Etiket: kapatma davası

  • Emekliler sokağa çıktı: Sendika hakkımız engellenemez-VİDEO

    Emekliler sokağa çıktı: Sendika hakkımız engellenemez-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emeklilerin Sendikası, 8 Haziran’da görülecek kapatma davasına ilişkin açıklama yaparak, “Örgütlenme özgürlüğümüz gasp edilmek isteniyor. Emeklilerin sendikal örgütlenmesi engellenemez. İdare bu sevdadan vazgeçmelidir” dedi.

    Tüm Emeklilerin Sendikası lehine açılan kapatma davasına karşı bir kez daha itiraz edildi. 8 Haziran’da görülecek 2. duruşma öncesinde Türkiye genelinde basın açıklaması yapıldı.

    Ankara’da sendika genel merkezi önünde yapılan eylemde, “Sendika hakkımız engellenemez. İnsanca yaşamak istiyoruz. Sendika bir haktır” dövizleri asıldı. Eylemde ayrıca, “Direne direne kazanacağız. İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları atıldı.

    “ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ GASP EDİLMEK İSTENİYOR”

    Sendika adına basın açıklamasını Ömer Tunca okudu. Ankara valiliğince açılan kapatma davasının 2. duruşmasına destek çağrısı yapan Tunca, “Açılan davanın demokrasiyle ilgisi yoktur” vurgusunu yaptı.

    Tunca, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Demokratik toplumların olmazsa olmazı olan örgütlenme özgürlüğümüz gasp edilmek isteniyor.

    Emeklilerin sendika kurması, biriktirdiğimiz emeğin geri dönüşünün bizlerin insana yakışır yaşam sürdürmesini sağlaması içindir. Oysa bugün emeklileri bırakalım insanca yaşamı, çok büyük bir kısmı açlık  sınırının altında, ölüm ile yaşam arasında hayata tutunmaya çalışıyor. Geriye kalanların tamamı (istisnalar hariç) yoksulluk sınırının yarısı kadar bile maaş alamıyor.

    Yani emeklilerin sendika çatısı altında örgütlenmesi zorunlu ihtiyaçtan kaynaklıdır. Özetle bedelini peşin ödediğimiz emeklilik hakkımızın, insanca yaşamımızın güvencesi olması gerekir.

    Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler; herkesin sendika kurabileceğine  hükmetmektedir. Yine anayasamızın 90. Maddesinde iç hukukun uluslararası sözleşmelerle çelişmesi durumunda, uluslararası sözleşmeler esas alınır denmektedir.

    İç hukukta bir düzenleme yapılmamışsa, sorun bizim değil, sorun yasa koyucularındır. Hakların yasadan önce geleceği bütün hukuk çevrelerinin üzerinde mutabık kaldığı bir gerçektir.

    Bu nedenle; ilgili iş mahkemesinin Tüm Emeklilerin sendikası’nı kapatması bize göre hukukla bağdaşmayacaktır. Zaten idarenin kapatma davası siyasi bir  tercih olup, demokrasiyle ve hukukla ilgisi yoktur.

    Hatırlatmak istiyoruz:

    Emeklilerin sendikal örgütlenmesi engellenemez.

    İdare bu sevdadan vazgeçmelidir.

    Mahkemenin de uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmış  sendika hakkımızı gözeteceğini umuyor, demokratik ve vicdani bir kararla sendikamızın kapatılması davasını red etmesini bekliyoruz.”

    Mersin, Adana, İstanbul başta olmak üzere birçok kentte yapılan açıklamada, sendika hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapılarak, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” denildi.

    PİRHA/ANKARA-MERSİN

  • Sakık: Kapatmaya karşı hazırlıklıyız, demokrasi isteyen herkes birleşmeli -VİDEO

    Sakık: Kapatmaya karşı hazırlıklıyız, demokrasi isteyen herkes birleşmeli -VİDEO

    PİRHA- Seçim sürecini, ittifakları ve partilerine açılan kapatma davasını değerlendiren 24. Dönem BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, “Bizim küçük hesaplarımız hiç olmadı, olmayacakta. Demokrasi ve özgürlüklerden yana olan herkesin birleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. 32 yıldır aktif siyasetteyiz. Bugüne kadar birkaç partisi kapatılmış bir siyasi gelenekten geliyoruz, hazırlıklıyız” dedi. 

    24. Dönem BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, seçim sürecine, ittifaklara ve partilerine açılan kapatma davasına dair PİRHA’ya konuştu.

    Yargının bağımsız olmadığını belirten Sakık, partilerine karşı açılan kapatma davasının olumsuz sonuçlanması halinde A, B, C planlarını olduğunu ve bunları hızla hayata geçireceklerini aktardı.

    HDP’nin öncülüğünde müzakere süreci devam eden Emek ve Özgürlük İttifakı’na dair değerlendirmelerde de bulunan Sakık, küçük hesaplar peşinde hiçbir zaman koşmadıklarını, demokrasi ve özgürlüklerden yana olan her kesimin bu çatı altında birleşmesi gerektiğini söyledi.

    “KÜÇÜK HESAPLARIMIZ HİÇ OLMADI, DEMOKRASİ İSTEYEN HERKES BİRLEŞMELİ”

    Türkiye’de 50+1 formülü gündeme gelince ittifakların tartışılıp konuşulmaya başlandığını kaydeden Sakık, “50+1 yokken, parlamenter sistem bu ülkede hayat sürdürürken biz o tarihte bile bütün halkların, bütün kimliklerin buluşması için emek ve özgürlük blokunu, 1995 seçimlerinden bugüne taşıyan bir siyasal gelenekten geliyoruz. Hatta o tarihlerde bağımsız katıldığımız 2007 seçimleri, 2011 seçimlerinde biz birçok sol gelenekten gelen arkadaşlarımızı alıp götürüp Kürt coğrafyasında birçok yerden aday yaptık. Biz Türkiye’de emek ve özgürlük blokunun birlikte hareket etmesi gerektiğini her zaman söyledik. Bizim 3. yol dediğimiz budur. Bizim küçük hesaplar hayatımızda yer almadı, bugün de yer almayacak, yarın da olmayacak. Biz demokrasi ve özgürlüklerden yana olan herkesin bu çatı altında birleşmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “PARTİLER KAPATILABİLİR AMA İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİ ASLA”

