Etiket: kamu emekçileri sendikası konfederasyonu

  • KESK 11. Olağan Genel Kurulu yapılıyor; eş başkanlardan mücadele vurgusu-VİDEO

    KESK 11. Olağan Genel Kurulu yapılıyor; eş başkanlardan mücadele vurgusu-VİDEO

    PİRHA- KESK, 11. Olağan Genel Kurulu’nu Ankara’da gerçekleştiriyor. Üç gün sürecek olan Genel Kurul’un ilk gününde konuşan Eş Genel Başkanlar, Şükran Kablan Yeşil ve Mehmet Bozgeyik, sağ ve faşist iktidarlar güçlendiğine dikkat çekerek, mücadele vurgusunda bulundular. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK), 11. Olağan Genel Kurulu başladı. 21 Ocak’ta son bulacak olan genel kurul, Türkiye Barolar Birliği Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılıyor.

    KESK 11. Olağan Kurulu’na uluslararası örgüt temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri, sendika temsilcileri ve üyeleri katıldı. CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, Sevtap Akdağ Karahanlı da kurula katıldı.

    “KESK EŞ GENEL BAŞKANLARI GEÇMİŞ DÖNEMİ DEĞERLENDİRDİ”

    KESK Eş Genel Başkanları Şükran Kablan Yeşil ve Mehmet Bozgeyik, açılış konuşmasını yaptı. Eş Genel Başkanların konuşmalarından satırbaşları şöyle:

    “Dünya kapitalizmi üzerimizdeki baskısını arttırdı. Pandeminin sosyal ve sınıfsal bir sorun olduğu ortaya çıkmıştır. Pandeminin izleri devam etmektedir. Pandemi küresel eşitsizliği daha da büyütmüştür.
    AKP Filistin’e destek eylemleri yaparken İsrail ile ticaretini sonlandırmıyor. Sağ ve faşist iktidarlar güçlendi. Jin Jiyan Azadi sloganları ile kadın mücadelesi ön plana çıkmıştır. İktidar bloku, uzunca bir süredir aslında anayasayı askıya aldığı hukuksuzluk rejimini, anayasasızlık rejimini hayata geçiriyor. Anayasanın askıya alınmasına paralel olarak güçler ayrılığını da fiili olarak devre dışı bıraktı.
    İktidar, seçmenini mevcut ekonomik sıkıntıların geçici olduğunu, geçici değilse de sadece AKP ve Erdoğan tarafından çözülebileceğine ikna etmiş görünmektedir. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdiğimiz bugünlerde Kürtlere olan baskı artmıştır.

    “TÜRKİYE İŞÇİ HAKLARI KONUSUNDA EN KÖTÜ 10 ÜLKE ARASINDA”

    Gezi tutsaklarının hukuksuzca cezaevinde tutulduğunu belirtmek istiyoruz. Karşı karşıya kaldığımız baskılar devam etmekte çünkü tek adam rejiminin hayata geçirdiği bütün politikalar bütün alanlarda, hem siyasal, hem emek alanında, tüm muhalifleri susturmaya ve bastırmaya dönük uygulamalar olarak ortaya çıktı. Biz Konfederasyon olarak bu hak ihlallerini, sendikalarda yaşanan sürgün, ayrımcılık liyakatsizliğe dayalı baskı ve hak ihlallerini yayınlıyoruz ve bu hak ihlalleri bugün aramızda olan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun raporlarında yer almakta ve Türkiye ne yazık ki işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında yerini korumaya sürekli devam etmektedir.

    Kadına dair yürütülen her mücadele bizlere güç vermeye devam ediyor ve biz bunlardan aldığımız güçle, aynı kararlılıkla bu mücadeleyi sürdürmeye çalışıyoruz. Çünkü unutmayalım değerli dostlar, değerli kadınlar kadınlar omuz omuza sıralandığında aradan hiç kimse geçemez, ne faşizm ne başka bir şey.

    “TÜM DİRENİŞLERE SELAM OLSUN”

    Özelleştirmelere, güvencesiz çalışmaya, ücret adaletsizliğine karşı tüm dünyada işçi sınıfının yükselttiği grevlerle dalga dalga büyüyen mücadele gibi bizlerin de bu mücadeleyi yükseltmesi, her zamankinden çok daha fazla ağır ve büyük bir görev olarak karşımızda duruyor. Bugün halen direnişte olan başta Özark işçileri olmak üzere konfederasyonumuzun genel kurulundan tüm direnişlere selam olsun demek isteriz.

