Etiket: kapatma

  • Eğitim Sen 2 No’lu Şube’den Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılmasına tepki: Karar geri çekilmeli!

    Eğitim Sen 2 No’lu Şube’den Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılmasına tepki: Karar geri çekilmeli!

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı,  İzmir’in Foça ilçesinde 179 öğrencinin eğitim gördüğü Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapanmasına ilişkin yazı gönderdi. Kapatma kararının geri çekilmesini isteyen, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, “Başarılarıyla örnek olmuş bir spor lisesinin kapatılması; eğitimde sürdürülebilirlik, fırsat eşitliği ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmamaktadır” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanlığı, İzmir’in Foça ilçesinde 179 öğrencinin eğitim gördüğü Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapanmasına ilişkin yazı gönderdi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube, yazılı açıklama yaparak kapatma kararına tepki gösterdi. Okulda öğrenim gören 179 öğrencinin Karşıyaka Mustafa Kaya Spor Lisesi’ne nakledildiği belirtilen açıklamada, mevcut okul ve pansiyon binalarının ise Foça Halim Foçalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ ne tahsis edileceği belirtildi.

    Alınan kararın öğrencilerin sportif gelişimleri, akademik devamlılıkları, aile yaşamları ve öğretmenlerin çalışma koşulları açısından ciddi mağduriyetlere yol açacağı belirtilen açıklamada,  eğitimin planlı ve süreklilik gerektiren bir süreç olduğu ve gerekli görüşler alınmadan yapıldığı için moral ve motivasyon kaybına yol açacağına dikkat çekildi.

    “ÖĞRENCİLERİN EMEĞİ SEKTEYE UĞRATILACAK”

    Başarıya imza atmış spor lisesinin kapatılmasının eğitimde sürdürülebilirlik, fırsat eşitliği ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı kaydedilen açıklamada, yaşanan mağduriyetlere ilişkin şunlar ifade edildi:

    “Pansiyonda kalan 47 öğrencinin nakil sürecinde genel anlamda bir sorun yaşanmayacağı ifade edilse de bazı öğrencilerin mevcut eğitim ortamlarından ayrılması çeşitli nedenlerle mümkün görünmemektedir. Bu öğrencilerin bir kısmının turizm ve otelcilik alanına yönlendirilmesinin planlandığı belirtilmektedir. Oysa özellikle 12. sınıfta öğrenim gören bir öğrencinin üç yıl boyunca spor lisesi müfredatıyla eğitim aldıktan sonra son yılında farklı bir okul türüne geçmek zorunda bırakılması, öğrencinin ilgi, yetenek ve gelişimine uygun eğitim alma hakkıyla açıkça çelişmektedir. Böyle bir uygulama hem akademik hem sportif gelişimi sekteye uğratacak, yılların emeğini boşa çıkaracaktır.”

    Açıkmada ayrıca öğretmenlerin de hak kayıpları ve mağduriyetler yaşayacağına dikkat çekildi.

    “KAPATMA KARARI GERİ ÇEKİLMELİ”

    Mevcut okul ve pansiyon binasına Foça Halim Foçalı Turizm Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi’nin taşınmasının planlandığı ancak binaların turizm eğitiminin gerektirdiği uygulama alanları ve atölye altyapısı açısından yeterli donanıma sahip olmadığı belirtilen açıklamada, eğitim planlaması yapılırken öğrencilerin nitelikli eğitim hakkı yerine idari tasarrufların öncelendiği ileri sürüldü.

    Foça Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılması kararının geri çekilmesi istenen açıklamada, eğitimcilerin, öğrencilerin ve velilerin değerlendirmelerinin göz önüne alınması gerektiği kaydedildi.

    PİRHA-İZMİR

     

  • Dersim Mazgirt’te lise kapandı, veliler tepkili: Lisenin yeniden açılmasını istiyoruz

    Dersim Mazgirt’te lise kapandı, veliler tepkili: Lisenin yeniden açılmasını istiyoruz

    PİRHA-Dersim’in Mazgirt ilçesinde bulunan Fatih Çok Programlı Anadolu Lisesi, öğrenci sayısının yetersiz olduğu gerekçesiyle kapatılmasına veliler tepki göstererek, “Biz veliler olarak yeniden ilçemizde lisenin açılmasını istiyoruz” dedi.

