Etiket: karaköy

  • Demokrasi seferberliğine çağrı: İstanbul yeniden birlikte kazanılacak-VİDEO

    Demokrasi seferberliğine çağrı: İstanbul yeniden birlikte kazanılacak-VİDEO

    PİRHA- Demokrasi için Birlik (DİB), YSK’nin İstanbul seçiminin iptali kararı ve 23 Haziran’da yenilenecek seçime ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “İstanbul yeniden kazanılacaksa hep birlikte kazanılacak” dedi.

    Demokrasi İçin Birlik, İstabul Mimarlar Odası’nda Yüksek Seçim Kurulu YSK’nın İstanbul seçiminin iptal kararı ve 23 Haziran’da yenilecek seçime ilişkin basın toplantısı düzenledi.

    Demokrasi İçin Birliği oluşturan bileşenlerin temsilcileri ve sanatçılar katıldı.

    Ortak açıklamayı Sanatçı Orhan Alkaya okudu. DİB’in ortak açıklamasında öne çıkan bölümler şöyle:

    “İstanbul yeniden kazanılacaksa hep birlikte kazanılacak. YSK hukuk dışı bir kararla KHK’lilerin mazbatalarına el koydu. İstanbul seçimlerini iptal ederek seçme ve seçilme hakkını ihlal etti. Tek adam rejiminin demokrasi dışı adımlarına ve provokasyon girişimlerine karşı dikkatli olunmalıdır. Hapishanelerde binlerce kişi açlık grevinde. Yasaların uygulanması için açlık grevi yapanlar ölüm sınırına yaklaşıyor. Açlık grevlerine sessiz kalmak, hak hukuk ve adalet çağrılarını boşa düşürüyor. YSK güvenilirliğini ve adilliğini yitirdi. Yurttaşların gözünde meşruiyetini yitirdi. YSK’nin iptal kararı yanlıdır. Bu kararla seçim güvenliği ortadan kaldırıldı. İktidarın seçim sonucunu YSK eliyle değiştirebileceği ortaya çıktı. Seçimlerin güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanı, muhalefeti tehdit etmekten kaçınmıyor. Bu açıdan eşit ve adil bir seçimden bahsedilemez. Ekrem İmamoğlu bugün halkın gasp edilen iradesini temsil ediyor. Demokrasi güçlerine sesleniyoruz; her şey güzel olacaksa mücadeleyle olacak. İstanbul halkının olacaksa şehir hep birlikte kazanılacak. Yerel örgütlenmeler güçlendirilerek olacak. DİB olarak tüm demokrasi güçlerini, demokrasi seferberliğine davet ediyoruz. 23 Haziran sonuçlarının tanınmamasına karşı cesaret ve mücadeleyle kazanacağız.”

    “DEMOKRASİ MÜCADELESİ KAZANACAK”

    Ortak açıklamanın ardından kurum temsilcileri kısa konuşmalar gerçekleştirdi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “YSK’nin gerekçelendiremediği karar bir avuç insanın isteği doğrultusunda çıkarılmış. 23 Haziran akşamı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 81 milyonun demokrasi mücadelesi kazanacak” dedi.

    “BU SEÇİM REFERANDUMA DÖNÜŞTÜ”

    HDP İstanbul İl Eş Başkanı Esengül Demir, “HDP demokrasi ittifakının yanında yer alacağını açık bir şekilde ifade etti. Ekrem İmamoğlu artık CHP’nin adayı olmaktan çıktı. Tüm muhalefetin adayıdır. Bu seçim de yerel seçim olmaktan çıkıp referanduma dönüştü. Kazanılmış hakkımızı yeniden kazanmak için yola çıkıyoruz. İstanbul halkların, kadınların, gençlerin, emekçilerindir. İstanbul bizimdir” şeklinde konuştu.

    “İSTANBUL YAĞMA VE RANT DÜZENİ İLE YÖNETİLMEKTEDİR”

    EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da, “Buradaki birliktelik karanlığı dağıtmak için bir ışıktır. İstanbul 25 yıldır adeta yağma ve rant düzeniyle yönetilmektedir. Gücümüzü ve birliğimizi sandıkla sınırlamadan ilerletmek için, sandıktan sonrasında da demokrasiyi ilerletecek bir mücadeleyi örgütlemeliyiz” diye konuştu.

