Etiket: kararname

  • PSAKD sonuç bildirgesi: Cumhurbaşkanı Kararnamesi, Alevilerin imhasını hedefleyen darbedir

    PSAKD sonuç bildirgesi: Cumhurbaşkanı Kararnamesi, Alevilerin imhasını hedefleyen darbedir

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi Danışma Kurulu toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının KHK’ler ile yasallaştırıldığına vurgu yapılarak, “Bu yasa ve kararname gelenekselleşmiş devlet politikası gereği önceden planlanan, Alevi toplumunu bölen, imhasını hedefleyen, kazanılmış haklarını yok sayan bir darbedir” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin, 2-3-4 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği danışma kurulu toplantısının sonuç bildirgesi yayımlandı.

    Dünyada ve ülkedeki siyasal gelişmeler, iktidarın Alevi politikaları ve Aleviler başta olmak üzere tüm dostlarıyla birlikte asimilasyon politikalarını nasıl karşılayacağına dair kapsamlı değerlendirmelerin yapıldığı danışma kurulunda, 20 yıllık AKP iktidarın ürettiği ekonomik ve siyasal krizi yönetememe durumuna geldiğine dikkat çekilerek, 2023 genel seçimleri yaklaşırken kamuoyunda torba yasa olarak çıkarılan kararnamelerin devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının yasallaştırılmış hali olduğu ifade edildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 16. Dönem 3. Danışma Kurulu’nun sonuç bildirgesi şöyle:

    “AKP’NİN MÜJDELERİ: İNKAR VE ASİMİLASYON”

    1-  Emperyalist ülkelerin yaratmış oldukları ekonomik ve siyasal krizin bütün faturasını yine ezilen, yoksul, emekçi halklara çıkarmaktadır. Halklar yoksullaştırılmakta, işsizlik katlanarak büyümekte, güvencesiz, esnek çalışma her iş kolunda yaygınlaşmakta, tek güvence güvencesizlik olarak normalleştirilmektedir. Kadına yönelik sistematik şiddet, gençliğin geleceksizleştirilmesi, doğanın talanı, canlı cansız tüm varlıkların imha politikası boyutlanmaktadır. Ekonomik krizin sonucu çıkarılan bölgesel savaşlarla halklar daha büyük felaketlerle karşı karşıya bırakılmakta ve kriz başka bir boyutta derinleşmektedir. Dünyada hakim hale getirilmek istenen emperyalist paylaşım politikaları sonucunda başta Afganistan, İran, Irak ve Suriye olmak üzere bir çok ülkede halklar zorunlu göçe tabi tutulmaktadır.

    Halklar her geçen gün yoksullaşırken yaşam hakları tehdit edilmektedir. Bu savaşın sonucunda ülkemiz de yaygın bir insan göçü ile karşı karşıya kalmakta, halkımız açlık ve sefaleti kader gibi kabullenme noktasına getirilmektedir.

    2-  20 yıllık AKP iktidarı ürettiği ekonomik ve siyasal krizi yönetememe durumuna gelmiş, klikler arasındaki dalaş keskinleşmiştir. Bu krizi kendi lehine kullanma noktasındaki ustalığını her yeni gün bir “açılım” ve “müjdeler” yalanı ile sürdürmektedir. Bu müjdeler daha fazla baskı daha fazla şiddet, daha fazla imha, daha fazla inkar, daha fazla asimilasyon politikası demektir. Anayasal güvencemiz olan düşünce ve ifade özgürlüğü, gösteri ve yürüyüş hakkı, örgütlenme hakkı gibi en temel insan hakları baskı, şiddet ve inkar politikasıyla yasaklanmaktadır.

    AKP iktidarı siyasal ve ekonomik krizini örtbas etmek için ülkemizde iç gerilimi tırmandırmakta, nefret söylemleri ve baskılarını yoğunlaştırmaktadır. Komşu ülkelerle düşman, kendi halkı ile sorunlu bir iktidar ile karşı karşıya kalınmaktadır. Operasyonlarla savaşın tarafı olmaktadır. Aleviler olarak Savaşa karşı Barışı her koşulda savunduk ve bundan sonra da barışta ısrar etme tavrımızı sürdüreceğiz. Barışı savunan bir toplum olarak her türlü savaşa karşı olduğumuzu buradan belirtmek istiyoruz.