    Dersim’in Mazgirt ilçesinde bulunan Fatih Çok Programlı Anadolu Lisesi, öğrenci sayısının 16’ya düşmesi gerekçesiyle kapatıldı. Önceki dönem AKP’li Belediye Başkanı Murat Becerikli tarafından öğrenci yurdunun yıkılması, öğrenci sayısının düşmesindeki en önemli neden olarak gösteriliyor. Öğrenci yurdunun yıkılması nedeniyle ilçedeki öğrencilerin bu yılki kayıtlarını Dersim merkez ve Mazgirt’in Akpazar beldesindeki okullara yaptırdı.

    Öğrenci velileri ve Eğitim-Sen Dersim Şubesi, Mazgirt ilçesinde bulunan tek lisenin kapatılmasına tepki gösterdi.

    “İLÇEMİZDEKİ LİSENİN YENİDEN AÇILMASINI İSTİYORUZ”

    Çok mağdur olduklarını ifade eden öğrenci velisi İbrahim Tayhava, “İlçede lise kapanıyor ama Akpazar beldesinde lise açılıyor bu nasıl bir sistem. Benim çocuğum nasıl Dersim merkeze ya da Akpazar’a gidecek. Ben zaten asgari ücretle çalışıyorum biz aile olarak bunu nasıl karşılayacağız. Talebimiz ilçemizdeki lise yeniden açılsın” dedi.

    Mazgirt’te lise kapandığı için Dersim merkeze gideceklerini ve çok mağdur olduklarını belirten öğrenci velisi Dağıştan Şahin, “İlçemizde öğrenci yurdu vardı o yıkıldığı için buraya öğrenci de gelmiyor. Biz yeniden ilçemizde lisenin açılmasını istiyoruz” diye belirtti.

     “MAZGİRT’İN TEK LİSESİ KAPATILAMAZ”

    Eğitim-Sen Dersim Şubesi, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi:

    “Bir ilçedeki tek lisenin kapatılması, eğitim hakkının açıkça gasp edilmesidir. Gençlerin kendi ilçelerinde nitelikli eğitime erişimini engelleyecek bu adım, öğrencileri, velileri ve eğitim emekçilerini mağdur etmekte; uzun vadede ilçedeki nüfusun azalmasını hızlandırmakta ve ilçenin yaşam kalitesini düşürmektedir. Mazgirt, öğrencisine lise eğitimi dahi sunamayan bir ilçe olarak anılması halinde ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda da geriye gidecektir. Bu karar, Mazgirt halkının, öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin görüşü alınmadan, merkezden dayatılan tepeden inme bir uygulamadır. Yerelin sesini ve halkın iradesini yok sayan bu anlayış, yalnızca eğitim hakkını değil, demokratik katılım hakkını da hiçe saymaktadır.

    Eğitim Sen Dersim Şubesi olarak Mazgirt’in tek lisesinin kapatılmasının ilçenin geleceğini karartmak olduğunu açıkça ifade ediyor ve buna en güçlü şekilde itiraz ettiğimizi belirtiyoruz. Eğitim hakkı hiçbir gerekçeyle sınırlandırılamaz, hiçbir rakamla pazarlık konusu edilemez. İlkesel olarak herkes için laik, bilimsel, demokratik ve ana dilinde eğitim hakkını ve öğrencilerin bir öğün sağlıklı yemek ile temiz içme suyu hakkını savunmaya devam ettiğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Çocuklarımızın geleceğini karartmaya yönelik her girişimin karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • FEDA’dan, Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatan Irak’a tepki

    FEDA’dan, Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatan Irak’a tepki

    PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu, Irak’ın Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. FEDA, “Irak devletinin Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatması, Irak’ın ve Kürdistan Bölgesel Yönetimin, Şengal Özerk Yönetimi üzerindeki baskıda kararlı olacaklarını ve sistematik olarak yürütülen kırım politikasında ısrarcı olacaklarını göstermiştir” dedi. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Irak’ın Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “KANLI ELLERİNİZİ MAZLUMLARIN YAKASINDAN ÇEKİN”

