Etiket: kar-def

  • KAR-DEF’ten Karakoçan’a yardım kolisi kampanyası

    KAR-DEF’ten Karakoçan’a yardım kolisi kampanyası

    PİRHA – KAR-DEF, koronavirüs salgını nedeniyle ihtiyaç sahibi ailelere ‘Dayanışma yaşatır’ diyerek yardım kampanyası düzenliyor. Kampanyaya dayanışma çağrısı yapılarak, bu süreçte biz olabilmenin önemine vurgu yapıldı. 

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) koronavirüs salgını nedeniyle geçim sıkıntısı yaşayan ailelere destek için yardım kampanyası düzenliyor. ‘Dayanışma yaşatır’ denilerek başlatılan kampanyayla Elazığ Karakoçan merkezde ihtiyaç sahibi ailelere destekte bulunulacak.

    “BUGÜN BİZ OLABİLMENİN ANLAMI DAHA DA BÜYÜK”

    KAR-DEF, yardım kolisi kampanyasına ilişkin şu açıklamada bulundu:

    “İnsanlık koronavirüs dolayısıyla, tarihinin en zor dönemlerinin birinden geçiyor. Böyle zor bir süreçten geçerken üstüne koronavirüs de gelince, yaşamsal sorunlar hayatı çekilmez yaptı. Bunun sonucunda, işini kaybeden, işten çıkarılan, ücretsiz izne çıkarılan, iş yerini kapatan, kiracı olup hiç bir geliri olmayan ve çok ciddi bir yaşamsal sorunla karşı karşıya olan ve sayıları milyonları geçen insanlarımız var. KAR-DEF yılladır her platformda, “Ben değil, Biz” diyerek mücadele içerisinde. Bugün biz olabilmenin anlamı dahada büyük.”

    KAMPANYAYA DAYANIŞMA ÇAĞRISI

    KAR-DEF, bu zor dönem de Karakoçan’da ikamet eden gerçek ihtiyaç sahibi aileler için başlatılan kampanaya için dayanışma çağrısında da bulundu. Çağrıda, “Hayır sever dostlarımızdan, esnaflarımızdan, işadamlarımızdan, kurumlarımızdan ihtiyaç sahiplerine destek olabilmemiz adına, DAYANIŞMA YAŞATIR, KAR-DEF’in KOLİ YARDIM KAMPANYASINA katkılarınızı bekliyoruz” denildi. (HABER MERKEZİ)

     

  • KAR-DEF Peri’nin Sesi Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı

    KAR-DEF Peri’nin Sesi Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı

    PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu’nun, çalışmalarını yeni bir solukla zenginleştirme hedefiyle ortaya çıkardığı ‘KAR-DEF Peri’nin Sesi Kültür Sanat Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu, ‘Biz birlikte daha güçlüyüz’ şiarıyla çıkardığı KAR-DEF Peri’nin Sesi Kültür Sanat Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı.

    KAR-DEF, derginin tanıtımını şöyle yaptı:

    “KAR-DEF Peri’nin Sesi, öncelikle bölgemize ait kültür sanat ve edebiyatımızın tanıtılıp bizlere ulaşabilmesinin bir aracıdır. Bilimsel nitelikte, hem halkın, hem de edebiyat çevrelerinin okuyabileceği bir sanat kültür dergisi ile deneme, öykü, şiir, biyografi ve konusu edebiyat olan sanat yazılarıyla yola çıkmayı hedef edinerek, tanınmış yazarlara yer verirken içimizde bizleri en iyi şekilde anlatan Dep’in tanınmamış, genç nitelikli sanatçı ve edebiyatçılara da yer vereceğiz. Geniş yığınları unutarak dar bir kesime dönük ürünlerle yetinen bir kısırlığa düşmeden; amele pazarında iş bekleyen, köprü altlarında soğuktan titreyen insanlarımızı da, sepeti sırtında köylüyü, mavi tulumuyla işçiyi ve aşkını da imkanlarımız dahilinde anlatacağız.

    Dergimizin bu ikinci sayısında dergi kapağımızı ve dosya konumuzu, ülkemizin bir gerçekliği olan Elazığ depremini alarak belirlediğimizi ilgilerinize sunuyoruz. Bir sonra çıkacak olan 3’üncü sayımız sizlerin yapacağı kolektif katkılar sonucundaki zengin içeriğiyle sizin de sesiniz olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • KAR-DEF’ten öğrencilere 1 mont 1 bot yardım kampanyası

    KAR-DEF’ten öğrencilere 1 mont 1 bot yardım kampanyası

    PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu, ilköğretim öğrencilerine yönelik 1 mont 1 bot kampanyası başlattı. 