    Ülkede tüm katliamları nasıl unutmadıysak, 10 Ekim’i (Gar Katliamı), Sivas’ta yaşamını yitirenleri unutmadıysak, Hrant Dink’in de katilinin salıverilmesini kabul etmediğimizi ve bu davanın da takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz.”

    Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı “Hiçbir zaman susmayacağız. Tüm emek ve meslek örgütleri ile birlikte direnen insanlarız. Yüreğinizin ışığı hiç sönmesin” dedi.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise, “Hepinizi partim adına sevgi ile selamlıyorum. KESK sendikal mücadelenin yüz akıdır. Siz emekçilere büyük bir umut verdiği gibi biz Kürtlere, kadınlara da umut veriyor. DEM Parti; sokaklarda, fabrikalarda sizinle birlikte olmaya devam edecektir. Biz DEM parti olarak hakkımızı aldığımız günlerin uzak olmadığına inanıyoruz.” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Geçinemiyoruz’ diyen binler Gündoğdu Meydanı’nda buluştu-VİDEO

    ‘Geçinemiyoruz’ diyen binler Gündoğdu Meydanı’nda buluştu-VİDEO

    PİRHA- ‘Geçinemiyoruz’ diyen binlerin buluştuğu Gündoğdu Meydanı’nda, iktidarın fiilen uyguladığı OHAL’i resmileştirme çabası içerisinde olduğuna dikkat çekilirken, savaş politikalarına son verilmesi istendi. Emekçiler, AKP’nin yürüttüğü politikalara tepki göstererek, “Gidiyorlar, gidecekler” dedi. 

    İzmir Emek ve Demokrasi Cephesi öncülüğünde “Geçinemiyoruz insanca bir yaşam için alanlardayız” sloganıyla Gündoğdu Meydanı’nda miting düzenlendi. Binlerce yurttaşın katıldığı mitinge Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu ve Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) bileşenleri, siyasi partiler, Halkların Demokratik Kongresi üyeleri, İzmir Kadın Platformu, Alevi kurumları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Mitingde sık sık “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Savaşa değil halka bütçe”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    Mitingde KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik konuştu.

    “İKTİDAR, YOKSULLUĞA KARŞI SABRET DİYOR”

    Yurttaşlar yoksullaşırken, iktidarın ‘sabret’ dediğini belirten Bozgeyik, “Onlar sırça saraylarda lüks ve şatafat içinde yaşarlarken, sadece bir dakikalık elektrik giderleriyle onlarca işçi, emekçi geçinebilecekken bu duruma da şükretmemizi istiyorlar. Onlar iğneden ipliğe yurt dışından tüm ithalatı dolar ile yaparken ‘devletin verdiği parayı dolara çevirenler ahlaksızdır’ diyorlar. Oysa biliyorlar ki, bizlerin dolara yatıracak bir kuruş parası yok. Bırakalım paramızı dolara çevirmeyi, elimize geçen parayla ay ortasını bile göremiyoruz. Kimin ahlaksız, vicdansız olduğunu dünya âlem biliyor. Ahlaksız olanlar, ülkenin kaynaklarını talan edenlerdir” dedi.

    “HALK SOKAĞA ÇIKAMAZ HALE GETİRİLDİ”

    İktidarın baskılarla halkı korkutarak sokağa çıkamaz hale getirmek istediğini vurgulayan Bozgeyik, “Gelecek hayali ile kazandıkları üniversitelerde yurt bulamadıkları için okula gidemeyen gençlerimiz seslerini duyurabilmek için geçen hafta Ankara’da yaka paça, darp edilerek gözaltına alındı. Aynı gün Antalya mitingimizi yasakladılar. Ülkenin neredeyse tüm illerinde aylardır, hatta yıllardır anayasal hakkımız olan toplantı ve gösteri hakkımızı kullanmamızı engelliyorlar”  diye konuştu.

    “KADIN MÜCADELESİ BASKI ALTINA ALINMAK İSTENİYOR”

    Bozgeyik, kayyımların kadına yönelik şiddetle mücadele merkezleri, dernekleri ve sığınma evlerini kapattığını, kadın mücadelesi yürütenleri ise hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandığına dikkat çekerek, “Erkek egemenliğini yücelterek, erkek yargıyı daha da etkin hale getirerek, kadınları aile içine hapsederek, ev içi emeği, hasta, yaşlı, çocuk bakımını kadınların sırtına yükleyerek kadınları dört duvar arasına hapsetmek istiyorlar” ifadelerini kullandı.