    Açıklamada, “DAİŞ tarafından gerçekleştirilen soykırımın 10. yılında Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni kapatması, Irak’ın ve Kürdistan Bölgesel Yönetimin, Şengal Özerk Yönetimi üzerindeki baskıda kararlı olacaklarını ve sistematik olarak yürütülen kırım politikasında ısrarcı olacaklarını göstermiştir.
    Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni yasaklama kararı ile verilen mesaj açık ve nettir. Özgürlük isteyen, siyasi statü talebinde bulunan ve iradesine sahip çıkan Êzidîlere yaşam hakkı yoktur demek istenilmektedir. Êzidîlere katliam ve fermanlarla geçen kaderlerine kayıtsız şartsız razı olmayı dayatan egemen anlayışı kabul etmiyor, Irak hükümetini bu yanlıştan geri dönmeye çağırıyoruz” denildi.

    “ÊZİDİ TOPLUMUNUN ÖZGÜRLÜK VE STATÜ TALEBİ MEŞRUDUR”

    FEDA, “Êzidî toplumunun özgürlük ve statü talebi meşrudur” diyerek şöyle devam etti:

    “Bu meşruiyete saygılı olması gerekenlerin yasaklama ve askeri kuşatmada ısrar etmelerini tarih affetmeyecek, halkımız nezdinde onların bu kirli zihniyetleri yok hükmündedir. Irak hükümetinin Türk devletinin istemleri doğrultusunda hareket etmesinin Irak’ın çıkarlarına hizmet etmeyeceği açıktır. Türkiye’nin yasakçı, inkarcı zihniyetinden esinlenerek Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni yasaklayanlar iyi bilmelidirler ki, Êzidî toplumu, savunduğu özgürlükçü paradigma ve demokratik toplumdan asla vazgeçmeyecek, kendi kendisini yönetme kararı ve bilincindedir. Kanlı ellerinizi mazlumların yakasından çekin.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sancar: Parti kapatılmayacaktır, kapattırmayacağız; saldırıları halk püskürtecek!-VİDEO

    Sancar: Parti kapatılmayacaktır, kapattırmayacağız; saldırıları halk püskürtecek!-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisine açılan kapatma davasının avukatlığını halkın yapacağını vurgulayarak, “Bu davada pek çok hukukçu olacaktır ama bu davanın gerçek avukatı bizatihi halktır. Cevabını halk verecektir. Nasıl verecek? HDP’yi her alanda sahiplenerek verecektir. HDP’ye yöneltilen bu hukuksuz, vicdansız, kirli saldırılara karşı halk desteğini büyüterek göğüsleyecek ve püskürtecektir” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Kobanê Davası ve partisinin kapatma davası üzerinde çalışacak olan “Hukuk Bürosu”nu ziyaret etti.

    Ziyarette basına açıklamalarda bulunan Sancar,  sırasında kapatma davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kapatma davasına ilişkin hazırlanan ilk iddianameyi reddetme gerekçelerinin yeni iddianamede de olduğunun altını çizen Sancar, “AYM’nin iddianameyi bize tebliğ edilmesini bekliyoruz. Bizler ile ilgili isnatların neredeyse tamamı yaptığımız konuşmalar ve hayali suçlamalar üretmişler, hatta esnaf gazilerimizden anayasal haklarımızı kullandığımız her eylemimizden bir kapatma gerekçesi üretmiş” dedi.

    “HUKUKİ BOYUTU CİDDİYE ALIYORUZ”

    Sancar, Bu iddianamenin bir temeli yok hukuki zeminde tartışmak meselenin özünü gözden kaçırmak olacağının altını çizerek, şunları ifade etti:

    “ Önümüzde bir süreç bunun da hukuki bir boyutu bulunuyor, biz de bu hukuki boyutu ciddiye alıyoruz. Yapacağımız çalışmalar, bu ofiste farklı çevrelerden hukukçu arkadaşlarımızla yapacağımız çalışmalar tarihe kayıt olarak geçecek bir belge üretme amacında olacaktır. Şüphesiz AYM üyelerini ikna etmek gibi bir hedefimiz de var. AYM üyelerinin büyük çoğunluğunun vicdanla ve hukuk temelinde hareket edecekleri beklentilerimi koruyorum. AYM’nin bu süreci bu sürecin işleyiş şeklini ve iddianamenin kendisini dikkate aldığı takdirde bu davadan bir kapatma kararı çıkmaması gerekiyor.”

