Etiket: Kandıra

  • Aysel Tuğluk’un tahliyesiyle ilgili yeni gelişme!

    Aysel Tuğluk’un tahliyesiyle ilgili yeni gelişme!

    PİRHA – Adli Tıp Kurumu, demans teşhisi konulan ve sağlık sorunları yaşayan HDP’li Aysel Tuğluk hakkında “Cezaevinde kalamaz” raporu verdi. Tuğluk’un tahliyesi bekleniyor.

    cumhuriyet.com.tr’deki habere göre, Adli Tıp Kurumu, Kocaeli 1 No’lu F Tipi’nde Aralık 2016’dan beri tutuklu olan, bir süredir demans teşhisi konulması nedeniyle tahliyesi talep edilen siyasetçi Aysel Tuğluk hakkında “Cezaevinde kalamaz” raporu verdi.

    Bu gelişmeyle birlikte Tuğluk’un kısa sürede tahliyesi bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Milletvekili Taşdemir: Tuğluk’un unutma süresi çok kısalmış, cümleleri toparlayamıyor

    Milletvekili Taşdemir: Tuğluk’un unutma süresi çok kısalmış, cümleleri toparlayamıyor

    PİRHA-Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan demans hastası Aysel Tuğluk’u ziyaret eden HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, “İnsanları tanırken, olayları hatırlamada zorlamalar yaşıyor. Unutma süresi çok kısalmış. Cümleleri toparlamada zorlanıyor. Tuğluk, AKP’nin politikalarına karşı durduğu ve boyun eğmediği için cezaevinde tutuluyor” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, demans hastası HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk‘u tutuklu bulunduğu Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde 17 Ekim’de ziyaret etti.

    Ziyarete ilişkin Mezopotamya Ajansı’na konuşan Taşdemir, “Görüşmenin hem ortamı hem de Aysel’in durumunu görmek bizim içinde zorlayıcıydı. Çok ağır geçti. Çünkü biz Aysel’e birlikte yıllarca birçok alanda mücadele ettik, direndik. Aysel’in rahatsızlığından kaynaklı durumunun bu kadar kötü olması hepimizi etkiledi. Zorlandığımı ifade edebilirim” dedi.

    “UNUTMA SÜRECİ ÇOK KISALMIŞ”

    Tuğluk’un yanında kalan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ‘dan bilgi aldıklarını paylaşan Taşdemir, “Hastaneye tek başına gidemiyor. Figen Yüksekdağ’ın refakatiyle gidiyor. Hastalık sürecinin de çok farkında değil. ATK’ye, hastaneye gittiğini biliyor ama neler yaşandığının, kendi durumunun bilincinde olmama hali var. İnsanları tanırken, olayları hatırlamada zorlamalar yaşıyor. Unutma süresi çok kısalmış. Cümleleri toparlamada zorlanıyor. Biz 40 dakika görmemize rağmen durumunun ne kadar ağırlaştığını, hastalığında ne kadar ilerleme olduğunu, cezaevinde koşullarında kalmasının ölüme davetiye çıkarma olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.

    “TUĞLUK, AKP’NİN POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEDİĞİ İÇİN CEZAEVİNDE TUTULUYOR”

    Taşdemir, Tuğluk’un demans hastalığına rağmen tahliye edilmemesine tepki gösterirken, şunları söyledi:

    “ATK’nin, cezaevinin, doktorların, bakanlığın yani aslında bu süreci takip eden kişilerin Aysel’in hasta olduğuna ikna olduğu, yaşananları bildikleri ortadadır. Aysel, Kürt, kadın, HDP’de milletvekili, AKP’nin politikalarına karşı durduğu ve boyun eğmediği için cezaevinde tutuluyor. Yoksa hastalığına ikna olup, olmama meselesi değil. Biz yarım saat – 40 dakikada içerisinde durumun vahim olduğunu anlayabiliyorsak; ATK’deki, hastanedeki doktor da takip eden bakanlık da bunu bilir. Aysel’in durumunu bildiklerini, takip ettiklerini, gözlemlediklerini biliyoruz. Aylardır, ATK’ye, üniversite hastanesine gönderiyorlar. Aysel’i gördüğünüzde durumun vahametine anlıyorsunuz, ATK’ler, raporlar hikaye. Raporlar, ATK’nin Aysel’i cezaevinde tutmak için gerekçeleridir.”