    “YAS TUTMA, DEFNEDİLME, VE ÖLÜYÜ ANMA HAKKI AYAKLAR ALTINDA”

    “Asmayıp besleyelim mi” zihniyetinin işbaşında olduğu sözlerine işaret eden Bozgeyik, “Cezaevlerinden her gün bir cenaze çıkıyor. Devletin güvencesi altındaki cezaevlerinde baskılar, şiddet, hatta taciz, tecavüz iddiaları ciddi boyutlara ulaştı. Geçen hafta yaşadığı şiddet, taciz ve istismarı gündeme getiren kadın tutuklu Garibe Gezer yetkililerin duruma seyirci kalması sonrasında yaşamına son verdi. Cezaevinde yaşamını korumadıkları gibi cenazesi için bir aracı dahi çok gördüler! Toplumsal değerlere göre yas tutma, defnedilme ve ölüyü anma hakkını ayaklar altına aldılar” diye konuştu.

    “İKTİDAR ALGI İLE ZAMMI KAMUFLE ETMEK İSTİYOR” 

    Ocak 2021’de 2 bin 825 TL asgari ücretle 384 dolar alınabilirken bugün ancak 195 dolar alınabildiğini ifade eden Bozgeyik, “2022 yılı itibariyle o kadar allayıp pullayarak, tarihi artış diyerek algı yaratmaya çalıştıkları 4 bin 250 TL ile ancak 275 dolar alınabiliyor. 109 dolarlık erimenin tarihi artış diye sunulması ancak AKP gibi rakamlara takla attıran, Ali Cengiz oyunlarında master yapan, yandaş medya üzerinden algı operasyonlarında ustalaşan bir iktidara nasip olurdu, onu da yaptılar” dedi.

    “SAVAŞ POLİTİKALARINA SON VERİLMELİ”

    Düzenli ve koşulsuz bir gelir kapsamında belirlenecek bir tutarın, temel gelir güvencesi olarak verilmesini isteyen Bozgeyik şöyle devam etti:

    “Parası bizim cebimizden çıkan, yandaşlara aktarılan hazine garantilerine son verilmesini istiyoruz. Temel gıda ürünlerinde KDV’nin sıfırlanmasını, pandemiden bu yana yapılan zamların geri alınmasını istiyoruz. Her türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, kamunun tasfiyesi anlamına gelen özelleştirme politikalarına son verilmesini istiyoruz. Kamusal, sosyal güvenlik emeklilik sisteminin güçlendirilmesini istiyoruz. Hukuksuz ihraç edilen arkadaşlarımızın derhal işlerine iade edilmesini istiyoruz. Geçinmek, insanca yaşayacak bir ücret için kaynakların silah harcamalarına, savaş politikalarına aktarılmamasını, barış ve demokrasi için kullanılmasını istiyoruz.”

    “FİİLEN UYGULANAN OHAL’İ RESMİLEŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    İktidarın ekonomik krizi gerekçe göstererek fiilen uygulanan OHAL’in yeniden resmileştirme, KHK’lar eliyle yönetme niyetlerini gizlemediğine dikkat çeken Bozgeyik, “Son günlerde basın yoluyla kamuoyunu buna alıştırmaya, hazırlamaya çalışıyorlar. Buradan uyarıyoruz, zerre kadar akıl kalmışsa böylesi bir yola girmesinler. Gidiyorlar, gidecekler… Telaşları, tehditleri, korkuları bundandır. Ne yaparlarsa yapsınlar, artık bıçak kemiğe dayandı” diye konuştu.

    Miting, Bandista Müzik Grubu’nun dinletisi eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • KESK İzmir eylemi 151. haftasında: OHAL komisyonu işlevsiz, yetkisizdir

    KESK İzmir eylemi 151. haftasında: OHAL komisyonu işlevsiz, yetkisizdir

    PİRHA- KESK İzmir Şubeler Platformu, ‘İşimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz, KHK’lar gidecek biz kalacağız’ şiarıyla 151. kez sokağa çıkarak oturma eylemi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, ” OHAL Komisyonunu derhal lağvedin ve aldığı tüm ret kararlarıyla birlikte arkadaşlarımızı derhal görevlerine iade edin. Oyalama komisyonu biçimine dönüşen bu yapının kimseye yararı yoktur. Bu oluşum işlevsizdir, yetkisizdir” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) binlerce kamu çalışanın ihraç edilmesini ve açığa alınmasını Karşıyaka İskele karşısında protesto ettiği oturma eyleminin 151. haftasında basın açıklaması yaptı.

