaramadığımız sürece yandaş konfederasyonlarla iktidarın iş birliği devam edecektir.
    Bu yandaş iş birliğinin son örneği, artık olmaz dedirten bir örneği de seyyanen artışların emekliliğimize yansıtılmasını TİS tekliflerinde talep bile etmemeleridir.
    Artık öfkemiz sel oldu, isyanımız çığ gibi büyüdü. Bu yandaşlara, bu iktidara dur demenin vakti geldi de geçiyor. Ellerini ceplerimizden artık çeksinler. Artık ceplerimiz boş, çay simitle bile karın doyuramaz, ev geçindiremez olduk. Kira fiyatları karabasan oldu. Maaşımızın en az %70’i kiraya gidiyor. Artık ev sahipleri bizlere evlerini kiralamak istemiyorlar.
    Ellerini ceplerimizden artık çeksinler. Gıda fiyatlarından bahsetmeye gerek var mı, mutfak, çarşı pazar yangın yeri. Artık zamları takip edemez hale geldik. Bir yandan zam furyası, bir yandan geçim derdi. Bizler artık nefes dahi alamıyoruz.

    “BU İKTİDAR, HEPİMİZİ SEFALETE SÜRÜKLEMEKTE”

    Ekonomik krize yol açanlar, bu krizden nemalananlar bizlere “kaynak yok” diyorlar. Yalan söylüyorlar. Bizden çaldıkları kaynakları sermayeye, müteahhitlere, yakınlarına aktarıyorlar.
    Vergilerin yükünü ise bize yıkıyorlar. Maaşlarımız buharlaşıyor. Bizler gırtlağımıza kadar borç içinde yüzerken, yoksullaşırken onlar daha da zenginleşiyor.
    Emeklilerin durumunu ise tarif edecek kelime bulamıyoruz. Emekliliği gelmiş on binler alacakları maaşı öğrenince çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Artışlarda TÜİK rakamları değil, yoksulluk sınırı temel alınmalıdır.”

    EN DÜŞÜK MAAŞ 45 BİN TL!

    Yapılan açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:
    En düşük maaşın dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı üzerine, yani 2024 yılı Ocak ayı itibariyle 45 bin TL’ye çıkarılmalıdır.

    Eş yardımı 3.310 TL’ye çıkarılmalıdır.

    Her çocuk için 2.220 TL’ye çocuk yardımı çıkarılmalıdır.

    Büyükşehirlerde 7.500 TL, diğer şehirlerde 5.000 TL Kira Yardımı verilmelidir.

    Maaşlarımız her üç ayda bir yoksulluk sınırındaki artış oranına göre güncellenmelidir.

    TÜİK rakamlarını esas alan refah payı aldatmacası değil, büyümeden pay verilmedir.

    KESK olarak, çok fazla beklentimiz olmasa da kamu emekçilerinin ve emeklilerin gerçek temsilcisi olarak TİS masasına gittik ve kamuoyuna da yansıyan temel taleplerimizi dile getirdik.
    Bu taleplerimizde esas olarak dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırının esas alınmasını ve bunun üzerinden bir temel ücretin belirlenmesini istedik. Bu taleplerimiz asgari taleplerdir ve insanca yaşamaya uygun taleplerdir.
    Maaş artışı dışındaki temel taleplerimizi başlıklar halinde sıralayacak olursak:
    Vergide, ücrette adalet, eşit işe eşit ücret, ek ödemelerin taban aylığına yansıtılması, yol, yemek, konut yardımı, ücretsiz kreş hakkı, yılda iki ikramiye, 1. Derecede olan herkese 3600 ek gösterge, OHAL-KHK’leri ile işinden, ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin tüm haklarıyla görevlerine iade edilmesi, mülakat değil liyakat, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının kaldırılması, güvenceli-kadrolu istihdamın sağlanması, özelleştirmelere son verilmesi. Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeline sınavsız atanma hakkı, yeni bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası, haftalık 35 saat çalışma süresi, çalışma yaşamında uygulanan cinsiyetçiliğin, ayrımcılığın, mobbingin son bulması, 190 sayılı ILO Şiddet ve Taciz Sözleşmesinin onaylanması, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptal edilmesi, doğum öncesi 8, doğum sonrası 24 haftalık analık izni ve sonrasında 6’şar ay devredilemez ebeveyn izni, engelli istihdamının arttırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesini İSTİYORUZ.

