Etiket: kapadokya

  • Ağır tonajlı araçlar Kapadokya’da ağır tahribata sebep oluyor!

    Ağır tonajlı araçlar Kapadokya’da ağır tahribata sebep oluyor!

    PİRHA – Mimarlar Odası, Kapadokya’daki peri bacalarındaki tahribata dikkat çekerek “Derin çatlaklar oluştu, arkeolojik oluşumlar yıkılmak üzere. Kapadokya’da yol kullanımı acilen durdurulmalı” uyarısını yaptı.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki doğa harikası Kapadokya’da Göreme-Ortahisar arasında hukuksal sürece konu edilen yol nedeniyle tahribatın büyüdüğünü belirtti. Çok sayıda peri bacası, manastır ve şapelde derin çatlaklar oluştuğunu söyleyen uzmanlar, vadilere hafriyatlar döküldüğünü, oteller ve eğlence parkıyla 1. Derece arkeolojik ve doğal SİT alanının hızla betonlaştırıldığını bildirdi.

    “BU YIKIMIN GERİ DÖNÜŞÜ YOK!”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Birinci derece arkeolojik ve doğal SİT alanı Kapadokya’da yapılan yol nedeniyle Unesco Dünya Mirası zarar görecek demiştik, şimdi yaşanan tahribat bilimi devre dışı bırakan ‘ben bilirimci’ mantığın yarattığı afettir. Telafisi mümkün olmayan zararlar veriliyor. Yolun kullanımı acilen durdurulmalıdır”  diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

    Candan, “Kapadokya’da Göreme-Ortahisar arasında devam eden yol çalışmalarının Kapadokya’yı katledeceği konusunda daha önce defalarca uyarılarda bulunmuş, bu durumu alanda yaptığımız tespitlerde gözlemlemiştik. Ne yazık ki bölgeden gelen yeni bilgiler, fotoğraflar ve videolar da haklılığımızı bir kez daha ortaya koydu. Kapadokya’da kültür varlıkları yol oldu” dedi.

    DOĞA, TARİH VE KÜLTÜR KATLİAMI!

    “Kapadokya’nın yok edilmesine karşı açtığımız dava süreçleri devam ederken hukuksuz bir şekilde yapılan yol ile Kapadokya’nın değerleri yok ediliyor. Pek çok tahribatla birlikte bu hukuksuz yolunda işleneceği 1/25.000 ölçekli plan değişikliğini de yargıya taşıyoruz” diyen Candan, Kapadokya’da yol yapımı sonrası yaşanan tahribata ve son duruma ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Kapadokya’da ağır iş makineleriyle tarih ve kültür katliamı yapılan bölgede, tahribat büyüyor. Ortahisar-Göreme yolunun kullanımı ve genişletilmesi nedeniyle çok sayıda peri bacası, şapel ve manastır yok olmak üzere. Fotoğraflar ve videolarda pek çok peri bacasında derin çatlakların oluştuğu apaçık görülüyor. Ortahisar-Göreme yolunun Göreme müze yolu kavşağına yakın noktasındaki manastır yerleşkesi içinde yer alan yemekhanede de yeni çatlaklar oluşmuş durumda. Ayrıca, yemekhanenin dışına yazılar yazılarak jeolojik oluşumlara ciddi zararlar verilmiş, yol inşaatı sırasında çevredeki alanlara dökülen ve üzeri toprakla örtülerek gizlenmeye çalışan hafriyat, üzerindeki toprak gidince tekrar görünür olmaya başlamış durumda. Yol çevresi hızla kirletilmiş, etrafa atılan çöpler, dolu çöp kutularının ise boşaltılmaması Unesco Dünya Miras listesi bir bölgeye yakışmadığı gibi, yetkililerin görevlerini de tam anlamıyla yapmadığını ortaya çıkartıyor. Yol güzergâhındaki kaya birimi volkanik kül, tüfit türü, gevşek malzeme olduğundan, eğimini azaltmak için derine kazı yapılması nedeniyle şevde göçmeler-kaymalar yaşanıyor. Yolun kendisinde de kırılmalar olmuş, şiddetli yağmur yağdığında dökülen hafriyatlar vadilere akıyor, şev göçmesini önlemek için geriye doğru zeminde sıyrılma işlemi yapıldığından yolun genişliği planlanandan çok daha geniş olacağı çok açık. Dört şeritli olan yolun verdiği tahribatın büyüklüğü ortada. Ağır iş makinalarının yarattığı titreşim, tur otobüsleri ve ağır tonajlı tırlar geçtikçe çatlaklı yapılardaki peribacalarının yıkılma süreci hızlanacaktır. Yol kullanımı acilen durdurulmalıdır.”