    “KARARNAME ALEVİLERİN İMHASINI HEDEFLEYEN DARBEDİR”

    3-  Cumhuriyetin ikinci yüzyılına sayılı günler kala, ülkemizin en temel sorunları çözümsüz bırakılmaktadır. AKP iktidarının 20 yıllık pratiği içinde zaman zaman büyük algı operasyonları ile başlatmış olduğu Kürt, Alevi, Roman vb. açılımları her seferinde fiyasko ile sonuçlanmıştır. Toplumun her kesiminin temel sorunları artarak devam etmektedir. 2009- 2010 yıllarında yapılan Alevi çalıştaylarında kurumlarımız tarafından ortaya konulan çözüm önerileri ve talepleri dikkate alınmamıştır. 2023 genel seçimleri yaklaşırken yeni bir algı ve aldatma politikası ile kamuoyunda torba yasası ve Cumhurbaşkanı tarafından gece yarısı çıkarılan kanun hükmünde kararname, devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının yasallaştırılmasıdır. Bu yasa ve kararname gelenekselleşmiş devlet politikası gereği önceden planlanan, Alevi toplumunu bölen, imhasını hedefleyen, kazanılmış haklarını yok sayan bir darbedir.

    4-  Alevi örgütlerimizin uzun mücadeleler sonucunda kazanmış olduğu hukuksal kazanımlarını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmesine yönelik kazandığımız AİHM ve iç hukuktaki davalarımıza rağmen, inanç merkezimiz olan Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmemekte, Alevi inancı ve inanç merkezlerimiz yasal olarak yok sayılmaktadır. Bu kararname ve çıkarılan torba yasa, Alevilerin kazanımlarının tasfiyesidir. Bu yasalarla uzun yıllar dişimizle, tırnağımızla var ettiğimiz kurumlarımıza kayyum atanmasının önü açılmak istenmektedir.

    “CEM İBADETİMİZ, CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR”

    5-  Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulan ” Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” ile Alevi inancımız yok sayılmakta, Alevilik basit bir kültür öğesi olarak gösterilmektedir. Mürşit, Pir, Rehber, Talip örgütlenmesi ile yolunu sürdüren Aleviler, ocaklarımız üzerinden inancını sürdürmektedir. Alevi kurumlarını Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olan bir daire başkanlığına bağlamak Alevi inancını tanımamak ve haddini bilmemektedir. ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR, CEM İBADETİMİZ, CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR.

    6-  Alevi örgütlerimiz ve yol ulularımız ile birlikte torba yasa ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı yürütmüş olduğumuz çalışmalar ve mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Ulusal ve uluslararası hukuk nezdinde yürüteceğimiz mücadelenin yanında, emek- demokrasi güçleri ve halkımız ile birlikte fiili, meşru ve haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    MADIMAK KATLİAMININ 30. YILI ANMALARI

    7-  Aleviler olarak, Cumhuriyetin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu anlamda Alevilerin demokratik talepleri olan Eşit yurttaşlık, eşit haklar ve laiklik mücadelesini tüm Alevi örgütleri olarak sonuna kadar devam ettireceğiz. Alevi örgütleri olarak sorunlarımızın çözümü ve taleplerini karşılamak, ülkemizin ihtiyacı olan toplumuzun tüm kesimlerinin katılımı ile demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.

    8-  Sivas/Madımak Katliamı’nın 30. yılı nedeniyle ülkemizde yaşanılan tüm katliamları bilince çıkaracak, bir yıl boyunca devam edecek anma etkinlikleri yapılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle arşiv çalışmaları ile toplumsal hafızayı hatırlatacak ve bir daha katliamların yaşanmaması için birlik ve dayanışma ağımızı geliştireceğiz.

    MARAŞ KATLİAMI VE BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI

    9-  26 Ocak 2023 tarihinde Ankara Adliyesi’nde görülecek olan ve zamanaşımı tehlikesi bulunan Madımak Katliamı davası duruşmasına tüm kamuoyunu duyarlı olmaya, destek ve dayanışma için duruşma günü Ankara Adliyesi’nde bulunmaya davet ediyoruz.

    10) Maraş Katliamı’nın 44. yıldönümü nedeniyle tüm şubelerimizin kendi bulundukları bölgelerde anma etkinlikleri yapılmasına, 24 Aralık 2022 tarihinde ise Maraş’ta, tüm Alevi kurumları ile birlikte ortak anma etkinliği yapılacaktır.