    İzmir Karşıyaka İskele’de yapılan açıklamada sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız” , “İşimizi geri istiyoruz”  ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atılarak yapılan hukuksuzluğun son bulması çağrısında bulunuldu.

    Oturma eyleminin 151’nci haftasında hukuksuz uygulamalara karşı itirazlarını büyütmek ve iş güvencelerine sahip çıkmak için haftalardır oturma eylemleri gerçekleştirildiği kaydedilirken 151 haftadır yapılan hukuksuzluk karşısında mücadele yürütüldüğü belirtildi.

    Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA MÜCADELE ETMEYİ BAYRAKLAŞTIRDIK”

    Emek, demokrasi ve barış mücadelesini verdiğimiz yüz yılı aşkın birikimin son halkası olan KESK’in yani Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’muzun 25. kuruluş yıldönümünü geride bıraktık. Geride bıraktıklarımız kimi zaman yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımız oldu kimi zaman bedel ödeyen aileleri. Geride bıraktıklarımız kimi zaman esaret altındaki arkadaşlarımız oldu kimi zaman ellerinden alınan işleri. Geride bıraktıklarımız kadar geçmişten devralıp devamı getirdiklerimiz de var elbet! Bizler emek, demokrasi ve barış mücadelesinde arkadaşlarımızın anılarını heybemize alarak umudumuzu taşıdık. Bizler mücadele tarihimizin takvim yapraklarını kutsal emanet bilip gül yüzlü nice çocuğa aktardık. Bizler ‘bir insanı sevmekle başlayacak her şey’ diyerek ayırt etmeksizin haklının, mazlumun, emeğin yanında durduk. Bizler daha yaşanılabilir bir dünya için direngenliği sırtlanarak faşizme karşı omuz omuza mücadele etmeyi bayraklaştırdık.

    “TEK ADAM REJİMİNDEN HİÇBİR TOPRAK REFAH GÖRMEDİ”

    Yönetenlerde olması beklenen asgari şartlar; kamu vicdanını, adaleti, paylaşımı ve bireyin hukukunu sağlamaktır. Toplumu öncelemeyen ve gözetmeyen hiçbir mekanizma ayakta kalamaz. Bu, tarih boyunca böyle olmuştur. Toplumları var eden kesimlerden elitist tabakalar yaratıp çoğunluğa şaşı bakan yöneticiler tarihin çöplüğüne gitmişlerdir. Bu tarih boyunca böyle olmuştur. En fazlası yüz yıla sığdırabildikleri ömürlerini kendi bekaları için sürdürüp toplumu demir yumrukla yönetenler lanetle anılırlar. Bu, tarih boyunca böyle olmuştur. Tek adam rejiminin hüküm sürdüğü hiçbir toprak refah görememiştir. Nalıncı keseri gibi her şeyi kendine yontan anlayıştan hayır gelmemiştir. Krizlerden para devşiren yaklaşımdan adalet türememiştir. Darbeleri Allah’ın lütfu olarak görenlerden de hiçbir coğrafyaya barış gelmemiştir. Yolunu emek, demokrasi ve barıştan yana çizenler yani bizler ise çocuklarımıza tertemiz umutlarımızı ve anılarımızı armağan edeceğiz.

    “KARANLIK ODAKLAR ARKADAŞLARIMIZI HEDEF SEÇTİ”

    15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülke genelinde yaşananlar demokrasi tarihimiz açısından en karanlık sayfaları barındırmaktadır. Aydınlatılmayan birçok olayın veya yanıtlanmayan birçok sorunun biz emekçiler olarak çok da bir anlamı yoktur. Çünkü biz biliyoruz ki darbe fırsatçılığı içerisinde darbeye girişen kendi yol arkadaşlarını avlar görüntüsü kurgudan ibarettir. Asıl niyet ülkeyi kendi bekaları için dizayn etme anlayışı olmuştur. Bu kurguda harcanan ise tertemiz aydınlık yüzleri ve varlıklarıyla Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu üyeleri olmuştur. Gerici ve ırkçı zihniyetin yansıması olan karanlık odak, hedef olarak arkadaşlarımız seçmiştir. Kendi geleceklerini her şeyin üstünde gören bu kirli yapı, KESK’in herkes için daha yaşanılabilir bir dünya mücadelesinden rahatsız olmuştur. Bulunduğu her yerde haksızlığa, hukuksuzluğa, doğa talanına, kadına yönelik şiddete, çocuk istismarına, hayvan haklarına, toplumu ayakta tutan tüm aydınlık değerlere sahip çıktığı için arkadaşlarımız işlerinden ihraç edilmişlerdir.