    “KAPADOKYA HIZLA BETONLAŞTIRILIYOR”

    Kapadokya’nın tarihi ve kültürel mirasının ticari sermayeye peşkeş çekilmeye devam edildiğini de vurgulayan Candan, şu bilgileri verdi:

    “Bölgede tam bir vandallıkla karşı karşıyız. Yolun Ortahisar girişine yakın bölümünde, Ortahisar-Nevşehir karayolu kenarına yapılan otel inşaatı neredeyse bitmiş durumda. Yine Nevşehir-Ortahisar karayolunun, Ortahisar’a yakın bölümünde yapılan zipline eğlence parkı (Excap Turkey) inşaatı da bitmeye yakın görünüyor. Ortahisar’daki büyük ölçekli otel inşaatı bitmiş görünüyor. Avanos-Çavuşin köyü çıkışında, Göreme-Çavuşin yolu kenarında yapılaşma başladı. Bir otel inşa edilerek satışa çıkarılmış durumda. Son olarak da Aşk Vadisi’nden çıkartılıp Avanos’a getirilen Sky dinner (vinç yardımıyla yüksekte hizmet veren restoran) faciası var.

    KAPADOKYA’NIN KATLİNE SEBEP OLACAK YAPILAŞMA!

    Uzmanlar yol çalışmalarının tahribata-erozyona neden olacağı konusunda uyarılarda bulunmuştu. Kapadokya Alan Başkanlığı, uzmanların görüşlerini içeren fizibilite çalışmalarına, bilimsel ve teknik raporlara dayandırılmadan yol yapım kararı alarak, Kapadokya’nın katline sebep olmuştur. Meslek odaları olarak defalarca peribacalarına, yer altı yapılarına, kilise ve manastırlara zarar vereceğini, peri bacalarının oluşumunu olumsuz etkileyeceği konusunda uyarılarda bulunmuştuk. Kapadokya’da telafisi mümkün olmayan zararlar veriliyor. Kültür Bakanlığı yol kullanımını ivedilikle durdurmalıdır. Kapadokya’nın geleceği için Göreme Açık Hava Müzesi için bütüncül çevre düzeni ve yönetim planının hazırlanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • İMO yönetimi, Kapadokya’daki tartışmalı yol projesini inceledi!

    İMO yönetimi, Kapadokya’daki tartışmalı yol projesini inceledi!

    PİRHA – İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu, peribacalarının yer aldığı Kapadokya Bölgesi’nde yapımı süren yol ile ilgili inceleme yaptı. Konuya dair bilgi paylaşan İMO yönetimi “Milyonlarca yılda oluşan bu miras üzerinde böylesi bir acelecilikle kurulan yapılar tamiri imkânsız sonuçlar ortaya çıkarabilecek kapasiteye sahiptir” uyarısında bulundu.

    UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan ve oluşumu milyonlarca yıl süren Kapadokya Bölgesi’ndeki peri bacaları, yol inşası nedeniyle tehlike altında.

    Göreme ve Ortahisar Beldeleri arasında yapımına devam edilen yol ile ilgili İMO Şube Başkanı Bülent Tatlı, İMO Sekreteri Onur Özergene ve Nevşehir İMO Temsilcisi Ahmet Divan tarafından yerinde incelemeler yapıldı.

    “ÖNCELİK KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI OLMALIDIR”

    İncelemeye dair yazılı yapılan açıklamada yapımı süren yolun kapatılması gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:

    “UNESCO’nun tavsiye kararları sonrası Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce 2011 ile 2019 yılları arasında alınan kararlar gereği ve Kapadokya Alan Başkanlığının ‘Söz konusu yolda her gün yüzlerce ağır tonajlı araç yoğun bir şekilde kullanılmakta ve arazi morfolojisi gereği kültür varlıklarına zarar vermektedir’ açıklaması sonrası Göreme Açık Hava Müzesi ile Tokalı Kilise’nin önünden geçen mevcut yolun kapatılma kararını olumlu bulmaktayız. Kapatılma kararı alınan mevcut yol için gösterilen hassasiyetin yeni yol için gösterilmemesi idarenin samimiyetini sorgular niteliktedir.

    2021 yılının Ekim ayında alınan karar sonrasında başlatılan çalışmaların kamuoyuna yansıması sonrası, yerel çevre dernekleri, meslek örgütleri ve konu ile ilgili uzmanlığı olan birçok kurum ve kuruluş gibi bizler de sözü edilen yolun geçeceği güzergâhın değerlendirilebilmesi için konuyla ilgili bilgi ve belgelerin tarafımızla paylaşılmasını talep ettik. Ancak alışıldığı üzere herhangi bir geri dönüş alamadık.

    Kamuoyunun ve kuruluşların kültürel mirasımızla ilgili böylesi bir konuya gösterdiği ilgiden Kapadokya Alan Başkanlığının rahatsız olması ve süreci şeffaf bir şekilde yürütmemesi konu hakkındaki endişelerin artmasına sebep olmaktadır. Milyonlarca yılda oluşan bu miras üzerinde böylesi bir acelecilikle kurulan yapılar tamiri imkânsız sonuçlar ortaya çıkarabilecek kapasiteye sahiptir.

    Kapatılan mevcut güzergâhın, yeni bir güzergâhın gerekçesi olup olamayacağı yapılacak planlama çalışmaları ile ortaya çıkabilir. Kapadokya Alan Başkanlığının açıklamasında planlama çalışmalarının yapımı süren yolla birlikte devam edeceğinin açıklanması kafa karıştırıcıdır. Zira önce planlama ardından uygulama yapılması temel bir yaklaşımdır. Ayrıca yol çalışmalarının doğalgaz iletimi için hızlandırılmış olması ve yeni hattın etrafında imar hareketlerinin oluşacağı konusundaki kamuoyu tartışmalarının arkasında da yine bu aceleci ve ben yaptım oldu tavrı yatmaktadır.

