Etiket: kanun hükmende kararname khk

  • Pir Haber Ajansı (PİRHA) 8 yaşında

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) 8 yaşında

    PİRHA- 2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren Alevi toplumunun sesi Pir Haber Ajansı (PİHA) 8 yaşında.  Ajansımız, 9 Mart 2022’de erişim engeli getirilmesinin ardından pirha.org adresi üzerinden yayın hayatına devam ediyor. 

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olma niteliği taşıyan ajansımız Pir Haber Ajansı (PİRHA) 8’inci yılında.

    OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan Pir Haber Ajansı, tüm baskı ve engellere rağmen hizmet etmeyi sürdürüyor. PİRHA, 8 yıl içinde gerçeklerin karanlıkta kalmaması için sürekli doğruları yazdı ve Alevi toplumunun sesi olmaya çalıştı.

    Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı başaran, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız büyümeye devam ediyor.

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olma niteliği taşıyan Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin inanç dünyasından günlük yaşamına, maruz kaldıkları hak ihlallerine kadar tüm süreklerin sesi olmaya devam ediyor.

    PİRHA bu anlamda, ülkenin dört bir yanında devam eden ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin elektriklerinin kesilmesi, cemevlerine korsan hoparlör takılması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiren Alevilere yönelik hak ihlallerini yılmadan ekranlara taşıdı.

    Alevi toplumunun sesi olma yolunda hızla ilerleyen PİRHA, internet üzerinden yayın yapmaya 2016’nın Kasım ayında başladı. Kısıtlı koşullara rağmen oluşturduğu muhabir ağıyla görülmeyen, verilmeyen haberlere imzasını attı, atmaya devam ediyor.

    AJANSIMIZA ERİŞİM ENGELİ İLE ALEVİLERİN SESİ SUSTURULMAK İSTENDİ

    Pir Haber Ajansı, 9 Mart 2022’de Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatıldı. Aralarında siyasetçi, yazar, Alevi kurum başkanları, analar, pirler ve birçok Alevi yurttaşın olduğu çok sayıda isim PİRHA’ya erişim engeline tepki göstererek, Alevilerin sesinin kısılmak istendiğine işaret etmişti.

    Erişim engelinden hemen sonra gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse basın açıklaması gibi değişik yol ve yöntemlerle sesini yükselten, PİRHA’ya sahip çıkan çok sayıda  takipçinin, basın ve ifade özgürlüğüne inanan demokratik kamuoyunun, Alevi kurumunun, Pirin/Dedenin, Ananın gösterdiği tepki çığ gibi büyüdü.

    Erişim engeli ve sansüre karşı hukuki mücadele başlatan ajansımız PİRHA, pirha.org ile yol yürümeye devam ediyor.

    AJANS NASIL KURULDU?

    15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimini bastırma adı altında yaşanan karşı darbe süreci ile gelişen OHAL ve KHK’ler süreci, en çok demokratik muhalefeti, dezavantajlı toplumsal kesimleri ve inançları etkilerken, basın yayın araçları da darbe almaktan kendisini kurtaramadı.

    15 Temmuz’dan kısa bir süre sonra 120’yi aşkın gazete, radyo, televizyon Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuksuz bir şekilde kapatıldı. Alevi toplumunun sesini yansıtan Tv10 da bunlardan biriydi.

    Tv10 kapatılmadan önce de Alevi toplumunu yansıtan medya organları arasında bir ajans kurma tartışmaları vardı. Ancak kimi imkansızlıklardan ötürü hep ertelendi. OHAL adı altında TV10 da dahil onlarca televizyon, gazete, radyo kapatılınca doğal olarak çok sayıda gazeteci de işsiz kaldı. Ajans fikri bu ortamda olgunlaştı. Bir araya gelen gazeteciler haber ajansta karar kıldılar. Adeta su akıp yatağını buldu.

    KOLAY OLMADI

    Bu karar elbette kolay olmadı. Alevi gazeteciliğinin tarihi zaten çok eski değil. Bir ajans deneyimi, tecrübesi de yoktu. Bu bir ilk olacaktı. Bunun için maddi imkanlar da çok sınırlıydı. Öte yandan diyelim ki ajansı kurdun haberlerini yaptın. Bu haberleri kime servis edebilirdin ki?

    Ortada ne haberini servis edebileceğin bir radyo, ne bir gazete ne de bir televizyon kalmıştı. Hepsi mevcut baskıcı AKP rejimi tarafından kapatılmış, kapılarına mühür vurulmuş, TV10’a yapıldığı gibi varlıklarına da el konulmuştu.

    Böyle koşullarda birçok risk göze alınarak kuruldu Pir Haber Ajansı. Alevi toplumunun da beklentileri, gerçeğe ulaşma talepleri vardı. Gazetecilik refleksi bu toplumsal beklentilerle buluşunca işe koyulduk. Uzun tartışmalar sonucu Pir Haber Ajansı’nda (PİRHA) karar kılındı. Bildiğiniz gibi ‘Pir’ kavramı yaşlı bilge anlamına gelir. İnancımızda yol gösteren, Yola öncülük yapan, Yolu sürdürerek kuşaktan kuşağa taşıyan, Yola hizmet eden anlamına gelir. En son bu anlamı derin isimde karar kılındı.

