Etiket: karma eğitim

  • ‘Kız çocuklarının okula gidememe nedeni ‘karma eğitim’ değil var olan yoksulluk’

    ‘Kız çocuklarının okula gidememe nedeni ‘karma eğitim’ değil var olan yoksulluk’

    PİRHA – Yeşil Sol Parti Milletvekili Ayşegül Doğan, kız çocuklarının okullaşma oranındaki azalmaya dikkat çekti. Doğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e “Kız çocukların eğitim hakkından yoksun bırakılmasının temel nedeni karma eğitim midir?” sorusunu yöneltti.

    Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, okullardaki kız öğrenci oranındaki azalmaya işaret etti. Doğan, kız çocuklarının okullaşma oranındaki azalmanın tek nedeninin karma eğitime dayandırılmasını eleştirerek konuyu meclis gündemine taşıdı.

    Ayşegül Doğan, velilerin çocuklarına beslenme çantası hazırlayamadıklarını belirterek en temel sorunlardan birisinin sağlıklı beslenme olduğunu vurguladı. Hayat pahalılığına vurgu yapan Doğan, velilerin özellikle kırtasiye ve okul malzemelerini almakta zorlandıklarını ifade etti.

    Ayşegül Doğan, ekonomik krizin çocukların okullaşmasında ciddi aksamalara yol açtığını, özellikle de kız çocukların eğitim hakkından mahrum kalmasına neden olduğunu vurguladı.

    Doğan, Milli Eğitim Bakanının okullaşma oranındaki azalmanın gerçekçi nedenlerini ortaya koymayıp, kız çocukların okula gitmeme nedenini “karma eğitim” olarak ifade etmesini de şu sözlerle eleştirdi:

    “TÜİK’in açıkladığı verilerde dahi, yılda 13 binden fazla ‘kız çocuğu’ aile baskısı nedeniyle evlendirilmektedir. Çocuk işçiliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle ‘çocuk evliliklerinin’ sayısı ise her geçen gün artmaktadır. Son 10 yılda evlendirilen kız çocuğu sayısı 300 bini aşkındır. Kız çocuklarının okula gitmeme nedeni, eğitimde fırsatların eşit sunulmaması, eğitim sisteminin sürekli yap poz şeklinde değiştirilmesi ile ailelerin yaşadığı ekonomik zorluklardır. Kız çocukların okula gidememe nedeni ‘karma eğitim’ değil var olan yoksulluk!

    Milli Eğitim Bakanlığı kız çocukları başta olmak üzere çocukların okullaşma oranını artırmak hedefinde ise velilerin sırtındaki ekonomik yükü ortadan kaldıracak planlama yapmalıdır. Okullarda bir öğün ücretsiz yemek, kırtasiye ve okul masraflarını karşılayacak planlar hayata geçirmelidir.

    Karma eğitim, erkek ve kızların her türlü eğitim çalışmasını birlikte yürütmeleri için uygun öğrenme ortamlarının oluşturulduğu, pedagojik açıdan çok yönlü özellikler içeren bir uygulamadır. O nedenle karma eğitimin kaldırılmasını tartışmaya açmak kabul edilemez. Umarım ki Bakanlık 2024 bütçesinde eğitimde fırsat eşitliğini artıracak çalışmalara yönelik harcama yapacaktır.”

    “TEK CİNSİYETE DAYALI BİR EĞİTİM SİSTEMİNİ SAVUNMAK YERİNE…”

    Ayşegül Doğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yanıtlaması istemi ile şu soruları yöneltti:

    “Kız çocukların eğitim hakkından yoksun bırakılmasının temel nedeni karma eğitim midir?

    Artan yoksullaşma ve ekonomik kriz nedeniyle çocuklarını, özellikle kız çocuklarını okula gönderemeyen aile sayısı kaçtır? Bakanlık tarafından bunun tespiti için herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

    Bakanlığın, kız çocuklarının okullaşma oranını artırmak için herhangi bir çalışması var mı?

    2019-2023 yılları arasında ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde eğitimine ara veren, okulu bırakan kız/erkek öğrenci sayısı kaçtır? Öğrenciler, hangi nedenler ile eğitime ara vermiş, okulu bırakmıştır?

    Eğitimde yaşanan eşitsizliğin önlenmesi için Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma mevcut mudur?

    Kız çocukların okullaşma oranı ile karma eğitim arasında bağ kurmak yerine, bu oranı artırmak için Bakanlık başka hangi projeler üzerinde çalışmaktadır?

    Yoksul aile çocuklarının okul ve beslenme giderlerinin, Bakanlığınız tarafından karşılanması ile ilgili bir çalışmanız var mı?

    Bakanlık tek cinsiyete dayalı bir eğitim sistemini savunmak yerine, sistemdeki sorunların çözümü için konunun tarafları ile bir araya gelerek projeler üretmeyi değerlendirecek mi?”

    (HABER MERKEZİ)

  • HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    PİRHA- HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun “Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” söylemine tepki gösteren Mersin Kadın Platformu üyesi Ceren İnan, “HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek, AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor” dedi. İnan, gericilikle mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Gerekirse kız okulları açabilmeliyiz” sözleri hala gündemdeki yerini korurken, HÜDA PAR’dan peş peşe karma eğitimi hedef alan açıklamalar geldi.

    İlk olarak geçen haftalarda, AKP listelerinden milletvekili seçilen HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bakan Tekin’in ‘kız okulları’ sözlerini tebrik ederek, karma eğitimin zorunlu olmaması gerektiğini ileri sürdü.

    Ardından HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, müfredat değişikliği için hükümete çağrı yaparak, “Müfredatımızı sil baştan gözden geçirecek bir eğitim devrimine ihtiyacımız var. Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” sözlerini kullandı.

    Son olarak HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Milletvekili Şehzade Demir’in “Dünyada yapılan araştırmalar, karma eğitime göre ayrı okullarda eğitim gören öğrencilerin daha başarılı olduklarını ortaya koymaktadır” sözleri tepkilere neden oldu.

    Mersin Kadın Platformu’ndan Öğretmen Ceren İnan, bu söylemleri PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “TOPLUMU GERİCİ SİYASAL İSLAMLA SARMALAMAYI HEDEFLİYORLAR”

    Ceren İnan, topluma istenilen yaşam tarzının dayatılması adına bu söylemlerle nabız yoklandığını belirtti.

    “Bütün bu söylemler tacizi, şiddeti, cezasızlığı meşru kılmaya çalışan o militanlığını yaptıkları erkek egemen sisteme gerici kılıf uydurmalarıdır” diyen İnan, şunları kaydetti:

    “AKP hükümetinin HÜDA PAR’ın söylemlerini tamamlayıcı şeyler yapıyor olması, Eğitim Bakanının buna paralel şeyler söylemesi hiç şaşırtıcı değil. HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor. Gerici siyasal İslam’la toplumu sarmalamaya çalışıyorlar. En temeli olan eğitimden başlayarak kademe kademe ilerleyip tüm toplumu ele geçirmenin hamlelerini yapıyorlar.”

    “KADINLAR, AKP VE İŞBİRLİKÇİLERİNE PABUÇ BIRAKMAYACAK”

    Çocukların tarikat ve cemaat yurtlarında istismara uğradıklarını hatırlatan Ceren İnan, toplumun ve çocukların bu tarikatlara mahkum bırakılmaya çalışıldığına değindi.

    İnan, “Kadınlar mücadele anlamında toplumun en ilerici unsurlarından birisi. AKP’ye ve onun ittifaklarına hiçbir zaman pabuç bırakmamış, kazanımlarını söke söke almış bir hareketten bahsediyoruz. Bu yüzden bu mücadeleye devam edeceğiz. Zihniyetlerini, baskı ve zor araçlarını hiçbir zaman görmezden gelmedik. AKP ile nasıl mücadele ediyorsak onun işbirlikçi ittifak parçalarının düşmancı politikalarıyla da savaşmaya devam edeceğiz” diyerek, yaratılmak istenen karanlığa karşı mücadele vurgusu yaptı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Erdoğan: Karma eğitime karşı çıkanlar cahil bir toplum yaratmaya çalışanlardır-VİDEO

    Erdoğan: Karma eğitime karşı çıkanlar cahil bir toplum yaratmaya çalışanlardır-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki vererek, “Karma eğitimi kaldırarak okumanın önünü kesip, karanlık, cahil bir toplum yaratmaya çalışıyorlar” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözlerine tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesimi sesini yükseltmeye devam ediyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Karma eğitim sistemine karşı olanların öncelikle kendilerine bakmaları gerekiyor. O kişilerin ailelerine bakmak lazım. Kendi çocukları nerelerde okuyorlar acaba” dedi.