    Yerinde yapılan incelemelere göre çalışılan güzergâhta önceliğin en kısa hat olarak belirlendiği düşünülmektedir. Ancak öncelik kültürel mirasın korunması ve sürecin şeffaf olarak yürütülmesi olmalıdır.

    İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak yol yapım çalışmalarının durdurulmasının, projeye dair bilgi ve belgelerin kamuoyu ile paylaşmasının, Göreme Açık Hava Müzesi Ulaşım Planlaması çalışmalarının yapılmasının ve sürecin olabildiğince şeffaf bir şekilde tartışıldıktan sonra proje ve yapım işlerine başlanmasının doğru olduğunu düşünmekteyiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Okmeydanı Cemevi, 22-23-24 Temmuz tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Dergahında

    Okmeydanı Cemevi, 22-23-24 Temmuz tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Dergahında

    PİRHA-Okmeydanı Cemevi, Hacı Bektaş Veli Dergahına 22-23-24 Temmuz tarihlerinde ziyaret gerçekleştirecek. Gezi kapsamında lokmalar pay edilecek, cem yürütülecek. 24 Temmuz Pazar günü düzenlenecek Kapadokya gezisinin ardından sonlanacak geziye katılmak isteyenlerin cemevi ile iletişime geçmesi gerektiği ifade edildi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi, 22-23-24 Temmuz tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Dergahına ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.

    Nevşehir’e Okmeydanı Cemevi önünden 22 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de hareket edileceği belirtilen duyuruda, 23 Temmuz Cumartesi günü lokmalar pay edilecek, cem yürütülecek. 24 Temmuz Pazar günü Kapadokya gezisinin ardından İstanbul’a dönülecek. Duyuruda ayrıca geziye katılmak isteyenlerin cemevi ile iletişime geçmesi gerektiği kaydedildi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Ürgüp’te tarihe beton dökülüyor!

    Ürgüp’te tarihe beton dökülüyor!

    PİRHA – Mimarlar Odası Ankara Şubesi, UNESCO Dünya Miras Listesinde olan Kapadokya bölgesindeki betonlaşmaya dair Kültür Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde belediye eliyle yapılan işhanı projesi, Ürgüp Sarıhıdır Mahallesine yapılan otel, Ürgüp Millet Bahçesi adı altında yürütülen konut ticaretinin derhal durdurulması gerektiğini belirtti.

    UNESCO Dünya Miras Listesinde olan bölgeye dair yazılı açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Kapadokya’da bir yandan tarihi ve doğal alanlar tahrip ediliyor, bir yandan yeni sermaye ilişkilerine olanak sağlanacak uygulamalar yapılıyor” dedi.

    “TARİHE BETON DÖKEREK İŞHANI YAPMAK İHANETTİR” 

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi 13 Aralık 2021’de Ürgüp belediyesinin, tarihi mağaraları tahrip ederek işhanı yapmasının usulsüz olduğunu belirterek Ürgüp Belediye Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kamuoyunun verdiği tepkilerden kaynaklı, Ürgüp Belediyesi işhanı projesi bir süre durdu ancak inşaata yeniden başlandı.

    “Tarihin üzerine beton dökülmektedir” diyen Tezcan Karakuş Candan, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Hukuksuz bir şekilde devam eden bu inşaat sürecinde yapım ihalesinin iptal edilmesi ve inşaatın ivedilikle durdurulması, bugüne kadar yapılan inşai faaliyetlerin ise kaya formasyonuna yeni bir zarar vermesini önleyecek tekniklerle sökülerek alandan uzaklaştırılması gerekmektedir. Ürgüp’te yapılan bu tahribat sürecinde UNESCO Dünya Miras Listesinde olan ve Kapadokya’da Belediyenin ve alan yönetiminin tahribata yol açan uygulamalarına yönelik Kültür Bakanlığını göreve davet ediyoruz.

    Ürgüp Belediyesi tarafından Temenni Tepesi eteklerinde gerçekleştirilen ve tarihi mağaraların tahrip edildiği işhanı projesi aynı zamanda kültürel bir kıyımın da göstergesidir. Çok kültürlülüğün simgesi olan Kapadokya bölgesi, bu zengin kültürel birlikteliğin de yok edilmesinin ana mekanı haline gelmiştir.