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF), Karakoçan’da okuyan ilköğretim öğrencilerine yönelik 1 mont 1 bot kampanyası başlattı.

    KAR-DEF tarafından yapılan açıklamada, “Çoğumuzun çocukluğunun geçtiği o coğrafyada, çetin kış şartlarında çok kısıtlı imkanlarla okumaya çalışan çok sayıda öğrencilerimizin olduğunu biliyoruz. Bizler Karakoçan Dernekleri Federasyonu olarak, Karakoçanın duyarlı kurumları, iş adamları, hemşerilerimiz ve dostlarımızın katkılarıyla ufakta olsa 1 mont 1 bot temin etmeye çalışarak bir katkı sunmak istiyoruz” denildi.

    “ÇOCUKLAR ÜŞÜMESİN; SİZ DE DESTEK OLUN”

    KAR-DEF’in açıklaması şöyle:

    “Bizler bu alanda kendimizi sorumlu hissediyoruz. Sizlere yönelik yaptığımız ve yapacağımız projeler akabinde toplumumuzun olumlu geri dönüşleri ve gönlünü kazanmak bizlere mutluluk veriyor. O bölgenin sivil toplum kuruluşu (KAR-DEF) olarak, geçen yıl üniversite kazanan Karakoçanlı öğrencilere burs vererek katkı yaptık. Bu yıl da bir sosyal dayanışma olarak, çocuklar kışın üşümesinler diye Karakoçan’daki ilköğretimde okuyan öğrencilerimize 1 MONT 1 BOT temin ederek katkı sağlıyoruz. Sosyal yardımlaşma anlamında da KAR-DEF olarak bu faaliyetlerin çok gerekli olduğuna, bu tür sosyal faaliyetlerimizin daha da arttırarak gerçekleştirmesini arzu ediyoruz. Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) olarak; 1 MONT 1 BOT kampanyasına şimdiden katkılarını sunan ve sunacak olan bütün Karakoçan kurumlarına ve hemşehrilerimize çok teşekkür ediyoruz. Çocuklar üşümesin, 1 MONT 1 BOT sizde destek olun, yüreğiniz ısınsın!”

    (HABER MERKEZİ)

  • KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı

    KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı

    PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) yaptığı yazılı açıklamada, 31 Mart 2019 yerel yönetim seçimlerinde, ülkedeki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, adaylara çağrıda bulunuldu. 

    Elazığ Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) 31 Mart yerel seçimlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Karakoçan ve Peri Vadisi’nde demokratik, ekolojik bir yerel yönetim için adaylara çağrıda bulunuldu.

    Türkiye’de sermayeden yana uygulanan politikalar nedeniyle doğal ve kültürel varlıkların talan edildiği ve sermaye birikimine sokulduğu belirtilen açıklamada, kentlerin, kasabaların ve köylerin betonlaştırıldığı, kentsel dönüşüm adı altında yağmalandığına dikkat çekildi.

    “MERKEZİYETÇİ POLİTİKALARA KARŞI YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENMELİ”

    Havanın, suyun ve toprağın ticarileştirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Tarım çökertildi ve gıda egemenliği şirketlerin eline geçti. Kır-kent ayrımı iyice körüklendi. Kırlar boşaldı. İstisnalar hariç, yerel yönetimlerin çoğunun verdiği hizmetlerde halkın çıkarları değil, daha fazla sermayenin çıkarları gözetildi.
    Çılgın projelerle, termik santrallerle, altın madenciliği ile, Hidro Elektrik Santralleri (HES), Jeotermik Enerji Santralleri (JES), Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES), Güneş Enerjisi Santralleri (GES), Balık Çiftlikleri ile Yeşil Yol ile Deniz Dolguları ile hava alanları, köprüler, sanayi yatırımları ile kırlar ve kentler, ovalar, yaylalar, tarım alanları, yeraltı ve yer üstü suları kirlendi ve zehirlendi, ormanlar talan edildi. Karakoçan İlçemizi de kapsayan Peri Vadisi’nde, rant projeleriyle ekolojik kırım uygulandı.”

    Açıklamada, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bu doğrultuda mücadele eden partiler ve adaylarla birlikte çalışacaklarını duyurdu.

