PİRHA- Bingöl Karer’e bağlı Pîrcan (Kabaçalı) Köyü’nde yaşayan ve evi ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılarak göç ettirilmek istenen Zelihan Başusta yaşanan duruma, “Bu benim toprağımdır, kesinlikle istemiyorum. Bütün sülalemiz, nerdeyse tüm ceddimiz bu topraklarda büyüdü. Kepçe gelirse kendimi onun önüne atacağım, isterse beni öldürsün” diyerek isyan ediyor.
Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Karer bölgesindeki köylerde yaşayan yurttaşların evleri ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılarak Adaklı’da yapılacak TOKİ binalarına taşınmak isteniyor. Köylerinde ev yapmalarına izin verilmediğini söyleyen yurttaşlar, sağlam olan evleri için ağır hasar kaydı tutulduğunu belirterek bu yolla göç ettirilerek köklerinden koparılmak istendiklerine işaret ediyorlar.
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Bingöl Karer’deki köylerde geçen sene gerçekleşen deprem sonrasında hasar tespit komisyonunun, ağır hasar tutanağı tuttuğu onlarca ev yıkılarak Adaklı’da kurulacak TOKİ binalarına taşınmak isteniyor. Köylerinde ev yapmalarına izin verilmeyen yurttaşların bir an önce evlerini boşaltmaları diretiliyor. Çatlaklar oluşan evlerinden ağır hasar gördüğü gerekçesiyle çıkartılmak istenen yurttaşlar ayrıca büyük bir borç altına sokularak topraklarından çıkarılmak istenildiklerine vurgu yapıyorlar.
Evi yıkılarak Adaklı’da yapılacak TOKİ konutlarına taşınması diretilen mağdurlardan biri olan Zelihan Başusta, tarihi miras olan evinin yıkılmasına izin vermeyeceğini; gerekir ise kepçenin önün yatacağını dile getiriyor.
“MEZARLARIMIZ, ATALARIMIZ BU TOPRAKTA; TERK ETMEM”
Evinin yıkılarak Adaklı’ya taşınmak istendiğine vurgu yapan Zelihan Başusta, atalarının yaşadığı bu toprakları terk etmek istemediğini hüzünlü gözlerle anlatıyor. Başusta, “Biz buradan gitmek istemiyoruz. Elimizde ev yapmak için gerekli sermaye yok. Köylüler de yapsa hükümet de yapsa Hak şahidimdir ki elimizde para yok. Şimdi bu insanlar gelmiş, bunların aslında bir suçu yok. Bu insanlar sadece görevini yapıyor. Biz bu insanlara talimat verenlere tepki gösteriyoruz. Fakir fukarayı ezmesinler artık. Biz evimizi nereye götürelim. Dışarıda mı kalalım? Bu benim toprağımdır, kesinlikle istemiyorum. Bütün sülalemiz, nerdeyse tüm ceddimiz bu topraklarda büyüdü. Biz de burada yaşayacağız. Mezarlarımız burada, atalarımız bu topraklardadır” diyerek yaşatılmak istenen duruma tepki gösteriyor.
“KENDİMİ KEPÇENİN ÖNÜNE ATACAĞIM, İSTERSE ÖLDÜRSÜNLER”
Başusta, tarihi miras olan evinin yıkılmasına izin vermeyeceğini ve gerekirse kepçenin önüne yatacağını ifade ederek, “Bize, ‘Gelin Bingöl’de yaşayın’ diyorlar. Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Böyle bir şeyi istemiyoruz. Doktora gidecek paramız dahi yok. Kim ne yaparsa yapsın eğer kepçe gelirse kendimi onun önüne atacağım. İsterse beni öldürsün. Kaçıncı kezdir ki bu memurlar buraya geliyor. Memurlar da emir kuludur. Ne emredilirse yapıyorlar. Bir şey doğru ise Hak kabul eder, değilse zaten kabul etmez. Biz ne yapalım, nereye gidelim? Oğlum isterse gelin istemez, kızım isterse damat istemez. Bizi götürün kurtların önüne atın o zaman” diye konuştu.
PİRHA- Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Karer bölgesindeki köylerde yaşayan yurttaşların evleri ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıkılarak Adaklı’da yapılacak TOKİ binalarına taşınmak isteniyor. Köylerinde ev yapmalarına izin verilmediğini söyleyen yurttaşlar, sağlam olan evleri için ağır hasar kaydı tutulduğunu belirterek bu yolla göç ettirilerek köklerinden koparılmak istendiklerine işaret ediyorlar.
14 Haziran 2020 tarihinde başta Bingöl’ü etkisi altına alan, merkez üssü Karlıova olan 5.8 büyüklüğündeki depremde birçok ev yıkılmış ve hasar görmüştü. Karlıova, Yedisu ve Adaklı ilçelerini ve köylerini etkileyen depremde 108 yerleşim yerinde toplam 31 bin 487 yurttaş etkilenmişti.