    Buradan UYARIYORUZ! Diğer TİS görüşmelerinde olduğu gibi bir kez daha TÜİK verilerinin esas alındığı bir teklif gelirse KESK olarak 16 Ağustos Çarşamba günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakacağız!”
    PİRHA/ANKARA

  • Bafra Kaymakamı AFAD dekontlarını istedi; CHP’li vekilden sert tepki: Bu bir fişleme!

    Bafra Kaymakamı AFAD dekontlarını istedi; CHP’li vekilden sert tepki: Bu bir fişleme!

    PİRHA- Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Bafra’daki tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazı ile deprem sebebi ile afetzedeler için açılan AFAD yardım hesaplarına yatırılan nakdi yardım dekontlarının liste halinde kaymakamlığa gönderilmesini istedi. CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu kaymakama sert tepki göstererek, “Bu bir fişlemedir” dedi. 

    Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen kamu çalışanlarının AFAD’a yaptıkları yardımların liste halinde kaymakamlığa gönderilmesini istedi.

    Bafra Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Bafra’daki tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazı ile Maraş merkezli deprem sebebi ile afetzede yurttaşlar için açılan AFAD yardım hesaplarına yatırılan nakdi yardım dekontlarının liste halinde Bafra Kaymakamlığına gönderilmesini istedi.

    Kaymakamlıktan gönderilen dilekçede, şu ifadeler kullanıldı:

    “Kahramanmaraş merkezli ve 10 ilimizi de etkileyen deprem nedeniyle afetzede vatandaşlarımız için açılan AFAD hesaplarına yapılan nakdi yardım dekontlarının liste halinde kaymakamlığımıza gönderilmesi hususunda gereğini rica ederim.”

    CHP’Lİ VEKİL NESLİHAN HANCIOĞLU’NDAN SERT TEPKİ

    CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu kaymakama sert tepki gösterdi. Yardım dekontlarını mobbing ve fişleme olarak değerlendiren Hancıoğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Yaşadığımız bu büyük felaket sonrasında, insan olan, vicdanı olan herkes, zaten imkanı oranında, gücü oranında seferber olmuş durumda! Hal böyle iken kamu çalışanlarına, AFAD hesaplarına nakdi yardım yapmaları için baskı kurmak, zorla dekont istemek ‘mobbing’dir, fişlemedir!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK’liler Ankara’da buluştu: Geçinmek için bütçedeki payımızı istiyoruz!-VİDEO

    KESK’liler Ankara’da buluştu: Geçinmek için bütçedeki payımızı istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) piyasalardaki fiyat artışlarına karşı “Yoksullaşıyoruz, geçinemiyoruz” diyerek Ankara’da miting yaptı. Katılımın yüksek olduğu programda konuşan KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, “Gidiyorlar, gidecekler… Telaşları, tehditleri, korkuları bundandır. Ne yaparlarsa yapsınlar, artık bıçak kemiğe dayandı” dedi.

    Kamu emekçileri, işçiler, emekliler, öğrenciler ve daha birçok kesim, Ankara’da KESK’in düzenlediği “Geçinemiyoruz” mitinginde buluştu.

    Soğuk hava ve kara rağmen Tandoğan Meydanında bir araya gelen yüzlerce yurttaşın ortak talebi, “İşsizliğe, yoksulluğa son! Emekten, halktan yana bütçe’ istiyoruz” yönünde oldu.

    Miting programı, Grup Çığ’ın müzik performansı ile başladı. Protest müzikler seslendiren Grup Çığ, Kürtçe ve Türkçe halaylarla da katılımcıları coşturdu.

