Etiket: karacaahmet dergahı

  • 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek faturalar ile aylık kiralar tepki çekmeye devam ediyor. Garip Dede Cemevi’nin 30 bin liralık elektrik faturasının ardından İstanbul Kadıköy’deki 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na da 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi. 

    2002’de yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararı uyarınca ibadethaneler elektrik parası ödemekten muaf tutuluyor. Elektrik paraları Diyanet’e bağlı bir fondan ödeniyor. Kararda, ibadethane olarak cami, mescit, kilise ve sinagog sayılıyor. Ancak cemevi listede yer bulmuyor.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi‘ne gelen 30 bin liralık elektrik ve 11 bin 847 liralık doğalgaz faturasına tepkiler devam ederken; Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek fatura ve aylık kira ücretleri de dikkat çekiyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı da (HBVAKV) yaptığı bir paylaşım ile 11 bin 615 TL elektrik faturası geldiğini duyurdu. HBVAKV faturaya tepki gösterirken, “Cemevlerinin elektrik faturalarının ticarethane statüsünde gelmesi bu ülkenin ayıbıdır” ifadelerini kullandı.

    ŞAHKULU SULTAN DERGÂHI’NA 54 BİN 316 TL ELEKTRİK FATURASI GELDİ

    İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı‘na ise bu ay 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi.

    Şahkulu Sultan Dergâhı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira ise 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 TL olmuştu. Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Genel Sekreteri ve Müdürü Kanber Yıldırım, dergâhta süren inşaat çalışmalarını yerinde incelemek için 5 Şubat Cumartesi günü dergâha gelecek olan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya da durumu aktaracaklarını söyledi.

    “AYLIK 80-90 BİN FATURA GİDERİMİZ VAR”

    Kanber Yıldırım şöyle konuştu:

    “Yaklaşık 17 bin lira aylık kiramız var. 54 bin lira da elektrik faturası geldi. Telefon, doğalgaz faturaları da var. Su faturası alınmıyor. Önceden su faturası da ödüyorduk. Ama şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) almıyor. Aylık olarak baktığımızda yaklaşık 80-90 bin civarında fatura giderimiz var. Fatura giderlerini karşılayacak gelirimiz yok. İnşaat ile ilgili olarak 5 Şubat’ta İstanbul Valisi buraya gelecek. Açılış gününü belirlemek için inşaatı kontrol edecekler. Kendisine de bu durumu aktaracağız.”

    ERİKLİ BABA DERGÂHI’NA HENÜZ YENİ FATURALAR GELMEDİ

    İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergâhı‘na ise henüz güncel faturaların gelmediği belirtildi. Dergâhtan bir yetkili 2021 yılının son ayına (Aralık) ait fatura tutarlarını PİRHA ile paylaştı. Buna göre yeni yapılan zamlar öncesi Erikli Baba Dergâhı, 2021’in Aralık ayında 1309 TL doğalgaz, 6 bin 275 TL elektrik faturası ödedi. Dergâhın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği zamsız aylık kirası ise 4 bin 586 TL olarak ifade edildi.

    KARACAAHMET DERGÂHI: FATURALARIN YÜZDE 10’UNU ÖDÜYORUZ

    İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan Karacaahmet Sultan Dergâhı‘na da yüksek faturaların geldiğini kaydeden bir yetkili, ayrıca hali hazırda görünen borçların da fazla olduğunu belirtti. “Bir karar var. Ona göre gelen faturaların yüzde 10’unu ödüyoruz. Fakat yarın ne olur onu bilmiyoruz” diyen yetkili, dergâha bu ay 12 bin TL’lik elektrik faturasının geldiğini, bunun da 1200 liralık kısmını ödediklerini aktardı.

    YENİBOSNA CEMEVİ: DAVA AÇTIĞIMIZDAN BERİ ELEKTRİK FATURASI ÖDEMİYORUZ

    İstanbul Bahçelievler’de bulunan Yenibosna Cemevi ise elektrik faturasını ödemiyor. CEM Vakfı, 2006’da Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurarak, aynı çatı altında vakfın merkezinin ve diğer birimlerinin yanı sıra bir de cemevi barındıran Yenibosna’daki kültür merkezinin elektrik faturalarından muaf tutulması talebiyle dava açmıştı. İç hukuk yollarının olumsuz sonuçlanması üzerine de durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınmıştı. Ödenmemiş elektrik fatura tutarı 668 bin 12 lira düzeyinde olduğu belirtilmişti.