    Anayasa Mahkemesi’nin HDP hakkında vereceği kapatma davasına ilişkin de konuşan Sakık, “32 yıldır aktif siyasetteyiz. HEP’ten bugüne kadar birkaç partisi kapatılmış bir siyasi gelenekten geliyoruz. Anayasa Mahkemesi’ndeki bu kararı verecek yargıçlar da biliyorlar ki kapatma çare olmayacak. Biz bu konuda uzmanlaştık. Bir günde Türkiye’nin 81 ilinde örgütlenebileceğimizi herkes biliyor. Bu yargıçlar da biliyor, siyasal iktidar da biliyor. Partiler kapatılıyor ama insanların düşünceleri asla kapatılamaz. Beyhude bir çaba içerisindeler. Biz hazırlıklıyız. A, B, C birçok planımız var, kısa bir süre içerisinde tüm planlarımızı hayata geçirebiliriz. Umuyorum ki Anayasa Mahkemesi de bu ülkenin realitesini görüp, bir an önce hukuka, adalete, vicdana, Türkiye’deki çoğulculuğa uygun bir karar verir. Aksi halde tüm bunlara karşı bir karar verilmiş olur” dedi.

    “İKTİDAR YARGIYA HER TÜRLÜ MÜDAHALEDE BULUNUYOR”

    Yargının siyasal iktidardan bağımsız hareket etmediğini vurgulayan Sakık, şunları dile getirdi:

    “Daha önce de partilerimiz kapatıldı, biz bu konuda deneyimliyiz. Umarız Anayasa Mahkemesi HDP ile yolumuza devam etmemize engel olmaz. Vermezse de diğer formüller masada, onları hayata geçireceğiz. Bu ülkede yargının bağımsız olmadığını hepimiz biliyoruz. Yargıya, anayasaya saygı sadakat istiyorlarsa ilk önce kendileri bu duruma sadık kalmalılar. Bahçeli’nin, her grup konuşmasında Anayasa Mahkemesi’ne, yargıya nasıl talimatlar verdiğini hep birlikte görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde bloke edilen hesaplarımızla ilgili Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı değerlendirirken hakaretlerde bulundu. Yargı üzerindeki baskıyı bir an önce durdurmalılar. Yargının bağımsız olmasını biz de istiyoruz ama yargının bağımsız olmadığını herkes görüyor. Cumhur İttifakı, ‘Biz ne dersek o olur’ diyor. Yargıya her türlü müdahalede bulunuyor. Yargıya saygı duyulmasını tüm toplumdan istiyorlar ama kendileri yapmıyorlar.”

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • AYM’nin HDP hakkındaki karara cevap gecikmedi: Seçmeni asla seçeneksiz bırakmayacağız

    AYM’nin HDP hakkındaki karara cevap gecikmedi: Seçmeni asla seçeneksiz bırakmayacağız

    PİRHA – AYM’nin, HDP’nin kapatma davasıyla ilgili kararını yorumlayan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları Oruç, “Seçmeni asla seçeneksiz bırakmayacağız. HDP’nin boğazında bir kılıç gezdiriliyor. Bu kılıcın keskinliğini de bilerek HDP, seçimlerdeki rolünü kesinlikle oynayacaktır” dedi.

    Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatma davasıyla ilgili kararın seçimlerden sonraki bir tarihe ertelenmesi talebini reddetti.

    HUKUKU ÇİĞNEYEREK ALINMIŞ OLAN KARAR”

    AYM’den çıkan kararı yorumlayan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları Oruç “Bu otoriter rejimlerin yapabileceği bir şeydir” dedi. Oruç, “HDP’yi felç etmeyi hedefliyorlar” dediği karara ilişkin şunları söyledi:

    “HDP’yi felç edebileceklerini zannediyorlar. HDP’nin seçimle ilgili alacağı kararlarda muğlaklığı devam ettirmiş oluyorlar. Başından beri söylüyorduk, bu siyasi bir davadır, hukuki bir dava değildir. Cumhur ittifakı, yargı eliyle aslında doğrudan seçimlerin kaderini belirlemeye dönük müdahalede bulunuyor, bu tutumun anlamı budur. Bu aslında Türkiye’deki bütün seçmenlerin, 85 milyon yurttaşın iradesine ipotek koymak ve anti demokratik bir seçim zeminini hazırlamak anlamını taşımaktadır. Açılmış olan kapatma davası HDP’ye dönük bir düşman hukukunun işlediğini bizlere bir kez daha gösterdi. Siyaseten elini bükemedikleri bir siyasi partiyi sudan bahanelerle kapatmaya çalışmaları, bununla ilgili süreci başlatmış olmaları ve bu süreci adeta bir oyuncağa çevirerek, sürümcemede bırakarak tırnak içerisinde belirsizlikler yaratarak seçmenin de kafasına karıştırmak gibi bir yola başvurmuş durumdalar. Bu otoriter rejimlerin yapabileceği bir şeydir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Demokrasinin en ufak bir kırıntısı dahi olsaydı böyle bir uygulama olmazdı. Burada belli ki Anayasa Mahkemesi siyasi belirlenim altındadır ve bu siyasi belirlenim ile bir karara varacak. Bu konuda zaten Türkiye genelinde yargıya olan güven yerlerde sürünmektedir. Anayasayı ayaklar altına alarak siyasi bir karar verme olasılığını oldukça güçlü görüyoruz. Şimdiye kadar HDP ile ilgili alınmış olan bütün kararlar hukuku çiğneyerek alınmış olan kararlardır.”

