Etiket: katil polis

  • Uğur Kurt davası yeniden görüldü: Mahkeme bilirkişi raporu istemeyi reddetti-VİDEO

    Uğur Kurt davası yeniden görüldü: Mahkeme bilirkişi raporu istemeyi reddetti-VİDEO

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. 15 Aralık’a ertelenen ve bilirkişi inceleme talebinin reddedildiği duruşma sonrası Kurt’un eşi Narin Kurt, “Biz  dokuz yıldır adalet bekliyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi’nde bir yakınının cenazesi için cemevinin bahçesinde bulunduğu sırada polis tarafından başından vurularak hayatını kaybetmişti. Mahkeme Uğur Kurt’u katleden polise 25 Nisan 2017’de 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti ancak verilen ceza 12 bin 100 lira para cezasına çevrilmişti. Anayasa Mahkemesi kararıyla sanık polis Sezgin Korkmaz yeniden yargılanmaya başladı.

    Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü.

    Duruşmaya Uğur Kurt’un eşi ve ailesi, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir, Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, İBB ve Beşiktaş Belediye Meclis üyesi İnan Güney, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Muharrem Bulut ve ilçe yönetimi, CHP Beyoğlu meclis üyeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği( PSAKD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetiminden İmam Balsever, CAN TV yayın kurulu üyesi Veli Büyükşahin, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş, İstanbul Tuncelililer Kültür ve Dayanışma Derneği Metin Yıldız ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

    Sanık polis Sezgin Korkmaz, savunmasında, “Araçtan indikten sonra bize doğru molotofla gelen şahsa ateş ettim. Ancak kurşun 75 metre mesafede olan Kurt’a isabet etti. Bundan dolayı üzgünüm. Verdiğiniz karara saygı duyuyorum” dedi.

    “BİLİRLİŞİ İNCELEMESİ GEREKİYOR”

    Uğur Kurt’un avukatı Serdar Laçin, bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini aktararak olay gününe ait kayıtlarda sanık polis Korkmaz’ın amirlerinin kayıtta “sıkma, sıkma” dediğini aktardı.

    “ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI BÜTÜN YARGI ORGANLARINI BAĞLAR”

    Eski İstanbul Baro Başkanı Avukat Turgut Kazan “Karar veren heyetin de başka bir heyet olduğunu, bunun bile başlı başına sorun yaratacağını vurguluyorum. Suç sayılan eylemin cezalandırılması niçin önemlidir. Birincisi canı yanan tarafın devlet tarafından korunduğunu hissettirmek için. İkinci bir sebep de topluma mal olması ve caydırıcı bir sonuç yaratmak içindir. Anayasa Mahkemesi kararları yasamayı, yürütmeyi, bütün kesimleri bağladığı gibi bütün yargı organlarını da bağlar. Türkiye’yi cezasızlığın hüküm sürdüğü bir ülke olma izleminden kurtarınız” dedi.

    “SANIĞI BU DURUŞMA SALONUNDA HİÇ GÖRMEDEN İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULADILAR”

    Kurt’un avukatlarından Aslı Kazan ise “Sanık zırhlı araçta bulunduğunu ve üstüne molotof atıldığını söyledi. Zırhlı araç içinde çok sayıda gaz bombası olmasına rağmen yokuşun tepesinden kaçmakta olan şahsa hedefi isabet ettiremiyor. Sanığın kurşunu Uğur’a isabet ediyor. Atış yaptıktan sonra “Adam vuruldu ya” diyor. Yani maktülü o kadar net görmekte. Ekibin amiri 5 defa “sıkma” diyor ama sanık silahını ateşliyor. Sanığın babası olan Kağıthane Emniyet Müdürü ile spor salonuna giderek zırhlı aracı oraya çekip görüntüleri izleyerek elemelerde bulundular. Değişen heyet görüntüleri bile izlemedi. Sanığı bu duruşma salonunda hiç görmeden iyi hal indirimi uyguladılar. Olaya ilişkin görüntülerin bu salonda izlenmesini talep ediyorum” dedi.