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Bingöl Karer’deki köylerde geçen sene gerçekleşen deprem sonrasında hasar tespit komisyonunun, ağır hasar tutanağı tuttuğu onlarca ev yıkılarak Adaklı’da kurulacak TOKİ binalarına taşınmak isteniyor. Köylerinde ev yapmalarına izin verilmeyen yurttaşların bir an önce evlerini boşaltmaları diretiliyor. Çatlaklar oluşan evlerinden ağır hasar gördüğü gerekçesiyle çıkartılmak istenen yurttaşlar ayrıca büyük bir borç altına sokularak topraklarından çıkarılmak istenildiklerine vurgu yapıyorlar.
ÇATLAKLAR İÇİN ‘AĞIR HASAR KAYDI’ TUTULDU İDDİASI
14 Haziran 2020 tarihinde başta Bingöl’ü etkisi altına alan, merkez üssü Karlıova olan 5.8 büyüklüğündeki depremde birçok ev yıkılmış ve hasar görmüştü. Karer bölgesindeki Alevi-Sünni köylerinde yerinde inceleme yapan hasar tespit komisyonunun evlerindeki çatlakları ağır hasar kayıtlı yazarak tutanak tuttuğunu iddia eden köylüler, ayrıca kendilerine yeniden ev yapma sözü verilmediğini ifade ettiler.
AĞIR HASAR KAYDINA RAĞMEN OTURMALARINA İZİN VERİLDİ
Evlerindeki çatlaklar için yetkililerin ağır hasar tutanağı tuttuğunu söyleyen köylüler, “Madem evlerimiz ağır hasarlıydı neden oturmamıza izin verildi? Canımız bu kadar mı değersiz?” diyerek yaşanan çelişkiye tepki gösteriyor.
Aradan geçen bir senelik zamanda tek bir yetkilinin dahi durumlarını sormadığını söyleyen köylüler, yetkililerin kendilerine, ‘Ya çıkarsınız ya da biz evlerinizi jandarma eşliğinde yıkarız. Hazırlıklı olun’ dediklerini kaydederek göçe zorlandıklarını kaydediyorlar.
“YOLUNUZ YOK” DENİLEREK KÖYLERDE EV YAPILMASINA İZİN VERİLMİYOR
Depremden sonra arazileri üzerinde yeni evler inşa etmek isteyen köylülere arsalarının en az 300 metrekare olması şartı konulmuş. Onlarca dönüm arazileri olan köylülerin yer göstermeleri sonrasında İl Afet Müdürlüğü sözde belirtilen arazilere yol gitmemesi ve tarım arazisi olmasından kaynaklı ev yapmalarına izin vermeyeceklerini bildirmişler. İl Afet Müdürlüğü’nün gerekçesinin tam tersine ev yapılması için gösterilen arazilerin tümünün yolu olduğuna işaret eden köylüler, bu yolla İl Afet Müdürlüğü’nün masraftan kaçınmak istendiğine dikkat çekiyor.
“EVLER 70 METREKAREDEN BÜYÜK YAPILAMAYACAK” KOŞULU
Köylülere ayrıca yeni yapmak istedikleri evlerinin 65-70 metrekare olması şartı koşulmuş. Hayvan barınakları, kümes, tandır, samanlık gibi alanların bulunduğu evlerin yeni imar planında 70 metrekareye sığdırılmak istenmesine tepkili olan köylüler çeşitli ölçülerde evi ve arazisi olmalarına rağmen tek tip ve standart büyüklükte evlere hiçbir eşyalarının sığmayacağını ifade ediyor.
İHALE DAVET USULÜ TOKİYE VERİLDİ
Adaklı’ya taşınmak istenen köylüler TOKİ işlemleri gerçekleştirirken hukuk kuralları ve ihale mevzuatı açıkça ihlal edilerek davet usulü ile bu projelerin şirketlere verildiğini belirttiler.
Kimseye duyurulmadan özel olarak davet edilen şirketler arasında, kapalı kapılar arkasında yapılan ihalenin mevzuatı açıkça ihlal ettiğine değinen köylüler saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması gibi konularda açıkça suç işlendiğine işaret ederek yetkililer hakkında soruşturma başlatılması çağrısında bulunuyor.
ELEKTRİĞİ, ALT YAPISI OLMAYAN KONTEYNERLERDE YAŞAMAK İMKANSIZ HALDE
Yıkım kararının kendilerine iletilmesinin ardından tek gözlü, elektriği ve alt yapısı olmayan konteynerlere taşınmak istenildiklerini belirten köylüler, ‘Eşyalarımız dahi sığmıyor biz nasıl sığalım. Peki ya hayvanlarımızı nereye götüreceğiz’ diye sorarak mağduriyetlerine çözüm bulunulmasını bekliyor. Köylüler yaz aylarının sıcak, kış aylarının ise soğuk geçtiği bu konteynerlerde yaşamanın imkansız olduğunu belirtiyor.