    “SEÇMENİ ASLA SEÇENEKSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oluç, HDP olarak Anayasa Mahkemesinden gelen bu karara ilişkin aldıkları hazırlıkları da şu sözlerle anlattı:
    “Hem nihai karar hem de bu ara karar için partinin bir hazırlığı var. Partinin kapanması halinde ya da kapanmaya doğru bir gidişatın olması durumunda elbette partimizin B-C-D seçenekleri üzerinde çalışmalar sürüyor. Yani biz en nihayetinde seçmeni asla seçeneksiz bırakmayacağız. Bu seçimlerin kaderini belirleyecek olan HDP, aynı rolü bütün bu baskı, şantaj; AYM eliyle adeta HDP’nin boğazında bir kılıç gezdiriliyor, bu kılıcın keskinliğini de bilerek HDP, seçimlerdeki rolünü kesinlikle oynayacak. Tabii ki bu ara kararla ilgili de sonuç itibariyle böyle neticelenmesi ile bir de bizim sözlü savunma sürecimiz başlayacak.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • AYM Raportörü: HDP’nin talebi reddedilsin

    AYM Raportörü: HDP’nin talebi reddedilsin

    PİRHA- HDP’nin kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması talebini yarın görüşeceğini açıklayan Anayasa Mahkemesi raportörü, HDP’nin talebinin reddedilmesini istedi.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) açtığı parti kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması talebiyle 16 Ocak’ta başvuruda bulunmuş ve Anayasa Mahkemesi, HDP’nin başvurusunun 25 Ocak’ta görülmesine karar vermişti.
    Ancak görüşme öncesi Anayasa Mahkemesi’nin oturumu yarına ertelediğini açıkladı. AYM Raportörü ise bugün görüşünü bildirdi.
    AYM Raportörü, HDP’nin parti kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması talebinin reddedilmesini istedi. Raportör gerekçe olarak ise, “Dosya yeterince hacimli, talep reddedilmeli” dedi.
    PİRHA/ANKARA
  • Sancar: Gücümüze inanıyoruz, kararlıyız; 14 Mayıs halkların miladı olacaktır!-VİDEO

    Sancar: Gücümüze inanıyoruz, kararlıyız; 14 Mayıs halkların miladı olacaktır!-VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında konuşan Mithat Sancar, “HDP’nin kapısına kilit vurulsun’ diyor. Yahu ‘Biz anahtar partiyiz’ diyoruz, onlar kilitten söz ediyor. Tonlarca kilit getirseniz hepsini açarız. Milyonlar hak ve özgürlük için seçimlerini yapmış, o güzel günü bekliyor. Halk kararı verecek ve bu düzene noktayı kalın bir şekilde koyacaktır” ifadelerini kullandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis’teki grup konuşmasında gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

    Bu haftaki grup toplantısına, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinden Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Ankara İl Başkanı Şükran Doğan, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Genel Sekreteri Emre Öztürk, EHP Sözcüsü Özge Akman, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu üyeleri Perihan Koca, Juliana Gözen, Pelin Kahiloğulları, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Sözcüsü Barış Kayaoğlu, yöneticileri Erdal Ataş, Dilşat Cambaz Kaya, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün’ün yanı sıra Kurdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı Bayram Bozyel, Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, PM üyesi Haydar Cihaner katıldı.

    “GİDİŞLERİ MUHTEŞEM OLACAK”

    Sancar’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

    Zorlu olduğu kadar umutların ve heyecanın da giderek yükseldiği bir atmosferde seçim sürecine hazırlanıyoruz. Hayatımızı umudumuzu geleceğimiz ekmeğimizi ve sabrımızı tüketmek isteyen bu iktidar düzeninin, bu rejimi bir an önce gönderecek olmanın hayali bile o kadar güzel ki. Gidişlerinin nasıl muhteşem olacağını anlatmaya bile gerek yok. Milyonlar hak ve özgürlük meşalelerini yakmışlar o güzel günü bekliyorlar. Kutsal bir yürüyüş bu ve başarıyı mutlaka getirecek güçlü bir irade bu. Seçim tarihi aşağı yukarı netleşti. AK Parti genel başkanı 14 Mayıs olarak açıkladı. Bugüne kadar zamanında olacak diyordu her sözü gibi bundan da caydı. Bizler HDP ittifaklarımız halkımız hangi tarihte yapılırsa yapılsın bu seçime hazırız. Bu seçim kararının açıklanacağı an cumhurbaşkanının görevden affını isteme anına dönüşecektir. Seçimlerde de halk en büyük kararı verecek ve bu düzene noktayı kalın bir şekilde koyacaktır.

    “ÜSKÜDAR’IN YOLUNU BULAMAYACAKLAR”

    Bu kez iktidarın atı alıp Üsküdar’ı geçmesi o kadar kolay olmayacak. Atı da Üsküdar’ın yolunu da bulamayacaklar. Önümüzdeki seçimler bir seçimin ötesinde anlama sahiptir. Bunun iktidar da farkında. Sadece bir parlamenter ve cumhurbaşkanlığı seçimi olmayacak. Yaşamak istediğimiz ortak geleceğin belirlenmesi seçimi olacaktır. Bu seçim bir rejimi oylama seçimi olacaktır.

    “HER TÜRLÜ ZORLUĞA HAZIRIZ”

    Bizler için geleceği kurma, mücadeleyi büyütme meselesidir. Sadece sandıkla sınırlı bir olay değil. Bugünden itibaren sandığa kadar, sandıktan sonra geleceğin her anını birlikte belirleyeceğimiz bir süreçtir bu. Bizler en büyük demokrasi ittifakıyla, Emek ve Özgürlük İttifakı ile yürüyoruz bu süreci. Bu ittifakı daha da büyütüp bütün ezilenleri, bütün mazlumları bir araya getirmek istiyoruz. Onların seçiminde halk yok, yoksullar, kadınlar, gençler yok. Bu ülke yok aslında onların seçimlerinde. Sadece bir tek şey var, kendi saltanatı. Halkın üzerine karabasan gibi çöktükleri kötülük düzenini sandıktan da çıkartmak istiyorlar. Bu seçimler çok çetin bir mücadeleye sahne olacaktır. Biz her türlü zorluğa hazırız.