    “ARKADAŞLARIMIZI DERHAL GÖREVLERİNE İADE EDİN”

    İhraç edilenlerin dosyalarının görüşüldüğü “komisyon” OHAL şartları hukuken kalkmış olmasına karşın varlığını sürdürmektedir. Bir başka deyişle hükümsüz olması gereken bir komisyon, yürürlükteliği devam ettirilerek hukuksal bir kadüklük yaşanmaktadır. Kerameti kendinden menkul hale gelen bu komisyon, arkadaşlarımızın dosyalarını görüşmemekte adeta arkadaşlarımızın dosyalarını sürüncemede bırakarak çoklu bir cezaya tabi tutmaktadır. Ulusal ve uluslararası hukukun tüm yerleşik değerlerini hiçe sayarak yapılan her hukuksuzluk, insanların adalete olan güvenini zedeler. Bu yönüyle buradan bir kez daha sesleniyoruz: OHAL Komisyonunu derhal lağvedin ve aldığı tüm ret kararlarıyla birlikte arkadaşlarımızı derhal görevlerine iade edin. Oyalama komisyonu biçimine dönüşen bu yapının kimseye yararı yoktur. Bu oluşum işlevsizdir, yetkisizdir. Yargı yolunu kapatma çabanız sadece sizler için zaman kazandırmaktadır. Arkadaşlarımızı er geç işlerine iade edeceksiziniz. Yeteri kadar kamu zararına yol açtınız. Bu komisyon boş bir balondan ibarettir.

    PİRHA/İZMİR

     

  • KESK, Malatya’da 24. yılını kutladı: Mücadele örgütü olmaya devam edeceğiz- VİDEO

    KESK, Malatya’da 24. yılını kutladı: Mücadele örgütü olmaya devam edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) kuruluşunun 24’üncü yılını Malatya’da yaptığı basın toplantısıyla kutladı. 

    Haberin Videosu

    “Kökleri toprağın derinliklerine inen KESK; ulu bir çınar gibi çeyrek asra bir kala kamu emekçilerinin gerçek temsilcisi ve mücadele örgütü olmaya devam ediyor” diyen Albayrak, “Demokratik Türkiye, Halk İçin Bütçe” şiarıyla 21 Aralık Mersin, 22 Aralık Diyarbakır ve 11 Ocak 2020’de tarihinde İzmir’de yapacakları bölge mitinglerine katılım çağrısında bulundu.

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “KESK, MÜCADELE ÖRGÜTÜ OLMAYA DEVAM EDİYOR”

    KESK 24 Yaşında. Çeyrek asra bir kala yılmadan, usanmadan, yorulmadan. KESK’li olmanın onuru ve gururuyla demokrasi, özgürlük, kardeşlik, barış ve eşitlik yürüyüşümüz devam ediyor.

    “Hak verilmez mücadeleyle alınır” ilkesini rehber edinen, sendikal mücadelenin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunu bilen, toplumsal cinsiyet mücadelesini her aşamada esas alan kamu emekçilerinin gerçek temsilcisi KESK’in 24. kuruluş yıl dönümü tüm emekçilere kutlu olsun! Kökleri toprağın derinliklerine inen KESK; ulu bir çınar gibi çeyrek asır’a bir kala kamu emekçilerinin gerçek temsilcisi ve mücadele örgütü olmaya devam ediyor.

    Ülkemizde de gerici, muhafazakar, tekçi iktidar blokunun yıllardır uyguladığı neo liberal politikalara, gelir dağılımı uçurumuna, eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin sermayeye peşkeş çekilmesine, emekçilerin sefalet ücretlerine mahkum edilmesine, savaş politikalarına, laiklik karşıtı programlarına, yolsuzluğa ve yandaş kayırmacılığa karşı öfke ve isyan kar topu gibi her gün biraz daha büyüyor. Tekçi rejim öfkenin ve isyanın sokaklara yansımaması için baskılarına tüm hızıyla devam etse de korkusunu giderek gizleyememektedir.