    Sistematik şekilde devam eden bu uygulamalar hem Kapadokya bölgesine hem Ürgüp’te son günlerde yapılmaya çalışılan içerisinden hızlı tren geçen otel projesi, ikişer katlı villalar ve ranta hizmet eden millet bahçesi ve proje üretim süreçlerinde ücretlerin talep edildiği işlemler tarifesi Kapadokya’da düzenin nereye gittiği konusunda tereddüt uyandırmaktadır. Başka Kapadokya yok, Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak hukuksal süreçlerimiz devam edecek. Kapadokya’da katliamı durdurun.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi Dernekleri Federasyonu’nun iki günlük Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri sona erdi-VİDEO

    Alevi Dernekleri Federasyonu’nun iki günlük Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri sona erdi-VİDEO

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ve bileşenlerinin düzenlediği iki günlük Hacı Bektaş Veli anma programında konuşan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Aleviler, insanı, tüm canlıları ve doğayı her şeyden üstün ve değerli görmüş ve sonrasında bunu sevgiyle, bağlılığa dönüştürmüştür. Her dönem Sünni dindarlığa zorlanan Aleviler buna tepki olarak daha çok Bektaşi, Alevi, Kızılbaş olmayı başarmış; Şah Hüseyin gibi yolundan dönmemiş ve dönmeyecektir. Toplumsal yapımızın farklılıklarıyla birlikte yaşamayı önemseriz” dedi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ve bileşenlerinin iki günlük Hacıbektaş ziyareti, Kapadokya gezisi, kurban lokması paylaşımı ve konserler ile sona erdi.

    UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş Veli yılı olarak ilan etmesiyle beraber Hakka yürüyüşünün 750’inci yıl dönümünde Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri devam ediyor. Bu kapsamda Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesini ziyaret eden ADFE, çeşitli programlar düzenledi. İkinci günde Kapadokya gezisi yapılırken; gezinin ardından kurban lokmaları paylaşıldı.

    Hacıbektaş Belediyesi önünde yapılan konserler ile sona eren anma programına; Garip Dede Cemevi, Bağcılar Cemevi, Esenler Cemevi, Uğur Mumcu Cemevi, Güvercintepe Cemevi, Gazi Cemevi, Bahçeşehir Cemevi, Habibler Cemevi, Okmeydanı Cemevi, Avrupa Yakası Dersimliler Derneği, Varto Cemevi, Esenler Ana Fatma Cemevi, Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi, Yunus Emre Cemevi ile çok sayıda kişi katıldı.

    “ALEVİLER BU TOPLUMUN MERKEZİDİR”

    ADFE İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım‘ın verdiği dua ile başlayan kapanış programında ilk sözü Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok aldı. 2021 yılının ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Altıok; “UNESCO Hacı Bektaş Veli’nin Hakka yürüyüşünün 750’inci yılı dolayısıyla anma listesine aldı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok yerinde anma etkinliği yaptık. ADFE ve bileşenleri ile de yapıyoruz. Barıştan, sevgiden, kardeşlikten yana olan milyonlarca insanın yüreğinde Hacı Bektaş sevgisi var.

    Merkezi yönetime seslenmek istiyorum. Ağzımızı her açtığımızda Hünkar’dan bahsediyoruz. ‘Aleviler bu toplumun çimentosudur’ diyoruz. Ama hizmete geldiği zaman maalesef bu karşılığı göremiyoruz. Biz ne çimentoyuz ne başka bir şey. Biz Aleviler bu toplumun tam merkeziyiz. Sizler bizi ne kadar ötelemeye, yok saymaya, hakkımızı yemeye çalışsanız da biz Aleviler bu topluma sevgiyi, barışı, dostluğu devam ettirmek için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BİZLERİ ÖZVERİYE GÖTÜREN TEK ŞEY SEVGİDİR”

    “Sevgi her şeyin içinde var olabilmektir” diyen ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Sevgi gelince tüm eksikle biter; bütün kötülükler yok olur der, Yunus Emre. Yolumuz ilim irfan insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur der, Hünkar Hacı Bektaş Veli. Aleviler, insanı, tüm canlıları ve doğayı her şeyden üstün ve değerli görmüş ve sonrasında bunu sevgiyle, bağlılığa dönüştürmüştür. Tanrı yeryüzüne aslında kendisini resmetmiştir. Sureti sıfatımızda, adaleti vicdanımızdadır. Sevginin gücü inancımızın güzelliklerine hakikat ile tutkuyla bağlanmamızı sağlamıştır. Bizleri özveriye götüren tek şey sevgidir” ifadelerini kullandı.

    “UNESCO, ALEVİLİĞİN DÜNYADA AZ BULUNUR BİR YAŞAM FELSEFESİ OLDUĞUNU KABUL ETMİŞTİR”

    UNESCO’nun Alevi inancı ile ilgili olarak attığı adımlara da değinen Fırat, “UNESCO Alevi-Bektaşi inancının dünyada az bulunur bir yaşam felsefesi, inanç öğretisi olduğunu, yol göstericisi Hacı Bektaş Veli’nin de insanlık adına bir yol göstericisi olduğunu kabul etmiş ve 2021 yılını Hacı Bektaş Veli yılı olarak tanımıştır. Alevi inanç ve felsefesinin yüzyılları aşarak insanlığa yol göstericiliğini tescil etmiştir. Bu neyin tescilidir?

