Etiket: karşıyaka

  • Öğretmenler İzmir’den seslendi: Taleplerimiz karşılanıncaya kadar açlık grevimiz sürecek- VİDEO

    Öğretmenler İzmir’den seslendi: Taleplerimiz karşılanıncaya kadar açlık grevimiz sürecek- VİDEO

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Karşıyaka İZBAN önünde açıklama yaparak, mülakat ve özel sektör öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını istedi. Açıklamada somut adım atılana kadar açlık grevini sürdürecekleri kaydedildi. 

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Karşıyaka İZBAN önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Eğitim Sen 2 No’lu Şubesi, Eğitim İş Sendikası, Halkevleri ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANI PATRONLARA RANT SAĞLAMAYA DEVAM EDİYOR”

    Açıklamaya KESK Genel Merkez yöneticisi Simge Yandım destek verdi. Kısa bir değerlendirme yapan Yandım şunları söyledi:

    “Bu ülkede eğitim emekçileri güvencesizlik, liyakatsizlik, mülakat içerisine sıkışmış durumda. Eğitim emekçilerinin hakları her geçen gün gasp edilirken, eğitimin niteliği her geçen gün düşürülürken, eğitime dair iyileştirmeye dair hiçbir politika yapılmadığı gibi eğitim emekçileri katledilmeye, işkenceye maruz bırakılmaya, darp edilmeye, ve gözaltına alınmaya devam ediyor. Yıllardır taban maaş hakkı için özel sektördeki ayrımcılık mobbinge karşı mücadele etmeye, talepleri için nöbet eylem sürdürmeye, direnişlerini sürdürmeye devam ediyoruz. Yine mülakat mağduru arkadaşlarımız yıllardır mülakata karşı atanma talepleriyle eylemlerini sürdürüyor ki mülakat sistemiyle bizler o komisyonlarda eğitim emekçilerinin nasıl atandığını, nasıl elendiğini çok yakından biliyoruz. Meşru taleplerinin karşılanması için açlık grevine başladılar. Milli Eğitim Bakanı ise her zaman olduğu gibi kulaklarını tıkamaya, görmezden gelmeye, patronlarla anlaşmaya, patronlara rant alanı sağlamaya devam ediyor.”

    “KOMİSYON İVEDİKLE TOPLANMALI”

    Açıklamayı Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Sözcüsü Begüm Doğan okudu. Mülakat mağdurları ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin mücadelelerinin 4. gününde devam ettiğini belirtti. Doğan, bugün yapılan eylemde gözaltına alınan 14 arkadaşının serbest bırakılmasını istedi.

    Açlık grevinin 3. günü olduğunu hatırlatan Doğan, Meclise verilen önergenin reddedildiğini belirtti. “Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Sayın Ayşen Gürcan’ı bize verdiği sözleri tutmaya, komisyonu ivedilikle toplamaya çağırıyoruz!” çağrısında bulunan Doğan, somut adım atılana kadar açlık grevini sürdüreceklerini belirterek, başta Ankara olmak üzere başka şehirlerden de eylemliklerini sürdüreceklerini söyledi.

    “ÖĞRETMENLER İŞSİZLİĞE MAHKUM EDİLİYOR”

    Doğan, taleplerini şöyle sıraladı:

    “-Bir yıl önce devlet diliyle bizzat sözü verilerek planlanan ancak türlü gerekçelerle ertelenen; Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının vakit kaybedilmeden yapılması.

    -Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi ve yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla TBMM’ye sunulan kanun teklifinin derhal Meclis’ten geçirilmesi.

    -Öğretmenler geçinemiyor. Öğretmenler kirasını ödeyemiyor, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor.

    -Öğretmenlerin hakkı olan atamalar yapılmıyor, öğretmenler işsizliğe mahkûm ediliyor.”

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA-İZMİR

  • KHK eylemi 372’inci haftasında: Barışın önündeki engeller kaldırılsın – VİDEO

    KHK eylemi 372’inci haftasında: Barışın önündeki engeller kaldırılsın – VİDEO

    PİRHA – KESK İzmir Şubesi’nin başlattığı KHK eyleminin 372. haftasında yaptıkları açıklamada, KHK’lerin ağır bir hukuk ve demokrasi sorunu haline dönüştüğünü belirtilerek, “Barışın, demokrasinin ve eşit yurttaşlığın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır” denildi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 372’inci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Açıklamada sık sık “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve “KHK’li ihraçlar onurumuzdur” sloganları atıldı.

    “KHK’LERİN MAĞDURİYETLERİ GİDERİLMEDİ”

    Basın metnini Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Mali Sekreteri Ali Türk okudu. KHK’lerle hukuksuz bir biçimde görevden ihraç edilen kamu emekçilerinin yürüttükleri adalet mücadelesini dile getiren Türk, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin geçen onlarca yıla rağmen mağduriyetlerinin giderilmediğini belirtti.

    Türk, KHK’lerin ağır bir hukuk ve demokrasi sorunu haline dönüştüğünü belirtti.

    Ülkede derinleşen ekonomik krize de değinen Türk, “Milyonlarca insan geçim mücadelesi verirken, kamu emekçileri ve emekliler yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Gençler işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılmakta, eğitim hakkı giderek piyasalaştırılmakta, kamusal hizmetler tasfiye edilmektedir” dedi.

    “BARIŞ MÜCADELESİ DEVAM EDECEK”

    Türk, demokratik hak ve özgürlükler üzerindeki baskıların arttığına dikkat çekerek, “Seçme ve seçilme hakkını zedeleyen, hukuku siyasi hesaplaşmaların aracı haline getiren uygulamalar toplumsal barışa zarar vermektedir” dedi.

    Gezi Direnişi’nin 13. yılını hatırlatan Ali Türk, Gezi ruhunun emek, demokrasi ve barış mücadelesiyle devam edeceğini söyledi. İktidarın baskıcı ve kutuplaştırıcı politikalarının toplumun farklı kesimlerini hedef haline getirdiğini kaydeden Türk, demokratik kitle örgütlerinin üzerindeki baskıların arttığını işaret etti.

    Türk, talepleri şöyle sıraladı: Tüm KHK’ler iptal edilmeli, ihraç edilen kamu emekçileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir.  Hukukun üstünlüğü ve demokratik işleyiş yeniden tesis edilmelidir. Emekçileri yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir.  Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler kamusal bir hak olarak güvence altına alınmalıdır. Barışın, demokrasinin ve eşit yurttaşlığın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.”

    PİRHA – İZMİR

     

     

     

     

  • Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şubesi’nden çağrı: İhraçlar göreve iade edilsin – VİDEO

    Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şubesi’nden çağrı: İhraçlar göreve iade edilsin – VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şubesi, KHK ihraçlarına karşı yaptığı eylem 371. haftasında devam etti. Eylemde açıklamayı okuyan Şifa Ada Demirbilek, KHK’leri siyasi bir tasfiye operasyonu olarak nitelendirerek, ihraç edilenlerin görevine iade edilene kadar mücadele edeceklerini belirti. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 371’inci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti.

    Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Basın metnini Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Eğitim Sekreteri Şifa Ada Demirbilek okudu. 

    “SİYASİ OPERSYON SON BULSUN” 

    Hukuksuz KHK ihraçlarına karşı seslerini yükseltmek, adalet talebini yenilemek ve dayanışmayı büyütmek için bir araya geldiklerini kaydeden Demirbilek,  OHAL döneminde KHK’lerle işten çıkarılan on binlerce kamu emekçisinin somut delil ortaya konulmadan işlerinden edildiğini hatırlattı. Bu süreci siyasi bir tasfiye operasyonu olarak nitelendiren Demirbilek, KHK’lerin emekçilerin iş güvencesini ortadan kaldırdığını belirterek, “OHAL resmen sona ermiş olsa da KHK rejimi fiilen devam etmektedir” dedi.
    İhraç edilen emekçilerin görevlerine iade edilmediğini, yargı süreçlerinin uzatıldığını belirten Şifa Ada Demirbilek, bu durumu “fiili OHAL” uygulaması olarak belirtti.  KHK’lerin yaşam hakkına yönelik saldırı olduğunu belirten Demirbilek,  ihraçların önemli bir kısmının sendikal faaliyetler gerekçe gösterilerek yapıldığını,  bunun örgütlenme hakkına yönelik açık bir saldırı olduğunun altını çizdi.

    “MÜLAKAT UYGULAMASIYLA EMEK GASP EDİLİYOR”

    Eğitim alanında ve kamuda yaşanan güncel gelişmeler de değinen Demirbilek, eğitim sisteminin bilimsel ve laik temellerden uzaklaştırıldığını ve mülakat uygulamalarıyla emeğin gasp edildiğini kaydetti. Demirbilek, ihraçların göreve iade edilene kadar mücadele edeceklerini belirterek şu çağrıda bulundu;

    “KHK’ler derhal ve koşulsuz olarak iptal edilmelidir! İhraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir! İade süreci tüm özlük ve ekonomik hakları kapsamalıdır! Sendikal faaliyetler üzerindeki baskılara son verilmelidir! Eğitim sistemi bilimsel, laik ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır!”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’deki yangınlara ilişkin 6 kişi tutuklandı

    İzmir’deki yangınlara ilişkin 6 kişi tutuklandı

    PİRHA- İzmir’in Karşıyaka, Ödemiş, Tire ve Bayındır ilçelerinde yaşanan yangın faciasına ilişkin gözaltına alınan 10 şüpheliden 6’sı tutuklandı.

    İzmir’in 4 ilçesinde çıkan orman yangınlarına ilişkin gözaltına alınanlardan 6’sı tutuklandı.

    Geçtiğimiz günlerde İzmir’in Karşıyaka Yamanlar Dağı, Tire, Ödemiş ve Bayındır ilçelerinde orman yangınları çıkmış, yangınlarla ilgili soruşturma başlatılmıştı.

    Soruşturmalar kapsamında Tire’de 3, Ödemiş’te 2 ve Bayındır’da 4 kişi jandarma tarafından gözaltına alınmıştı.

    Karşıyaka Yamanlar Dağı’nda mangal ateşi nedeniyle çıkan yangında ise 1 kişi gözaltına alınmıştı.

    TOPLAMDA 4 KİŞİ SERBEST BIRAKILDI

    Jandarmadaki ifadelerinin ardından 9 şüpheli adliyeye sevk edildi. Tire’deki yangınla ilgili semaver yakan 3 kişi tutuklanırken, Bayındır’daki yangınla ilgili 4 şüpheliden 2’si tutuklandı, 1’i adli kontrolle salındı, diğer şüpheli ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    Ödemiş’te gözaltına alınan 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

    Öte yandan, Karşıyaka Yamanlar Dağı’nda mangal ateşi nedeniyle çıkan orman yangınıyla ilgili de gözaltına alınan 1 kişinin tutuklandığı öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’deki yangın büyüyor: Yüzlerce kişi tahliye edildi

    İzmir’deki yangın büyüyor: Yüzlerce kişi tahliye edildi

    PİRHA- İzmir’de devam eden orman yangınları nedeniyle, yüzlerce kişi evlerinden tahliye edildi.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde 15 Ağustos’ta çıkan yangın sürüyor. Yangın geniş bir alana yayılırken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir’deki yangından etkilenen ve tahliye edilen bölgeleri paylaştı. Yerlikaya’nın açıklamasına göre, Sancaklı Mahallesi’nde 170, Doğançay Mahallesi’nde 500, Zübeyde Mahallesi’nde 50, Onur Mahallesi’nde 80 olmak üzere toplam 800 yurttaş tahliye edildi. Bayındır ilçesinde çıkan yangında ise 100 yurttaş evlerinden tahliye edildi.

    Yangın bölgesinde açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, Karşıyaka’daki yangının piknik ateşinden çıktığını açıkladı. Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun attığı sigara izmaritinden kaynaklandığı açıklandı.

    Karşıyaka’da başlayan ve devam eden yangına sabah saatlerine yeniden havadan müdahale başladı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Çocuğa cinsel istismarda bulunan faile 40 yıl 6 ay hapis cezası verildi

    Çocuğa cinsel istismarda bulunan faile 40 yıl 6 ay hapis cezası verildi

    Karşıyaka ilçesinde çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için yargılanan A.Ö., “nitelikli cinsel istismar” suçundan indirimsiz 40 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 2021 yılında 13 yaşındaki çocuğuna 3 yıl boyunca cinsel istismarda bulunan A.Ö., hakkında görülen davanın karar duruşması İzmir 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık A.Ö., taraf avukatları hazır bulunurken, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM ) Başkanı Saadet Özkan ve dernek üyeleri de duruşma salonunda hazır bulundu.

    Duruşmada mağdur avukatları sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını talep ederken, sanık avukatı ise müvekkiline iftira atıldığını savunup, beraatini talep etti.

    A.Ö., hakkında hazırlanan iddianamede “nitelikli cinsel istismar” ve “kötü muamele” suçlarından ceza istendi. Dosyada verilen mütalaada savcı, A.Ö.’nün “nitelikli cinsel istismar” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

    Savunmalardan sonra karar açıklandı. Heyet, sanığa “nitelikli cinsel istismar” suçundan 18 yıl hapis cezası verirken, ardından eylemi kendi çocuğuna yönelik ve zincirleme olarak gerçekleştirdiği gerekçesiyle de bu cezasını arttırıp, toplam 40 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırarak duruşmayı bitirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de kuvvetli fırtına: Deniz taştı, tramvay yolu sular altında kaldı-VİDEO

    İzmir’de kuvvetli fırtına: Deniz taştı, tramvay yolu sular altında kaldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Karşıyaka ilçesinde kuvvetli fırtına nedeniyle deniz taştı, tramvay yolu su altında kaldı. Tramvay seferleri, Alaybey-Nikah Sarayı arası ile Yunuslar-Ataşehir arasında yapılabilirken, karayolunda ulaşım ise kontrollü olarak sağlanabiliyor. İzmir’deki tüm deniz seferleriyse olumsuz hava koşulları sebebiyle geçici süreyle askıya alındı.

    İzmir’de saatteki hızı 110 kilometreye kadar çıkan rüzgar nedeniyle arabalı vapur seferleri iptal edilmişti. Yoğun rüzgarın etkisini gösterdiği Karşıyaka sahilinde ise deniz taştı. Denizden taşan sular, sahil şeridindeki tramvay hattını da etkiledi.

    Karşıyaka Yelken Kulübü önünde lodosun etkisiyle deniz suyunun taşması sonucu tramvay yolu su altında kaldı. Suyun deniz kenarındaki yürüyüş yolunun yanı sıra kara yoluna da ulaştığı görüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, biriken suları boşaltmak için bölgeye su boşaltma pompası kurdu. Tramvay seferleri, Alaybey-Nikah Sarayı arası ile Yunuslar-Ataşehir arasında yapılabilirken, karayolunda ulaşım ise kontrollü olarak sağlanabiliyor. Bostanlı Balıkçı Barınağı’nda da balıkçıların, teknelerinin fırtınadan zarar görmemesi için özel önlemler aldıkları görüldü. İzmir’de etkili olan fırtına nedeniyle vapur ve arabalı vapur seferleri 08.25’te iptal edilmişti.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de yurttaşlar sokağa çıktı: Erdoğan’a istifa çağrısı-VİDEO

    İzmir’de yurttaşlar sokağa çıktı: Erdoğan’a istifa çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Art arda gelen zamlar, rekor üzerine rekor kıran döviz kurları ve artan hayat pahalılığına karşı İzmir’de yurttaşlar sokağa döküldü. Polis, yurttaşların eylemine müdahale bulunarak gözaltı gerçekleştirdi. 

    İzmirliler, AKP iktidarının kendilerini açlığa ve yoksulluğa mahkum eden ekonomi politikalarını pencere ve balkonlarından tencere tava çalarak protesto etmeye başladı.

    İzmir’in Bornova ilçesi metro durağı, Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi metro durağı, Karşıyaka ilçesi iskelesi karşısında da bir araya gelen yurttaşlar hükümeti istifaya çağırdı. Geçinemediklerini söyleyen yurttaşlar tek bir ağızdan, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” ve “Hükümet istifa sloganları atarak yürüyüş gerçekleştirildi.

    İzmir Buca’da da hükümeti protesto etmek üzere Şirinyer Metro girişinde toplanmaya başlayan yurttaşlara polis müdahale etti. Müdahale gözaltılar yaşandı. Halk Migros önünde yeniden toplanmaya başladı.

    PİRHA/İZMİR

  • Zeynep Yıldırım ve Haydar Yıldırım için Karşıyaka’da 40. gün yemeği verildi-VİDEO

    Zeynep Yıldırım ve Haydar Yıldırım için Karşıyaka’da 40. gün yemeği verildi-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Nisan ayında bir hafta arayla koronavirüs nedeniyle Hakk’a yürüyen Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ve eşi Haydar Yıldırım için arkadaşları tarafından İzmir Karşıyaka’da 40. gün yemeği verildi. 

    Yakalandığı koronavirüs nedeniyle 22 Nisan sabahı Hakk’a yürüyen Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ve 28 Nisan’da Hakk’a yürüyen eşi Haydar Yıldırım için İzmir Karşıyaka’da arkadaşları tarafından 40 yemeği verildi. 40. gün yemeği, Karşıyaka’da sokakta yurttaşlara dağıtıldı.

    Koronavirüs nedeniyle Sarıyer Hamidiye Etfal Devlet Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, 22 Nisan tarihinde sabah saatlerinde Hakk’a yürümüştü. Zeynep Yıldırım’ın ve Haydar Yıldırım’ın Hakk’a yürümeleri Alevi toplumunda büyük üzüntü yarattı.

    “ALEVİ DEĞERLERİNİ KORUYAN DEVRİMCİ BİR KADINDI”

    Zeynep Yıldırım’ın arkadaşı Türkan Doğan, Yıldırım Hakk’a yürüdüğünde şunları yazmıştı:

    “Kahramanları halk yaratır öyle biçare olduğundan falan değil, hamurunu bizzat kendisi kardığından… Armutlu’da kerpiç damlı evlerin bacalarından kahırlı dumanların yükseldiği vakitlerde Zeynep’de vardı barikatların arkasında. Geçmiş günlerden gelir onun o şefkatli sesi mahallenin dört bucağına yayılan gülüşü. Anne oldu, abla oldu, kardeş oldu, emekçi halkın kızıydı, hakikatin adıydı, herkese yoldaş oldu. Alevi değerlerini koruyan ve bunun için bedel ödemeyi göze alan devrimci bir kadındı, sırdaş oldu. Sokaklarının duvarlarına yiğit evlatlarının kanı karışmış Armutlu şimdi Zeynep’ine ağlasın. Anadolu’nun her köşesine gidip yara sardığı dostlar Zeynep’ine ağlasın…”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Karşıyaka Veli-Der: Yasal dayanağı yoktur, taahhütnameyi imzalamak zorunda değiliz!

    Karşıyaka Veli-Der: Yasal dayanağı yoktur, taahhütnameyi imzalamak zorunda değiliz!

    Veli-Der Karşıyaka Şubesi, pandemi koşullarında okullarda yaşananlarla ilgili açıklama yaparak, taleplerini iletti. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a seslenilen açıklamada, “Hiçbir şey çocuklarımızın sağlığından daha önemli değildir; çocuklarımız için sağlıktan sonraki önceliğimiz eğitim hakkıdır” denildi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Karşıyaka Şubesi, Karşıyaka Çarşı’da bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada pandemi koşullarında eğitimle ilgili yaşananlara değinildi. Açıklamayı Veli-Der Karşıyaka Şube Başkanı Turgut Aydın okudu.

    “6 AY GEÇMESİNE RAĞMEN HİÇBİR ÖNLEM ALINMADI”

    16 Mart’tan itibaren gerekli önlemler alınıncaya kadar okulların tatil edildiğini, ancak aradan 6 aya yakın bir süre geçmesine karşın hiçbir önlemin alınmadığına dikkat çeken Aydın, “Bu konuda hiçbir somut önlem almayan Milli Eğitim Bakanlığı, çareyi uzaktan eğitimde bulmuştur. Fakat altyapı eksiklikleri ve 6 milyon öğrencinin yeterli teknik donanımdan mahrum olması, eğitimde var olan eşitsizliğin daha da derinleştirmesine yol açtığı gibi; uzaktan eğitim olanağına erişebilenlerde de verimli olmamıştır. Yani, bu tecrübe göstermiştir ki, uzaktan eğitim yüz yüze eğitimin alternatifi olamaz. Ancak destekleyici ve tamamlayıcı olarak uygulanabilir. Diğer taraftan, pandeminin ne zaman sona ereceği konusunda herhangi bir öngörüde bulunulamadığından, buna bağlı olarak, çocuklarımızın eğitim hakkından mahrum kalması da kabul edilemez” dedi.

    “VELİLER TAAHHÜTNAMEYİ İMZALAMAK ZORUNDA DEĞİLDİR”

    Aydın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bakanlık, öğrencilerin okula devamını velilerin tercihine bırakarak ve taahhütname imzalatarak bütün sorumluluğu velilere yüklemek yerine, anayasanın kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirmelidir. Ayrıca belirtmek isteriz ki, böyle bir taahhütnamenin yasal dayanağı yoktur ve veliler bu taahhütnameyi imzalamak zorunda değildir. Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Öğretmenler bütçeye yük oluyor, eğitim yatırımlarına para ayıramıyoruz’ vb. bahaneler üretmeden sorunları çözmelidir. Zira Bakanlık yakınma yeri değil, sorunları çözme, yani icra makamıdır. 21 Eylülde, kademeli olarak yüz yüze eğitime geçileceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’a, okullarda pandemi koşullarında, bilim kurullarının önerileri doğrultusunda, çocuklarımızın sağlıklı ve temiz bir okul ortamında eğitim alabilmeleri için, Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) olarak; Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla taleplerimizi iletiyoruz. Ve Diyoruz ki; Sayın Bakan, hiçbir şey çocuklarımızın sağlığından daha önemli değildir; çocuklarımız için sağlıktan sonraki önceliğimiz eğitim hakkıdır” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Pandemiyi bahane etme, istismarları önle!’ – VİDEO

    ‘Pandemiyi bahane etme, istismarları önle!’ – VİDEO

    PİRHA- Karşıyaka Çarşı’da Kadınlar Birlikte Güçlü üyeleri basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Kadına yönelik şiddete dair hiçbir önlem almadan ‘Evde kal’ çağrısı yapan devlet, kadınları göz göre göre şiddete mahkum etti, ölüme gönderdi. Biz kadınlar koronadan da erkek şiddetinden de ölmek istemiyoruz,” denildi.

    Son dönemde gündeme gelen kadın cinayetleri, tutuklanan kadın aktivistler ve Bekçi Yasası hakkında Karşıyaka’da basın açıklaması düzenlendi.

    AKP’nin ve yargının kadın cinayetlerine karşı tutumunun, “Erkek adalet değil, gerçek adalet için buradayız” sözleriyle eleştirildiği açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için yaşamsal bir önemi olduğu vurgulandı.

    Karşıyaka Çarşı’da Kadınlar Birlikte Güçlü imzasıyla yapılan eylem, Tiyatro Sardunya’nın gösterisiyle başladı. Tiyatrocular, önce Karşıyaka İzBan durağından mor fularlar ve çıplak ayaklarla yürüyüşe başladı. Ardından Çarşı’nın öteki ucundaki İş Bankası önünde yaptıkları gösteriyle sonlandırdı. Eylemin devamında kadın cinayetlerine dair açıklamalar yapıldı. Son dönemde erkekler tarafından öldürülen kadınlar hatırlatıldı.

    “AKAN KANIYLA FAİLİNİN ADINI YAZDIRAN ŞİDDETİNİZE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

    “Pandemiyi bahane etme, istismarları önle”, “Evlilikle istismarı önleyemezsiniz” ve “Suçlulara değil, çocuklara sahip çık” gibi dövizlerin taşındığı alanda basın açıklaması, “Erkek şiddetiyle katledilen bütün kadınlar için buradayız” sözleriyle başladı.

    Açıklamada, “Kadın düşmanı politikalarınız, 6284 Sayılı Yasayı uygulamayışınız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayışınız… bu katillere cesaret veriyor. Yeniden, yeniden erkek şiddetini üretiyorsunuz. Her konuştuğunuzda bizler katlediliyoruz” ifadelerinin ardından, “Şiddetle terbiye edilmeye çalışılan hayatlarımıza, bedenimize, emeğimize, arzularımıza, hayallerimize sahip çıkmak için buradayız. Yaşamak istiyoruz demek için, kadın katillerine, çocuk istismarına, nefret cinayetlerine dur demek için buradayız. Akan kanıyla failinin adını yazdıran şiddetinize tahammülümüz yok. Suskun, yalnız ve çaresiz değiliz. Kadınlar olarak birlikte güçlüyüz!” sözlerine yer verildi.

    “KADINLAR GÖZ GÖRE GÖRE ŞİDDETE MAHKUM EDİLDİ”

    Öte yandan Covid-19 krizi boyunca artan kadın cinayetleri vurgusu yapılarak ‘Evde Kal’ söylemiyle birlikte kadınlar açısından gerekli önlemlerin alınmadığı belirtildi:

    “Kadına yönelik şiddete dair hiçbir önlem almadan ‘Evde kal’ çağrısı yapan devlet, kadınları göz göre göre şiddete mahkum etti, ölüme gönderdi. Birçok kadının koruma kararı ya da sığınak talebi ve diğer şikayetleri işlem yapılmaksızın reddedildi. Biz kadınlar koronadan da erkek şiddetinden de ölmek istemiyoruz. Evde kal çağrısı ile yaşamak zorunda bırakıldığımız evlerde güvende değiliz. İşte tam da bu yüzden kadın dayanışma ağlarımızı kuruyoruz, kadın kadının yurdudur diyoruz ve birbirimize tutunarak hayatta kalıyoruz.”

    ‘Kalktık, Kalkıştık, Geliyoruz’ isimli eylemde, “Güvende değiliz! Evlerimizde maruz kaldığımız şiddet, bizim için sokaktaki virüsten daha tehlikeli! Güvenle evimizde kalabilmek için, şiddete maruz kalmadığımız bir dünya için, evlerin de sokakların da kadınlar için güvenli olacağı zamanlar için buradayız. Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın mücadelemiz!” ifadelerine yer verildi.

    “EVLERİMİZİ GÖZETLEMEYİ AKLINIZDAN BİLE GEÇİRMEYİN”

    Basın açıklamasının sonuna doğru, Bekçi Yasasına yer verildi. Son dönemde bekçilere verilen görev ve yetkilerle ilgili olarak “Biz kadınlar özgürlüğümüze müdahale edilmesine izin vermeyeceğiz, haddinizi bilin, aklınızdan bile geçirmeyin” sözleriyle eleştirildi. (HABER MERKEZİ)

     

  • İhraçlara karşı 136. eylem: Hukuk adına siyasi kararlar alınıyor

    İhraçlara karşı 136. eylem: Hukuk adına siyasi kararlar alınıyor

    PİRHA – KESK İzmir Şubeler Platformu, ihraçlara karşı düzenlediği eylemlerini 136. haftada da sürdürdü. Oturma eyleminde konuşan Kılıç, İzmir’de anadilde eğitim hakkını savundukları için 5’er ay ceza verilmesine tepki göstererek, 42 aydır yaşanan hukuksuzluğa dile getirdiklerini, savaş politikalarına karşı barış taleplerini dillendirmeye devam edeceklerini söyledi. 

    KESK İzmir Şubeler Platformu’nun KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iadesi talebiyle başlattığı eylemlere 136. haftada da devam edildi.

    Karşıyaka çarşıda bir araya gelen kamu emekçileri, basın açıklaması yaptı. “Birleşe birleşe kazanacağız”, “KHK’ler gidecek biz kalacağız” sloganları atan kitle adına açıklamayı KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç okudu.

    Kılıç, AKP tarafından kullandıkları çalışma ve vatandaşlık haklarına müdahale edildiğini belirterek, 42 aydır yaşanan hukuksuzluğu dile getirdiklerini söyledi.

    İzmir’de laik, anadil ve eşit yurttaşlık hakkı talep ettikleri için 90 kişinin 5’er ay ceza verilmesine tepki gösteren Kılıç, verilen cezalarının hukuksal dayanağı olmadığını belirterek, “Gün gelecek bugün bu hukuksal dayanağı olmayan tamamen siyasi olan bu kararı veren yargıçlar da yargı önünde yargılanacaklardır. Hukuk adına verilen bu siyasi kararın da insanlığın vicdanında kabul görmediğini belirtmek istiyoruz” dedi.

    “EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞEREK DEVAM EDİYOR”

    Suriye’ye, Libya’ya asker gönderilmesine tepki gösteren Hasan Ali Kılıç, son zamanlarda ekonomik sorunlardan dolayı artan intihar vakalarına da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biliyoruz ki, savaş koşullarında ilk öldürülen gerçeklerdir. Nitekim daha birkaç gün öncesinde toplumun her kesiminin vicdanını derinden yaralayan işsizlik nedeniyle kendini yakan ve asan vatandaşımız özgülünde büyüyen işsizlik, Kızılay-Ensar-AKP üçgeninde ortaya çıkanlar, kamu kaynaklarının yağma ve talanı, yolsuzluklar, deprem vergilerinin deprem dışında her şeye harcanmış olması, çığın altında sadece vatandaşlarımızın değil sosyal devlet vasfını kaybeden devletin kalması, uyuşturucu patronunun tahliyesi için devreye giren Cumhurbaşkanı başdanışmanı hakkındaki mahkeme ifadeleri, doların yeniden tırmanışa geçmesi ve ekonomik krizin derinleşerek devam etmesi gibi tartışmaların üzerine İdlib şalı örtülerek konuşulamaz hale getirilmek istenmektedir!”

    “SAVAŞ POLİTİKALARINA KARŞI BARIŞ DİYECEĞİZ”

    OHAL inceleme komisyonu üç buçuk yıldır dosyaları incelemediğini belirten Kılıç, OHAL Komisyonunun AKP’nin talimatlarını yerine getirdiğinin altını çizdi.

    Kılıç, Osman Kavala’ya yaşatılan hukuksuzluklara da tepki göstererek, “Emeğimize ve ülkemizin kaynaklarına, doğasına, parkına sahip çıkacağız. İktidar güçlerinin ideolojik ve politik çıkarları doğrultusunda uzun süredir can simidi olarak sarıldıkları milliyetçilik, din ve mezhep istismarcılığı ve militarizm üstünden yürütülen kara propagandaya ve savaş politikalarına karşı barış talebinde ısrar etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.  PİRHA/İZMİR

  • ‘İnsan hakları hiç olmadığı kadar ihlal ediliyor’ – VİDEO

    ‘İnsan hakları hiç olmadığı kadar ihlal ediliyor’ – VİDEO

    PİRHA İzmir’de KHK ile ihraçlara karşı 126 haftadır oturma eylemi düzenleyen KESK’li emekçiler, ihraç edilenlerin bir an önce görevlerine iade edilmeleri gerektiğini söyledi. Eylemde insan haklarının hiç olmadığı kadar ihraç edildiği belirtildi. 

    Haberin Videosu

    Eğitim-Sen İzmir 2 Nolu Şube, KHK ile görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin haklarının iade edilmesi için 126 haftadır düzenledikleri oturma eylemine Karşıyaka İskele karşısında devam etti.

    “KHK’ler gidecek biz kalacağız, karanlığa teslim olmayacağız, işimizi geri alacağız, asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlarının atıldığı basın açıklamasına İHD İzmir Temsilcileri, Dertli Divani katılarak destek verdi.

    “İNSAN HAKLARI HİÇ OLMADIĞI KADAR İHLAL EDİLİYOR”

    Açıklamada ilk olarak İHD İzmir Şube yöneticisi Ahmet Çiçek konuştu. İnsan Hakları Evrensel Beyanamesi’nin 70. yılı olduğunu söyleyen Çiçek, Türkiye’nin bunun imzacılarından olduğunu hatırlatarak, bu beyannameye uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.

    Anayasanın insan haklarına uyumlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Çiçek, “İnsan hakları hiç olmadığı kadar ihlal boyutunu yaşıyor. 90’lı yıllara dönüş değil de ötesine bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

    Sosyal medyada paylaşımlarının suç delili haline gelmeye başladığını vurgulayan Çiçek, ‘örgüt propagandası’ diyerek ev baskınlarının yapıldığını, ev baskınlarının başlı başına hak ihlali olduğunu söyledi.

    “KHK İLE MAĞDUR OLANLARIN YANINDAYIZ”

    Daha sonra oturma eylemine destek veren Dertli Divani konuştu. Eylemi yapanları selamlayan Divani, birer kültür elçileri olduğunu belirterek, Yılmaz Çelik’in tutuklanmasına tepki gösterdi.

    Divani, kültür elçilerinin bu haksızlıklara maruz kalması, aydınların, yazarların düşüncelerini ifade etmesinden dolayı gecenin bir yarısı evinden alınıp içeriye atılmasını insani bulmadıklarını söyledi.

    Geri kalmış ülkelerde iktidarın demokrasi gücünü kendi insiyatifi doğrultusunda kullandığını söyleyen Divani, “Bunun doğru olmadığının bilincindeyiz ama yeteri kadar duyarlı değiliz” dedi.

    Türkiye’nin hem coğrafi olarak hem de kültürel olarak önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Divani, siyasilerin farklılıkların bir arada kardeşçe yaşaması için her farklı inancın ibadet anlayışının gelenek ve göreneklerin kendisine özgür bir şekilde ifade edebileceği zemini iktidarların oluşturması gerekir” dedi.
    Divani, KHK ile mağdur duruma düşen eğitimcilerin yanında olacaklarını söyledi.

    Eyleme destek veren bir çevreci de 60-70-80’leri gördüğünü ama insan onurunun bu kadar aşağılandığı, inkar edildiği bir dönemi görmediğini söyledi. Çevreci, kadına şiddet, çocuk istismarı ve duyarsız, tepkisiz bir halk. Çözüm sokaktır. Her köşe başında bir sivil itaatsizlik sesi. Dayak yemeyi, cop yemeyi, biber gazı yemeyi öğrenmeliyiz. Unuttuk!” dedi.

    “SİYASİ İKTİDAR İNSAN HAKLARI DÜŞMANI”

    Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, destek veren herkese teşekkür ederek, İnsan Hakları haftasında olduklarını belirterek, ihraçların insan haklarının daniskası olduğunu söyledi.

    3 yılı aşkın süredir işlerinin elinden alındığı belirten Kılıç, siyasi iktidarın insan hakları düşmanı olduğunu söyledi. Kılıç, ihraç edilenlerin biran önce işlerine iade edilmeleri çağrısında bulundu.

    PİRHA/İZMİR

     

    şlf

  • KESK İzmir Şubeler Platformu’ndan 11 Ocak’da yapılacak miting için çağrı-VİDEO

    KESK İzmir Şubeler Platformu’ndan 11 Ocak’da yapılacak miting için çağrı-VİDEO

    PİRHA – KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri 11 Ocak’da ‘Halk için bütçe, demokratik bir ülke istiyoruz’ sloganıyla yapacağı miting için bildiri dağıttı. 

    Haberin Videosu

    KESK İzmir Şubeler Platformu 11 Ocak Cumartesi günü yapacakları miting için bildiri dağıttı. ‘Halk için bütçe, demokratik bir ülke istiyoruz’ sloganıyla yapılacak miting için Karşıyaka Çarşısında bildiri dağıtan platform üyeleri, halka mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Ekonomik krizin, işsizlik ve yoksuluğun insanların hayatında her geçen gün zorlaştırdığı belirtilen bildiride, “İğneden ipliğe her gün gelen zam yağmuru, eriyen maaşlarımız, artan borçlarımız kapanan iş yerleri, hacizler toplu intiharlara kadar varan toplumsal çıkmazlara yol açıyor” denildi.

    Bildiride, artan vergi yükünün insanları da daha fala yoksulluğa ittiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Son beş yılda 85 bin kız çocuğu doğum yaptı’

    ‘Son beş yılda 85 bin kız çocuğu doğum yaptı’

    PİRHA – İzmir Karşıya’da Çocuk Hakları Sözleşmesi vesilesiyle Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Karşıyaka Şubesi ve Karşıyaka Kent Konseyi ortak açıklama yaparak Türkiye’de çocuk haklarına dikkat çekti. Yapılan açıklamada, Türkiye’de 2 milyondan fazla çocuk işçinin bulunduğu belirtilerek çocukların eğitim hakkından mahrum bırakıldığı söylendi. 

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 1989 tarihinde Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul etmesiyle birlikte kutlanmaya başlanan 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, İzmir’de de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

    Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısı ile Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Karşıyaka Şubesi ve Karşıyaka Kent Konseyi ortak basın açıklaması yaptı. Çocuk Hakları Sözleşmesini Karşıyaka Kent Konseyi Sekreteri Sema İzgür, basın metnini Veli-Der Karşıyaka Şube Başkanı Turgut Aydın okudu.

    Çocuk Hakları Sözleşmesini Karşıyaka Kent Konseyi Sekreteri Sema İzgür, Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Çocuk hakları, dünya üzerindeki bütün çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi hakları içerdiğini belirtti.

    Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 196 ülke tarafından onaylanmasıyla, taraf olan ülke sayısının en yüksek olduğu sözleşme özelliğini taşımasına dikkat çeken Veli-Der Karşıyaka Şube Başkanı Turgut Aydın, ancak dünyanın birçok yerinde çocukların eğitim hakkına ulaşamaması, çocuk istismarı, çocuk emeğinin sömürüsü, iş cinayetleri, çocuk yaşta evlilikler, çocuk katliamları gibi çocuk hakları ihlallerinin ciddi boyutlarda olduğunu belirtti.

    “YÜZ BİNLERCE ÇOCUK EĞİTİM HAKKINDAN MAHRUM BIRAKILMIŞ”

    Türkiye’de çocuk haklarının durumunun vahim olduğunun altını çizen Aydın, “4+4+4 kesintili eğitime geçilmesiyle yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimin dışında kalarak eğitim hakkından mahrum kalmış; buna bağlı olarak da çocuk yaşta evliliklerde ve çocuk işçiliğinde büyük oranda artış olmuştur. Son 10 yılda 16-17 yaş grubunda toplam 381 bin 418 kız çocuğu evlenmiş, son 5 yılda, 84 bin 462 kız çocuğu doğum yapmıştır” ifadelerini kullandı.

    “3 BİN 85 ÇOCUK CEZAEVİNDE”

    Türkiye’de Çocuk İşçiliği ve İş Cinayetleri Raporu’na göre 2013’ten 2018’in ilk 5 ayına kadar 29’u mülteci/göçmen olmak üzere 319 çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdiği verilerini paylaşan Aydın, Türkiye’de 2 milyondan fazla çocuk işçinin bulunduğu kaydedildi.

    Aydın, çocuklara yönelik diğer veri bilgilerini de paylaştı; “Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 82’si kız çocuğu olmak üzere 3 bin 85 çocuk cezaevlerindedir. Yine Adalet Bakanlığının verilerine göre, 2017 yılında her 100.000 çocuktan 1.608 çocuk suça sürüklenmiştir. 2017 yılında 387 çocuk, 2018 Ekim ayına kadar ise 1020 çocuk cinsel istismara uğramıştır. 2018 yılı itibariyle 405 bin 906 göçmen çocuk eğitim alamamıştır. Yine engelli çocuklarımızın yüzde 89.3’ü eğitim hakkından mahrum kalmıştır.”

    ‘Çocuk Hakları Sözleşmesinin’ imzacı taraflarca uygulanmadığının altını çizen Aydın, “Her çocuğun ve bireyin çocuk haklarını bildiği, uyguladığı ve uygulattığı çocuklarımız için hep birlikte yeniden inşa edeceğimiz barış dolu bir gelecek hedefiyle, Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun” dedi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Mülteci kadına işkence iddiası

    Mülteci kadına işkence iddiası

    İzmir’deki Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde bir kadına işkence edildiği iddiasıyla Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Savcılık, soruşturma başlattı.

    “Beni zorla sınır dışı etmeye çalıştılar. Kaldığım odaya geldiler, jandarma ve güvenlik görevlileri beni darp etti. Boğazımı sıktı, saçımı çekti, bileklerime tırnaklarını geçirdiler. Anne ve babam ülkemde gözlerim önünde öldürüldü, beni oraya gönderirseniz beni de öldürürler dedim. Dinlemediler. Dövmeye devam ettiler. Suratıma tükürdü. ‘Kokuyorsunuz pis Afrikalı’ dedi.” Bu sözler, son iki yıldır hak ihlali iddialarıyla gündeme gelen İzmir’deki Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde kalan, güvenlik nedeniyle kimliğini gizli tuttuğumuz mülteci bir kadına ait.

    Bianet’in haberine göre, İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu’na Haziran ayında Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde işkence, ayrımcılık ve kötü muamele yapıldığı yönünde bir ihbar ulaştı.

    Komisyon üyesi avukatlar Ayşegül Karpuz ve Gizem Metindağ ile İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi üyesi avukatlar  Volkan Gültekin ve Ufuk Göncü geri gönderme merkezine gitti.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Avukatlar, merkezde işkence ve kötü muameleye uğrayan kadınla görüştü. Kadının anlattıklarını ve gözlemlerini tutanak haline getirdi ve kadının anlatımlarına ilişkin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Savcılığa verilen dilekçeye Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nden alınan adli muayene raporu da eklendi. Suç duyurusu sonrası, savcılık soruşturma başlattı. Suç duyurusundaki raporda bulunan detaylar şöyle:

    “Sağ bacakta 2 cm’lik darp, Sol omuzda darp izleri, Sırtta iz”

    “AÇ BIRAKILDI, HAKARETE UĞRADI”

    Tutanakta şu ifadeler yer aldı: “Güvenlik görevlileri, kadının bileklerine tırnaklarını geçirdi. Yine bindirildiği arabada jandarma, kadına yumruk, tokat attı. İzmir- İstanbul yolcuğu boyunca kadına yemek verilmedi.

    İstanbul’dan sınır dışı edileceği uçakta en son kıyafetlerini çıkararak sınır dışına gönderilemeye direndi. Bu nedenle pilot uçağı kaldırmadı. Bu sayede sınır dışından kurtuldu ve geri İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi.”

    Avukatlar,  işkence edilen kadının kız kardeşinin de işkence izlerine tanık olduğunu belirtti.

    MECLİS GÜNDEMİNDE

    Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ndeki hak ihlali iddiaları Meclis gündemine taşınmıştı.

    Mayıs 2017’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili olan Bedia Özgökçe Ertan, konun araştırılması için Meclis araştırılması yapılmasını istedi.

    Mayıs 2019’da ise merkezde inceleme yapan İzmir Barosu’na bağlı sekiz avukat ve bir tercüman alı konuldulu. Avukatların ve tercümanın görevlerini yapmalarının engellendiği ortaya çıktı.

    Aynı dönemlerde, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde; avukatların ve yabancıların dilekçelerinin kayda alınmadığı, yazılı başvurulara cevap verilmediği, dilekçelerin yırtıldığı, avukatların özel güvenlik görevlileri ile muhatap bırakılarak bina içerisinde kamu personeline ulaşmakta güçlük çektikleri basına yansıdı.

    Bu kez durumu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Murat Bakan Meclis gündemine taşıdı.

     

  • Eğitim-Sen 2 No’lu Şube: OHAL Komisyonu’nun hukuki niteliği tartışmalıdır

    Eğitim-Sen 2 No’lu Şube: OHAL Komisyonu’nun hukuki niteliği tartışmalıdır

    PİRHA – Eğitim-Sen 2 Nolu Şubesi, KHK ile ihraçlara karşı yaptıkları eylemin 105. haftasında OHAL komisyonunun hukuki niteliğinin tartışmalı olduğu belirtilerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal kurumları olan mahkemeleri yok sayarak karar vermesi açık bir Anayasa ihlalidir ve suçtur” denildi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) binlerce kamu çalışanın ihraç edilmesini ve açığa alınmasını protesto ettiği oturma eyleminin 105. haftasında basın açıklaması yaptı.

    105. Haftada devam eden eylemde yapılan açıklamayı Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç okudu. Kılıç, 32 ay 15 gündür hiç bir yasal süreç işletilmeden işlerinin ellerinden alındığını belirtti.

    “55 BİN 714 BAŞVURUYA RET”

    OHAL İnceleme Komisyonu’nun 3 Mayıs 2019 tarihi itibarıyla komisyona yapılan 126 bin 120 başvurudan 5 bin 250’si kabul ettiğini, 65 bin 156’sı ret olmak üzere toplam 70 bin 406 başvurunun karara bağlandığını kaydeden Kılıç,  55 bin 714 başvurunun incelenmesine devam edildiğini kaydetti.

    İktidara çağrıda bulunan Hasan Ali Kılıç, “Siyasal iktidar uluslararası sözleşmelere, anayasamıza ve yasalarımıza uymak ve bu hükümler çerçevesinde görevlerini yürütmek zorundadır” dedi.

    “İHRAÇ EDİLENLER YAPILAN İHBARLARDAN HABERSİZ”

    Kılıç, konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Komisyon oluşum şekli, yetkisi ve aldığı kararlar itibariyle AİHS, Avrupa Sosyal Şartına, BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesine, ILO sözleşmelerine açıkça aykırıdır. Nitekim Avrupa Konseyi yetkilileri yakın zamanda benzer uyarılarda bulunmuş, gidişatın devam etmesi halinde etkili iç hukuk mekanizması olarak kabul edilmeyeceğine dair ihtarda bulunduklarına dair basında haberler yer almıştır.

    Komisyon “iltisaklı” olmayı keyfi ve iktidarın kadrolaşma hedeflerine uygun şekilde,  istihbarat örgütlerinden, kurum yetkililerinden, yereldeki iktidar partisi yöneticilerinden gelen bilgiye, asılsız ihbarlara göre yorumlamakta, buna göre kararlar vermektedir. “İltisak” kavramı idari ve ceza hukukumuzda olmayan bir kavramdır. Masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına aykırıdır. Hele hele de kişinin kendisini savunma araçlarının olmadığı, şeffaf ve adil bir yargılanma sürecinin işlemediği bir mekanizma tarafından iddia edilmesi hukuki bir faciadır.

    İhraç edilenler kendileri hakkında yapılan asılsız ihbarlar, istihbarat bilgileri ve “kurum kanaatinden” de bihaber durumdadırlar. Siyasi iktidarın ihbarcılığı teşvik etmesi ve ihbarlara itibar etmesi nedeniyle işyerlerinde kimsenin kimseye güvenmediği, sürekli bir gerginlik halinin yaşandığı, çoğu kurum idarecilerinin çalışanları adım adım takip ederek bir açığını yakalayıp bunun üzerinden görevde yükselmeye çalıştığı korkunç bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu durum çalışma barışını ortadan kaldırmıştır ve sürdürülebilir değildir.”

    “OHAL KOMİSYONU LAĞVEDİLMELİ”

    “OHAL komisyonunun kendisini mahkemelerin yerine koyarak karar vermesi hukuksuzdur” diyen Kılıç, OHAL komisyonun hukuki niteliğinin tartışmalı olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal kurumları olan mahkemeleri yok sayarak karar vermesi açık bir Anayasa ihlali ve suç olduğu vurgulandı.

    OHAL komisyonunun derhal lağvedilmesi gerektiği çağrısında bulunan Hasan Ali Kılıç, haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmesi gerektiğini kaydetti.

    Kılıç, mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı. (HABER MERKEZİ)

     

  • Eğitim-Sen İzmir 2 No’lu Şube: Seçme, seçilme ve iş hakkımız gasp edilemez

    Eğitim-Sen İzmir 2 No’lu Şube: Seçme, seçilme ve iş hakkımız gasp edilemez

    PİRHA – KESK İzmir Şubeler Platformu, KHK’lerle kamu emekçilerinin ihraç edilmesini protesto ettiği oturma eyleminin 104. haftasında açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılınç, YSK’nın İstanbul kararına tepki göstererek, “6 Mayıs 2019 tarihli YSK kararıyla ülkemizde demokrasiden geriye kalan son haklardan birine, seçme ve seçilme hakkına da el uzatılmıştır” dedi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) binlerce kamu çalışanın ihraç edilmesini ve açığa alınmasını protesto ettiği oturma eyleminin 104. haftasında basın açıklaması yaptı.

    İzmir Karşıyaka İskele’de yapılan açıklamada sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız” , “İşimizi geri istiyoruz”  ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları attılarak yapılan hukuksuzluğun son bulması çağrısında bulunudu.

    Oturma elemlerinin 103. haftasında basın açıklamasını Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç okudu. Hukuksuz uygulamalara karşı itirazlarını büyütmek ve iş güvencelerine sahip çıkmak için haftalardır oturma eylemleri gerçekleştirdiklerini kaydeden Kılıç, 32 aydır yapılan hukuksuzluk karşısında mücadelelerini yürüttüklerini belirtti.

    Kılıç, KHK ile ihraç edilenlerin ve ailelerinin pasaportları yasaklanarak bedel ödetilmekte olduğunu söyledi.

    “YSK, HUKUK”

    YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal etmesine de değinen Kılıç, “Demokrasilerde halkın iradesine el konmaz!” diyerek şöyle devam etti;

    “Türkiye demokrasi tarihine halkın iradesinin gasp edildiği yeni bir tarih daha eklenmiştir. KHK ile hukuksuzca ihraç edilmesi gerekçe gösterilerek seçilmiş belediye başkanlarına mazbata verilmemesi utancına YSK’nın İstanbul kararı eklenmiştir. 6 Mayıs 2019 tarihli YSK kararıyla ülkemizde demokrasiden geriye kalan son haklardan birine, seçme ve seçilme hakkına da el uzatılmıştır. YSK, hukuka ve kendi içtihatlarına göre değil talimatlara göre karar vererek tarihe geçmiştir. Rantın ve akıtılan kaynakların kesilerek ekmeğin, ulaşımın, suyun fiyatının düşürülmesinden rahatsız olan çıkar gruplarının baskısıyla hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınmıştır. İstanbul halkının seçme/ seçilme iradesinin yok sayılarak iptal edilmesini kınıyor, mücadeleyle haklarımıza ulaşacağımıza inanıyoruz. Seçme /seçilme, seyahat ve iş hakkımız gasp edilemez! AKP, halklarımızın seçme/seçilme haklarını kendisine oy verecekse vatandaş olarak görmekte, yoksa vatandaşlık haklarını kullandırtmamaktadır. Seçme ve seçilme haklarımızı hukuki süreç içerisinde en sağlıklı şekilde sağlamakla yükümlü olan YSK anayasayı uygulayacağına hükümetin beklentilerine cevap olmuştur.”

    PİRHA/İZMİR

  • 3 Fidan mezarları başında anıldı – VIDEO

    3 Fidan mezarları başında anıldı – VIDEO

    PİRHA – Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 47. yılında mezarı başında anıldı. Binlerce kişinin katıldığı anmada konuşan EMEP Genel Başkan Selma Gürkan, “Denizlerin talepleri güncelliğini hala koruyor. O gün altıncı filoya secde edenler isimleri değişse de bugün görevlerine devam ediyor” dedi.

    Devrim hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 47. yılında Ankara’da mezarları başında anıldı.

    Birçok siyasi parti, sendika ve derneğin katıldığı anma öncesinde kurumlar adına ortak açıklamayı Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mevlüt Çakmak yaparak “Yoldaşlarımızın şahsında, sömürü ve baskı düzenine boyun eğmeyerek aramızdan ayrılan bütün yitirdiklerimize selam olsun” dedi.

    Çakmak ayrıca “Umutsuzluğa ve karamsarlığa yer yok” diyerek “Faşizmi ve tek adam rejiminin inşasını durdurmak, bu ablukayı dağıtmak zorundayız. Değişmez denilenin değişebileceğini bizler biliyoruz. Hiçbir kişisel çıkar gözetmeden, kendilerini bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesine adamış yoldaşlarımızın kararlılıkları yolumuza ışık tutuyor” ifadelerini kullandı.

    ‘YOLDAŞLARIMIZA SÖZÜMÜZ VAR’

    Mevlüt Çakmak, “Türkiye gericiliğinin ve tek adam rejimi heveslilerinin de ömrü kısalmıştır” diyerek sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Sermaye düzeninin, tek adam rejiminin faşist saldırganlığına karşı; Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm mücadelesi kazanacaktır. İşçi sınıfı; tüm halkların talepleriyle birleşerek, kapitalist emperyalist gericiliği mezarına gömecektir. Yoldaşlarımıza sözümüz var: Umudu büyütecek, geleceğin sınıfsız ve sömürüsüz dünyasını mutlaka kuracağız.”

    Açıklama ardından anmaya katılan yurttaşlar, Üç Fidanın mezarlarını ziyaret ederek, karanfiller bıraktı.

    “TALEPLERİ GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR”

    EMEP Genel Başkan Selma Gürkan PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede şunları belirtti:

    “Denizlerin idamının üzerinden 47 yıl geçti. Ancak onların taleplerinin güncelliğini hala koruduğunu söyleyebiliriz. Özetleyecek olursak onların mücadelesi emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesiydi, kapitalist sömürüye karşı sosyalizm mücadelesiydi. Emperyalist barbarlığa karşı aynı zamanda halkların kardeşliğinin mücadelesiydi. O gün altıncı filoya secde edenler bugün bu politikaların emperyalistlerle işbirliği politikalarının uygulayıcısı konumundalar. O gün altıncı filoya secde edenler isimleri değişse de bugün görevlerine hala devam ediyor. Bizlerde bir taraftan Kürt sorunun demokratik çözümü, demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak kapitalizme karşı sosyalizmi savunmak, baskıya ve şiddete karşı demokrasiyi savunmak gibi bir görevle karşı karşıyayız. Denizlerin yapmış olduğu bağımsızlık, halkların kardeşliği ve sosyalizm mücadelesinin ateşi bütün güncelliği ile devam ediyor. Bugün eğer onlarca gazeteci, siyasetçi, ‘barış’ diyen Ayşe öğretmen cezaevindeyse, ‘savaş bir halk sağlığı sorunudur’ diyen hekimler ceza alıyorsa işte bu kapitalist sistemin uygulayıcılarının zulmüdür.”

    “ORTAK VATANDA BİRLİKTE YAŞAMAYA ULAŞACAĞIZ”

    HDP Ankara İl Eş Başkanı Hüseyin Gevher ise yaptığı açıklamada “Denizlerden bu yana zindanlarda direniş sürüyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Bugün de Leyla Güven’in başlatmış olduğu direniş 180. Gününde. Türkiye devrimci hareketinin liderleri Yusuf, Deniz, Hüseyin, Sinan’ın direnişleri bugün mücadelemizde sürüyor. Faşizm bir bütün olarak haklarımızı teslim almak ve diz çöktürmek istiyor. Zindanlarda ölüm orucuna dönüşen direniş dünyanın her yerinde halka halka gelişerek büyüyor ve hedefe doğru ilerliyor. Özgür, demokratik ortak vatanda birlikte yaşamaya ulaşacağız.”

    PİRHA / ANKARA

     

     

     

     

     

     

     

  • Karşıyaka Belediyesi ile HBVAKV arasında cemevi protokolü imzalandı

    Karşıyaka Belediyesi ile HBVAKV arasında cemevi protokolü imzalandı

    PİRHA- İzmir’de Örnekköy’de mülkiyeti Karşıyaka Belediyesine ait yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda yapımı üstlenilen cemevinin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 25 yıllığına devredilmesine dair protokol imzalandı.

    İzmir Karşıyaka Belediyesi, yapımını üstlendiği cemevi projesinin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Karşıyaka Şubesi’ne devredilmesine dair protokolu imzaladı.

    Protokole CHP Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, HBVAKV Ege Bölge sorumlusu Rıza Akdeniz, Karşıyaka Şube Başkanı Zehni Çabuk, Çiğli Şube Başkanı Hüseyin Han, pirler Hamza Takmaz ve Süleyman Deprem ile birlikte şube yöneticileri katıldı.

    PİRHA/İZMİR