    “DURUŞMA 15 ARALIK’A ERTELENDİ”

    Mahkeme heyeti verilen aranın ardından kararı açıkladı. Duruşmanın 15 Aralık 2023 tarihine ertelenmesine, bilirkişi raporu isteminin reddine ve esas hakkında mütala için savcılığa gönderilmesine hükmetti.

    Duruşma sonrası Kurt’un eşi Narin Kurt, “Biz  dokuz yıldır adalet bekliyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    “CEMEVLERİNDE ADAM ÖLDÜRMENİN BEDELİ 12.100 LİRADIR”

    Duruşmanın ardından basına açıklama yapan Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin “9. yıla gireceğiz her gün aynı acıyla bu kararı bekliyorduk. Cemevlerinde adam öldürmenin bedeli 12.100 liradır. Bunu açıkça söylemiş oldular. Bu, Alevileri cezalandırmaktır. Bizim gayemiz intikam değil adalet istiyoruz” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    Uğur Kurt, Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’teki eylemde, cenaze için bulunduğu cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetti.  Polis Sezgin Korkmaz hakkında önce “taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamenin gönderildiği 85. Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheli polisin “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 ile 6 yıl arasında değişen hapis istemiyle değil “Olası kastla öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması gerektiğini ifade ederek dava dosyasını Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bu karara polis memurunun avukatı itiraz etti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 85. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, itirazı reddetti. Polis Sezgin Korkmaz’a “olası kastla insan öldürmeden” 20 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yapılan yargılamanın sonunda duruşma savcısı da sanık polis hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar değişen oranda hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Ancak Kurt davasında sanık polis “taksirden ölüme sebebiyet vermek”ten suçlu bulundu. 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan polisin cezası 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrildi.

    Daha sonra Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt, AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu. AYM de Kurt’un yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermişti. AYM’nin kararında, olayla ilgili görüntülerin mahkeme heyeti tarafından izlendiği ancak bu konuda bir bilirkişi incelemesi yapılmadığı aktarılmıştı. Davanın hükmünün de hâkim değişiklikleri nedeniyle başka bir mahkeme heyeti tarafından verildiği belirtilmişti.

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Berkin Elvan’ı öldüren polis, cezasını Yargıtay da onarsa cezaevine girecek

    Berkin Elvan’ı öldüren polis, cezasını Yargıtay da onarsa cezaevine girecek

    Berkin Elvan’ı gaz fişeğiyle öldüren polis Fatih Dalgalı’ya verilen 16 yıl 8 aylık hapis cezasını onandı. Dalgalı, kararın Yargıtay tarafından da onanması halinde cezaevine girecek.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Berkin Elvan davasında avukatların itirazını kararını bağladı. Gezi Direnişi sırasında başına attığı gaz fişeğiyle Berkin Elvan’ı öldüren polis Fatih Dalgalı’ya verilen 16 yıl 8 aylık hapis cezasını onandı. Elvan ailesinin avukatlarının sanık Dalgalı’ya “nitelikli kasten öldürme” suçundan ceza verilmesi talebi ise reddedildi.

    Medyascope’ta yer alan habere göre sanık avukatlarının, kararı usul ve yasaya aykırı olduğu ve sanığın beraat etmesi yönündeki talepleri de reddedildi.

    ÜYE HAKİMDEN ‘CEZA ARTIRIMI’ İTİRAZI

    Karşı oy kullanan üye hakim Eray Utku ise “Çocuğu olası kastla öldürme” suçundan ceza artırımı istedi. Berkin Elvan’ın olay tarihinde çocuk yaşta olduğunu vurgulayarak sanığın eylemini görerek ve hedef gözeterek, meydana gelebilecek neticeyi de kabullenerek gerçekleştirdiğini ifade etti.

    Utku, sanığın eylemi sonucunda meydana gelen neticenin ise “Çocuğu olası kastla öldürme” suçunu oluşturduğunun tartışmasız olduğunu dile getirdi.