    “BİZE ONURLU TARİHİ BIRAKAN ARKADAŞLARIMIZI ANIYORUZ”

    Emeğin hakları mücadelesi sürdürenlerin,  demokrasi, barış ve özgürlük isteyenlerin önündeki engellerin hiç olmadığı kadar arttığı bugün bizim için sadece bir kutlama günü değil, mücadeleyi yükseltme günüdür.

    Bunun için; yolsuzluğa, yoksulluğa, ekonomik krize ve savaş bütçesine, Suriye’de emperyalist/kapitalist blokların sürdürdükleri savaşlara, AKP’nin halkları kutuplaştıran, kamplaştıran yayılmacı, fetihçi politikalarına karşı emekçilerin ihtiyacı olan adalet, demokrasi ve barışı güçlendirmeye yönelik olarak; 8 Aralık 2019 İstanbul’da, 21 Aralık 2019 Mersin’de, 22 Aralık 2019 Diyarbakır’da ve 11 Ocak 2020 İzmir’de “Demokratik Türkiye, Halk İçin Bütçe” şiarıyla yapacağımız bölge mitinglerine katılmaya çağırıyoruz.

    24.yaşımızı kutlarken; emekleriyle ve ödedikleri bedellerle bizlere bu onurlu tarihi bırakan arkadaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz.

    “Emek, Barış ve Demokrasi İçin Birlikte Mücadeleye” anlayışıyla bugünden yarına umudu ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

    PİRHA/MALATYA

     

  • KESK’ten her iş yerine kreş talebi

    KESK’ten her iş yerine kreş talebi

    PİRHA-Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) ‘Kreş ebeveyn ve çocuk hakkıdır her iş yerine kreş’ talebi ile kreş kampanyası başlattı.

    Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK) ‘Kreş ebeveyn ve çocuk hakkıdır her iş yerine kreş’ talebiyle bir kampanya başlattı. Malatya Eğitim-Sen binasında sendika yöneticileri ile açıklama gerçekleştiren, Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Tarık Kaya, yapılacak uygulama ve kampanya hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    “HİÇBİR ADIM ATILMAMIŞTIR”

    16 yıllık AKP hükümetlerinin emekçilerin taleplerini görmezden geldiklerini ve geçiştirdiklerini vurgulayan Kaya, “Geçtiğimiz yıl taraflarca büyük kazanımların müjdesi olarak sunulan toplu iş sözleşmesinde yandaş konfederasyon ile imzalanan mutabakatın 41. maddesinde; ‘kamu kurumlarında olanaklar dahilinde kreş açılmalı’ denilerek havada bırakılan bir tartışma başlatılmıştır. ‘Olanaklar nedir? Nasıl sağlanacaktır? Kim bu sürecin takipçisi olacaktır?’ gibi sorular hala cevabını beklemektedir. Benzer şekilde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya 1 yıl önce yaptığı açıklamada Tüm kamu ve kuruluşlarda kreşlerin açılmasının takipçisi olacaklarını belirtmiş, ancak o günden bugüne hiçbir adım atılmamıştır” dedi.

    “İHTİYACA YANIT OLMAKTAN ÇOK GÖSTERMELİK”

    Türkiye’de kreş ve diğer çocuk bakım olanaklarının sınırlı olduğunu kaydeden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ücretler yükseliyor, nitelik düşüyor, dinselleştirme yaygınlaşıyor. Türkiye’de 0-6 yaş döneminde bulunan çocukların yüzde 86,7’sine anneleri bakmaktadır. İş gücü piyasasına hiç girememiş ya da çocuk olduktan sonra ayrılmış kadınlar sosyal hizmetlerin ucuz ikamesi olarak değerlendirilmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı kreşlerde ise durum daha vahimdir. Her bin çocuktan sadece ikisi 0-3 yaş arasında kreşe gitmektedir. Var olan kreşlerin yüzde 47’si İstanbul, İzmir ve Ankara’da bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Yasası kadın işçilerin çocukları için kreş açılmasını öngören cinsiyetçi ve gerçeklikten uzak bir düzenlemedir. Türkiye’de 150 ve üzeri kadın çalışan sayısına sahip iş yerlerinin son derece sınırlı olduğu düşünülürse bu yasanın bir ihtiyaca yanıt olmaktan çok göstermelik olduğu anlaşılmaktadır.”