    Tüm bu amaçlar doğrultusunda, 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da Aleviler ve bu yola gönül veren canlarımız ile birlikte demokratik, laik bir ülke talebiyle “Büyük Alevi Kurultayı” yapılacaktır. Bu büyük buluşmaya tüm canlarımızı ve dostlarımızı davet ediyoruz.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevilik Diyanetleştiriliyor; kararnameler ile Aleviliğe yol yürütülmek isteniyor (2)-VİDEO

    ‘Alevilik Diyanetleştiriliyor; kararnameler ile Aleviliğe yol yürütülmek isteniyor (2)-VİDEO

    PİRHA- Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ‘Aleviliği Diyanetleştirme’ planı olduğunu vurgulayan Avukat Aytekin Aktaş, “Aleviler cem yaparken bu başkanlıktan izin mi alacak? Alevilik kararnameler ile yol yürümedi, yürüyemez. Diyanetleştirilmiş Alevilik amaçlanıyor” diye konuştu. 

    AKP yıllar önce sonuçsuz olarak rafa kaldırdığı sözde ‘Alevi açılımını’ yeniden masaya getirdi. İçişleri Bakanlığı yetkililerinin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye genelindeki birçok cemevini ziyaret ederek, fiziki ve maddi eksikliklerin tespiti ve karşılanması noktasında başlayan çalışmalar daha sonra genişleyerek sürdü. Beraberinde birçok tartışmayı da getiren bu faaliyetler, cemevlerinin “kültür merkezi” olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı.

    Aleviler; AKP ve Cumhur İttifakı’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmak amacıyla bu adımları attığını ifade ederken; sorunların çözümü noktasında iktidarı samimi bulmadıklarını bir kez daha dile getirdiler.

    Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

    Avukat Aytekin Aktaş, AKP iktidarının İçişleri Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirdiği ‘ihtiyaç’ ziyaretlerini, 2009 yılından beri devam eden açılım süreçlerinin seyrini, Alevi kurumlarının ‘kayyım’ olarak değerlendirdiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı hamlesini, torba yasadaki maddelerin eşitlik ilkesi/laiklik ilkesi/ din ve vicdan hürriyeti bağlamındaki hukuksal çerçeveyi, Alevi dedelerine kadro ile birlikte ‘kararnameli’ Alevilik oluşturulması planını, devletleştirilmek istenen Aleviliği bekleyen tehlikeleri, iktidarın Alevi asimilasyonunda yerel yönetimler eliyle kurduğu tahakküm ilişkilerini ve Alevi kurumlarının iktidarın bu hamlesine karşı nasıl bir karşı koyuşu örgütlemesi konularına dair PİRHA‘ya konuştu.

    AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ kurulmasının Alevi inancının Diyanetleştirilmesi olarak yorumlayan Avukat Aytekin Aktaş, cem erkanından Hakk’a yürüme erkanlarına kadar Aleviliğin tek tip kararnameler ile yürütülmek istendiğini kaydetti.

    “AKP-MHP BLOKU ALEVİ ASİMİLASYONUNA HIZ KAZANDIRDI”

    AKP-MHP blokunun Alevilere yönelik asimilasyon sürecine hız kazandırdığını ve buna yeni hamleler kazandırdığını belirten Aktaş, “Tarihsel arka planını ortaya koyduğumuz gibi bu bütün halinde gerçekten de Aleviliği asimile etme uğraşının günümüzdeki karşılığı bu hamlelerdir. Bunu kah katliamlarla yapıyorlar kah yok sayarak yapıyorlar. Teker teker Alevilerle uğraşarak yapıyorlar. Bu sürecin devamı muhatabı da özne iktidar olan AKP-MHP blokudur. Şimdi de karşımıza yeni yöntemlerle, yeni asimilasyon politikalarıyla çıkıyorlar.  Yani bu cenah açık açık cihadist örgütlerle oturup kalkabilen, Afganistan’daki Taliban’ı bizzat muhatap alıp tanıyan ya da Suriye’deki şeriatçı terör örgütlerini muhatap kabul eden bir yerde duruyor. Yani doğrudan doğruya Alevilerin katlini vacip kabul eden fikri odakların uygulaması ancak böyle olabilir zaten. Alevi katillerinin ismini devlet kurumlarına, köprülere, yollara verecek kadar, hatta Sivas davalısının zaman aşımına uğramasını kutlayarak katillerinin avukatlarını milletvekili, bakan yapacak kadar ileriye gittiler. Bu hamlesi ile de Alevileri doğrudan doğruya karşısına almış değil” diye konuştu