    “KATLİAMLARIN HESABI SORULACAK!”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, miting konuşmasına Maraş Katliamında yaşamını yitirenleri anarak başladı. Bozgeyik, konuşmasında “Bundan 21 yıl önce Maraş’ta, geçmişin ülkücü çeteleri, bugünün haramileri, SADAT çeteleri gibi Alevi ve Kürt yurttaşlarımızı katlettiler. Yine 19 Aralık 2000’de cezaevlerinde direnen siyasi tutsakları katlettiler. Bu katliamları yapanları kınıyoruz. Bu katliamların hesabının er geç sorulacağını buradan ifade ediyoruz” dedi.

    “HER GÜN DAHA DA YOKSULLAŞIYORUZ, GEÇİNEMİYORUZ!”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, konuşmasının devamında toplumun, her geçen gün daha yoksullaştığını belirterek “Sabretmemizi söylüyorlar. Onlar sırça saraylarda yaşarlarken, sadece bir dakikalık elektrik giderleriyle onlarca işçi, emekçi geçinebilecekken bu duruma da şükretmemizi istiyorlar” diye konuştu.

    Mehmet Bozgeyik, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Onlar iğneden ipliğe yurt dışından tüm ithalatı dolar ile yaparken ‘devletin verdiği parayı dolara çevirenler ahlaksızdır’ diyorlar! Oysa biliyorlar ki, bizlerin dolara yatıracak bir kuruş parası yok. Bırakalım paramızı dolara çevirmeyi, elimize geçen parayla ay ortasını bile göremiyoruz. Kimin ahlaksız, vicdansız olduğunu dünya âlem biliyor. Ahlaksız olanlar, ülkenin kaynaklarını talan edenlerdir! Faize karşıyız deyip bütçeden faize kaynak aktaranlardır ahlaksız olanlar.”

    “kadınları dört duvar arasına hapsetmek istiyorlar”

    “Baskıyla, yasaklarla, yeni cezaevleri ile gözümüzü korkutarak, sokağa çıkamaz hale getirerek iktidarlarının ömürlerini uzatabileceklerini sanıyorlar.

    Gelecek hayali ile kazandıkları üniversitelerde yurt bulamadıkları için okula gidemeyen gençlerimiz seslerini duyurabilmek için geçen hafta Ankara’da yaka paça, darp edilerek gözaltına alındılar.

    Kayyum marifetiyle kadına yönelik şiddetle mücadele eden merkezler, dernekler, sığınma evleri kapatılıyor. Kadın mücadelesi yürütenler haksız hukuksuz bir şekilde gözaltına alınıp tutuklanıyor. Erkek egemenliğini yücelterek, erkek yargıyı daha da etkin hale getirerek, kadınları aile içine hapsederek, ev içi emeği, hasta-yaşlı-çocuk bakımını kadınların sırtına yükleyerek kadınları dört duvar arasına hapsetmek istiyorlar.

    KHK zulmünden en çok etkilenenlerin başında da kadınlar, kadın emekçiler geliyor. Birkaç gün önce KHK ile işten atıldığı için maddi zorluklar yaşayan bir kadın sağlık emekçisi arkadaşımız Fatma Yıldırım yaşamına son verdi. Bu intihar değil apaçık bir cinayettir.”

    “ÇOCUĞUNA SÜT ALAMAYAN MİLYONLAR VAR”

    “‘Bizden önce kuyruklar vardı’ diye övünüyorlardı! Şimdi cebinde parası olmayan markete, pazara gidemeyen, çocuğuna mama, süt alamayan milyonlar var. İşsizler ordusu büyüyor! Enflasyonunun, zam fırtınasının, döviz kasırgasının hızına kimse yetişemiyor!

    Geçinmek için, bütçedeki payımızı istiyoruz. Geçinmek için, kamunun tasfiyesine, özelleştirme soygununa son verilmesini istiyoruz. Geçinmek için, kamudan, emekten, halktan yana bir bütçe istiyoruz.

    Çalışan işçilerin yarısına yakın asgari ücretle çalışıyor. Asgari ücrette dolar bazında Afrika ülkelerinin de gerisinde kaldık. Ocak 2021’de 2.825 TL asgari ücretle 384 dolar alınabiliyordu. Bugün ancak 195 dolar alınabiliyor. 2022 yılı itibariyle ise o kadar allayıp pullayarak, tarihi artış diyerek algı yaratmaya çalıştıkları 4.250 TL ile ancak 275 dolar alınabiliyor. 109 dolarlık erimenin tarihi artış diye sunulması ancak AKP gibi rakamlara takla attıran, Ali Cengiz oyunlarında master yapan, yandaş medya üzerinden algı operasyonlarında ustalaşan bir iktidara nasip olurdu, onu da yaptılar.”