    “Karma eğitim, temel eğitimin ana yapısıdır” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Karma eğitim bireylerin birbirlerini tanımasıdır, bu kimilerini rahatsız eder. Kız, erkek çocukların ayrıştırılarak okutulması ve bunun da velilerin talebi olduğuna dair söylemde bulunması bir milli eğitim bakanına yakışmıyor. Bu söylemler gelecekteki oluşumların bir işaretidir, bir habercisidir. Tabii bunlar toplum nezdinde oluşabilecek tepkiler sonucunda uygulamaya geçirmek için nabız ölçüyorlar. Lise okumayan bir çocuk gelecekte kendi kararını veremez. Olgunlaşma ve ergenleşme derecesine gelmesi gerekir. Kendi geleceğini kendi hedeflemeli ve o hedefini kendi uygulamalı.  Bir dönemler bir bakan “Okuyan insandan zarar gelir” demişti. Biz de kendisine soruyorduk siz neden okudunuz, neden dekan oldunuz? Bu ne yaman çelişki. Okuyan insandan şu ana kadar hangi topluma, hangi ülkeye zarar gelmiş.”

    “GERİCİ BİR TOPLUM YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Okuyanların sorgulama yeteneği olduğunu, okuyan kişinin kendisinin ve mazlumların hakkını ve hukukunu aradığını, zalimlerin karşısında duruşu olduğunu belirten Erdoğan, “Okumanın anlamını, manasını ne kadar değerli olduğunu bilmeniz gerekir. Yeni eğitim sistemiyle okumanın önünü kesip ülkeyi Orta Doğu karanlığına sürükleyerek karanlık, cahil bir toplum yaratmaya çalışıyorsunuz. Ama bizler ve bu ülkede yaşayan toplumlar olarak, sadece Alevilerden bahsetmiyorum, toplumsal bir mücadele verip, eğitim sistemimizi daha da güçlendirmek için büyük mücadeleler vereceğiz. Her toplumdan ve her kesimden bunu bekliyoruz”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Deprem’den dincileşmeye tepki: Gerekirse çocuklarımızı kendimiz eğitmeliyiz-VİDEO

    Deprem’den dincileşmeye tepki: Gerekirse çocuklarımızı kendimiz eğitmeliyiz-VİDEO

    PİRHA- Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, geçen haftalar Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki gösterdi. Deprem, “Tarikatların insafına terk edilmiş alanlarda sözde harem selamlık eğitim verilen yerlerde çocuklarımıza her türlü zararın verilmeyeceğinin garantisi var mı? Yok. Yaşananlar ortada” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, geçen haftalar, “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözleri üzerine endişeler ve tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesimi sesini yükseltiyor.

    Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, bu konuda görüşlerini PİRHA‘ya anlattı.

    Deprem, “Her şeyden önce karma eğitim sürecinde Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hiçbir okulda çocuklara, kızlara ve hatta erkeklere bir tecavüz olayı olmamıştır” dedi.

    “Harem selamlık doğrultusunda kurulan yasa dışı kurumlarda ne tür tecavüzlerin yaşandığını biliyoruz” diye soran Deprem, “Ne idüğü belirsiz adresi bile belli olmayan apartmanların zeminlerinde kurulmuş tarikatların insafına terk edilmiş alanlarda sözde harem selamlık eğitimi verilen yerlerde çocuklarımıza her türlü zararın verilmeyeceğinin garantisi var mı? Yok. Yaşananlar ortada” ifadelerini kullandı.

    “Gerekirse çocuklarımızı bu tarzda okullara göndermemeliyiz kendi eğitimimizi kendimiz verebilmeliyiz” diyen Süleyman Deprem, şöyle devam etti:

    “Şu anda Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden atılmış binlerce öğretmenimiz var, binlerce profesörümüz, doktorumuz, mühendisimiz var. Bunların hepsi gönüllü olarak şu anda Alevilerin bulunduğu yerlerdeki cemevlerinde bu eğitimleri verebilecek güçte ve yetkide olanaklara sahiptir. Bunu değerlendirmek gerekir. Ayrıca sendikalarla demokratik kitle örgütleriyle bu dayanışmanın mutlaka sağlanması gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akpınar: Karma eğitimin kaldırılması tüm kadınları köleleştirme projesidir-VİDEO

    Akpınar: Karma eğitimin kaldırılması tüm kadınları köleleştirme projesidir-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Kültürü Derneği Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar, geçen haftalar Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki gösterdi. Akpınar, “Bugün çocuklarımızı sınıfından ayıracak, yarın otobüsleri de ayıracak, hastaneleri de ayıracak, öbür gün başka alanları da ayıracaklar ve bir gün bakacağız ki kadınlarımızı evlerimize tıkamışız” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, geçen haftalar, “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözleri üzerine endişeler ve tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesimi sesini yükseltiyor.

    Konyaaltı Alevi Kültürü Derneği Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar, bu konuda görüşlerini PİRHA‘ya anlattı.

    “ÜLKENİN DEĞERLERİNİN ORTADAN KALDIRILMASIDIR” 

    Akpınar, “Karma eğitimin sona erdirilmek istenmesi, bu ülkenin resmen bütün değerlerini ortadan kaldıran, bugünkü 100 yıllık Cumhuriyetin, laikliğin en son gelinen halkasıdır. Yani bugün karma eğitimdeki kız çocuklarımızı sınıftan ayıracak, yarın otobüsleri de ayıracak, hastaneleri de ayıracak. Öbür gün başka alanları da ayıracaklar ve bir gün bakacağız ki kadınlarımızı evlerimize tıkamışız. Afganistan’la bu ülkenin hiçbir farkı kalmamış olacak” dedi.

    Alevilerin bu konuda çok duyarlı olduklarını ancak Sünni vatandaşlara çağrıda bulunmak istediğini belirten Konyaaltı Alevi Kültürü Derneği Cemevi Başkanı Tahsin Akpınar, “Bu konuda Sünni yurttaşlarımızın buna izin vermemeleri lazım. Bu Türkiye Cumhuriyetinde laikliğin sonu anlamına gelir. 100 yıldır bu ülkede özgürce tüm inançların kendilerini ifade etmesi için en büyük teminat laikliktir” diye ifade etti.

    BU PROJE BÜTÜN KADINLARI KÖLELEŞTİRME PROJESİDİR

    Akpınar ayrıca, Türkiye’de kadın voleybol takımının dünya birincisi olmasını tebrik ederek, “Kadınların bu ülkede ne kadar güçlü olduğunun bir örneğidir. Ben tüm kadınlara seslenmek istiyorum. Buna izin vermesinler! Kesinlikle bu proje kadınları köleleştirme projesidir. Bütün dünya İran’daki kadın mücadelesini görüyor ve onu görsünler. Bugün buna izin verilmemesi gerektiğini düşünüyorum, diliyorum” dedi.

    “BU NE İNSANLIĞA, NE VİCDANA NEDE İNANCA SIĞAR”

    “Çocuklarımızı ‘kız çocuğu, erkek çocuğu’ diye ayırmak kadar anlamsız bir şey yoktur” diyen Tahsin Akpınar konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Çocuğunu, erkek çocuğun yanına oturacak diye okula göndermeyen zihniyet 6 yaşındaki bir çocuğu 30 yaşındaki adama gönderiyor. Bu zihniyeti doğru bulmak ne insanlığa ne inanca, ne vicdana sığar. Türkiye Cumhuriyeti halkının buna izin vermeyeceğinin bilinmesi lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • EŞİK’ten Bakan Tekin’e: Kız çocuklarını ev köleleriniz yapamayacaksınız!

    EŞİK’ten Bakan Tekin’e: Kız çocuklarını ev köleleriniz yapamayacaksınız!

    PİRHA- Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘kız okulları açma’ sözlerine tepki göstererek, “Karma eğitime son vermek ve kız okulları açmak kadınlara nasıl itaatkar ev hizmetçileri olunacağının öğretilmesi, kadınları kamusal yaşamdan uzaklaştırma amaçlıdır. Kadın ve kız çocuklarını hayattan koparamayacaksınız, ev köleleriniz yapamayacaksınız” dedi.

    Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), karma eğitime dönük saldırılara ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘Gerekirse kız okulları açarız’ sözlerine ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

    21 yıllık AKP iktidarı döneminde kadın erkek eşitliği ve laiklik ilkesine dayanan toplumsal hayatı yok etme niyetiyle gerici adımların atıldığını belirten EŞİK, “Kız çocuklarının okullaşmasını teşvik” adı altında karma eğitimin ortadan kaldırılmasının amaçlandığına vurgu yaptı.

    “EŞİTLİK TEHLİKEDE”

    Büyük Birlik Partisi, HÜDAPAR ve Saadet Partisi’nin bakanın açıklamalarına destek verdiğini hatırlatan EŞİK, karma eğitim ve eşitlik mücadelesinin ne denli tehlikede olduğuna işaret etti.