    “ALEVİLİK RESMİ OLARAK YOK SAYILDI”

    Aktaş, Alevi inancının ve cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasının resmi  olarak Aleviliğin yok sayılması olduğuna vurgu yaparak, “Bir defa zaten mevcut rejimin kendisi zaten kabul edilebilir bir rejim değildir. Başkanlık sistemi dediğimiz totaliter bir tek adam rejimidir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve iki dudağının arasından çıkan bir kararla gece yarısı Alevilik inanç olmaktan çıkıp devlet nezdinde bir anda ‘kültür’ oldu. Kültür Bakanlığı’na bağlandı. Yani bu çok ciddi bir hadsizliktir. Bu çok ciddi bir saldırıdır. Bu belki de Aleviliğin devlet tarafından ilk kez açık açık yok sayıldığının resmidir. Bunun karşısında çok ciddi bir tepki göstermek gerekir. Hiçbir devlet hiçbir inancı tanımlama haddine sahip değildir. Çünkü inanç kişisel yönüyle sadece kişiyi ve  toplumsal olarak da o inanç grubunu ilgilendirir. Devlet bir inanca ‘sen buna inanacaksın, sen buna inanmayacaksın’ diyemez. Hiçbir devlet senin inancın böyle diye tanımlayamaz. Zaten Türkiye bu sebeplerle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden bir sürü ihlal kararının alınmasına sebep oldu. Devletin yine yaptığı şey budur. Yani Aleviliği bir kültüre indirgemektir. Bu asla ve asla kabul edilecek bir hali değildir” dedi.

    “DİĞER İNANÇLAR VE MEZHEPLERİ İÇİN NEDEN DAİRELER KURULMUYOR”

    “Müslümanlık veya Hristiyanlığın farklı mezhepleri için bu daireler neden kurulmuyor? ” diyerek tepki gösteren Aktaş şöyle konuştu

    “Tek bir kişinin atayacağı 12 kişiden oluşacak komik bir kurulla Aleviliği yönetmeye çalışacaklar. Yani yönetemezsiniz. O kurulda yer alacak Alevilerin de vay haliyle gerçekten. Böylesi bir asimilasyon politikasına alet olmak doğrudan doğruya düşkünlüktür. Yani böyle kişilerin Alevi toplumunda yeri yoktur, bu kişilerin hiçbir sözü dikkate alınacak gibi iş değildir. Bir inancı Kültür Bakanlığı’na bağlayarak onu kültüre indirgeyemezsiniz. Velev ki bu yapılıyor. O zaman buyurun Kültür Bakanlığı’na bağlı Sünni İşleri Daire Başkanlığı kuralım. Yani bu mantık bunu gerektirir. Hani devletimiz eşitlik prensibi yürütüyor ya. O zaman hadi bakalım eşitlik nerede? O zaman Müslümanlığın diğer mezhepleri ya da Hristiyanlar için de bunu yap. Her inanç daire başkanlığı ile yürüsün, böyle yönetilsin. Diğer inançlar için olmuyorsa Aleviler için de olmayacak. Alevilere ‘siz kendi aranızda anlaşamıyorsunuz’ deniliyor. Şimdi Sünni İslam’ın içinde bütün tarikatlar birbirleriyle anlaşıyorlar mı? Sünni İslam tek bir görüş mü, ya da farklı yorumlar yok mu? Elbet var. Diğer inançların içinde alternatif yorumların olması, o inançların inanç olarak kabul edilmesini engellemezken, Aleviliğin içinde farklı görüşlerin olması onun inanç olarak kabul edilmesini neden engellesin? Nerede kaldı eşitlik ilkesi diye sorarlar. Bunun gereği yapılana kadar da haklı mücadelemizden dönmeyeceğiz. Kendisini Alevi olarak tanımlayan, yahut ayrımcılığa karşı durduğunu iddia eden ne kadar halkın bileşeni, demokratik kitle örgütü varsa bu problemi öncelemesi çok hayatidir.”