    “BOŞUNA ÇEKİLMEDİ BUNCA ACILAR!”

    “Gidiyorlar, gidecekler… Telaşları, tehditleri, korkuları bundandır. Ne yaparlarsa yapsınlar, artık bıçak kemiğe dayandı. Sırtını sermayeye yaslayan, emeğe, emekçilere düşman bu düzen böyle gitmez. Biliyoruz ki, bu düzen kendiliğinden değişmeyecek.

    Emeğimizi hedef alan saldırıların dalga kıranı bizleriz. Emeğin birliği ve halkların kardeşliği, bilimden yana, aydınlık bir gelecek için umut emekçilerdir, üretenlerdir. Yeter ki, kol kola omuz omuza olalım. Yeter ki, yaşadığımız bu güzelim coğrafyaya özlenen baharı, beklenen aydınlığı getirmek için birlikte mücadele edelim.

    Sözlerimi sonlandırırken özgürlük, demokrasi ve barış için yüreği çarpanlara, KESK’li tutsaklara buradan, emeğin kürsüsünden selam gönderiyoruz.

    Bu soğuk kış gününde sesinizi, taleplerinizi duyurmak için alanları dolduran sizlere bir kez daha teşekkür ediyoruz. Sevgili Vedat Türkali’nin dediği gibi, ‘Boşuna çekilmedi bunca acılar’! Biliyoruz ki bugün bu meydanda birleşen sesimiz çoğalarak aydınlık ve umut dolu bir geleceği inşa edecek.”

    PİRHA/ANKARA

  • Almanya’da kamu çalışanları ‘uyarı grevi’ yaptı

    Almanya’da kamu çalışanları ‘uyarı grevi’ yaptı

    Almanya’nın birçok eyaletinde binlerce kamu emekçisi ücret artışı talebiyle iş bırakma eylemi yaptı.

    Almanya’da kamu çalışanları ücret artış talebiyle “uyarı grevi” yaptı. Ver.Di ve Memurlar Birliği sendikalarının çağrısıyla Almanya’nın birçok eyaletinde bugün binlerce kişi iş bırakma eylemine katıldı.

    Alman Haber Ajansı DPA’nın haberine göre Leipzig’de 3 bin, Kuzey-Ren Vestfalya eyaletinde 2 bin 500, Hamburg’da bin, Bavyera ve Baden Württtemberg eyaletlerinde de yüzlerce kişi eylem yaptı.

    Ver.Di Sendikası’ndan yapılan açıklamada Köln, Bonn, Düsseldorf ve Essen kentlerinde de üniversite hastanelerindeki çalışanların grev yaptığı belirtildi.

    Kuzey Almanya Radyo ve Televizyon Kurumu NDR’nin haberine göre Hamburg kentinde de polis ve itfaiye teşkilatlarının yanı sıra okullarda, vergi dairelerinde ve belediyelerdeki çalışanlar iş bırakma eyleminde bulundu.

    SENDİKALAR YÜZDE 6 ORANINDA ARTIŞ İSTİYOR

    Bir milyondan fazla kamu çalışanı için ayda en az 200 avro olmak üzere yüzde 6 oranında ücret artışı talep eden sendikalar, uyarı grevleriyle toplu sözleşme görüşmelerinde eyalet hükümetleri üzerinde baskıyı artırmak istiyor. Eyalet hükümetlerinin temsilcileri ise sendikaların talebini reddediyor.

    3. tur görüşmeler, 28 Şubat’ta başlayacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • BES: İktidar vaatlerinde samimiyse seçimi beklemesin-VİDEO

    BES: İktidar vaatlerinde samimiyse seçimi beklemesin-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin seçim vaatleri arasında yer alan öğretmenlere ve sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge ile ilgili basın açıklaması yapan Büro Emekçileri Sendikası (BES) tüm kamu emekçilerine ek gösterge istediklerini ve iktidarın bu vaatlerinde samimi olduğunu göstermesi için seçimi beklememesi gerektiğini vurguladı.