    MHP’nin, HDP’nin kapatılması için yoğun bir kampanya yürüttüğüne işaret eden Sancar, “İddianameyi kökten reddetmiş olsaydılar bugün Türkiye’de gelecekte demokrasinin yolunun açılması ve hukuk devletinin kurumsallaşması yönünde toplumun tümüne bir umut vermiş olacaklardı. Çok güçlü bir savunma yapacağız. Bunun da amacı, Türkiye’de bu hukuksuzlukların önüne geçme mücadelesine, güçlü bir hukuksal zemin yaratmaktır. Bizim için hukuk mücadelesi de demokratik siyasal mücadelenin önemli bir alanıdır. Bunu da yapacağız” diye konuştu.

    “DAVANIN AVUKATI HALKTIR”

    Davanın gerçek savcıları iktidar ortakları olduğunu vurgulayan Sancar, şunları söyledi:

    “Bu davada pek çok hukukçu olacaktır ama bu davanın gerçek avukatı bizatihi halktır. Cevabını halk verecektir. Nasıl verecek? HDP’yi her alanda sahiplenerek verecektir. HDP’ye yöneltilen bu hukuksuz, vicdansız, kirli saldırılara karşı halk desteğini büyüterek göğüsleyecek ve püskürtecektir.

    Bu dava sadece HDP hakkında açılmamıştır. Bu ülkedeki barış demokrasi özgürlük eşitlik fikrine karşı açılmıştır. Bu dava, bu ülkede daha iyi bir gelecek umudu kurmaya karşı açılmıştır. Bu dava, Türkiye’de barışa, demokrasiye, adalete inanan herkesi mi hedef almıştır. Davaya karşı ikirciksiz, amasız, fakatsız net tutum takınmak bir demokratlık sınavı haline gelmiştir. Burada yalpalayan kim olursa olsun bu sınavdan çok fena çakmış olacaktır.”

    “Parti kapatılmayacaktır, kapattırmayacağız” diyen Sancar, “Bunun da halkın desteği ve gücüyle, demokrasi güçlerinin ortak çabasıyla gerçekleştireceğiz. Ama eğer HDP kapatılırsa o zaman en başta seçimlerde, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek şekilde ağırlığımızı, etkimizi, gücümüzü en net şekilde ortaya koyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Herkes planlarını da oyunlarını da ona göre kursun. Biz buradayız, halk ile birlikte ayaktayız yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz, büyüyerek ilerleyeceğiz. Büromuzda sık sık bir araya geleceğiz, sadece hukukçu arkadaşlarımız değil biz eşbaşkanlar olarak da bazen çalışlarımızı burada yürüteceğiz. Önümüzdeki zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz da yine benzer sohbetleri sizlerle yaparız” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Yargı eliyle HDP’yi siyasetten tasfiye etmeyi hedefliyorlar’-VİDEO

    ‘Yargı eliyle HDP’yi siyasetten tasfiye etmeyi hedefliyorlar’-VİDEO

    PİRHA-HDP İzmir İl Örgütü HDP’nin kapatılma davası olarak adlandırılan Kobani Davası’na ilişkin Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada, “Fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler” denildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü HDP’nin kapatılma davası olarak adlandırılan Kobani Davası’na ilişkin Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. ‘HDP Kapatılamaz Halkların İradesi Teslim Alınamaz’ yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında sık sık, “HDP halktır halk burada”, Faşizme karşı omuz omuza”, “Kobani Sönmedi Sönmeyecek”, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganları atıldı. Basın açıklamasını HDP İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür tarafından okundu. Çeşitli parti temsilcilerinin de katıldığı basın açıklamasında HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da söz aldı.

    “KOBANİ DAVASI BİR KUMPAS DAVASIDIR”

    Davanın AKP-MHP ittifakının topluma dayattığı rejimi tahkim etmek amacıyla siyasi talimatla hazırlanmış bir kumpas davası olduğun değinen Tekgür davanın demokrasiyi boğmayı amaçladığını ve IŞİD zihniyetinin sürdüğünü gösterdiğini dile getirdi.