    İnsanlar arasındaki ilişkinin sadece mal, mülk ve iş olmadığının tescilidir. Ekonomik sisteminin belirlediği yaşam pratiklerinin insan duygu ve düşüncelerini yok edemediğinin tescilidir. İnsana kişiliğini ve gücünü veren şeyin para olmadığını sadece öz değerler olduğunun tescilidir” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLER YAŞADIĞI HER YERDE ÖRNEK OLURLAR”

    Fırat son olarak şunları söyledi; “Bu inanç zalimleri hep korkutmuştur. Her dönem Sünni dindarlığa zorlanan Aleviler buna tepki olarak daha çok Bektaşi, Alevi, Kızılbaş olmayı başarmış; Şah Hüseyin gibi yolundan dönmemiş ve dönmeyecektir. Toplumsal yapımızın farklılıklarıyla birlikte yaşamayı önemseriz. Aleviler yaşadıkları her ülkeye ve dünyaya örnek olurlar.”

    Konuşmaların ardından sanatçılar Tolga Sağ, Özlem Taner, Muharrem Temiz, Demali Çelik ve Gülcihan Koç sahne alırken; ADFE’nin düzenlediği anma etkinlikleri sona erdi.

    Barış KOP / HACIBEKTAŞ

  • Kapadokya’da altın aramak isteye Kanadalı şirkete ruhsat verildi

    Kapadokya’da altın aramak isteye Kanadalı şirkete ruhsat verildi

    Kanadalı Centerra şirketine Kapadokya’da altın arama ruhsatı verildi. Bu izinle Kaz Dağları’ndan sonra şimdi de Türkiye’nin en önemli tarihi ve turistik bölgelerinden Kapadokya yok edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

    Kanadalı Centerra maden şirketi, UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alan ve Türkiye’nin en değerli turizm alanlarından biri olan Kapadokya’ya göz dikti. Şirket, Nevşehir’in Avanos ilçesine bağlı Özkonak ve Göynük köylerinde toplam bin 306 hektarı kapsayan devasa alanda altın aramak için Enerji Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden resmen ruhsat aldı. Yöre halkı altın madeninden, şirketin sondaja başlamasıyla haberdar olabildi. Madenin durdurulması için dava açılırken, on binlerce itiraz dilekçesi toplandı.

    Siyanür endişesi yaşayan halk Cumhurbaşkanlığı’na da şikayet yağdırdı. Ancak Cumhurbaşkanlığı, Kapadokya’nın yanı sıra Kızılırmak suyunu da tehdit eden altın madeninin Kapadokya sınırları içinde yer almadığını iddia ederek halkı yatıştırmaya çalıştı. Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, altın madenine AKP’li Özkonak Belediye Başkanı Abdulkadir Macit de karşı çıktı. Macit, belediyenin araçlarıyla Özkonak’ın ortasına, “Ziyaret Dağı’nda altın arama iptal edilmelidir. Kapadokya’nın her taşı altından değerlidir” yazan afiş astırdı.

    BELHA MANASTIRI’NA 150 METRE MESADEFE

    Kapadokya bölgesinde büyük huzursuzluğa neden olan altın madeninin ruhsat sahasının Özkonak Beldesi ve Göynük Köyü sınırları içerisinde yer alan biri 900 hektar diğeri 406 hektar olmak üzere toplam 1306 hektar alanı kapsadığı belirtildi.

    Tarihi ve kültürel miras Kapadokya alanının hemen sınırında, dünyaca ünlü yeraltı şehrine 400 metre, 4. yüzyıldan kalan Belha Manastırı’na sadece 150 metre mesafede olduğu belirtilen altın arama sahasının aynı zamanda Anadolu’ya ilk gelen 12 Türk beyinin mezarlarının yer aldığı alana da sınır olduğu ifade edildi.

    Dünyanın dört bir yanından turist ağırlayan Kapadokya’nın altın madeni ve siyanür riskiyle karşı karşıya bırakılması halinde hem insan sağlığının ciddi tehlikeye gireceği hem de milyonlarca yılda oluşan tarihi turistik bölgenin zarar göreceği belirtildi.

    OLASI BİR DEPREMDE SİYANÜR KIZILIRMAK’A KARIŞABİLİR

    Özkonak Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, yürütmenin durdurulması istemiyle Kayseri İdare Mahkemesi’ne önceki gün (21 Ocak) dava açtı. Dernek davanın dilekçe başlığına, “Durumun aciliyetine binaen ve çevrenin geri döndürülemez şekilde tahrip edileceği açık olduğundan, savunma alınıncaya kadar ve esastan yürütmenin durdurulması talebimiz vardır” notunu ekledi.

    Bölgenin aktif fay hattında olduğu, ruhsat sahasının Kızılırmak havzasına kadar uzandığına işaret edilirken olası bir depremde siyanür havuzunun çatlaması ya da sık yaşanan sel sularının havuza ulaşması halinde Kızılırmak suyuna siyanür zehrinin karışabileceği uyarıları yapıldı. Birçok kentin içinden geçen Kızılırmak aynı zamanda Başkent Ankara’nın su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avanos’taki ağaç katliamı Meclis gündeminde

    Avanos’taki ağaç katliamı Meclis gündeminde

    PİRHA-HDP’li Ali Kenanoğlu, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Avanos’taki Ziyaret Dağı’nda, Kanadalı maden şirketinin ağaç keserek yaptığı sondaj faaliyetini Meclis gündemine taşıdı.

