Etiket: kavala

  • AİHM’de ‘tuzlu poğaça’ savunması: Kavala dosyasında argümanlar sosyal medyada gündem oldu!

    AİHM’de ‘tuzlu poğaça’ savunması: Kavala dosyasında argümanlar sosyal medyada gündem oldu!

    PİRHA- AİHM Büyük Daire’de görülen Osman Kavala başvurusunda Türkiye’yi temsil eden heyetin “tuzlu poğaça” vurgusu sosyal medyada tartışma ve alay konusu oldu. Savunmada, Kavala’nın yalnızca yiyecek dağıtmakla ilişkilendirilmediği, olayların “kargaşa bağlamında” değerlendirildiği ifade edildi.

    Osman Kavala davası kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen duruşmada Türkiye’yi temsil eden heyetin yaptığı savunma, içeriğinden çok kullanılan örnek üzerinden gündem yarattı.

    Duruşmada Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Bozbayındır’ın da yer aldığı heyetin, “tuzlu poğaça” üzerinden kurduğu anlatım sosyal medyada hızla yayıldı ve ironik yorumlara konu oldu.

    POĞAÇA ÜZERİNDEN HUKUK SAVUNMASI: SOSYAL MEDYA DURUMU ÖZETLEDİ

    Duruşmada dile getirildiği aktarılan ifadeler şöyle:

    “Yerel mahkemeler başvurucuyu yalnızca tuzlu poğaça dağıttığı için mahkum etmemiştir.”

    “Poğaçalar şiddetli kargaşa sırasında koordinasyon noktalarında dağıtılmıştır.”

    Bu cümleler, hukuki bir dosyada “yiyecek üzerinden suç örgüsü kurulması mı anlatılıyor?” sorusunu sosyal medyada yeniden gündeme taşıdı.

    KAVALA DOSYASI VE YARGI SÜRECİ

    Osman Kavala, 2017’den bu yana süren davada “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklu bulunuyor.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi daha önce Kavala’nın serbest bırakılması gerektiğine hükmetmiş, Türkiye ise iç hukuk süreci ve AİHM kararlarının uygulanması tartışmasıyla gündeme gelmişti.

    Bu son duruşma ise dosyanın hukuki ağırlığından ziyade savunmada kullanılan “gündelik nesne metaforu” nedeniyle öne çıktı.

    SOSYAL MEDYADA ALAY DALGASI: POĞAÇA ÜZERİNDEN DARBE ANALİZİ

    Duruşmanın ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı “poğaça savunması” ifadesini tiye alan paylaşımlar yaptı.

    Yorumlarda öne çıkan tepkilerden bazıları:

    “Demek ki artık dosyalarda karbonhidrat üzerinden suç örgüsü kuruluyor.”

    “Bir sonraki duruşmada simit mi konuşulacak?”

    “Şiddetli kargaşa + koordinasyon noktası + tuzlu poğaça = hukuk formülü”

    Bazı kullanıcılar ise kullanılan dilin hukuki bağlamı sadeleştirme amacı taşıdığını ancak kamuoyu algısında ters etki yarattığını savundu.

    DOSYANIN CİDDİYETİ İLE DİL ARASINDAKİ TEZAT

    Kavala davası, Türkiye ile AİHM arasındaki en uzun ve en tartışmalı yargı süreçlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak son duruşmada öne çıkan “poğaça” vurgusu, dosyanın ağır siyasi ve hukuki içeriği ile kullanılan anlatım arasındaki tezatı görünür hale getirdi.

    AİHM Büyük Daire’de görülen Kavala başvurusunda Türkiye heyetinin savunmasında geçen “tuzlu poğaça” ifadesi, hukuki tartışmadan çok iletişim dili üzerinden gündem yarattı. Dosya, bir kez daha sadece mahkeme salonunda değil, sosyal medyada da “yorumlanan bir dava” haline geldi.

    HABER MERKEZİ

  • Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden, Demirtaş ve Kavala için karar

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden, Demirtaş ve Kavala için karar

    PİRHA- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve AYM’nin AİHM kararı doğrultusunda başvuruları karara bağlamasını istedi.  

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AK BK), AİHM kararına rağmen serbest bırakılmayan iş insanı Osman Kavala ve tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili 30 Kasım-2 Aralık oturumunda aldığı kararları açıkladı.

    Kavala’ya dair Türkiye için ihlal süreci başlatılmasını isteyerek, hükümete 19 Ocak’a kadar görüşlerini sunması için süre verirken, Demirtaş’ın da derhal serbest bırakılmasını talep etti.