    “SANKİ SEÇİME DEĞİL, SAVAŞA HAZIRLANIYORLAR”

    Bu seçimlere hukukun demokrasini askıda olduğu ağır bir siyasi tecrit koşullarında giriyoruz. HDP başta olmak üzere tüm demokratik toplumsal muhalefet her gün yeni saldırılarla karşı karşıya bırakılıyor. Cumhur İttifakı, sanki seçimlere değil savaşa hazırlanıyorlar. Kampanyalarını seçim değil bir savaş kampanyası gibi yürütüyorlar. Çünkü korkuları büyüktür. Çünkü kaybederlerse sonucun ne olacağını hepimizden çok daha iyi biliyorlar. İşte hakkımızda açılan kumpas davaları, yürümekte olan kapatma davası, Hazine yardımına bloke konması kararı, muhalefete yönelik siyasi yasak kuşatması, medya üzerinden yürütülen tetikçilik faaliyeti, bunların her biri bu rejimin seçim kampanyasının araçları olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü bu karanlık ittifakın halka sunabileceği herhangi bir olumlu vaadi kalmamıştır. Siyasi bir meseleleri yoktur. Bu ülke için bu karanlıktan başka bir gelecek tahayyülleri de yoktur. Çünkü çözümün değil sorunların odağı olan bir iktidar olarak bir varlık meselesi mücadelesi yürüttüklerini biliyorlar o nedenle ellerinde kalan baskı, yasak, hukuk dışılık dışında herhangi bir aracı yöntemi kullanacak durumda değiller. Bu ülkenin etrafına cezaevi duvarları örmeye çalışıyorlar. Bunların seçim kampanyası kelepçe siyasetidir, cendere siyasetidir, kuşatma siyasetidir.

    “GÜR SESLE BAĞIRIYORUZ; SAVAŞA HAYIR”

    Emekliden emekçiden dar gelirliden yoksullardan EYT’lilerden esirgenen kaynaklar nereye gidiyor biliyoruz, işte bu düzenin yalan ve kara propagandasına harcanıyor. Troller ordusuna ve en büyük kalem savaş politikasına harcanıyor. Bu iktidar savaş politikalarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Savaş politikalarıyla toplumsal muhalefet güçleri arasına nifak sokmaya çalışıyor.  En savaş karşıtı ittifakı oluşturmak demokrasi yürüyüşünün en önemli hedeflerindendir. Hep birlikte açık ve gür bir sesle bağırıyoruz; savaşa hayır.

    “MUHALEFET SESSİZ KALAMAZ”

    Bugün iktidarın küçük ortağı esti, gürledi yine. Anayasa Mahkemesi’ni tehdit etti. Açık ve net bir şekilde şantaj yaptı. Artık Anayasa diye bir şey kalmadı. Anayasa’yı ayaklar altına almak konusunda en ufak bir çekinceleri yok. Çünkü kurtuluşları zorbalıktadır. ‘Eğer bu kararı derhal HDP aleyhine almazsanız hainsiniz’ diyor. Yargıya bundan daha açık tehdit olabilir mi? Bu sadece MHP’nin söylemi olarak anlaşılmamalıdır. Bu iktidarın, rejimin politikasıdır. O yüzden yapılan her şey birlikte yapılmaktadır. Hesabını da halka birlikte verecekler. İktidar kanadında kalan muhalefet partilerine de sesleniyoruz: Bu kadar açık Anayasa ihlalleri, bu zorbalık karşısında sessiz kalamazsınız. Sessiz kaldığınız her zorbalığın pratiği, eninde sonunda ülkeye egemen kılınmak istenen sistemin bir aynasıdır. Bu planları hep birlikte bozalım. Bu hepimizin halka karşı tarihi sorumluluğudur.

    “TONLARCA KİLİT GETİRSENİZ HEPSİNİ AÇARIZ”

    ‘HDP’nin kapısına kilit vurulsun’ diyor. Yahu ‘Biz anahtar partiyiz’ diyoruz, onlar kilitten söz ediyor. Tonlarca kilit getirseniz hepsini açarız. Bu ülkede kilit üreticileri sizin taleplerini karşılayacak üretimi bile yapamazlar. Öyle anahtarlar var ki elimizde, koyduğunuz her kilidi çatır çatır açacağız. Bu kararlılık seçimlerde, en fazla 4 ay sonra sizin kapınıza halkın kilit vurduğu tarih olacaktır.

    “14 MAYIS HALKLARIN MİLADI OLACAK”

    Bizler bir cumhurbaşkanı adayı çıkaracağımızı ilan ettik. Diyoruz ki bu topraklarda yaşayan tüm halkların adayını tartışıyoruz. Böyle bir aday çıkarmak istiyoruz. Alın teri dökenlerin, kadınların, gençlerin temsilcisi olacak. Meclisi en geniş katılımla, tüm renklerin, halkların temsil edildiği bir platforma çevirmek istiyoruz. Yani halkların demokratik meclisini yaratmak istiyoruz. Buna gücümüz var. Gücümüze inanıyoruz, kararlıyız, hepimiz buna odaklanmış durumdayız. 14 Mayıs halkların miladı olacaktır. Gün bizim, güneş bizim. Göğsümüzde ateş bizim. El ele olduğumuz bu güzel ülke bizim. Dün bizim, yarın bizim. İnşa edeceğimiz yeni yaşam bizim. Hasrete vurduğumuz mayısta, haziranda gülmek bizim.

    PİRHA/ANKARA

     

  • AYM, HDP’nin erteleme talebini 25 Ocak’ta karara bağlayacak

    AYM, HDP’nin erteleme talebini 25 Ocak’ta karara bağlayacak

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi, HDP’nin “kapatma davasında karar seçimden sonra verilsin” talebini 25 Ocak Çarşamba günü karara bağlayacak.

    AYM, Halkların Demokratik Partisinin (HDP) kapatılması istemli davada, partinin “kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması” başvurusunu bu hafta karara bağlaması bekleniyor.

    HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, parti kapatma davası ile ilgili AYM’ye yaptığı başvuruda, davanın seçim sonrasına bırakılmasını talep etmişti.

    Anayasa Mahkemesi’nde başvuruyla ilgili görevlendirilen raportör çalışmasını sürdürüyor.

    Yüksek Mahkemede görülen bir kapatma davasında ilk kez yapılan başvuruyla ilişkin raportör raporunun tamamlamasının ardından üyelerin, başvuruyu bu hafta içinde ele alması öngörülüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’den bloke tepkisi: Seçmen iradesi gasp edildi, kabul edilemez-VİDEO

    HDP’den bloke tepkisi: Seçmen iradesi gasp edildi, kabul edilemez-VİDEO

    PİRHA- HDP Danışma Kurulu üyeleri, HDP’nin kapatma davası ve hazine yardımına bloke konulması kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu açıkladı. Danışma Kurulu adına açıklama yapan Prof. Dr. Ayşe Erzan ” Demokratik, adil, eşit, özgür bir ülkede, barış içinde yaşama umudu taşıyan herkesi, iktidarın, seçim  güvenliğiyle, geleceğimizle, hayatımızla bire bir ilgili olan bu hamlelerine karşı uyanık olmaya ve ortak  tutum almaya çağırıyoruz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Danışma Kurulu üyeleri, HDP’nin kapatma davası ve hazine yardımına bloke konulmasına ilişkin Taksim Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İstanbul’da bulunan çok sayıda danışma kurulu üyesi katıldı.

    Danışma Kurulu adına açıklamayı Prof. Dr. Ayşe Erzan okudu.

    Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bir seçim sürecine girildiğinin altını çizen Erzan, “Hazine yardımının AYM kararıyla bloke edilmesi, yalnız milyonlarca seçmenin vergileriyle ve iradeleriyle HDP’nin demokratik siyaset yapması için verilen yardım engellememiş, adil, demokratik ve eşit koşullarda yapılması gereken seçim sürecine de adeta hançer sokulmuştur” dedi.

    “KARAR HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN”

    AYM kararının hukuk ve adaletle ilgisinin olmadığını aktaran Erzan, “Karar, doğrudan doğruya HDP’nin seçim süreçlerindeki varlığını ve etkililiğini sınırlamayı amaçlayan bir siyasi girişim niteliğindedir. Anayasa’nın 69. maddesine göre, bir siyasi partinin “hazine yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması” kararı, yargılamanın sonucunda verilebilecek bir karardır. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 52. maddesine göre, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, “Ceza Muhakemesi Kanunu”nun “davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanmak suretiyle” sonuçlandırılır.  Oysa CMK’nda böyle bir “tedbir”den söz edilmemektedir” diye belirtti.

    “KARAR SEÇİMLERE DOĞRUDAN BİR  MÜDAHALEDİR

    Prof. Dr. Ayşe Erzan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “CMK’nun “arama ve el koyma” başlıklı dördüncü bölümünde, 128. Maddede düzenlenen “Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma” başlıklı hususun burada işletilebileceği, bu blokaj kararının verilmesinde göz önüne alınıp alınmadığını bilmiyoruz. Bununla birlikte, CMK’daki düzenleme, suç işlenmesi sonucunda elde edilmiş olan varlıklara el konulmasından söz etmektedir. HDP’nin “hazine yardımı” alması, yasal dayanağı olmanın ötesinde, HDP’yi Türkiye siyasetinin en güçlü üçüncü partisi yapacak ölçüde kararlı bir irade ortaya koyan milyonlarca seçmenin tercihine dayanmaktadır.

    Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 52. maddesine göre, kapatma veya “Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğu ile karar” verilebilir. AYM kararı, 15 kişilik heyet tarafından üçte ikiden az (eksik) oy çokluğu ile verilmiştir. Bu yönüyle hukuk dışıdır.

    “KARAR, HDP’NİN SEÇİM FAALİYETLERİNİ SINIRLANDIRMAYA YÖNELİK SİYASİ BİR TAVIRDIR”

    HDP’nin  yargılama süreci artık son evresine gelmektedir. Yılbaşından bu yana, 18 Haziran  gününe tarihlenmiş olan seçimlerin daha erken bir tarihe alınması, özellikle iktidar ortakları tarafından  konuşulur hale gelmiştir. HDP ile ilgili kararın seçimlerden hemen önce “kapatma  kararı” olarak verilmesi, seçimlere doğrudan doğruya etki yapacaktır. Bu çok  açık olan husus, hazine yardımının bloke edilmesi kararı ile ilk  işaretini vermiş  bulunmaktadır. Blokaj kararına evet oyu veren yargıçlar, HDP’nin yargılama süreciyle ilgili olarak aslında bir “İHSASI REY”de bulunmuş durumdadırlar. Ancak  sayı, kapatma kararı için yetmemektedir. Buna rağmen, böyle hukuksuz bir blokaj kararının verilebilmiş olması, HDP’nin seçim sürecindeki  etkililiğini sınırlandırmaya yönelik bir siyasi tavır niteliğine bürünmektedir. Nitekim, kapatma davasının açılması ve yürütülmesi sürecinde, AYM’ye iktidar tarafından gelen saldırgan tutum ve tehditler, kapatma davasının tümüyle siyasi saiklerle yürütülmekte olduğunun işaretleridir.

    “HDP’NİN ENGELLENDİĞİ BİR SEÇİM SÜRECİ AMAÇLANMAKTADIR”

    Hukuk devleti ve demokrasiyle bağdaşmayan bu kararı kabul etmediğimizi açıklıyoruz. HDP’ye yapılan hukuk dışı operasyonlar, kapatma davası ve hazine yardımının bloke edilmesiyle yalnız HDP’yi ve ona oy veren milyonları değil, bütün muhalif siyasi parti ve seçmenleri birinci derecede ilgilendirmektedir. Demokratik, adil, eşit, özgür bir ülkede, barış içinde yaşama umudu taşıyan herkesi, iktidarın, seçim  güvenliğiyle, geleceğimizle, hayatımızla birebir ilgili olan bu hamlelerine karşı uyanık olmaya ve ortak tutum almaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yargıtay Başsavcısı, HDP’nin hazine hesaplarının bloke edilmesini istedi

    Yargıtay Başsavcısı, HDP’nin hazine hesaplarının bloke edilmesini istedi

    PİRHA- Yargıtay Başsavcısı, partinin kapatılması davası kapsamında HDP’nin hazine yardımı bulunan hesaplarının bloke edilmesini talep etti.

    Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) açılan kapatma davasıyla ilgili talepte bulundu.

    HaberTürk’ün haberine göre başsavcı, HDP’nin hazine yardımı bulunan hesaplarının bloke edilmesini talep etti.

    Şahin, HDP’nin kapatılması istemiyle iddianame hazırlamış ve 843 sayfalık iddianamede, 451 partili hakkında siyasi yasak talep etmişti.

    “DEVLET YARDIMLARI PARTİ FAALİYETLERİ DIŞINDA KULLANILIYOR”

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, talebinin gerekçesini ise şu sözlerle özetledi:

    “7 Haziran 2021 tarihli iddianamemiz ve 29 Kasım 2021 tarihli esas hakkındaki görüşümüzde ayrıntılarıyla açıklanan ve davalı partinin terör örgütü ile organik bağını gösteren eylem ve söylemlerine devam ettiği anlaşılmakla, sadece partinin ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılmak gayesiyle verilen devlet yardımlarının parti faaliyetleri dışında terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılmasının engellenmesi bakımından bu yardımların geri alınmasındaki olası güçlükler gözetilerek, devlet yardımlarının bulunduğu banka hesabına tedbiren bloke konulmasına karar verilmesini yeniden talep etmek zarureti hasıl olmuştur.

    “KAPATILMA DAVASI İVEDİLİKLE GÖRÜŞÜLMELİ”

    Davalı parti ile ilgili açılan davada delillerin toplandığı ve karar aşamasına geldiği de gözetilerek; davalı parti hakkında kapatma kararı veya devlet yardımından yoksun bırakılma kararı verilmesi halinde ödenen ya da ödenecek devlet yardımının harcanma ihtimali nazara alınarak; talebimizin ivedilikle görüşülüp, devlet yardımının bulunduğu banka hesabına dava süresince tedbiren bloke konulmasına karar verilmesi kamu adına arz ve talep olunur.”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçtiğimiz ay Anayasa Mahkemesi’ni daha fazla gecikmeyerek kapatma kararı vermeye çağırmıştı. Bu çağrıyı MHP milletvekillerinden de Meclis’te dile getirenler olmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP, kapatma davasındaki ek delillere karşı hazırladığı savunmasını AYM’ye teslim etti

    HDP, kapatma davasındaki ek delillere karşı hazırladığı savunmasını AYM’ye teslim etti

    PİRHA- HDP Hukuk Komisyonu, partileri hakkında açılan kapatma davası dosyasına eklenen yeni ek delillere karşı hazırladığı 13 sayfadan oluşan savunmasını AYM’ye teslim etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk Komisyonu, partileri hakkında açılan kapatma davası dosyasına eklenen yeni ek delillere karşı hazırladıkları savunmayı AYM’ye teslim etti.

    13 sayfalık savunma HDP Hukuk Komisyonu üyesi avukatlar Kenan Maçoğlu, Maviş Aydın ve Sipan Cizreli tarafından AYM’ye götürüldü.

    Mezopotamya Haber Ajansı’ndan Berivan Altan’ın haberine göre, söz konusu savunmada, HDP eski Milletvekilleri Semra Güzel ve Behçet Yıldırım’a dair soruşturmaların ek delil olarak gönderilmesine ilişkin savunma da yer aldı.

    KÜRTÇE SES KAYITLARININ TÜRKÇE ÇÖZÜMLERİ HDP’YE VERİLMEDİ

    HDP’li avukatlar, savunmasında CD halinde gönderilen Kürtçe ses kayıtlarına dair Türkçe çözümlerin kendilerine tebliği yapılmadığını belirterek, savunma hakkını saklı tuttu. Ek deliller içerisinde gönderilen Kürtçe ses kayıtlarının Türkçe çözümleri HDP’ye tebliğ edilmedi.

    Edinilen bilgilere göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatmaya ek delil olarak sunulan iki CD içerisinde 281 adet ses kaydı yer aldı.

    KAPATMA DAVASININ REDDEDİLMESİ TALEBİNDE BULUNDULAR

    HDP Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan 13 sayfalık savunmada, usule yönelik itirazlar, Yargıtay içtihatları ve ek delil olarak kabul edilen soruşturma ve fezlekelerin kapatma ile hukuksal bağına dair ve esasa ilişkin hukuksal değerlendirmelere yer verildi. Eski vekiller Behçet Yıldırım ve Semra Güzel’in yargılama süreçlerinin devam ettiği de vurgulanan savunmada bir kez daha kapatma davasının reddi yönünde karar verilmesi talep edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP Kapatma Davası’nda ek delilleri Anayasa Mahkemesi kabul etti

    HDP Kapatma Davası’nda ek delilleri Anayasa Mahkemesi kabul etti

    HDP Kapatma Davası’nda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in dava dosyasına gönderdiği ek deliller, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edildi.
    Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) açılan kapatma davasında yeni gelişme yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen ek deliller Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nda incelendi.
    HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına gerekçe yapılan fezlekenin de gönderildiği ek deliller kabul edildi. AYM tarafından yapılan açıklamada “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Halkların Demokratik Partisinin kapatılmasına dair davada dosyada yasaklığı istenen bazı kişilere ilişkin verilen yeni bilgilerin ilgililere ve partiye bildirilmesine, bu hususa yönelik bir beyanları olacaksa 30 gün içinde bildirmelerinin istenmesine karar verildi” denildi.
    SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
    Kapatma davası sürecinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dava dosyasına ek delil, HDP de ek savunma sunabiliyor. HDP kendisine yapılacak tebliğin ardından ek delillere 30 gün içerisinde ek savunma verebilecek.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın esasa ilişkin mütalaasına dair esas savunmasını HDP AYM’ye teslim etmişti.  AYM tarafından belirlenecek bir tarihte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.
    Bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve davalı HDP, ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.
    Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

    HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69’uncu maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

    (HABER MERKEZİ)
  • HDP, kapatma davasına karşı savunmasını AYM’ye verdi

    HDP, kapatma davasına karşı savunmasını AYM’ye verdi

    PİRHA- HDP, hakkında açılan kapatma davasına karşı savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne sundu. HDP Hukuk Komisyonu sorumlusu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, yaptığı açıklamada; “HDP’nin kapatılması kisvesi altında tüm özgürlük mücadelelerinin bu iddianamede hedef haline getirildiğini gördük” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu ile ‘HDP’yi savunuyoruz’ hukukçu grubu, HDP hakkında açılan kapatma davasına karşı esas hakkındaki savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) sundu.

    Savunmanın sunulmasının ardından AYM önünde basın açıklaması yapıldı.

    HDP Hukuk Komisyonu sorumlusu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede ve HDP’nin avukatlarından Maviş Aydın, kapatma davasının 2015 yılından sonra HDP üzerinde artan baskıların bir halkası olduğunu söyleyerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte ön savunmalarını AYM’ye sunduklarını belirtti.

    “7 HAZİRAN TARİHİNDE VERİLEN İKİNCİ İDDİANAMEDEN BİR FARKI YOK”

    Dede, açıklamasının devamında, “Biz iddianame tebliğ edildikten sonra bir tespitte bulunmuştuk. HDP’nin temelli kapatılması talebiyle hazırlanan iddianamenin siyasi bir belge olduğunu ifade etmiştik. Elbette bu tespiti yapmak için özellikle 2015 yılından beri HDP’ye yönelik yapılan saldırılara bakmak yeterli olacaktı. Biz hukukçular iddianameyi satır satır her bir eki tek tek incelemek suretiyle bu tespitin sadece bir siyasi tespit olarak değil, hukuki bir tespit olarak doğru olduğunu gördük. Türkiye’nin saygın hukukçuları ve AYM’nin kendisi de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen ilk iddianamenin CMK’de aranan şartlara uygun olmadığını ve anayasanın 68 ve 69’uncu maddelerine de aykırı düzenlendiği tespit etmişti. Ardından 7 Haziran tarihinde verilen ikinci iddianamede ilk iddianameden hiçbir farklılık içermiyordu. Ön savunmamızda iddianamenin siyasi bir belge olduğuna dair hususları ayrıntılı ifade ettik” şeklinde konuştu.

    “ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİ HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR”

    Söz konusu kapatma davasının HDP’yi demokratik siyasetin dışına itme operasyonu olduğunu vurgulayan Dede sözlerine şöyle devam etti:

    “Yine 2019 Yerel Seçimlerine bakıldığında, neden HDP’nin iktidar ve ortakları tarafından hedef haline getirildiği görülecektir. Sadece bu değil, elbette Türkiye’de demokrasi, özgürlük mücadelesi veren, hukukun üstünlüğünü savunan tek güç HDP değil; fakat bunları bünyesinde toplayan kadın özgürlük mücadelesinden ekoloji mücadelesine kadar Kürt halkının taleplerinin kabul edilmesinden barış hakkını savunmaya kadar tüm bu taleplerin savunucularını kendi bünyesinde barındırabilmiş her birinin özgünlüğünü korumak suretiyle birlikte mücadele etmenin formülünü bulabilmiş, bunu hayata geçirebilmiş dünyadaki tek örnek olması da hedef haline getirilmesinin sebebidir. İddianameyi incelediğimizde de HDP’nin kapatılması kisvesi altında dile getirilmiş olsa da kadın özgürlük mücadelesi de Kürt halkının özgürlük mücadelesinin de ekoloji mücadelesinin de bu iddianamede hedef haline getirildiğini gördük.”

    “HDP KURULMADAN ÖNCE YAPILAN EYLEMLER İDDİANAMEYE KONULMUŞ”

    Dede, açıklamasında son olarak; “İddianameye baktığımızda HDP EŞ Genel Başkanlığı görevini yürütmüş arkadaşlarımız olmak üzere HDP’li olmadan hatta HDP kurulmadan önce işlenen fiillerin yine AYM iade kararına ve CMK’ya aykırı bir şekilde iddianameye konulduğuna tanıklık ettik. Başsavcının yapması gereken ve AYM’nin istediği neydi? Anayasanın 69’uncu maddesinde belirtildiği üzere HDP merkez organlarının Anayasa 68’de belirtilen fiillerin odağı olma halini gerçekleştirip gerçekleştirmediği üyelerinin faaliyetlerinin bu kapsamda zımnen ya da açıkça benimseyip benimsenmediğini sormuştu başsavcıya. Fakat buna ilişkin mütalaasında tek bir değerlendirmesi bulunmamaktadır. Bu belge, siyaseten HDP’yi demokratik siyasetin dışına itme amacıyla yazılmıştır. İddianameyle HDP’yi tasfiye operasyonlarına hukuki bir kılıf uydurmak istenmiştir, fakat Cumhuriyet Başsavcısı bu kılıfı uyduramamıştır” dedi.