    Nevşehir’in Avanos ilçesine bağlı Özkonak kasabasındaki Ziyaret Dağı’nda Kanadalı bir altın madeni şirketi, ağaçlandırma alanında, ağaçlara keserek ‘altın arama’ çalışmaları başlatırken, çevre örgütleri, aktivistler ve yurttaşlar sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Change.org sitesinde ‘Özkonak’ta Doğa Katliamına Dur Diyelim!’ ismiyle kampanya başlatırken, doğa katliamı Meclis gündemine taşındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Kapadokya bölgesinde yürütülen maden faaliyetlerini Meclis gündemine getirdi.

    Kenanoğlu, Avanos’taki Ziyaret Dağı’nda Kanadalı maden şirketi Centerra Gold’un altın arama çalışmaları kapsamında ağaç katliamı yaptığını ifade etti. Kenanoğlu, Kanadalı şirketin 1998 yılında Kırgızistan’da 1.7 ton siyanürü içme suyuna karıştırması sonucu 5 bin insanın zehirlendiği olayı hatırlatarak bölgede oluşacak riskleri Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e sordu.

    Kenanoğlu, yönelttiği soru önergesinde “Tarihi bir bölge olan Avanos Özkonak’ta, içme ve tarımsal sulama kaynaklarının yer aldığı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğü Ziyaret Dağı Maksut Mevkiinde, altın arama faaliyetlerini başlaması bölgede yaşayanların itirazları ile birlikte tedirginliğe yol açmıştır” diyerek şu soruları yöneltti:

    “-Ağaçlandırma alanında maden araması çalışması için ÇED raporu alınmış mıdır?

    -Maden arama sahasında kaç ağaç kesimi yapılacaktır?

    -İçme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının bulunduğu alanda bu faaliyetlerin yürütülmesi halinde insan sağlığına ve bölgeye vereceği olası zarar hususunda etki analizi yapılmış mıdır?

    -Bu maden sahasından etkilenecek olan yöre halkı bilgilendirilmiş midir?

    -Tarım ve hayvancılığın devam ettiği bölgede yöre insanının itirazları neden dikkate alınmamaktadır?

    -İnsanların yaşam ve geçim alanlarına, su kaynaklarına, tarım arazilerine, kültürel geçmişe, doğaya ve canlılara zarar vermesi muhtemel olan bu maden işletmesine izin verilecek midir?”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Kapadokya büyük tehdit altında’

    ‘Kapadokya büyük tehdit altında’

    PİRHA- Mimarlar Odası Ankara Şubesi Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan doğa harikası Kapadokya’ya saldırıların devam ettiğini açıkladı. 

    TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Resmi Gazete’de yayınlanan Kapadokya Alan Planları ve Yürürlüğüne İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliği değerlendirdi.

    Kapadokya’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer aldığını hatırlatan Candan, “Bu talan ve işgalin meşrulaştırılmasıdır, Kapadokya büyük bir tehdit altındadır” dedi.

    Candan, Yönetmeliğin 4. Maddesi’ndeki “…bu plan kararları doğrultusunda Kapadokya Alanı nazım ve uygulama imar planları planlama alanında sit alanı olup olmadığına bakılmaksızın ve koruma statülerinin bütünlüğü aranmaksızın yapılabilir” ifadelerine dikkat çekti.

    “BU TALAN VE İŞGALİN MEŞRULAŞTIRILMASIDIR, KAPADOKYA BÜYÜK BİR TEHDİT ALTINDA”

    Candan, şöyle devam etti:

    “Bu talan ve işgalin meşrulaştırılmasıdır ve çok tehlikelidir. Kapadokya’nın tahribatı için daha büyük felaketlerin geleceğini göstermektedir. Üst üste alınan kararlarla, Kapadokya büyük bir tehdit altındadır. Bu doğal ve tarihsel coğrafyada yeni paylaşım süreçlerinin başladığını görüyoruz. Kapadokya’nın yıllardır canına okudular şimdi de bu talanı meşrulaştırmaya çalışıyorlar’’ dedi.

    Candan, yönetmeliğe ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Yönetmelikte kurum görüşleri devre dışı bırakılıyor. Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına ilişkin yetki komisyona bırakılıyor. Bu yetkinin  komisyona bırakılması yanlış.  Koşulları Koruma Kurulu belirlemelidir. ‘Cumhurbaşkanı kararı ile yapı yasağı getirilen alanlar içerisinde Başkanlıkça tespit edilecek alanı kapsayacak şekilde yapı yasağına ilişkin Kapadokya Alanı nazım ve uygulama imar planları yapılabilir’ deniliyor. Bu durum da hassas doğal sit alanları için büyük tehlike oluşturmaktadır. Yönetmelikte yine üst ölçekli Kapadokya Alan Planı onaylanma süreçlerinde bir oldu bir bitti hakim. Yönetmeliğe göre benzer iş bitirme aranmıyor. Yalnızca nüfusa göre nitelik belirleniyor. Öte yandan bu yönetmeliğe göre alt ölçekte restorasyon eğitimi kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortada duruyor.’’