    “YAŞAMI TEHDİT EDEN PROJELER DERHAL DURDURULMALI”

    Karakoçan’daki ve Peri Vadisi’ndeki Yayladere-Kiğı-Adaklı-Yedisu-Nazimiye-Mazgirt’deki tüm adaylara şu taleplerin alınması çağrısında bulunuldu:

    • Su, bütün canlılar için bir yaşam hakkıdır. Su, temiz, güvenilir, ulaşılabilir ve ücretsiz olmalıdır. Su havzaları korunmalı, tüm yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesinin önüne geçilmelidir. Yeraltı sularının yağmalanması son bulmalıdır. Doğal kaynak suları korunmalı, kaynak sularının 3. şahıslara tahsis edilip satılması yerine, şehir içme suyu hatlarına ilave edilerek içme suları daha kaliteli hale getirilmeli ve halkın ihtiyacı kadar ulaştırılmalıdır. Karakoçan ve diğer ilçelerde mahallelerde çeşmeler yapılarak, halkın ücretsiz bir şekilde bunlardan yararlanması sağlanmalı. Suyu hapseden ve gasp eden şirket faaliyetleri, barajlar, maden ocaklarına karşı mücadele yürütülmelidir.
    • Yerel yönetimlerde “demokrasi” hayata geçirilmelidir. Yerelde sivil ekoloji inisiyatiflerinin katılacağı mahalle komiteleri aracılığı ile ortaya çıkacak görüş ve öneriler dikkate alınmalı, yaşamı tehdit eden mevcut projelerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Belediye kaynakları artık dar bir kesime değil, halka ve doğaya aktarılması temel şart olmalıdır.

    “ALTYAPILAR TAMAMLANMALI”

    • İmar planları hazırlanırken, AVM’ler ve emlak rantı değil, sağlıklı barınma alanları, kent içi doğal alanlar, koruluklar, parklar, sanatsal kültürel eğitim mekanları, deprem toplanma alanları gibi ihtiyaçlar düşünülmelidir.
    • Kanalizasyon, drenaj, otopark, içme suyu altyapıları, arıtma tesisleri gibi gerekli altyapılar tamamlanmalıdır. Karakoçan’da kanalizasyonun olmayışı ve bunun OXİ deresine akması sonucu, insan ve canlı yaşamını olumsuz etkileyen OXİ deresinin orjinal halinin korunması, su havzalarının yapılaşmaya açılmaması çalışmalarına bir an önce başlanmalı ve bitirilmelidir.
    • Atıkların azaltılması için gerekli çalışmalar yapılmalı, plastik ve pet kullanımı tamamen yasaklanmalı, katı atık yönetim planı uygulanmalı, atıklar yerinde ayrıştırılmalı ve toplanmalı, geri dönüştürülmelidir. Karakoçan’ın bütün köylerine çöp konteyneri verilmeli, planlama ile bunların toplanması yapılabilmeli.

    “EKOLOJİK ÇOCUK PARKLARI YAPILMALI”

    • İlçelerde ücretsiz toplu taşıma yapılarak, ücretsiz Belediyecilik hizmetlerine geçilerek sosyal adalet için adımlar atılmalıdır. Ulaşım sorunu olan köylere projeler yapılmalı.
    • Sokak hayvanları için bakım merkezleri ve sığınaklar kurulmalıdır.
    • Gençlik merkezleri, kreşler ve ekolojik çocuk parkları yapılmalıdır.
    • Gençlerin uyuşturucu, alkol vs. kötü alışkanlıklarına karşı paneller tertiplenmeli, bağlarının kuvvetlendirilmesi önemle ele alınarak, oluşturulacak gençlik kamplarında gençlerimizin sosyal, sportif ve kültürel açıdan gelişmeleri sağlanmalıdır.
    • Orta ve yüksek öğrenim okumak isteyip ama imkanı olmayan gençlerimize karşılıksız burs sağlanarak okumalarına yardım edilmelidir.
    • İlçelerimizde yüksek okulda öğrenim gören öğrenciler için modern yurtlar yapılmalı.

    “ANADİL VE EĞİTİM KONUSUNDA PROJELER ÜRETİLMELİ”  