    Demirtaş’ın avukatlarından Benan Molu, kararlara ilişkin yaptığı paylaşımlarda şunları ifade etti:

    “Bakanlar Komitesi, İHAM’ın (AİHM) ve Komite’nin kararlarına rağmen Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye hakkında resmi olarak İHAS’ın 46/4 maddesi uyarınca ihlal prosedürünü başlattı. Hükümet’e görüşlerini sunması 19 Ocak’a kadar süre verildi. Bakanlar Komitesi, Selahattin Demirtaş’la ilgili ara karar alarak, Hükümet’in sunduğu eylem planını değerlendirip Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını, AYM’nin bir an önce İHAM kararı doğrultusunda başvuruları karara bağlamasını istedi.

    Komite, Demirtaş kararında ayrıca HSK’nin ve yargının bağımsızlığının sağlanması için yasal değişiklik yapılmasını, çoğulculuğun ve özellikle seçilmiş muhalif kişilerin ifade özgürlüğünün güçlendirilmesini, TCK 314 altında keyfi tutuklamalara karşı önlem alınmasını talep etti.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Konseyi’nden Demirtaş ve Kavala kararı

    Avrupa Konseyi’nden Demirtaş ve Kavala kararı

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararına rağmen serbest bırakılmayan Osman Kavala ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la ilgili kararını açıkladı.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemek üzere toplandı. Komite, AİHM kararına rağmen serbest bırakılmayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili aldığı kararları açıkladı.

    Demirtaş’ın avukatı Benan Molu’nun duyurduğu karara göre komite bir kez daha Demirtaş’ın serbest bırakılmasını ve mahkumiyet kararlarının bozulmasını talep etti. Propaganda suçundan verilen 4 yıl 8 aylık hapis cezasının, Demirtaş’ı “cezaevinde tutma ve seçimlere katılmasını engelleme amacı” taşıdığını belirtti.

    Komite, başta Ankara 22. ACM’de devam eden dava ve Yargıtay’ın onama kararı olmak üzere Demirtaş’ın yasama dokunulmazlığı ve ifade özgürlüğü kapsamında kalan açıklamaları nedeniyle uygulanan bütün olumsuz yaptırımların sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini hatırlattı.

    Demirtaş için Türkiye’ye ek süre talep etmediği halde hâlâ eylem planı sunmadığı için 30 Eylül’e kadar süre verildi. AİHM Büyük Daire kararı doğrultusunda hükümete eylem planı sunması için 22 Haziran’a kadar süre vermişti.

    Komite, Osman Kavala’nın serbest bırakılması talebini yineledi ve Aralık oturumuna kadar Kavala’nın serbest bırakılmasını bekleme kararı aldı.

    Öte yandan bir sonraki Bakanlar Komitesi toplantısı, 30 Kasım-2 Aralık 2021’de yapılacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kılıçdaroğlu: Demirtaş ve Kavala göğüslerinde şeref madalyası olarak taşıyacaklar

    Kılıçdaroğlu: Demirtaş ve Kavala göğüslerinde şeref madalyası olarak taşıyacaklar

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” dediği için cezaevine konulduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, işadamı Osman Kavala’nın da Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için içeride olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve işadamı Osman Kavala’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle hapiste tutulduğunu söyledi.

    Parti Meclisi toplantısı öncesi konuşan Kılıçdaroğlu, Odatv davasının siyasi intikam davası olduğunu, cezaevindeki gazeteci, siyasetçi, aktivist tutukluların Erdoğan’a biat etmedikleri için içeride olduklarını ifade etti.

    Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

    “KORONAVİRÜS VAKA SAYILARI VE ÖLÜMLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

    Bu rakamların gerçek olmadığını ben de, siz de, doktorlar da biliyor. Ama ne olursa olsun bizler mücadelemizi sürdüreceğiz. Hastaneler, yoğun bakımlar tıka basa dolu. Bu devletin, ülkenin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Bilim Kurulu’nun sözcüsü yok her kafadan bir ses çıkıyor. Vatandaş bu kişilerin çelişkili sözlerine tanık oldu. Bu süre içinde sürekli muhalefet yapmamaya, hükümeti doğru yönlendirmeye çalıştık. Ama ne yazık ki Sağlık Bakanı bir süre sonra bütün güveni yitirdi. Çünkü ‘sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla…’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanı doktor değil ki. Erdoğan ne talimatı veriyor size? Bu talimattan sonra olaylar tamamen güvensiz bir ortama sürüklendi. Bugün vaka sayıları da ölümler de gerçeği yansıtmıyor, bunu herkes biliyor.

    “BEŞ MASKEYİ DAĞITAMIYOR”

    18 yıldır bu ülkeyi yöneten bir kişi 5 maskeyi dağıtamıyor. 5 maskeyi dağıtamayan bir siyasal iktidarın Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmasının imkanı yoktur.

    Gercekgundem.com’da yer alan habere göre Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

    Saray’dan Türkiye farklı mi görünüyor? Bu kadar kısır, bu kadar öngörüsüz, bu kadar basiretsiz bir yönetim Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilktir.