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Kanal İstanbul halka ihanet projesidir’-VİDEO

    ‘Kanal İstanbul halka ihanet projesidir’-VİDEO

    PİRHA – Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan, ülkenin coğrafi zenginliklerinin tümüyle rant odağı haline geldiğini ifade etti. Kanal İstanbul Projesi için “Halka ihanet projesidir” diyen Alan, çevresel talanların kanser oranlarında büyük artışa sebep olduğunun da altını çizdi.

    Haberin videosu

    Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan son 1.5 aydır ülkenin çevresel kaynak ve varlıklarına dönük ciddi saldırı yapıldığını söyledi. ‘Jeolojik miras’ olarak tanımlanan birçok yerin tahrip edildiğini aktaran Alan, define için kurutulan Dipsiz Göl ve Kapadokya’daki yapılaşmaya işaret ederek şunları söyledi:

    “JEOPARK İLAN EDİLMESİ GEREKİRDİ FAKAT…”

    “Jeolojik miras, bir kez yok edildiğinde bir daha yerine konulamaz nitelikteki doğal varlıklardır. Geçtiğimiz günlerde Gümüşhane’nin Dumanlı köyünde Dipsiz Göl diye bilinen, 12 bin yıllık buzul gölü, kamu yöneticilerinin gözetiminde define arayıcıları tarafından yağmalanmasını bu ülkenin kabul etmemesi gerekiyor. Toplumda meydana gelen tepkiler üzerine hızlı bir şekilde orayı dozerlerle yapıp yeniden doğal sit alanı ilan edileceğini ilan ettiler. Tabii ki artık o doğal varlığın kendi niteliğini yitirdiğini hepimiz biliyoruz. Orası maalesef yok edildi.

    Benzer şekilde yağmanın önümüzdeki günlerde Kapadokya bölgesini de etkileyeceğini düşünüyoruz. Kapadokya için 1 Haziran’da kanun çıkarıldı. Kanunun bazı eksiklikleri olmakla birlikte önemli bir kanun tasarısı olarak görmüştük. Ama Ekim ayı içerisinde bir gün ansızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile söz konusu Göreme Milli Parkının milli park statüsünden kaldırılması ve o bölgede yer alan sayıları yüzlerce belki de binleri bulan Peri Bacalarının, kanyonların, yeraltı mağaraların hatta insanoğlu için yaşam merkezi olmuş kültürel varlıkları korunmasız bir statüye getirmiş ve burayı tamamen imarın, rantın odağı haline getirmiş.

    Kapadokya gibi dünyada ender görülen Peri Bacalarının, kanyonların, vadilerin, ören yerlerinin yok edilmesi kabul edilemez. Buraların mutlaka korunması, kesin korunacak alan statüsü içerisine alınması, her birinin ayrı, ayrı tescil edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Dünyada bu tür alanlar Jeopark ilan edilir, korunur, gelecek nesillere aktarılır. Ama maalesef bizimkiler korumasını alıp kaldırdılar. Kimsenin de sesi çıkmıyor, bir tek jeoloji mühendisleri dışında…”

    “KANAL İSTANBUL PROJESİ SU KAYNAKLARINI YOK EDER”

    Tartışmalarla gündemde hep yerini koruyan bir diğer proje ise ‘Kanal İstanbul. Projenin hayata geçmesi durumunda Avrupa yakasında bir anlamda oluşacak ada parçasının tehlike arz edeceğine işaret eden Hüseyin Alan, şu hususların altını çizdi:

    “Bu proje tümüyle tehlikeli. Yapılmak isteneni İstanbul’a, Türkiye halkına bir ihanet olarak değerlendiriyoruz. Proje Küçük Çekmece Gölü, Sazlıdere Barajı, Terkoz Gölü gibi alanların içerisinden geçiyor. Bundan sonra Sazlıdere barajı olmayacak. Küçük Çekmece gölü diye bir göl söz konusu olmayacak. Yüz yıllardır İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan Terkos gölü büyük oranda belki tuzlanarak kirlenecek. Orada 2 milyon metreküpten fazla bir alan kazılarak o kazı malzemesinin döküleceği alanda da bir çevre felaketine neden olunacak. Kazının geçtiği alandaki zemin birimlerinin niteliksiz olduğunu, önemli bir bölümünün gevşek ve niteliksiz, heyelana duyarlı birimlerden oluşan zeminler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu kanal açıldığı zaman çok sayıda alanda heyelan, kaymalar ve bunun maliyetini artıracak unsurlar olduğunu da biliyoruz. Peki, İstanbul halkı bu proje ile ne kazanacak? Bunun tamamen bir rant projesi olduğunu ifade ediyoruz. Bunun İstanbul’a, Türkiye halkına hiç bir yararı olmayacağını düşünüyoruz. Ekonomiye de bir katkısı olmayacağını özellikle belirtmekte fayda var.

    Deprem açısından da Türkiye’nin, belki dünyanın en aktif faylarından biri olan Kuzey Anadolu fayının hemen kenarındaki bir alanda bu tür yapımlar gerçekleştirirseniz çevreye getireceği felaketleri de düşünmeniz gerekir.”