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bakanın, kız çocuklarının okullaşmasında gerileme olup olmadığına ve bunun nedenlerine dair bilimsel veri sunmak gereği bile duymadan ortaya attığı bu niyet beyanına iktidar bloku üyesi Büyük Birlik Partisi’nden gelen destek, el yükselterek “hastaneler de ayrılsın” oldu.

    Geçmişinde, kadın haklarından yana olduğunu söylediği için işkenceyle kadın katli (Konca Kuriş) kara lekesi  taşıyan, kadınları “sahiplendirmekten” bahsedebilen, “kime göre, neye göre çocuk” diyerek kız çocuklarının evlendirilmesini, yani çocuk cinsel istismarını onaylayan iktidar blokuna mensup bir diğer partinin genel başkanı ise; “karma eğitim en fazla kız çocuklarına zarar veriyor” diyerek kız çocuklarının eğitimini dert ettiğine inanmamızı bekliyor. Millet İttifakına mensup Saadet Partisi de, kadın erkek eşitliğinin demokrasinin önkoşulu olduğunu unutarak bakanın açıklamasını destek yarışında yerini aldı.

    “HAKLARIMIZDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Karma eğitime son vermek ve “kız okulları” açmak kadınlara bilimin değil, nasıl itaatkar ev hizmetçileri olunacağının öğretilmesi, kadınları kamusal yaşamdan ve çalışma hayatından uzaklaştırma amaçlıdır. Bu niyet ayrıca, karma eğitimde, çalışma hayatında ve kamusal alanda başları örtülü olarak var olma mücadelesi vermiş ve halen başörtüsüyle kamusal hayatın içinde olan kadınlara da haksızlıktır. Kadın ve kız çocuklarını hayattan koparamayacaksınız, ev köleleriniz yapamayacaksınız. Buna izin vermeyeceğiz.

    EŞİK platformu olarak, böylesine ağır bir süreçte bu sorumluluğun yaşamsal olduğunu hatırlatıyor; laik demokratik bir ülkede, eşit ve özgür bir hayat hayalimizden ve haklarımızdan asla vazgeçmiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Kadın Platformu: Cinsiyetçi eğitime izin vermeyeceğiz-VİDEO

    İzmir Kadın Platformu: Cinsiyetçi eğitime izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- İzmir Kadın Platformu’nun düzenlediği eylemde konuşan Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri Gülsev Sağıroğlu, “Karma eğitimi kaldırmak isteyenlerin cüretini örgütlü mücadelemizle alaşağı edeceğiz” dedi. 

    İzmir Kadın Platformu, karma eğitimin hedef alındığı söylemlere yönelik Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. “Gerici-cinsiyetçi eğitime hayır. Laik, bilimsel, karma eğitim için kız okullarına izin vermeyeceğiz” pankartı açılan açıklamada “Eğitimin dinselleştirilmesine izin vermiyoruz”, “Gericilere geçit yok, cevap var; her yerdeyiz” ve “Gerici, ırkçı eğitime hayır” dövizleri taşındı.

    Açıklamada sık sık “Laik, bilimsel, anadilde eğitim”, “AKP elini çocuklardan çek”, “Cinsiyetçi değil karma eğitim” ve “Cinsiyetçi eğitim istemiyoruz” sloganları atıldı. Açıklamaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Milletvekili Burcu Gül Çubuk’un yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

    “İNADINA BURADAYIZ”

    Platform adına konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri Gülsev Sağıroğlu, siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanı’nın, “harem selamlık” bir eğitim sistemini topluma dayatarak tek tip toplum yaratma arzusunu yaşama geçirmeye çalıştığını söyledi. Bunun açıkça anayasal bir suç olduğunu vurgulayan Sağıroğlu, “Kadınlar olarak laikliği, demokrasiyi, cinsiyet eşitliği ve özgürlüğü hedef alan, haklarımızı yok sayan, eşitsizliği derinleştirmek isteyenlerin karşısında, bulunduğumuz her alanda direneceğimizi belirtmek istiyoruz. Karma eğitimi kaldırmak isteyenlerin cüretini örgütlü mücadelemizle alaşağı edeceğiz! Kız çocuklarının evlere, ailelere, anneliğe sıkıştırılmasına izin vermeyeceğiz. Kadınları kamusal alanlardan dışlamaya çalışan gericiliğe inat okullardayız, sokaklardayız, buradayız” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Eğitimci Cüneyt Kayıkçı: Karma eğitim hedefte, biat eden toplum istiyorlar- VİDEO

    Eğitimci Cüneyt Kayıkçı: Karma eğitim hedefte, biat eden toplum istiyorlar- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Samandağ Şube Başkanı Cüneyt Kayıkçı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘kız okulları’ sözlerine karşılık kama eğitimin geçmişten bugüne her zaman hedefte olduğunu belirterek, “Eğitimi belli bir insan modeli yaratmak için kullanıyorlar. Bakanın bu açıklaması da belli bir zihniyetin yansıması” sözlerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözlerine tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere eğitim kurumları sesini yükseltmeye devam ediyor.

    Eğitim Sen Samandağ Şube Başkanı Cüneyt Kayıkçı, bu sözlere ilişkin değerlendirmede bulunarak karma eğitime yönelik saldırılara karşı mücadele etmek gerekliliğini vurguladı.

    “BİAT EDEN BİR TOPLUMU EĞİTİMLE İNŞA ETMEK İSTİYORLAR”

    Karma eğitim sorununun günümüz meselesi olmadığını kaydeden Cüneyt Kayıkçı, “Kadını gördükleri yer belli, bunu eğitim sistemi ile birleştirmeye çalışıyorlar. Eğitim sistemine baktığımız zaman kadın erkek demeden bir toplum nasıl biat eder, nasıl ezilir bunların organizasyonunu görmek mümkün. Eğitimin kendisi insana şekil verme üzerinedir. İktidarlar da bunu hep kullanırlar. Bakanın (Yusuf Tekin)bu açıklaması belli bir zihniyetin yansıması” dedi.

    “DEPREMDE SINAV ADALETSİZ BİR DURUMDU”

    Depremin meydana geldiği kentlerde öğrencilerin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına girmesini de eleştiren Kayıkçı, şunları söyledi:

    “Deprem felaketlerinin yarattığı bir çok sorunla boğuşurken bir de çocuklarımız geleceğini belirleme noktasında bir sınava girmeye çalıştılar. Baştan sonra adaletsizlikle dolu bir sınav sistemi. Deprem olmasaydı bile bu adaletsizlikler devam edecekti elbette. Çocukların en güzel çağları bu saçma sistemle çalınıyor. Sistem nasıl örgütlüyse, insan modeli yaratma noktasında şuralar oluşturuyorsa, eğitim programlarını her yıl yeniden gözden geçirip halkı biat eden bir hale getirmek için çalışmalar yapıyorsa biz de karşı cepheden bilimsel, insanca içerikleri savunan bütün değerlerimizin yan yana gelip bu sistemin karşısına bir güç koymamız gerekiyor.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ HATAY

  • 17+ Alevi Kadınlar: AKP, tüm kadınların eşit eğitim ve eşit yaşam hakkını hedef alıyor

    17+ Alevi Kadınlar: AKP, tüm kadınların eşit eğitim ve eşit yaşam hakkını hedef alıyor

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki gösteren 17+ Alevi Kadınlar, “Çok iyi biliyoruz ki AKP ve ortaklarının bu adımı topyekûn tüm kadınların eşit eğitim ve eşit yaşam hakkını hedef almakta” dedi. 

    ‘Karma eğitim kaldırılacak mı?’ tartışmasına değinen Milli Eğitim Bakanı Tekin’in “Karma eğitim esastır ama benim asli görevim, okullaşma oranını artırmaktır. Gerekirse kız okulları açabilmeliyiz” sözleri kamuoyunda tepkilere neden olmuştu.

    17+ Alevi Kadınlar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sözlerine tepki göstererek, AKP iktidarının anayasal hak olan eğitimde eşitlik ve cinsiyet eşitliği maddelerini çiğnediğini işaret ederek, “Bu hamlesi kuşku yok ki feminist mücadele ile kazandığımız ve temel haklarımızdan olan eşit, bilimsel, nitelikli eğitim hakkımızın gasp edilmesi çabasıdır” dedi.