    “BİZİM VERİLEMEYECEK HESABIMIZ YOK”

    SODEV Başkanı Ertan Aksoy, “Bütün dolandırıcılar yakalandıklarında, ‘Bizim verilemeyecek hesabımız yok’ diye başlar konuşmaya. ‘Çaldılar’ söylemi de böyle. Bağımsızlığı kalan ne Merkez Bankası var, ne yargı var, ne emniyet var. Tüm bu olumsuzluklara rağmen umudun büyük olduğunu düşünüyorum. Tek adam rejimine rağmen yılmayan bir kesim var ve onların inancı kazanacak” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET KÜRT’ÜN İRADESİNİ YOK SAYDIĞINI KANITLADI”

    HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit da, “31 Mart eşit koşularda girilen bir seçim olmadı. Ancak bölgede bu eşitsizlikler daha fazlaydı. Bununla da yetinilmeyip seçim sonrası seçilmişlerin mazbatalarına el konuldu. Devlet Kürt’ün iradesini yok saydığını kanıtladı. Bugün AKP-MHP faşizminden çıkışın yolunu arıyoruz. İlk haksızlıkta gerçek anlamda sesimizi yükseltebilseydik bugün bu noktaya gelmeyecektik. Bunun için başa dönmemiz gerekiyor. Çıkışı kaybettiğimiz yerde bulmamız gerekiyor” dedi.

    Halkevleri Genel Başkanı Nuri Günay, “YSK’nin halkın iradesini gasbettiğini biliyoruz. Ancak görevimiz bunu tüm İstanbul ve tüm Türkiye’ye anlatmak. Buradan yapılan çağrı çok önemli. 24 Haziran’da ülkedeki adaletsizliğe karşı mücadelenin yükseltilmesinin anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Seçim sonrası bu mücadele adalet mücadelesi olarak ilerletilmelidir” diye konuştu.

    Kaldıraç Dergisi Sözcüsü, “Kaybettiler, yine kaybedecekler. Sonucu belirleyecek bizim örgütlülüğümüz olacak. İmamoğlu’nun kazanması tek başına yeterli olmayacak. Bizim ne kadar örgütlü olduğumuz önemlidir” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Yöneticisi Bülent Felekoğlu da, “Türkiye Devlet sistemi bir karar verme sürecinde. Buna da demokrasi güçleri karar verecek. Ekrem İmamoğlu’na verilen bu destek demokratik yaklaşımın bir karşılığıydı. Birlik döneminden geçiyoruz. İlerleyen sürecin nasıl şekilleneceğini demokrasi güçleri belirleyecek. Yaşanacak ortak bir vatan için birlikte mücadele etmek zorundayız.

    (HABER MERKEZİ)

  • 24 Haziran seçim sonuçlarını Karaköy ve Beşiktaş’ta halka sorduk-VİDEO

    24 Haziran seçim sonuçlarını Karaköy ve Beşiktaş’ta halka sorduk-VİDEO

    PİRHA- 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçim sonuçlarını PİRHA sokaktaki yurttaşa sordu. Bazıları sonuçların istedikleri gibi gittiğini, bazılarıysa bundan sonra neler olacağını kestiremediklerini söyledi.

    24 Haziran seçim sonuçlarını İstanbul’da Karaköy ve Beşiktaş’ta sokakta yurttaşa sorduk. Yurttaşların kimileri sonuçlardan memnun kimileriyse şaşkın. Ama herkeste ekonomik gidişattaki belirsizlik endişesi söz konusu.

    PORTAKAL SUYUNU SADECE TURİSTLER İÇİYORMUŞ

    Karaköy’de portakal suyu satan bir yurttaş seçim sonuçlarından memnun olduğunu ekonominin de iyiye gideceğini söyledi. Kendi işlerinin iyi olmadığını belirten yurttaş portakal suyunu sadece turistlerin içtiğini de ekledi.