    “KÜRT VE ALEVİ DÜŞMANI BİR YAKLAŞIMDIR”

    Tuğluk’a intikam duygusu ile yaklaşıldığını belirten Taşdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AKP siyasetinin üzerinde şekillendiği ırkçı, milliyetçi, Kürt, kadın, Alevi düşmanı yaklaşımıdır. Bir intikam alma yaklaşımıdır. Aysel’i bu durumda tutmanın anlamı intikam almadır. Bunu hukukla, siyasetle izah etmek saçmadır. Aysel’in geçmişinden, temsil ettiği değerlerden, mücadelede dinamizminden, direnme biçiminden intikam almadır. Aynı zamanda dışarıya da ‘siz ölseniz de hafızanız geçmişi hatırlamasa da benim size duyduğum öfke bitmez, intikam duygum bitmiyor. Bu şekilde bahanelerle, gerekçelerle bunu yaparım’ deniyor. Gerçekten insanım diyen herkesin buna karşı çıkması gerekiyor. Bu süreç, AKP’nin Kürtlere, Kürt kadınlarına yaklaşımı, mücadeleyle aşılır. Aysel’in o şart ve koşullardan çıkarak, özgürlüğüne kavuşması, duyarlılığımızı, itirazımızı ve sesimizi yükseltmemizle ilgilidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Çiğdem Göksoy: Kampanyayı büyütelim, Tuğluk’u yaşatalım-VİDEO

    Çiğdem Göksoy: Kampanyayı büyütelim, Tuğluk’u yaşatalım-VİDEO

    PİRHA- Beş yılı aşkın süredir Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevinde tutulan ve cezaevinde demans teşhisi konulan HDP Eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunan Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, “Aysel Tuğluk ancak biz sesimizi yükseltirsek cezaevinden çıkabilir” diyerek, tüm kesimleri hasta tutuklulara sahip çıkmaya çağırdı.

    Cezaevlerinde hasta tutukluların cenazeleri birbiri ardına çıkarken, Adalet Bakanlığı sessizliğini koruyor. Türkiye hapishanelerinde İHD’nin tespit edebildiği kadarıyla 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunuyor.

    Hasta tutuklulardan biri de Aysel Tuğluk. Beş yılı aşkın süredir Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan ve cezaevinde demans teşhisi konulan HDP’nin Eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un cezaevinden tahliyesi için ‘Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin 1000 Kadın’ın imzasıyla başlayan ve kısa sürede 54 ülkeden 6 binin üzerinde kadının imzasına ulaşan kampanya devam ediyor.

    Aysel Tuğluk’la aynı koğuşta kalan ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı olduğu dönemde yerine kayyım atanıp cezaevine konulan Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun giderek ağırlaştığına işaret ederek, Aysel Tuğluk’un cezaevinde öz bakımı, kişisel temizliğini yapma, banyosu, kıyafetlerini giyinme, çamaşırlarını yıkama, çayını bardağa doldurma, yemeğini yeme, bulaşıklarını yıkama gibi aklınıza gelebilecek her türlü yaşamsal ihtiyacını karşılayamadığına dikkat çekerken, insan hakları ve hukuk örgütleri Aysel Tuğluk’un bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.

    Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, yürütülen kampanyanın 54 ülkeye yayıldığını belirterek, “Bu konunun asıl muhatabı olan Adalet, Sağlık ve İçişleri Bakanlığı gibi kurumlara mektuplar gönderdik. Ancak şu ana kadar bir cevap alabilmiş değiliz. Bunun nedeninin de Aysel Tuğluk’un kimliğidir” dedi.

    “AYSEL TUĞLUK ŞAHSINDA KADINLAR CEZALANDIRILIYOR”

    Aysel Tuğluk’un kadın hareketinin öncülerinden olduğunu vurgulayan Çiğdem Göksoy, “Kadınlar kendileri için mücadele ettikleri alanlarda iktidarlar tarafından hedef gösterilmekte ve ‘cezalandırılması gerekenler’ olarak tanımlanmaktadır. Aysel Tuğluk’ta kadın hareketi açsından ilkleri yaşayan bir kadın olmasından dolayı, iktidar Aysel Tuğluk şahsında kadınlar cezalandırmak istiyor” diye konuştu.

    “KAMPANYAYI BÜYÜTELİM”

    Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, Aysel Tuğluk şahsından hasta tutukluların salıverilmeleri ve sağlıklarına kavuşmaları daha fazla dayanışmayla olacağının altını çizerek, kampanyanın büyütülmesi çağrısında bulundu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi

    Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi

    PİRHA-Aysel Tuğluk’un ağabeyi Aladdin Tuğluk, kardeşinin hastalığının ilerlediğini belirterek, tedavi edilmesi için serbest bırakılmasını istedi. Tuğluk,  “Tek bir talebimiz var. Sağlıklı ve doğru bir teşhis konulsun. Bir rahatsızlık varsa tedavi edilsin. Sağlıklı ise hiçbir talebim yok” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunduğu dönemde, 29 Aralık 2016 tarihinde tutuklanan ve o günden beri Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde bulunan Aysel Tuğluk‘un sağlık durumunun kötüye gittiği ifade ediliyor. Tedavisinin cezaevi koşullarında yapılamayacağını belirten avukatları Tuğluk için infaz erteleme talebinde bulundu. Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk da PİRHA‘ya konuşurken, “Tek talebimiz, sağlıklı bir teşhis ve bir rahatsızlık varsa bunun tedavi edilmesidir” dedi.