    Davanın HDP’nin tasfiye edilmesini amaçladığını ifade eden Tekgür, “Protestolar yaşandıktan 6 yıl sonra dava açılması bu hakikati ortaya koymaktadır. AKP-MHP iktidarı bugün her alanda Kürtlere ve demokrasi güçlerine saldırmakta, bu saldırı ve inkar politikası da mafyalaşma ve çeteleşmeyi yeniden üretmektedir. Siyaset mafya ortaklığı Susurluk’ta kamyon kazasıyla ortaya saçılmıştı bugün mafya liderinin itiraflarıyla ortaya dökülmektedir. Bunların sonlanması ancak savaş ve inkar politikalarının sonlanmasıyla mümkündür” diye konuştu.

    ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Tekgür, yaşananların AKP-MHP iktidar blokunun içine düştüğü derin acizliği gösterdiğini sözlerine ekleyerek, “Fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler. Bu saldırganlıkları yaşadıkları derin korkudan kaynaklanmaktadır. HDP, sadece bir parti değil aynı zamanda bir fikriyattır. Bu fikir etrafında milyonlarca insan kenetlenmiş durumdadır. Milyonlarca insan siyasi iradesine ve geleceğine sahip çıkacaktır” dedi.

    Tekgür, son olarak tüm demokrasi güçlerini, toplumsal ve siyasal muhalefeti ve yurttaşları ortak mücadeleye çağırdı.

    “HDP’YE SALDIRININ AMACI RANTLARINI SÜRDÜRMEK İSTEMELERİDİR”

    Açıklamada söz alan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ise 7 Haziran sürecinden sonra AKP iktidarının HDP’yi yok etmek için elinden geleni yaptığına dikkat çekti. Kemalbay, AKP iktidarının HDP’ye yönelik saldırılarının altında rantlarını sürdürmek olduğuna işaret ederek, “AKP iktidarı çete mafyasıyla koalisyon kurarak HDP’yi tasfiye etmeye çalışıyorlar. Düşman gördükleri Kürt halkına karşı baskı politikalarını sürdürüyorlar. HDP’ye siyasi olarak yenemeyenler kumpas kurarak siyasetten uzaklaştırmak için darbe yapıyorlar. Biz her türlü bedeli göze almış bir parti olarak diyoruz ki; elinizden geleni ardınıza koymayın. AKP gırtlağına kadar suça bulaşmış durumdadır. HDP’ye yönelik olan saldırının sebebi rantlarını sürdürebilmek içindir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkmıştır’-VİDEO

    ‘Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkmıştır’-VİDEO

    PİRHA- HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davaya tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğer siz siyasi partileri düşman olarak görüp siyasi partiyi Yargıtay’a talimat verip kapatırsanız orada demokrasi yoktur. Demokrasi bütün partiler için olmalıdır. Hakem halktır” dedi.  

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında HDP’nin kapatılma davasına, mafya başının açıklamaların da bulunduğu gündeme ilişkin konuştu.

    Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi bu bataktan çıkaracağız. Ülkeye temiz, ahlaklı siyaseti getireceğiz. Farklı görüşler, farklı siyasi anlayışlar kavga konusu değil, zenginlik olmalı” derken, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya seslenerek, “Sen o üniversiteye bırak rektör olmayı, orada ders verecek kapasiteye bile sahip değilsin” dedi.

    “HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ BİR ŞEYTANDIR”

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle açılan davaya “Demokrasinin var olduğu bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız” diyerek tepki gösteren Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle sürdürdü:

    “Savcı siyasi otoritenin tavrıyla harekete geçiyorsa orada demokrasiyi yok ediyorsunuz demektir. Düşünceden ve ifadeden korkmayacaksınız. Eğer siz siyasi partileri düşman olarak görüp siyasi partiyi Yargıtay’a talimat verip kapatırsanız orada demokrasi yoktur. Demokrasi bütün partiler için olmalıdır. Hakem halktır.  Parti kapatmaya yönelik her hangi bir eylemi doğru bulmuyoruz, partilerin seçime katılmasını engellemeye yönelik hiçbir hareketi doğru bulmuyoruz. Demokrasi aynı zamanda adaletin kökleştiği rejim demektir. Milli iradeye duyduğumuz saygı sadece HDP için değil. Ankara, Balıkesir büyükşehir belediye başkanları zorla istifa ettirildiğinde onların da hakkını savundum. Niçin, ben inançlı bir insanım. Bana göre haksızlık karşısında susan dilsiz bir şeytandır.”