    Büro Emekçileri Sendikası, AKP hükümetinin seçim vaadi olarak sunduğu öğretmenlere ve sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge verileceğine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıda basın metnini BES Genel Sekreteri Aziz Özkan okudu.

    “MESLEK GRUPLARI İLE SINIRLANDIRMAK EKSİKTİR”

    Memurların emekli olduklarında emekli aylıklarında düşüş yaşanmaması için 3600 ek gösterge düzenlemesinin önemli olduğuna dikkat çeken Özkan, “Ek göstergelerin artışı ile ilgili olarak siyasi iktidar tarafından tanımlanan ‘meslek gurupları’ ile sınırlandırmak eksik bir tanımlamadır. Ek göstergelerin artışı ile düzenleme kamu emekçilerinin tamamını kapsamalıdır. Ek göstergeden hiçbir şekilde yararlanamayan yardımcı hizmetler sınıfı ile ilgili de mutlaka ek gösterge uygulamasından yararlanması için düzenleme yapılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    “TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA 3600 EK GÖSTERGE”

    Yardımcı hizmetler dahil tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini istediklerini belirten Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43. maddesinin değişik (B) fıkrası ile, bu kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceleri dikkate alınarak, bu Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, memurların ek göstergeleri görev yaptıkları hizmet sınıfları ile kazanılmış hak aylıklarının bulunduğu dereceler dikkate alınarak tespit edilmekte ve görev aylıkları da buna göre ödenmektedir.”

    “SAMİMİYSE SEÇİMİ BEKLEMESİN”

    23 yıldır devlet memurlarının ek göstergelerinde genel bir düzenleme yapılmadığını söyleyen Özkan, “İktidar bu vaatlerinde samimi ise, seçim sonuçlarını beklemeden yapacağı bir düzenleme ile tüm kamu çalışanlarına söz verdiği 3600 ek göstergeyi derhal hayata geçirmelidir” dedi.

    Özkan kabul edilmesini istedikleri taleplerini ise şöyle sıraladı:

    • Ayrım gözetmeksizin tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge,
    • Çalışanlar için gelir vergisi diliminin %10’da sabitlenmesi,
    • Ek ödemelerin artırılması,
    • Ek ödemelerin emekli aylığına yansıtılması gerekmektedir.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Kamu çalışanlarına ‘OHAL’ nöbeti

    Kamu çalışanlarına ‘OHAL’ nöbeti

    Çekmeköy Kaymakamlığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına gönderildiği yazı ile devlet memurlarına, OHAL bürosunda görev verilmesini istedi.

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde Kaymakam Cemal Hüsnü Kansız imzasıyla Kamu Kurum ve Kuruluşlarına resmi yazı gönderildi. Gönderilen yazıda, OHAL bürosu iş ve işlemlerinin yürütülmesi konusunun öğretmenlere tebliğ edilmesi istendi.  Yazıya iliştirilen 24 saat çalışma ve görev listesinde bulunan öğretmenlerin ilgili gün ve saatte OHAL bürosunda bulunmaları talep edildi.

    KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA

    Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız imzasıyla Kamu Kurum ve Kuruluşlarına gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi: “15 Temmuz Darbe Girişimi nedeniyle ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal bitiminden itibaren yeniden uzatılacağından, Olağanüstü Hal Kurulu ve Bürolarının Kuruluş ve Görevleri ile Yükümlülüklerinin karşılığının tespit ve ödenmesi hakkında  yönetmelik uyarınca oluşturulan İlçemiz Olağanüstü Hal Bürosu 24 saat çalışma görev listesi ilişikte gönderilmiştir. OHAL Bürosu iş ve işlemlerini yürütülmesi ve söz konusu listenin ilgili personele tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin Kaymakamlığımıza gönderilmesini, ilgili personelin nöbet gün ve saatinde OHAL bürosunda hazır bulunmalarının sağlanması hususunda bilgi ve gereğini rica ederim.”