“VATANDAŞ EVİNİ KÖYÜNDE YAPMAK İSTİYOR”
Karer’e bağlı Pîrcan (Kabaçalı) Köyü’nde arıcılık ile uğraşan Şevket Kalındamar, evlerinin önünden yol geçmemesinin gerekçe gösterilerek Adaklı’ya taşınmak istendiklerini söyledi. Çevre köylerdeki bir çok yurttaşın bu duruma tepki gösterdiğini dile getiren Kalındamar, “Geçen seneki depremin ardından alelacele gelip kontrol ettiler. Biz köylüler geçmiş depremler gibi evlerin yerinde yapılacağını düşündük. Son dönemde evleri yakıp konteynerlerde yaşayacağımızı bildirdiler. Bu konteynerlerin alt yapısı, suyu, elektriği dahi yok. Evlerimizin önünden yol geçmemesi gerekçe gösterilerek Adaklı’ya evlerin yapılacağını söylediler. Vatandaş evinin yıkıp yerlerinde yaşamak istiyor. Amaçları birilerine para kazandırmak mıdır ki böylesi aceleye getiriyorlar” diye sordu.
“BİRİLERİNE ÇIKAR SAĞLANMAYA ÇALIŞILIYOR”
Kalındamar, yerleştirilmek istendikleri konteynerlerde tek bir kişinin dahi ihtiyaçlarını karşılayamayacak olduğuna vurguda bulunarak, “Bu insanlar hayvan sahibi, onları nerede saklayacaklar? Yangından mal kaçırırcasına bu işlerin yapılması aklımıza birilerine çıkar sağlanmaya çalışıldığını akla getiriyor. İnsanlar bu konuda çok tepkili ve tutumları net. Barınma sağlanmadan evleri insanların başına yıkmak hiçbir yerde görülmemiştir. Evlerin toplu yapılması hizmet anlamında da devletin hizmetlerini kolaylaştırır. Ama böyle dağınık halde evler yapılması su ve elektrikte de problem yaşanacak. İnsanların bir arada yaşamayasını engelleyecek. Bütün bunlar planlı yapılıyor. Düşmanları arttıracak” diye konuştu.
“BU İNSANLARIN HALİ NE OLACAK?”
Yeni inşa edilecek evlerin yapımı için 210-250 bin TL arasında tutarların istendiğini söyleyen Kalındamar, “Çoğu insan yazları gelip kalıyor. Ekonomik krizden dolayı insanlar önünü göremiyor. Borçlanıp nasıl ödeyecek? Köylerdeki evler deprem sigortası kapsamına alınmıyor. Devlet de destek sunmuyor. Bu insanların hali ne olacak?” diyerek tepki gösterdi.
“KÖKLERİMİZDEN UZAKLAŞTIRMAK İSTİYORLAR”
Kalındamar, alelacele uygulanmak istenen bu projenin bir amacının da insanları topraklarından göç ettirme olduğuna işaret etti. İnsanları mağdur eden bu karardan bir an önce vazgeçilmesini isteyen Kalındamar, şunları kaydetti:
“Bu evlerin manevi değeri var. Herkes geçmişi yad ediyor. Tarihi kökten silerek insanları köksüzleştiriyorsun. Bu hesabın bir amacı da asimilasyonu ilerleterek insanları köklerinden uzaklaştırmaktır. Kenger, nasıl ki kuruduğu zaman rüzgar uçurup götürür ve kökü kurur ise; bizler de köksüzleştirilerek buradan savurulmak isteniyoruz. Bizim geçmişten beri Adaklı ile bir bağımız yok. Orada ne toprağımız, ne de yurdumuz var. TOKİ’lerde bizi dört duvara hapsedecekler. Dedelerimin dişle tırnakla emek verdiği bu toprakları değerlendirmek, üretir hale getirmek istiyorum. Bu karardan vazgeçmeliler. İnsanlar ile ortaklaşmalı, görüşlerini almalılar. Bizler betonlar arasına sıkışmak istemiyoruz. Bu projelerin başarı şansı yoktur” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
“EVİMİZDEKİ ÇATLAKLARA AĞIR HASAR TUTANAĞI TUTULDU”
Pîrcan (Kabaçalı) Köyü’ndeki bir diğer yurttaş Gülsüm Çalgıcı ise 70 metrekarelik evlere hapsedilmek istendiklerini söyleyerek, “Hayvanlarımız, katıklarımız var nereye sığdıracağız?” diye sordu. Evlerindeki çatlakların ağır hasar olmadığı halde yetkililerce ağır hasar tutanağı tutulduğunu kaydeden Çalgıcı şöyle konuştu:
“Bizler yeterli bilgilendirilmedik. İtiraz süreçlerinden haberimiz yoktu. Evlerimizi apar topar yıkmak yerine kredi ile evlerimizi yapardık. Gerekçe olarak buranın deprem bölgesi olmasından kaynaklı Adaklı’ya gönderilmek isteniyoruz. Evimizi yeniden yapmak istersek bayağı zorlanacağız. 70 metrekare bir alana sıkıştırılmak isteniyoruz. Hayvanlarımız, katıklarımız var nereye sığacağız? Bunu bizlere zorla dayatmaya çalışıyorlar. Verdikleri konteynerlere eşyalarımız dahi sığmıyor. Tutturmuşlar, ‘hazırlıklı olun gelip yıkacağız’ diyorlar. Neyin hazırlığını yapacağız? Çatlak olan evlerin hepsi ağır hasarlı yazılmış. Ağır hasarlık bir durum da yok, bu kabul edilemez. İzmir’deki depremde duvarları patlamış evlere oturulabilir raporu verdiler. Bizim evimizdeki çatlaklara ise ağır hasar kaydı yazmışlar. Hasar bile sayılmaz. Bu raporlar nasıl verildi? İnsanlarla konuşunlar, dertlerini dinlesinler.”
“KÖYÜMÜZDE EV YAPMAMIZA İZİN VERMİYORLAR, ADAKLI’YA GİTMEK İSTEMİYORUZ”
Bir diğer Pîrcan (Kabaçalı) köylü Zühriye Bütün adlı yurttaş da, köyde ev yapmaları için şart konulan 300 metrekarelik alanı göstermelerine rağmen yol olmadığı gerekçesiyle ev yapmalarının engellediğini belirtti. Bütün, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere çağrı yaparak, “Evlerimizin yıkılması konusunda başta farklı bir açıklama yapılmıştı. Bize barınabilecek bir yer versinler, sonrasında yıkılabilir. Doldurduğumuz formlarda hiçbir açıklama yoktu. Evlerimizi İl Afet Müdürlüğü’nün yapacağı söylendi. Sonrasında TOKİ işin içine dahil edildi. Kimse Adaklı’daki TOKİ’de yaşamak istemiyor. Bize verdikleri konteynerde ne yerleşebilir, ne ısınabilirsin. Ev yapabilmemiz için en az 300 metrekare bir arazi göstermemizi istediler. Köyde geniş bir arazimizi göstermemize rağmen ev yapamayacaklarını söylediler. Kendi arazimizin üzerinde ev yapmak istiyoruz. Köyümüze yol açmamıza rağmen yolumuz olmadığı gerekçesiyle ev yapmak istemiyorlar. Mağduriyetimizin giderilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“BURADA ANILARIMIZ, MEZARLARIMIZ VAR; GÖÇ ETMEK İSTEMİYORUZ”
Antalya’da yaşayan ve yaşlı annesine bakmak için köyde bulunan Yekmal (Dolutekne) Köyü’nden Zeliha Erdem de hiçbir sosyal güvencesi olmayan köylülerin Adaklı’da inşa edilecek TOKİ konutlarına 200-250 bin TL arasında borçlandırılmaya çalışıldığını kaydetti.
Erdem, yaşam alanları olan köylerindeki mezarları, anılarını bırakmak istemediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Evimizin yıkılması durumunda yeni bir ev yapılması için gösterilecek bir arsamız yok. Evlerimiz yıkılacak diye kardeşim elma ağaçlarını söküp başka bir yere aldı. Bu alanın ev yapmaya müsait olmadığını söyleyerek gittiler. Yaşayacak, gidecek bir yerimiz yok. Annem 94 yaşında ve evi yıkılması durumunda 70 metrekare bir eve hiçbir şeyi sığamayacak. Devlet evlerimizi yerinde yapsın. İnsanları 70 metrekare eve sığdırmak sosyal devletin işi olamaz. İnsanlar çalışmıyor, herhangi bir sosyal güvenceleri yok. İnsanlar hem yerinden yurdundan edilecek hem de borçlandırılacak. Sonrada ev yaptık diye propaganda yapacaklar. Burada mezarlarımız, anılarımız var. İnsanlar bırakmak istemiyor. Köyümüzden göç etmek etmek istiyoruz.”
PİRHA- Bingöl Karer’e bağlı Sirnan köyü karla kaplandı. Ağır kış şartlarına karşı yaşam mücadelesi veren köy halkı aynı zamanda karın da tadını çıkarıyor. Üniversite öğrencisi Roni Kal, pandemi nedeniyle köyde kaldığını ve babasına yardım ettiğini söyledi.
Bölgede pek çok il karla kaplandı. Bunlardan biri de Bingöl. Karer’e bağlı Sirnan köyünde ağır kış şartlarına karşı yaşam mücadelesi veren köy halkı karın da tadını çıkarıyor. Kar kaplı Sirnan eşsiz güzellikte. Çocuklar da kayarak karın keyfini çıkarıyor.
Pandemi nedeniyle İstanbul’a dönemeyenler de köyde yaşamlarını sürdürüyor.
Köyde yaşayan Roni Kal, İzmir’de üniversite okuduğunu belirterek, “Yazları hayvancılık yaptığımız için babama yardım ediyorum. Büyük baş hayvanlarımız var. Hayvanlarımızı aç bırakmıyoruz. Ot veriyoruz. Yemi nadiren veriyoruz” dedi.
Yaz ayında yaylaya 5-6 ailenin çıktığını söyleyen Roni Kal, şu an pandemi nedeniyle köyde yaklaşık 30 ailenin yaşadığını kaydetti.
“AKŞAMLARI BAĞLAMA ÇALIP MUHABBET EDİYORUZ”
Roni, akşamları arkadaşlarıyla evlerde toplanıp bağlama çaldıklarını, muhabbet ettiklerini ifade etti.
Pandemi nedeniyle okula gitmek istemediğini söyleyen Roni Kal, “Türkiye’de hayat koşulları iyi olmadığı için köyde yaşamayı isterim ama çalışmamız lazım. Köyde yaşamamız pek mümkün değil ama köyden de kopmak istemiyorum” diye konuştu.
PİRHA- Bingöl’deki Alevi köylerine giden tüm yollar bozuk. Adaklı ilçesine bağlı Karer bölgesinde bulunan 9 Alevi köyünde yaşayan yurttaşlar, kimlik ve inançlarından dolayı yıllardır hizmet alamadıklarını belirterek, bu sorunlarının bir an önce çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundular.
Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Karer bölgesindeki Alevi köylerinde yaşayan yurttaşlar, yol, elektrik ve su hizmeti alamadıklarından dolayı büyük sıkıntılar yaşadıklarını CAN TV mikrofonuna anlattılar.
“ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN HİZMET ALAMIYORUZ”
Deşt yaylasından sonra yolun çok sıkıntılı olduğu ve araçlarda yolculuk yapmanın çok zor olduğunu ifade eden Karer’de yaşayan bir kadın can, “Bingöl’e giderken yol üstünde bulanan Sünnilerin yaşadığı köy yollarının tamamı asfaltlanmış. Ama Karer bölgesinde bulanan Alevi köylerinin tamamında yol başta olmak üzere elektrik ve su sıkıntısı bulunmamaktadır. Bizler de bu ülkenin vatandaşıyız, bu ülkeye vergi ödemekteyiz. Neden aynı hizmetleri biz alamıyoruz. Alevi olduğumuz için mi bu hizmetler bize verilmiyor. Sağlık alanında da hiçbir hizmet alamıyoruz. Sağlık ocağı ve hemşiremiz yok. Çevre köylerde varsa bize de aynı hizmetler verilmeli sağlık ocağı ve hemşire istiyoruz” dedi.
“GEÇİM KAYNAĞI SIKINTISI İLE YOĞUN GÖÇ YAŞANDI”
“Karer’in geçmişinden bugüne sürekli bir dayanışma ve birliktelik vardı. Karer dayanışma ve sorun çözme noktasında bir merkezdir” diyen Korkan köyünden Binali Tay, şunları söyledi:
“Ancak 90’lı yıllardan bu yana geçim kaynağı sıkıntısı ve nüfusun artması ile birlikte yoğun bir göç yaşandı. O dönemlerde köylerimiz ve Bingöl arasında çalışan 5 minibüs vardı. Yollar bugüne göre daha iyiydi. Dernek olarak biz bu sorunlarımızı defalarca muhataplarına ilettik. Karer ve Bingöl arasındaki yolun asfalt çalışmalarının yapılması ve derelerin ıslah edilmesini istedik. Verilen sözler tutulmadı, sorun çözülmedi ve halen devam ediyor. O köylerde yaşayan insanlarımız ciddi sorunlar yaşıyor. Buradan tekrar çağrı yapıyoruz; Karer yolları yapılsın dereler ıslah edilsin.”