    “REKLAM DEĞİL SADECE TEDAVİ İSTİYORUZ”

    Aladdin Tuğluk, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin, Aysel Tuğluk için verdiği ‘hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesine’ yönelik raporu hatırlattı.

    “Beyninin bir bölümünde bir hareketsizliğin olduğu belirtiliyor. O bölümdeki sorunun diğer bölümlere geçmemesi için tedavi edilmesi gerekiyor. Bütün sorun bu. Tedavinin de o koşullarda olamayacağı söyleniyor. Aysel Tuğluk kimliği, reklam yönünün olmaması gerektiğini dayatıyor bize. Bunun reklamı olmaz. Tedavi istiyoruz sadece” dedi.

    “CİSİMLERİN VE RENKLERİN ÇEŞİTLİLİĞİ GEREKİYOR”

    Aysel Tuğluk’un cezaevinde bulunmasının hastalığının ilerlemesine neden olabileceğinden endişe duyduklarını vurgulayan Aladdin Tuğluk şunları söyledi:

    “Cisimlerin ve renklerin çeşitliliği gerekiyor. Biz hastayız mesela… Sürekli aynı cisimleri ve renkleri görüyoruz. İlgilendiğim konular da kısıtlı. En kötüsü buymuş. Yani çıkacak sokağa, gökyüzüne bakacak. AVM’ye gidecek. Çocuklarla iletişim kuracak vs. beyni çalıştırması gerekiyor. Burada böyle bir şey mümkün değil. Üç kişilik bir koğuşta kalıyor.”

    “GEÇEN GÜN ‘ELİM KİTLENDİ, AÇAMADIM’ DEDİ”

    Aladdin Tuğluk, ayda üç kez cezaevine görüşe gittiğini, son görüşmenin ise 20 Aralık Pazartesi günü gerçekleştirildiğini kaydetti.

    Görüşmeye ilişkin ise “Geçen seneye kadar görüşmeye gittiğimizde aile arasındaki bazı konularda tartışıyorduk. Bir senedir bunları tartışamıyoruz. Çünkü konuyu algılayamıyor. Tek konuştuğumuz, “İyi misin? Kendine dikkat et. Spor yap vs.” Tavırlarında bariz yavaşlama ve değişiklik var. Geçen gün “Elim kitlendi, açamadım” dedi. Avukatların itirazları dikkate alınmadığı takdirde ve yarın öbür gün kolunun tamamında öyle bir şey olsa ne yapacağız? Endişe taşıyoruz. Onun için ayakta kalmaya çalışıyorum. “Benim kardeşim böyle oldu” diye oturup ağlamaya vaktim yok. O daha kötü olur, onun için” ifadelerini kullandı.

    “YALNIZ AYSEL İÇİN DEĞİL HERKES İÇİN DUYARLI OLUNMALI”

    CHP ve HDP’li milletvekillerinin, insan hakları örgütlerinin konuya duyarlılığı ve çabalarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Aladdin Tuğluk, şöyle konuştu:

    “Bildiğim kadarıyla CHP Genel Başkanının görevlendirmesiyle CHP’li birkaç milletvekilinden oluşan heyet de konuyla ilgileniyor. HDP’den arkadaşları zaten ilgileniyor. Pervin Hanım son olarak görüşe gitti. Çıkışta Adalet Bakanını aramış. Pazartesi için randevu vermiş. Sanırım o gün bir görüşme olacak. İnsan hakları örgütlerinin girişimleri var. Herkese çok teşekkür ediyorum. Herkes için böyle yapmaları gerekiyor, yapıyorlar da…”

    “AYSEL HANIM GÖZYAŞINI GİDİP MEZAR BAŞINDA TOĞRAĞA DÖKECEKTİ”

    “Hastalığın sebebine gelirse kişisel görüşüm şu: Ben doktor değilim ama kesinlikle annemin ölümünden duyduğu suçluluk. Travmayı yapan bu” diyen Aladdin Tuğluk, kardeşi ile annesi arasındaki ilişkiye değindi.