    YAYIN POLİTİKAMIZ

    Yayın politikası üzerine yapılan tartışmalarda birkaç ana ilke üzerinde duruldu. Her şeyden önce Alevi toplumunun en temel beklentisi olan demokratikleşme talebinde ısrar edilecekti. Bu çerçevede çaba harcayan tüm toplumsal kesimlerin kendini ifade edebileceği bir yayın politikasını esas alacaktı.

    Demokratik toplumsal varlığına, özerk yaşamına, kendi kendisine yeten ve kendi sorunları ne olursa olsun kendi öz dinamikleriyle çözme karakterine sahip yapısına saygılı yaklaşacaktı. Bu anlamda sömürü mekanizmalarından, zulmü esas alan iktidar odaklarından uzak duran, koşullar ne olursa olsun mazlumun ve emeğin yanında duran karakteri bir yayın ilkesi olarak benimsenecekti. İnancımızın “Yol bir sürek bin bir” düsturu esas alınarak ülkemizdeki inanç ve etnik çoğulculuk başta olmak üzere farklılıklarımız zenginliğimiz olarak kabul edilecek, bu temelde yayın çizgimize yedirilecekti.

    Bu esaslar üzerinden “Kadın Alevidir” denildi. “Çevre Alevidir” denildi. “Emek Alevidir” denildi. “Çocuk Alevidir” “Yaşam alanı bulamayan diller Alevidir” denildi. Egemen zihniyet tarafından yok sayılan, asimilasyona tabi tutulan, yaşam alanı daraltılan ne varsa bu ajansta kendisini ifade etme koşullarını elde etmelidir, denildi.

    BİR KAÇ KİŞİ BİRARAYA GELEREK İŞE KOYULDUK

    Küçük bir ofiste birkaç arkadaş bir araya gelerek işe koyulduk. Bir ajansın üç beş kişiyle yürütülemeyeceğinin elbette farkındaydık. Ancak ne mali ne teknik ne de başka imkanlarımız vardı. Ama “Kervan yolda dizilir” misali bir başlayalım dedik.

    Önümüzde bir TV10 örneği vardı. Ciddi bir ihtiyaca cevap verdiği ve topluma gerçekten dokunduğu için Aleviler onu lokmalarıyla sahiplenmiş, gün gün gelişmesine katkı sunmuştu. PİRHA da TV10 gibi toplum tarafından kabul gördü, sahiplenildi.

    HERKES DOĞAL MUHABİRİMİZ

    İnsanlar, kurumlar, faaliyetlerini kamuoyuna yansıtmak istedikleri eylem ve etkinliklerini ajansımıza iletiyor. Yayın ilkelerimizi benimseyen herkes doğal muhabir ağımızın bir parçası durumunda. Şu anda Çukurova, Adıyaman, Dersim, Ankara, İzmir, Antalya gibi merkezlerden düzenli haber akışımız var. Amasya, Çorum, Tokat, Malatya gibi Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde ise kısmen iletişim kurduğumuz ilişkiler üzerinden gelişiyor.

    Bu koşullarda gazetecilik yaparken işimizin kolay olmadığını biliyoruz. Bu toplumun sorunları aynı zamanda bizim de sorunlarımız. Gazetecilik anlamında yaşadığımız zorluklar, zorlanmalar toplumsal zorlanmalarımızın bizdeki yansımalarıdır. Bunun farkındayız.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • KESK İzmir, 221 haftadır KHK’lere karşı sokakta-VİDEO

    KESK İzmir, 221 haftadır KHK’lere karşı sokakta-VİDEO

    PİRHA- KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri için İzmir’de 221 haftadır oturma eylemi yapan KESK’liler, OHAL’in konser yasakları ve yargı kararlarıyla devam ettiğini vurguladı. 

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 Nolu Şubesi ve KESK İzmir Şubeler Paltformu, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçileri için başlattıkları oturma eylemini 221’inci haftasında. “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakkı ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartının açıldığı açıklamada, sık sık “AKP’den hesabı emekçiler soracak”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve ” Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

    Oturma eylemi sırasında konuşan KHK ile ihraç edilen Hüseyin Çağlar, “Kamuda çalışan arkadaşlarınız mutsuz ve korkuyorlar. Bizi atarak kamu çalışanlarına gözdağı veriyorlar. Biz suçlu değiliz. Biz sendikal mücadele yürüttüğümüz, barış demokrasi ve özgürlük istediğimiz için atıldık. 221 haftadır da bu taleplerle sokaktayız ve olmaya devam edeceğiz. Geri döndüğümüzde de bu sürecin hesabını soracağız” diye konuştu.