    “KADINLARIN SİYASET DIŞINA İTİLMEK İSTENİYOR”

    Dede’nin ardından söz alan HDP’nin avukatlarından Maviş Aydın ise söz konusu iddianame ile kadın mücadelesinin engellenmeye çalışıldığını belirterek şunları kaydetti:

    “İddinamede yer verilen kadın eylemleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü, 8 Mart Kadınlar Günü gibi eylemlerin suç isnadı olarak yer alması ve suçlama konusu yapılması kadınların özgürlük mücadelesine karşı bir tehdit. Kadınların maruz kaldığı eşitsizlik ve ayrımcılıkla yüzyıllardır mücadele etmişlerdir. Kadın mücadelesi HDP içerisinde özgün olarak ele alınır, kadınların söz ve eylemleri sadece kadınlar tarafından belirlenir. Kadınların siyasete katılmadığı bir sistem ne yazık ki bu eşitsizliği ve haksızlığı büyütecektir. Kadınların aktif olarak siyasette yer alması gerektiğini düşünüyoruz. Kadınların siyaset dışına itilmesinin ciddi riskler taşıdığını, bugüne kadar kadınların kazandığı bütün haklara zarar vereceğini düşünüyoruz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Eş Başkanlık sistemi üzerinden ve kadınların eylemleri üzerinden örgüt bağlantısı kurulmasını kadın mücadelesine karşı tehdit olarak görüyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne kapatma davası

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne kapatma davası

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne kapatma davası açıldı. Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Bizim açımızdan bu dava da kadınların yaşam mücadelesinden, eşitlik ve özgürlük mücadelesinden ayrı değildir” denildi. 

    Yazılı açıklama yayımlayan dernek, 12 yıl önce yola çıktıklarını, öldürülen kadınların mahkemelerce kapatılmış dosyalarının kendilerine ulaştırıldığını belirtti.

    Açıklamada, şüpheli kadın ölümlerinde gerçekleri açığa çıkardıkları, tüm kadınlarla yasaların, yönetmeliklerin yapılmasının ve uygulanmasının peşine düştükleri dile getirildi.

    Platform, kadınlar, LGBTİQ+lar ve çocuklar için ‘eşitlikçi feminizmin bayrağı’nı her yerde ‘dalgalandırdıklarını’ ve ayak basılmayan bir adliye dahi bırakmadıklarını kaydetti.

    Açıklamada şöyle denildi:

    “Bugün itibariyle işte tüm bu mücadeleyi yürütmek için çabalayan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğimize, hukuksuz ve hiçbir dayanağı olmayan iddialarla ‘kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek’ suçlamasıyla fesih davası açıldığını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

    İddiaları odur ki, derneğimize yönelik muhtelif şikayet dilekçeleri mahkemece kuvvetli suç şüphesi oluşturmuş. Söz konusu dilekçeler derneğimizin ‘kadın haklarını savunmak kisvesi altında aile mevhumunu yok sayarak aile yapısını parçaladığı’ gibi somut hiçbir olguya dayanmayan yazılı başvurulardan oluşuyor. Ayrıca dosyada dernek yöneticilerimize yönelik, davaya bile dönüşmemiş, suç oluşmamış soruşturmalar dahil bir dizi kolluk kayıtları listelenmiş.

    Bu hukuksuz ve hiçbir dayanağı olmayan iddialarla bizlere suç uydurmaya çalışmak, mevcut hukuk düzeni açısından bile içler acısıdır. Biz siyasi iktidarı, savcıları, mahkemeleri kadınlar lehine göreve çağırırken, onlar bu konunun muhataplarını böylesi içi boş davalarla hedef almayı tercih ediyor. Tüm kamuoyu bilir ki bu coğrafyada Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun önünde eylem yapmadığı adliye yoktur. Bizim açımızdan bu dava da kadınların yaşam mücadelesinden, eşitlik ve özgürlük mücadelesinden ayrı değildir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP,  Anayasa Mahkemesi’ne ön savunmasını sunacak

    HDP, Anayasa Mahkemesi’ne ön savunmasını sunacak

    PİRHA- HDP’nin kapatılmasına dair, HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, ön savunmayı AYM’ye sunacak.

    Anayasa Mahkemesi’nde (AYM), HDP’nin kapatılmasına ilişkin süreç devam ediyor. Kapatma dosyasını kabul eden AYM’ye ilk ön savunma Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından bugün verilecek.

    HDP Basın Bürosu tarafından paylaşılan bilgilendirme notunda hazırlanan ön savunmanın bugün saat 16.00’da HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, HDP Parti Meclisi (PM) üyesi ve avukat Doğan Erbaş ile HDP’nin hukukçu milletvekillerinden olan Mehmet Rüştü Tiryaki’nin de aralarında olduğu partililer ön savunmayı AYM’ye sunulacağı duyuruldu.

    HDP’nin AYM’ye ön savunmayı vermesinin ardından dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’e gönderilecek. Başsavcının bir ay içinde esas hakkındaki görüşünü sunması gerekiyor. Savcılık tarafından sunulacak mütalaanın ardından HDP’ye esas savunmasını hazırlamak için bir ay süre verilecek.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’nin ek süre talebi AYM tarafından kabul edildi

    HDP’nin ek süre talebi AYM tarafından kabul edildi

    AYM, HDP’nin ek süre talebini kabul ederek, savunma için 30 gün ek süre verdi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) ek süre talebi başvurusunu karara bağladı. AYM, HDP’nin talebine olumlu karşılık vererek, 30 gün ek süre verdi.

    NE OLMUŞTU?

    Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, HDP’nin kapatılması istemiyle hazırlanan iddianameyi oy birliğiyle kabul ederek,  iddianame ile eklerinin partiye tebliğinden itibaren ön savunma için 2 aylık süre başlatmıştı. HDP Hukuk Komisyonu, verilen yasal süre dolmadan AYM’ye başvurarak, savunma için ek süre talebinde bulunmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP MYK yarın olağanüstü toplanıyor

    HDP MYK yarın olağanüstü toplanıyor

    PİRHA-HDP MYK, kapatma davasının açılması üzerine yarın olağanüstü toplanacak.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, Yargıtay’ın HDP’yi kapatma kararının ardından Meclis’te toplandı. Karara dair değerlendirmelerin yapıldığı toplantı sonrası HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, yazılı bir açıklama yapacak.

    HDP MYK, yarın Parti Genel Merkezinde olağanüstü toplanacak. Toplantı sonrası HDP Sözcüsü Ebru Günay açıklamalarda bulunacak.

    (HABER MERKEZİ)