    Yenibosna Cemevi‘nden bir yetkili de dava açıldığından itibaren hiçbir şekilde fatura ödemediklerini söylerken; “Bizi bazen sıkıştırıyorlar ama dava sürecimizin devam ettiğini belirtiyoruz. Kıraç ve Haramidere Cemevi’nde elektriği kesebiliyorlardı ama burada yapamıyorlar çünkü muhatap, vakıf olarak biziz. Morgda yatan canlarımız var. AİHM’de dava açtığımızdan beri fatura ödemiyoruz. Diğer cemevleri ödemek zorunda kalıyor” dedi.

    AİHM’DEN NASIL BİR SONUÇ ÇIKMIŞTI?

    AİHM, Yenibosna Cemevi’nin bir ibadethane olup olmadığı, dolayısıyla elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenip ödenmeyeceği davasını, Aralık 2014’te karara bağlamıştı. Kararda oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılığa ilişkin 14. maddesi ile din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiş, karar Nisan 2015’te kesinleşmişti.

    Yargıtay da Mayıs 2015’te elektrik faturalarını ödemediği gerekçesiyle Cem Vakfı hakkında başlatılan icranın devamına karar veren yerel mahkeme kararını bozmuş ve fiilen “cemevlerinin ibadethane olduğuna” hükmetmişti. Böylece, AİHM’in kararlarının bağlayıcı olduğu da göz önünde bulundurularak, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmayacağı tartışmasının hukuken son bulduğu savunulmuştu.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    >Çamur: Dergahımızın kirası 15 bin 600 TL oldu; neden Alevilerden kira alınmaktadır?
    >Celal Fırat: Faturalar ile Alevi toplumu cezalandırılıyor
    >Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi

     

     

  • Aleviler hükümete seslendi: Kum, çimento değil, haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    Aleviler hükümete seslendi: Kum, çimento değil, haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da birçok cemevi ve dergâhın, İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkililerince ziyaret edilerek, ihtiyaçlarının olup olmadığının sorulmasına dair Alevi kurumları ortak açıklama yaptı. “Öncelikle eşit yurttaşlık talebimizin kabul görmesi gerekiyor” denilen açıklamada, yıllardır kabul edilmeyen talepler bir kez daha sıralandı.

    AKP hükümetinin İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından cemevlerinin ziyaret edilerek; ihtiyaçların olup olmadığının sorulmasına ilişkin İstanbul Anadolu yakası Alevi vakıfları, cemevleri ve ocaklarından oluşan 43 Alevi kurumu yöneticisi, Kadıköy’deki Şahkulu Sultan Dergâhı‘nda ortak bir açıklama yaparak Cemevlerinin ibadethane sayılmasını ve eşit yurttaşlık temelinde maddi manevi haklarının karşılanmasını istedi.

    Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır tarafından okunan ortak açıklamada, “Yıllar önce devlet, uzun süren çalıştaylarla Alevilerin hak taleplerini dinledi. Bütün kurumlarımız ortak taleplerini devlete ve hükümete ilettiler. Bu çalıştay sonrasında geçen uzun süre içerisinde en ufak bir talebimiz yerine gelmediği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay kararları varken; bunları uygulamadı, iletişimler yarıda kaldı” ifadelerine yer verildi.

    “Türkiye genelinde aylardır cemevlerimiz ve kurumlarımız İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından ziyaret edilmektedir” diyen Sağır, “Bir ihtiyacımızın olup olmadığı soruluyor. Son iki günde de Marmara bölgesinde İstanbul’da toplantılara devam ediyorlar. Umarız, bu çalışma da diğeri gibi yarıda kalmaz. Demokratik, laik, hukuk devleti olarak halkımızın beklediği eşit yurttaşlık taleplerimiz gerçekleşmiş olur. Temennimiz çok hızlı karar alabilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin taleplerimizi kabul etmesi” diye konuştu.

    Sağır, Alevi kurumlarının taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “1- Cemevlerimiz ibadethanemizdir. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

    2- AİHM kararları uygulanmalıdır.

    3- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları uygulanmalıdır.

    4- Eşit yurttaşlık temelinde maddi, manevi hak ve taleplerimiz karşılanmalı.

    5- Devlet zorunlu din dersleri adı altında verdiği eğitimle asimilasyon politikalarından ve Alevi köylerine cami yapma politikasından vazgeçmelidir.

    6- Kamuda personel alımlarında ayrımcılık yapılmamalı; liyakate göre işlem yapılmalıdır.

    7- Devlet tüm inançlara eşit mesafede durmalı; inançlara ve inanç merkezlerini tarif etmemeli.

    8- Birçoğu devletin elinde veya başka kimselerce işgal altında bulunan başta Hacı Bektaş Veli Dergâhı olmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elindeki tüm Alevi inanç merkezleri olan Şahkulu Sultan Dergâhı, Karaca Ahmet, Erikli Baba, Garip Dede vb. Alevi Bektaşi Dergâhları, Alevi kurumlarına verilmelidir.

    9- Devlet televizyonlarında Alevi inançlarına yer verilmelidir.

    10- Alevilere yönelik her türlü ayrımcı tutumlar, ortadan kaldırılmalı; ayrımcılık yapanlara karşı caydırıcı yaptırımlar oluşturulmalıdır. Ötekileştirilen tüm diğer gruplarla birlikte Alevileri de hedef alan nefret söylemleri, nefret suçları kapsamına alınmalıdır.

    11- Alevilerin kutsal mekanlarına yönelik yağmaya son verilmelidir. Munzur Baba, Abdal Musa, Keçeci Baba ve Alevilerce kutsal sayılan ziyaretgahların bulunduğu mekanlarda, maden, taş ocağı veya termik santral yapılmasına müsaade eden yapım ruhsatı iptal edilmelidir.”

    Barış KOP -Rıza ŞEKER / İSTANBUL

  • Teslim Töre binlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı-VİDEO

    Teslim Töre binlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- 68 kuşağının devrimci önderlerinden Teslim Töre, binlerce kişi tarafından, mücadele arkadaşı olan Sinan Cemgil’in de kabrinin bulunduğu Karacaahmet Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Dünyaya yön veren 1968 kuşağının devrimci hareketin önemli isimlerinden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla birlikte THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) kuran, sonrasında THKO MB ve TKEP (Türkiye Komünist Emek Partisi) kurucularından olan Teslim Töre Üsküdar’da son yolculuğuna uğurlandı. İlk olarak Karacaahmet Sultan Cemevi’nde dini vecibeleri yerine getirilen Töre, daha sonra binlerce kişi tarafından, mücadele arkadaşı olan Sinan Cemgil’in de kabri bulunan Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Birçok kurum ve derneğin çelenk gönderdiği cenaze merasimi saygı duruşuyla başladı.

    KIZI MUAZZEZ TÖRE: BİR ÖMÜR BABAMI ÖZLEYEREK GEÇİRDİM

    Merasimde ilk olarak konuşan Teslim Töre’nin kızı Muazzez Töre, anmaya katılanlara teşekkür etti. Babasını uğurlarken kendi aralarındaki anılardan bahsetmek istediğini ama Türkiye’deki sorunların her yeri kapladığını ifade eden Töre, “Bir ömür babamı özleyerek geçirdim. Hiçbir zaman yan yana kalamadık. Babam ya illegal hayattaydı ya da hapishanedeydi” dedi. Babasının kendisine “Benim geri vitesim yoktur, ben hep ileriye giderim” sözünü söylediğini hatırlatan Töre, “Ben bunu öğrendim ve hayatımda uygulayacağım. İki gün önce mezar bakmaya geldiğimde çok ümidim yoktu. Sinan yoldaşının yanında belki mezar bulumayız dedim. Ama çok yakınında bulduk. Babam sağlığında devlet tarafından hiç torpil görmemişti. Ama bugün Sinan’ın yanına defnedilecek” diye konuştu.

    TEMELLİ: FAŞİZMİ YIKACAĞIZ, ZULMÜ BİTİRECEĞİZ

    Ardından konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Töre ailesine ve yoldaşlarına baş sağlığı dileyerek, 68 kuşağının büyük bir devrimcisini yitirdiğini söyledi. Töre’nin Devrim mücadelesinin en önünde yürüdüğünü belirten Temelli, “Aslolan tarihi değiştirmektir. Çok az bir süre kendisi ile çalışma olanağı buldum. Umut yüklü mücadelesi ile hepimize örnek oldu. 68 kuşağı olarak anılıyor ama her kuşakta mücadelesi ile var oldu. Kuşaklar arası kopukluğu gideren bir anlayışın öncüsüydü. Türkiye demokrasiye, barışa ve Teslim Töre’ye hasret. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Yitip gidenler bize faşizme karşı omuz omuza olmayı bıraktı. Bu mirasa kıskançlıkla sahip çıkmalıyız. Faşizmi yıkacağız, zulmü bitireceğiz. O günden önce ölenlere sözümüz bu olsun. Mahir’in, Deniz’in, İbrahim’in yoldaşına şimdi ışıklar yoldaşlık etsin diyorum” diye belirtti.

    TAŞ: MUTLAKA BİR GÜN FABRİKALAR TARLALAR EMEĞİN OLACAK

    Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş ise, Teslim Töre’nin partilerinin kurucusu olduğunu hatırlatarak, “Onu tanıdığım günden beri moralliydi. Umut ve sevgi doluydu. Ve her zaman anlamaya ve uygulamaya yatkın bir kişiliği vardı. Geçmişe yaslanmayan bir insandı” dedi. Özeleştiride bulunan Taş, “Bugün kendimizi daha fazla geliştirebilseydik, bugün Türkiye bu durumda olmazdı. Buna yürekten inanıyorum. Önem verdiği Kürt meselesi bu noktada olmazdı. Bunu el birliği ile beceremedik. Hayat ve tarih devam ediyor. Mutlaka ama mutlaka bir gün fabrikalar tarlalar, emeğin olacak” diye konuştu

    KOÇYİĞİT: ANISI MÜCADELEMİZDE YAŞAYACAK

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de, bütün devrimci mücadelesine baş sağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Teslim Töre ile birebir tanışmamanın kendisi için bir kayıp olduğunu belirten Koçyiğit, “Ama mücadelesini ve yaptıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bize onurlu bir yaşamı, mücadeleyi, toplumsal bir hayat, kurtuluşumuz için bir miras bıraktı. Bugün burada hepimizin bu mirasa sahip çıkması gerekir. Bizim Teslim Töre’ye mücadele sözümüz bu bayrağı ilerletmektir. Ne olursa olsun halklarımızın kurtuluşu için dün de olduğu gibi bugünde, yarın da mücadele edeceğiz. Yıldızlar yoldaşı olsun. Anısı mücadelemizde yaşayacak. Sözü sözümüzdür”  diye belirtti.

    GÜNAY: YİTİRİLENLERE SELAM OLSUN

    Türkiye devrim tarihinin en önemli önder isimlerinden birinin uğurlandığını söyleyen Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay, “Verdikleri mücadeleyi biliyoruz. Sosyalist ve devrimci olmak en yüce değerimizdir. Teslim Töre yoldaşımızdır. Abimizdir. Anısını mücadelemizde yaşatacağız. Yitirilenlere selam olsun, mücadelemizde yaşamaya devam edecekler” dedi.

    Anma etkinliğinden sonra mezarlığa doğru yürüyüş gerçekleşti. Defin sırasında binlerce kişi tarafından slogan ve enternasyonal şiirlerle Töre son yolculuğuna uğurlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Çocuklarımızı mescite götürüp asimile edecekler; kabul etmiyoruz-VİDEO

    ‘Çocuklarımızı mescite götürüp asimile edecekler; kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Okullarda mescit zorunluluğuna Aleviler’den tepkiler gelmeye devam ediyor. Karacaahmet Sultan Dergahı Genel Sekreteri Hasan Mercan, “Devletin dini olmaz. Sen beni nasıl zorla mescite götürür abdest aldırır, namaz kıldırırsın. Benim ibadetim cemdir. Bundan başkasını da kabul etmiyoruz biz” diye konuştu.

    İnsan ve Medeniyet Hareketi’ne bağlı İnsan Vakfı’nın (İV) başlattığı “Mescitsiz okul kalmasın” projesinin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylanmasına ve sponsor olunmasına tepkiler büyüyor.

    Okullarda mescit zorunluluğuna ve Alevi çocuklarına zorunlu din dersinin  dayatılmasına ilişkin Karacaahmet Sultan Dergahı Genel Sekreteri Hasan Mercan Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “DEVLETİN DİNİ OLMAZ”

    Devletin dininin olmaması gerektiğini belirten Mercan, “Sen beni nasıl zorla mescitte götürür abdest aldırırsın namaz kıldırırsın? Benim ibadetim cemdir. Bundan başkasını da kabul etmiyoruz biz. Bu uğurda da mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “ALEVİ ÇOCUKLARI ASİMİLASYONA TABİ TUTULUYOR”

    Okullarda mescitler yapılarak Alevi çocuklarının asimilasyona tabi tutulduğuna dikkat çeken Mercan, şöyle devam etti:

    “Bu genelde Osmanlı zamanından beri gelen bir olay. Amaçları bizi asimile etmek bu inancı ortadan kaldırmak. Yoksa başka ne olabilir ki? Madem biz İslamız ve Peygamberimiz aynı ise biz de onun içinde  Alevi inancına sahibiz. Müsaade etsinlerde biz kendi inancımıza göre ibadet yapalım. Yoksa camiler, mescitler bize tamamen ters oluyor. Bu nedenle biz önceden de karşıydık şimdiden de karşıyız.”

    Aleviliği din dersi ve ahlak dersi kitaplarına koyduklarını ancak ne derece koyduklarını bilmediklerini belirten Mercan, “Bizi tatmin etmedi ve böyle istemiyorduk. Bizim söylediklerimizi, istediklerimizi müfredata koymadılar. Kendi kafalarına göre yapmışlar. Bizde onu tanımıyoruz. Eğitim sisteminde o kadar değişim var ki baskı ile bize bunu kabul ettirmek istiyorlar. Biz bin 400 yıldır baskıya karşı gelmiş ve isyan etmişiz. Yine isyan eder ve kabul etmeyiz bunu” dedi.

    İsmet SEFER /İSTANBUL

  • Dört dergahta dört saz ile “Hüseyin Aşkına” adlı proje hazır-VİDEO

    Dört dergahta dört saz ile “Hüseyin Aşkına” adlı proje hazır-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Onur Gügercinoğlu ve gazeteci İsmail Yıldırım, Muharrem ayına özel “Hüseyin Aşkına” adlı bir proje hazırladılar. Hazırladıkları projeye ilişkin PİRHA’ya konuşan Onur Gügercinoğlu, Alevi gençleri olarak yıllar önce Yezid’e biat etmemek için serini veren İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri aşkına bu projeyi izleyicilere ulaştırdıklarını ifade etti. 

    Sanatçı Onur Gügercinoğlu ve gazeteci İsmail Yıldırım, Muharrem ayına özel bir proje hazırladılar. İstanbul’da “Dört dergahta dört saz” ile görüntü ve sesi canlı olarak kaydedilen projenin adı Hüseyin Aşkına. Proje İstanbul’da Garipdede Dergahı, Karacaahmet Dergahı, Şahkulu Dergahı ve Erikli Baba Dergahı’nda hazırlandı.

    Şah Hatayi’ye ait olan Hüseyin Aşkına adlı deyişi sanatçı Onur Gügercinoğlu seslendiriyor. Neden böyle bir proje hazırladıklarını PİRHA’ya anlatan Onur Gügercinoğlu, Kerbela’da İmam Hüseyin’in katledilişinin üzerinden yüzlerce yıl geçmesine rağmen Aleviler olarak ehlibeyt soyuna yapılan bu zulmü unutmadıklarını belirtti.

    Yine bir Muharrem ayında İmam Hüseyin aşkına oruçlarını tutacaklarını söyleyen Onur Gügercinoğlu, şunları ifade etti:

    “Biz Alevi gençleri olarak yıllar önce Yezid’e biat etmemek için serini veren İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri aşkına bu projeyi izleyicilere ulaştırdık. Projeyi gerçekleştirirken İstanbul’da olan 4 dergahı seçerek dört dergahta dört sazı İmam Hüseyin Aşkına çaldık.” (HABER MERKEZİ)

    İşte dört dergahta dört saz ile hazırlanan “Hüseyin Aşkına” adlı proje.