    “DOYAMADIK BİR TÜRLÜ SEÇMEYE”

    Seçim sonuçlarının her zaman olduğu gibi bu seçimde de şaşırtıcı bulan bir kadın yurttaş, seçim çalışmalarının sürdüğü dönemdeki tahminlerin sonuçlarla uyuşmadığını söyleyerek, “Herhalde en kısa zamanda bir seçim kararı daha alınır. Doyamadık bir türlü seçmeye” dedi. Ekonomik gidişata da değinen yurttaş, sabit bir gelirle yaşamaya çalıştığını bundan sonra da dikkat ede ede yaşamaya çalışacağını kaydetti.

    Başka bir kadın yurttaş da seçim sonuçlarını güzel bulduğunu söyleyerek, “Ben başarılı bir insan buluyorum cumhurbaşkanımızı. Daldan dala koşuyor, bizim için her şeyi yapıyor” dedi.

    “HER ŞEY BU KADAR ORTADAYKEN YİNE DE SEÇİYORUZ”

    Genç bir yurttaş da insanların önünde iki yol olduğunu, bir yolun hak, hukuk ve adalet; diğerininse kıraathane olduğunu ancak halkın kıraathaneyi ve bedava keki seçtiğini belirtti. Ekonomik koşulların sürekli kötüye gittiğini kaydeden genç, eğitim durumuna da değindi. Eğitim durumunun sözde, Amerika’dan çok çok üstün olduğunun söylendiğini ifade eden genç, “Sürekli bir manipülasyon, sürekli bir kandırma işlemleri var. Zaten basın medya hep ellerinde olduğu için insanlar bilgi sahibi de olamıyorlar. Zaten sosyal medyadan takip ediyoruz çoğu bilgiyi. Takip etmeyenler de mecburen televizyonu takip ettiği için inanmak zorunda kalıyor. Halbuki baktığında çökmüş bir durumdayız. Gazeteciler içeride, eğitim durumumuz ortada, üniversitelerin durumu ortada, işsizlik ortada, enflasyon ortada. Her şey bu kadar ortadayken yine de seçiyoruz yani.

    “ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ”

    Bir kadın yurttaş da “Atı alan Üsküdar’ı geçmişi ne desek boş. Görünen köy bir şey istemiyor” diyor.

    “TÜRKİYE İLERİYE GİTMİYOR”

    Diğer bir genç yurttaş ise ekonominin kötü gidişatına değinerek televizyon kanallarını eleştirdi. Havuz meydanın Türkiye’nin çok ileriye gittiğini söylediğini belirten genç yurttaş şunları belirtti:

    “Aslında Türkiye ileriye gitmiyor. Türkiye olduğu yerde sayıyor. Hatta daha da kötüye gideceğini düşünüyorum patates soğan fiyatlarından, ev kiralarından, bankaların işlemiş olduğu kredilerden, faizlerden belli. Tarım ülkesiyken tarımı bitirdiler. Sonuç ortada. Ama görüyorsunuz milyonlar da sokakta alkış tutuyorlar. Buna alkış tutan adamın aldığı maaş belli bin lira, taşeron işçi, sigortası yok. Adamlar insanların hakkı yenmesin diye sandık başında nöbet tuttular. Niye? Sırf o taşeron işçinin sigortası yatsın diye. Bin lira almasın da iki bin iki yüze maaşı yükselsin diye. Adamın karısı hamile. Çocuğu var iki tane, bakamıyor. Ama hala gelmiş üç çocuk derdinde. Evin kira kardeşim. Sekiz yüz lira bin lira kira ödüyorsun, sigortan yok, karın doğum yapacak hastaneye gidecek paran yok muayene ücreti alacaklar. En basit örneği ilaçta bile var. Bazı ilaçları reçetesiz almaya başladık artık. Reçeteli aldığınızda 40 liraya bir ilaç reçetesiz aldığında 20 liraya bulabiliyorsun. Bundan sonraki süreçte bakalım patates fiyatı düşecek mi? Maaşlar yükselecek mi, taşeron işçilik bitecek mi, ev kiraları düşecek mi, benzin fiyatları düşecek mi, vergilerle yaptıkları yollardan aldıkları paralar düşecek mi?”

    Sevim KAHRAMAN/Suay ABAK
    İSTANBUL