    “TC BİR KABİLE DEVLETİ Mİ OLDU, NEREDE BU SAVCILAR?” 

    Suç örgütü başı Sedat Peker’in açıklamalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Saraydan tek cümle yok. Niçin? Gırtlağına kadar lağım çukurunda olan bir siyasi iktidarın Türkiye’ye yararı olamaz. Ben lağım borusu dedim, meğer çukurun içinde bunlar. Koku bütün ülkeyi, dünyayı sardı, saray hissetmiyor. Çünkü lağım orada. Onlara oy veren kardeşlerime sesleniyorum. Bu kadar koku dünyaya yayılmışken neden kimse konuşmuyor? Neden savcılar harekete geçmiyor. TC bir kabile devleti mi oldu, nerede bu savcılar. Ben konuşunca 24 saat bile geçmeden harekete geçiyorlar, lağım basmış, yolsuzluklar diz boyu bir Allah’ın kulu kalem bile oynatamıyor. Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkmıştır. Yargı asla ve asla tarafsız ve bağımsız değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletinde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur” ifadelerini kullandı.

    “UTANMADAN 128 MİLYAR DOLAR SORUSU SORULUR MU DİYORLAR” 

    Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağının mafya olduğunu belirterek, “Mafya bozuntuları için özel yasa çıkarmadılar mı, mafya önünde el pençe durmadılar mı?” diye sorarak, şunları dile getirdi:

    “Mafya bozuntuları için özel af kanunu çıkarırsınız, harp okulu öğrencileri, Osman Kavala, Demirtaş, avukatlar içeride. Bu mu adalet. Faili meçhul cinayetlerinin araştırılması lazım. Erdoğan söz vermişti bulacağım diye Cumartesi Anneleri’ne. Cumartesi anneleri var, kayıpların eşleri, evlatları var… Erdoğan, faili meçhuller aydınlatılacak, evladınızın mezar yerini göstereceğiz diye söz vermişti. Ne oldu? 128 milyar dolar bu milletin parasıydı. Utanmadan 128 milyar dolar sorusu sorulur mu diyorlar. Bu soruyu sormazsak neyi soracağız?”

    PİRHA/ANKARA 

     

  • Cemil Kırbayır dosyası zaman aşımından kapatıldı

    Cemil Kırbayır dosyası zaman aşımından kapatıldı

    Yargıtay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “araştırılacak” sözü verdiği Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin açılan dosyayı zaman aşımı gerekçesiyle kapattı.  

    Ardahan’ın Okçu köyünde 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bir gün sonra evinde gözaltına alınan Cemil Kırbayır’ın kaybedilmesine ilişkin 2014 yılında yeniden başlatılan soruşturma kararı bozuldu. Yargıtay, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin olaya dair yeniden soruşturma açılmasını sağlayan kararını bozarak, dosyayı zaman aşımından kapattı.

    BERFO ANA’YA VERİLEN SÖZ

    Kısa Dalga’dan Kemal Göktaş’ın haberine göre, Yargıtay, zaman aşımının 2002 yılında dolduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’nın “kanun yararına bozma” talebini yerinde buldu. Yargıtay, kamu görevlilerinin işlediği öldürme suçlarında zaman aşımı işlemeyeceğine ilişkin 2004 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile 12 Eylül döneminde işlenen suçlarla ilgili dokunulmazlık sağlayan Anayasa’nın geçici 15. Maddesinin kaldırılmasına ilişkin 2010 Anayasa değişikliğinin dosyanın zaman aşımına girmesine engel oluşturmayacağını savundu. Böylece, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cemil Kırbayır’ın annesi Berfo Kırbayır’a verdiği söz de gerçekleşmemiş oldu.

    NELER YAŞANDI?

