Etiket: kartal cemevi

  • Alevi örgütleri, AİHM kararlarında gelinen süreci değerlendirdi-VİDEO

    Alevi örgütleri, AİHM kararlarında gelinen süreci değerlendirdi-VİDEO

    PİRHA – Alevi Vakıflar Federasyonu bileşenleri ve Alevi Düşünce Ocağı (ADO), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 5-7 Haziran’da gerçekleştirdiği toplantının detaylarını değerlendirdi.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 5-7 Haziran’da yapılan toplantılarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) cemevi ve din dersi ile ilgili kararlarının Türkiye tarafından hala uygulanmamasını ele aldı.

    Gelişmelere dair Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) bileşenleri ve Alevi Düşünce Ocağı (ADO) da Kartal Cemevi’nde açıklama yaptı.

    “BİR ARAYA GELİP HÜKÜMETİN ÖNÜNDE DURAMADIK”

    Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Haydar Baki Doğan, devletin halen cemevlerini ibadethane olarak kabul etmediğine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları Alevi toplumunda bir türlü yer bulamadı. En son 7-8 Haziran’da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne Türkiye’yi temsilen 15 avukat gidiyor. Fakat orada Alevi kurumlarını temsilen Avrupa’da bir canımız dahi yok. Biz de bir Alevi kurumu olarak kendimize eleştiri yapmak zorundayız.

    Eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar üzerinden biz gitmiş olsaydık bugün birçok sorunu hiç konuşuyor olmazdık. Zorunlu din dersi ile ilgili biz Alevi kurumları gerekli inisiyatifi, gerekli tepkiyi vermediğimiz için bugün ÇEDES projesini konuşuyoruz. Bugün İzmir’de 180 okula ‘manevi danışmanlık’ adı altında görevlendirme yapıldı. Sonuçta bu Türkiye’nin dinselleştirilme projesi. 1980’de getirilen zorunlu din derslerinden biz hala kurtulamadık. Bırakın kurtulmayı daha da yoğun bir şekilde okullarda din dersleri gösterilmekte. Bunlarla ilgili AİHM’in vermiş olduğu kararlarda devletin, dinlere karşı tarafsızlık ilkesini savunması bekleniyor ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi adı altında tamamı Sünni İslam’ın eğitildiği söyleniyor. Biz bu kararları bile Alevi kurumları ve diğer demokratik kurumlarla bir araya gelip, bir proje geliştirip, tepki gösterip bu hükümetin önünde duramadık. Hala hükümetten bir beklenti içerisindeyiz. Geçen sene bütün Alevi kurumları olarak bir araya gelip karşı çıkmamıza rağmen torba yasa ile Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı kuruldu.”

    “DOLAYISIYLA DA BU DOSYAYI KAPATTIK”

    AVF kurucularından Doğan Bermek ise zorunlu din dersleri konusunda Türkiye’nin 2023 Eylül ayında yeni bir karar alabileceğini işaret etti. Bermek, şu bilgileri paylaştı:

    “2005 yılında başlayan süreç 2012 yılında sonuç vermeye başladı. Bizden önce 2007 yılında zorunlu din dersleri ile ilgili Hasan Zengin-Eylem Zengin davası sonuçlanmıştı. Bizim davalar da 2014’ten itibaren birer birer sonuç gördü. 2014 ile 2016 yılı arasında cemevlerinin elektrik meselesi, devlet ve inanç grupları arasındaki ilişkiler davamız ve zorunlu din dersleri davamız sonuçlandı. Ancak bunlar sonuçlanmasına rağmen Alevi kuruluşları konuya yeterince vakıf olamadılar diye düşünelim. Veyahut da Alevilerin geleneklerinde böyle yasa, hukuk, mahkeme olmadığı için Aleviler biraz bu işten geri durdular. Toplum, hükümetten bir duyarlılık göstermesini bekledi diyelim. Hükümet de fazla bir duyarlılık gösteremedi. 2010 yılında bir Alevi açılımı yapılmıştı ama bir sonuç alınamamıştı.

    Türkiye bu konuda tekrar mahkemeye gidilmesini istemediği için bir takım düzenlemeler yaptı. Bu düzenlemeleri de 2022 yılının Eylül ayında kamuoyuna açıkladı. Düzenleme dediğimiz şey de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı… Bunu kurarak da ‘Cemevlerinin elektrik parası sorununu aştım artık. Cemevlerinin elektrik parasını ödeyeceğim. Ayrıca cemevleri ile ilgili şu şu düzenlemeleri yapmaya çalışacağız’ niteliğinde bir savunma verdi. Cemevlerinin elektrik parası ile ilgili davamızın gelmiş olduğu nokta bu. Türkiye Cumhuriyeti, elektrik paralarını ödemeyi üstlendi. Dolayısıyla da bu dosyayı kapattık.

    Din derslerine ilişkin Türkiye 2024 Haziran’ına kadar doğru dürüst bir karar getirmeli. Türkiye’nin, 2023 Eylül ayı gibi din dersleri ile ilgili bir şeyler yapmasını bekleyebilirsiniz. Türkiye’de Sünni olmayan inanç gruplarının; Şafiler de dahil olmak üzere din adamı yetiştirme hakkı yok. Ama devlet, ‘medrese’ adı verilen yerlere göz yumuyor.

    Din dersleri ile ilgili iki tane sorunumuz var. Bir; bu din dersleri çoğulcu değil. Yani; dinler hakkında bilgi vermesi gereken bir şey Sünni İslam yetiştirme biçiminde veriliyor. Bir de bu dersin zorunlu olması… Halbuki bizim Medeni Kanun’umuzda ‘İnsanlar, inançlarında özgür bırakılmalı’ deniliyor. Ayrıca 2022 yılında Anayasa Mahkemesi bir başka davayı değerlendirirken 2 karar verdi. Bu kararlardan birisi bugünkü haliyle ‘zorunlu din dersleri anayasaya aykırıdır’ şeklindeydi. İkinci kararda ise bu ‘Din dersleri Medeni Kanuna da aykırıdır deniyor.”

    ORTAK MÜCADELE VURGUSU!

    İstanbul Cemevi Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Gazi Arslan ise yaptığı değerlendirmede “Ortak olan sıkıntılarımızı ne hikmetse bir araya gelip gerçek anlamda Alevi yolunun ‘Yol cümleden uludur’ sözüne bianen çaresini aramıyoruz. Bu konuda Alevi kurumlarımızın artık kendi egolarını, kurumsal kimliklerini bir tarafa bırakarak ortak değerlere ve yaşam alanlarına sahip çıkıp ve bu bağlamda da kendi alanımızı yaratmamız lazım” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • AKP, AİHM’nin cemevi ve din dersi kararını uygulamadı, AVF, ADO açıklama yapacak

    AKP, AİHM’nin cemevi ve din dersi kararını uygulamadı, AVF, ADO açıklama yapacak

    PİRHA – Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 5-7 Haziran tarihlerinde toplandı. AİHM’nin cemevi ve din dersi ile ilgili kararlarının AKP hükümeti tarafından hala uygulanmaması toplantının gündemindeydi. Konuya ilişkin Alevi Vakıfları Federasyonu(AVF) bileşenleri ve Alevi Düşünce Ocağı (ADO)’nun katılımıyla 15 Haziran günü Kartal Cemevi’nde bir açıklama yapılacak. 

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM,) Türkiye’de Alevilerle ilgili aldığı iki kararın uygulanması konusunda AKP hükümeti üstüne düşen sorumluluğu hâlâ yerine getirmedi. AKP’nin, AİHM kararlarına uymadığı en önemli davalar arasında Alevi toplumunun ibadet yeri cemevi ve din dersiyle ilgili başvuru geliyor.

    Avrupa Konseyinin aldığı kararda, yerel mahkemenin, cemevlerinin elektrik faturalarının bir kısmının geri ödenmesi yolunda verdiği karar tatmin edici bulunmadı ve bunun AİHM’nin Alevilere yönelik ayrımcı uygulamaların kaldırılması yolundaki talepleri doğrultusunda “yeterli görülmediği” bildirilmişti.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 5-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen 1468. toplantısının sonuçları ile AİHM kararlarının uygulanması konusunda, Alevi Vakıfları Federasyonu(AVF) bileşenleri ve Alevi Düşünce Ocağı (ADO)’nun katılımıyla Alevi Kurumlarının görev ve sorumluluklarının değerlendirileceği toplantı, 15 Haziran Perşembe günü Kartal Cemevi’nde yapılacak.

    AVF Genel Başkanı Dr. Haydar Baki Doğan’ın yaptığı toplantı duyurusu şöyle:

    “Son dönem gelişmeleri, zorunlu din dersleri ve temel haklar konuları gündemimizde bulunmaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 5-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen 1468. toplantısının sonuçları ile AİHM kararlarının uygulanması konularında, Alevi kurumları olarak görev ve sorumluluklarımızı değerlendireceğimiz toplantımız, Alevi Vakıfları Federasyonu(AVF) bileşenleri ve Alevi Düşünce Ocağı (ADO)’nun da katılımıyla 15 Haziran Perşembe günü Saat 17.30’da Kartal Cemevi toplantı salonumuzda gerçekleştirilecektir.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Aleviler, Avrupa Konseyi önünden seslendi: AKP hükümeti taleplerimizi yerine getirmeli-VİDEO

    > Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Alevilerle ilgili Türkiye’yi bir kez daha uyardı

  • Alevi Vakıfları Federasyonu 8. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi

    Alevi Vakıfları Federasyonu 8. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 8. Olağan Genel Kurulu’nu Kartal Cemevi’nde yaptı. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 8. Olağan Genel Kurulu’nu 10 Mayıs 2023 tarihinde Kartal Cemevi Kültür Eğitim ve Sosyal Dayanışma Vakfı’nda gerçekleştirdi.

    Kurulda, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan geçen döneme ilişkin federasyon çalışmaları hakkında bilgi verirken, gelecek döneme dair de açıklamalarda bulundu. AVF faaliyet raporu genel sekreter Yavuz Olağan tarafından okunurken, denetim raporu ve mali tablo da, denetim kurulu başkanı Hıdır Uvaçin tarafından sunuldu.

    Faaliyet raporu, denetim raporu, gelir-gider ve tahmini bütçe genel kurul tarafından oy birliğiyle onaylandı.

    AVF yönetim kurulu asil listesi ise şu isimlerden oluşuyor:

    Haydar Baki Doğan, Yavuz Olağan, Özlem Der, Ali Ulu, Ali Diştaş, İlhan Eren, Celal Abbas Karaduman, Erdoğan Özdemir, Hıdır Uvaçin, Mehmet Ali Ayyıldız ile Medet Kaynak.

    Ergün Tuluk, Ergin Gül, Mustafa Menevşe, Ali Asker Koç ve Muharrem Odabaş yönetim kurulu yedek listesinde yer alıyor.

    Denetim kurulunun asil üyeleri Aziz Özer, Kemal Berk ve Mahmut Yerlikaya tarafından oluşurken, yedek üyeler de Hüseyin Koçlu, Hüseyin Çulha, Yaşar Duran olarak açıklandı.

    Disiplin kurulunun asil üyeleri ise Dursun Büdüş, Baki Demir, Kamer Ali Durur, Hıdır Delipınar ile Hürriyet Demirtaş; yedek üyeleri de Musa Kocaman, Mehmet Boy ve Yaşar Elbistanlıoğlu isimlerinden oluşuyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAKME Alevilere yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı

    DAKME Alevilere yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı

    PİRHA- DAKME, ABBF’ye bağlı Düren Alevi Kültür Merkezi’ne ve Selami Sarıtaş’a yapılan saldırılara ilişkin açıklamada bulundu.

    Dortmund ve Çevresi Aleviler Kültür Merkezi (DAKME) Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Düren Alevi Kültür Merkezi’ne yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı. DAKME, “AABF’ye bağlı Düren Alevi Kültür Merkezine 9.8.2022 sabah saatlerinde kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından bir saldırı yapıldığını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Başta Düren Cemevi olmak üzere tüm Alevi canlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Her ne kadar kimliği belirsiz denilsede biz bu zihniyeti çok iyi tanıyoruz.” dedi.

    DAKME Türkiye’deki saldırıları da gündemine aldı. Kültür Merkezi’nin açıklamasının tamamı şu şekilde:

    “Bu saldırının son dönemlerde Ankara Cemevlerine yapılan saldırı ile Kartal Cemevi başkanı Selami Sarıtaş’a yapılan saldırının devamı olduğunu düşünüyoruz. Son günlerde yaşananların planlı organizeli saldırılar olup devam edeceğini gösteren gelişmeler yaşanmaktadır. Bu nedenle bu nahak zihniyete karşı tüm Alevi canların ve dostlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini inanıyoruz.
    Düren Alevi Kültür Merkezine, Türkiye’de saldırıya uğrayan Cemevleri’ne, Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a çok geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sürecin takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Bir kez daha en içten samimi duygularımızla dayanışacağımızı belirtiyor, kamuoyunu saldırılara karşı herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AVF’den çağrı: Selami Sarıtaş’a yapılan saldırı organize, soruşturma derinleştirilmeli

    AVF’den çağrı: Selami Sarıtaş’a yapılan saldırı organize, soruşturma derinleştirilmeli

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a yönelik saldırıyla ilgili olarak gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü tutuklanmıştı, 5 şüpheli ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı. Alevi Vakıfları Federasyonu, olayın organize bir saldırı olduğunu belirterek, asıl faillerin yakalanması ve soruşturmanın derinleştirilmesi için yetkilileri gereğini yapmaya çağırdı.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, 5 Ağustos günü evinin önünde saldırıya uğramıştı.

    Sarıtaş’a yönelik saldırıyla ilgili 9 kişi gözaltına alınmış, saldırıyı azmettiren kişinin ise Kartal Cemevi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Naki Demir olduğu belirtilmişti. İfadeleri alınan 9 şüpheliden 4’ü tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

    Bugün Kartal Cemevinde bir basın açıklaması yapan Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), olayın basit bir yaralama değil, organize olduğunu, onlarca failin yer aldığı ve planlı bir şekilde işlenmiş organize bir suçun söz konusu olduğunu duyurdu.

    AVF, “Halkı kin ve nefrete sürüklemek mezhep çatışmalarıyla kaos yaratılmak istenmektedir. Elbette biz halk olarak bu oyuna gelmeyeceğiz ancak olay1 planlayan ve talimatı veren karanlık güç odaklarının ortaya çıkarılması gerekmektedir. Aksi halde bu olaylar devam edecektir. Olay yaptıran faillerin yakalanması için soruşturmanın derinleştirilerek devam etmesi hususunda yetkilileri gereğini yapmaya bu konuda siz değerli basınımızı halkımızı ve tüm kamuoyunu duyarlı  olmaya çağırıyoruz” dedi.

    Alevi Vakıfları Federasyonu’nun (AVF), açıklaması şöyle:

    “Cemevi Başkanımız Selami Sarıtaş‘ın kimliği belirsiz motorlu 2 kişi tarafından 05.08.2022 tarihinde akşam saat 21:30’da evinin önünde uğradığı saldırı ile ilgili tarafımızca basın açıklaması yapılmıştı. Bugüne kadar kamuoyunun gösterdiği yoğun ilgi ve destek için öncelikle teşekkürü bir borç biliyoruz.

    Toplum mühendisliğine soyunan karanlık güçlerin talimatıyla işlenen bu provakatif  olayının arkasındaki asıl faillerin bulunması ve yakalanması için soruşturmanın derinleştirilmesini talep etmekteyiz.

    Bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Türkiye’de yaşayan, temiz bir toplum isteyen, barış ve huzur isteyen herkesi duyarlı  olmaya ve desteğe çağırıyoruz. Toplumsal duyarlılığın devam ettirilmesini bu tür karanlık olayların ortaya çıkarılması için elzem buluyoruz.

    “SANIKLARIN BEYANLARI YALAN VE İFTİRADAN İBARETTİR”

    Savcılığın ve kolluğun yoğun çalışması ile olaya karışan bir kısım failler yakalanmış  yapılan soruşturma ve sorgu sonrasında 09.08.2022 tarihinde 4’ü tutuklanmış  5’i ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştır, henüz yakalanmamış firari sanık veya sanıklar mevcut olup soruşturma devam etmektedir.

    Dosyada gizlilik kararı olması sebebiyle tarafımıza verilmeyen tutanak ve şüpheli ifadelerini gazetelerden öğrenmiş bulunmaktayız. Bu kapsamda edindiğimiz bilgiler çerçevesinde Cemevinin yöneticileri ve yakın çalışma arkadaşları olarak faillerin suçtan kurtulmaya yönelik akıl ve mantıkla bağdaşmayan hayatın olağan akışına aykırı, çelişkili beyanların gerçekle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

    Olayın oluş sebebi kişisel değildir. Sanıkların gazetelere yansıyan beyanlarının hepsi yalan ve iftiradan ibarettir. 

    “CEMEVLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN DEVAMIDIR”

    Olay magazinselleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Başkanımızın, kurumumuzun ve toplumumuzun itibarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Yaşanan olay son günlerde ülkenin değişik yerlerindeki cemevlerine yapılan provakatif saldırıların devamıdır. Aynı karanlık güçler tarafından planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Olaya onlarca kişinin katılmış olması, uzun bir süre planlanmış olması, cemevinden evinin önüne kadar takip edilmiş olması, darp eylemini gerçekleştiren kişilerin Cemevi başkanı Selami Sarıtaş’ı hiç tanımamış olmaları tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde olayın organize olduğu anlaşılmaktadır. Yakalananların sadece suçta kullanılan kişiler olduğunu düşünmekteyiz. Suçu planlayan ve işleten asıl faillerin ortaya çıkarılması ve yakalanması halinde ancak tam bir soruşturma yapılmış olacaktır ve ancak bu durumda adaletin tecellisi mümkün olacaktır.

    “OLAY BASİT BİR YARALAMA DEĞİL, ORGANİZE SALDIRIDIR”

    Olay basit bir yaralama değildir, olay organize bir olaydır. Onlarca failin yer aldığı ve planlı bir şekilde işlenmiş organize bir suç söz konusudur. Halkı kin ve nefrete sürüklemek mezhep çatışmalarıyla kaos yaratılmak istenmektedir. Elbette biz halk olarak bu oyuna gelmeyeceğiz ancak olay1 planlayan ve talimatı veren karanlık güç odaklarının ortaya çıkarılması gerekmektedir. Aksi halde bu olaylar devam edecektir. Olay yaptıran faillerin yakalanması için soruşturmanın derinleştirilerek devam etmesi hususunda yetkilileri gereğini yapmaya bu konuda siz değerli basınımızı halkımızı ve tüm kamuoyunu duyarlı  olmaya çağırıyoruz.”

    Bu arada basın açıklamasına, 38 tane dernek, sivil toplum örgütü de imzalayarak destek verdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER
    > AVF 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a saldırı
    > Kartal Cemevi Başkanı Sarıtaş’a saldırıyla ilgili gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü tutuklandı

  • Kartal Cemevi Başkanı Sarıtaş’a saldırıyla ilgili gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü tutuklandı

    Kartal Cemevi Başkanı Sarıtaş’a saldırıyla ilgili gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü tutuklandı

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a yönelik saldırıyla ilgili olarak gözaltına alınan 9 kişiden 4’ü tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, 5 Ağustos günü evinin önünde saldırıya uğramıştı.

    Sarıtaş’a yönelik saldırıyla ilgili 9 kişi gözaltına alınmış, saldırıyı azmettiren kişinin ise Kartal Cemevi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Naki Demir olduğu belirtilmişti.

    Bugün adliyeye sevk edilen 9 şüpheli nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. İfadeleri alınan 9 şüpheliden 4’ü tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kartal Cemevi Başkanı Sarıtaş’a saldırıyla ilgili olarak 9 kişi gözaltına alındı

    Kartal Cemevi Başkanı Sarıtaş’a saldırıyla ilgili olarak 9 kişi gözaltına alındı

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a yönelik saldırıyla ilgili olarak 9 kişi gözaltına alındı.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş‘a yönelik saldırıyla ilgili 9 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu. Sarıtaş, 5 Ağustos günü evinin önünde saldırıya uğramıştı.

    Saldırıyı azmettiren kişinin Kartal Cemevi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Naki Demir’in olduğu belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

    >AVF 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a saldırı

  • Alevi kurumlarından saldırılara karşı ortak tepki: Saldırılar son bulsun

    Alevi kurumlarından saldırılara karşı ortak tepki: Saldırılar son bulsun

    PİRHA- Alevi kurumları Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a yapılan saldırıyı kınayarak, “Türkiye’de farklı düşünenlere  karşı geliştirilen linç girişimleri ve saldırıların takipçisi olup, bu saldırıların ve nefret suçların son bulması için çözüm üretelim! Bundan sonra herhangi bir cemevine veya yöneticilerimize karşı saldırılar son bulsun” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Karadeniz Platformu, Kartal Cemevi Başkanı yapılan saldırıya ilişkin ortak basın açıklaması düzenledi.

    Muharremin ilk günü Ankara’da eş zamanlı olarak Cemevlerine  yapılan saldırıdan sonra dün gece muharremin 7.günü Alevi Vakıfları Federasyonu 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a evinin önünde kimliği belirsiz motorlu, kasklı 2 kişi tarafından saldırı düzenlendi. Hastanede kontrolden geçen Sarıtaş’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Alevi kurumları ve yöre dernekleri adına yapılan ortak açıklamaya onlarca yurttaş katılırken, açıklamayı AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan okudu.

    Doğan, Sarıtaş’a yapılan saldırının faillerinin bir an evvel yakalanıp, yargıya teslim edilmesini beklediklerini ifade etti.

    “ALEVİ KURUMLARINI SİNDİRMEYE, KORKUTMAYA YÖNELİK BU TÜR SALDIRILARI KINIYORUZ”

    Doğan, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

    “Ülkemizin son zamanlarda içine çekilmeye çalışıldığı bu bulanık ve karanlık  çağrıştırıcı dönemin farkındayız. Alevi kurumlarını sindirmeye, korkutmaya yönelik bu tür saldırıları kınıyoruz. Bu topraklarda tarih boyunca Aleviler hiçbir toplumun hiçbir kesimine karşı önyargı taşımamış ve zalim olmamış ve dayanışma, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla eşit yurttaşlık temelinde ortak yaşam kurma için mücadele etmiştir.

    Kamuoyuna çağrımızdır; Türkiye’de farklı düşünenlere  karşı geliştirilen linç girişimleri ve saldırıların takipçisi olup, bu saldırıların ve nefret suçların son bulması için çözüm üretelim! Bundan sonra herhangi bir cemevine veya yöneticilerimize karşı saldırılar son bulsun. Muharrem oruçlarının tutulduğu bugünlerde ülkemizin içine çekilmeye çalışıldığı bu kaosa karşı birlik beraberlik içinde her canımızla lokmalarımızı pay etmeye devam edeceğiz. Pirimiz Pir Sultan’ın güzel deyimi ile gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım…”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    >AVF 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a saldırı

     

  • AVF 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a saldırı

    AVF 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş’a saldırı

    PİRHA- Alevi Vakıfları Federasyonu 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, evinin önünde kimliği henüz belirlenmeyen kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı.
    Alevi Vakıfları Federasyonu 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, evinin önünde kimliği henüz belirlenmeyen kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı. Saldırıyı gerçekleştiren şahısların adres sorma bahanesiyle Sarıtaş’a yaklaşıp saldırdıkları belirtildi. Hastanede kontrolden geçen Sarıtaş’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
    Bu arada, 6 Ağustos Cumartesi günü AVF yöneticilerinin Kartal Cemevinde saldırıya ilişkin toplanacakları kaydedildi.
    30 Temmuz’da da Ankara’da Şah-ı Merdan Cemevi,  Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlenmiş, saldırıyı gerçekleştiren Ahmet Ozan K, tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • AVF 7. Olağan Genel Kurulunu yaptı!

    AVF 7. Olağan Genel Kurulunu yaptı!

    PİRHA- Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) 7. Olağan Genel Kurulunu yaptı. Üç dönem genel başkanlık görevinde bulunan Remzi Akbulut, kurulda aday olmadığını açıkladı. Yeni seçilen yönetim kadrosu, önümüzdeki günlerde genel başkanın kim olacağına karar verecek.

    AVF 7. Olağan Genel Kurulu İstanbul’da toplandı. Kartal Cemevinde yapılan Kurul sonucu 9 kişilik Yönetim Kurulu (Asil) listesinde Yavuz Olağan, Selami Sarıtaş, İlhan Eren, Zeki Kaya, Haydar Baki Doğan, Celal Abbas Karaduman, Ali Ulu, Zeki Çetin, Mehmet Boy yer aldı.

    Vakfın Genel Başkanı Remzi Akbulut, tekrar aday olmayacağını belirterek “Üç dönem Genel Başkanlığını yaptığım Alevi Vakıflar Federasyonumuzun 7. olağan genel kurulunu gerçekleştirdik. Daha önce de deklere ettiğim gibi bu dönem aday olmadım. Yeni yönetime seçilen arkadaşlarıma başarılar diliyorum” dedi.

    Remzi Akbulut, AVF içerisindeki görevine 10 ismin yer aldığı Danışma Kurulu listesinden devam edecek.

    Yeni seçilen yönetim kurulu, önümüzdeki günlerde kendi içerisinden genel başkanın kim olduğuna karar verecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu: Hasan Saltık’ın uğurlanması Sünni ritüellerle gerçekleştirildi; üzücü!

    Kenanoğlu: Hasan Saltık’ın uğurlanması Sünni ritüellerle gerçekleştirildi; üzücü!

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili, Hasan Saltık için yapılan uğurlama erkânınında Alevi inancına uzak ritüellerin gerçekleştirilmesine hem bir milletvekili, siyasi olarak hem de Alevi bir vatandaş olarak üzüldüğünü söyledi. Kenanoğlu, “Hasan Saltık gibi toplumun tüm kesimlerinin yer aldığı bir cenazenin nasıl kaldırıldığı bütün toplum açısından bir örnektir. Bizim tartışmamız gereken asıl mesele bir Alevi bu şekilde mi yolcu edilmelidir? Ya da Hasan Saltık topluma bu kadar emek vermiş, Alevi bir arkadaşımız bu şekilde mi yolcu edilmeliydi?” diye sordu. 

    Alevi inancı yerine Sünni-Şii geleneğin hakim olduğu bazı cemevlerinde yürütülen Hakk’a uğurlama erkanları konusunda tartışmalar sürüyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık için yapılan uğurlama erkanı üzerinden tartışılan konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Kenanoğlu, Hasan Saltık’ın cenaze erkanının Alevilik inancına uygun olmadığını, Sünni ritüellerle gerçekleştirildiğini söyleyerek, bu gibi durumların Alevilik inancını asimile etmeye çalışanlara karşı mücadele edenleri ve Aleviliği savunanları zayıflattığını vurguladı.

    “CENAZE DE YAŞANANLARA ÜZÜLDÜM”

    Hasan Saltık’ın hem Alevi toplumuna hem de genel olarak bu ülkenin kültürüne hizmet etmiş birisi olduğunu ifade eden Kenanoğlu şunları dile getirdi:

    “Hasan Saltık’ın emekleri var herkesin üzerinde, hepimizin üzerinde. Bu anlamıyla yapmış olduğu arşiv derlemelerinden tutun da bize kattığı zenginlikler çok fazla. Birçok insanda ve toplumumuzda emeği olan birisi olduğu için dolayısıyla onun cenaze töreninin kalabalık olması ve insanların orada onu uğurlamak istemesi son derece önemliydi. Böyle olması bekleniyordu zaten. Cenaze töreninde beni iki şekilde üzen durum oldu. Birincisi bir milletvekili, bir siyasetçi olarak üzüldüm. İkincisi de bir Alevi olarak üzüldüm.”

    “CENAZEDE PROTOKOL OLUR MU?”

    Saltık’ın uğurlanması sırasında protokole de değinen Kenanoğlu üzüntüsünün nedenini şu sözlerle açıkladı:

    “Siyasetçi olarak üzülmeme neden olan şey şudur. Cenazede örgütümüz, eş başkanlarımız, arkadaşlarımız, milletvekillerimiz, ilçe de çalışan arkadaşlarımız ve Hasan Saltık’a karşı son görevini yerine getirmek isteyen tüm arkadaşlarımızla birlikte oradaydık, bekliyorduk. Orada dediler cenaze törenine geçilecek. Bu tarafa ileriye doğru yanaşalım dediler. Biz de o tarafa doğru gittik tabutun konacağı yere, önüne geldik. Orada tabutun en önünde duran insanlar vardı. Biz de onların arka tarafına geçtik. Daha sonra CHP’li Milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe yöneticileri, üyeleri falan gelmeye başladı. Onlar geldiği zaman tabutun konulduğu yerin en ön sırasında olan kişiler yerlerini gelen vekillere, belediye başkanlarına ve parti yöneticilerine verdiler. Meğer zaten onlar önceden gelip orada onlar için yer tutmuşlar. Yani vekiller ve belediye başkanları adına orada yer tutmuşlar. Bunu görünce çok hayret ettim, şaşırdım, üzüldüm. Bu nasıl bir anlayıştır? Cenaze de protokol olur mu? Bu nasıl bir siyasi yaklaşımdır? Bilemedim, tarifte edemedim. Hatta benim yanıma CHP’li ilçe belediye başkanları durdu. Onlara söyledim. Dedim ben bu cenaze töreninde yer tutma meselesini ilk defa burada öğrenmiş oldum, meğer böyle bir şeyde varmış. Hayret ettiğimi ve şaşkınlığımı da belirttim kendilerine. Onlarda sadece gülümsemekle yetindi. Başka bir şey demediler. Bu durum beni üzdü.

    “MEĞERSE BİRİLERİ SADECE FOTOĞRAF VERMEK İÇİN GELİYORMUŞ”

    Sonuçta biz bu cenaze törenlerine fotoğraf çektirmek için mi gidiyoruz? Bu arkadaşlar demek ki bunun için gidiyor. Biz sadece vefa borcumuzu ödemek ve son yolculuğunda yanında olmak için gidiyoruz. Bu topluma kattığı emeklerden dolayı orada olma ihtiyacına binaen biz oradaydık. Dualarımızı ettik, kendi inancımıza göre yapmamız gerekenleri yaptık ama birileri demek ki buraya sadece görüntü vermek, fotoğraf vermek için geliyormuş bazı cenazelere. Bunu da orada görmüş olduk. İşin bu tarafı siyasetçi kimliği ile vekil kimliğiyle üzüldüğüm kısmıydı.”

    “ALEVİ BİR ARKADAŞIMIZ BU ŞEKİLDE Mİ YOLCU EDİLMELİYDİ?”

    Alevi Hakk’a uğurlama erkanlarının Sünni ritüellere göre yapılışına yönelik son süreçte yaşanan tartışmaları hatırlatan Kenanoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Hani Twitter’da Yeni Şafak Gazetesi yazarlarından birisi şöyle yazmıştı: İslam’da böyle bir şey yok, kadın erkek birlikte cenaze namazı kılmaz, saf tutmaz diye. Bunu Canan Kaftancıoğlu üzerinden söylemişti. Hasan Saltık’ın cenaze töreninde de Canan Kaftancıoğlu geldi. Orada protokol olarak tutulmuş olan yerde oda en ön safa geçti. Aileden kadınlar da vardı. Bu cenaze cemevinden Alevi cenaze erkanına göre kaldırılsaydı zaten saf tutmak diye bir şey olmazdı. Zaten cenaze namazı diye bir şey olmazdı. Böylelikle oda bu lafı söyleyemezdi. Ama şimdi burada ortada bir cenaze namazı var. Doğal olarak İslami kuralları uyguluyorsun. O zaman bir başkası da diyor ki kardeşim siz İslami kuralları yanlış uyguluyorsunuz. İslamiyet’in de kendi içerisinde bir kuralı vardır ve bu kurallara ya uyarsınız ya uyumazsınız. Bunu böyle çocuk oyuncağı gibi kullanmayın, gevşetmeyin, farklı yönlere çekmeyin diyorlar. Bu da ayrı bir konu tartışılabilir ama biz bunu tartışmayız. Bizim meselemiz değil bu.

    Bizim tartışmamız gereken asıl mesele bir Alevi bu şekilde mi yolcu edilmelidir? Ya da Hasan Saltık topluma bu kadar emek vermiş, Alevi bir arkadaşımız bu şekilde mi yolcu edilmeliydi? Tabii ki böyle değil. Alevi yol ve usullerine göre bir canın Hakk’a uğurlanması bellidir. Alevilikte namazdır, saf tutmadır böyle şeyler yoktur. Saf tutmak zaten başlı başına bir sorun Alevilikte. Çünkü Alevilikte cemali herkes görecek şekilde durulur. Hakk’a yürüyen canı da o halkanın içine alır ve o şekilde durulur. Cem yapılır gibi ama burada bu cenaze töreninde bunlar uygulanmadı.”

    “BÖYLE OLACAĞINI BİLSEYDİK ÖNCEDEN AİLEYİ UYARABİLİRDİK”

    Cenaze erkanını yürüten Dedeye de değinen Kenanoğlu; “Tabi diğer taraftan da cenaze erkanı yürüten Dede var. Aile kendisine görev vermiş. Bize bu cenaze töreninden sonra neden müdahale etmediğimiz soruldu. Ancak biz yol yordam bilen insanlarız. Bu hiç hoş olmazdı. Ailenin kararıydı sonuçta. O cenaze erkanı sırasında müdahale edemezdik ama öncesinden bilseydik böyle olacağını tabii ki müdahale ederdik. O da bizim eksikliğimiz. Öncesinde aile uyarılabilirdi. Hasan Saltık bu topluma emek vermiş, tanınan, sevilen bir insan. Bunun böyle olması gerekirdi, buna dikkat edelim diyebilirdik. Bu bizim eksikliğimiz tabi. Ama cenaze erkanı sırasında bir müdahale en başta Hasan Saltık’ın kendisinde bir saygısızlık olurdu. Orayı kargaşaya çevirmek açısından hoş bir görüntü olmazdı. O yüzden biz öyle bir müdahalede bulunamazdık. Bu hiç hoş olmayan bir şeye yol açardı” dedi.

    “SÜNNİ ESASLARINA GÖRE BİR CENAZE TÖRENİ YAPILDI”

    Hasan Saltık’ın cenazesinde yapılan ritüellerin Alevilik inancına uygun olmadığını vurgulayan Kenanoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Hasan Saltık‘ın ağabeyi dedeyi anons etti. Görevi ona devretti gelenlere hoş geldin dedikten sonra. Dede orada ortaya karışık bir cenaze töreni yaptı. Ortaya karışıktan kastım şu: Biraz Alevilikten bahsetti daha doğrusu Alevilikten değil de Alevi inancına uygun olabilecek cümleler kurdu ama ondan sonra da işte Sünni esaslarına göre bir cenaze töreni yaptı. Biz bulunduğumuz yerde kendi bildiğimizi yaptık. Yani imama uymadık. Bizim açımızdan imamlar 12’dir ve 12. imam mehdi olup gitmiştir. O yüzden bizim açımızdan oradaki imamın yaptıklarına uyumamız söz konusu olamazdı. Biz kendi yolumuza uygun bir şekilde dualarımızı ettik. Bunu şahsım adıma söylüyorum. Dualarımızı edip orada durmamız gereken gibi durduk. Bu durum bir Alevi olarak bizi üzdü tabi.”

    “ALEVİLERİN ASİMİLE EDİLMESİNE FIRSAT VERİLMEMELİ”

    Hasan Saltık gibi topluma mal olmuş kişilerin cenaze erkanlarının kendi inançlarına göre yapılması gerektiğini söyleyen Kenanoğlu şunları kaydetti:

    “Hasan Saltık topluma çok faydası olmuş birisi. Bu tür cenazeler şunu göstermesi açısından önemlidir. Özellikle yarın öbür gün biz de göçüp gittiğimiz zaman bizim ailemizin de şunu bilmesi lazım: Hasan Saltık gibi toplumun tüm kesimlerinin yer aldığı bir cenazenin nasıl kaldırıldığı bütün toplum açısından bir örnektir. Örnek teşkil etmelidir.

    Yarın öteki gün cenazeye gelen Sünni yurttaşlar diyecekler ki, biz cemevinde cenazeye gittik, namaz kıldık, saf tuttuk. Hiç sizin dediğiniz gibi değil Alevilik inancı. Bizim Alevilerle bir farkımız yok. Siz marjinalleştiriyorsunuz durumu. Ayrımcılık yapıyorsunuz, bölücülük yapıyorsunuz. Bizi Alevi-Sünni diye ayırmaya, bölmeye çalışıyorsunuz diyebilir. Buna fırsat verildiği zaman Aleviliği asimile etmeye çalışanlara karşı da mücadele de de eksik kalıyoruz. Aleviliği savunmada da eksik kalıyoruz, savunamıyoruz. Dolayısıyla bizi zorda bırakan, Alevi mücadelesini verenleri de zorda bırakan bir uygulama oluyor. Bu anlamıyla aileler, bu tür insanların aileleri özellikle cenazeleri mutlaka kendileri ve etrafındakilerin dışında herkesle, kamuoyundaki insanlarla, kurumlarla, cemevleri ile fikir alışverişinde bulunup öyle yapmalıdır. Bu cenazeler sadece o ailenin cenazesi olarak görülmemelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dede Hüseyin Keskin: Bazı cemevlerinde yapılanlara ‘Erkan’ demeye gerek yok!

    Dede Hüseyin Keskin: Bazı cemevlerinde yapılanlara ‘Erkan’ demeye gerek yok!

    PİRHA-Dede Hüseyin Keskin, cübbe giyen kişilerin, fatiha okuyup İslami ritüeller altında Aleviliği özünden uzaklaştırdığını söyleyerek, “Alevilikte ne elbise vardır ne de taç. Alevilik geleneği doğallıktır” ifadelerini kullandı.

    Sünni ve Şia geleneğin hakim olduğu cemevlerinde yürütülen Hakk’a uğurlama erkanları konusunda tartışma sürüyor.

    Seyit Veli Sultan Ocağı evladı Hüseyin Keskin, Kartal Cemevinde Hasan Saltık için yapılan Hakk’a yürüme erkanını eleştirdi. Dede Hüseyin Keskin, cübbe giyen kişilerin, fatiha okuyup İslami ritüeller altında Aleviliği özünden uzaklaştırdığını söyledi.

    Isparta’nın Senirkent ilçesi Uluğbey köyündeki cemevinde hizmet yürüten Dede Hüseyin Keskin, “Kartal Cemevi’nde yapılanların tamamı yanlıştır. Söylenen ve yapılanlar Alevilikte yoktur” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Eğer Hasan Saltık canın varisleri ‘bizler böyle bir erkan istiyoruz’ dediler ise bilemem. Ama Alevilikte ne elbise vardır ne de taç. Alevilik geleneği doğallıktır. Yani Alevilikte göstermelik herhangi bir şey yoktur. Bizim Hakk’a yürüme erkanlarımızda aksi bir durum olmamalı. Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın da yıllarca uğraşıp hazırladığı Hakk’a yürüme erkanı var. Onu dahi yeri geldiğinde eleştiriyoruz. Bizim kendi gelenek-göreneklerimizden ziyade Aleviliğin vasfına uygun şekilde Hakk’a yürüme erkanlarının yapılması lazım. Aksi yapılanları şahsen kınıyorum.”

    “CEMEVLERİ BİR AVUÇ ASİMİLASYONCUNUN ELİNE GEÇTİ”

    “Maalesef Anadolu Aleviliğinin özü kalmadı” diyen Keskin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Neden? Çünkü bu kurulan vakıflarla birlikte cemevleri de kendi özelliklerini kaybetti. Maalesef buralardaki yönetimler bir avuç asimilasyoncunun eline geçti. Bu nedenle artık doğrunun değil de eğrinin peşinden gidilmeye başlandı. Doğru, eleştiriliyor ancak eğriye bir şey denildiği yok. O nedenle o cemevlerinde yapılanlara ‘erkan’ demeye de gerek yok. O yapılanların benim için bir özelliği yok.

    O başlarına taktıkları taç meselesine gelince… Evet Hacı Bektaş Veli ve Abdal Musa’dan beri o taç vardır. Fakat onu kesinlikle biz dedelerin kullanması mümkün değildir. Yanlış buluyorum çünkü gösterişe giren bir durum.”

    “ADRESLERE AİT DEDE OLMAZ”

    Birçok cemevinin “Aleviliğin özünü boşalttığını” ifade eden Keskin, “Alevilikte bir öz vardır. Alevilikteki dedelik evrenseldir. Adreslere ait dede olmaz. Maalesef kimi dedeler, gidip o cemevlerindeki yöneticilerin esiri oldular. Yöneticinin söylemi ile ‘Dede şunu yapar, Dede bunu yapar’ denildi. Bu durum bana göre yanlıştır. Dede, aksine bildiğini yapar. Dedeye müdahale olmaz. Dedenin, Mürşid’ten başka izin alması gereken kimsesi yoktur” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Müzik dünyasının önemli ismi Hasan Saltık, Kartal Cemevinden uğurlandı-VİDEO

    Müzik dünyasının önemli ismi Hasan Saltık, Kartal Cemevinden uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Bodrum’da geçirdiği kalp krizi sonrası Hakk’a yürüyen Kalan Müzik’in sahibi yapımcı Hasan Saltık bugün İstanbul’da Cem Vakfı’na bağlı Kartal Cemevinden uğurlandı. Saltık, Küçükyalı Mezarlığı’nda toprağa sırlandı. 

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçirdiği kalp krizi sonrası Hakk’a yürüyen Kalan Müzik’in sahibi yapımcı Hasan Saltık bugün İstanbul’da Cem Vakfı’na bağlı Kartal Cemevinden uğurlandı.

    Törene çok sayıda Alevi kurumu, sanatçı, siyasi parti temsilcisi, Cumartesi Anneleri katılırken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Piyanist Fazıl Say ve çok sayıda sanatçı çeleng gönderdi.

    Nihat Saltık dedenin dualarının ardından Hasan Saltık, toprağa sırlanması için Küçükyalı Mezarlığı’na götürüldü.

    Hakk’a uğurlama erkanına Hasan Saltık’ın ailesi, dostları, sanatçılar, milletvekilleri ve sevenleri katıldı. Kartal Cemevine Hasan Saltık için “Kalan’lar seni çok özleyecek usta” yazılı bir afiş de asıldı.

    HASAN SALTIK KİMDİR?

    1964 Dersim doğumlu Hasan Saltık, amcasının oğlu Rahmi Saltuk’un plak şirketinde dört yıl çalıştıktan sonra 1992 yılında Kalan Müzik’i kurmuştu. Saltık, unutulmaya yüz tutmuş arşivlik kayıtlarını elinde bulunduran koleksiyonerlerden ve eski müzisyen ailelerinden derlediği etnomüzikolojik çalışmalar için de önem taşıyan eserleri “Kalan Müzik” etiketi altında yayınladı. Çeşitli yörelerin ulusal ve uluslararası arşivlerde; özellikle şahısların ellerinde saklanmış ya da unutulmuş kendi dillerinde müzik örneklerini içeren albümler yayınladı. Bizzat o yörelerde yaşayan sanatçılar tarafından kendi arkaik dil ve lehçelerinde seslendirdikleri müzik eserlerinin derlenmesi için araştırmacılara destek verdi, yapılmalarına ön-ayak oldu.

    Pomak göçmenlerinden Tahtacı Türkmenlerine, Sadettin Kaynak’tan, Münir Nurettin Selçuk’a, Hacı Taşan’’dan, Hisarlı Ahmet’e, Hafız Yaşar’dan Muharrem Ertaş’a; Neşet Ertaş’tan Neyzen Tevfik’e, Malatyalı Fahri’den Âşık Veysel’e uzanan bir arşiv malzemesini yayımladı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • AVF Başkanı, bazı cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini, Fatiha okunmasını yorumladı

    AVF Başkanı, bazı cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini, Fatiha okunmasını yorumladı

    PİRHA-Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, Alevi Hakk’a uğurlama erkanlarında Fatiha okutulup cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini savundu. Aksi halde halkın tepkisi ile karşılaşıyoruz ve insanlar elini ayağını cemevinden çekiyor” diyen Akbulut, cenaze erkanı yürüten kişilerin kafalarına taktığı takkenin ise Hacı Bektaş Veli’den esinlenildiğini söyledi.

    Alevi Hakk’a uğurlama erkanlarında Alevi inancına aykırı uygulamalar üzerine yaşanan tartışma sürüyor.

    Yol önderleri, “Erkanlarda Kur’andan atıf yapılmaz, tabut üzerine Arapça yazılı örtüler serilmez, dedeler takke ve cübbe giyinemez” dese de karşı uygulamalar ve görüşler devam ediyor.

    İstanbul Kartal Cemevi Vakfı’nda yapılan erkanlarda Alevi inancına aykırı usüllerin olması üzerine yaşanan tartışma üzerine Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, PİRHA‘ya konuştu. Akbulut, söz konusu cemevi icraatlarının birçoğunu olumlu karşıladığını ifade etti.

    ‘CENAZEM DUASIZ, FATİHASIZ, KUR’ANSIZ GİTTİ’ KAYGISI!

    Remzi Akbulut, dedelerin başlarına taktığı takkenin Hacı Bektaş Veli geleneği olduğunu iddia ederek cenaze erkanlarında Fatiha okunmasını ise savundu. Akbulut, şunları söyledi:

    “Kartal Cemevi, Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı bir cemevidir. Cenaze erkanları konusunda yaklaşık 2 sene boyunca 26 toplantı yaptık. Tüm kurumlarla ortaklaşa bir cenaze erkanı çıkartarak toplumun önüne koyduk ve kabul de gördü. Fakat bizim buna Kartal’da gücümüz yetmedi. Kartal ilçesinde bir buçuk milyon Alevi var. İnsanların çoğu Erzincan, Sivas ve Dersimlidir. Kartal Cemevinde cenaze erkanı yürüten hocalar, taç gibi bir şey giyiniyorlar, o Hacı Bektaş’ın tacıdır. Yani 12 dilimden oluşan, 12 imamları sembolize eden bir taçdır. O bir fes değil yani. Hocaların üstündeki o cübbeyi ise biz atamadık, daha doğrusu attıramadık.

    Bir gün Kartal Cemevinde bir kadın gelip yakama yapıştı. ‘Benim cenazem duasız, Fatihasız, Kur’ansız gitti’ dedi. Ve hesap sormaya başladı. Biz bunları kademe kademe aşarak gidiyoruz. Aksi halde davrandığınızda halkın tepkisi ile karşılaşıyoruz ve insanlar elini ayağını çekiyor. Bir de toplumun gerçekleri var. Fatiha’yı ise Türkçeleştirdik. O sorunların üstüne yanlış giderseniz tam aksine bunları kronikleştirir ve çözemezsiniz. Bu sorunların yüzde seksenini çözdük.”

    “SİZİN KUR’AN İLE NE SIKINTINIZ VAR?” 

    AVF Başkanı Remzi Akbulut, açıklamasında 2015’ten bu yana 3 federasyon arasında birliği sağlayıp en büyük Alevi mitingini yaptığını söyledi. Akbulut, “İbrahim Kaboğlu, İzzettin Doğan ve Ali Yaman’ı bir araya getiren, Veliyettin Ulusoy’u da oraya getiren, yani birliği sağlayan bir kişiyim” dedi.

    Remzi Akbulut, “Cemevlerinde Kur’an kursu veriliyor” şeklinde yazılan haberlere ilişkin de “Sizin Kur’an’la ne sıkıntınız var?” yanıtını verdi.

    CEMEVİNDE KUR’AN KURSLARI DEVAM EDECEK!

    Pandemi nedeniyle 1,5 yıldır bütün kurumların kapalı olduğunu ifade eden Akbulut, “Cemevinde Kur’an kursu verilmesini doğru buluyor musunuz” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Benim doğru bulup bulmamamın ötesinde toplumun değer yargıları var. Ben, toplumun görüş ve düşüncelerini taşımak zorundayım. Şahsım olarak sorarsanız ben buna bir cevap veririm ama cevap verilmesini de bir yandan doğru bulmuyorum. Çünkü bu provoke ediliyor.”

    “DEVLETTEN TEK KURUŞ DESTEK ALMIYORUZ”

    Remzi Akbulut, kamuoyunda ‘devletten maddi destek alıyorlar’ şeklindeki söylentilere de cevap verdi. Akbulut, “Bu konudan ötürü çok rahatsızız” diyen Akbulut, “Kartal Cemevi adına da konuşuyorum, devletten aldığımız tek kuruş destek yoktur. Biz askerliğimizi yapıp vergimizi veriyoruz. Biz, devletin karşısında her türlü sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz ama devlet bize karşı olan görevini yerine getirmiyor. Zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin ibadethane olması ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. 2015 yılında bu konularla ilgili kazanmış olduğumuz 3 tane dava hükümetin masasında bekliyor. Cemevi ihtiyaçları devlet tarafından karşılanırsa dedeler, başkanlar, belediyelerden maaş almaktan kurtulur” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bu cemevinde takkeli, cüppeli, fatiha suresi ile Hakk’a uğurlama oluyor!

    Bu cemevinde takkeli, cüppeli, fatiha suresi ile Hakk’a uğurlama oluyor!

    PİRHA-İstanbul Kartal Cemevindeki cenaze erkanlarında İslami gelenekler kullanılıyor. Takke ve cübbe giyinen hoca, Fatiha suresini okuyor, Sünni-Şii geleneğine göre uğurlamayı yapıyor. Tabutların üzerine de yeşil renkte Arapça yazıların olduğu örtü seriliyor. Son olarak Aşık Ali Doğan’ın cenaze erkanında uygulandı. Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, uygulamaların doğru olduğunu savunup, “Allaha inanmayanlarla neyi tartışacaksın?” diyerek eleştiri yapan Alevileri, pirleri suçladı. 

    Alevi Yol önderleri, cenaze erkanlarında İslami (Sünni-Şii) geleneklerin etkili olmasını eleştirirken, bir benzer gelişme de 9 Mayıs’ta Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı İstanbul Kartal Cemevinde yaşandı. Hakk’a uğurlanan Aşık Ali Doğan’ın cenaze erkanında takke ve cüppe giyinen kişi, Alevi inancına ait gülbenkler okumadı.

    Aşık Ali Doğan’ın tabutunun üzerine ayrıca Arapça yazıların olduğu bir örtünün serilmesi ve kalabalık içerisinde kadınların yer almaması da akıllarda soru işareti yarattı.

    İSLAMİYETİN SİMGESİ YEŞİL RENK ALEVİLİKTE DE GEÇERLİ Mİ?

    İstanbul’da bir derneğe, federasyona bağlı olmayan Kartal Cemevinden kaldırılan cenazelerde tabutun üzerindeki yeşil renkli örtüde yazan “Her can ölümü tadacaktır” yazısı da Alevi öğretisiyle ters düşen bir diğer konu oldu. Yol önderleri, her ne kadar “Alevilikte ölüm yoktur, devri daim olmak vardır” dese de İstanbul Kartal Cemevi Vakfı Başkanı Selami Sarıtaş, kendi cemevlerinde düzenlenen erkanların usulen doğru olduğunu savundu. “Tabutun üzerine örtü örtmek geleneğimizde vardır” diyen Sarıtaş, şu açıklamayı yaptı:

    “Bizim tabutların üzerine örttüğümüz örtüde ‘Herkes ölümü tadacaktır’ tarzında bir yazı mevcut. Bu tamamen bizim geleneğimizin içerisinde olan bir yazı. Bazı durumlarda Arapça da olabilir. Bunun sebebi; cenazeleri zaman zaman mezarlıklar Müdürlüğü’nden alıyoruz, onlar da bu örtüler mevcut oluyor ama Türkçe yazıların olduğu örtülerimiz de yer alıyor. Tabutun üzerinde Arapça yazılan ‘Her can ölümü tadacaktır’ demenin yanlış bir tarafı yoktur. Bu nasihat anlamında bir şey.”

    ALEVİLİTE TAKKE VE CÜPPE TARTIŞMASI!

    Selami Sarıtaş, cenaze erkanını yürüten kişinin, onu toplumdan ayrıştıracak bir kıyafete sahip olması gerektiğini de söyleyerek, “Nasıl ki hakim ve savcılarda bir cübbe varsa cenaze erkanını yürütecek bir kişinin üzerinde de bir kıyafet, cübbe giyinmesi normaldir. Köylerde bu yapılmıyordu ama şehirlerde yapılıyor” dedi.

    İstanbul Kartal Cemevi Vakfı Başkanı Selami Sarıtaş, cenazeyi kaldıran kişilerin, başlarına taktıkları takkenin neden tartışma konusu olduğunu da belirterek şu açıklamayı yaptı:

    “Engin Nurşani’nin cenazesinden sonra diğer cemevi başkanları ile kendi aramızda konuştuk. Bu bizim Hüseyin-i Tacı dediğimiz, 12 dilimli Hacıbektaş geleneğinden gelen bir taçtır. Cenaze erkanı yürüten kişi, bunu takıyor. Bunu Hacıbektaş da takmıştır. Bunu gidip Sünni hocaların taktığı şeyle aynı kefeye koyup değerlendirmek doğru değil. Bu tacı, cübbeyi eleştirmek doğru değil. Bütün cemevlerinde söz konusu tacın kullanılması doğru olur.”

    CENAZE ERKANINDA FATİHA OKUNUR MU?

    Selami Sarıtaş’ın tartışma yaratan bir diğer söylemi ise cenaze erkanlarında okunan dualar oldu. “Bizler tabi ki Fatiha okutuyoruz” diyen Sarıtaş “Ama bunu Türkçe gerçekleştiriyoruz. ‘Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla’ diye” ifadelerini kullandı.

    Cenaze erkanlarında dedenin haricinde bir hocanın da yer almasından rahatsızlık duymayacağını söyleyen Sarıtaş, sözlerine şu cümlelerle devam etti:

    “Allaha inanmayan bir insanla neyi tartışacaksın? ‘Alevilik İslam’ın içinde’ ya da ‘dışında’ diyen çok küçük bir marjinal grup var. ‘Hak, Muhammed, Ali’ demeden hangi cem başlamıştır? Ama tabi ki eğer bir cemevinde varsa dede tercih edilsin. Ama dedenin olmaması halinde bu işi yine dedelerden eğitim almış kişinin de yürütmesi mümkündür.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • HDP İstanbul adayı Zeynel Özen, cemevinde ikrar lokması verecek

    HDP İstanbul adayı Zeynel Özen, cemevinde ikrar lokması verecek

    PİRHA – HDP İstanbul 3. Bölge 1. Sıra Milletvekili adayı Zeynel Özen, 20 Haziran Çarşamba günü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kartal Şubesi Cemevi’nde halkla buluşuyor. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun HDP İstanbul 3. Bölge 1. Sıra Milletvekili adayı Zeynel Özen, 20 Haziran Çarşamba günü saat 19.00’da PSAKD Kartal Şubesi Cemevi’nde halkla buluşuyor.

    Buluşmaya ‘Pay edelim, lokmamızı, sevgimizi, umudumuzu, tüm canları bekliyoruz’ çağrısı yapıldı.

  • Kartal PSAKD: Gözaltındaki Tunçdemir ve KHK direnişçileri serbest bırakılsın-VİDEO

    Kartal PSAKD: Gözaltındaki Tunçdemir ve KHK direnişçileri serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi, bir açıklama yaparak, 4 Mayıs’ta Bakırköy ve Kadıköy’den polis tarafından gözaltına alınan Songül Tunçdemir ve KHK direnişçilerinin serbest bırakılmasını istedi. 

    Kanun Hükmünde Kararname ile işten ihraç edilen kamu emekçilerinin aylardır İstanbul Bakırköy ve Kadıköy’de işlerine geri dönmek için yaptıkları eyleme müdahale eden polis 22 emekçiyi gözaltına aldı.

    4 Mayıs’ta gözaltına alınan emekçiler arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir de bulunuyor.

    PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi, bir açıklama yaparak, gözaltına alınan Songül Tunçdemir ve KHK direnişçilerine özgürlük istedi.

    “Bugün, direnişteki KHK’lı kamu emekçilerine uygulanan baskı ve gözaltıları teşhir etmek için buradayız” denilen açıklamada, “4 Haziran 2018 günü Bakırköy ve Kadıköy’de 22 KHK direnişçisi gözaltına alınmıştır. Aralarında PSAKD Kartal Şubesi Başkanımız Songül Tunçdemir’in de bulunduğu kamu emekçisi ve direniş destekçisi canlarımız haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulmaktadırlar” hatırlatmasında bulunuldu.

    “ANTİ-DEMOKRATİK UYGULAMALAR KATMERLEŞİYOR”

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Başkanımız Songül Tunçdemir şahsında tüm baskı ve zulüm politikalarını, Aleviler olarak buradan protesto ediyoruz”

    AKP İktidarı, OHAL ile yöneten zulüm iktidarıdır. Emekçiler, kadınlar, Aleviler, Kürtler, gençler üzerinde uyguladığı politikalarla tek adam diktatörlük rejimini adım adım örmektedir.

    KHK’larla, kayyumlarla, baskılar, gözaltılar, tutuklamalarla anti-demokratik uygulamalarını katmerleştiriyor. Öyle bir ülke düşünün ki; haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik temel politika değerleri olmuştur.

    İşte böylesi bir ortamda KHK zulmüne karşı kamu emekçileri 68 haftadır meydanlarda direniyorlar. “İşimizi geri alacağız!” şiarıyla direnişi kendilerine özgürlük, ekmek ve onurunu kazanmanın yolu olarak görmektedirler.

    KHK’lı kamu emekçileri, bu uğurda 68 haftadır direniyorlar. Mücadeleleri AKP iktidarını korkutmuş olacak ki tam da seçim arifesinde baskı, gözaltı ve tutuklamaları arttırmıştır. KHK’larla yönettikleri ülkeyi, KHK direnişçilerini yıldırarak sürdürmek istemektedir.

    Ancak şu bilinsin ki; kamu emekçileri, “KHK’lar gidecek biz kalacağız, AKP gidecek biz kalacağız” diyerek, meydanlarda kararlılıklarını haykırmaktadırlar.”

    “ALEVİLER VE EMEKÇİLER MÜCADELENİN İÇİNDE CANDIRLAR”

    Açıklamada, Alevilerin, “Aleviler vardır, Alevilik Haktır” şiarıyla özgürlüklerini, haklarını inatla haykırdıkları belirtilerek, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım!” inancıyla tüm mazlum topluluklarla bütünleşmektedirler. Aleviler ve Emekçiler, mücadelenin içinde bir candırlar. Birlik ve dayanışma içindedirler. Bu dayanışma bitmeyecektir. Çünkü onlar Hacı Bektaş Velilerin, Pir Sultanların, Seyit Rızaların, Zarife Anaların, Şah Kalender Çelebilerin yoluna “turap” olmuşlardır. Çünkü Aleviler, direniş kardeşliğinin sadık sürdürücüleridirler” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • İstanbul PSAKD Kartal Cemevi duvarına ırkçı yazılama

    İstanbul PSAKD Kartal Cemevi duvarına ırkçı yazılama

    PİRHA- Bursa’da Kestel Cemevi duvarlarına yapılan ırkçı yazılamanın ardından bugün de İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Cemevi duvarına Ülkü Ocakları Kartal İlçe Başkanlığı imzasıyla “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur” yazılı afiş yapıştırıldı. Duruma tepki gösteren PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir, “Elinizi ibadethanemizden çekin” dedi. 

    Bursa’da Kestel Cemevi duvarlarına yapılan ırkçı yazılamanın ardından bugün de İstanbul’da PSAKD Kartal Cemevi duvarına Ülkü Ocakları Kartal İlçe Başkanlığı imzasıyla “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur” yazılı afiş yapıştırıldı.

    Irkçı yazılamaya ilişkin yazılı bir açıklama yapan PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir, “Elinizi ibadethanemizden çekin” dedi.

    “Artık kindar, dindar ya da akli dengesi bozuk çocuklar değil; altında imzası bulunan kindar gruplar cemevlerimizi işaretliyor” diyen Tunçdemir, şunları kaydetti:

    “OHAL’i bahane ederek kendisine muhalif olan kesimlere göz açtırmayan siyasi iktidar, gece yarıları kapılarımızı kırmızı çarpı ile işaretleyenleri, cemevlerimize yazılama yapanları neden görmezden geliyor? Bu ülkede güvenlik kaideleri sadece bir kesim için mi geçerlidir? Bu ülkeyi demokratik bir ülke olmaktan bir hayli uzaklaşan siyasi iktidar, yüzyıllardır süregelen ayrımcılık politikalarına gün geçtikçe yenisini eklemekte, bu topraklarda yaşayan farklılıkları gün geçtikçe daha da kutuplaştırmak istemektedir.
    Özellikle yaşadığımız son günlerde cemevlerimizin bir çoğuna yapılan baskı ve saldırılar bizleri son derece endişelendirmektedir.
    Cemevlerimizin kapısına, duvarlarına kin ve nefret dolu ifadelerin imzayla, açıktan yazılacak kadar cüretkar davranıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Dün Bursa Kestel Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve Cemevi duvarına hakaret ve küfür içerikli yazılar yazılmasının yanında PSAKD Kartal Şubesi ve cemevimizin kapı ve duvarlarına da altında Ülkü Ocakları Kartal Şubesi’nin imzası olan ‘’TÜRKLÜK BEDENİMİZ, İSLAMİYET RUHUMUZDUR, RUHSUZ BEDEN CESET OLUR’’ yazısı yapıştırılmıştır.
    Bu yazı biz Alevilere açık bir tehdit ve gözdağıdır.”

    “SALDIRILARIN SORUMLUSU İKTİDARDIR”

    “Öncesinde yapılan saldırı ve işaretlemeleri çocukların üzerine atanlar, münferit gösterenler ya da bunları yapanların akli dengesi bozuk diye görmezden gelenler, artık imzalı şekilde kapı ve duvarlarımıza yapıştırılan yazılar için ne diyecekler bunu merak ediyoruz” denilen açıklamada, “Kapılarımıza imzalı, açıktan, korkusuzca yazılar yazanların sorumlusu daha önceki işaretlemelerin üzerini örten ve her defasında nefret söylemlerinde bulunan siyasi iktidardır” ifadesi kullanıldı.

    “CEMEVLERİ ALEVİLERİN KUTSALIDIR, İKTİDARI UYARIYORUZ”

    Cemevlerinin Alevilerin kutsalı olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:

    “Nice bedeller ödeyerek kendi imkanlarımızla yaptırdığımız cemevlerimiz biz Alevilerin kutsalıdır. Buralara yapılan saldırıları kutsalımıza yapılan saldırı olarak görüyor ve bu durumu kınıyoruz.
    72 millete aynı nazarda bakan ve dili, dini, rengi ne olursa olsun herkesin kardeşçe bir arada yaşamını savunan bir inancın sahipleri olarak bu işaretlemelerin bizleri yıldırmayacağını, korkutmayacağını ve ayrıştırma politikalarının bizler açısından bir işe yaramayacağını buradan bir kez daha söylüyor ve ülkemizde yaşayan tüm farklılıkların güvende olabileceği bir atmosfer yaratması için siyasi iktidarı uyarıyoruz.”   (HABER MERKEZİ)

  • Güzel Şahin Ana Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Güzel Şahin Ana Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA – Geçtiğimiz günlerde beyin kanaması sonucu kaldırıldığı Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde Hakk’a yürüyen Güzel Şahin, bugün İstanbul Kartal Cemevi’nde yapılan Hakk’a yürüme erkanının ardından Gülsuyu’ndaki evine götürülerek helallik alındı. Güzel Şahin Ananın naaşı toprağa sırlanmak için Gülsuyu Mezarlığı’na götürüldü.

    Haberin Videosu

    Cumartesi Annelerinden Güzel Şahin ana önceki gün geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde hayatını kaybetti. 74 yaşındaki Güzel ana uzun yıllardır Cumartesi eylemlerinin yanı sıra F Oturumlarının ve 50. haftasını geride bırakan Alevilerin sesi TV10 çalışanlarının kanalını geri almak için Galatasaray’da yaptığı eylemin de bilinen isimlerindendi.

    Hakk’a yürüme erkanını Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk yaptı.

    Cenaze saat 17:00’de Gülsuyu Mezarlığı’na götürülerek orada toprağa sırlanacak.

    Bir dakikalık saygı duruşunun ardından Güzel Şahin Ananın yoldaşı Selvi Gülmez ana kısa bir konuşma yaptı. 37 senedir birlikte mücadele ettiklerini vurgulayan Selvi Gülmez, Güzel ananın insanlar için çalıştığını ve insanca da öldüğünü söyledi. Selvi Gülmez ana, Güzel Şahin ana ile anılarının olmasından mutluluk duyduğunu belirtti.

    Hakk’a yürüme erkanına sivil toplum örgütleri temsilcileri, insan hakları savunucuları, Cumartesi Anneleri, F oturumuna gelen tutuklu aileleri, KHK ile kapatılan Tv10 temsilcileri, Gezi şehitlerinden Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, pek çok sanatçı, Alevi pirleri, dedeler, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız ile pek çok siyasi parti temsilcisi katıldı. Sık sık “Güzel Ana ölümsüzdür”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak” sloganları atıldı.

    Cemevinde yapılan Hakk’a yürüme erkanının ardından Güzel Şahin Ananın naaşı Gülsuyu’ndaki evine götürülerek helallik alındı. Buradaki erkanı da Sefa Öztürk dede yaptı. Güzel Şahin Ananın naaşı toprağa sırlanmak için Gülsuyu Mezarlığı’na götürüldü.

    (HABER MERKEZİ)