Etiket: katil onur gencer

  • Deniz Poyraz için katledildiği yerde kitlesel anma-VİDEO

    Deniz Poyraz için katledildiği yerde kitlesel anma-VİDEO

    PİRHA- Deniz Poyraz’ın katledildiği HDP İzmir il binasında gerçekleştirilen anmada konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Deniz’e söz verdik bu mücadele büyüyecek” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, 17 Haziran 2021 tarihinde il binasına yönelik silahlı saldırıda Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ı ölümünün 2’nci yılında gün boyu yapılan etkinliklerle andı. Sabah saatlerinde yapılan mezarlık anmasının ardından program HDP İzmir il binasında yapılan sinevizyon gösterimi ve serbest kürsü ile devam etti.

    Anma programına Deniz Poyraz’ın ailesi, İzmir Barış Anneleri İnisiyatifi, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, EMEP, TÖP, Halkevleri, SYKP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar, İbrahim Akın, İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    İl binasında Deniz Poyraz katliamına dair hazırlanan sinevizyon gösterimi izlendi. Ardından kurulan serbest kürsü ile konuşmalar yapıldı.

    PARTİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

    Programın ardından HDP İzmir İl Örgütü, parti binası önünde basın açıklaması yaptı. “Katillerden hesap soracağız. Faşizm yenilecek, biz kazanacağız” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Deniz’in hesabı sorulacak”, “Katiller hesap verecek”, “Jin, jiyan, azadi” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Açıklamada “Zaman Denizler olmak zamanı”, “Deniz Poyraz isyanımızdır” ve “Deniz Poyraz için adalet” dövizleri ve Deniz Poyraz’ın fotoğrafları taşındı.

    “DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    Açıklamada konuşan HDP İzmir İl Eş Başkanı Berna Çelik, “Katledilen her kadın arkadaşımızın gözlerinden katledenlerin gözüne bakarak onların karşısınnda diz çökmeyeceğiz. Acımız büyük ama öfkemiz büyüyerek mücadelenin mihenk taşını oluşturuyor. Biz kadın özgürlük mücadelesine söz verdik ‘Jin jiyan azadî’ dedik. Bu irade ve inançla mücadeleyi devam ettireceğiz Biz katillerin gözüne başı dik bir şekilde bakıyoruz ama onlar bizim gözlerimize bakamıyor” diye konuştu.

    KATİLİN SÖZLERİ HATIRLATILDI 

    Ardından konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar ise eylemde oluşan kalabalığın Onur Gencer başta olmaz üzere onu azmettirenlere ders olacağını söyledi. Devletin Mardin’den ayrılan Poyraz ailesine, ‘Mardin’de de, İzmir’de de olsanız Kürtlerin kültüründen bahsederseniz karşınızda olacağız’ mesajı verdiğini kaydeden Uçar, “Yaşadığımız tablo bunun göstergesi. Bu cinayetin tek sorumlusu Onur Gencer değil. Onur Gencer mahkemede ‘benim bu cinayetin neden işlediğimi merak eden Kobanê davasına baksın’ dedi. Kobanê davası AKP-MHP’nin güç kaybettiği için uydurduğu siyasi bir davadır. Deniz Poyraz cinayeti davası da tıpkı onun gibi hukuki olarak işlemiyor” ifadelerini kullandı.

    “SÖZ VERDİK MÜCADELE BÜYÜYECEK”

    Cinayet sonrasında yaşanan tablonun iki mesaj içerdiğini sözlerine ekleyen Uçar, “Kolluk azmettiricilere ‘görevimizi tamamladık, bizlere de ‘demokratik siyasete devam ederseniz sonunuz böyle olur’ mesajı verdi. Fakat katliam sonrasında bu binaya yüzlerce insan geldi. Bu bina demokrasinin, barışın, eşitliğin teminatı olan bir binadır. Bu ülke 40 yıldır ölüm siyaseti yürütüyor. Onur Gencer’in abilerine sözümüz olsun: İzmir’in sokaklarında yapılan hak arayışı eyleminde Deniz’i, gülüşünü ve sesini göreceksiniz. Deniz’e söz verdik bu mücadele büyüyecek” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Deniz Poyraz davasında gerekçeli karar: Yeni suçlar işleme potansiyeli var

    Deniz Poyraz davasında gerekçeli karar: Yeni suçlar işleme potansiyeli var

    Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında verilen cezanın gerekçeli kararında, Gencer’in pişmanlığa dayalı söz ve tutumunun olmadığı vurgulanırken, yeni suçlar işleme potansiyeli olduğuna dikkat çekildi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına yönelik silahlı saldırı düzenleyen ve Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davanın gerekçeli kararı açıklandı.

    27 Aralık 2022’de İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada Gencer’e “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “Konut dokunulmazlığını ihlal”, “Mala zarar verme” ve “Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet” suçlarından da toplamda 9 yıl hapis cezası verilmişti.

    Gencer’in pişmanlığa yönelen somut söz ve davranışının bulunmadığı belirtilen gerekçeli kararda, Gencer’in suç işleme eğilimi ve kişiliğine nazaran ilerde yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaatin oluşmadığı aktarıldı. Gencer’in saldırı öncesi yaptığı hazırlık ve aldığı karar dahilinde önceden tanımadığı Deniz Poyraz’ı tasarlayarak öldürdüğü kaydedilen kararda, Gencer’i diğer suçları işlemeye yönelen kararlı kişiliğinin olduğu vurgusu yapıldı.

    Gencer’in HDP’nin kullanımında olan daireye tasarladığı öldürme fiilini gerçekleştirmek amacıyla silahla girdiği, girilen yerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiye ait olduğuna dikkat çekilen kararda, suçta kullandığı tabanca ve fiziki müdahaleyle zarar verdiği eşyaların niteliği bir kısmını binadan aşağıya atarak bina dışında bulunan başka şahısların zarar görme tehlikesine neden olduğu belirtildi.

    İNDİRİM YAPILMADI

    Yargılama sürecinde Gencer’de olumsuz tutum ve davranışlar gözlemlendiği belirtilen kararda, dayalı suçların işleniş biçimi, suç işlemeye yönelen amaç ve kastının yoğunluk olarak fazlalığı ve kişiliği dikkate alındığında sübuta eren müsnet suçlar yönünden sanığın, tasarlayarak öldürme suçu açısından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ve diğer suçları açısından üst hadden cezalandırıldığı aktarıldı.

    İndirim maddelerinin de uygulanmadığı kararda yer alırken, mahkeme heyeti, Gencer hakkında “tasarlayarak öldürme”, “mala zarar verme” ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçları yönünden belirlenen sonuç cezalarının miktarı, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu açısından ise pişmanlığa yönelmeyen tutum ve davranışlarından kaynaklı suç işleme eğilimi ve kişiliğine nazaran ilerde yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaatin oluşmadığı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Deniz Poyraz davasında sadece katil değil, devlet de suçüstü yakalandı’-VİDEO

    ‘Deniz Poyraz davasında sadece katil değil, devlet de suçüstü yakalandı’-VİDEO

    PİRHA- Deniz Poyraz’ın katleden Onur Gencer’e verilen cezayı değerlendiren dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, verilen cezanın yetersiz olduğunu, olayın siyasi sorumlularının da ceza alması için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına silahlı saldırı düzenleyen ve Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davada kararın açıklanmasının ardından İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, sık sık “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Katiller halka hesap verecek” ve “Deniz’e sözümüz devrim olacak” sloganları atıldı. Açıklamaya Deniz Poyraz’ın ailesinin yanı sıra HDP milletvekilleri Pero Dündar, Serpil Kemalbay, Murat Çepni, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, siyasi parti, insan hakları, kadın örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamada konuşan dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, duruşma salona girerek, davanın esasına ilişkin sözlerini söyleyemediklerini belirtti. Soruşturma ve yargılama sürecinde katili azmettiren ve yardım edenlerin ortaya çıkarılmaması için çaba harcandığını aktaran Ağaç, “Bu dosyada bir yargılama yapılmadı. Yapılan sadece hüküm kurmak adına bir faaliyetten ibaret. Eğer bu siyasi partiye bir saldırı varsa burada toplumsal bir kaos yaratılmak, birlikte yaşama arzusuna bir saldırılmak istenmiştir. Anayasal düzenin ortadan kaldırılması hedeflendi. Fakat kurulan hükümde taleplerimizin göz ardı edildiğini görüyoruz. HDP’nin örgütlenme, siyaset yapma hakkına saldırı yapıldı. Bu da Türk Ceza Kanununun 110 ve 114 maddelerine göre yargılama yapılmalıyken bu da yapılmadı” dedi.

    İÇİŞLERİ BAKANININ YARGILANMASI TALEBİ

    Yargılamada ayrıca siyasi faillerin de görmezden gelindiğini ifade eden Ağaç, “Türkiye’de 2015 yılından beri HDP’yi ve HDP’lileri hedef haline getiren siyasal dil kullanılmakta. Bu nedenle saldırılar yaşanmaktadır. İçişleri bakanının görevi güvenliği sağlamakken her ağzını açtığında saldırıları meşru görmekte ve yeni saldırılara zemin yaratmaktadır. Bu nedenle İçişleri bakanı hakkında da ek iddianame düzenlenmesi talebinde bulunduk. Fakat bu da karşılık bulmadı. Verilen karar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olabilir ancak eksik bir karardır. Gerçek adalet sağlanması için gerçek yargılama faaliyeti yürütülüp devlet içine çöreklenmiş bütün kişilerin sanık sandalyesine oturması lazım. Bunu yapana kadar hukuk mücadelesini sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “VİCDAN ORTAKLIĞI”

    Ardından konuşan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, katil Onur Gencer’e kahraman muamelesi yapıldığını söyledi.

    Tanrıkulu, yargının insan hakları ihlallerinin faili konumunda olduğunu sözlerine ekleyerek, “Burada olmayanlara da şunu söylemek istiyorum; Eğer bir siyasal zeminde buluşulacaksa bunun yolu vicdan ortaklığı yaratmaktır. Zalimlik karşısında asgari bir vicdan ortaklığı yaratamıyorsak alacak çok yolumuz var. Dava boyunca sanığın geçmişine dair hiç bir araştırma yapılmadı. Bir sosyal medya paylaşımında yedi ceddiniz araştırılıyor. Ancak bu katile kahraman muamelesi yapıldı. Şemdinli dosyasında dönemin emniyet istihbarat başkanı ‘hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz’ demişti. Bu olayın faili bu siyasal iktidar, onun kolluk güçleri ve onların gösterdi çerçevede yargılama yapan yargı mensuplarıdır. Yargı insan hakları ihlallerinin faili konumuna düşmüştür. Ama bu dosya kapanmayacak. Sizlere söz;  bunun siyasal ortaklarını ve vekil olarak bana ‘telefonla içeri giremezsin’ diyen heyet hafızamızda yerlerini aldı. Bu süreçte yer alanlar mutlaka yargı önüne çıkacaklar” ifadesini kullandı.

    “SADECE KATİL DEĞİL DEVLETTE SUÇÜSTÜ YAKALANDI”

    HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren ise sadece katilin değil devletin suç üstü yakalandığına vurgu yaparak, şunları kaydetti:

    “Bugün sözde bir duruşma yapıldı. Duruşmada Kürdü katleden, katile ‘abicim’ diyenler, soruşturmanın başından itibaren arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasını istemeyen savcı, avukatların tüm taleplerini reddeden mahkeme heyeti vardı. Duruşmada öldürülen Kürdün avukatları, dostları yoktu. Duruşmada tek bir taraf vardı. Bu yargı pratiğini sadece bu duruşmadan bilmiyoruz. İktidarın bu yaklaşımını JİTEM dosyalarından, Tahir Elçi, Ape Musa’nın katledilmesinden biliriz. Ama burada sadece katil suçüstü yakalanmadı. Suçüstü yakalanan devlet içindeki yapılanmaydı. Suçüstü yakalanan derin devletin ortaya çıkarılması için mücadele ortaya koyduk. Bu nedenle içeri girmeniz istenmedi. Mücadelemizin adliye dışında da sürecek.”

    “NEDEN KATİLİ SAVUNUYORSUNUZ?”

    Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz ise, HDP İzmir il binası önünde kurulan nöbet çadırının hesabının verilmesini isteyerek, “O çadır oradan kalkacak. Çünkü kızım bir bedel verdi. Kaç senedir ben ayağımı atamıyorum. Kızımın kanı oraya döküldü. Bu devlet mahsus o çadırı oraya koydu. Benim kızım orada şehit oldu. Katili duruşmaya sokuyorlar. Neden katili savunuyorsunuz? Siz söylüyorsunuz, o intikam alıyor. Poligonda eğitim aldı, kim o an güç verdi? Devlet güç verdi. Gitti kızımı katletti, çıkınca polis sarılıyor ‘ismin nedir’ diye. Adalet böyle midir?” diye sordu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Katil Onur Gencer yargıdan daha güçlü; sırtını dayadığı duvarın yıkılması gerekiyor’-VİDEO

    ‘Katil Onur Gencer yargıdan daha güçlü; sırtını dayadığı duvarın yıkılması gerekiyor’-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir il binasına 17 Haziran 2021’de düzenlediği silahlı saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer hakkında açılan davadan sonra yapılan açıklamada, davanın karartılmaya çalışıldığı belirtildi. açıklamada, “Bu katil sırtını hangi duvara dayadıysa ön tuğlanın çekilip duvarın yıkılması gerekiyor” denildi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına 17 Haziran 2021’de düzenlediği silahlı saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer’in yargılandığı davanın 3’ncü duruşması sonrası İzmir Bayraklı Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.

    Açıklamaya Deniz Poyraz’ın ailesi HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ile HDP milletvekilleri, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, Van, Diyarbakır, Siirt, Bingöl, Urfa baro başkanları yanı sıra demokratik kitle örgütleri, sendika, siyasi parti temsilcileri, kadın, hukuk ve insan hakları örgütleri temsilcileri ve çeşitli illerden çok sayıda yurttaş katıldı.

    “KARARTILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Açıklamada konuşan İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, mahkeme heyetinin yetki belgesini kabul etmemesine tepki gösterdi. Soruşturmanın başından beri karartılmaya çalışıldığını belirten Yücel, mahkemenin de bunu sürdürdüğünü söyledi. Yücel, “Mahkemeden taleplerimiz oldu. Ama reddedildi. Hakimlerin reddi yoluna gittik” dedi.

    Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, barolar olarak ilk günden itibaren davayı takip ettiklerini kaydederek, “Bu cinayetin normal bir cinayet değil siyasi bir suikast olduğunu biliyoruz. Bir kaosa neden olabilecek bir saldırı olduğunu biliyoruz. Davayı takip etmek istediğimizi zapta geçmesini istedik. Bu da reddedildi, bu heyetin duruşmayı tarafsız yönetemeyeceğini ve ağırlığını kaldıramayacağını düşünüyoruz. Katilin arkasındaki güçler ortaya çıkmadığı sürece ülkede kimsenin can güvenliği olduğundan söz edemeyiz. Gerçekleri ortaya çıkarmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “DUVARIN YIKILMASI GEREKİYOR”

    Urfa Barosu Başkanı Mehmet Velat İzol, ülkedeki bütün siyasi parti ve hukuk kurumlarının bu davayı takip etmesi gerektiğini söyleyerek, “Bu dosyanın üstü kapatılırsa başka siyasi partilere yönelik saldırılar ve siyasi cinayetler işlenecektir. Bu katil sırtını hangi duvara dayadıysa ön tuğlanın çekilip duvarın yıkılması gerekiyor” diye belirtti.

    “BU HEYET DOSYAYI YÜRÜTEMEZ”

    Siirt Baro Başkanı Kenan Bilge, bu davanın tüm yurttaşların fikir hürriyetine, demokratik düzene yapılan bir suikastlar davası olduğunu söyledi.

    Van Barosu Başkan Yardımcısı Hamza Çiftçi ise kısıtlama kararı veren bir heyetin dosyayı yürütemeyeceğini ifade ederek, “Bu dosya aydınlığa kavuşan kadar takip edeceğiz” dedi.

    “ARKADAKİ GÜÇLER ORTAYA ÇIKARILSIN”

    Bingöl Barosu Başkan Yardımcısı Nuran Aydın, kanunsuz olmasına rağmen mahkemenin ara karardan dönmediğini hatırlatarak, şöyle konuştu: Böylece davayı tarafsız yürütemeyeceğini göstermiş oldu. Katilin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

    “KATİL YARGIDAN GÜÇLÜ!”

    İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, 1990’lardan beri bu davalara katıldıklarını hatırlatarak, “Ama bir katilin kendisini bu kadar güçlü hissettiği bir dava görmedim. Katil devlet dili sertleştiği için bu hakkı kendinde görüyor. 30 yıllık bir hukukçu olarak bu hâkimin özgür olmadığı bir durum var. Katilin kendini yargıdan daha güçlü gördüğü bir yargılama gördük” diye konuştu.

    “AKP, DERİN DEVLETİN KENDİSİ”

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, darbe döneminde bile yargının bu kadar pervasız olduğunu görmediğini kaydederek, “Hukukla, yasayla, adaletle ve vicdanla bağdaşmayan tamamen keyfi kararlar alınıyor. Bir yargıç nasıl yetki belgesini kabul etmez. Bugüne kadar hiç bir mahkeme salonunda olmamış. Bir katilin yargı tarafından korunduğu başka bir dönemde yok. Kendisi burada olsa hepimizi öldürecek. Twitter atarsanız 5 gün gözaltında kalırsınız, bu katil 24 saat gözaltında kaldı. AKP bu sistemin sorumlusudur. Derin devletin kendisi oldular” dedi.

    “KARARTILMAK İSTENİLİYOR”

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede de, aynı güçlerin katili korumaya devam ettiğini ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Savcı gerçeğin ortaya çıkarılması için değil karartılması için elinden geleni yaptı. Katliam davasında her 3 duruşmada üzerindeki baskı nedeniyle mahkeme ve hakimlerin adil bir yargılanma tesis etmek gerçekliği ortaya koymak gibi bir niyeti olmadığını gördük. Heyetin reddini talep ettik.”

    PİRHA/İZMİR

  • Ahmet Şık: Katil silahımda 10 mermi var dedi, HDP binasından 33 kurşun çıktı

    Ahmet Şık: Katil silahımda 10 mermi var dedi, HDP binasından 33 kurşun çıktı

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, “Katil ilk ifadesinde ‘Bu silaha 10 mermi koyarak bugünkü olayı gerçekleştirdim’ demişti. Sadece Deniz Poyraz’ın bedeninde en az 6 mermi var. HDP binasının içinde ise 33 kurşun izi. Eğer ifadesi doğruysa diğer kurşun izleri kimlerin silahından çıktı? diye sordu. Şık, “Bir provokasyon değil, örgütlü faşist bir saldırıdır bu siyasi cinayet. Evet, katil bir ‘kurt’ ama yalnız değil” dedi. 

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık Twitter hesabından HDP İzmir il binasına yönelik silahlı saldırı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Katil Onur Gencer silahına 10 kurşun koyarak saldırıyı gerçekleştirdiğini emniyet ifadesinde söylemişti. Ahmet Şık ise katledilen Deniz Poyraz’ın bedeninde en az 6 kurşun tespit edildiğini ayrıca parti binası içinde 33 kurşun izine rastlandığını kaydetti. Ahmet Şık, “Eğer ifadesi doğruysa diğer kurşun izleri kimlerin silahından çıktı?” diye sordu.

    Sadece protesto haklarını kullandıkları için öğrencileri 4 gün gözaltında tutanların planlı, projeli bir siyasi cinayetin faalini 24 saat içinde göz önünden çektiklerine dikkat çeken Ahmet Şık, katliam ve katliamı gerçekleştiren saldırganla ilgili birçok yanıtsız soruyu sıraladı.

    Ahmet Şık’ın değerlendirmeleri şöyle:

    “Öğrencileri, protesto haklarını kullandıkları için dahi 4 gün gözaltında tutanlar planlı, projeli bir siyasi cinayetin failini 24 saat dolmadan göz önünden çektiler.

    Kimlerle/hangi siyasi yapılarla ilişkili? Suriye’de neler yaptı? Silahı kimden nasıl aldı? Silahı ruhsatlıysa ne gerekçeyle nasıl bu kadar kolaylıkla verildi? Telefon trafiğinden kimlerle bağlantılı olduğu belirlenip soruşturma neden genişletilmedi? ve daha birçok yanıtsız soru…

    Katil ilk ifadesinde ‘Bu silaha 10 mermi koyarak bugünkü olayı gerçekleştirdim’ demişti. Sadece Deniz Poyraz’ın bedeninde en az 6 mermi var. HDP binasının içinde ise 33 kurşun izi. Eğer ifadesi doğruysa diğer kurşun izleri kimlerin silahından çıktı?

    Bir provokasyon değil, örgütlü faşist bir saldırıdır bu siyasi cinayet. Planlı, projeli, her adımı kurgulanmış, gizlisi saklısı olmadan gerçekleştirilmiştir. Katilin bir meczup, bir ‘yalnız kurt’ olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Evet, katil bir ‘kurt’ ama yalnız değil.

    G.Amerika-Türkiye arasındaki kokain ticaretini kim organize ediyorsa, yargıyı rüşvet çarkının merkezi haline kim getirdiyse, 10 milyon Euro haraç kimler adına istendiyse bu siyasi cinayetin faili de onlardır. Kurulan mafya düzeni devam etsin diyedir.”

    Devlet Bahçeli’nin, ‘Fail biz değiliz bizi fail göstermeye çalışıyorlar’ anlamına gelen açıklamaları ile Süleyman Soylu’nun saldırıya dair susup AKP dönemiyle ilgili kıyaslar yaptığı gece yarısı paylaşımları iktidar içi blokta ve devlet içinde bir çatışmanın göstergesidir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Faşist saldırganı taşıyan taksi şoförü: Sıklıkla HDP önüne götürüyorduk

    Faşist saldırganı taşıyan taksi şoförü: Sıklıkla HDP önüne götürüyorduk

    HDP’ye saldırarak Deniz Poyraz’ı katleden faşist Onur Gencer’i parti önünde bırakan taksi şoförü emniyette ifade verdi. Şoför, ifadedesinde katili farklı tarihlerde Gaziemir’de bulunan taksi durağından alarak Manisa, Balçova Termal Otel ve HDP İl Örgütü önüne sıkla götürdüklerini anlattı.

    Mezopotamya Ajansı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne silahlı saldırıda bulunarak Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’e dair yeni bilgilere ulaştı. Katliam sırasında 8 katlı bina içinde bulunan görgü tanıkları ile katil zanlısını getiren taksi şoförünün emniyetteki ifadelerine ulaşıldı.
    Taksi şoförü verdiği ifadede, saldırganın sık sık Gaziemir’de bulunan taksi duraklarına geldiğini anlattı. Taksi şoförü, farklı tarihlerde durakta aldığı katil Gencer’i Balçova Termal Otele, Manisa ve HDP il binası ile daha birçok yere götürüldüklerini kaydetti.


    (HABER MERKEZİ) 

  • CHP heyetinden HDP İzmir il örgütüne ziyaret: Acınızı paylaşıyoruz-VİDEO

    CHP heyetinden HDP İzmir il örgütüne ziyaret: Acınızı paylaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA- CHP’den bir heyet, saldırıya uğrayan ve üyeleri Deniz Poyraz’ın katledildiği HDP İzmir İl Örgütü’ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Eski CHP milletvekili Zeynep Altınok, birlikte mücadeleye vurgu yaparken, heyeti karşılayan Eş Genel Başkan Pervin Buldan, saldırının sadece HDP’ye yönelik olmadığını vurguladı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına yapılan saldırı ve burada katledilen partili Deniz Poyraz için dayanışma ziyaretleri sürüyor. Aralarında CHP İzmir milletvekilli Tuncay Özkan, Kamil Okyay Sındır, CHP eski milletvekili Zeynep Altınok ile CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’den oluşan bir heyet, HDP İl Örgütü’ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Poyraz’ın katledildiği yerde incelemelerde bulunan CHP heyeti, daha sonra kendilerini karşılayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile bir araya gelerek konuya ilişkin bilgi alışverişinden bulundu. Heyetler daha sonra kısa birer açıklama yaparak, dayanışmanın önemine dikkati çekti.
     CHP İL BAŞKANI YÜCEL: OLAY GÖZ GÖRE GÖRE OLDU
    Ziyarette ilk olarak söz alan CHP İl Başkanı Deniz Yücel, HDP’ye yapılan saldırının demokrasi adına, Türkiye’nin siyasi hayatı adına üzücü bir olay olduğunu söyledi. Yücel, “Bu olayın bu noktaya getiren birtakım olaylar zinciri, birtakım açıklamalar zinciri vardı. Toplumu geren, kutuplaştıran, toplumda belli noktalarda fay hatları yaratan belli açıklamalar vardı.  Göz göre göre, göstere göstere gelen bir olay oldu. Biz CHP olarak acınızı paylaşıyoruz. Tüm vekillerimizle il yönetim kurulumuzla birlikte duygularımızı paylaşmak için buradayız. Bu olayların tekrarlanmaması için hem devletin tüm kurumlarının hem de tüm siyasilerin ortak bir iradeyi eylemlerine ve söylemlerine yansıtmaları gerekiyor” dedi.
    BULDAN: SALDIRI SADECE HDP’YE DEĞİL
    Daha sonra konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da, heyete teşekkür ederek, ziyaretin kendilerine güç ve moral verdiğini ifade etti. Buldan, saldırının sadece HDP’ye yapılmadığını, saldırının Türkiye’nin geleceğine yapıldığına vurgu yaparak, şunları söyledi: “Dolayısıyla bu saldırı karşısında tam da aslında bugün birlikte olmanın, birlikte dayanışmanın ve bunu göstermenin tam zamanıdır. Geçmiş zamanlarda, geçmiş dönemlerde de bu tür olaylarla da karşı karşıya kaldık. Çok yakın bir zamanda genel merkezimize saldırı oldu. Yine il binalarımıza saldırılar gerçekleştirildi. Ancak bu saldırılar karşısında ortak bir tutum sergilenmediği için ve iktidar gerekli soruşturmayı yapmadığı için bu olayların devamına tanıklık ediyoruz.”
    “DÜN BURADA PROVOKASYON DEĞİL BİR KATLİAM YAŞANDI”
    Buldan, binalarına yapılan saldırının büyüklüğüne değinerek, şöyle devam etti:
    “Dün burada bir provokasyon yaşanmadı, açıkça bir katliam yaşandı. Özelikle bunun bir provokasyon olduğunu ifade edenler şunu iyi bilmeli ki, HDP’ye yönelik çok planlı, çok kapsamlı bir saldırı ile karşı karşıya olduğumuzu herksin bilmesi gerekiyor. Bu ülkede bizler demokrasi için barış için, adalet için, özgürlükler için mücadele verirken, bunun önünü tıkamaya çalışan, HDP’yi her gün TV kanallarında, grup toplantılarında terörist gibi göstermeye çalışan, kriminalize etmeye çalışan anlayışın bugün bu olaylara sebep olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bizler elbette ki ölümlerle sınanmayacak kadar güçlü bir iradeye sahibiz. Hayatımız boyunca hep bu tür olaylarla karşı karşıya kaldık. Kürtler, partili arkadaşlarımız, bizim yanımızda olan yoldaşlarımız, ama hiçbir zaman bu tür olaylar karşısında da diz çökmedik, boyun eğmediler. Hiç kimseye karşı. Dolayısıyla elbette ki umut ediyor ve diliyoruz ki bundan sonra böyle olaylar yaşanmaz. Ama bu tarz olayların yaşanmaması için de güçlü bir birlikteliğe ihtiyaç vardır. O yüzden bugün buraya yaptığınız ziyaret bizim için çok kıymetlidir. Umarız devamı gelir. Umarız daha geniş zeminlerde bu tür olayları ve Türkiye’nin demokratik siyasetini tartışabileceğiniz zeminleri hep birlikte yaratabiliriz. Buna bugün Türkiye’nin çok büyük bir ihtiyacı var. Ben bir kez daha teşekkür ediyorum.”
    ALTINOK: DEĞİŞİM İÇİN HEP BİRLİKTE OLMALIYIZ
    Eski CHP Milletvekili Zeynep Altınok ise şunları ifade etti:
    “Bir katliamın yıl dönümüne hazırlanırken, çok büyük bir acı ile karı karşıya kalıyoruz. Diğerinin peşini bırakmayalım, izini sürelim dediğimiz yerde, en taze olanla mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz. Geçmişten bugüne sayısız faili meçhul siyasi cinayettin tamamının adaletsiz kalmış olması, siyasetin sıkıştığı, şiddetin kol gezdiği, teşvik edildiği, kutuplaşma ikliminin bir şekilde toplumun her kesimine sirayet ettirildiği bir ortamda, en ufak bir itirazın suç ilan edildiği, insan hakları savunucuların kriminalize edildiği bir dönemde; birilerinin de kendilerine görev biçip, can alma yetkisi giyinmesi, kuşanmasıyla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Gerçekten toplumsal birlikteliğimiz bu ülkenin iyileşmesi için gerekli olan tek şey. Bu ülkenin tüm halkları, tüm yurttaşları kardeşlikle acı kendi ocağımıza düşmeden önce, bir birimizin acısının farkında olarak ve adaleti hep birlikte takip ederek, iz sürerek paylaşılırsa yeni acılar yaşamayacağız.  Bu değişim için hep beraber olmalıyız.”


    (HABER MERKEZİ) 

  • HDP, Deniz Poyraz’ın katilinin SADAT’la bağlantısını Meclis’e taşıdı

    HDP, Deniz Poyraz’ın katilinin SADAT’la bağlantısını Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Remziye Tosun, İzmir’de katledilen HDP üyesi Deniz Poyraz’a ilişkin Meclis’e verdiği önergede, “Katil, sağlık memuru ise kamuflajlı, silahlı, resmi plakalı fotoğrafları hakkında işlem başlatılmış mıydı? SADAT ile bağlantısı nedir?” diye sordu.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, İzmir İl Örgütlerine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda katledilen Deniz Poyraz’a ilişkin Meclis’e önerge verdi. Tosun, konuya ilişkin hem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hem de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sorular yöneltti.
    “PARTİ HEDEF GÖSTERİLDİ, ÖNLEM ALINMADI”
    Katil Onur Gencer’e İzmir İl Emniyeti tarafından geçici silah ruhsatı verildiğini hatırlatan Tosun, “Kolluk kuvvetleri, katili yakaladıktan sonra ‘ismin nedir abicim’ diyerek soru yöneltmiş ve kelepçe takmamıştır. Katilin kamuflajlı, silahlı, resmi araç ile birlikte fotoğrafları basında yer almış, SADAT ile bağlantılı olarak Suriye’ye gittiği iddia edilmiştir. Ayrıca HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Mahfuz Güleryüz’ün ayladır İzmir’de partinin hedef gösterilmesine ilişkin İzmir İl Emniyet ve Valilik ile görüşüldüğünü, fakat buna rağmen önlem alınmadığını açıklamıştır” dedi.
    Tosun, Soylu’nun cevaplaması istemiyle şu soruları yöneltti:
     *Bakanlığınıza bağlı birimler tarafından İzmir HDP İl Örgütünün önünde deyim yerindeyse karakol kurulmasına rağmen orada bulunan kolluk kuvvetlerinin esas görevi neydi, saldırı anında ne yapmaktaydı? Saldırıya neden geç müdahale edildi?
    *Katil Onur Gencer dışında 2 kişinin saldırı anında bulunduğu doğru mudur?
    *Katil, sağlık memuru muydu? Suriye’deki görevi neydi? Sağlık memuru ise kamuflajlı, silahlı, resmi plakalı fotoğrafları hakkında işlem başlatılmış mıydı?
    *Katil Onur Gencer’e, İzmir İl Emniyeti tarafından silah ruhsatı verilmesinin sebebi nedir?
    *Katilin, askeri danışmanlık şirketi olduğu belirtilen SADAT ile bağlantısı nedir?
    *Saldırı olabileceğine dair Bakanlığınız istihbarat almış mıydı? HDP MYK üyesi Mahfuz Güleryüz’ün uyarılarına rağmen Bakanlığınızın birimleri olan Emniyet ve Valilik bu uyarıları neden göz ardı etti? Bakanlığınız neden önlem almadı?
    *Bakanlığınız, saldırıda birimlerinizin ve kolluk kuvvetlerinin ihmaline ilişkin soruşturma başlatmış mıdır?
    *Kolluk kuvvetlerince saldırı sonrası HDP’nin avukatlarının içeri alınmamasının gerekçesi nedir? Bu tavır kamuoyunda delillerin karatabileceği şüphesini doğurduğundan, bu şüpheyi ortadan kaldırmaya dönük çalışmanız var mıdır?
    *Eskişehir H Tipi Cezaevinde bulunan tutuklu hasta mahpus Devrim Ayık hastaneye götürüldüğü sırada Bakanlığınıza bağlı jandarma tarafından çift kelepçe takılırken, İzmir HDP İl Örgütü’ne yapılan saldırı sonrası yakalanan Onur Gencer adlı şahıs kolluk kuvvetleri tarafından neredeyse korunarak gözaltına alınmıştır. Yurttaşları korumakla yükümlü kolluk kuvvetlerinin bu ikili tavrı suç değil midir? Bu ikili tavrın gerekçesi nedir?
    Önergede, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya ise şu sorular yöneltildi:
    ‘SURİYE’DEKİ GÖREVİ NEYDİ?’
    “*Katil Onur Gencer, sağlık memuru muydu?  Bakanlıktaki görevi neydi?
    *Katil Onur Gencer, Suriye’ye neden gönderilmişti? Suriye’deki resmi görevi neydi?
    *Katil, sağlık memuru ise kamuflajlı, silahlı, resmi plakalı fotoğraflarının hakkında işlem başlatılmış mıydı? Zanlının SADAT ile bağlantısı nedir?”


    (HABER MERKEZİ)