    “DİYANETLEŞMİŞ ALEVİLİK GETİRİLMEK İSTENİYOR”

    “Aleviler cem yaparken bu başkanlıktan izin mi alacak? 12 kişilik kurula dilekçe mi verecek?” diye soran Avukat Aytekin Aktaş, Aleviliğin Diyanetleştirilerek fetvalarla tek tipleştirileceğine işaret ederek şunları vurguladı:

    “Aleviliğin kendi içinde bir yüzyıllardır süregelen ve çalışan bir inanç sistemi vardır. Cumhurbaşkanı’nın Ankara’da bir cemevinde gidip dede postuna oturduğunu görüyoruz. Yani bunun Alevilik inancında yeri olmadığını biliyor olmak zorunda. Alevi inancı ayaklar altına alınmıştır. Bu kararnamede devletin Alevilerden neyin götüreceğini iyi görmek gerekiyor. Nasıl olacak şimdi ? Aleviler cem yaparken bu başkanlıktan izin mi alacak? 12 kişilik kurula dilekçe mi verecek? Alevilik bu kurulun kararnamesi ile yol yürümez, yürüyemez. Sen halihazırda yüzlerce yıldır devam edip gelen Alevi ocaklarını elinin tersiyle itip de Aleviliği nasıl tahakküm altına alacaksın? Diyanetleşmiş Alevilik geliştirilmek isteniyor. Aleviler tek bir elden fetvalarla tek tipleştirilmeye çalışılıyor.”

    NOT: Haberin 3. bölümü yarın…

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER

    Av. Aytekin Aktaş: Hükümet Aleviliği tehlike olarak görüyor, bu kabul edilemez (1)-VİDEO

  • İktidarın Alevi ‘çözümü’: 53 kadro!

    İktidarın Alevi ‘çözümü’: 53 kadro!

    PİRHA-Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Başkan ve 11 üyeden oluşacak danışma kurulunun da kurulacağı belirtilen başkanlığa 53 kadro açıldı.

    Alevi toplumu ve kurumları AKP-MHP ittifakının ortaya koyduğu ‘Alevi açlımı’na karşı “Aleviler torbaya sığmaz”, “Eşit yurttaşlık istiyoruz” diyerek seslerini yükseltirken, polis Alevilerin taleplerini dile getirmek istediği yürüyüşe sert müdahalede bulundu.

    Meclis önünde Aleviler taleplerini bir kez daha dile getirirken, iktidar Alevilerin sesine kulak vermek yerine Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurularak, 53 kadro açtı.

    Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görev ve yetkileri arasına “Alevi-Bektaşi kültürünün araştırılması ve cemevleriyle ilgili iş ve işlemleri yürütmek” eklendi.

    Bakanlık bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı görev ve yetkileri şöyle sıralandı:

    “Cemevlerinin ve ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapmak, cemevlerindeki hizmetlerin etkin ve verimli yürütülmesini koordine etmek.

    Cemevlerinin başkanlıkça belirlenen hizmetlerinin gördürülmesi için yerel yönetimlere veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına ödenek aktarımına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek.

    Alevi-Bektaşilik hakkında tüm yönleriyle, sosyal ve beşeri bilimler bütünlüğü içinde bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve bu konularda seminer, sempozyum, konferans ve benzeri ulusal ve uluslararası etkinlikler düzenlemek.

    Özgün bilgi üretimi için uygun ortamlar hazırlamak, yayınlar yapmak ve bu alandaki çalışmaları desteklemek.

    Alevi-Bektaşilikle ilgili akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla üniversiteler ve ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak.

    Alevi-Bektaşiliği yurt içinde ve yurt dışında bilimsel yönüyle araştırmak, derlemek ve bu amaçla yapılan çalışmaları desteklemek.

    Görev alanı kapsamında ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların bilimsel çalışmalarını ve bu alandaki yayınlarını takip etmek, gerekli görülenleri tercüme ettirerek basılmasını ve yayımlanmasını sağlamak.

    Alevi-Bektaşilikle ilgili eğitim ve kültür faaliyetlerini yürütmek ve desteklemek. Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini Başkanlığa bildirmek üzere 11 üyeden oluşacak Danışma Kurulu kurulacak. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, Danışma Kurulu’nun da başkanı olacak.

    ALEVİLERE REVA GÖRÜLEN 53 KADRO

    Kararnameyle Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı için 53 yeni kadro ihdas edildi. Bunlar 1 başkan, 2 başkan yardımcısı, 5 daire başkanı, 30 veri hazırlama ve kontrol işletmeni, 2 programcı, 2 çözümleyici, 1 sekreter, 1 şoför, 2 hizmetli, 2 mütercim, 2 sosyolog, 2 psikolog ve 1 grafikerden oluştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına Danıştay’dan onay

    İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına Danıştay’dan onay

    Cumhurbaşkanı kararnamesiyle, AKP hükümetinin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını Danıştay hukuka uygun buldu.

    Cumhurbaşkanı’nın 20 Mart tarihinde imzaladığı, kadınların ve örgütlerinin yoğun itirazına neden olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının taşındığı Danıştay’da karar çıktı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek taraflı imzası sonrası 1 Temmuz’dan itibaren kadına şiddetle mücadelede önemli bir metin olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına itiraz Danıştay’da reddedildi. Çekilme kararına karşı aralarında siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının başvurusu Danıştay 10. Dairesi, çekilme kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti ancak bu karara davacılar itiraz etti. Bunun üzerine dosya Danıştay’ın en üst karar organı olan İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşındı.

    Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre kurul, tüm itirazları oy çokluğuyla reddetti. Danıştay 10. Dairesi’nin çekilme kararının yürütmesinin durdurulmasının reddi yönünde verdiği karar da kesinleşti. Bu karar sonrası Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Cumhurbaşkanı kararı uygulanmaya devam edecek.

    Danıştay’ın kararında, sözleşmenin 80. maddesinin yürütme organına yani cumhurbaşkanına fesih yetkisi verdiği vurgulandı. Anayasa’nın 104. maddesine göre, uluslararası antlaşmaları onaylama yetkisinin cumhurbaşkanına ait olduğu kaydedildi. “Cumhurbaşkanı değişen ve yeni koşullar itibarıyla anlaşmanın onaylanmasını erteleyebileceği gibi onaylamaktan tamamen de vazgeçebilecektir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi için 1 Temmuz’da alanlarda olacak

    Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi için 1 Temmuz’da alanlarda olacak

    PİRHA-Kadınlar yarın Türkiye’nin bir çok kentinde sokaklara çıkarak ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz’ diyecek.

    Türkiye’de her gün kadına ve çocuğa yönelik şiddet, taciz, cinsel saldırı ve katliam yaşanırken, AKP-MHP ittifakı, Cumhurbaşkanı kararnamesiyle 10 yıl önce ‘ilk imzacı’sı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden yarın resmen çekilecek.

    Mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleşmeyi fesheden kararnameyi imzalaması başta kadınlar ve kurumları tarafından büyük tepkiyle karşılanırken, kadınlar sokaklarda, meydanlarda, cemevlerinde, Meclis’te, tarlada, doğasını korurken, fabrikalarda seslerini yükeltip ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz’ diye haykırdı.

    Sözleşmeden çekilmenin son günü olan 1 Temmuz’da da kadınlar Türkiye’nin bir çok ilinde sokaklarda olacak. İstanbul’da saat 19:00’da Taksim Tünel’de buluşacak olan kadınlar, Mersin’de aynı saatte Kuşimato sokakta ‘İstanbul Sözleşmesi bizim’ diyecek.

    Diğer kentlerde ise program şöyle:

    “İstanbul, saat 19.00-Taksim Tünel, Dersim, saat 17.30-Seyit Rıza Meydanı, Antalya, saat 19.00-Kışlıhan Meydanı, Ankara, saat 18.30-Sakarya Caddesi, Artvin Hopa, saat 16.30-Orta Hopa eski hastane önü, İzmir, saat 18.30-Türkan Saylan Kültür Merkezi önü, Mersin, saat 19.00- Kushimoto Sokağı, Adana, saat 18.00-İnönü Parkı, Bursa, saat 19.00-Fomara önü, Denizli, saat 18.30-Çınar Meydanı, Eskişehir saat 18.30-Adalar Migros Önü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan görevden alındı

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan görevden alındı

    Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan görevden alındı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, iki ayrı bakanlığa dönüştürüldü.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine revizyonunu gerçekleştirdi. Erdoğan imzasıyla yayınlanan kararnameye göre, Ticaret Bakanlığı’na kendisinin ve eşinin ortak olduğu şirket üzerinden 9 milyon TL’lik dezenfektan alımı yapan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan görevden alındı, yerine AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş atandı.

    Kararnameyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, iki ayrı bakanlığa dönüştürülürken, Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un görevine son verildi.

    Kararnameye göre yeni bakanlıklar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı oldu. Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine Derya Yanık’ı, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine Vedat Bilgin’i atadı. Yeni kararnameyle bakanlık sayısı 16’dan 17’ye çıktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    PİRHA – Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı iki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı. Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri yayımlandı. 11 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile arşiv hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek, kamuda belge yönetimini sağlamak üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu. 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren kararname ile kurulan Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı ve genel bütçeye tabi olacak.

    Kararname ile Başkanlığın görevleri de belirlendi. Buna göre, Başkanlık, kamu, özel ve yurt dışı arşivlerinde bulunan devlet, millet hayatını ilgilendiren belgeleri tespit ve tescil edecek, sertifikalandıracak, gerektiğinde ise satın alarak devlet arşivlerine kazandıracak.

    Başkanlık, arşiv belgelerinin tahribini önleyecek tedbirleri alacak, arşiv laboratuvarı kuracak veya laboratuvar hizmeti satın alacak; bunların tamir, konservasyon ve restorasyonunu yapacak.

    Arşivlerde gerçekleştirilecek mikrofilm ve dijitalleştirme faaliyetleri ile yenilikçi tekniklerin uygulanması için çalışma yürütecek Başkanlık, Devlet Arşiv Ağını ve Devlet Arşivi Veri Merkezini oluşturup koordine edecek.

    Başkanlık ayrıca kağıt ve elektronik ortamda oluşturulan arşiv belgelerinin her türlü güvenliğine ilişkin önlemleri alacak.

    Düzenlemeye göre Başkan, Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek.

    HİZMET BİRİMLERİ  OLUŞTURULDU

    Kararname ile Başkanlığa bağlı 9 başkanlık ve bir özel kalem müdürlüğü oluşturuldu.

    Buna göre başkanlığın hizmet birimleri şunlar:

    “Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Belge Tespit ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Tasnif ve Araştırma Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem ve Elektronik Arşiv Dairesi Başkanlığı, Muhafaza ve Bakım Dairesi Başkanlığı, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.”

    Kararnamede ayrıca hizmet birimlerinin görevleri de belirlendi. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Atatürk ve sonraki Cumhurbaşkanları dönemlerine ait bilgi, belge, eşya, fotoğraf ve benzeri kaynakları derleyip arşivleyecek.

    Öte yandan, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren ve elinde arşiv belgesi ve arşivlik belge bulunduran kurum ve kuruluşlar, ellerindeki arşiv belgelerini saklamak, saklanmasına gerek kalmayan belgeleri ise yok etmekle yükümlü olacaklar.

    Arşiv belgesi ve arşivlik belge temliki tasarruflar amacıyla kullanılamayacak, tahrip ve tahrif edilemeyecek yurt dışına çıkartılamayacak.

    Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşların kurum arşivlerinde yapılacak ayıklama ve imha işlemleri için, bünyelerinde ayıklama ve imha komisyonları oluşturulacak.

    İŞ BİRLİĞİ VE BİLGİ TOPLAMA

    Kararnameye göre Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak. Başkanlık, görevleri ile ilgili gerekli olan bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili olacak.

    Kamu kurum ve kuruluşları kendilerinden istenen bütün bilgiyi vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların ise gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleyebilecek. Bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    PERSONEL İSTİHDAMI, ÇALIŞTIRILMASI VE GÖREVLENDİRME

    Başkanlıkta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili ek maddesine göre Arşiv Uzmanı ve Arşiv Uzman Yardımcısı istihdam edilebilecek.

    Başkanlıkta, sözleşmeli personel istihdam edilebilecek, Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanınca tespit edilecek.

    Başkanlığın 2018 mali yılı harcamaları, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanacak.

    Kapatılan Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kadro ve pozisyonlarında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az 2 yıl, en fazla 10 yıl görev yapan ve lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar; Başkanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre, bir defaya mahsus olmak üzere 6 ay içerisinde yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmak şartıyla Arşiv Uzman Yardımcılığı kadrolarına atanabilecek.

    Aynı şartlarda en az 10 yıldır kurumda görev yapanlar ise bir defaya mahsus olmak üzere, yapılacak yazılı ve sözlü sınavı kazanmak şartıyla Arşiv Uzmanlığı kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atanacakların sayısı, Arşiv Uzmanı toplam kadro sayısının yüzde 30’unu geçemeyecek. 10 yıldan aşağı hizmeti olanlar uzman yardımcısı 10 yıldan fazla hizmeti olanlar uzman kadrolarına atandıklarında bunlar için ilgili mevzuattaki kısıtlamalar uygulanmayacak.

    Kararname ile Devlet Arşivleri Başkanlığı için bir başkan ve 3 başkan yardımcısı, 9 daire başkanı, 1 özel kalem müdürü, arşiv uzman ve yardımcılarından oluşan 524 kadro ihdas edildi.

    MİLLİ SARAYLAR İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Buna göre, milli sarayların (saray, müze, köşk, kasır ve fabrikalar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları) yönetimi ve tanıtımı için Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak genel bütçeye tabi Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Başkanlık, Cumhurbaşkanlığının yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapacak.

    Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde (Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası) tüm müzecilik hizmetlerinin yerine getirilmesi, müzenin ulusal ve uluslararası tanıtımının yapılması veya yaptırılması ile bu amaçla faaliyetlerde bulunulması, ilgili kuruluşlarla kültürel alanlarda iş birliği yapılması, müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle ilgili diğer teknik hizmetlerinin yürütülmesi, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki müzelerin tanıtılması, ziyarete hazır tutulması, ziyaretçilere ilişkin verilerin istatistiki yöntemlerle değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması da Başkanlığın görevleri arasında yer alıyor.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanı, Başkanlığın genel yönetimi ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek, Başkanlığın bütçe teklifini hazırlayacak.

    HİZMET BİRİMLERİ

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının hizmet birimleri Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı, Destek Hizmetleri Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Özel Kalem Müdürlüğünden oluşacak.

    Hizmet birimlerinin görevlerinin de yer aldığı kararnameye göre, Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak.

    Başkanlık, görevleriyle ilgili gerekli bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili, kamu kurum ve kuruluşları ise kendilerinden istenen bütün bilgileri vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve projeyle uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme, bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek, bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilecek. Bu kapsamdaki faaliyetlerle Başkanlığa teklif edilen projelerin değerlendirilmesi ve desteklenen projelerin izlenmesine ilişkin hizmet alımlarında görev alan kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacak harcamalar Başkanlık bütçesinden karşılanacak.

    Başkanlıkça desteklenen araştırma-geliştirme projelerinde proje süresi ile sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında görev yapan öğretim elemanlarına onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden ödeme yapılabilecek.

    Projede görev yapan ve kamu görevlisi olmayan diğer personele onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden hizmet bedeli ödenebilecek.

    YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

    Başkanlıkta görev yapan her kademedeki yöneticiler hizmet veya görevlerini, Cumhurbaşkanı tarafından verilecek emir ve direktifler ile sıralı yöneticiler tarafından verilecek emir ve talimatlar yönünde mevzuata uygun olarak düzenlemek ve yürütmekten bir üst kademeye karşı sorumlu olacak.

    Başkanlık, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek. Ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    Başkanlık personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olacak. Başkanlıkta, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri çerçevesinde personel istihdam edilecek ve Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esaslarıyla ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanı’nca tespit edilecek.

    Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır, müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve yardımlar hakkında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ilgili maddesi çerçevesinde işlem yapılacak.

    Kadro ve pozisyonların tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadro ve pozisyonlara ilişkin diğer hususlar, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine göre düzenlenecek.

    Mevzuatta Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının görevleriyle ilgili olarak TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatına yapılmış olan atıflar Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına yapılmış sayılacak.

    2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredilen TBMM’ye bağlı Milli Saraylara ilişkin hizmetler, anılan KHK’nin yayımı tarihinde istihdam edilen görevli personel eliyle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince hiçbir işleme gerek kalmaksızın yürütülmeye devam edilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 7 yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı

    7 yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı

    7 yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı.

    Devlet Denetleme Kurulu ve MGK yeniden şekillendirildi. Yüksek Askeri Şura ve Adli Tıp’ın da yapıları yeniden şekillendirildi.

    8 numaralı kararnameye göre Yüksek Askeri Şura, cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği cumhurbaşkanı yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanacak. Cumhurbaşkanı gerektiğinde Şura’yı toplayabilecek.

    Cumhurbaşkanı yardımcıları, Hazine ve Maliye Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı da Yüksek Askeri Şura üyesi olacak.

    Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma bakanına bağlandı.

    TİKA ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlandı.

    Vakıflar Genel Müdürlüğü de kararname ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlandı.

    Cumhurbaşkanı kararıyla YÖK üyeliğine ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik seçildi.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kuruldu.

    6 ÜNİVERSİTEYE REKTÖR ATAMASI

    Altı üniversiteye rektör atanmasına ilişkin cumhurbaşkanı kararları da Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Buna göre, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa rektörlüğüne Prof. Dr. Nuri Aydın atandı.

    Marmara Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Erol Özvar atandı.