    “BU MİLLET SANDIĞA GİDECEK VE SENİ YOLCU EDECEK”

    Herkesi kendi köleleri olarak görüyorlar. Bu mantıkla devlet yönetilmez, bu mantıkla bir ülke ancak felakete sürüklenir. Bunlar yatsınlar kalksınlar CHP’li belediyelere dua etsinler. Eğer bu ülkede bir infial yoksa bunun sebebi CHP’li belediyelerin bütün engellemelere rağmen hiçbir ayrım yapmadan hizmet yapmasıdır. Yardım paralarına bile el koydular bunlar, bunların bu dünyada yatacak yeri yoktur!

    Ekonomik buhran giderek derinleşiyor. Erdoğan’a sesleniyorum, senin sarayında ve senin beslemelerinin hanelerinde 1168 lirayla çalışan var mı? Birden fazla aylık alanlar varken 1168 liraya yüz binleri mahkum ettin. Sonra da ortaya çıkıp ‘Türkiye güçlüdür’ diyorsun, sen güçlüsün! Yargıyı, parlamentoyu arkana aldın. Bu güç geçici, bu millet sandığa gidecek ve seni yolcu edecek.

    “BORÇ ÖDEMEK İÇİN BORÇLANACAKLAR”

    Erdoğan’ın yaptığı 83 milyona zulümdür. Borç ödemek için yeniden borçlanacaklar. Bu yılın ilk 7 ayında bütçe açığı 139 milyar TL. Olmayan para harcanmış. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı. Borç alan emir alır. Trump’ın bir dediğini asla iki yapamaz. Papazı nasıl bıraktı, bir talimatla… Bırakmasa ‘senin mal varlığını incelerim’ diyor. Ben bunu söylediğimde benim aleyhime tazminat davası açıyorsun. Niye Trump’a açmıyorsun? Açamaz, korkar çünkü gücü yetmez. Dolar 7 lirayı aşmasın diye 105 milyar dolar para sattılar. 105 milyar doları kim aldı? Bir avuç dolar lobisi elemanı. Bunların tamamı köşeyi döndü. Erdoğan’a ve damadına soruyorum: Türkiye’yi bu ekonomik buhrandan nasıl çıkaracağını madde madde açıkla. Ben de vatandaş da bunu bekliyor. Bu buhrana sen soktun, nasıl çıkaracağını çık millete anlat.

    “BARIŞ PEHLİVAN, MURAT AĞIREL BOŞU BOŞUNA YATIYOR”

    Barış Pehlivan, Murat Ağırel. Efendim bunların suçu çok önceden açıklanmış bir MİT mensubunun kimliğini açıklanması oldu. Erdoğan açıkladı, definin yapılacağı yerde muhtar çağrı yaptı. Ve bunları Odatv yayınladı. Erdoğan açıklıyor, milletvekili açıklıyor, muhtar açıklıyor suç değil ama Odatv’de yayınlanınca suç. Barış Pehlivan, Murat Ağırel boşu boşuna içeride yatıyor. Devletin en mahrem bilgilerini terör örgütüne açan Kozmik Oda’yı açan Erdoğan’dır. Devletin bütün bilgilerinin yabancı servislere gitmesinin sebebi de Erdoğan’dır. Tutukluluk nedenleri ne? Kaçma şüpheleriymiş. Suçlular kaçar, bunlar suçlu değil ki.

    Müyesser Yıldız, Ankara’da hapiste… İşin garip tarafı, hala iddianamesi hazırlanmıyor. Neden hazırlanmıyor, Trump’ın Merkel’in mi telefon etmesi lazım. Kimin bir günde yargılanıp Almanya’ya gönderildiğini herkes biliyor.Aynı şekilde Erdoğan’ın emirlerinin dışına çıkmayan RTÜK de Tele 1’e 5 gün kapatma cezası veriyor. Suçu ne; gerçekleri halka anlatmak… Gerçeklere tahammül edemiyorlar, korkuyorlar. Kimin gücüyle RTÜK’ün gücüyle.

    “OSMAN KAVALA NEDEN İÇERİDE?”

    Osman Kavala neden içeride? AİHM hak ihlali var diyor. Erdoğan istedi diye içeride. Selahattin Demirtaş… AİHM tahliye edilmesi lazım diyor. Anayasa’ya göre de AİHM kararlarının iç hukuka üstünlüğü var. Erdoğan diyor ki uygulamayın. Niçin? Selahattin Demirtaş (17 Mart 2015 tarihindeki Meclis grubu konuşmasında) ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi. Madem sen beni yaptırmayacaksın o zaman içeride kalacaksın diyor. Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır. Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine getirdik diyeceklerdir.

    (HABER MERKEZİ)