    Resmi olmayan kayıtlara göre 17 bin 500 faili meçhul cinayetin kurbanlarından biri olan Cemil Kırbayır, 12 Eylül 1980  askeri darbesinden bir gün sonra Ardahan’ın Okçu köyündeki evinde gözaltına alındı ve o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Oğlunun kaybedilmesinin ardından çalmadık kapı bırakmayan Berfo Kırbayır, 5 Şubat 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Dolmabahçe Sarayı’na davet ederek görüştüğü Cumartesi Anneleri içinde yer aldı. 103 yaşındaki Berfo Anne’yi dinleyen Erdoğan’ın talimatı sonucu Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun 9 Şubat 2011 tarihli toplantısında “gözaltında iken kayboldukları iddia edilen kişilerin akıbetinin araştırılması” amacıyla bir alt komisyon kurulması kararı alındı.

    Komisyon, yaptığı araştırma sonucu 350 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporun sonuç bölümünde “Komisyonumuz; Cemil Kırbayır’ın gözaltında iken işkence gördüğüne, bu işkence sonucunda hayatını kaybettiğine ve cesedinin ölümüne sebebiyet veren sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığına inanmaktadır” yazıldı. Komisyon, Cemil Kırbayır’ın gözaltında iken işkence ile öldürüldüğü iddiasıyla ilgili olarak, sorgulamayı yapan üç birim olan Emniyet, MİT ve Sıkıyönetim Komutanlığının o dönemdeki görevlileri ve yetkilileri ile dönemin sıkıyönetim komutanı hakkında, Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak, elindeki tüm bilgi, beyan ve belgeleri Adalet Bakanlığı aracılığı ile savcılığa gönderdi.

    Bunun üzerine Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011/899 nolu yeni bir soruşturma başlattı. Soruşturma sırasında arşivde 2002/911 nolu takipsizlik kararı bulundu. Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesinden 6 yıl sonra, Kars Savcılığı bir soruşturma başlatmış ancak soruşturmada 2002 yılında takipsizlik kararı vermişti. Söz konusu 2002/911 nolu takipsizlik kararı ise aileye tebliğ dahi edilmemiş dosya böylece kapatılmıştı. Bu karar 2014 yılında aileye tebliğ edildi. Aile hemen Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, söz konusu takipsizlik kararının kaldırılmasını talep etti. Mahkeme takipsizlik kararını kaldırdı.

    YARGITAY ZAMANAŞIMINDAN DOLAYI DOSYAYI KAPATTI

    Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı 14 Kasım 2019 tarihinde “kanun yararına bozma” talebiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü’ne gönderdi ve Cumhuriyet Savcılığınca 2002 yılında zaman aşımı nedeniyle verilmiş olan takipsizlik kararını kaldıran Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014 tarihli kararının kaldırılmasını istedi. Bakanlık, 25 Şubat 2020 tarihinde Yargıtay’a başvurarak dosyada zamanaşımı bakımından “kanun yararına bozma” kararı verilmesini talep etti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Bakanlığın talebini kabul ederek yerel mahkemenin kararını bozdu ve dosyayı zamanaşımından kapattı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Anayasa Mahkemesi, HDP iddianamesini iade etti

    Anayasa Mahkemesi HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianameyi Yargıtay Başsavcılığı’na iade etti.

    AYM, HDP’nin kapatılması talebiyle düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin gerekçeli kararı açıkladı.

    Kararda, “İddianamede, devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerde bulundukları ileri sürülen kişilerin eylemlerinin belirlenmesi bakımından eksiklikler bulunmaktadır” denildi.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi’nin belirlediği eksikleri tamamladıktan sonra iddianameyi tekrar Yüksek Mahkemeye gönderebilecek.

    İddianamenin Yüksek Mahkeme’ye ulaşmasının ardından yeniden raportör görevlendirilecek ve AYM Genel Kurulu belirlenecek bir günde ilk incelemeyi yapacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘AKP-MHP iktidarı şunu çok iyi bilmeli ki, asla boyun eğmeyeceğiz’-VİDEO

    ‘AKP-MHP iktidarı şunu çok iyi bilmeli ki, asla boyun eğmeyeceğiz’-VİDEO

    PİRHA- HDP Mersin İl Örgütü, Emek ve Demokrasi Platformu’nun destek verdiği açıklamasıyla, “AKP-MHP iktidarı şunu çok iyi bilmeli ki, ne yaparsa yapsın, asla boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz ve demokratik siyasetten asla taviz vermeyeceğiz, demokratik direnişimizi kararlı bir mücadeleyle sürdüreceğiz” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Örgütü ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda yapılmak istenen açıklama polis tarafından engellendi.