“MEVCUT İKTİDARA OY ÇIKMADIĞI İÇİN HİZMET SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMÜYOR”
2 yaşındayken köyünden ayrılan ve halen İstanbul’da yaşamakta olan Tuzla Belediyesi Meclis üyesi olan Korkan köyünden Serkan Tay da, “Köyümüzün hasreti ile yanıp tutuşuyoruz. Her sene buralara gelerek ziyaretlerimize ve dergahlarımıza giderek niyaz oluyoruz. Karer köylerinin en büyük sıkıntısı Çır şelalesine gelip devam etmemesidir. Bu yolun yapılmamasının en büyük nedeni ise mevcut iktidara oy çıkmamasıdır. Buralarda Alevi canların yaşamasıdır. Özelikle doğuda yaşayan Alevi köylerin neredeyse tamamında bu sorunlar bulunmaktadır. Bu konuyu daha önce Bingöllü olan Bakan Cevdet Yılmaz’a bir toplantıda ‘yol gitmeyen yere medeniyet, eğitim, sağlık kısacası hizmet gitmez’ diye iletmiştim. Bakan bana üç beş kişi yaşıyor diye yol götüremeyiz cevabını verdi. TBMM’yi ziyaret ederek bununla ilgili çalışmalar yürüteceğiz” diye konuştu.
“SAĞLIK OCAĞINA İHTİYAÇ VAR”
“En büyük sorunumuz yol sorunu. Yollarımız dar ve bozuk, kışın kar kapatıyor, yazın iki araba yan yana geçemiyor. Bu nedenle büyük bir sıkıntı yaşıyoruz” diyen Karerli başka bir can ise, “Hastamız olsa götüremiyoruz, götürürsek bile yoldan dolayı büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Bu sıkıntıları daha çok kışın yaşıyoruz. Köylerimize yollar ve en kısa zamanda sağlık ocağı yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“SÜREKLİ SORUN YAŞIYORUZ”
Pircanlı olan ve evlenip Karer’e gelen bir kadın can ise, “Burada olmaktan gurur duyuyorum. Buraya her geldiğimizde yol, su ve elektrik konusunda her zaman sorun yaşamaktayız. Bunların bir an önce çözülmesi gerekiyor” dedi.
“YAŞAM ALANINI GÜÇLENDİREREK HİZMETE ZORLAYALIM”
Korkan köyünden Hasan Kaplanseren İstanbul’ Karer Kültür Dayanışma derneğinde başkan yardımcılığını yapıyor. Kaplanseren “Dernek olarak Karer köylerinin bütün sıkıntılarını yetkililere yazılı da bildirdiğimiz halde Karer’in yol, su, elektrik ve sağlık sorunu bir türlü çözülmüyor. Çözülmemesinin nedenlerinden bir tanesi Karer çok göç verdiğinden dolayı yaşamsal alan olmadığını belirtiyorlar. Bu yaşamsal alanı tekrar yaratmak için tüm Karerlileri birlik ve beraberlik içerisinde Karer’de tekrar yapılaşmaya özelikle emekli olan canları evler yaparak Karer’de yaşamaya davet ediyorum. Oradaki yaşam alanını güçlendirerek yetkilileri hizmete zorlayalım” diye konuştu.
“KİMLİK VE İNANCINDAN DOLAYI HİZMET VERİLMİYOR”
HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir’in geçtiğimiz haftalarda mecliste söz alarak konuya işkin bir konuşma yaptığını hatırlatan Agire Jiyan solisti Ali Geçimli ise, “Karer Kültürel, kimlik ve inanç yapısı olarak da Kürt Alevi toplumundan oluşmaktadır. Bugüne kadar gelen bütün hükümetler belli bir yere kadar Karer yollarını yapıyor. Karer’de her yıl geleneksel olarak düzenlenen festivale yüzlerce can katılıyor. Ama sürekli sorun yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
“AYRIM YAPILMADAN HİZMET VERİLMELİDİR”
Karer Sağyan doğumlu Hasan Uzunyayla, “Köklerimizi ve komşularımızı bu etkinliklerde görüyoruz. Belli bir yere kadar asfaltlamanın yapıldığını ama Karer köylerinin sınırlarına girildiğinde hizmet verilmediğini görüyoruz. Bugüne kadar sürekli ötekileştirilen ve dışlanan toplumlar gördük. Bunun ülkeye bir şey kazandıramayacağını biliyoruz. Bu ülkede barış, huzur sağlanmak isteniyorsa bütün toplumlar eşit yurttaş olarak görülmeli ayrım yapılmadan hizmet edilmelidir. Ancak bununla birlikteliğimizi sağlayıp ülkeye barış ve huzur getirebiliriz” diye konuştu.
HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir de, Haziran ayında Bingöl’deki Alevi köylerine giden tüm yolların bozuk olduğuna dikkat çekerek bu sorunların bir an önce çözülmesi için yetkililere çağrıda bulunmuş ve konuya ilişkin meclise önerge vermişti.
PİRHA- HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Bingöl’deki Alevi köylerine giden tüm yolların bozuk olduğuna dikkat çekerek bu sorunların bir an önce çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Bingöl’ün Karer bölgesinde yaşayan Alevilerin sorunlarını HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, mecliste gündeme getirdi.