    • Toplum anadilini yaşatması varlığını koruması için, geleceğimiz olan çocuklarımıza bölgemizin anadilleri olan Kurmanci ve Zazaki’nin toplumsal alanda kullanılması, tüm hizmetlerde yer almasına kadar geliştirilmesi ve eğitimi konusunda projeler yapılmalıdır.
    • Kadınların bakmakla sorumlu tutulduğu çocuk, hasta ve yaşlı bakımının ve ev işlerinin toplumsallaştırılması için her mahallede kreş, bakım evleri, çamaşırhaneler ve yemekhaneler açılmalıdır.
    • Kadına yönelik şiddet karşısında kadınların güvenle hayata katılabileceği sığınma evlerinin devlet güvencesinde her ilçeye açılmalıdır.
    • Kadınların sağlık hakkına erişimini kolaylaştıracak kadın sağlığı birimlerinin açılması ve sosyal mekanların sayısı artırılmalıdır.
    • İlçelerde yaşayan herkesin tıbbi ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişim haklarının sağlanması ve toplum sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı önlemlerin alınması, bu konuda Türk Tabipler Birliği ve şubeleri ile istişare içerisinde belli tarihlerde, sağlık taramaları yapılmalıdır.
    • İlçelerde modern sebze ve meyve hali yapılmalı. Bu sebze meyve hallinde halkın sağlığı gözetilmeli, ilaç kalıntılı, zehirli gıdalar engellenmelidir.
    • İlçe Merkezlerinde halkın sağlığını tehdit etmeden, merkezden uzakta, her çeşit hijyenik ortamın sağlandığı, uzman veteriner kontrolünde bir canlı hayvan pazarı yapılmalı. Bu canlı hayvan pazarlarında alınacak bilimsel tedbirlerle hastalıklı hayvan satışı engellenmelidir.
    • İlçelerde, projeler hazırlanıp yerel ekolojik tarımsal üretime önem verilmeli, bu ürünlerin aracısız pazarlanması için gerekli üretici pazarları kurulmalıdır. Belediyeler üretici ve kentlinin ortak olacağı kooperatiflerin kurulmasını örgütlemeli, kaynak ayırmalı, yerel tohumlarla gıdada kendine yetebilen bir kent modeline geçerek tarım şirketlerine boyun eğmeden, halkına ucuz, sağlıklı gıda sunabilmelidir.

    “GDO’LU ÜRÜNLER YASAKLANMALI”

    • GDO’lu üretim yasaklanmalı ve önlenmelidir.
    • Geçimlik tarım için, ücretsiz su desteği sağlanmalıdır.
    • Peri Vadisi havzasındaki belediyelerin yerellere örnek belediye modeli olacak şekilde, küçük çiftçiliği desteklemek için, tarımda kullanılan makineler için halkla beraber çalışmalar yapılmalı, belediye, araç ekipmanları için tarım araçları hangarları kurmalıdır. Bu alanda kooperatif kurulmalı ve bu kooperatiflerle birlikte hareket edilmelidir.
    • Koşullar gereği göç eden bölge insanlarımızın, geri dönüşlerini sağlamak, üretime dahil edilip daha bir yaşam kurmaları için projeler yapılmalıdır.
    • Deprem fay hattının üzerinde bulanan bölgemizde deprem riski gözetilerek İmar planlaması yapılmalıdır.
    • Çevre Düzeni Planları bilimsel temellere göre hazırlanmalı, rant uğruna sık sık değiştirilmemelidir, ormanlar, yeşil alanlar, tarım alanları, meralar korunmalıdır.

    “ALEVİLERİN İNANÇ YERİ OLAN CEMEVLERİ YAPIMI DESTEKLENMELİ”

    • Kaçak yapılaşma ve ilçeleri kirleten, yaşam alanlarımızı zehirleyen, sanayi tesisleri projelerine izin verilmemelidir.
    • Tarihi kültürel yerlerin tescil edilip korunması ve yaşatılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
    • Alevi vatandaşlarımızın kendi gelenek ve görenekleri içerisinde, ibadetlerini yapabilecekleri cemevlerinin yapılması desteklenmelidir.
    • İlçemizde ve köylerimizde oluşan doğal afetler (deprem, yangın, sel, heylan) sonucunda, ekip ve ekipmanların oluşturulması ve ihtiyaçları etmek için her köyümüzde araç gereç temininin sağlanması yapılmalıdır.
    • Peri Vadisi havzasının endomik bitki türleri ve yaban hayatının şemasının çıkartılması, yasal avcılığın tamamen yasaklanması ve Peri Vadisi havzasının Milli Park statüsüne alınması için girişimlerde bulunulmalıdır.
    • Enerji ihtiyacı kamu veya enerji kooperatifleri eliyle  ve halkın gereksinimi kadar sağlanmalıdır. Atık üretmeyen bir politika ekolojik belediyecilik ile mümkündür. Enerji verimliliği ve tasarrufu ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır.
    • Belediyeler iklim değişikliğine karşı mücadeleyi sosyal adaleti temel alarak başarmalı, kömür, petrol, gaz, asfalt ve betona bağımlılıktan kurtaran politikalar uygulanmalıdır. İklim Değişikliğine Karşı Önlemler için Master Planı hazırlanmalıdır.
    • Belediyelerde özelleştirme ve taşeronlaştırmaya son verilmelidir. Halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışına uygun olarak tüm hizmetlerin, Belediye kurumları ve personeli tarafından yürütüldüğü, hizmetlerin piyasalaştırılmasına ve kâr aracı haline getirilmesine son verildiği, hizmetlerin halka ucuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde ulaştırıldığı bir yerel yönetim anlayışını benimsemelidir.
    • Tüm yerel yönetimlerde çevre koruma birimi kurulmalı ve bu birimde konusunda uzman elemanlar görevlendirilmelidir. Bu birim hava, su, toprak kirliliği açısından gerekli denetimleri gerçekleştirmeli, sonuçları halkla paylaşmalı ve önlemleri almalı, aykırılıkları sona erdirecek yaptırım uygulamalıdır,
    • Doğayı yöneten değil, doğanın bir parçası olduğunu kabul eden politikalar geliştirilmelidir.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF)  açıklamasında, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi için, halktan, emekten, doğadan yana, tüm canlıları gözeten, halkla birlikte karar veren, demokratik ve ekolojik bir yerel yöneticilik anlayışından yana olduklarını kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    PİRHA – Yöre dernekleri, 6 gündür gözaltında olan Eski HDP Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının serbest bırakılmalarını istedi.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) öncülüğünde bir araya gelen yöre dernekleri, Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının 5 Mayıs’tan beri gözaltında tutulmasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında yaptıkları basın toplantısıyla protesto etti.
    “BASKILAR KARŞISINDA YILMAYACAĞIZ”
    Toplantıda konuşan Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu Başkanı Abdulhakim Daş, tutuklamaların demokrasi ve Kürt mücadelesini geriletmek amacıyla yapıldığını söyledi. Daş, “Fakat şu çok iyi bilinsin; yıllardır bu şekilde yapılan yoğun baskılara, tutuklamalara, gözaltılara, öldürülmelere rağmen bu mücadeleden geri adım atılmadı. Geride kalanlar da bu mücadeleyi sürdüreceklerdir. Çünkü bu Türkiye’nin geleceğinin ve Kürt halkının geleceğinin mücadelesidir. Bu mücadeleden vazgeçmek demek teslim olmaktır” dedi.
    Yaşanan gözaltı ve baskılar karşısında yılmamak gerektiğinin altını çizen Daş, “Aksine daha da güçlenmemiz ve kenetlenmemiz gerekir. Türkiye’de yaşanan ittifaklar da şunu göstermiştir ki; Türkiye’de demokrasi güçlerinin ve Kürt hareketinin özgürlük ve demokrasi mücadelesini savunanların biraraya gelmekten başka şansları yoktur. Bunun için de elimizden ne geliyorsa yapmalıyız” ifadelerini kullandı. Daş, Koçak ve diğer gözaltına alınan kişilerin yanında olduklarını ifade etti.
    “ASİYE KOLÇAK’IN AİLESİ DEMOKRASİ GÜÇLERİDİR”
    Divriği Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Polat da, yaşanan baskılara dikkat çekerek, “Halkların kardeşliğini ön planda tutarak bu seçimin demokratik bir şekilde yapılması için elimizden ne geliyorsa gereken çabayı göstermek zorundayız” dedi.
    Gözaltındaki Asiye Kolçak’ın kızı Ruken Kolçak da, “Asiye Kolçak’ın ailesi tüm demokrasi güçleridir, tüm devrimci halkımızdır. Bu uğurda mücadele eden tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Onları onurlu mücadelesinde yalnız bırakmayacağız” dedi.
    “GÖZALTINDAKİLER SERBEST BIRAKILMALI”
    Ortak açıklama yapan KAR-DEF Başkanı Abdulaziz Akyol da, gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi. OHAL ile birlikte muhalif kesimlere yönelik baskıların arttığını dile getiren Akyol, “Demokrasinin kırıntısından bile bahsedilmediği bu OHAL sürecinde, mevcut iktidarın erken seçim kararı alması ve seçim sürecinde, muhaliflerin halka yaşatılan hukuksuzluğu dile getirme çabası içerisindeyken, muhaliflerin önüne setler çekmesi, engellemesi, yapılan gözaltılar ve tutuklamalarla gözdağı verilmesi buna en büyük örnektir” diye konuştu.
    Akyol, “Gözaltına alınan Asiye Kolçak ve arkadaşlarının tek suçu, insan haklarını savunmak, daha yaşanılır bir gelecek kurmak, yaşamı ve barışı savunmaktır” diyerek, hukuksuzluklara karşı mücadele mesajı verdi.  (HABER MERKEZİ)