    Cezanın TCK’nın 82/1-e maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği halde sanığa eksik ceza verildiğini belirten hakim Utku, bu hukuka aykırılığın da CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak giderilmesi gerektiğini kaydetti.

    YARGITAY ONARSA POLİS FATİH FATİH DALGALI CEZAEVİNE GİRECEK

    Kararın Yargıtay tarafından da onanması halinde Berkin Elvan’ı öldüren Fatih Dalgalı cezaevine girecek.

    NE OLMUŞTU?

    Berkin Elvan, 16 Haziran 2013 tarihinde polisin attığı gaz bombasıyla başından yaralanmış, aylarca komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybetmişti. Elvan’ı öldüren polis Fatih Dalgalı, 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    “Kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna” hükmedilen Dalgalı, henüz tutuklanmadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Set işçisi Çetin Kaya’yı elleri kelepçeliyken öldüren polisin cezasına ‘iyi hal indirimi’

    Set işçisi Çetin Kaya’yı elleri kelepçeliyken öldüren polisin cezasına ‘iyi hal indirimi’

    İstanbul Kadıköy’de polis kurşunuyla ölen set çalışanı Çetin Kaya davasının ikinci duruşması Anadolu Adliyesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme sanık polise müebbet cezasına yapılan indirimle 25 yıl hapis verdi.

    Set çalışanı Çetin Kaya, 29 Kasım 2021 tarihinde İstanbul Kadıköy’de aracını durduran polis memurlarından S.E.’nin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Polis S.E.’nin Türk Ceza Kanunu’nun 81’inci maddesi uyarınca “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması, bugün Anadolu Adliyesi’nde görüldü.

    İstanbul Valiliği, 39 yaşındaki Kaya’nın ölümünün ardından yaptığı açıklamada, Çetin Kaya’nın kullandığı aracın polisin “dur” ihtarına uymadığını ve Kaya’nın yakalama işlemi sırasında polise mukavemette bulduğunu öne sürmüştü. Şüpheli polis S.E. de savcılık ifadesinde, “Bir elini kelepçelemiştik, boşta kalan eliyle benim silahıma hamle yapmaya çalıştı. O esnada da silah patladı” iddiasında bulunmuştu.

    Halk TV’den Gül Gündüz’ün haberine göre, bugün Anadolu Adliyesi 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşması saat 09.30’da başladı. Duruşma salonuna Çetin Kaya’nın bazı yakınları alınmaması gerginlik yarattı. Kısa süreli gerginliğe TİP Milletvekili Barış Atay ile CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal müdahale etti.

    TANIK ŞOFÖR: ‘POLİSİM’ DİYEREK BENİ TEHDİT ETTİLER

    Minibüs şoförü Sinan Develi, olaydan 3-4 gün sonra polis olduğunu söyleyen kişilerin kendisini telefonla aradığını ve tehdit ettiğini söyledi. Develi ifadesine şöyle devam etti:

    “Savcılıkta bile şikayetçi oldum. Tehdit ediyorlar diye. Bir hafta sonra savcılıktan çağırdılar. İçin rahat olsun dediler. Olay anında maktulün sanığa yönelik herhangi bir saldırısı olmadı.”

    Duruşmada konuşan Kaya ailesinin avukatlarından Zeynel Öztürk, “Mağdurun yakınları tarafından tanığın aranması mümkün değildir. Sanığın avukatları, bir polisin dinlenmesini söylüyor. Neden dinlensin bir polis daha tanık olarak. Zaten olayın tarafı emniyet mensupları” diye konuştu.

    TANIK POLİS: VURULMA ANINI GÖRMEDİM

    Tanık polis İrfan Kavun ise duruşmaya SEGBİS ile bağlanarak şöyle konuştu:

    “Araçtan indirdiğim esnada tekrar kaçmaya yeltendi. Ensesinden tuttum. Çelme taktım. Selçuk abiyi gördüm. Gel kelepçe takacağım dedim. Sağı taktım. Sol kola da kelepçeyi takacakken oturmadı. Bileklik olduğunu gördüm. Şahsın iki kolu arkadaydı. Direniyordu. Silahın patladığını duydum. Atış olduktan sonra irkildim. İki el patladı. Seri atıştı. Selçuk abinin bağırması üzerine gözümü kapadım. Kendim vuruldum sandım. Maktul vurulmuştu.”

    Tanık polis Kavun, Kaya ailesinin bir diğer avukatı Özgür Urfa’nın “Önce sağ kolunu tuttu dediniz elinde silah var mıydı?” sorusuna “Elinde silah olup olmadığını fark etmedim. Kullanılan silah iki el seri ateş aldı. Polisin maktule vurma anını görmedim” diye yanıt verdi.

    Avukat Öztürk de “Silahın ateş açması için ne kadar güç uygulanması gerekir?” diye sordu. Kavun ise “İlk atışta daha fazla güç ister. İkincisi daha hassas şekilde ateş alabilir” sözlerini kullandı.

    Kavun, Öztürk’ün “Takmak istedikleri kelepçe plastik kelepçe miydi metal kelepçe miydi?” sorusuna “Metal kelepçeydi” cevabını verdi.

    “Öldükten sonra kelepçeyi çıkardınız mı delil olarak neden kullanılmadı?” diye sorulan Kavun, “Kelepçeyi daha sonradan Yunus Emre çıkardı. Onun da ne amaçla çıkardığını ben bilemem” diye konuştu.

    Duruşma hakimi, “Olay yeri tutanağında kelepçe neden yok?” sorusunu önce tanığa sormak istemedi. Hakimin daha sonra yönelttiği soruyu Kavun şöyle yanıtladı:

    Mütalaasını veren savcı, tutuklu yargılanan polis S.E.’nin TCK 81 gereği ‘kasten adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını istedi.

    Savcının mütalaası sonrası konuşan sanık avukatı “Polisin yakalama yetkisinin kullanımı söz konusudur. Kelepçe takmaya çalışırken maktulün kolunu kaldırarak hamle yapması refleks olarak silahın ateş alması söz konusudur. Eylemin taksirden gerçekleştiği var. Müvekkilin tahliyesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    MİLLETVEKİLLERİNDEN SANIK AVUKATALRINA TEPKİ

    “Acaba buradaki milletvekilleri polislerin şehit olduğu duruşmaları da takip ettiler, izliyor mudur?” diye soran sanık avukatına, salonda bulunan Atay ve Sarıbal tepki gösterdi.

    Barış Atay’ı hedef alan avukat, “Eşi Ay Yapım’da yönetmen” dedi. Barış Atay ise avukata “Çetin Kaya benim arkadaşım. Hem vekil olarak hem arkadaşım olarak takip ediyorum. Milletvekili oğluyla bu davayı nasıl aldığınızı söyleyin” diye tepki gösterdi.

    Sanık avukatı bu kez de müvekkilini savunurken Aleviliği kullanarak, “Polis bir Alevi dergahına adakta bile bulundu” deyince tartışma çıktı.

    Çetin Kaya’nın avukatları, sanığın avukatlarının birinin eski AKP’li milletvekili Turan Kıratlı’nın oğlu Mehmet Fırat Kıratlı olduğunu söyledi. Avukat “Milletvekili oğluyla bu davayı nasıl aldığınızı söyleyin” sorusuna cevap vermedi.

    Mahkeme sanık polise müebbet cezasına yapılan indirimle 25 yıl hapis verdi. Kararın istinaf yolu ise açık.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan’ı öldüren polise 16 yıl 8 ay hapis cezası-VİDEO

    Berkin Elvan’ı öldüren polise 16 yıl 8 ay hapis cezası-VİDEO

    PİRHA-Gezi direnişi sırasında polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu Okmeydanı’nda yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin sürdürülen davanın karar duruşması bugün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nin 17’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

    Gezi direnişi sırasında Okmeydanı’nda polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin süren davanın 20’inci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nin 17’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme, Fatih Dalgalı‘yı kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapse çarptırdı. Dalgalı, tutuklama kararı verilmediği için cezası Yargıtay tarafından onanırsa cezaevine girecek.

    Duruşmayı, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve yakınlarının yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, Mahmut Tanal ve Türkiye İşçi Partisi (TİP)milletvekili Barış Atay ve çok sayıda insan hakları aktivisti takip etti.

    Duruşmada Elvan ailesinin avukatları hazır bulunurken, sanık polis Fatih Dalgalı ise Van’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)’yle duruşmaya katıldı. Duruşma kimlik tespitiyle başladı.

    Duruşmada konuşan mahkeme başkanı, davaya yeni atandığını ancak dosyayı incelediklerini söyledi. Başkan, “Adil bir yargılama yapmaktan başka bir işimiz yok. Sadece somut delillere, kanuna ve vicdana uygun karar vermeye çalışıyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın” dedi. Duruşma savcısı ise esas hakkındaki mütalaasında bir değişiklik olmadığını dile getirdi.

    “BERKİN, DEVLETİN RESMİ KOLLUĞU TARAFINDAN KASTEN ÖLDÜRÜLDÜ”

    Ardından söz alan Elvan Ailesi avukatlarından Çiğdem Akbulut, Elvan dosyasının kamuoyuna mal olduğunu ve özel bir dosya olduğunu belirterek, “Berkin kaza ya da ihmal ile değil, devletin resmi kolluğu tarafından kasten öldürüldü. Dönemin ve bu günün yetkililerinin söylemleri nedeniyle bu dosya siyasi bir dosyadır. Polis, yıllarca yargıdan kaçtı. Katil ortaya çıksın diyen avukatları bu gün aramızda değiller. Ebru Timtik bunlardan yalnızca biri” diye belirtti.

    “CEZASIZLIKLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Delillerin toplanmadığını söyleyen Akbulut, “Elvan’ın cebinde bulduğu maytapları sürekli medyaya taşıyarak cinayeti meşrulaştırma güdüsü amaçladı” dedi. Jandarma’nın yıllar sonra keşif yaptığını ve sonrasında “Biz bu konuda uzman değiliz” dediğini aktaran Akbulut, “Başından beri delil karartılmaya çalışıldı. Bu da bir tutuklama gerekçesidir. Cezasızlıkla karşı karşıyayız ve bunun son bulmasını istiyoruz” diye belirtti.

    “BERKİN KASTEN VURULDU”

    “Vereceğiniz karar bundan önce olan olaylara engel olamayacak” diyen Akbulut, “Ceylan Önkol katili çıkmadı, Polis tarafından öldürülen Uğur Kaymaz’ın katili bulunmadı. Vereceğiniz karar bundan sonra olacak olayları engelleyebilir. Ethem silahla vurulmuştu. Ali İsmail Korkmaz dövülerek katledildi. Kolluğa istediğinizi yapabilirsiniz mesajı veriliyor. Bundan dolayı Berkin’in kasten vurulduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KADİR HANBALOĞLU’NUN TEKRAR DOSYAYA DAHİL EDİLMESİNİ VE YARGILANMASINI İSTİYORUZ”

    SEGBİS’in etkisiz olacağı için bu duruma itiraz ettiklerinin altını çizen Akbulut, bu itirazlarının can güvenliği gerekçesiyle reddedildiğini söyledi.

    Akbulut, “Bu dosya da karar verilmesini ve Fatih Dalgalı’ya ceza verilmesini istiyoruz. Çünkü Berkin’i bilerek vurdu. Vereceğiniz kararın polis elini silaha attığında bin kere düşünmesine sebep olmasını istiyoruz. Bir önemli talebimiz daha var. Dalgalı tek değildi, ona talimat veren amiri de vardı. Gereksiz yere gaz atan ve Berkin’in yönünü değiştiren ve ölmesine neden olan kolluk da bu cinayete dahildir. Hakkında takipsizlik verilen kolluk Kadir Hanbaloğlu’un tekrardan dosyaya dahil edilmesini ve yargılanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “BU HUSUMET TARİHSELDİR”

    Ardından söz alan avukat Akçay Taşçı ise sanık Fatih Dalgalı’nın Berkin’i vuran atışı kasten yaptığına dair görüntü tespitlerini paylaşarak Elvan’ın hedef gösterilerek vurulduğuna işaret etti. Taşçı, “Görüntülerde sanık polisin tavırlarında bir tereddüt görünmüyordu. Sanık polis doğrudan hedef alarak, nişan alarak 1, 55 boyundaki bir çocuğu başından vurarak öldürdü. Bu husumetin nerden geldiğini biliyoruz. En yukardan aşağıya kadar iktidar tarafından verildi. Bu husumet tarihseldir. Sanık, buna bakarak başına bir şey gelmeyeceğini bildiği için Berkin’i kasten öldürdü” diye belirtti.

    “TÜRKİYE’DE ADALET KRİZİ HİÇ BU KADAR DERİN OLMAMIŞTI”

    Söz alan avukat Can Atalay, “Taş atan çocuklara ceza veriyorsunuz, kolluğun silahını, atışını elverişiz buluyorsunuz. Sadece İstanbul’da polis 5 bin kişinin vücut bütünlüğüne zarar vermiş. Sanık, ilk önce Kadir Hanbaloğlu ile konuşuyor ondan sonra atış yapıyor. Görüyor, karar veriyor ve ilk çıkacak kişiyi vuruyor. Dalgalı ve amirleri, ekmek almaya çıkan bir çocuğu başından vurdu. O dönem de önemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan ‘kararı ben verdim’ demişti. Kendisi hakkında ve dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Türkiye’de adalet krizi hiç bu kadar derin olmamıştı” ifadelerini kullandı.

    “BU DEVLET HEM ÇOCUĞUMU ÖLDÜRDÜ HEM ÜZERİNDEN PARA KAZANDI”

    Ardından söz alan Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, suçu devletin işlediğini ve işlemeye devam ettiğini belirterek, “Başka çocuk öldürülmesin, başka anne ağlamasın ama her gün bize bir anne katılıyor. Kesinlikle bunun sorumlusu devlettir. Bu devlet hem çocuğumu öldürdü hem de üzerinden para kazandı. Yeter artık. Olup bitenlerin sebebi yargıçlardır. Bu suçlara ortak olduğunuz için gün gün acımıza acı ekleniyor. Ben adalet istiyorum. Başka anneler aynı acıyı çekmesin. Katillere ceza verilene kadar ellerim yakalarında olacak. Siz ceza vermeseniz de ben bu işin peşinin bırakmayacağım. Siz ceza vermeyecekseniz o zaman bana çocuğumu verin” diye belirtti.

    “ADINI HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİM”

    “Övünün yasalarınızla” diyerek fenalaşan anne Gülsüm Elvan mahkeme salonundan dışarı çıkarıldı. Anne Elvan’dan sonra söz alan kız kardeşler Gamze Elvan ve Özge Elvan’da fenalaşmasına rağmen savunma yapmak istedi. En ağır cezanın verilmesini istediğini söyleyen Özge Elvan, “Bu bir nebze olsun annenin içini soğutabilir. Burada sanki biz yargılanıyormuşuz gibi bir hava var. Biz burada Berkin’in masum olduğunu kanıtlamaya çalışıyoruz” dedi. Gamze Elvan ise, “Katil ölme, seni vicdanın öldürsün, hiçbir ceza benim içimi soğutmayacak. Ne olursa olsun Berkin’in adını haykırmaya devam edeceğim” şeklinde konuştu.

    Duruşma sonunda mahkemenin, Fatih Dalgalı‘yı kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapse çarptırdığı bildirildi. Dalgalı‘nın, tutuklama kararı verilmediği için cezası Yargıtay tarafından onanırsa cezaevine gireceği kaydedildi.

    PİRHA/ İSTANBUL