Aydemir, “Karer bölgesinde bulunan 9 köyde yoğunlukta Aleviler yaşamaktadır. Bu yerlere Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hizmet götürülmemiştir. 2020’ye girerken hala bu köylerin yolları stabilizedir. Asfalt yapılmamıştır. Yollar daha çok Sünnilerin yaşadığı köylerden sonra bıçak sırtı gibi kesilmektedir. Bu yüzyıldır devam etmektedir. Özellikle Karer bölgesinin asfaltlamanın yanı sıra telefon hatları bulunmamaktadır. Su sorunu mevcuttur. Okul yoktur. Sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktadır.” ifadelerini kullandı.
“BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE HİZMET VERİLMİYOR”
Yüzyıldan bu yana gerek sistem gerekse yerel yönetimler tarafından bilinçli bir şekilde geri ve mahrum bırakıldıklarının altını çizen Aydemir tüm ilgililere şu çağrıda bulundu:
“Bir an önce Bingöl merkez Karer bölgesindeki köylerinin yolların asfaltlanması ve burada yaşayan Alevi halkımızın sorunlarının giderilmesini talep ediyoruz.” (HABER MERKEZİ)
PİRHA- Bingöl Karer Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği İstanbul Küçükköy’de Hızır lokması verdi. Pir İbrahim Erdoğan’ın Kürtçe verdiği lokma duasını verdiği etkinliğe HDP’nin Sultangazi Belediyesi Eş Başkan adayları Cevdet Konak ile Aygül Sincar Karataş da katıldı.
Bingöl Karer Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği İstanbul Küçükköy’de Hızır lokması verdi. Dernek başkanı Hakkı Yalçın ve yöneticilerinin mekan sahipliğinde verilen lokmanın duasını Pir İbrahim Erdoğan Kürtçe yaptı.
Dersim ve çevresindeki Alevi coğrafyasının beslenme kültüründe önemli yer tutan, lokma olarak verilmesinin yanı sıra özel günlerde de yapılan Sir lokmasını evlerinde yapıp derneğe getiren kadınlar her zaman olduğu gibi dağıtım hizmetini de kendileri yaptı.
Etkinliğe HDP’nin Sultangazi Belediyesi Eş Başkan Adayları Cevdet Konak ile Aygül Sincar Karataş da katıldı.
Hızır lokması dağıtılmadan önce eş başkan adaylarından Cevdet Konak kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasına Kırmancki (Zazaca) diliyle başlayan ve kendisini tanıtan Konak içinde bulunduğumuz sürece değinerek neden aday olduklarını anlattı.
“DEMOKRASİYİ, ÖZGÜRLÜĞÜ VE EŞİTLİĞİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Daha sonra konuşmasını Türkçe sürdüren Konak şunları belirti:
“Son 4-5 yılın içerisinde 5’in üzerinde hem genel seçim hem parti seçimleri yaşandı. Şimdi de yerel yönetim seçimlerine gidiyoruz. Ülkenin batısında da doğusunda da güneyinde de bir yerel yönetim heyecanı var. Ama aynı zamanda bir kırılma da var.
Ezenler kendi iktidarlarının ömrünü uzatmak için hep mücadele etmişlerdir ve o diktatöryal, faşist yanlarını kullanmışlardır. Ezilenler de ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel kimlik dinamikleri üzerinden demokrasi ve özgürlük mücadelesini vererek ‘yan yana nasıl dururuz?’ ya da ‘faşizme karşı birlikte nasıl mücadele ederiz?’ Bu dünyanın her tarafında baskının, sömürünün olduğu her alanda böyledir.
Bizim ülkemizde de 18 yıldır iktidar olan AKP diktatörlüğü hala kendi iktidarını devam ettiriyor. Ülkemizde 17 yılda neler yaşandı, ekonomik krizler yaşandı, siyasal krizler yaşandı. Birçok ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel bunalımları hep birlikte yaşıyoruz. Diğer yandan da bu krizlere karşı mücadele eden Kürtler, Aleviler, Lazlar, Çerkesler bulundukları her alanda demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü savundular.
31 Mart AKP sarayının kendi yerel yönetimleri üzerinde oluşturacağı iktidar ömrünü uzatmaya çalışacaktır. Bu ülkede Kürtlere, Alevilere, ezilenlere, sosyalistlere, devrimcilere, yurtseverlere, emekçilere, gençlere, kadınlara düşen en büyük sorumluluk da 31 Mart’ta AKP-MHP faşist blokunu sandığa gömmektir. Halkların Demokratik Partisi olarak Kürdistan illerinde kayyumun elinde olan belediyelerimizi alacağız. Batıda da Akdeniz’de Karadeniz’de AKP-MHP faşizmini geriletecek tüm muhalefet kesimleriyle birlikte demokrasi mücadelesini 31 Mart’ta faşizmi sandığa gömerek taçlandıracağız. Sultangazi ve diğer ilçelerimizde de kendi seçmenlerimizi 31 Mart’ta sandığa götürerek büyükşehiri de AKP-MHP faşist blokunun elinden almaya çalışacağız.”
Konak’ın konuşmasından sonra Bingöl Karer Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği İstanbul Küçükköy’deki dernek binasında Pir İbrahim Erdoğan’ın verdiği lokma duasından sonra lokmalar pay edildi.
PİRHA- İstanbul Tuzla Akfırat ormanında bir araya gelen Karerliler doyasıya eğlendi.
Bingöl Karer Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği bugün piknik düzenledi. Tuzla Akfırat ormanında düzenlenen pikniğe katılan Karerliler mangallarını yakıp, semaverde çaylarını demlediler.
Gençlerin kendi aralarından top oynayarak eğlendikleri piknikte çocuklar da unutulmadı. Çocuklar için çuval yarışı, halat çekme yarışı gibi çeşitli eğlenceli oyunlar da düzenlendi.
Pikniğe katılan HDP’nin İstanbul 3. Bölge Alevi milletvekili adayı Zeynel Özen burada bir konuşma yaptı. Konuşmasında 24 Haziran seçimlerinin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Özen, bütün ezilen ve ötekileştirilen kimliklerin bir araya gelerek bu süreci değiştirmeleri gerektiğini kaydetti.
Çeşitli yöre sanatçılarının sahneye çıkıp türkülerini söylediği piknik halaylar eşliğinde son buldu.
PİRHA – Sosyal medyadaki görüntüleri izleme rekorları kıran Karerli Ali Kutman Amcanın internete düşen her videosu büyük ilgiyle izleniyor. Köy gençlerinin ısrarına dayanamayan Ali amcanın Bingöl Şevti adlı eseri yorumladığı video da yoğun ilgi görüyor.
Sosyal medyadaki görüntüleri izleme rekorları kıran Karerli Ali Kutman amcadan Bingöl Şevti yorumu.
Sosyal medyadaki görüntüleri izleme rekorları kıran Karerli Ali Kutman Amcanın internete düşen her videosu büyük ilgiyle izleniyor. İlk olarak köyün gençlerinden birinin sorduğu “Amca dün gece köyü basmışlar haberin var mı?” sorusuna kendi lisanıyla “Errr niye basmışlar, kim basmış?” diyerek cevap veren Ali amca bu videodaki davranış ve konuşmalarıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Video sosyal medyanın en çok tıklananları arasında yerini almıştı.
Bu videodan sonra Karer’e giden birçok insanın uğradığı, kendisiyle sohbet ettiği, görüntülerini kaydedip sosyal medyada paylaştığı bir adres olan Ali amca KHK ile kapatılan TV10’un Teberik programında da yer almış ilgi ile izlenmişti.
“ZAMANI BİZE KÖTÜ ETTİLER, KÖŞKÜMÜZÜ KERVANIMIZI TALAN ETTİLER”
Ali Kutman Bingöl’ün 9 köyden oluşan Karer bölgesinin Darebi (Sütlüce) köyünde yaşıyor. Karer Gençlik Dayanışma Derneği sayfasında yer alan yeni videosu da yoğun bir ilgi ve paylaşım görüyor.
Yoluna çıkan gençler bu kez Ali amcaya bölgede çokça bilinen ve bir öyküsü, geçmişi olan Bingöl Şevti (Bîngol Şewti) parçasını söyletmek istiyorlar. Yalnız yaşayan ve kimseye ihtiyaç duymadan günlük yaşantısını sürdürmeye çalışan Ali amca kırmıyor gençleri kısaca da olsa kendi yorumuyla gençlerin dileğini yerine getiriyor. Süren konuşma ve gençlerin ısrarına dayanamayan Ali amca kemale ermiş sesiyle “zamanı bize kötü ettiler, köşkümüzü, kervanımızı talan ettiler” kılamıyla Karer’in kimsesizliğine, yaşanmışlıklarına vurgu yapıyor.
“NE TARAFA GİDİYORSANIZ XIZIR SİZE YOLDAŞ OLSUN”
Gençler Ali amcaya teşekkür edip vedalaşmak için elini öpmek isteyince onları Alevice uğurluyor. “Xızır size yoldaş olsun” diyor. Hemen orada bir uğurlama kılamı üretiyor “Gemilerin, deryaların Piri Xızır ne tarafa gidiyorsanız size yoldaş olsun. Aracınızın direksiyonu Xızır’ın kontrolünde olsun. Hoş geldiniz, selametle gidin” diyor.