    “KANSERLERİN %25’İNE ÇEVRESEL FAKTÖRLER SEBEP OLUYOR”

    Alan, çevre felaketlerinde ciddi tahribatlara sebep olan termik santrallerle birlikte maden ocakları konusunda da bilgi paylaştı.

    “Termik santralleri özelleştirilirken 7 yıla yakın bir süre tanınmıştı. Baca gazı filtreleri takmak üzere çevreye yaydıkları gaz ve tozdan kaynaklı yapıların önlenmesi amacıyla. Geçtiğimiz günlerde bu uzatılmak istendi. Bunun temel nedeni de aslında özelleştirdiğimiz termik santrallerini satın alanların hiç bir yatırım yapmadığı, buna ilişkin temel bazı yatırımlardan bile çekindikleri anlaşılıyor. Bir süre uzatımıydı yani. Bu süre uzatımı sonunda da zaten yapılmayacaktır diye düşünüyorum.

    Cumhurbaşkanı burada aktif davrandı ve ilgili maddeyi iptal etti. Bu açıdan olumlu olduğunu düşünüyorum. Bakın bunlar niye önemli. Sağlık Bakanlığı verileri açısından bakıldığında Türkiye’de her yıl 150 bini aşkın yurttaşımız kanser oluyor. Kanserlerin %25’inden fazlasının çevresel maruziyetlerden kaynaklandığı ifade ediliyor. Yani 40 binin üzerinde yurttaşımız çevresel maruziyetlerden kaynaklı kanser. Akciğer kanseri bu kanserler içerisinde önemli bir orana sahip. Akciğer kanserlerinin kaynakları arasında çevremizi tehdit eden tozlar ve benzeri etkenler var. Peki buna karşın ne önlem alıyor? Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, anayasal bir haktır. Bunun gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Peri Bacaları’nda tarih katliamı!

    Peri Bacaları’nda tarih katliamı!

    UNESCO Dünya Miras listesinde bulunan Kapadokya’daki peri bacalarının bulunduğu bölge imara açıldı. Daha önce üzerine beton dökülerek merdivenler inşa edilen peri bacaları şimdi de yükselen binaların gölgesinde bırakılıyor.

    Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden olan Kapadokya’da talana Mimarlar Odası Ankara Şubesi sessiz kalmadı. Peri bacalarındaki yapılaşmayı “tarih katliamı” olarak yorumlayan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Doğa, tarih ve kültür düşmanı zihniyet her yıl yaklaşık 2 milyon turistin ziyaret ettiği bir turizm beldesi Göreme’yi rant uğruna katlediyor” diyerek tepkisini şu sözlerle aktardı:

    “Daha önce de kayaların üzerine beton dökülerek merdivenler inşa edilmiş, restorasyon çalışmalarında da doğal dokuya ciddi zararlar verilmişti. Şimdi de akla zarar bir şekilde peri bacalarına zarar verecek şekilde inşa çalışmaları yapılıyor. İnşaat duvarında ise ‘Denetimi Göreme Belediye Başkanlığı tarafından yapılıyor’ tabelasının asılı olması ise içler acısı bir durumdur.”

    “GÖREME’Yİ GÖRMEYELİM DİYE BETON BACALAR DİKİYORLAR”

    Candan, peri bacalarının bulunduğu bölgenin doğal SİT alanı olduğuna işaret ederek sözlerine şöyle devam etti:

    “Tarihi ve doğayı koruması gereken kamu kurumu bu şekilde denetim yapıyorsa ağlanacak haldeyiz. Göreme’de Peri Bacaları’nı göremeyelim diye beton bacalar dikiliyor. Sonra da AKP çevreye saygılı yerel yönetimlerden bahsediyor.İnşaata izin veren belediye ve Koruma Kurulu kararlarının iptali için yargıya taşıyoruz. Sorumluluğu bulunan ve buna izin veren Göreme Belediyesi, Nevşehir Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyeleri dahil, tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Öngörülen işlem için Nevşehir Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nün nasıl izin verdiğini anlamakta zorluk çekiyoruz. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan, Erciyes Dağı ve Hasan Dağı tüflerinin, rüzgar ve su aşındırması sonucunda oluşan olağanüstü kaya şekillerinin tahrip edilmesi 2863 sayılı Kanuna açıkça muhalefet etmektedir. Koruma kurulunu ve belediye yetkililerini sorumlu davranmaya davet ediyoruz.”

  • İmranlı Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, Hacı Bektaş’ta kurban kesip cem olacak

    İmranlı Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, Hacı Bektaş’ta kurban kesip cem olacak

    PİRHA-Sivas İmranlı Topallar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, 15-17 Eylül tarihleri arasında Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda kurban kesip cem olacak. Dergahı ziyaret sonrası ise Kapadokya ve Tuz Gölü gezileri yapılacak. 

    Sivas İmranlı Topallar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, 15-17 Eylül tarihleri arasında Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı ziyaret edecek. İki gece konaklamalı olan ziyaret kapsamında ilk gün kahvaltı, dergahı ziyaret, kurban kesimi, akşam yemeği ve birlik cemi tutulacak.

    İkinci gün ise Kapadokya ve Tuz Gölü gezileri düzenlenmesinin ardından İstanbul’a dönülecek.