    “PİYASA KOŞULLARINA TERK EDİLMİŞ İŞLETMELER”

    Hükümetin izlediği neoliberal iktisadi politikalar nedeniyle kamu kurumları ve yerel yönetimlere ait kreşlerin ya kapatıldığını ya da özel sektöre devredildiğini söyleyen Kaya, özel sektöre ait kreşlerin piyasa koşullarına terk edilmiş işletmeler gibi ele alındığını böylece çocuk bakım hizmetlerinin niteliğinin düşük ancak ücretlerinin yüksek olduğunu vurguladı.

    “657 sayılı Devlet Memurları Kanun’un 191. maddesinde devlet memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir” ibaresinin yer aldığını hatırlatan Kaya, “Buna rağmen, maliyet politikasıyla kreşler sosyal tesis kapsamına alınıp ödenek ayrılması yasaklanmıştır. 2004 yılında 419 olan kamu kreşi sayısı 2016 yılı itibariyle 56 ya gerilemiştir. Konfederasyonumuz KESK’ in bilgi edinme hakkı çerçevesinde yaptığı başvurulara rağmen kamu kreşleri sayısının güncel bilgisi açıklanmamaktadır. 2017 yılından başlatılan ve özel kreşlere 5 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlayan düzenleme ile kamusal bir hak olan kreş hizmeti tümüyle özel sektöre devredilmek istenmektedir” dedi.

    “KREŞLERDEKİ EĞİTİMLER GİDEREK DİNSELLEŞİYOR”

    Kreşlerde verilen eğitimin de giderek dinselleştirildiğine dikkat çeken Kaya, “Soyutla somutun farkını anlamayan çocuklara din eğitimi verilmektedir. MEB tarafından imzalanan protokollerle kreş çağındaki çocukların dini eğitim alması sağlanmaktadır. Ayrıca Diyanetin başlattığı dini eğitim projesi kapsamında 4-6 yaş arası çocuklara yönelik başlatılan Kuran kurslarında yüz bine yakın çocuk eğitim almaktadır. Bu durumun ileride yaratacağı travmalar çok büyük olacaktır” şeklinde konuştu.

    “EKONOMİYE GETİRİSİ YÜKSEK OLACAK”

    Kaya, çocukların doğumdan itibaren bakımı ve eğitimi için başta ebeveynler olmak üzer devletin tüm kurumlarının ortak sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Çocuk bakımının kreşlerde ücretsiz olarak sağlanması halinde ekonomiye getirisinin yüksek olacağını belirten Kaya, “Hem kadınlar çalışma yaşamına daha rahat katılacak, hem çalışan kadınlar daha üretken olacak hem de kreş eğitimi alan çocuklar daha donanımlı büyüyecektir” dedi.

    “TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    KESK olarak yıllardır toplu sözleşme başlıklarından birisi olan kreş taleplerinin takipçisi olacaklarına işaret eden Kaya, şunları kaydetti: “Her hafta perşembe günü kampanya sloganıyla sosyal medya etkinliği yapılacak, 7 Mayıs – 18 Mayıs 2018 tarihleri arasında yerel örgütlerle birlikte belediyelerle kreş talepli görüşmeler yapılarak bu taleplerin yerel kamuoyuyla paylaşılması sağlanacak, 14 Mayıs-25 Mayıs 2018 tarihleri arasında iş yerlerinde kokart takılacak, 14 Mayıs- 15 Haziran 2018 tarihleri arasında çalıştığımız kurumlara kreşle ilgili taleplerimizin olduğu dilekçeler verilecektir. 30 Mayıs 2018′ de Mecliste grubu olan muhalefet partileri CHP ve HDP’ ye hazırlanan dosyalarımızı sunacağız. TBMM ‘de bu konuda çalışma yürütülmesi için destek isteyerek 24 Haziran genel seçimlerine giderken siyasal partilere seçim programlarında çocuk bakımına dair vaatlerini kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunacağız. 3 Haziran 2018′ de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’ na fax çekme eylemi gerçekleştireceğiz. 4-8 Haziran 2018 tarihleri arasında çocuklarımızla birlikte iş yerlerimize gideceğiz. 12 Haziran 2018 tarihinde tüm illerde kitlesel açıklamalarla kampanyamızın değerlendirmesini sizlerle paylaşarak kreş talebimizde ve mücadelemizdeki kararlılığı dile getirmeye devam edeceğiz.”