    Emek Demokrasi Platformu bileşeni kurumlar engellemeyi protesto ederek sloganlarla HDP İl binasına yürüdü.

    HDP İl binası önünde bir araya gelen kitle basın açıklaması yaptı.

    Polis ablukası altında açıklama yapan HDP Mersin İl Eşbaşkanı Mehmet Alış, aynı gün içerisinde hem Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesinin, hem partilerine dönük kapatma davası açılmasının, sadece halkın iradesine değil aynı zamanda Türkiye’deki hak ve hukuka vurulan açık bir darbe olduğunu belirtti.

    “MİLYONLARCA İNSAN SİYASİ İRADESİNE VE GELECEĞİNE HER ZAMAN SAHİP ÇIKACAKTIR”

    “AKP ve MHP ittifakı fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler” diyen Alış, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “HDP’yi bir bina olarak gören zihniyet ilk seçimde bunun böyle olmadığını görecektir. Çünkü HDP, sadece bir parti değil aynı zamanda büyük insanlığı hedeflemiş çok güçlü bir fikriyatın kendisidir. Bu fikriyat etrafında milyonlarca insan kenetlenmiş durumdadır. Milyonlarca insan siyasi iradesine ve geleceğine her zaman sahip çıkmıştır ve her zaman sahip çıkacaktır. AKP-MHP iktidarı ise demokratik meşruiyetini yitirmiş, zor ve baskı aygıtlarıyla ayakta durmaya çalışmaktadır. AKP-MHP iktidarı şunu çok iyi bilmeli ki, ne yaparsa yapsın, asla boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz ve demokratik siyasetten asla taviz vermeyeceğiz, demokratik direnişimizi kararlı bir mücadeleyle sürdüreceğiz. Bilinmelidir ki, sahip olduğumuz tarihsel mücadele geleneğiyle, bu karanlık süreci de atlatacağız.”

    PİRHA/MERSİN

  • Bu akşam milyonlar havuz medyasını KAPATıyor

    Bu akşam milyonlar havuz medyasını KAPATıyor

    Birleşik Haziran Hareketi, dezanformatif haberlerle nefret ve yalan saçan havuz medyasını protesto için kapatma çağrısı yaptı.

    Havuz Medyası Yalan Makinası! çok yakında KAPATıyoruz ! Bunları izlemeye devam etmeyin!” diyen HAZİRAN, OHAL döneminde kapatılan yayın kuruluşlarını hatırlattı.

    Çağrıda TRT için “Halkın parasıyla halka yalanlar anlatıyor” denilirken, AKP’nin çeşitli dönemlerde ele geçirdiği medya kuruluşları sıralandı. HAZİRAN, “Bunları izlemeye devam etmeyin” diyerek çağrıda bulundu.

    HAZİRAN’ın çağrısında şu ifadelere yer verildi:

    “Öyleyse #TamamKapatıyoruz

    Türkiye, AKP-MHP eliyle baskın bir seçime giderken medyada tek seslilik hakim kılınmaya çalışıyor. AKP medyanın yüzde 96’sını kontrol ediyor. Televizyonlar tek bir adayın propaganda araçlarına dönmüş durumda. Göstermelik birkaç haber hariç cumhur ittifakının adayları dışındaki sesleri duymak imkansız. Referandumda bu ülkenin en az yarısının oy verdiği hayır seçeneği nasıl yok sayıldıysa şimdi de tamam diyenlerin sesi kısılıyor.

    Öyleyse tamam! Biz bu ülkede üreten, düşünen, emeği ile geçinen, vergisini ödeyen milyonlarız. Gücümüzün farkındayız. İktidardan rant kapma telaşı ile susturulmuş, havuza atlamış patronların televizyonlarına gücümüzü gösteriyoruz.

    18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.00’de milyonlar olarak televizyonları kapatıyoruz.

    Bu ülkede milyonların siyasi tercihlerini yok saydınız madem, #TamamKapatıyoruz”