    Tuğluk, “Zaten onunla beraber büyüdüler. Onu kaybedince çok büyük boşluğa düştü. Kaybediş şekli de üzerinde ağır yük oluşturdu. Bütün olay budur. Annem de, Aysel hanım tutuklandığında yaşlıydı, kaldıramadı. Aysel’de kendisini suçluyor sürekli. Annemin ölümünden kendisini sorumlu görüyor. Böyle olmadığını defalarca söyledim.Annemin kaybından 8 ay sonra başladı belirtiler. Aysel hanım gidip mezarda ağlayacaktı. Gözyaşını dökecekti o toprağa. Bunu yapamadı. Ben baştan sona kadar başındaydım ve belki attım içimdekini” dedi.

    “CENAZEDE YAŞANANLARA NE DENİR, BİLEMİYORUM”

    Annesinin cenazesinde yaşananlara dair ise Aladdin Tuğluk, şunları söyledi:

    “Ermeni’yi, teröristi istemiyoruz diye bağrışları arttı. Mezarın başındaki insanlara bir şey olacak diye endişelendik. Süleyman Soylu geldi, görüştüler. Görüşmeleri ben yapmadım. Sonra gelip bana dediler ki, “Aile olarak kabul ediyorsan, çıkarmak istiyoruz”. “Size bir şey olmasın, çıkaralım” dedim. Oradaki insanlar zarar görmesin diye…Üzerinden 50 yıl da geçse kabul edilemez bu. Bir kadının toprakta yatma hakkı vardır. Hiç kimse böyle bir şey yaşamasın istiyoruz. Aysel hanımın yaşadıkları da onun sonucudur. Tek talebimiz var. Doğru bir teşhis koyulsun. Sağlıklı ise hiçbir talebim yok.”

    NE OLMUŞTU?

    Aysel Tuğluk, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunduğu dönemde, 29 Aralık 2016 tarihinde tutuklandı. Tuğluk, hakkında hazırlanan iddianamede, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eş Başkanlığı döneminde yaptığı açıklamalar ve faaliyetleri nedeniyle suçlandı. 16 Mart 2018’de kararını açıklayan Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Tuğluk’a “örgüt yöneticiliğinden” 10 yıl hapis cezası verdi. Daha sonra ise Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Tuğluk hakkında verilen hapis cezasını onadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim Kobane eylemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında eski HDP milletvekili Aysel Tuğluk için tutuklama kararı verilmişti.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    1-Dersim Barosu: Aysel Tuğluk ve diğer hasta tutukluların infazı ertelensin
    2- Sanatçı Aynur Doğan, hasta tutuklu Aysel Tuğluk için adalet istedi
    3-Ali Kenanoğlu: Alevi kurumları, Aysel Tuğluk’a olan vefa borcunu ödemeli!
    4-‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talep edildi
    5- ‘Aysel Tuğluk, annesine yapılanları ve buna müsaade edenleri unutmadan yaşar’
    6-ATK, Aysel Tuğluk’un talebini reddetti
    7-‘Aysel Tuğluk bir an önce tahliye edilmelidir’
    8-Ulutaş ve Tunçdemir’den çağrı: Aysel Tuğluk geç olmadan tahliye edilmelidir!
    9-Dersimli kadınlardan çağrı: Aysel Tuğluk serbest bırakılsın; zalimlik yapılmasın
    10-‘Aysel Tuğluk yüreğindeki acıları belleğini karartarak susturdu bizler unutmayalım, hatırlatalım’
    11- Avukat Yoleri: Hasta mahpuslar, sağlığa erişim engeli nedeniyle yaşamlarını yitiriyorlar
    12-DAD Eş Genel Başkanı Kulu: Cezaevindeki her insanın sesine ses olmalıyız
    13-Figen Yüksekdağ: Zulüm yanıbaşımızda yaşıyoruz, Aysel Tuğluk’a dönük baskıya son verilmeli!
    14-68 kadın örgütünden Aysel Tuğluk için tahliye çağrısı!
    15-DEDEF Kadın Meclisi: Aysel Tuğluk ve tüm hasta mahpuslar serbest bırakılsın

  • Kandıra Cezaevi’nde bir tutuklu yaşamına son verdi

    Kandıra Cezaevi’nde bir tutuklu yaşamına son verdi

    Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İrfan Kılıç’ın yaşamına son verdiği ileri sürüldü. Kılıç’ın cenazesi Kocaeli ATK’ye kaldırıldı.

    Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde İrfan Kılıç isimli tutuklunun yaşamına son verdiği ileri sürüldü. Olayın duyulması üzerine cezaevine giden avukatlar Kılıç’ın cenazesinin Kocaeli Adli Tıp Kurumuna (ATK) kaldırıldığı bilgisini paylaştı.

    Olayın detaylarına ulaşılamazken, avukatların ve Kılıç’ın ailesinin Kocaeli ATK’ye hareket ettiği belirtildi.

    Kaynak: MA