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen: Laikliği kazanacak hamleler yapmalıyız-VİDEO

    KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen: Laikliği kazanacak hamleler yapmalıyız-VİDEO

    PİRHA – KESK’in OHAL ve KHK’lara yönelik mücadelesini değerlendiren KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, AKP’nin toplumda yaratmaya çalıştığı yıkıma karşı kamusallığı savunmak gerektiğini vurguladı. Gezen, AKP iktidarının KHK’ları kullanarak toplumu dönüştürmeye çalıştığını belirterek, “Laikliği kazanacak hamleler yapılması gerekiyor” dedi. 

    Haberin Videosu

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 9. Olağan Kurulunda Eş Genel Başkanlık görevine getirilen Aysun Gezen, çıkarılan Kanun hükmünde Kararnamelerle (KHK) devam eden sürece yönelik KESK’in mücadele hattının ne olacağını PİRHA’ya değerlendirdi. Kendisinin de 672 sayılı KHK ile ihraç edilen bir bilim emekçisi olduğunu söyleyen Gezen, son yayınlanan KHK’nın AKP’nin emekçilere yönelik saldırılarına devam edeceğinin kanıtı olduğunu belirtti.

    “İHRAÇ SADECE İŞTEN ATMA DEĞİL”

    Gezen, binlerce kişinin ihraç edildiği KHK’larla ilgili “Bu sadece işinden edilme değil, aynı zamanda vatandaşlık haklarının çok büyük bir kısmından yararlanamama, sivil ölüye çevrilme. Bu, kişilerle sınırlı değil. Aileleri ve toplumsal travma yaratan durumlarla birlikte milyonlarca insanı etkileyen düzenlemelerdir” dedi.

    “KHK’LARIN İPTALİNE YÖNELİK MÜCADELE HATTI YÜKSELTİLMELİ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin OHAL ve KHK’ların ne için kullanıldığına dair ipuçları verdiğini belirten Gezen, işçilerin iş güvencelerine yönelik büyük saldırılar olduğunun ve zaten KHK’nın kendisinin iş güvencesini ortadan kaldıran bir düzenleme olduğunun altını çizdi. Gezen, OHAL’in ortadan kaldırılması ve KHK’ların tüm sonuçlarıyla birlikte iptal edilmesine yönelik mücadele hattının yükseltilmesi gerektiğini kaydetti.

    “AKP KHK’LARI KULLANARAK TOPLUMU DÖNÜŞTÜRMEYE ÇALIŞIYOR”

    AKP’nin toplumda gerici, dinci eksende kültürel bir hegemonya kurma çabasında olduğunu söyleyen Gezen, AKP’nin KHK’ları kullanarak toplumu buna uygun olarak dönüştürmeye çalıştığını kaydetti. Bu gericileşmeden kadınların daha çok etkilendiğini belirten Gezen, “Mollalar gönderilerek emek boyun eğdirilmeye, tevekkül ettirilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bizim aslında sınıf mücadelesini kesintiye uğratan bu gericilikle de hesaplaşmamız ve buna karşı laikliği kazanacak hamleler yapmamız gerekiyor” dedi.

    AKP’nin yaratmaya çalıştığı yıkıma karşı kamusallığı savunmak gerektiğini vurgulayan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezer, AKP’nin liyakat usulünü tamamen ortadan kaldırdığını torpilli yöneticiler dönemini getirdiğini dile getirdi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • KESK’in yeni Eş Başkanları Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen

    KESK’in yeni Eş Başkanları Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen

    PİRHA – KESK 9. Olağan Genel Kurulda seçilen Merkez Yürütme Kurulu üyeleri bugün görev dağılımı yaptı. Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen Eş Başkanlığa seçildi.

    7 Temmuz ile 9 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) 9. Olağan Genel Kurulu yeni yönetimini belirledi. Kurul’da seçilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin görev dağılımları ise bugün yapıldı.

    Buna göre, Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen KESK Eş Genel Başkanları olarak belirlendi. Ramazan Gürbüz Genel sekreter, Elif Çuhadar Mali Sekreter, İlhan Yiğit Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri, Gülistan Atasoy Tekdemir Kadın sekreteri, Yusuf Şenol ise Hukuk, TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri olarak belirlendi.

    (HABER MERKEZİ)