    ‘OHAL TEK ADAMI GETİRDİ’

    Basın açıklamasını Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS ) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol okudu. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun suç işlediğini söyleyen Akyol, komisyonun bağımsız bir yargı kurumu değil KHK ile kurulan bir yapı olduğunu kaydetti. Bugün yaşanılan durumu siyasi ve ekonomik kriz olarak niteleyen Akyol, “AKP’nin toplumsal meşruiyetini kaybetmesi ve demokratik sınırlar içerisinde ülkeyi yönetme kapasitesinin kalmamasıyla başlayan bu siyasal kriz bugün faşizan bir tek adam rejimine dönüşmüş durumda. Tek adam rejimini doğuran toplumsal, siyasal ve anayasal koşullar 2016 yılında ilan edilen OHAL rejimi içinde hazırlandı. Resmi olarak OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu. Ülkeyi olağan demokratik koşullarda yönetemeyeceğini, iktidarını sürdüremeyeceğini bilen AKP, baskı ve keyfiyete dayalı bir OHAL rejimi ve onu takip eden tek adam rejimiyle ülkeyi kendi yönetebileceği bir biçime dönüştürdü” ifadelerini kullandı.

    MÜCADELEYE DEVAM

    OHAL’in konser yasakları ve yargı kararlarıyla devam ettiğini dile getiren Akyol, “375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 35. madde eliyle yapılan ihraç uygulamaları derhal sona erdirilmelidir. İş güvencesi iktidarın sopası haline getirilmemeli, sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılmalıdır. İktidar başta örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklere yönelik baskı politikalarına son vermeli, ceza ve soruşturmaları durdurmalıdır. Bizler dün olduğu gibi bugün de üyelerimizin, arkadaşlarımızın ülkemizin ve mesleğimizin geleceğini savunmaya devam edeceğiz. Toplumsal barış, toplumsal özgürlük, demokratik haklarımız için mücadelemize devam edeceğiz. Bir gider bin geliriz. Son arkadaşımız görevine iade edilinceye, bu zulüm bitinceye kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • KESK İzmir eylemi 169. haftasında: Biz kazanacağız, işimize geri döneceğiz

    KESK İzmir eylemi 169. haftasında: Biz kazanacağız, işimize geri döneceğiz

    PİRHA- KESK İzmir Şubeler Platformu, ‘İşimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz, KHK’lar gidecek biz kalacağız’ şiarıyla 169. kez sokağa çıkarak basın açıklaması gerçekleştirdi.  Açıklamada, “Sistemli kötülükleri yok edip iyiliği kuracağız. Biz kazanacağız, işimize geri döneceğiz” denildi.

    İzmir’de Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerine son verilen kamu emekçilerinin, işlerine geri dönmek için başlattığı oturma eylemi 156’ncı haftasında devam etti. Karşıyaka Çarşı’da gerçekleşen eylemde kamu emekçileri sık sık “KHK’ler gidecek, biz kalacağız” ve “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı. Eylemde, “İhraçlarınıza, açığa almalarınıza, sürgün ve cezalarınıza teslim olmayacağız” yazılı pankart açıldı.

    “AÇLIĞA, YOK OLMAYA MAHKUM EDİLMEK İSTENDİK”

    Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Veysel Beyazadam, ülkede artan baskılara dikkat çekerek, ülkenin açık bir cezaevi haline geldiğini söyledi. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında kamudan ihraç edilen arkadaşlarının işlerine iade edilmeleri için direndiklerini, darbe sonrası yaklaşık 150 bin kişinin kamudan ihraç edilmesinin ardından başlayan hukuk mücadelesi durmadan devam ettiğini vurgulayan Beyazadam, “Açlığa ve yok olmaya mahkum edilmek istendik. Ülkede yaşam olanağı bulamayanların yurt dışına gitmelerini engellemek için pasaportlarına el koydular. Diploması bile olmayanlar tarafından diplomaları yok hükmünde sayılarak çalışma hakları gasp edildi. Tüm bunları yaparken de uyduruk mahkeme kararlarına bile tenezzül etmeden idari tasarrufla yaptıklarını da itiraf ettiler” dedi.

    “SİSTEMLİ KÖTÜLÜKLERİ YOK EDİP İYİLİĞİ KURACAĞIZ”

    Toplumsal huzuru ve birlikteliği sağlamakla yükümlülüğü olan iktidara seslenen Beyazadam, “Ülkenin alnına sürülen bu kara lekeyi daha fazla tutmayın. İhraç hukuksuzluğunu daha fazla sürdürmeyin. OHAL Komisyonu’nu aldığı ret kararlarıyla birlikte lağvedin. Arkadaşlarımızı işlerine derhal iade edin. Bizler bunun olacağına inanıyoruz. Bu uğurda mücadelemizi de sürdüreceğiz. Bu ülkenin insanlarıyla hep birlikte emeği ve demokrasiyi önceleyen bir yaşamı inşa edeceğiz. Sistemli kötülükleri yok edip iyiliği kuracağız. Biz kazanacağız, işimize geri döneceğiz” şeklinde konuştu.

    Açıklama, oturma eylemi ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR