PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, cemevlerinin toplumu aydınlatan, toplumu geleceğe hazırlayan birer dergâh niteliğinde eğitim yuvaları haline dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Akar, Alevi hareketinin önümüzdeki 30 yılı planlaması gerektiğine de işaret etti.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, cemevlerinin toplumu aydınlatan eğitim kurumları haline dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Öncelikle Pir Haber Ajansına (PİRHA) teşekkür ederek konuşmasına başlayan Akar, “PİRHA bizim sesimizi dışarıya yansıtıyor. Bizim için çok değerli” dedi.
Cemevlerinin birer eğitim yuvası olması gerektiğini belirten Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel sekreteri Kasım Akar, “Cemevleri bir dergâh niteliği alması gerekir. Cemevlerimizin sadece Hakk’a yürüyen canlara hizmet eden alanlar değil, gerçekten toplumu aydınlatan, toplumu geleceğe hazırlayan bir işlev, bir görev üretmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
“CEMEVLERİNİ DERGAHLAR HALİNE GETİRMELİYİZ”
Geçmişte dergahlarda insanların yetiştiğini belirten Akar, “Dergahlarımızda yetişen pirlerimiz aslında Anadolu’yu aydınlattılar. Cemevleri özellikle kadınlara, gençlere ve çocuklara yönelik sistematik bir çalışma yürütmeli. Bunlar mutlaka yapılıyordur ama daha görünür hale gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Özellikle bizlerin eğitmediği çocuklar başkaları tarafından eğitilir” ifadelerini kullandı.
“DEPREMDE CEMEVLERİ İNSANALRIN HIZIRI OLDU”
Cemevlerinin deprem sürecinde insanların Hızırı olduğunu belirten Akar, şöyle devam etti:
“Avusturalya Alevi Birlikleri Federasyonu Adıyaman’daki yıkıma karşı depremzede canlarla dayanışma adına Rıza Şehri oluşturdu. Oradaki cemevlerimizin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştı. Burada yaşanan facia afet olarak geçiştirildi ama aslında afet olmadığı bir gerçekti. Hepimiz biliyoruz oradaki yıkım ihmaller üzerinden yaşandı.”
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, Türkiye Alevi hareketinin plan program yapması gerektiğini belirterek,”Özümüzü dara çekerek eksikliklerimizi, hatalarımızı, kazanımlarımızı bir bütün tartışmalıyız. Önümüzdeki 10 yıl 30 yıl sonra neyi hedefliyoruz? Kafa yormamız gerektiğine şahsen inananlardanım” dedi.
PİRHA- Hakk’a uğurlama erkanına dair konuşan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, Alevilerin Hakk’a yürüyen bir Alevinin uğurlanmasının deyişlerle, gülbenklerle yapması gerektiğini söyledi. Akar, “Sünni inancın ritüelleri ile Hakk’a uğurlama erkanı yapılması kabul edilebilir bir şey değil” dedi.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, Hakk’a uğurlama erkanına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.
Akar, “Hakk’a yürüme erkanları bizim Yol pirlerimiz tarafından çok derinlemesine tartışılarak, konuşularak Alevi inancına göre yapılması gerekir. Her inanç kendi ritüellerini kendi inancı noktasında yürütür” dedi.
Alevilerin Hakk’a yürüme erkanlarının deyişlerle, gülbenklerle yapılması gerektiğini vurgulayan Akar, “Aslında kendi gerçekliğimizden biraz koptuğumuzu düşünüyorum. Bir taraftan inancımız gereği bağlamanın, değişlerin manasını dile getirirken, diğer taraftan kendi inancımızın bize yüklediği yükümlülüklerden ve inancımızın gerçekliğinden kaçarak, bir yönüyle de takiyye yaparak, Sünni inancın ritüelleri sanki bize aitmiş gibi cenaze erkanı yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil” dedi.
“TOPLUMUMUZU BİLİNÇLENDİRMELİYİZ”
Hakk’a uğurlama ile ilgili olarak gerek Türkiye Alevi hareketi gerekse Avrupa Alevi hareketinin ortak hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Akar, şunları ifade etti:
“Alevi toplumuna daha sağlıklı, daha özüne uygun bilginin aktarılması için birlikte hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Avrupa’da yaşayan Aleviler olarak köklerimiz burada. Anadolu topraklarında yaşayan kadim insanlar olarak ocaklarımızın ve bu Yolun yürümesi ve Yolun asimile olmaması adına ciddi anlamda mücadele etmemiz gerekiyor.”
PİRHA- Avusturya hükümetinin Alevileri İslam toplumu gibi tanımlaması ve Aleviliği bağımsız bir inanç olarak kabul etmemesini Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımıştı. Mahkeme 13 yıl sonra Alevileri haklı buldu, “Evet Alevilik kendine özgü bir inanç” dedi. Bu kararı değerlendiren federasyonun genel sekreteri Kasım Akar, “Aleviliğin özünden koparılmasına karşı bir kazanımdır” dedi.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Avusturya devletinin Aleviliği İslam’dan bağımsız ele almamasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyarak uluslararası arenada hukuk mücadelesi başlatmıştı. 30 Ocak’ta AABF’nin başvurusunu görüşen mahkeme, Avusturya devletini haksız bularak emsal bir karar aldı. Mahkeme de “Alevilik kendine özgün bir inançtır” dedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 5 Mart’ta Aleviliğin hiçbir dine bağlı olmadan kendine özgü bağımsız bir inanç olduğunu kabul edip, Alevilerin başvurusunu haklı bulmasını Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar,PİRHA’ya değerlendirdi.
“BU KAZANIM, 13 YIL SÜREN BİR MÜCADELENİN ÜRÜNÜDÜR”
Kasım Akar, Avusturya devletinin Alevileri “İslam Alevi İnanç Toplumu” olarak tanımlamasını kabul etmediklerini, Avusturya hükümetinin bu dayatmasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdıklarını belirtti.
13 yıl süren bir mücadele sonucunda bu kararın ortaya çıktığını ifade eden Akar, Avusturya Alevi Birlikler Federasyonu’nun Aleviliğin kendine özgü bir inanç olarak tanınması noktasında ısrarcı davrandığını kaydetti.
“ALEVİLİĞİN ÖZÜNDEN KOPARILMASINA KARŞI BİR KAZANIMDIR”
Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğunu vurgulayan Akar, “Aleviliğin asimile edilmesine, özünden kopartılmasına karşı 5 Mart itibariyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bizim lehimize bir karar verdi” dedi.
Mahkemenin, Alevilerin mücadelesini haklı gördüğünü vurgulayan Akar, “Mahkeme, bizim kendimizi nasıl ifade ediyorsak böyle kabul edilmesi gerektiğinin kararını verdi. Bu aslında sadece Avusturya’da yaşayan Aleviler açısından değil, genel olarak hem Avrupa hem Türkiye’deki Alevi hareketi açısından bir emsal teşkil ettiği görülmelidir. Aleviliğin kendine özgün bir ritüelleri ya da sürekleri olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz. Ama özellikle son dönemlerde bu hem Avrupa açısından hem Türkiye açısından çok ciddi bir sorun olarak önümüzde durmaktadır” diye ifade etti.
Akar, Avusturya’daki dayatmalara boyun eğmeyerek, bazen mahkemelerde, bazen sokaklarda yaptıkları basın açıklamalarıyla toplumsal bir hareketlilik başlatılarak haksız bir uygulamayı reddettiklerini, mücadele hatlarını ördüklerini vurguladı.
“BÜTÜN RİTÜELLERİMİZİ YAPARKEN ALEVİLİĞE ÖZGÜ OLMASI İÇİN ÇABA SARFEDECEĞİZ”
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, şunları kaydetti:
“Biz bundan sonraki süreçte de Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğunu, bir Yol olduğunu Hakk’a yürüme erkanlarından musahiplik erkanlarına kadar uygulayacağız. Aleviliğin kendine özgü olması gerektiği üzerine çalışmalar yürüteceğiz.”
PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi ve Neustadt AKM Cemevi, ‘Yol Kardeşliği’ projesi ile bir araya geldi. Yapılan konuşmalarda, “Yol kardeşliği Alevi inancının sosyal yardımlaşma ve örgütlenmesine vurgu yapan, Aleviliğin gelenekselleşmiş kurumsal yapılarını ülke içinde ve dışında yaşama yansıtan bir eylemdir. Yeniden bir olmak, birlikte olmak ve birlikte yürümek için yol kardeşliği geliyor” denildi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) İstanbul Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi ile Avusturya’da bulunan Alevitien Österreich Glaubensgemeinde Wr. Neustadt Cemevi, ‘Yol Kardeşliği’ projesi kapsamında bir araya geldi. Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde gerçekleştirilen etkinlik ile iki kurum, birlikte hareket etmek, birbirlerine sahip çıkmak, koruyup kollamak ve yolun öğretilerini gelecek nesillere aktarmak üzerine dayanışma içerisinde olacaklarını kamuoyuna duyurdu.
‘Yol kardeşliği’ projesi ile Alevi kurumları, diyaloğu, dayanışmayı, paylaşmayı diri tutarak; yolu sürdürmeye kararlı olduklarını ifade ediyor.
Etkinlik çerçevesinde Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Örgütlenme Sekreteri ve AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Alevitien Österreich Glaubensgemeinde Wr. Neustadt Cemevi Başkanı Kasım Akar, AABK Örgütlenme Sorumlusu Mehmet Ali Çankaya, Wr. Neustadt Cemevi Post Dedesi Mehmet Gazi ve Pir Sultan Abdal Cemevi Post Dedesi Mehmet Karabulut konuşmacı olarak yer aldı.
“ADALET, SEVGİ, HOŞGÖRÜ İNANCIMIZIN TEMEL KAVRAMIDIR”
Sunuculuğunu Dilek Odabaş Bakır’ın yaptığı etkinlikte, projeye dair iki kurum tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
“Yol kardeşliği Alevi inancının sosyal yardımlaşma ve örgütlenmesine vurgu yapan, Aleviliğin gelenekselleşmiş kurumsal yapılarını ülke içinde ve dışında yaşama yansıtan bir eylemdir. Yeniden bir olmak, birlikte olmak ve birlikte yürümek için yol kardeşliği geliyor. Küresel anlamda giderek uzaklaşıldığı görülen adalet, sevgi, hoşgörü, inancımızın birer temel kavramıdır. Bu konuya sosyal ve psikolojik boyutlarıyla yaklaşan, farklı disiplinlere göre genel tanımlamalar yapan dünya toplumları bu üç temel kavramı beceri ve yeterlilikle değil; insani öz değerlerle anlamış durumdadır. Yol kardeşliği Alevilerin hakkaniyeti ve vicdan duygusunu gerektiğinde nasıl harekete geçireceklerini, adalet kavramının sosyal düzen ve hayatta denge ile ilgili olduğunu bizlere hatırlatacaktır.”
Alevilerin, metropollere göçü ile karşılaştığı duruma değinen Zeynal Odabaş, “Anadolu’dan büyükşehirlere ve yurt dışına göç ile inancımızdaki değerler unutulmaya, yok olmaya başladı. Musahiplik, inancımızda çok önemli bir yer tutar. Avrupa ile Türkiye’nin ‘Yol Kardeşliği’ projesi, darda, zorda kaldığımızda elimizden tutabilecek; bizi denetleyecek bir projedir. Bununla birlikte Avrupa ve Türkiye arasında köprü görevi göreceğiz. Cemevlerimiz, gençler, kadınlar bir araya gelecek.
Yüzyıllar boyunca inancımızca yönelik devam eden katliamlar, asimilasyon politikalarına rağmen bugün bir kez daha ifade ediyoruz ki; asla haklı davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Asla biat etmeyeceğiz. Asimilasyon politikalarına geçit vermeyeceğiz. Ülkemizdeki bütün ötekilerle kardeşçe ve bir arada yaşayarak, demokrasi mücadelesini büyüteceğiz” dedi.
Neustadt Cemevi Başkanı Kasım Akar ise Gazi Mahallesi’nde olmaktan dolayı duydukları memnuniyeti dile getirirken; “Bu proje ile birbirimize ikrar vermemizde özellikle Sultangazi’yi seçmemizin tek bir amacı vardı. Burası Gazi Mahallesi. Direnenlerin ve direnişiyle tarih yaratan bir alanın içerisindeyiz. Biz bu tarihin bir parçası olmak istiyoruz. Yol kardeşliği; dayanışmanın, birlikte olmanın , sahiplenmenin bir adıdır. Anadolu topraklarında yüzyıllardır süre gelen olmaz ise olmazımızdır. Aslında Aleviliğin temel unsurlarıdır.
Yola ikrar vermek musahiplikten geçer. Yolun talipleri olarak önce musahibimizi bilelim dedik. Dünyanın neresinde kim acı çekiyorsa, eziliyorsa onun yanında olmak, onlarla beraber yol yürüyebilmektir asıl olan. Bu temelde Gazi’de olmak bizim için onur. Bu tarihe herkesin sahip çıkması aynı zamanda yola sahip çıkması gerekiyor. Bütün saldırılara karşı güçlerimizi ortaklaştırabilmek, birlikte hareket edebilmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
AABK Örgütlenme Sorumlusu Mehmet Ali Çankaya da, “Asimilasyona karşı yol kardeşliğine ihtiyaç vardır. Bu pratikler devam ettiği taktirde ‘Dünya Aleviler Birliği’ kaçınılmaz olacaktır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından semahlar dönüldü. Sanatçılar Metin Karataş, Gülcihan Koç ve Nurettin Güleç türküler seslendirdi. Etkinlik, lokmaların paylaşılmasıyla sona erdi.