Etiket: karacaören

  • Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerine yol hizmeti götürülmemesi, yurttaşların tepkisini büyüttü. Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, “Tozlu ve çamurlu yollar sebebiyle yaşanan kazalar canımızdan bezdirdi. Yetkililere ‘araçlarınızı getirin, masrafları biz karşılayalım’ dedik ancak cevap dahi vermediler” dedi. 

    Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerindeki yol çilesi bir türlü çözüme kavuşturulmuyor. 1200 hanenin bulunduğu Karacaören köyü başta olmak üzere birçok çevre köyün kullandığı yollar, asfalt olmaması nedeniyle yazın toz, kışın ise çamura dönüşüyor.

    ALEVİ KÖYLERİNDE YOL DAHİ YOKKEN SÜNNİ KÖYLERE SINIRSIZ HİZMET!

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, şu sıralar köy yollarının balçıktan geçilmediğini belirterek, çamura batan araçları traktör yardımıyla çıkarttıklarını aktardı. Dursun Baş, Alevi olmalarından kaynaklı hiçbir hizmet alamadıklarını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:

    “10 yıldır çalmadığımız kapı kalmadı. Çok rezil bir durumun içerisindeyiz. Kışın gelen cenazelerimizi 9 km berimizdeki Sünni köylerden alıp traktörlerle getiriyoruz. O köylere kadar asfalt geliyor. Ve her yıl o köylerin asfaltı yapılır. Mesela asfaltı olmayan bir Sünni köyü yok. Hatta bırakın ana yollarını, köylerinin içine dahi taşlarla yol döşendi. Biz köy içini değil sadece ana yolumuzun yapılmasını istiyoruz. Yol olmaması nedeniyle her yıl ortalama 10 ağır kaza oluyor. Araçlar perte çıkıyor. Yazın tozdan kaynaklı 5 metre önünüzü görmeniz mümkün değil.”

    “DEVLETİN, HİZMET ANLAMINDA VERDİĞİ HİÇBİR ŞEY YOK”

    Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, Zile’deki Alevi köylerinin yaşadığı sorunun sadece yol ile bitmediğini de belirtti. Alevi toplumu tarafınca bölgede ziyaret edilen Anşa Bacı, Hasan Baba ve Rüstem Baba türbelerinin olduğuna işaret eden Dursun Baş, her yıl binlerce kişinin ziyaret amaçlı köylerine geldiklerinin de altını çizdi.

    Dursun Baş, başka illerden cenaze veya ziyaret için köylerine giden otobüs şoförlerinin, yolları gerekçe göstererek bir daha gelmek istemediklerini de belirterek şunları aktardı:

    “Bu yoğunluğa karşın devletin hizmet anlamında bize verdiği hiçbir şey yok. Köyümüzün cemevini, muhtarlığını, kütüphanesini, ağaçlandırmasını, köy içindeki yoluna, suyuna kadar imece usulü ile yaptık. Biz bu konularda da başvuru yapmıştık ancak hiçbir karşılık alamadık. Zile’den köyümüze 45 km sürüyor. Alevi köylerine gelindiğinde asfalt da bitiyor.

    Bizim kabemiz insandır. Bizdeki insan sevgisi başkadır. Bizler kimsenin inancına bir şey demiyoruz ancak kötü niyetli insanlar bu işi çok ileriye götürdü. Hizmet için 10 yıldır yalvarıyoruz. Biz hatta şunu da önerdik; ‘aracı, gereci gönderin, diyelim ki 200 bin liralık yakıta ihtiyacınız varsa onu bile karşılarız’ dedik. Tokat’taki bütün siyasetçilere bu sorunları paylaştık. Bunlara vali de dahil. Bizi muhatap dahi görmüyorlar. Yazılı dilekçelerimizi ciddiye alıp cevap dahi vermiyorlar.”

    AFET DURUMUNDA DAHİ AYRIMCILIK YAPILDI!

    Dursun Baş, 10 gün önce yaşanan sel baskınları nedeniyle yaşadıkları zorluklara da dikkat çekti. Hiçbir mülki amirin sel sürecinde köylerine uğramadığını söyleyen Baş, şu aktarımda bulundu:

    “Bir kaymakam, vali, kimse gelmedi. Ama civardaki bir Sünni köyün muhtarı sosyal medyadan ‘1 saat sonra bu köye gelmezseniz işinizi göreceğim’ diyerek tehdit ediyor. Gece bir bakıyorsunuz vali, kaymakam o köyde. Acı veren de işte bu durum. Ama ben yine şunu söylüyorum; madem öyle biz Alevilerden vergi almayın.”

    Eren GÜVEN / TOKAT

  • Kendi köyüne kütüphane kurdu; şimdi ise her köye bir kütüphane için kolları sıvadı

    Kendi köyüne kütüphane kurdu; şimdi ise her köye bir kütüphane için kolları sıvadı

    PİRHA- “Bir kitap çok şey değiştirir, sen de bir kitap gönder, güzel günler için okuyan nesiller” şiarıyla yola çıkan üniversite öğrencisi Metin Uğur, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde kurduğu kütüphanenin ardından şimdi ise “Her köye bir kütüphane” projesini hayata geçirmek için yola çıktı. 

    Türkiye’de kütüphaneler bir bir yok edilirken, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde 2 yıl önce  kütüphane kuruldu. Üniversite öğrencisi Metin Uğur öncülüğünde, köydeki eski öğretmen lojmanı kütüphaneye çevrilmişti.

    “Bir kitap çok şey değiştirir, sen de bir kitap gönder, Güzel günler için okuyan nesiller” şiarıyla yola çıkan üniversite öğrencisi Metin Uğur, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde kurduğu kütüphanenin ardından şimdi ise “Her köye bir kütüphane” projesini hayata geçirmek için yola çıktı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Metin Uğur, “Her insanın kitap okuması şart ve çocuklar kitaplarla büyümeli. İllerde, ilçelerde kütüphane var ancak köylerde de olması gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “ÇOCUKLAR KÜTÜPHANE KÜLTÜRÜ İLE TANIŞMALI”

    “Hayatlarında hiç kitap okumamış, hatta hayatlarında kütüphanelerle hiç tanışmamış insanlara kitapların faydalarını anlatmak çok zor” diyen Uğur, şunları dile getirdi:

    “Anne-baba çok önemli bu süreçte. Kütüphanelere götürsünler çocuklarını. Okumalı çocuk, çok okumalı. Kitap okuyan nesiller yetiştirmeliyiz, çünkü cehaletin yeşeremeyeceği ve barınamayacağı yer kitaplarla dolu olan kütüphanelerdir. Biz bu yola kendi köyümüz olan Tokat Zile’nin Karacaören köyünden çıktık. Okusun istiyoruz çocuklarımız ve insanlık okusun. Köylerde kütüphanelerin kurulması ve köylerde yaşayan çocukların daha fazla kitaba ulaşması gerekiyor. Kütüphane kültürü ile tanıştırmak istiyoruz biz çocuklarımızı. Kitaplarla dolu olan kütüphanelerde kitap okuyarak zaman geçirsinler istiyoruz. Bizler vatanımızı, bayrağımızı ve insanları seviyoruz. Ülkemizde kitap okuma oranının artmasını istiyoruz, çünkü güzelleşiyor kitap okudukça insanlar. Yayılsın istiyoruz bu ışık Türkiye’nin tüm köylerine, her karış toprağına.”

    En büyük destekçisinin annesi Elif Uğur olduğunu belirten Metin Uğur, “Kitap göndererek desteğini esirgemeyen ve bu süreçte yanımızda olan herkese canı gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

    Uğur anne-babalara ise şöyle seslendi:

    “Siz anne ve babalar unutmayın ki çocuklarınızın okula başlamadan önceki ilk öğretmenleri sizlersiniz. Eşekli kütüphaneci diye anılan, Nevşehir Ürgüp ilçesine bağlı köylere kitapları eşeklere yükleyip götüren,”Size kitap getirdim okuması bedava” diye seslenen güzel insan Sayın Mustafa Güzelgöz’ü saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.”

    PİRHA/TOKAT