    “EŞİT, BİLİMSEL EĞİTİM HAKKININ GASPIDIR”

    AKP iktidarının eşit eğitim hakkını gasp etme çabasında olduğuna değinilen açıklamada, “4+4+4 eğitim sistemi de tıpkı Bakan Tekin’in şimdi önerdiği “Gerekirse kız okulları açma” fikri ile aynı siyasi mantık ve gerekçelere dayanıyordu. Ne tesadüf ki şimdi MEB bakanı olarak kız okulları açma teklifi getiren Yusuf Tekin 4+4+4 eğitim sisteminin getirildiği 2013 yılında MEB müsteşarıydı. Bakan Tekin o dönemde 4+4+4 eğitim sistemi için kullandığı argümanların aynısını bugün karma eğitim karşıtlığı için kullanmakta. AKP’nin, anayasal hak olan eğitimde eşitlik ve cinsiyet eşitliği maddelerini çiğneyen bu hamlesi kuşku yok ki feminist mücadele ile kazandığımız ve temel haklarımızdan olan eşit, bilimsel, nitelikli eğitim hakkımızın gasp edilmesi çabasıdır. Aynı şekilde farklı inançların yer aldığı topluma tek bir inancı ve onun kurallarını dayatmaktır. Alevilik inancı gibi hayatın tüm alanlarında kadın erkek birlikte var olan, inançsal temeli eşitliğe dayalı olan inançları da kendi siyasi ve inançsal kalıplarına göre şekillendirme çabalarıdır” denildi.

    ERKEK İTTİFAK 

    17 +Alevi Kadınlar açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ‘kız okullarını’ savunmasını özgürlük olarak göstermesine ayrıca tepki göstererek, “Eşitlik yolunda kazanılmış temel haklardan olan karma eğitime karşı “kız okullarını” savunmayı özgürlükçülük kisvesi altında göstermeye çalışan bakana özgürlüğün kadın düşmanlığı, laiklik karşıtlığı, kız çocuklar/genç kadınlar için bilimsel eşit eğitimin kaldırılması olamadığını hatırlatıyoruz. Bakan’ın karma eğitim karşıtlığını gizlemek için sığınmaya çalıştığı “Kız çocuklarının daha çok okullu olması ve veliler istiyor” gerekçelerinin erkeklik birliği olan AKP ve ortaklarının fıtratındaki kadın erkek eşitsizliğinin örtüsü olduğunun farkındayız. Bakanın açıklamasının dumanı üstündeyken erkeklik ittifakının muhafazakâr, sağcı, faşist, laiklik karşıtı ortaklarının verdiği destek bunu göstermekte” ifadeleri kullanıldı.

    “AKP’NİN ‘ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK’ SOSLU HAMLESİNİ BOŞA DÜŞÜRECEĞİZ”

    Karma eğitimin hedef alınmasının, okullara imam atanması projesi olan ÇEDES’in bir parçası olduğuna değinilen açıklamada son olarak şunlar kaydedildi:

    “Bizler hem kadınlar olarak hem Alevi kadınlar olarak AKP ve ortaklarının karma eğitim karşıtı adımın geri dönülmez önemli bir siyasi karar ve bu kararın hamlesi olduğunu görüyoruz. AKP’nin aynı şekilde okullu gençleri hedef alan ÇEDES projesinin de aynı bütünün parçası olduğunu biliyoruz. Farklı inançlardan, farklı hayatlardan, farklı sınıflardan gelen ama eşitliğe inan kadınlar bu haklı mücadelede birleşerek AKP ve ortaklarının “özgürlükçülük” soslu kadın düşmanı, eşitlik karşıtı hamlesini boşa düşürmeliyiz. Çünkü kadınların yurdu yine kadınlardır.

    Çok önemi bir eşikte olduğumuzun farkındayız. Tam bu anda “Eşitsizliğe geçit yok!” diyerek bu saldırıyı püskürteceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Biz kadınlar bugün sahip olduğumuz her şeyi birlikte mücadele ederek kazandık.

    Yüzyıllardır saraylara karşı mücadele vererek bu topraklara eşitliğin kök salmasını sağlamış Kadıncık Ana’nın, Bacıyan-ı Rumların, Fatma Bacı’nın, Anşa Bacı’nın, Zarife Hanım’ın torunlarıyız. Ne inancımıza, ne yaşam biçimimize, ne de eşitliğimize zarar verecek böyle devasa bir saldırı karşısında sessiz kalmayız.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • AKP’nin laiklik karşıtı eğitim açıklamasına Türk Tabipler Birliği’nden de tepki geldi

    AKP’nin laiklik karşıtı eğitim açıklamasına Türk Tabipler Birliği’nden de tepki geldi

    PİRHA-Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Çalışma Grubu ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitim karşıtı açıklamasına tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan TTB, karma eğitimin laik, çağdaş eğitimin bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Eğitim alanındaki çağın gerisindeki ve cinsiyetçi uygulamalara karşı çıkıyoruz” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz, veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeli” sözlerine bir tepki de Türk Tabipleri Birliği‘nden (TTB) geldi.

    TTB, karma eğitim tartışmalarının sonuçlarının öğrencilere etkilerine vurgu yaparak, “Karma eğitimi tartışmak bilimsel veya pedagojik değil, politiktir; sonuçları, öğrencileri ruhsal ve fiziksel olarak etkileyecektir” dedi.

    “KARMA EĞİTİM, CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ ÖĞRETMENİN EN İYİ YOLUDUR”

    Türk Tabipleri Birliği, tek cinsiyetli okulların sosyal ve duygusal gelişimi aksatıcı etkiler gösterdiğinin de altını çizdi. Açıklama şöyle devam etti:

    “Okullar akademik kazanımların yanı sıra sosyal ve duygusal öğrenmenin eşitlikçi ve barışçı bir ortamda birbirine karşı güvene dayalı bir iklim içinde yaşanarak sağlandığı gelişim ortamlarıdır. Tek cinsiyetli okullar bu ortamın temel özelliklerini taşımadıklarından ötürü sosyal ve duygusal gelişimi aksatıcı etkiler gösterirler. Laik, çağdaş eğitimin önemli parçası olan karma eğitimle öğretim, kız-erkek öğrencilerin aynı ortamda öğretim görmesiyle birlikte sağlıklı oluşabilmekte, kadın-erkek eşitliğini yaşama geçirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu şekilde daha dengeli kişilikler oluşmakta, farklı cinslerin birbirine ve farklılıklarına saygı göstermesi eğitim süreci içinde öğretilebilmektedir. Erkek ve kız öğrencilerin karma eğitimine dinsel ve cinsiyetçi gerekçelerle karşı çıkmak ve tek cinse dayalı eğitimi savunmak, okulların sadece öğrenme değil; aynı zamanda çocuklar ve gençler için sosyalleşme mekânları olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesi, öğrencilerin cinsiyetlerine göre ayrıştırılması birbirinden tecrit edilmesi anlamına gelmektedir. Tek cinsiyet okullarında öğrenciler karşı cinsle daha az iletişim yaşamakta, sosyal olarak diğer cinsiyete karşı daha güvensiz, içedönük ya da aşırı tepkili, kontrolsüz yetişebilmektedir. Çoğu zaman okuldan mezun olduktan sonra da karşı cinsle iletişime girmekte, birlikte çalışmakta hatta konuşmakta bile zorluk çekebilmektedir. Karma okullarda yetişen gençler karşı cinsle arkadaş olmak, işbirliği yapmak, kendisini ifade etmek konusunda deneyimlidirler. Küçük yaşlardan itibaren karma eğitim gören çocuklar farklılıkları anlayıp kabul etmeyi daha kolay öğrenmektedir. Cinsiyet eşitliğini öğretmenin en iyi yolu çocukların sınıflarda yan yana oturarak, birlikte öğrenerek, paylaşarak, yaşayarak büyümeleri; böylece kadın ve erkek eşitliğini küçük yaşta benimsemeleridir. Bu “eşitliği” yaşayarak öğrenmek toplumsal eşitlik açısından çok önemli bir basamaktır.”

    “MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU’NDA KARMA EĞİTİM ESASTIR”

    TTB, son yıllarda karma eğitimin zararlarına dönük bilim dışı düşüncelerin yaygınlaştırılmaya çalışıldığının altını çizerek, “Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 1739 sayılı yasasının 15’inci maddesi ve evrensel çocuk hakları ve eğitim bilimi dikkate alındığında karma eğitimin esas olduğu ve vazgeçmenin olası olmadığı görülmektedir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kız okulları açma konusundaki açıklaması da belirttiği gibi kız çocukların okullaşma oranı ile ilgili olmaktan çok cinsiyetçi uygulamaları normalleştirmek amaçlı olup, kız çocuklarının okullaşmasındaki azalma okulların karma olması ile ilgili değildir; bu nedenle de kız çocukların okullaşmasını arttırmak için tek cinsiyetli okullar çözüm değildir. Nitekim ülkemizde sadece pratikte kız çocuklarının gittiği ya da kız ve erkek çocukların sınıflarının ayrı olduğu (kız Anadolu liseleri, kız meslek liseleri ve imam hatip liseleri gibi) pek çok seçenek zaten mevcuttur. Okula gitmeyen kız çocukların evde ücretsiz çalıştığı (hasta çocuk bakımı gibi) ya da evlendirildiği düşünüldüğünde kız çocukların okullaşmasının arttırılması için bu sorunların çözümüne eğilmek gereklidir” dedi.

    “ÇAĞIN GERİSİNDEKİ UYGULAMALARA KARŞI ÇIKIYORUZ.”

    Türk Tabipleri Birliği, cinsiyetçi uygulamalara karşı çıktıklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “Cinsiyet ayrımcılığı ruhsal ve sosyal gelişme ve iyi olma halini bozan bir durumdur. Karma okulların özgürleşme, eşitlik ve ortak toplum/ulus oluşumu yolunda temel bir uygarlık kazanımı olduğu, karma okullarda bile hâlâ cinsiyetçi ayırıma yönelik yılların tortularına bağlı sorunların süregeldiği bilinmekte olup bunların aşılmasına odaklanılması öncelik olmalıdır. Bizler karma eğitim tartışmalarını bilimsel ve pedagojik değil politik referanslı görüyor ve sonuçlarında öğrencilerin ruhsal ve fiziksel olarak etkileneceği kaygısı taşıyoruz. Bu nedenle eğitim alanındaki çağın gerisindeki ve cinsiyetçi uygulamalara karşı çıkıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kaya: Milli Eğitim Bakanı karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor -VİDEO

    Kaya: Milli Eğitim Bakanı karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor -VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, karma eğitime karşı kız okulları kurulmasını savunmasına tepki gösteren 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya, “Haddini bil Yusuf Tekin! Senin işin laik, demokratik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim vermektir. Ya kanunlara uygun görevini yapacaksın ya da istifa edeceksin!” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir televizyon kanalında eğitim sistemiyle ilgili soruları yanıtlarken, kız okulları kurmanın, kız çocuklarının okula gönderilmemesini engelleyecek bir çözüm olabileceğini savundu.

    Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin “Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum” gerekçesini öne sürdüğünü belirten Bakan Tekin, “Şimdi benim Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşması sağlamaktı. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz, veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeli, isterse erkeklerin gittiği okullara gönderebilmeli” dedi.

    Bakan Yusuf Tekin’in bu sözleri büyük tepki çekti.

    Bir tepki de 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya‘dan geldi.

    Kaya, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP’nin yıllardır yapmak istediği, karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor. “Kızlarınızı okula göndermeyin” mesajını asıl kendisi veriyor. Haddini bil Yusuf Tekin! Senin işin laik, demokratik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim vermektir. Ya kanunlara uygun görevini yapacaksın ya da istifa edeceksin!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sınıflarda harem selamlık isteyen okul müdürü görevden alındı

    Sınıflarda harem selamlık isteyen okul müdürü görevden alındı

    PİRHA- Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, başta Eğitim-Sen olmak üzere kamuoyunun ve milletvekillerinin büyük tepkisi sonucu  görevden alındı.

    Bursa Osmangazi’de Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, dün öğretmenlere mesajlaşma uygulaması üzerinden kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması gerektiğini içeren bir mesaj göndermişti.

    Akın’ın öğretmenlere gönderdiği mesajda, “Değerli arkadaşlar sınıflarımızda kız ve erkek yan yana oturtulmuş bazı sınıfları görüyorum. Sınıf öğretmenlerimizin sınıflarda kesinlikle erkekleri erkeklerle kızları kızlarla oturtulması konusunda hassas davranmanızı özellikle rica ediyorum. Bu durumda olan sınıf öğretmenlerimizin en kısa zamanda gerekli değişiklikleri yapmalarını önemle rica ederim” demişti.

    Okul Müdürü Akın, ayrıca, resmi bir evrak da hazırlayarak, “Değerli öğretmen arkadaşlarımız 22.03.2022 tarihi itibari ile tüm sınıflardaki oturma düzeninin değiştirilmesi ve erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir. Gereğini arz ederiz” yazısını öğretmenlere göndermişti.

    Başta Eğitim Sendikası olmak üzere eğitim sendikalarının, kamuoyunun büyük tepkisi sonucu Osmangazi Kaymakamlığı tarafından soruşturma başlatırken, Milli Eğitim Bakanlığı da okul müdürü Haydar Akın’ı görevden aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitim-Sen Başkanı Kurul’dan okul önünde açıklama: Karma eğitim bitirilmek isteniyor-VİDEO

    Eğitim-Sen Başkanı Kurul’dan okul önünde açıklama: Karma eğitim bitirilmek isteniyor-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Genel Başkanı Necla Kurul, Bursa Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, sınıflarda “erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir” kararına tepki göstererek, ilgili müdürün derhal görevden alınması gerektiğini belirtti. 

    Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması yönünde öğretmenlere talimat vermesine tepkiler büyüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Prof. Dr. Necla Kurul, Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri’nin katılımıyla Mithatpaşa Ortaokulu önünde basın açıklaması yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın da destek verdiği açıklamada konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Necla Kurul, laik, bilimsel, demokratik ve cinsiyet eşitliğine dayalı bir eğitim için mücadele ettiklerini belirterek, sadece adı geçen okulda Türkiye’nin başka okullarında da benzer uygulamaların olabileceğini ifade etti.

    Prof. Dr. Necla Kurul, hayatın her alanının karma olduğunun altını çizerek, yapılmak istenenin anayasaya ve yasalara aykırı olduğunu ve okul müdürünün derhal görevden alınması gerektiğini vurguladı.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da, yapılmak istenenin karma eğitimi yok etmek olduğuna dikkat çekerek, iktidarı ayrıştırıcı politikalardan vazgeçmeye çağırdı.

    PİRHA/BURSA

  • Eğitim Sen, karma eğitime karşı çıkan okul müdürünün görevden alınmasını istedi

    Eğitim Sen, karma eğitime karşı çıkan okul müdürünün görevden alınmasını istedi

    PİRHA – Eğitim Sen, Bursa Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, sınıflarda “erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir” kararına tepki gösterdi. İlgili müdürün derhal görevden alınması gerektiğini belirten Eğitim Sen, “böylesine çağ dışı zihniyete sahip birisinin idarecilik ya da öğretmenlik yapmasına kesinlikle izin verilmemelidir” denildi.

    Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması yönünde öğretmenlere talimat vermesine tepkiler büyüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), karma eğitimi hedef alan Okul Müdürü Haydar Akın için “Böylesine çarpık ve hastalıklı bir yaklaşımın laik eğitime meydan okumak anlamına geldiği açıktır” diyerek yazılı açıklama yaptı.

    “LAİK EĞİTİME MEYDAN OKUNUYOR!”

    İlgili müdürün öğretmenlik yapmasına dahi izin verilemeyeceğini vurgulayan Eğitim Sen, şu açıklamayı paylaştı:

    “Okullarda karma eğitimi hedef alan cinsiyet ayrımcı uygulamalar, laik eğitime meydan okumak anlamına gelmektedir!

    Toplumsal yaşamın farklı alanlarında olduğu gibi, eğitim sisteminde ve okullarda iktidarın kendi dünya görüşüne uygun bir nesil yetiştirme yönündeki uygulamalar, çocuk ve gençlerimize yönelik açık bir baskı ve dayatma haline gelmiştir. Bu durumun son örneği Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki bir ortaokulda yaşanmıştır.

    Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü’nün, okulda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için öğretmenlere bir yazı gönderdiği basında yer almıştır. Basında çıkan haberlere göre, öğretmenlere gönderilen yazıda, “Değerli öğretmen arkadaşlarımız 22.03.2022 tarihi itibari ile tüm sınıflardaki oturma düzeninin değiştirilmesi ve erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturması gerekmektedir.” şeklinde cinsiyet ayrımcı ifadeler kullanılmıştır.

    “BU ÇAĞ DIŞI ZİHNİYETTİR”

    Osmangazi’de yaşanan bu örneğin ilk olmadığı bilinmektedir. Okul müdürünün, yetkisini ve haddini aşarak kız ve erkek öğrencileri cinsiyetçi bakış açısıyla ayrı sıralarda oturtmak istemesi, iktidar ve yandaşları tarafından sık sık gündeme getirilen karma eğitim karşıtlığının tipik bir sonucudur. Bu çağ dışı zihniyetin kız ve erkek öğrencileri ayrı sıralarda, ayrı sınıflarda, daha sonra ayrı ayrı okullarda okutulması fikrinin somut bir yansıması olduğu açıktır. Eğitim biliminin en temel ilkeleri ile çelişen böylesine çarpık ve hastalıklı bir yaklaşımın laik eğitime meydan okumak anlamına geldiği açıktır.

    “KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİ YAŞAMA GEÇİRMEYİ KOLAYLAŞTIRMAKTADIR”

    Çocukların eğitiminden ve kişisel gelişiminden endişe duyan hiç kimsenin, ileriki yaşlarda çocuklarda farklı kişilik sorunları ortaya çıkarma ihtimali taşıyan böylesine cinsiyetçi ve ayrımcı bir uygulamayı kabul etmesi mümkün değildir. Bu tür uygulamaların asıl hedefi karma eğitimdir ve çocukların gelişimi açısından son derece tehlikeli bir durumdur. Kız ve erkek çocuklarının ayrı sıralarda ve sınıflarda, hatta ayrı okullarda eğitim görmesi gerektiğini savunanlar, okulların çocukların sağlıklı gelişimi açısından aynı zamanda önemli sosyalleşme mekânları olduğu gerçeğini yok saymaktadır.

    Laik eğitimin önemli göstergelerinden biri de ‘karma eğitim’dir. Karma eğitimle öğretim, kız-erkek öğrencilerin aynı ortamda öğretim görmesiyle birlikte sağlıklı oluşabilmekte, kadın erkek eşitliğini yaşama geçirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu şekilde daha dengeli kişilikler oluşmakta, farklı cinslerin birbirine ve farklılıklarına saygı göstermesi eğitim süreci içinde öğretilebilmektedir.

    “OKUL MÜDÜRÜ DERHAL GÖREVDEN ALINMALI”

    Erkek ve kız öğrencilerin karma eğitimine dinsel ve cinsiyetçi gerekçelerle karşı çıkmak ve tek cinse dayalı eğitimi savunmak, okulların sadece öğrenme değil, aynı zamanda çocuklar ve gençler için sosyalleşme mekânları olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesi, öğrencilerin cinsiyetlerine göre ayrıştırılması birbirinden açıkça tecrit edilmesi anlamına gelmektedir.

    Böylesine ayrımcı ve cinsiyetçi bir anlayışa sahip kişilerin okul yöneticisi olarak görev yapıyor olması çocuklarımızın geleceği açısından en büyük tehditlerden biridir. Çocuklarımızın cinsiyetleri üzerinden yasal yetkilerini de aşarak suç işleyen bu okul müdürü derhal görevden alınmalı, böylesine çağ dışı zihniyete sahip birisinin idarecilik ya da öğretmenlik yapmasına kesinlikle izin verilmemelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Karma eğitimin uygulanmadığı okul oranı yüzde 15’e ulaştı

    Karma eğitimin uygulanmadığı okul oranı yüzde 15’e ulaştı

    LGS çerçevesinde öğrenci alan okullarda karma eğitimin uygulanmadığı okullar Bolu, Kırşehir ve Siirt’te yüzde 30’u geçti.

    Eğitim Sen’in yaptığı çalışmaya göre, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) çerçevesinde merkezi sınavla öğrenci alan okullarda karma eğitimin uygulanmadığı okullar Bolu, Kırşehir ve Siirt’te yüzde 30’u geçti. Bu oran İstanbul’da yüzde 21. Türkiye genelinde tek cinsiyetli, karma eğitimin uygulanmadığı okul oranı yüzde 15’e ulaşmış durumda.

    Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre; Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, merkezi yerleştirme puanı ile kayıt alan tek cinsiyetli okullardaki öğrenci oranının Bolu’da yüzde 36 olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Bolu’yu Siirt, Kırşehir, Kütahya, Bayburt, Kırıkkale, Isparta, Muş, Karaman, Bingöl, Aksaray gibi iller izliyor. 136 bin 510 merkezi yerleştirme kontenjanının 12 bin 60’ı sadece kız öğrencilere (kız okullarına), 8 bin 100’ü sadece erkek öğrencilere (erkek okullarına) ayrıştırılmış olup geriye kalan 116 bin 350’si yani yüzde 85.23’ü karma eğitim sürdürüyor. Ancak 136 bin 510 merkezi yerleştirme kontenjanının 28 bin 650’sinin (334 imam hatip lisesi) imam hatip liselerinden ve hafızlık projesi yürüten 180 kontenjanlı 5 imam hatip lisesinden oluştuğu bilgisi ve bu liselerde kız-erkek sınıflarının da ayrı olması gerçekliğinden hareketle bu oranlar çok daha yüksek bir düzeye çıkıyor. Özetle en az 5 öğrenciden biri artık karma eğitim olmayan okullarda öğrenim görüyor. LGS yerleştirme sonuçları da bu durumun güncel göstergesini oluşturuyor.”

    “İNSAN DOĞASINA AYKIRI”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, karma eğitimin önemini şöyle anlattı: “Karma eğitim sadece eğitim alanı ile sınırlı olmayan; toplumsal, sosyolojik, pedagojik açıdan çok yönlü özellikleri olan bir uygulamadır. Karma eğitimin öğrencilerin sosyal yaşamının her alanında iç içe olduğu karşı cinsle ilişkilerinde küçük yaşlardan itibaren birbirini anlamakta ve iletişim kurmakta önemli bir işlevi vardır. Karma olmayan ve tek cinsiyete dayalı bir eğitimin toplumda kutuplaşmalar yaratması kaçınılmazdır.

    Türkiye’de eğitimin niteliği sürekli düşerken cinsiyet ayrımcılığı üzerinden oluşturulacak okullarda kız ya da erkek öğrencilerin sadece başarılı değil, mutlu olmaları da mümkün değildir. Eğitim çocuğun kendini keşfettiği tüm yeteneklerini, yaratıcılığını ortaya çıkardığı, çocuğun kendi olduğu, özgürleştiği bir süreçtir. Hangi gerekçeyle olursa olsun, tek cinsiyete dayalı eğitimi savunmak, insan doğasına ve eğitim bilimine temelden aykırı bir düşüncedir. Karma eğitim Dünya genelinde mücadele edilerek kazanılmış bir haktır. Laikliğin, bilimsel eğitimin vazgeçilmezidir. Farklı cinsiyetlerin ruh ve beden sağlığı ile olağan kişisel gelişimi, farklı cinsiyetlerin birbirinden ayrılmasını değil, birbirine yakın olmasını, farklılıkları bilmesini ve birbirine saygı göstermesini gerektirir.”

    EN YÜKSEK ORAN BOLU’DA

    Tek cinsiyetli kontenjan veya yerleştirme yüzdelik oranları şöyle: Bolu: 35.71, Kırşehir: 33.33 Siirt 33.33 Kütahya: 29.03, Bayburt: 28.57, Kırıkkale: 28.57 Isparta: 28.00 Muş: 28.00, Karaman: 27.78, Bingöl: 26.67 Aksaray: 25.00, Bitlis: 24.00, Gaziantep: 23.88 Erzincan: 23.81, Şanlıurfa: 23.81, Adıyaman: 23.53, Osmaniye: 23.33 Batman: 21.95 Hakkâri: 21.74 Ağrı: 21.21, Çorum: 21.21 İstanbul: 21.15 Kastamonu: 21.05 Sakarya: 20.93, Yozgat: 20.69 Afyonkarahisar: 19.51 Kocaeli: 18.92 Eskşehir: 18.87, Kayseri: 18.82, Manisa: 18.57 Kilis: 18.18 Tokat: 18.18 Rize: 17.39 Konya: 16.42, Diyarbakır: 16.16, Bilecik: 15.38 Gümüşhane:15.38, Türkiye ortalaması: 14.77.

  • ‘Okullarımız, bakanlıklarımız güvenilir kişilerin elinde değil, sürecin takipçisi olalım’-VİDEO

    ‘Okullarımız, bakanlıklarımız güvenilir kişilerin elinde değil, sürecin takipçisi olalım’-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, “Okullarımız, bakanlıklarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, o yüzden bu sürecin takipçisi olmak lazım” diyerek velilere çağrıda bulundu. 

    1981 yılından bu yana okutulan ve Yuva yayınlarından çıkan Duran Yılmaz imzalı kitapda, “Hızır, baygın kızın üstüne, eğri büğrü dişlerini, çarpık suratını göstere göstere, şaşı gözleriyle baka baka yaklaştı. Baygın kızın ırzını lekeledi. Sonra oturdu, kızın baş ucuna. Onun ayılmasını bekledi. Kız ayılınca da: ‘Bunu ağabeyine söylersen gebe kalırsın,’ diyerek birden yok oldu.’ bölümü kan dondurdu. Küçük çocukların psikolojik olarak etkileneceği metinlerde ‘Artık sen benim karım oldun. Karnında bir erkek çocuğu var. Yakında doğacak” kelimelerine yer verilmesine tepkiler sürüyor.

    “KİTABA ONAY VERENLER, HANGİ ZİHNİYETLE ONAY VERDİLER?”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, “Keloğlan ve Ak Ülkede’ kitabının bölümlerini okudum. İnsanın tüyleri diken diken oluyor. Bunlar ilkokul çağının kitapları. Özel bir yayın. Ama bu özel yayınlar MEB’in onayıyla çıkıyor. Buna onay verenler hangi zihniyetle onay verdi?” diyerek tepki gösterdi.

    “Bir inançla ciddi anlamda dalga geçilip hakaret edildiğini söyleyen Eslek, “Bu asla kabul edilecek bir şey değil. Bunu ifade edecek kelime bulamıyorum. Kitapta Hızır’ın bir kızı taciz ettiği vs daha çok sayfalar vardı. Yazarından kaynaklı birçok kitap engelleniyor. Bunu inceleyen insanlar, bu kitabı okuduğunuzda bunun içerisindeki hatayı göremediniz mi? Bu, her şeyin çok taraflı olduğunu gösteriyor. Tek bir inanç üzerinden gidiliyor. Övgüler dizdikleri, sözde el üstünde tuttukları Alevi halkını ne kadar değersiz gördüklerinin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.

    “DİNDAR, KİNCİ NESİL YETİŞTİRME ÖN PLANA ÇIKTI”

    ‘Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır’ maddesi yürürlükten kaldırılması ve birçok okulda karma eğitimin fiilen kaldırılmasına ilişkin aktarımlarda bulunan Eslek, “Adım atıldı. Birçok yerde, ilde sınıflar ayrılmaya başlandı. Bunun örneklerini görüyoruz” dedi.

    “Son zamanlarda yeni Milli Eğitim Bakanı’na övgüler diziliyor. Her şey değişecek diye. Bakan öğretmen en değerli olanıdır söylemlerinde bulunuyor. Bakanın söylemine bakıyorsunuz ama alttan yapılan şeylerin çok farklı olduğunu görüyorsunuz. Teftiş kuruluna eski Memur-Sen Başkanı getiriliyor. AKP bir dönem milletvekili ve Memur-Sen’in başkanı getiriliyor. Bu şahıs karma eğitim konusunda, karma eğitime kesinlikle karşıyım diyen kişi. Teftiş kuruluna bu insanları getiriyorsunuz. Arka planlarda yapılanlardan kimsenin haberi yok” diye konuşan Eslek, şunları kaydetti:

    “Bilimsel eğitimden bahsediliyor, hiç dini eğitim boyutuna girmiyorlar, bilimsel eğitim deniyor. İşi arkada götürenlerin yapmak istedikleri, okulda uyguladıkları çok farklı. Herkes inancını istediği gibi yaşar. Biz bu konuda özgürlükler açısından bir şeyleri savunan bir sendikayız. Özellikle bölgemizde o yapıldı bu yapıldı birçok şey yapıldı ama istediklerini elde edemediler son çare kendi dindar, kinci nesil yetiştirme ön plana çıktı. Şuan bunu yapıyorlar.”

    “ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN BU TARZ ŞEYLERE MÜDAHALE EDELİM”

    Eslek, velilere ve öğrencilere şu çağrıyı yaptı:

    “Hiçbir zulme boyun eğmeden çocuklarımızın geleceği için, yarın çocuklarımızın daha güvenli bir ortamda yetişebilmesi için bu tarz şeylere müdahale edelim. Okullarda yapılan etkinliğe velilere haber verilmeden gidiliyordu. Okullara veliler dilekçe bıraksın; etkinliklerden haberdar olsunlar. Veliye haber vermeden okul çocuğu bir yere yollayamıyor. Okullarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, bakanlıklarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, o yüzden bu sürecin takipçisi olmak lazım.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • İstanbul’da bir okula yalnızca kız öğrenciler yerleştirildi

    İstanbul’da bir okula yalnızca kız öğrenciler yerleştirildi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın, “Devletin demokratik görevi” dediği karma eğitim karşıtı uygulama hayata geçirilerek İstanbul’da bulunan bir liseye yalnızca kız öğrenciler yerleştirildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), yönetmelik değişikliğiyle gündeme gelen, “Karma eğitim kaldırılıyor mu?” tartışmalarını alevlendirecek bir adım atıldı.

    İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde bulunan Kocasinan Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne yalnızca kız öğrenciler alındı. Lise yerleştirmelerinin elektronik ortamda yapıldığı gözönüne alındığında akıllara, “MEB, merkezden yerleştirme sürecine müdahale mi ediyor” sorusu geldi.

    Yerel yerleştirmelerde ilk olarak ortaokulda bulunma süresini ölçüt alan MEB, yerleştirmeler devam ederken kural değişikliğine gitti. Buna göre, nakil ve yerleştirmelerde birincil ölçüt ortaokul başarı puanı oldu. Yerleştirmeler için belirlenen kriterlere karşın bir liseye yalnızca kız öğrencilerin ‘yerleşmesi’ dikkat çekti. Yerleştirmelerin elektronik ortamda yapıldığı dikkate alındığında ise durum daha da tartışmalı hale geldi. Eğitim yılının başında çok programlı liseye dönüştürülen Kocasinan Çok Programlı Lisesi’nin Anadolu lisesi bölümü için ayrılan dört şubeye yalnızca kız öğrenciler kayıt olabildi.

    Sisteme yerelden müdahale yapılma ihtimali olmadığı düşünüldüğünde ise yerleştirme sürecine MEB’in merkezden müdahale ettiği iddiaları dillendirildi.

    ‘MEB’DEN ONAY ALINDI İDDİASI

    Okul yönetiminin, okullarının çok programlı liseye dönüştürülmeden önce yalnızca kız öğrencilere eğitim veren bir meslek lisesi olması nedeniyle böyle bir adım attığı ileri sürüldü. İddiaya göre, Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşen okul yetkilileri, “Önceki öğrenciler hep kız, buraya da kız öğrenciler alalım” diyerek MEB’den de ‘onay’ aldı.

    Konuyu değerlendiren Eğitim- Sen Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Bozdoğan, “Anlaşılabilir bir durum değil” dedi. Bozdoğan, “Bu okula yerleşme hakkı kazanmış erkek öğrenciler nasıl oluyor da sistem dışı bırakılıyor?” diye sordu.

    (Mustafa Mert Bildircin/BirGün)

  • İzmir’de bir okulda karma eğitimi kaldırdılar!

    İzmir’de bir okulda karma eğitimi kaldırdılar!

    İzmir’deki  bir okulda kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda olduğu resmi yazışmalara yansıdı.

    Cumhuriyet’ten Hakan Dirik’in haberine göre; İzmir’deki bir okulda karma eğitimin kaldırıldığı resmi yazışmaya yansıdı. Buca’daki Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu yönetimi, kendilerinden etkinlik için kullanılmayan boş derslikleri isteyen Kozağaç Ortaokulu’na yazdığı yazıda, “Belirtilen saatlerde kullanmadığımız dersliklerin bulunduğu katta 3 kız sınıfımızın bulunmasından dolayı karma eğitime uygun olmadığı görülmüştür” görüşünü bildirdi.

    Öğrenci velileri ve eğitimciler, karma eğitimin kaldırıldığının resmi yazışmayla itiraf edildiğini kaydederek uygulamaya tepki gösterdi.

    Binası eski ve yetersiz kalan, bu nedenle yerine yenisi planlanan Buca Kozağaç Ortaokulu, eğitim öğretim faaliyetlerine yakındaki Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu binasında sürdürüyor. Burada sabahları 300 imam hatip öğrencisi, öğleden sonra ise 900 öğrencisiyle Kozağaç öğrencileri eğitim görüyor. Kozağaç Ortaokulu yönetimi, sabah saatlerinde egzersiz çalışması için okuldaki boş dersliklerin tahsisini istedi. Bu isteğe, Evliya Çelebi İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Müjgan Mutlu tarafından 28 Eylül tarihinde verilen yanıtta, “Ders dışı egzersiz çalışmalarının yürütülmesi için 11.00-13.30 saatleri arasında kullanmadığımız dersliklerin kullanımıyla ilgili talebiniz incelenmiş olup, belirtilen saatlerde kullanmadığımız dersliklerin bulunduğu katta 3 kız sınıfımızın bulunmasından dolayı karma eğitime uygun olmadığı görülmüştür” denildi.

    KÖTÜ SİMÜLASYON

    Öğrenci Veli Derneği Genel Başkanı İlknur Kaya Bahadır, okul müdürünün “Öğrenciler karma eğitim görüyor” iddiasında bulunduğunu, ancak fiili olarak bu sistemin ortadan kaldırıldığını tespit ettiklerini belirtti. Öğrencilerin cinsiyete göre ayrı dersliklerde eğitim gördüğünü, yalnızca bahçede ortak alanı kullandıklarını kaydetti.

    YENİ REJİM İDEOLOJİSİ

    Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Bu sistemde en büyük hak ihlali aynı zamanda imam hatip ortaokulları ve liselerinde okuyan öğrencilere yapılmakta, gerici eğitim politikaları müfredat, zorunlu mescit, zorunlu-seçmeli din dersleri, karma eğitimin fiilen kaldırılması politikaları ile de tüm öğrencilerimizin haklarına ve geleceklerine el konulmaktadır.  (HABER MERKEZİ)

  • Eğitimciler alanlardaydı: Bilimsel ve karma eğitim istiyoruz-VİDEO

    Eğitimciler alanlardaydı: Bilimsel ve karma eğitim istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Eğitim- Sen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne giderek bilimsel, anadilde, laik, demokratik, parasız ve karma eğitim talepleri yeni dönemin başladığı ilk günde yineledi. 

    Eğitim emekçileri 2018-2019 eğitim öğretim yılı açılırken öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekmek üzere birçok ilde açıklama yaptı.

    İstanbul Sultanahmet Tramvay durağı önünde bir araya gelen eğitim emekçileri, ‘öğrencilerimizin geleceği için laik, bilimsel, anadilinde parasız ve karma eğitim istiyoruz” pankartı ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü.

    Açıklamaya Veli-Der, Halkevleri, HDP, HDK, ÖDP ve EMEP katıldı.

    Açıklamayı okuyan Zeliha Baksı, 2018-19 eğitim ve öğretim yılının öğrenciler ve öğretmenler açısından çözüm bekleyen sorunların gölgesinde başladığını belirtti. Baksı, “Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli bilimsel ve anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalı, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına derhal son verilmelidir” dedi.

    DİYANET’E BÜTÇE MEB’E KESİNTİ

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinde yaşanan kesintilere dikkat çeken Baksı sözlerine şöyle devam etti:

    “MEB bütçesinden ‘kamuda tasarruf tedbirleri’ kapsamında kesintiye gidilirken; diğer taraftan söz konusu Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ek bütçe talebi olduğunda isteklerin anında hayata geçirilmesi büyük bir çelişki oluşturmaktadır. 2017 yılı Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nda; 2018 yılına 6 milyar 867 milyonluk bütçe ile başlayan, diğer kurumlara aktarmalarla ödenekleri 4,3 milyara düşen ve bunun 4,2 milyarını da yedi ayda harcayan Diyanet İşleri Başkanlığı, yıl sonuna kadar harcama yapabilmek için ek bütçe talep etmiştir. MEB bütçesinden kesinti yapılması bir yana, ilk aşamada en az iki kat arttırılması ve okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılması gerekmektedir.”

    “EĞİTİM KURUMLARI CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ”

    Yeni dönemde de eğitimcilere yönelik saldırıların devam ettiğini söyleyen Baksı, “Eğitimde siyasal kadrolaşma uygulamalarının yukarıdan aşağıya doğru organize bir şekilde gerçekleştirilmesi, okullarda yaşanan şiddetin artması, eğitim emekçilerine yönelik çeşitli saldırı ve tehditlerin sürmesi gibi uygulamalar, tıpkı ülke genelinde olduğu gibi, okullarımızın ve üniversitelerin fiilen kışla ya da cezaevi haline getirilmesine neden olmuştur” dedi.

    “BİLİMSEL, LAİK, ANADİLDE EĞİTİM”

    Eğitimde artık somut adımların atılması gerektiğinin altını çizen Baksı sözlerine şöyle devam etti:

    “Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalı, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına derhal son verilmelidir. Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, dini inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde eğitim ve bilim emekçilerinin, öğrenci ve velilerle birlikte kamusal, bilimsel, demokratik, karma, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelemizi arttırarak sürdüreceğimiz bilinmelidir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Eğitim aracılığı ile yeni rejim inşa ediliyor’-VİDEO

    ‘Eğitim aracılığı ile yeni rejim inşa ediliyor’-VİDEO

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karma eğitimin kaldırılmasına tepki gösteren Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, “Son dönem karma eğitimle ilgili olan tartışma özellikle eğitim yaşantısında meydana gelen dönüşüm ve değişimle beraber değerlendirildiğinde esasında daha bütünlüklü bir tartışmanın şu an sadece görünür yüzü karşımıza çıkıyor. Eğitim siyasi iktidarın inşa etmeye çalıştığı yeni rejimin kurucu bir unsuru, kurucu bir öğesidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB),  Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’nde gerçekleştirdiği değişiklik tartışma yarattı. Düzenlemeyle önceki yönetmelikte yer alan “Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır” maddesi yürürlükten kaldırıldı.

    Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan karma eğiminin okullarda kaldırılmasına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Esasında karma eğitim daha öncede Türkiye’de eğitim yaşantısı içinde kimi çevreler tarafından tartışılmaya çalışılmış, tartışılması denenmiş ama ortaya konan argümanların bilimle herhangi bir şekilde alakası olmadığı için geçerli ve tutarlı olmadığı için ciddiye alınmış bir tartışma değildir” diyen Bozdoğan, “Son dönemdeki karma eğitimle ilgili olan tartışma özellikle eğitim yaşantısında meydana gelen dönüşüm ve değişimle beraber değerlendirildiğinde esasında daha bütünlüklü bir tartışmanın  şu an sadece görünür yüzü karşımıza çıkıyor. Eğitim siyasi iktidarın inşa etmeye çalıştığı yeni rejimin kurucu bir unsuru, kurucu bir öğesidir” dedi.

    “EĞİTİM ARACILIĞI İLE YENİ REJİM İNŞAA EDİLİYOR”

    Eğitim aracılığı ile yeni bir rejimin inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Bozdoğan, “Özellikle karma eğitimi kaldırarak Anadolu liselerinde akademik eğitim veren kurumların kontenjanlarının baskı altına alınması, sınırlandırılması, daha çok öğrencilerin mesleki teknik okullarından imam hatip okullarına yönlendirilmesi, bununla beraber  öğrencilerin ilgi tercih ve yeteneklerine göre bir okullaşma politikası değil de; İktidarın beklentilerine göre oluşturulmuş olan okullaşma politikasının uygulanmaya çalışılması karma eğitim tartışmalarıyla beraber düşünüldüğünde çok daha anlamlı bir hale geliyor” ifadelerini kullandı.

    Karma eğitim olmazsa ne olur, karma eğitim olmazsa öğrencilerin burada görecek zararlar nedir? sorularının sorulması gerektiğini ifade eden Bozdoğan, “Esasında biz okul yaşantısını, eğitim yaşantısını toplumsal yaşam ile kamusal yaşam ilişkilerinin yeniden üretildiği, öğrencinin bireyin sosyal, bireysel, bilimsel becerilerini geliştirdiği ve gelecek yaşama hazırlandığı ortak yaşamlar olarak düşünürüz” dedi.

    “KIZ ÖĞRENCİLER EVE HAPSEDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Oluşan tablonun kendisi şu an yaşamın kendisinde var olan gerçekliği değil, iktidar tarafından istenilen bir gerçekliğin yansıması olacağını belirten şöyle devam etti:

    ” Okulu bir bütün olarak düşündüğümüzde okul yaşantısını kız ve erkek öğrenciler olarak ayırdığınızda oradaki bütünlüğü yaşama aykırı bir şekilde ayırmış ve doğal olmayanı doğalmış gibi eğitim yaşantısının içine sokacaksınız. Daha önemlisi kız öğrencisinin okuldaki var oluşunu  doğasına aykırı bir şekilde toplumsal yaşamdan kopararak  eril bir toplumda, eve hapis edilmeye çalışılan üzerinde kontrol kurulmaya çalışılan bir birey olarak kadının çok daha olumsuz bir yaşantıyı kabul etmesi olacak.”

    “EĞİTİM ALANI MÜCADELE ALANI OLACAKTIR”

    Bir hegemonyayı tesis etme meselesi ve bu hegemonya tesis edilirken karma eğitimin bu şekilde tartışılması ve uygulanmaya çalışılması da bu hegemonyayı oluşturmanın bir aracı olarak görüldüğünü dile getiren Bozdoğan, “Biz eğitim ve bilim emekçiler sendikası Eğitim-Sen olarak kurulduğumuzdan bu yana tüm öğrencilerimizin, tüm yurttaşlarımızın, eşit, parasız, kamusal, ana dilinde laik bilimsel bir eğitim alması için her zaman savunucusu olduk. Bundan sonrada savunmaya devam edeceğiz” diye konuşan Bozdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

    “Özellikle karma eğitim tartışmalarıyla  orta eğitime geçiş sisteminin yarattığı olumsuzluklarla, ulaşılabilir, erişilebilir okulları inşa etmek yerine, taşımalı eğitim yoluyla köy okullarının kapatılarak çocukların bir biçimi ile yurtlara, pansiyonlara mahkûm edildiği, ailelerinden koparıldığı ve eğitim almalarının önündeki zorlukların her geçen gün arttığı bir ortamda önümüzdeki dönem bizler açısından da bu alanların tamamı birer mücadele alanı olacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA